Düğün takısı olarak taşlı altın bilezik

Aile Hukuku

Düğünde Takılan Takılar Kime Aittir? Boşanmada Kimde Kalır

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Düğünde takılan takılar, takıyı takan kişinin kime bağışladığına göre o eşe aittir: geline takılan takı gelinin, damada takılan altın ve para damadın kişisel malıdır. Takının teslimi hukuken elden bağışlamadır (Türk Borçlar Kanunu m.289) ve karşılıksız kazanılan değer o eşin kişisel malı sayılır (Türk Medeni Kanunu m.220/2). Bu yazı, boşanma, ayrılık ya da nişanın bozulması sırasında düğünde takılan takıların kimde kalacağını, nasıl geri isteneceğini ve bunun nasıl ispat edileceğini öğrenmek isteyen eş için hazırlanmıştır.

“Düğünde takılan her şey kadınındır” cümlesi internette sık tekrarlanır, ancak kanunda böyle bir hüküm yoktur. Kanun iki soruya bakar: takı hangi eşe bağışlandı ve eşya yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarıyor mu? Eşler arasında farklı bir anlaşma varsa önce o değerlendirilir; yöresel teamül ise ancak ispat edilirse dikkate alınabilir (TMK m.1/2, m.6).

1. Düğünde Takılan Takılar: Öne Çıkanlar

  • Düğünde takılan takılar, takıyı takanın kime bağışladığına göre o eşin kişisel malıdır (TBK m.289, TMK m.220/2).
  • Yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşya, o eşin kişisel malıdır; kanunda hazır bir “kadına özgü” ya da “erkeğe özgü” eşya listesi yoktur (TMK m.220/1).
  • Düğünde takılan takılar kişisel mal olduğu için mal paylaşımına girmez; evlilikte eşin kendi geliriyle aldığı altın ise edinilmiş maldır ve girer (TMK m.219/1, m.231).
  • Boşanmada takılar duruyorsa aynen iadesi, elden çıkmışsa bedeli istenir; dava aile mahkemesinde açılır (TMK m.683/2, 4787 sayılı Kanun m.4/1).
  • Evlilik devam ettiği sürece eşler arasındaki alacaklarda zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3).
  • Nişan evlenmeyle sonuçlanmadan bozulursa alışılmışın dışındaki hediyeler bir yıl içinde geri istenebilir (TMK m.122, m.123).

2. Düğünde Takılan Takılar Kime Aittir?

Düğünde takılan takılar, takıyı takan kişinin bağışlamak istediği eşe aittir. Düğünde bir akrabanın geline bilezik, damada çeyrek altın takması, bir taşınırın karşılıksız olarak teslim edilmesidir. Kanun, bağışlayanın bir taşınırını bağışlanana teslim etmesiyle kurulan işlemi elden bağışlama olarak tanımlar (TBK m.289). Bağışlama, bağışlayanın malvarlığından bağışlanana karşılıksız bir kazandırma yapmasıdır (TBK m.285/1).

Düğünde takılan takıların mal rejimindeki yeri de bu nitelikten çıkar. Bir eşin karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri kanun gereğince o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/2). Takı hangi eşe bağışlandıysa o eşin kişisel malı olur; diğer eş bu takı üzerinde kendiliğinden hak kazanmaz.

Bu kuralın sonucu olarak düğünde takılan takıların kimin olduğunda ilk bakılan olgu, takının kime takıldığıdır. Takıyı kimin taktığı (gelin tarafı mı, damat tarafı mı) tek başına sonucu belirlemez; belirleyici olan, takan kişinin takıyı hangi eşe verdiğidir.

2.1. Düğünde Takılan Takıların Hepsi Kadına mı Aittir?

Düğünde takılan takıların hepsinin kadına ait olduğunu söyleyen bir kanun hükmü yoktur. Bu cümle yaygın bir kabul olarak tekrarlanır; kanun ise yukarıdaki bağışlama ve kişisel mal hükümlerine bakar. Kadına takılan takı kadının, erkeğe takılan altın ve para erkeğin kişisel malıdır (TBK m.289, TMK m.220/2).

Kadının lehine sonuç doğuran ayrı bir hüküm, yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşyaya ilişkindir. Kanun, eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyayı o eşin kişisel malı sayar (TMK m.220/1). Bilezik, küpe, kolye ve set gibi takılar düğünde damada takılmış olsa bile kadının kişisel kullanımına yarıyorsa, bu hüküm kadın lehine değerlendirilir. Erkek kol saati ya da kol düğmesi gibi yalnız erkeğin kullanımına yarayan eşya için aynı değerlendirme erkek lehine yapılır.

Kanunda hangi eşyanın kadına, hangisinin erkeğe özgü olduğunu sayan bir liste yoktur. Bir takının yalnız bir eşin kullanımına yarayıp yaramadığı çekişmeliyse ve bu konu özel veya teknik bilgi gerektiriyorsa, mahkeme kuyumcu gibi bir bilirkişinin görüşüne başvurabilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266/1). Çeyrek altın, gram altın, tam altın ve nakit para gibi her iki eşin de kullanabileceği değerlerde bu hüküm sonuç değiştirmez; bu değerler kime takıldıysa onundur. Bilirkişinin görevi ve raporuna itiraz için bilirkişi ne demek yazısına bakabilirsiniz.

2.2. Düğünde Erkeğe Takılan Takılar Kime Aittir?

Düğünde erkeğe takılan takılar kural olarak erkeğe aittir. Damada takılan çeyrek altın, yarım ya da tam cumhuriyet altını ve para, damada bağışlanmış değerlerdir ve erkeğin kişisel malıdır (TBK m.289, TMK m.220/2). Boşanma sırasında erkek bu takıların iadesini kadından isteyebilir; takıların kadında kaldığını ispat etmek erkeğe düşer (TMK m.6).

Düğünde erkeğe takılan takılar arasında yalnız kadının kullanımına yarayan bir eşya varsa, örneğin damadın koluna takılmış bir bilezik, bu eşyanın durumu ayrıca değerlendirilir. Yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayan eşya o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/1). Bu durumda eşyanın kimin kullanımına yaradığı, takının kime takıldığı sorusunun önüne geçebilir.

2.3. Düğünde Takılan Paralar ve Döviz Kime Aittir?

Düğünde takılan paralar ve döviz, takılar gibi kime takıldıysa o eşe aittir. Nakit para da bir taşınırdır ve teslimle bağışlanır (TBK m.289); karşılıksız kazanıldığı için o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/2). Paranın ve dövizin her iki eşin de kullanabileceği değer olması, kişisel kullanım eşyası kuralını (TMK m.220/1) devre dışı bırakır; belirleyici olan yine kime takıldığıdır.

Düğünde takılan paranın bir hesaba yatırılması ya da ortak bir harcamada kullanılması, parayı kendiliğinden diğer eşe geçirmez. Paranın diğer eşe geri verilmemek üzere bırakıldığını iddia eden eş bunu ispat etmelidir (TMK m.6).

2.4. Düğünde Takılan Takılar Sandığa ya da Torbaya Atılırsa

Düğünde takılan takılar tek tek takılmayıp sandığa ya da torbaya atıldıysa, takının hangi eşe verildiği çoğu zaman ayırt edilemez. Kanun bu durum için genel bir kural koyar: eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar iki eşin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m.222/2). Sandığa atılan ve her iki eşin de kullanabileceği altın ve para için bu hüküm uygulanır.

Sandığa atılan bir takı yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarıyorsa, örneğin bir kadın seti, bu eşya o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/1). Sandığın kime verildiği, düğün videosu ya da tanıkla ispat edilebiliyorsa, sandıktaki değerler o eşe aittir; ispat yükü bunu iddia edendedir (TMK m.222/1).

2.5. Düğünde Takılan Takılarda Anlaşma ve Yöresel Teamül

Düğünde takılan takılar için eşler kendi aralarında bir paylaşım anlaşması yapmışsa, takıların kime kalacağı öncelikle bu anlaşmaya göre belirlenir. Eşler anlaşmalı boşanmada boşanmanın mali sonuçlarını bir düzenlemeyle belirler ve hâkim bu düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m.166/3). Takıların protokolde açıkça yazılması bu nedenle sonradan çıkacak ziynet uyuşmazlığını önler; protokolün yazımı için anlaşmalı boşanma protokolü örneği yazısına bakabilirsiniz.

Düğünde takılan takıların kime ait olduğuna ilişkin bir yöre teamülü de dikkate alınabilir. Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa hâkim örf ve âdet hukukuna göre karar verir (TMK m.1/2). Örneğin “o yörede damada takılan altın da geline verilmiş sayılır” gibi bir teamülü ileri süren eş, bu teamülün varlığını ispat etmelidir (TMK m.6). İspat edilemezse takılar kime takıldıysa onun kalır.

2.6. Düğünde Takılan Takılar Dinen Kimindir?

Düğünde takılan takıların dinen kime ait olduğuna ilişkin görüşler mahkemede doğrudan uygulanmaz. Kanun, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır (TMK m.1/1); ziynet uyuşmazlığında da mahkeme Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerini uygular. Dinî bir kabul, ancak yörede yerleşmiş bir örf ve âdet olarak ileri sürülüp ispat edilirse sonuç doğurabilir (TMK m.1/2, m.6).

3. Düğünde Takılan Takılar Mal Paylaşımına Girer mi?

Düğünde takılan takılar mal paylaşımına girmez. Karşılıksız kazanılan takı eşin kişisel malıdır (TMK m.220/2) ve boşanmada mal paylaşımının konusu olan katılma alacağı yalnız edinilmiş mallar üzerinden hesaplanır. Artık değer, her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır (TMK m.231/1) ve her eş diğer eşin artık değerinin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1).

Bu nedenle düğünde takılan takıların iadesi, mal rejiminin tasfiyesinden ayrı bir taleptir. Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağı için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz. Eşlerden biri evlilik sırasında bir mal rejimi sözleşmesiyle başka bir rejim seçmişse, tasfiye o sözleşmeye göre yapılır (TMK m.202/2); sözleşme türleri için evlilik sözleşmesi yazısı bu seçeneği anlatır.

3.1. Düğünde Takılan Takılar ile Evlendikten Sonra Alınan Altınlar

Evlendikten sonra alınan altınların durumu, altının nasıl elde edildiğine bağlıdır ve düğünde takılan takılardan farklıdır. Eşin evlilik süresince çalışmasının karşılığı olan gelirle aldığı altın edinilmiş maldır (TMK m.219/1) ve boşanmada katılma alacağı hesabına girer. Buna karşılık doğum günü, yıldönümü gibi vesilelerle bir eşe hediye edilen altın karşılıksız kazanıldığı için o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/2).

Bu ayrımda ispat yükü önemlidir: kanun bir eşin bütün mallarını, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal sayar (TMK m.222/3). Evlilik içinde alınan bir altının hediye olduğunu, yani kişisel mal olduğunu iddia eden eş bunu ispat etmelidir.

4. Düğünde Takılan Takılar Boşanmada Kimde Kalır?

Düğünde takılan takılar boşanmada, kendisine bağışlanan eşte kalır ve bu eş takıları diğer eşten geri isteyebilir. Takılar hâlâ duruyorsa istenen şey mülkiyetin gereği olan aynen iadedir; malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabilir (TMK m.683/2). İstihkak davasının genel şartları için istihkak davası yazısına bakabilirsiniz.

Takılar bozdurulmuş, satılmış ya da başka biçimde elden çıkmışsa aynen iade mümkün olmaz; bu durumda takıların bedeli bir alacak olarak istenir. Düğün takıları için uygulamada her iki talep “ziynet alacağı” ya da “ziynet eşyası iadesi” davası olarak anılır. Talep, boşanma davasından bağımsız bir taleptir: boşanma davasıyla aynı dilekçede ileri sürülebileceği gibi ayrı bir davayla da açılabilir (HMK m.110/1).

Takıların bir ev ya da araç alımı için bozdurulması, takıların diğer eşe bağışlandığı anlamına kendiliğinden gelmez. Takıların geri verilmemek üzere verildiğini iddia eden eş bunu ispat etmelidir (TMK m.6). Evlilik süresince mal kaçırma iddiası da ayrı bir konudur; bunun için boşanmada mal kaçırma yazısına bakabilirsiniz.

5. Düğünde Takılan Takılar İçin Ziynet Alacağı Davası

Düğünde takılan takılar için açılan ziynet alacağı davası aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m.4/1); kişisel malları sayan TMK m.220 bu kitaptadır. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2/2).

Ziynet alacağı talebi boşanma davasıyla aynı dilekçede ileri sürülebilir. Davacı, aynı davalıya karşı birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir; bunun için taleplerin aynı yargı çeşidinde olması ve hepsi için ortak yetkili bir mahkemenin bulunması gerekir (HMK m.110/1). Ayrı açılmış iki dava arasında bağlantı varsa, aynı yargı çevresindeki davalar ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir (HMK m.166/1). Boşanma davasının açılışı için boşanma davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.

5.1. Ziynet Alacağı Davası Nasıl Açılır?

Ziynet alacağı davası, takıların listesi ve delilleriyle birlikte aile mahkemesine verilen bir dava dilekçesiyle açılır. Sıra şöyledir:

  1. Düğünde size takılan takılar cins, adet ve gramla tek tek listelenir; hangisinin size takıldığı ve hangisinin karşı tarafta kaldığı belirtilir (TMK m.6).
  2. Delil toplanır: düğün videosu, fotoğraflar ve mesaj kayıtları kanunda belge sayılır (HMK m.199); takıyı takanlar ve takı törenini görenler tanık olarak gösterilebilir.
  3. Takılar duruyorsa aynen iadesi, bulunmuyorsa bedeli istenir; aynen iade talebi mülkiyete dayanır (TMK m.683/2).
  4. Dilekçe, aile mahkemesine verilir (4787 sayılı Kanun m.4/1); boşanma davası sürüyorsa talep aynı davada ileri sürülebilir ya da birleştirme istenebilir (HMK m.110/1, m.166/1).
  5. Takıların niteliği ve değeri çekişmeliyse mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırabilir (HMK m.266/1).

Ziynet alacağı davasında takıların bugünkü değeri dava açılırken tam bilinmeyebilir. Belirsiz alacak davası 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmıştır (HMK m.107); bu tarihten sonra “belirsiz alacak” olarak dava açılamaz. Bölünebilir bir talebin yalnız bir kısmı kısmi dava olarak açılabilir (HMK m.109/1). Aynı değişiklikle kısmi davada talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikatın sonuna kadar artırılabilir hâle gelmiştir ve artırılan kısım için zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).

5.2. Düğünde Takılan Takılarda Ziynet Alacağı Zamanaşımı

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (TBK m.153/3). Bu nedenle evlilik sürerken takıların bedeli için süre kaybı yaşanmaz. Evlilik sona erdikten sonra takıların bedeli bir alacak olduğundan, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146).

Takılar aynen duruyorsa talep mülkiyete dayanır ve istihkak davası yoluyla ileri sürülür (TMK m.683/2). Nişanın bozulmasından doğan takı talepleri ise ayrı ve kısa bir süreye bağlıdır: nişanlılığın sona ermesinden itibaren bir yıl (TMK m.123).

5.3. Düğünde Takılan Takılar Nasıl İspat Edilir?

Düğünde takılan takıları geri isteyen eş, takıların varlığını, kendisine takıldığını ve karşı tarafta kaldığını ispat etmelidir. Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse iddiasını ispatla yükümlüdür (TMK m.222/1); genel kural da her tarafın hakkını dayandırdığı olguyu ispat etmesidir (TMK m.6).

Düğün videosu ve fotoğrafları bu ispatta önemlidir, çünkü takının yalnız varlığını değil kime takıldığını da gösterir. Fotoğraf, film, görüntü ve ses kaydı ile elektronik ortamdaki veriler kanunda belge sayılır (HMK m.199). Takı törenine katılanlar tanık olarak dinlenebilir; tanıklığın genel kuralları için tanık ne demek yazısına bakabilirsiniz. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mal iki eşin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m.222/2).

5.4. Ziynet Alacağı Davası Avukatsız Açılır mı?

Ziynet alacağı davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Davanın sonucunu ise usul kuralları belirler:

  • İspat yükü: Takının varlığını, size takıldığını ve karşı tarafta kaldığını ispat edemezseniz talep sonuç vermez; ispat edilemeyen mal paylı mülkiyette sayılır (TMK m.6, m.222).
  • Talep biçimi: Belirsiz alacak davası yürürlükten kalktığı için değeri bilinmeyen takılarda kısmi dava ve artırma imkânı doğru kullanılmalıdır (HMK m.107, m.109/4).
  • Nişan takılarında süre: Nişan bozulmasından doğan talepler bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK m.123).

Takı listesinin, delillerin ve talep biçiminin bu kurallara göre hazırlanması için bir avukattan destek alınabilir.

6. Nişanda Takılan Takılar Nişan Bozulursa Kimde Kalır?

Nişanda takılan takılar, nişan evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse geri istenebilir. Nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi hâlinde nişanlıların birbirlerine, ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların diğer nişanlıya verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir (TMK m.122/1). Nişanlanma evlenme vaadiyle olur (TMK m.118/1).

Nişanda takılan altın bilezik, set ve cumhuriyet altını gibi değerli takılarda sorulacak soru, hediyenin alışılmışın dışında olup olmadığıdır; kanun yalnız alışılmışın dışındaki hediyelerin geri istenmesine imkân verir, alışılmış hediyeler bu hükümle geri istenemez. Kanun maddesinde nişan yüzüğü için ayrı bir istisna yoktur; ölçüt, hediyenin alışılmışın dışında olup olmadığıdır (TMK m.122/1). Hediye aynen ya da mislen geri verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır (TMK m.122/2); bu hükümler için sebepsiz zenginleşme yazısına bakabilirsiniz.

Nişan evlenmeyle sonuçlanmışsa TMK m.122 uygulanmaz; nişanda takılan takılar bu durumda düğünde takılan takılar gibi, kime verildiyse o eşin kişisel malı olarak değerlendirilir (TMK m.220/2). Nişanın haklı sebep olmadan bozulmasında kusurlu taraftan evlenme amacıyla yapılan harcamalar için maddi tazminat (TMK m.120/1), kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf için manevi tazminat (TMK m.121) istenebilir. Nişanlılığın sona ermesinden doğan bütün dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.123).

7. Düğünde Takılan Takılar Mehir Sayılır mı?

Düğünde takılan takılar mehir sayılmaz. Düğünde takılan takı, takanın teslimle yaptığı elden bağışlamadır (TBK m.289); mehir senedi ise ileride verilecek bir değer için verilen bir sözdür; bağışlama sözü vermenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır (TBK m.288/1). İki talep ayrı işlemlere dayanır ve ayrı ayrı ileri sürülür. Mehir senedinin şartları için mehir senedi yazısına bakabilirsiniz.

Kanun metinlerinin güncel hâline Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Düğünde takılan takılar kime aittir?

Düğünde takılan takılar, takıyı takan kişinin kime bağışladığına göre o eşe aittir. Takının teslimi elden bağışlamadır (TBK m.289) ve karşılıksız kazanılan değer o eşin kişisel malıdır (TMK m.220/2). Eşler arasında farklı bir anlaşma varsa önce o dikkate alınır; yöresel teamül ancak ispat edilirse dikkate alınabilir (TMK m.1/2, m.6).

Düğünde takılan takıların hepsi kadına mı aittir?

Hayır. Kanunda düğünde takılan her şeyi kadına ait sayan bir hüküm yoktur. Kanun, takının hangi eşe bağışlandığına ve eşyanın yalnız bir eşin kişisel kullanımına yarayıp yaramadığına bakar (TBK m.289, TMK m.220). Kadına takılan ve kadının kullanımına yarayan takı kadına, erkeğe takılan altın ve para kural olarak erkeğe aittir.

Düğünde erkeğe takılan takılar kime aittir?

Düğünde erkeğe takılan çeyrek altın, cumhuriyet altını ve para, erkeğe bağışlanmış sayılır ve erkeğin kişisel malıdır (TBK m.289, TMK m.220/2). Erkeğe takılan eşya yalnız kadının kişisel kullanımına yarayan bir eşyaysa, örneğin bilezik, bu eşyanın kimin kişisel malı olduğu ayrıca değerlendirilir (TMK m.220/1).

Düğünde takılan takılar boşanmada kimde kalır?

Boşanmada her eş, kendisine bağışlanan takıları geri isteyebilir. Takılar duruyorsa aynen iade istihkak davasıyla (TMK m.683/2), bozdurulmuş ya da elden çıkmışsa bedeli alacak olarak istenir. Takılar kişisel mal olduğundan mal paylaşımına girmez; talep ziynet alacağı olarak ayrıca ileri sürülür.

Düğünde takılan takılar mal paylaşımına girer mi?

Girmez. Düğünde karşılıksız olarak kazanılan takı, eşin kişisel malıdır (TMK m.220/2). Katılma alacağı yalnız edinilmiş malların artık değeri üzerinden hesaplanır (TMK m.231, m.236). Evlilik süresince eşin kendi geliriyle aldığı altın ise edinilmiş maldır ve mal paylaşımına girer (TMK m.219/1).

Ziynet alacağı davası hangi mahkemede açılır?

Ziynet alacağı davası aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu'nun aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m.4/1); kişisel malları sayan TMK m.220 bu kitaptadır. Talep, boşanma davasıyla aynı dilekçede de ileri sürülebilir (HMK m.110/1).

Ziynet alacağı zamanaşımına uğrar mı?

Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları için zamanaşımı işlemez (TBK m.153/3). Evlilik sona erdikten sonra bedel talebi bir alacak olduğundan, kanunda aksine hüküm yoksa on yıllık genel zamanaşımına tabidir (TBK m.146). Nişanın bozulmasından doğan talepler ise bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK m.123).

Düğünde takılan takıları kim ispatlar?

Takının varlığını, kime takıldığını ve karşı tarafta kaldığını iddia eden eş ispatlar (TMK m.6, m.222/1). Düğün videosu ve fotoğrafları kanunda belge sayılır (HMK m.199); tanık beyanı da kullanılabilir. Hangi eşe ait olduğu ispat edilemeyen mal, iki eşin paylı mülkiyetinde sayılır (TMK m.222/2).

Nişan bozulursa takılar kimde kalır?

Nişan evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların ve ailelerinin verdiği alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir (TMK m.122/1). Değerli takılarda sorulacak soru, hediyenin alışılmışın dışında olup olmadığıdır; alışılmış hediyeler bu hükümle geri istenemez. Hediye aynen verilemiyorsa sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır. Talep bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK m.123).

Düğünde takılan takılar dinen kimindir, mahkeme buna bakar mı?

Mahkeme uyuşmazlığı dinî görüşe göre değil, kanuna göre çözer; kanun sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanır (TMK m.1/1). Kanunda uygulanabilir hüküm yoksa hâkim örf ve âdet hukukuna başvurur (TMK m.1/2). Yöresel bir teamül, onu ileri süren eş tarafından ispat edilirse dikkate alınabilir (TMK m.6).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp