Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını idare yetkisinin gereği olarak teslim edilen eşya üzerinde, teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak ya da teslimi inkâr etmektir (Türk Ceza Kanunu m.155/2). Güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlidir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m.155/2). Suç şikâyete bağlı değildir, ancak uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-b-7). Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa 25 Aralık 2025 ve sonrasında işlenen fiillerde ceza bir kat artırılır ve bu durumda uzlaştırma yoluna gidilmez (TCK m.155/3).
Bu yazı, çalışanının, yöneticisinin, vekilinin ya da hizmet aldığı kişinin kendisine teslim edilen parayı veya malı amaç dışı kullandığını düşünen işveren ve mal sahibi ile hakkında TCK 155/2’den soruşturma yürütülen kişi için; fiilin nitelikli hâle hangi koşulla girdiğini ve bunun ceza, şikâyet, uzlaştırma ve zamanaşımı bakımından sonuçlarını madde dayanaklarıyla açıklar.
1. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma: Öne Çıkanlar
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m.155/2).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma şikâyete tabi değildir; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez (TCK m.155/1-2, m.73/4).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaştırma kapsamındadır; suçun konusu taşıtsa uzlaştırma yoluna gidilmez (CMK m.253/1-b-7).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada dava zamanaşımı on beş yıldır (TCK m.66/1-d).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma davasına asliye ceza mahkemesi bakar; taşıt artırımı görevi değiştirmez (5235 sayılı Kanun m.11, m.14).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada zararın giderilmesi davayı düşürmez; cezada üçte ikiye veya yarıya kadar indirim sağlar (TCK m.168/1-2).
2. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Nedir?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma suçunun, eşyanın faile belirli bir ilişkinin gereği olarak teslim edildiği hâlidir (TCK m.155/2). Temel şekilde suçun konusu, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile teslim edilen başkasına ait maldır (m.155/1); nitelikli hâlde ise teslimin kaynağı kanunda sayılan ilişkilerden biridir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada teslimin kaynağı şu dört ilişkiden biri olmalıdır (TCK m.155/2):
- Meslek ve sanat ilişkisi: Eşya, failin mesleğini veya sanatını icra etmesi için ona bırakılmıştır; örneğin tamir, üretim veya muhafaza hizmeti.
- Ticaret ilişkisi: Eşya, failin ticari faaliyeti gereği ona teslim edilmiştir; örneğin satılmak üzere bırakılan mal.
- Hizmet ilişkisi: Eşya, faile bir işin görülmesi için, işi yaptıran ile yapan arasındaki ilişki gereği teslim edilmiştir.
- Başkasının mallarını idare yetkisi: Fail, “hangi nedenden doğmuş olursa olsun” başkasının mallarını idare etme yetkisine sahiptir ve eşya bu yetkinin gereği olarak ona geçmiştir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada belirleyici olan failin sıfatı değil, eşyanın ona neden teslim edildiğidir. Aynı kişi bir malı arkadaşlık ilişkisiyle almışsa temel şekil (m.155/1), işvereninin malını iş gereği almışsa nitelikli hâl (m.155/2) gündeme gelir. Suçun genel çerçevesi güveni kötüye kullanma suçu ve cezası yazısında anlatılmıştır.
2.1. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmanın Unsurları
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, temel şeklin unsurlarına ek olarak ilişki şartını arar. Unsurlar şöyledir:
- Başkasına ait eşya: Suçun konusu failin değil, başkasının eşyasıdır (TCK m.155/1).
- İlişki gereği teslim: Eşya faile meslek, sanat, ticaret, hizmet ilişkisinin ya da idare yetkisinin gereği olarak “tevdi ve teslim” edilmiştir (m.155/2).
- Amaç dışı tasarruf veya inkâr: Fail eşyayı teslim amacının dışında kullanır (örneğin satar, harcar, rehin verir) ya da eşyanın kendisine teslim edildiğini inkâr eder (m.155/1).
- Yarar sağlama: Tasarruf veya inkâr failin kendisinin ya da başkasının yararınadır (m.155/1).
- Kast: Suç ancak kasten işlenebilir; kast, bu unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Kanun güveni kötüye kullanmanın taksirle işlenen bir şeklini öngörmez (TCK m.22/1).
2.2. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Örnekleri
Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır ve yalnız TCK 155/2’nin hangi ilişki üzerinden gündeme geldiğini göstermek içindir; sonuç, somut olayda teslimin amacına ve delile göre değişir:
- Kasiyer veya tahsilat görevlisi: İşveren adına müşteriden tahsil ettiği parayı işverene aktarmayıp kendi borcu için harcayan çalışan. Para, hizmet ilişkisinin gereği olarak çalışana geçmiştir.
- Depo veya mağaza sorumlusu: Sorumluluğuna bırakılan stoktan mal satıp bedelini kendisine alan sorumlu.
- Tamirci veya kuyumcu: Onarım için bırakılan telefonu, saati veya takıyı sahibine vermeyip satan ya da başkasına veren usta. Eşya, meslek ve sanat ilişkisi gereği teslim edilmiştir.
- Mali müşavir veya vekil: Müvekkili adına tahsil ettiği ya da vergi ödemesi için kendisine verilen parayı amacına göre kullanmayan meslek mensubu.
- Site veya apartman yöneticisi: Tahsil ettiği aidatları kendi işleri için harcayan yönetici. Burada eşya, başkasının mallarını idare yetkisinin gereği olarak teslim edilmiştir. Yöneticinin görev ve sorumlulukları için apartman yöneticisi yazısına bakılabilir.
- Şirket aracı: İş gereği kullanması için kendisine şirket aracı verilen çalışanın aracı satması. Bu örnekte fiil 25 Aralık 2025 veya sonrasında işlenmişse taşıt artırımı da uygulanır (TCK m.155/3).
2.3. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Hangi Hâllerde Oluşmaz?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, iki taraf arasında bir iş veya ticaret ilişkisi bulunmasıyla kendiliğinden oluşmaz. Aşağıdaki durumlarda kanunun aradığı unsurlardan biri eksik kalabilir:
- Teslim yoksa: İşyerinde çalışmak ya da işyerindeki mala erişebilmek, eşyanın çalışana “tevdi ve teslim” edildiği anlamına gelmez (TCK m.155/2). Eşya zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alınmışsa hırsızlık tartışılır (TCK m.141/1).
- Teslim failin işi gereği değilse: Nitelikli hâl, eşyanın faile ilişkinin “gereği olarak” verilmesini arar (m.155/2). Örneğin bir kiralama şirketinden araç kiralayan müşteriye araç, müşterinin kendi mesleği veya hizmeti gereği değil kira sözleşmesiyle teslim edilir; bu dosyalar temel şekle girer. Ayrıntı: kiralanan araç geri verilmezse hangi suç oluşur.
- Mal faile devredilmişse: Ödünç sözleşmesinde para ödünç alana devredilir ve ödünç alan aynı nitelik ve miktarda parayı geri vermeyi üstlenir (TBK m.386). Bu durumda ödenmeyen borç, başkasına ait malın muhafaza veya belirli bir kullanım için teslim edilmesi şartını karşılamaz (TCK m.155/1); uyuşmazlık alacak davasının konusudur.
- Amaç dışı tasarruf gösterilemiyorsa: Kasa veya stok açığı, açığın kim tarafından ve hangi işlemle doğduğunu tek başına göstermez. Suçun hareketi, belirli bir kişinin eşyayı amaç dışı kullanması ya da teslimi inkâr etmesidir (m.155/1).
- Mal baştan hileyle alınmışsa: Eşya faile hileli davranışlarla aldatma yoluyla geçmişse suç dolandırıcılıktır (TCK m.157/1). Hırsızlık ve dolandırıcılıkla karşılaştırma için dolandırıcılık suçu ve cezası yazısına bakılabilir.
3. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmanın Cezası
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır; hapis ve adli para cezası birlikte verilir (TCK m.155/2). Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa bu ceza bir kat artırılır (m.155/3). Bir kat artırım cezanın iki katına çıkması anlamına gelir.
| Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın konusu | Hapis cezası | Dayanak |
|---|---|---|
| Eşya veya para | 1 yıl – 7 yıl (ayrıca 3.000 güne kadar adli para cezası) | TCK m.155/2 |
| Motorlu taşıt, fiil 25 Aralık 2025 veya sonrasında | 2 yıl – 14 yıl | TCK m.155/2, m.155/3 |
Taşıt artırımını getiren üçüncü fıkra 7571 sayılı Kanun’la eklenmiş ve 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı gün yürürlüğe girmiştir (7571 sayılı Kanun m.39/b). Failin lehine olan kanun uygulanacağından (TCK m.7/2), 24 Aralık 2025 veya öncesinde işlenen fiile artırım uygulanmaz.
3.1. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Tekrarlanırsa
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla işlenirse zincirleme suç hükümleri uygulanır: tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK m.43/1). Suçun temel şekli ile nitelikli şekli aynı suç sayılır (m.43/1). Aylar boyunca her tahsilattan bir miktar ayıran çalışanın durumu bu hükmün kapsamında değerlendirilebilir; hükmün uygulanması, fiillerin tek bir karar kapsamında işlenip işlenmediğine bağlıdır.
3.2. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Şirket Yararına İşlenirse
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın işlenmesiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında onlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.169). Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır (TCK m.20/2). Ceza sorumluluğu fiili işleyen gerçek kişiye aittir (m.20/1).
4. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Şikâyete Tabi mi?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma şikâyete tabi değildir. TCK m.155/1 temel şekil için cezayı “şikayet üzerine” verilecek ceza olarak düzenler; ikinci fıkra bu ibareyi taşımaz (TCK m.155/2). Bu nedenle savcılık suçu öğrendiğinde şikâyet aranmadan soruşturma yapar, altı aylık şikâyet süresi (TCK m.73/1) bu hâlde uygulanmaz ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez; vazgeçmenin davayı düşürmesi yalnız şikâyete bağlı suçlar için öngörülmüştür (TCK m.73/4).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada bir istisna vardır: fiil, haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden birinin, aynı konutta yaşamayan kardeşlerden birinin ya da aynı konutta birlikte yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına işlenirse, ilgili akraba hakkında ceza şikâyet üzerine verilir ve yarı oranında indirilir (TCK m.167/2). Fiil ayrılık kararı verilmemiş eşin, üstsoy veya altsoyun ya da aynı konutta yaşayan kardeşin zararına işlenirse ilgili akrabaya ceza verilmez (m.167/1).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa, yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılır (CMK m.158/1, m.158/5). Suç duyurusunda eşyanın faile hangi ilişkiyle ve hangi amaçla teslim edildiği ile amaç dışı tasarrufu gösteren olgular anlatılır; bunlar suçun unsurlarıdır (TCK m.155/1-2). Dilekçenin biçimi için şikâyet dilekçesi örneği yazısına bakılabilir.
5. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Uzlaşmaya Tabi mi?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaşmaya tabidir. CMK m.253/1-b, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırılacak suçları sayar ve güveni kötüye kullanmayı “üçüncü fıkra hariç” kaydıyla bu listeye alır (CMK m.253/1-b-7). İkinci fıkradaki nitelikli hâl bu kayıtla dışarıda bırakılmamıştır; suç şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırma yoluna gidilir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa (TCK m.155/3) uzlaştırma yoluna gidilmez. Bu istisna 7571 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle getirilmiş ve 25 Aralık 2025’te yürürlüğe girmiştir (7571 sayılı Kanun m.24, m.39/b). Uzlaştırma kapsamındaki suç, uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse de uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada dosya uzlaştırmaya gönderildiğinde uzlaştırmacı taraflara teklifte bulunur; teklif alan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4). Uzlaştırma sürecinin işleyişi uzlaşma nedir yazısında anlatılmıştır.
6. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmada Zamanaşımı
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada dava zamanaşımı on beş yıldır. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası on beş yılın geçmesiyle düşer (TCK m.66/1-d); nitelikli hâlin üst sınırı yedi yıldır. Taşıt artırımıyla üst sınır on dört yıla çıksa da süre aynı bantta kalır. Süre belirlenirken kanundaki cezanın yukarı sınırı esas alınır ve dosyadaki delillere göre nitelikli hâller göz önünde bulundurulur (m.66/3-4).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada zamanaşımı suçun işlendiği günden, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m.66/6). Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar (TCK m.67/2-3). Kesilme hâlinde süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar (m.67/4). Genel kurallar için dava zamanaşımı (TCK 66) yazısına bakılabilir.
7. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmada Görevli Mahkeme ve Tutuklama
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma davasına asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Suç ağır ceza mahkemesinin katalog suçları arasında sayılmamıştır (m.12). Taşıt artırımıyla üst sınır on dört yıla çıkar; ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda görevli olsa da görev, ağırlaştırıcı nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir (m.12, m.14). Kanunda yer alan üst sınır yedi yıl olduğu için görev asliye ceza mahkemesinde kalır. Davaya bakmaya suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir (CMK m.12/1).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada tutuklama yasağı uygulanmaz, çünkü CMK m.100/4’teki yasak üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlar içindir ve nitelikli hâlin üst sınırı yedi yıldır. Tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile kaçma veya delil karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedenine bağlıdır; işin önemi ve beklenen cezayla ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1-2). Güveni kötüye kullanma, tutuklama nedeninin var sayılabildiği katalog suçlar arasında değildir (CMK m.100/3). Tutuklama şartları bulunsa bile tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/1). Ayrıntılar için tutuklama nedir yazısına bakılabilir.
8. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanmada Etkin Pişmanlık, HAGB ve Erteleme
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada etkin pişmanlık uygulanır. Fail suç tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek zararı aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse ceza üçte ikisine kadar indirilir (TCK m.168/1). Kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce giderilirse indirim yarısına kadardır (m.168/2). Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde indirim için ayrıca mağdurun rızası aranır (m.168/4). Etkin pişmanlık davayı düşürmez; cezayı indirir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve erteleme, sonuç cezanın iki yıl veya daha az olmasına bağlıdır:
- HAGB: Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır (CMK m.231/5). Ayrıca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/6). Bu fıkralar 16 Temmuz 2026’da 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; burada yürürlükteki metin aktarılmıştır. Ayrıntı: HAGB nedir.
- Erteleme: İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir; erteleme, zararın tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir (TCK m.51/1-2).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada alt sınır bir yıl olduğu için bu kurumlar, özellikle etkin pişmanlık indirimi uygulanıp sonuç ceza iki yılın altına indiğinde gündeme gelir. Etkin pişmanlığın genel koşulları etkin pişmanlık nedir yazısında anlatılmıştır.
9. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ile Zimmet ve Hırsızlık Farkı
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmayı zimmetten ayıran ölçüt, failin kamu görevlisi olması ve malın ona görevi nedeniyle teslim edilmesidir. Zimmet, görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisinin işlediği suçtur ve cezası beş yıldan on iki yıla kadar hapistir (TCK m.247/1). Mal kamu görevlisine görevi nedeniyle değil de özel bir hizmet veya meslek ilişkisiyle teslim edilmişse zimmetin bu unsuru gerçekleşmez ve fiil hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir. Zimmetin unsurları için zimmet suçu ve cezası yazısına bakılabilir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmayı hırsızlıktan ayıran ölçüt ise teslimdir. Hırsızlıkta taşınır mal zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır ve cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.141/1). Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada eşya faile ilişkinin gereği olarak teslim edilmiştir (TCK m.155/2). Çalışanın erişebildiği ama kendisine teslim edilmemiş bir malı alması hırsızlık, sorumluluğuna bırakılmış bir malı amaç dışı kullanması hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma sorusunu doğurur. Hırsızlığın unsurları için hırsızlık suçu ve cezası yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma nedir?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını idare yetkisinin gereği olarak teslim edilen eşya üzerinde, teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak ya da teslimi inkâr etmektir. Güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlidir ve TCK m.155/2'de düzenlenir; temel şekli m.155/1'dir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezası nedir?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m.155/2). Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa bu ceza bir kat artırılır ve iki yıldan on dört yıla kadar hapse çıkar (m.155/3). Artırım 25 Aralık 2025 ve sonrasında işlenen fiillere uygulanır.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma şikâyete tabi mi?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma şikâyete tabi değildir. Temel şekli düzenleyen TCK m.155/1'deki “şikayet üzerine” ibaresi ikinci fıkrada yer almaz; savcılık suçu öğrendiğinde şikâyet aranmadan soruşturur ve mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez. İstisna, fiilin TCK m.167/2'de sayılan akrabaların zararına işlenmesidir; o hâlde ceza şikâyet üzerine verilir ve yarı oranında indirilir.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaşmaya tabi mi?
Evet. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma şikâyete bağlı olmasa da uzlaştırma kapsamındadır; CMK m.253/1-b-7 güveni kötüye kullanmayı yalnız üçüncü fıkra hariç tutarak sayar. Nitelikli hâl ikinci fıkrada olduğu için uzlaştırmaya tabidir. Suçun konusu taşıt olduğunda (TCK m.155/3) ise uzlaştırma yoluna gidilmez.
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada zamanaşımı kaç yıl?
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada dava zamanaşımı on beş yıldır; beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası on beş yılın geçmesiyle düşer (TCK m.66/1-d). Taşıt artırımı bu bandı değiştirmez. Zamanaşımı ifade, iddianame veya mahkûmiyetle kesilirse süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/4).
Her çalışanın işyerindeki malı kullanması hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma mıdır?
Hayır. Nitelikli hâl, eşyanın çalışana hizmet ilişkisinin gereği olarak teslim edilmesini arar (TCK m.155/2). İşyerinde çalışmak ya da işyerindeki mala erişebilmek tek başına bu teslimi göstermez. Eşya çalışanın zilyedliğine bırakılmamışsa ve rızası olmadan alınmışsa hırsızlık tartışılır (TCK m.141/1); teslim varsa ve amaç dışı kullanılmışsa TCK m.155/2 gündeme gelir.
Zarar ödenirse hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma davası düşer mi?
Zararın ödenmesi davayı düşürmez, çünkü suç şikâyete bağlı değildir; ödeme etkin pişmanlık indirimi sağlar. Zarar kovuşturma başlamadan önce aynen geri verme veya tazminle tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra hükümden önce giderilirse yarısına kadar indirilir (TCK m.168/1-2). Kısmi ödemede mağdurun rızası aranır (m.168/4).
Borç verilen paranın ödenmemesi güveni kötüye kullanma mıdır?
Kural olarak hayır. Ödünç sözleşmesinde ödünç veren parayı ödünç alana devreder, ödünç alan da aynı nitelik ve miktarda parayı geri vermeyi üstlenir (TBK m.386). Güveni kötüye kullanma ise başkasına ait olup muhafaza veya belirli bir kullanım için teslim edilen mal üzerindeki amaç dışı tasarrufu arar (TCK m.155/1). Ödenmeyen borç, alacak davasının konusudur.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler