Mağdur ne demek sorusunun iki cevabı vardır: günlük dilde mağdur, haksızlığa uğramış kişidir; ceza hukukunda ise mağdur, suç nedeniyle fiziksel, ruhsal veya ekonomik olarak doğrudan zarar gören gerçek kişidir (63 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi m.2/1-d). Mağdur şikâyette bulununca müşteki (şikâyetçi) olur, davaya katılma talebi kabul edilince katılan sıfatını kazanır. Suç nedeniyle zarar gören şirket gibi tüzel kişiler ise kanunda suçtan zarar gören diye anılır (CMK m.237/1).
Bu yazı, hakkında soruşturma veya dava açılmış bir suçtan zarar gören ve dosyadaki sıfatının, haklarının ve yükümlülüklerinin ne olduğunu öğrenmek isteyen kişi için hazırlanmıştır.
1. Mağdur Ne Demek: Öne Çıkanlar
- Mevzuatta mağdur, suç nedeniyle fiziksel, ruhsal veya ekonomik olarak doğrudan zarar gören gerçek kişi diye tanımlanır; Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tanımlar maddesi mağduru ayrıca tanımlamaz (63 sayılı CBK m.2/1-d, CMK m.2/1).
- Mağdur şikâyet ederek müşteki olur, ama davanın tarafı ancak katılma talebi kabul edilince olur (CMK m.237/1, m.238/3).
- Mağdurun soruşturma ve kovuşturma evresindeki hakları tek maddede sayılır ve bu haklar mağdura anlatılıp tutanağa yazılır (CMK m.234/1, m.234/3).
- Belirli suçlarda vekili olmayan mağdur barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir; çocuk, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl mağdura istem aranmaksızın vekil verilir (CMK m.234/1-a-3, m.234/2).
- Mağdur mahkemeye gitmezse kamu davası düşmez; çağrıya rağmen gelmeyen mağdura yeniden tebligat yapılmaz ve usulüne uygun çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen mağdur, tanıklara ilişkin hükümler uyarınca zorla getirilir (CMK m.235/2, m.233/2, m.44/1).
- Mağdur, davaya katılmadıkça davayı sonuçlandıran karara karşı kanun yoluna başvuramaz (CMK m.234/1-b-6).
2. Mağdur Ne Demek? Mağdur Nedir, Kime Denir?
Mağdur, günlük dilde haksızlığa uğramış kişi anlamına gelir. Ceza hukukunda mağdur ise suç nedeniyle fiziksel, ruhsal veya ekonomik olarak doğrudan zarar gören gerçek kişidir. Bu tanım Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alır (63 sayılı CBK m.2/1-d).
Mağdur tanımının kapsamı bilinmelidir. Kararname bu tanımı “bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin uygulanmasında” yapar, ve Kararnamenin amacı suç mağdurlarına sağlanan hizmet ve yardımlara ilişkin esasları düzenlemektir (63 sayılı CBK m.1/1, m.2/1). Ceza Muhakemesi Kanunu’nun tanımlar maddesi şüpheli, sanık, müdafi, vekil ve malen sorumlu gibi sıfatları tanımlar, ama mağdur için ayrı bir tanım içermez (CMK m.2/1). Kanun mağduru tanımlamadan kullanır: mağdurun haklarını sayan madde, bu hakların “suçun mağdurları” ile şikâyetçiye anlatılacağını söyler (CMK m.234/3).
Mağdurun gerçek kişi olması, tüzel kişilerin ceza muhakemesinde hak sahibi olmadığı anlamına gelmez. Kanun, kamu davasına katılma hakkını sayarken mağduru ve “suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler”i ayrı ayrı anar (CMK m.237/1). Bir şirketin dolandırıldığı dosyada şirket bu sıfatla dosyaya girer. Dolandırıcılık dosyasında şikâyet ve delil için dolandırıcılık mağduru yazısına bakabilirsiniz.
3. Mağdur ile Müşteki, Katılan ve Suçtan Zarar Gören Farkı
Mağdur, müşteki, katılan ve suçtan zarar gören dört ayrı sıfattır ve birbirinin yerine kullanılmaz. Mağdur suçtan doğrudan zarar gören gerçek kişidir; müşteki şikâyette bulunan kişidir; suçtan zarar gören zarara uğrayan gerçek veya tüzel kişidir; katılan ise katılma talebi kabul edilerek kamu davasının tarafı olan kişidir (63 sayılı CBK m.2/1-d, CMK m.237/1, m.238/3).
| Sıfat | Kim olabilir | Sıfatı ne doğurur |
|---|---|---|
| Mağdur | Gerçek kişi | Suç nedeniyle doğrudan zarar görmek (63 sayılı CBK m.2/1-d) |
| Müşteki (şikâyetçi) | Mağdur veya suçtan zarar gören | Şikâyette bulunmak; hakları mağdurla birlikte sayılır (CMK m.234/1) |
| Suçtan zarar gören | Gerçek veya tüzel kişi | Suç nedeniyle zarara uğramak (CMK m.237/1) |
| Katılan (müdahil) | Mağdur, suçtan zarar gören, malen sorumlu | Katılma talebinin mahkemece kabulü (CMK m.237/1, m.238/3) |
3.1. Mağdur ile Müşteki Farkı
Mağdur ile müşteki arasındaki fark, sıfatın neyle doğduğundadır. Mağdur tanımı yalnız suç nedeniyle doğrudan zarar görmeyi arar ve şikâyette bulunmayı koşul saymaz (63 sayılı CBK m.2/1-d). Müşteki sıfatı ise şikâyetle doğar. Kanun ikisinin haklarını aynı maddede “mağdur ile şikâyetçinin hakları” başlığı altında birlikte sayar (CMK m.234/1).
Şikâyet, kişiyi davanın tarafı yapmaz. Kamu davasında taraf olmak için mağdurun veya şikâyetçinin şikâyetçi olduğunu bildirerek katılma isteminde bulunması, yani kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe vermesi ya da katılma istemini duruşma tutanağına geçirtmesi, mahkemenin de Cumhuriyet savcısını, sanığı ve varsa müdafiini dinledikten sonra bu istemi uygun bulması gerekir (CMK m.238/1, m.238/3). Müştekinin hakları ve şikâyet süreci için müşteki ne demek yazısına bakabilirsiniz.
4. Mağdur, Suçtan Zarar Gören ve Malen Sorumlu
Mağdur, suçtan zarar gören ve malen sorumlu, ceza davasına katılabilen üç ayrı kişi grubudur (CMK m.237/1). Mağdur suçtan doğrudan zarar gören gerçek kişidir.
4.1. Suçtan Zarar Gören Ne Demek?
Suçtan zarar gören, suç nedeniyle zarara uğrayan gerçek veya tüzel kişidir ve mağdurdan daha geniş bir kavramdır: kanun kamu davasına katılma hakkını “suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler”e de tanır (CMK m.237/1). Şikâyete bağlı suçta suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi kural olarak davayı düşürür (TCK m.73/4). Malen sorumlu ise yargılama konusu işin hükme bağlanması ve kesinleşmesinden sonra maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişidir (CMK m.2/1-i).
Bu kişileri temsil eden avukatın adı da kanunda tanımlanmıştır. Kanun, katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukata vekil, şüpheli veya sanığın savunmasını yapan avukata ise müdafi der (CMK m.2/1-c, m.2/1-d). Müdafinin rolü için müdafi ne demek yazısına bakabilirsiniz.
5. Mağdur Sanık Ne Demek?
Mağdur sanık, aynı ceza dosyasında bir suç yönünden mağdur, başka bir suç yönünden sanık olan kişidir. Bu durum çoğunlukla iki kişinin birbirine karşı suç işlediği iddia edilen dosyalarda, örneğin karşılıklı yaralama iddiasında ortaya çıkar. Kişi, kendisine yöneltilen suç bakımından sanıktır: sanık, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2/1-b).
Mağdur sanık, zarar gördüğü suç bakımından da ayrıca katılma talebinde bulunabilir; katılan sıfatı yine talebin kabulüyle doğar (CMK m.237/1, m.238/3). Katılan sanık ve müdahil sanık kavramları için müdahil ne demek yazısına, sanığın hakları için sanık ne demek yazısına bakabilirsiniz.
6. Mağdurun Hakları (CMK m.234)
Mağdurun hakları, şikâyetçinin haklarıyla birlikte Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesinde soruşturma ve kovuşturma evresi için ayrı ayrı sayılır. Bu haklar mağdura anlatılıp açıklanır ve anlatıldığı tutanağa yazılır (CMK m.234/3).
Mağdurun soruşturma evresindeki hakları şunlardır (CMK m.234/1-a):
- Delil isteme: delillerin toplanmasını isteme.
- Belge örneği: soruşturmanın gizlilik ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteme.
- Barodan avukat: vekili yoksa, kanunda sayılan suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme.
- Dosya inceleme: 153. maddeye uygun olmak koşuluyla soruşturma belgelerini ve elkonulan, muhafazaya alınan eşyayı vekili aracılığıyla inceletme.
- Takipsizliğe itiraz: Cumhuriyet savcısının kovuşturmaya yer olmadığı kararına kanunda yazılı usule göre itiraz etme. İtirazın süresi ve mercii için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yazısına bakabilirsiniz.
Mağdurun kovuşturma evresindeki hakları şunlardır (CMK m.234/1-b):
- Duruşmadan haberdar olma: duruşma gününün mağdura bildirilmesi.
- Katılma: kamu davasına katılma.
- Örnek isteme: tutanak ve belgelerden örnek isteme. Maddenin yürürlükteki metninde bu hak avukat aracılığıyla kullanılma şartına bağlı değildir; soruşturmadaki dosya inceleme hakkı ise vekil aracılığıyla kullanılır (CMK m.234/1-b-3, m.234/1-a-4).
- Tanık davet ettirme: tanıkların çağrılmasını isteme.
- Barodan avukat: vekili yoksa, kanunda sayılan suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteme.
- Kanun yolu: davaya katılmış olmak koşuluyla davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yollarına başvurma.
Mağdurun iki destek hakkı daha vardır. Mağdur meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa duruşmadaki iddia ve savunmanın esaslı noktaları mahkemenin atadığı tercüman aracılığıyla çevrilir; engelli mağdura bu noktalar anlayabileceği biçimde anlatılır ve aynı kural soruşturmada dinlenen mağdur için de geçerlidir (CMK m.202/1-3). Dava nakli veya adlî tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışına gitmek zorunda kalan mağdurun konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri ise Harcırah Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (CMK m.234/4).
7. Mağdura Barodan Avukat Görevlendirilmesi: CMK Mağdur Vekilliği
Mağdura avukat görevlendirilmesi üç farklı kurala bağlıdır ve her birinin koşulu ayrıdır. İstem üzerine ve katılmadan sonraki görevlendirmeyi kanun açıkça baroya verir; istem aranmaksızın vekil görevlendirilmesini düzenleyen fıkra ise görevlendirmeyi kimin yapacağını ayrıca belirtmez (CMK m.234/1-a-3, m.234/2, m.239/1). Bu maddeler görevlendirmenin koşullarını düzenler; görevlendirilen avukatın ücretinin nasıl karşılanacağı bu maddelerde yer almaz. Aşağıdaki ayrım, istem gerekip gerekmediğine ve mağdurun davaya katılıp katılmadığına göre yapılır.
- İstem üzerine, soruşturma ve kovuşturmada: vekili bulunmayan mağdur; cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı veya ısrarlı takip suçları ile kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m.234/1-a-3, m.234/1-b-5).
- İstem aranmaksızın: mağdur onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl ise ve vekili yoksa, istemi aranmadan kendisine bir vekil görevlendirilir (CMK m.234/2).
- Davaya katıldıktan sonra: davaya katılan mağdur veya suçtan zarar gören, aynı suç listesinde barodan avukat isteyebilir. Katılan çocuk, sağır ve dilsiz veya kendisini savunamayacak derecede akıl hastası ise istem aranmaz (CMK m.239/1-2).
İkinci ve üçüncü kuralın ölçütleri farklı ifade edilmiştir. Katılmadan önceki istemsiz vekil kuralı “meramını ifade edemeyecek derecede malûl” mağduru kapsar (CMK m.234/2); katıldıktan sonraki kural ise “kendisini savunamayacak derecede akıl hastası” olan katılanı sayar (CMK m.239/2). Listedeki suçlardan biri olan ısrarlı takip için ısrarlı takip suçu yazısına bakabilirsiniz.
8. Mağdur Mahkemeye Gitmezse Ne Olur?
Mağdur mahkemeye gitmezse kamu davası düşmez; dava Cumhuriyet savcısının açtığı kamu davası olarak sürer. Kanun mağdurun gelmemesine iki ayrı sonuç bağlar: gelmeyen mağdura yeniden tebligat yapılmaz ve usulüne uygun çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen mağdur zorla getirilir.
Yeniden tebligat yapılmaz. Mağdurun dilekçesinde veya tutanağa geçen beyanında bildirdiği adres tebligata esas alınır. Bu adrese çıkarılan çağrıya rağmen gelmeyen mağdura yeniden tebligat yapılmaz; adres yanlış, eksik veya değişikliği bildirilmemiş olduğu için tebligat yapılamazsa adresin araştırılması gerekmez (CMK m.235/1-3). Mağdurun beyanının alınması zorunlu görülen hâllerde bu son kural uygulanmaz (CMK m.235/4).
Zorla getirilir. Mağdur, Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdıyla çağrılır ve bu çağrı ile zorla getirme konusunda tanıklara ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.233/1-2). Usulüne uygun çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler kendisine ödettirilir; sonradan haklı sebep bildirirse bu giderler kaldırılır (CMK m.44/1). Mağdur tanık olarak dinlendiğinde yemin dışında tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.236/1). Zorla getirme kararının infazı için ihzar müzekkeresi yazısına bakabilirsiniz.
Duruşmaya gelmeyen mağdurun kaybettiği şey, duruşmada yapabileceği işlemlerdir. Duruşmada sanığa, tanıklara ve bilirkişilere doğrudan soru yöneltme yetkisi Cumhuriyet savcısına ve müdafi veya vekil sıfatıyla katılan avukata aittir; sanık ve katılan ise mahkeme başkanı veya hâkim aracılığıyla soru yöneltebilir (CMK m.201/1). Davaya katılmamış mağdurun bu maddede sayılan bir soru yöneltme yetkisi yoktur.
8.1. Mağdur Davaya Katılmak Zorunda mı?
Mağdur davaya katılmak zorunda değildir. Kanun mağdurun şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına “katılabilir” olduğunu söyler; katılma, ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında hüküm verilinceye kadar kullanılabilen bir haktır (CMK m.237/1). Katılmamanın sonucu, davayı sonuçlandıran karara karşı kanun yoluna başvurulamamasıdır (CMK m.234/1-b-6).
9. Mağdur Davaya Nasıl Katılır?
Mağdur davaya, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek katılır; bunun için kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe verir veya katılma istemini duruşma tutanağına geçirtir (CMK m.237/1, m.238/1). Süreç şu sırayla işler:
- Katılma istemi: kamu davası açıldıktan sonra dilekçe verilir veya sözlü istem duruşma tutanağına geçirilir (CMK m.238/1). Duruşmada şikâyetini belirten suçtan zarar görene davaya katılmak isteyip istemediği sorulur (CMK m.238/2).
- Görüş alınması: mahkeme Cumhuriyet savcısını, sanığı ve varsa müdafiini dinler (CMK m.238/3).
- Karar: mahkeme katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verir; kabul edilirse mağdur katılan sıfatını kazanır (CMK m.238/3).
Katılma isteminin son anı ilk derece mahkemesinde hükmün verilmesidir. Kanun yolu aşamasında ilk kez katılma isteminde bulunulamaz; ancak ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan katılma istemi, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilirse incelenir (CMK m.237/2). Katılanın hakları ve katılmanın sona ermesi için müdahil ne demek yazısına, katılma istemi olmadan sürecin nasıl işlediği için kamu davası nedir yazısına bakabilirsiniz.
10. Mağdurun Şikâyet Süresi ve Şikâyet Etmemenin Sonucu
Mağdurun şikâyet etmemesinin sonucu, suçun şikâyete bağlı olup olmamasına göre değişir. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçta yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu süre, zamanaşımını geçmemek koşuluyla şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m.73/1-2). Şikâyete bağlı hakaret suçunda ise şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez; bu cümle maddeye 7531 sayılı Kanunla eklenmiştir (TCK m.73/2).
Şikâyete bağlı olmayan suçta mağdurun şikâyeti beklenmez. Cumhuriyet savcısı ihbar veya başka bir yolla suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m.160/1). Şikâyete bağlı suçta suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi ise kural olarak davayı düşürür (TCK m.73/4). Vazgeçmenin koşulları ve sonuçları için şikâyetten vazgeçme yazısına bakabilirsiniz.
11. Mağdurun Dinlenmesi ve Mağdur Çocuk
Mağdur, Cumhuriyet savcısı, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından çağrı kâğıdıyla çağrılıp dinlenir. Kovuşturma evresinde çağrı kâğıdına iddianame eklenir; iddianameye ilişkin bilgiler ve duruşma tarihi, dosyada iletişim bilgisi varsa telefon veya elektronik posta gibi araçlarla da bildirilir (CMK m.233/1).
Mağdur çocuk ve suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş mağdur için kanun ayrı koruma getirir:
- Tek dinlenme: işlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, o suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir; maddî gerçeğin ortaya çıkarılması için zorunlu hâller saklıdır (CMK m.236/2).
- Uzman bulundurma: mağdur çocuğun veya psikolojisi bozulmuş mağdurun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur (CMK m.236/3).
- Özel ortam: Cumhuriyet savcısı veya hâkim, ifadenin özel ortamda alınması gerektiğini ya da mağdurun şüpheli veya sanıkla yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğunu değerlendirirse ifade özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır (CMK m.236/4).
- Merkezde dinlenme: Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçlarda mağdur çocuğun soruşturma evresindeki beyanı, bu çocuklara hizmet veren merkezlerde Cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınır ve kayda alınır (CMK m.236/5).
- İstemsiz vekil: onsekiz yaşını doldurmamış mağdura, vekili yoksa istem aranmaksızın vekil görevlendirilir (CMK m.234/2).
12. Mağdur Destek Hizmetleri: Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü
Mağdurun ceza muhakemesindeki haklarına ek olarak, Adalet Bakanlığı bünyesinde mağdura yönelik destek hizmetleri de vardır. Bu hizmetleri adliyelerde kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri yürütür ve hizmetleri psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacı kadrosundaki adli destek görevlileri sunar (63 sayılı CBK m.2/1-a, m.2/1-e).
Mağdurun bu hizmetlerden yararlanmak için kolluğa, Cumhuriyet başsavcılığına veya müdürlüğe başvurması gerekir; çocuklar için başvuru şartı aranmaz (63 sayılı CBK m.3/6-7). Kararname mağdura şu hizmetleri tanır:
- Bilgilendirme ve belge: mağdur, talep ederse hak ve yardımlar konusunda kolluk veya müdürlük tarafından bilgilendirilir; ihbar veya şikâyetine ilişkin kendisine yazılı bir belge verilir (63 sayılı CBK m.4/1, m.4/3).
- Koruma: mağdura veya aile bireylerine saldırı ihtimali varsa, başvuruları üzerine kolluk suçun tekrarını veya başkaca bir suçun işlenmesini önleyecek tedbirleri alır (63 sayılı CBK m.5/1).
- Kırılgan gruba destek: cinsel dokunulmazlığa karşı suçların, aile içi şiddetin, terör ve insan ticareti suçlarının mağdurları ile adli sisteme dahil olan çocuklar başvururlarsa bireysel değerlendirme yapılır. Kırılgan gruba girdiği tespit edilen mağdurun Cumhuriyet savcısının veya hâkimin isteği üzerine dinlenmeden önce süreç hakkında bilgilendirilmesi, dinlenirken adli destek görevlisinin yanında bulunması ve ifadenin adli görüşme odasında alınmasının önerilmesi bu hizmetler arasındadır (63 sayılı CBK m.7/1, m.7/3).
Kararname, mağdurun mevzuatın öngördüğü şartlara uygun olarak kendisine vekil tayin edilmesi ve adli yardımda bulunulması isteğinin derhal karşılanacağını da söyler (63 sayılı CBK m.3/3). Adli yardımın koşulları için adli yardım başvurusu yazısına bakabilirsiniz. Adalet Bakanlığı’nın Mağdur Bilgilendirme sitesi de mağdurun nereye başvuracağını ve haklarını anlatan sayfalar yayımlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Mağdur ne demek?
Mağdur, günlük dilde haksızlığa uğramış kişidir. Ceza muhakemesinde ise suç nedeniyle fiziksel, ruhsal veya ekonomik olarak doğrudan zarar gören gerçek kişiyi anlatır; bu tanım Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nde yer alır (63 sayılı CBK m.2/1-d). Ceza Muhakemesi Kanunu'nun tanımlar maddesi mağduru ayrıca tanımlamaz.
Mağdur ile müşteki arasındaki fark nedir?
Mağdur, suç nedeniyle doğrudan zarar gören gerçek kişidir ve tanımı şikâyette bulunmayı koşul saymaz (63 sayılı CBK m.2/1-d). Müşteki ise şikâyette bulunan kişidir. Şikâyet tek başına kişiyi davanın tarafı yapmaz: kamu davasında söz sahibi olmak için ayrıca davaya katılmak ve bu talebin kabul edilmesi gerekir (CMK m.237/1, m.238/3).
Mağdur davaya katılmak zorunda mı?
Hayır. Kanun, mağdurun ilk derece mahkemesindeki kovuşturmanın her aşamasında, hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabileceğini söyler; katılma bir haktır, yükümlülük değildir (CMK m.237/1). Katılmayan mağdur davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yoluna başvuramaz, çünkü bu hak davaya katılmış olma koşuluna bağlıdır (CMK m.234/1-b-6).
Mağdur mahkemeye gitmezse ne olur?
Kamu davası mağdur gelmedi diye düşmez. Mağdurun bildirdiği adrese çıkarılan çağrıya rağmen gelmeyen mağdura yeniden tebligat yapılmaz (CMK m.235/2). Mağdurun çağrılması ve zorla getirilmesinde tanıklara ilişkin hükümler uygulanır; usulüne uygun çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir (CMK m.233/2, m.44/1).
Mağdur sanık ne demek?
Mağdur sanık, aynı dosyada bir suç yönünden mağdur, başka bir suç yönünden sanık olan kişidir; genellikle iki kişinin birbirine karşı suç işlediği iddia edilen dosyalarda görülür. Sanık, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2/1-b); mağdur olduğu suç bakımından katılma hakkı ayrıca doğar (CMK m.237/1).
Şirket mağdur olabilir mi?
Suç Mağdurlarının Desteklenmesine Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi mağduru gerçek kişi olarak tanımlar (63 sayılı CBK m.2/1-d). Ceza Muhakemesi Kanunu ise tüzel kişileri "suçtan zarar gören" sıfatıyla anar ve onlara da kamu davasına katılma hakkı tanır (CMK m.237/1). Şirketin dolandırıldığı bir dosyada şirket bu nedenle suçtan zarar gören olarak katılma talebinde bulunabilir.
Mağdura barodan avukat verilir mi?
Evet. Vekili olmayan mağdur, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda istemesi hâlinde barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m.234/1-a-3). Davaya katılan mağdur da aynı suçlarda barodan avukat isteyebilir (CMK m.239/1). Ayrıca onsekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malûl ve vekili olmayan mağdura istemi aranmaksızın bir vekil görevlendirilir (CMK m.234/2).
Mağdur şikâyetçi olmazsa ne olur?
Sonuç suçun türüne bağlıdır. Soruşturulması şikâyete bağlı suçta yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz; süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla fiili ve faili öğrenme gününden başlar (TCK m.73/1-2). Şikâyete bağlı olmayan suçta ise Cumhuriyet savcısı suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m.160/1).
Suçtan zarar gören ne demek?
Suçtan zarar gören, suç nedeniyle zarara uğrayan gerçek veya tüzel kişidir ve mağdurdan geniş bir kavramdır. Kanun, kamu davasına katılma hakkını mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlara ayrı ayrı tanır (CMK m.237/1). Suçtan zarar göreni ceza muhakemesinde temsil eden avukata vekil denir (CMK m.2/1-d).
Çocuk mağdur kaç kez dinlenir?
İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, o suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir; maddî gerçeğin ortaya çıkarılması için zorunlu hâller saklıdır (CMK m.236/2). Mağdur çocuğun dinlenmesi sırasında psikoloji, psikiyatri, tıp veya eğitim alanında uzman bir kişi bulundurulur (CMK m.236/3).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler