Ameliyathane hazırlık alanında mühürlü steril set, gazlı bez, steteskop ve hasta dosyası

Sağlık Hukuku

Komplikasyon Nedir? Komplikasyon ve Malpraktis Farkı

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Komplikasyon ile malpraktis farkı kusurdadır: komplikasyon, tıbbi müdahale tıp kurallarına uygun yapıldığı hâlde ortaya çıkan ve önceden bilinen istenmeyen sonuçtur; malpraktiste ise hekim özen borcuna aykırı davranmıştır. Ancak komplikasyon adı tek başına sorumluluğu kaldırmaz. Riskin hastaya anlatılması ve komplikasyonun zamanında fark edilip tedavi edilmesi ayrıca incelenir.

Bu yazı, ameliyat veya tedavi sonrasında zarar gören ve bilirkişi raporunda ya da hastanenin cevabında “komplikasyon” savunmasıyla karşılaşan hasta ve yakınları için komplikasyon ile doktor hatası arasındaki ayrımı madde dayanaklarıyla açıklar.

1. Komplikasyon ve Malpraktis Farkı: Öne Çıkanlar

  • Komplikasyon, tıp kurallarına uygun müdahaleye rağmen doğan bilinen bir risktir; malpraktiste hekimin özen borcuna aykırı davranışı vardır (Türk Borçlar Kanunu m.506/3).
  • Muhtemel komplikasyonlar, müdahaleden önce hastaya anlatılması gereken bilgiler arasında açıkça sayılmıştır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/ç).
  • Onam formu tek başına yetmez; form bilgilendirmeyi gösterir, müdahalenin ve sonraki bakımın tıp kurallarına uygunluğunu göstermez (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).
  • Komplikasyon ortaya çıktıktan sonra hastanın tıbbi gereklere uygun izlenmesi ve tedavi edilmesi gerekir; geciken takip ve tedavi ayrıca sorumluluk tartışması doğurur (Hasta Hakları Yönetmeliği m.11).
  • “Komplikasyon mu, malpraktis mi” sorusunda teknik görüşü bilirkişi verir, hukuki sonucu mahkeme kurar (HMK m.266).
  • Bilirkişi raporuna karşı talep, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılır (HMK m.281/1).

2. Komplikasyon Nedir?

Komplikasyon, bir hastalığın seyri sırasında ya da bir teşhis, tedavi veya ameliyat sonrasında ortaya çıkan, önceden bilinen fakat her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Hukuki anlamda komplikasyonu doktor hatasından ayıran özellik, müdahalenin tıp kurallarına uygun yapılmış olmasına rağmen sonucun doğmasıdır.

Komplikasyon kavramı mevzuatta hastanın bilgilendirme hakkı içinde geçer. Hastaya müdahaleden önce hastalığın muhtemel sebepleri, müdahalenin nasıl yapılacağı, diğer tedavi seçenekleri ve bunların riskleri ile birlikte muhtemel komplikasyonlar hakkında bilgi verilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/ç). Yani komplikasyon, hekimin öngörmesi ve hastaya anlatması beklenen bir risktir; bilinmeyen ve anlatılmayan her kötü sonuç komplikasyon savunmasının kapsamına girmez.

2.1. Komplikasyon Örnekleri

Komplikasyon örnekleri arasında ameliyat sonrası kanama, yara yeri enfeksiyonu ve çevre dokuda hasar gibi sonuçlar sayılır; tıp dilinde bu sonuçlar sıkça komplikasyon olarak adlandırılır. Bu sonuçların bir dosyada kusursuz komplikasyon mu yoksa kusurlu uygulama mı olduğu, somut müdahalenin kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir. Hastanede gelişen enfeksiyonun ayrı değerlendirmesi için hastane enfeksiyonu tazminat davası yazısına bakılabilir.

2.2. Komplikasyon ile Yan Etki Farkı

Komplikasyon ile yan etki arasındaki fark tıbbi bir sınıflandırmadır; hukuki sonucu adlandırma belirlemez. Rapor bir sonucu komplikasyon, yan etki ya da bilinen risk diye adlandırsa da aynı sorular sorulur: risk hastaya anlatıldı mı, müdahale tıp kurallarına uygun yapıldı mı ve sonuç ortaya çıktıktan sonra hasta tıbbi gereklere uygun izlenip tedavi edildi mi. Kullanılacak ilaçların önemli özellikleri de hastaya verilecek bilgiler arasında ayrıca sayılmıştır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/e).

3. Malpraktis Nedir?

Malpraktis, hekimin veya sağlık personelinin tıp kurallarına ve özen borcuna aykırı davranışıyla hastanın zarar görmesidir; yanlış teşhis, hatalı tedavi, uygulama hatası ve bakım eksikliği bu kavrama girer. Malpraktiste belirleyici unsur kusurdur: zarar, kurallara uygun davranan bir hekimin de karşılaşabileceği bir riskten değil, özensiz davranıştan doğmuştur.

Tedavi amaçlı müdahalede hekimin özen borcu, vekâlet sözleşmesine ilişkin hükümler üzerinden değerlendirilir; vekâlet hükümleri, Kanunda ayrıca düzenlenmemiş iş görme sözleşmelerine de niteliklerine uygun düştükleri ölçüde uygulanır (Türk Borçlar Kanunu m.502/2). Malpraktisin türleri, kime karşı dava açılacağı ve görevli mahkeme malpraktis nedir, doktor hatası tazminat davası yazısında ayrıntılı anlatılıyor.

4. Komplikasyon ve Malpraktis Farkı Nedir?

Komplikasyon ve malpraktis farkı, istenmeyen sonucun kusurlu bir davranıştan doğup doğmadığındadır. İki durumda da hasta zarar görmüş olabilir; komplikasyonda müdahale tıp kurallarına uygun yapılmıştır, malpraktiste ise hekim, benzer alanda iş ve hizmet üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken özeni göstermemiştir (Türk Borçlar Kanunu m.506/3).

ÖlçütKomp­li­kas­yonMalpraktis
Müdahalenin tıp kurallarına uygunluğuUygunAykırı
Hekimin kusuruYokVar
İstenmeyen sonuçVarVar
Riskin öngö­rü­le­bi­lir­liğiBilinen ve hastaya anlatılması gereken risk (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/ç)Risk anlatılmış olsa bile özensiz uygulama
Sonraki takip ve tedaviTıbbi gereklere uygun yürütülmüş olmalı (Hasta Hakları Yönetmeliği m.11)Gecikme veya eksiklik kusuru büyütür
Hukuki sonuçKural olarak tazminat sorumluluğu doğmazZarar ve nedensellik varsa tazminat sorumluluğu doğar (TBK m.49)

Tablodaki son satır bir sonuç garantisi değildir. Komplikasyon ve malpraktis farkı her dosyada müdahalenin kayıtları, hastaya verilen bilgi ve sonraki bakımın seyri üzerinden ayrı ayrı kurulur.

5. Komplikasyon Hangi Durumda Doktor Hatasına (Malpraktise) Dönüşür?

Komplikasyon, dört sorudan birine olumsuz cevap verildiğinde doktor hatası (malpraktis) tartışmasına dönüşür. Bu sorular ayrı ayrı sorulur; ilk üçüne olumlu cevap verilen bir dosyada dördüncüsü tek başına sorumluluk tartışması açabilir.

  1. Bilinen risk mi? Ortaya çıkan sonuç, o müdahale bakımından bilinen bir risk değilse komplikasyon savunması zayıflar ve uygulamanın kendisi incelenir.
  2. Hastaya anlatıldı mı? Muhtemel komplikasyonlar müdahaleden önce hastaya anlatılmamışsa hasta o riski bilerek kabul etmiş sayılamaz (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/ç, m.24).
  3. Müdahale tıp kurallarına uygun mu? Teşhis, endikasyon ve uygulama tekniği tıbbi standarda aykırıysa ortada komplikasyon değil kusurlu uygulama vardır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.11).
  4. Zamanında fark edilip tedavi edildi mi? Komplikasyon geç fark edilmiş, gerekli tetkik ve tedavi yapılmamış ya da hasta ihtiyaç duyduğu merkeze geç sevk edilmişse komplikasyon yönetiminde kusur tartışılır.

5.1. Komplikasyon Riski Anlatılmadıysa

Komplikasyon riski hastaya anlatılmadıysa, müdahale teknik olarak doğru yapılmış olsa bile aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmemiş olur. Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24/1) ve bu rızanın konusu, muhtemel komplikasyonlar dahil hastaya verilen bilgidir (m.15).

Bilgilendirmenin biçimi de düzenlenmiştir. Hasta, müdahaleyi yapacak sağlık meslek mensubu tarafından sözlü olarak bilgilendirilir; bilgi, hastanın anlayabileceği şekilde ve acil durumlar dışında makul süre tanınarak verilir (m.18). Uyuşmazlığa yol açması tıbben muhtemel görülen müdahaleler için bu bilgileri içeren rıza formu hazırlanır, form iki nüsha imzalanır ve bir nüshası hastaya verilir (m.26).

Onam formunun varlığı komplikasyon savunmasını tamamlamaz. Form yalnız hastaya verilen bilgiyi gösterir; müdahalenin ve sonraki bakımın tıp kurallarına uygun yürütüldüğünü göstermez. Rıza formundaki bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur (m.26). Onamın geçerlilik şartları aydınlatılmış onam nedir yazısında ayrıca ele alınıyor.

5.2. Komplikasyon Zamanında Fark Edilmez veya Tedavi Edilmezse

Komplikasyon zamanında fark edilmez veya tedavi edilmezse, ilk müdahale kusursuz olsa bile sonraki bakım bakımından sorumluluk tartışması doğar. Hastanın modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun teşhis, tedavi ve bakım isteme hakkı müdahale anıyla sınırlı değildir; komplikasyon ortaya çıktıktan sonra da sürer (Hasta Hakları Yönetmeliği m.11).

Komplikasyon yönetimi incelenirken şu sorular sorulur:

  • Komplikasyonun belirtileri ne zaman ortaya çıktı ve kayıtlara ne zaman geçti?
  • Hastanın şikâyeti üzerine hangi tetkikler istendi ve sonuçları ne zaman alındı?
  • Tanı ne kadar sürede konuldu, gerekli müdahale ne zaman yapıldı?
  • Gerekiyorsa konsültasyon istendi mi, hasta ihtiyaç duyduğu imkânlara sahip bir merkeze zamanında sevk edildi mi?
  • Taburcu sonrası hastaya kontrol tarihleri ve dikkat etmesi gerekenler bildirildi mi?

Son soru, yatarak tedavisi tamamlanan hastaya taburcu sonrası tedavi planı verilmesine ilişkin kurala dayanır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.24/8). Bu soruların cevabı hekimin beyanından değil, saatli kayıtlardan çıkar.

5.3. Komplikasyonda Nedensellik Bağı

Komplikasyon yönetiminde bir eksiklik bulunması tazminat sorumluluğu için tek başına yeterli değildir; eksiklik ile zarar arasında nedensellik bağı kurulmalıdır. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.49/1); zararın o fiilden doğmuş olması gerekir.

Bu nedenle “tedavi gecikti” tespiti yetmez. Komplikasyon daha erken fark edilseydi sonucun değişip değişmeyeceği sorusu, tıbbi literatür ve olayın seyri üzerinden bilirkişiye ayrıca sorulmalıdır. Erken müdahalenin sonucu değiştirmeyeceği bir tabloda tazminat sorumluluğu doğmayabilir.

6. Komplikasyonda Hekimin Özen Borcu

Komplikasyonda hekimin özen borcu, hekimin sonucu değil, tıbbi standarda uygun davranışı borçlanmasından gelir. Vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür; özen borcunun ölçüsü, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranıştır (Türk Borçlar Kanunu m.506/2-3).

Bu ölçüt komplikasyon savunmasının sınırını belirler. Basiretli bir hekimin de önleyemeyeceği sonuç için hekim sorumlu tutulmaz; basiretli bir hekimin fark edeceği belirtiyi fark etmemek veya uygulayacağı tedaviyi geciktirmek ise özen borcuna aykırılıktır. Tababetin ilkelerine ve ilgili mevzuata aykırı teşhis ve tedavi yapılamaz (Hasta Hakları Yönetmeliği m.11/2).

6.1. Estetik Müdahalede Komplikasyon

Estetik müdahalede komplikasyon tartışması, tedavi amaçlı müdahaleden farklı yürüyebilir. Hekim belirli bir görünüm veya sonuç taahhüt etmişse ilişki, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi üstlendiği eser sözleşmesinin tanımına yaklaşır (Türk Borçlar Kanunu m.470). Bu durumda soru yalnız özen borcunun ihlali değil, taahhüt edilen sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Sözleşmenin hangi hükümlere tabi olduğu, hastaya ne vaat edildiğine ve müdahalenin amacına göre belirlenir. Estetik müdahalede de muhtemel komplikasyonların hastaya anlatılması gerekir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/ç). Ayrıntı için hatalı estetik ameliyat tazminat davası yazısına bakılabilir.

7. Komplikasyon mu Malpraktis mi: Bilirkişi Raporu

Komplikasyon mu malpraktis mi sorusunun tıbbi kısmı dosyada bilirkişi raporuyla cevaplanır, hukuki sonucu ise mahkeme kurar. Mahkeme, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin görüşünü alır; genel bilgi, tecrübe veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulamaz (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266).

Bu ayrım uygulamada önemlidir. Bilirkişi, müdahalenin tıbbi standarda uygun olup olmadığını ve komplikasyonun nasıl yönetildiğini değerlendirir. “Hekimin sorumluluğu yoktur” sonucu ise hukuki bir değerlendirmedir ve mahkemeye aittir. Bilirkişiliğin genel çerçevesi için bilirkişi ne demek yazısına bakılabilir.

7.1. Komplikasyon Raporunda Aranacak Eksikler

Komplikasyon sonucuna varan bir raporda şu başlıkların incelenip incelenmediği kontrol edilir:

  • Aydınlatma: Rapor, ortaya çıkan komplikasyonun hastaya önceden anlatılıp anlatılmadığını onam formu ve kayıtlar üzerinden tartışıyor mu?
  • Uygulama: Endikasyon ve uygulama tekniğinin tıp kurallarına uygunluğu gerekçesiyle açıklanmış mı?
  • Komplikasyon yönetimi: Belirtilerin fark edilme zamanı, istenen tetkikler, tedaviye başlama ve sevk zamanı tek tek değerlendirilmiş mi?
  • Nedensellik: Daha erken müdahalenin sonucu değiştirip değiştirmeyeceği sorusu cevaplanmış mı?
  • Tutarlılık: Raporun sonuç bölümü, gerekçe bölümündeki tespitlerle çelişiyor mu?

Bu başlıklardan birine hiç değinmeyen rapor, sonucu ne olursa olsun eksik kalır ve itirazın konusunu oluşturur.

7.2. Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi

Bilirkişi raporuna itiraz süresi, raporun taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır. Taraflar bu sürede raporda eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsiz hususların açıklattırılmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden isteyebilir. Talebin bu süre içinde hazırlanması çok zor veya imkânsızsa ya da özel veya teknik bir çalışma gerektiriyorsa, süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281/1).

Mahkeme, eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için bilirkişiden yeni sorularla ek rapor alabilir veya duruşmada sözlü açıklama isteyebilir (m.281/2); gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni bilirkişiyle tekrar inceleme de yaptırabilir (m.281/3). İtiraz dilekçesinin nasıl kurulacağı bilirkişi raporuna itiraz, Adli Tıp Kurumu raporları için Adli Tıp raporuna itiraz yazısında anlatılıyor.

8. Komplikasyon Savunmasına Karşı Hangi Kayıtlar İstenir?

Komplikasyon savunmasına karşı en güçlü delil, müdahale öncesi, sırası ve sonrasına ait saatli kayıtlardır. Hasta, sağlık durumu ile ilgili bilgilerin bulunduğu dosyayı ve kayıtları doğrudan veya vekili ya da kanuni temsilcisi aracılığıyla inceleyebilir ve bir suretini alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16). Kayıtlarda eksik, belirsiz veya hatalı bilgi varsa bunların tamamlanmasını ve düzeltilmesini isteyebilir (m.17).

Komplikasyon yönetimi tartışmasında istenmesi gereken başlıca kayıtlar şunlardır:

  • Onam formu ve bilgilendirme kayıtları: Hangi komplikasyonların hastaya anlatıldığını gösterir.
  • Ameliyat ve işlem notu: Uygulanan tekniği ve müdahale sırasında karşılaşılan durumu gösterir.
  • Hemşire gözlem notları ve vital bulgu takip formları: Belirtilerin ne zaman ortaya çıktığını saatiyle gösterir.
  • Laboratuvar ve görüntüleme istem ve sonuç saatleri: Tetkikin ne zaman istendiğini ve sonucun ne zaman alındığını gösterir.
  • Konsültasyon ve sevk kayıtları: Başka bir hekime veya merkeze ne zaman başvurulduğunu gösterir.
  • Epikriz ve taburcu belgeleri: Hastaya verilen taburcu sonrası tedavi planını gösterir.

Hastanın şikâyetinin kaydedildiği saat ile tetkik veya tedavinin başladığı saat arasındaki boşluk, komplikasyon yönetimi tartışmasının merkezindedir. Kayıtlara erişim ve diğer hasta hakları için hasta hakları yazısına bakılabilir.

9. Komplikasyon İddiasında Tazminat ve Ceza Yolu

Komplikasyon iddiasında hukuki yol, müdahalenin nerede yapıldığına ve istenen sonuca göre ayrılır. Tazminat talebi özel hastane veya hekim bakımından adli yargıda, kamu hastanesindeki müdahale bakımından idari yargı usulüyle ileri sürülür; ceza sorumluluğu ise ayrı bir soruşturmada değerlendirilir.

9.1. Komplikasyonda Tazminat Davası

Komplikasyonda tazminat davası, kusur, zarar ve nedensellik bağı birlikte ortaya konulduğunda sonuç doğurabilir (Türk Borçlar Kanunu m.49/1). Özel hastanede yapılan müdahalede davanın tarafları ve hastanenin sorumluluğu özel hastaneye malpraktis tazminat davası yazısında anlatılıyor.

Müdahale bir kamu hastanesinde yapılmışsa idari yargı usulü gündeme gelir. İdari eylemden hakkı ihlal edilen kişi, dava açmadan önce eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurmalıdır (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/1). Bu yolun ayrıntısı tam yargı davası nedir, süreler ve tazminat kalemleri malpraktis davası zamanaşımı ve tazminat miktarı yazısında ele alınıyor.

9.2. Komplikasyonda Ceza Sorumluluğu

Komplikasyonda ceza sorumluluğu, kusursuz bir komplikasyon bakımından doğmaz. Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımındaki neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (Türk Ceza Kanunu m.22/2); özen yükümlülüğüne aykırılık yoksa taksirden söz edilemez.

Özen borcuna aykırı davranış bir insanın ölümüne yol açmışsa taksirle öldürme suçu için iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülür (TCK m.85/1). Yaralama hâlinde taksirle yaralama suçu için dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülür (m.89/1). Taksirle yaralamanın soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; ancak birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç, suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz (m.89/5). Ayrıntı için taksirle yaralama suçu ve taksirle öldürme yazılarına bakılabilir.

10. Raporda “Komplikasyon” Yazıyorsa Ne Yapılır?

Raporda “komplikasyon” yazıyorsa ilk yapılacak iş, raporun aydınlatma, uygulama, komplikasyon yönetimi ve nedensellik başlıklarını inceleyip incelemediğini kayıtlarla karşılaştırmaktır. Sıra şöyledir:

  1. Müdahale öncesi, sırası ve sonrasına ait bütün tıbbi kayıtların suretini isteyin (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16).
  2. Belirtilerin ortaya çıktığı saat ile tetkik, tedavi ve sevk saatlerini tarih sırasıyla çıkarın.
  3. Onam formunda ortaya çıkan komplikasyonun yazılı olup olmadığını ve formun size verilip verilmediğini kontrol edin (m.15/ç, m.26).
  4. Raporun, aydınlatmayı ve komplikasyon yönetimini ayrı ayrı değerlendirip değerlendirmediğini kontrol edin.
  5. Eksik gördüğünüz hususlar için raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde ek rapor veya yeni bilirkişi talep edin (HMK m.281/1).

Dava dilekçesinin içeriği ve talep kalemleri için malpraktis dava dilekçesi yazısına bakılabilir.

10.1. Komplikasyon Davası Avukatsız Açılır mı?

Komplikasyon davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.71/1). Ancak bu davalarda sonucu çoğu zaman bilirkişi raporu belirlediği için şu riskler bulunur:

  • İtiraz süresi: Bilirkişi raporuna karşı talep, tebliğden itibaren iki hafta içinde yapılmazsa raporun eksiklerini bu yolla giderme imkânı kaybedilebilir (HMK m.281/1).
  • Somut itiraz: Aydınlatma, komplikasyon yönetimi ve nedensellik başlıkları ayrı ayrı ve kayıtlara dayanarak sorulmazsa rapor bu yönlerden incelenmeden kalabilir (HMK m.281/1).
  • Kamu hastanesi: Müdahale kamu hastanesinde yapılmışsa dava açmadan önce idareye başvuru süresi işler (İYUK m.13/1).

Kayıtların incelenmesi, rapora itirazın kurulması ve başvuru yolunun seçilmesi bu kurallara göre hazırlanmalıdır; bu aşamalarda bir avukattan destek alınabilir. Hekim tarafında bu sorumluluğun nasıl karşılandığı ise malpraktis sigortası yazısının konusudur.

Sıkça Sorulan Sorular

Komplikasyon nedir?

Komplikasyon, bir tıbbi müdahalenin tıp kurallarına uygun yapılmasına rağmen ortaya çıkabilen, önceden bilinen fakat her zaman önlenemeyen istenmeyen sonuçtur. Komplikasyon tek başına hekim hatası anlamına gelmez. Muhtemel komplikasyonlar müdahaleden önce hastaya anlatılması gereken bilgiler arasında sayılır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15/ç).

Komplikasyon ile malpraktis arasındaki fark nedir?

Komplikasyon ile malpraktis farkı kusurdadır. Malpraktiste müdahale tıp kurallarına ve özen borcuna aykırı yapılmıştır; komplikasyonda ise müdahale kurallara uygun olduğu hâlde istenmeyen sonuç doğmuştur. Hekimden beklenen davranış, benzer alanda iş üstlenen basiretli bir vekilin davranışına göre ölçülür (Türk Borçlar Kanunu m.506/3).

Komplikasyon doktor hatası mıdır?

Komplikasyon kural olarak doktor hatası değildir. Ancak risk hastaya anlatılmamışsa, müdahale tıp kurallarına aykırı yapılmışsa ya da komplikasyon zamanında fark edilip tedavi edilmemişse durum malpraktis tartışmasına döner. Hasta, modern tıbbın gereklerine uygun teşhis, tedavi ve bakım isteme hakkına sahiptir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.11).

Komplikasyon hangi durumda malpraktise dönüşür?

Komplikasyon dört durumda malpraktis tartışmasına dönüşür: ortaya çıkan sonuç o müdahalenin bilinen bir riski değilse, risk hastaya anlatılmamışsa, müdahalenin kendisi tıp kurallarına aykırıysa veya komplikasyon ortaya çıktıktan sonra takip, tedavi ve sevk gecikmişse. Son durumda ilk müdahale kusursuz olsa bile sonraki bakım ayrıca incelenir, çünkü hastanın tıbbi gereklere uygun bakım hakkı müdahaleden sonra da sürer.

Onam formu imzalandıysa hekim sorumlu olmaz mı?

Onam formu tek başına hekimi sorumluluktan kurtarmaz. Form, muhtemel komplikasyonlar dahil hastaya verilen bilgiyi gösterir; müdahalenin tıp kurallarına uygun yapıldığını ve komplikasyonun doğru yönetildiğini göstermez. Rıza formundaki bilgilerin doğruluğundan ilgili sağlık meslek mensubu sorumludur (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).

Komplikasyon ile yan etki aynı şey mi?

Hukuki değerlendirmede belirleyici olan adlandırma değildir. Rapor bir sonucu komplikasyon, yan etki ya da bilinen risk diye adlandırsa da incelenen sorular aynıdır: risk hastaya anlatıldı mı, müdahale tıp kurallarına uygun yapıldı mı ve sonuç ortaya çıktıktan sonra hasta tıbbi gereklere uygun izlenip tedavi edildi mi.

Bilirkişi raporunda komplikasyon denirse dava biter mi?

Bitmez. Bilirkişi teknik konuda görüş verir; bir sonucun hukuken sorumluluk doğurup doğurmadığını mahkeme belirler, hukuki bilgiyle çözülebilecek konuda bilirkişiye başvurulamaz (HMK m.266). Rapor aydınlatmayı veya komplikasyon yönetimini incelememişse, taraflar eksikliğin tamamlanmasını ya da yeni bilirkişi atanmasını isteyebilir (HMK m.281).

Bilirkişi raporuna kaç gün içinde itiraz edilir?

Bilirkişi raporuna karşı talep, raporun tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkemeye yapılır. Talebin hazırlanması çok zor veya teknik çalışma gerektiriyorsa, aynı süre içinde başvuran tarafa bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281/1).

Komplikasyonda doktora ceza verilir mi?

Kusursuz bir komplikasyonda ceza sorumluluğu doğmaz; çünkü taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık gerektirir (TCK m.22/2). Özen borcuna aykırılıkla ölüm ya da yaralama meydana gelmişse taksirle öldürme veya taksirle yaralama gündeme gelir; taksirle yaralama kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK m.89/5).

Komplikasyon davası avukatsız açılabilir mi?

Evet. Dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Ancak bilirkişi raporuna iki haftalık sürede somut itiraz yapılmaması ve kamu hastanesindeki müdahalede dava açmadan önce idareye başvuru süresinin kaçırılması hak kaybına yol açabilir; bu nedenle bir avukattan destek alınabilir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Sağlık Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp