Özel bir odanın aralık kapısından telefonla izinsiz görüntü almaya çalışan el ve kapıyı kapatan kişi

Bilişim Hukuku ve KVKK

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezası (TCK 134)

19 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bir kişinin özel hayatının gizliliğine müdahale edilmesi ve bu hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak yayılmasıdır; Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 134. maddesinde düzenlenir. Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir ve gizlilik görüntü veya ses kaydıyla ihlal edilmişse ceza bir kat artırılır (TCK m.134/1). Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşası ayrı bir suçtur ve iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir (TCK m.134/2). Suç şikâyete bağlıdır, şikâyet süresi altı aydır, uzlaştırma kapsamındadır ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar.

Bu yazı, özel hayatına ilişkin görüntü veya sesi izinsiz kaydedilen ya da yayılan kişi ile bu fiil nedeniyle hakkında şikâyette bulunulan kişi için yazılmıştır. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun cezasını, unsurlarını, haberleşme ve konuşma suçlarından farkını, izinsiz fotoğraf, video ve ses kaydını, şikâyet, uzlaştırma ve zamanaşımını, internetteki içeriğin kaldırılmasını ve tazminatı anlatır. Kayıtların mahkemede delil değeri ses kaydı ve WhatsApp yazışmalarının delil niteliği, işyerindeki kameralar ise işyerinde kamera kaydı yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

1. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal: Öne Çıkanlar

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; gizlilik görüntü veya ses kaydıyla ihlal edilmişse ceza bir kat artırılır (TCK m.134/1).
  • Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek, iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiren ayrı bir suçtur (TCK m.134/2).
  • Rızayla çekilmiş bir görüntünün, gösterilen kişinin rızası dışında yayılması da ifşa suçunun konusu olabilir; kanun hukuka aykırılığı ifşa fiiline bağlar (TCK m.134/2).
  • Başkasının WhatsApp yazışmalarını okumak kural olarak TCK 134 değil, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilir (TCK m.132/1).
  • Suç şikâyete bağlıdır; şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği günden başlayan altı aydır (TCK m.139/1, m.73/1-2).
  • Suç uzlaştırmaya tabidir; ancak aynı mağdura karşı şantajla birlikte işlenirse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/1-a, m.253/3).
  • İnternetteki içeriğe erişimin engellenmesi Başkanlığa doğrudan başvuruyla istenebilir; erişim sağlayıcılar tedbiri en geç dört saat içinde uygular (5651 sayılı Kanun m.9/A).

2. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Nedir? (TCK 134)

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, kişinin başkalarıyla paylaşmadığı yaşam alanına onun iradesi dışında girilmesini ve bu alana ait görüntü veya seslerin açığa vurulmasını cezalandırır. Kanun bu suçu iki fiil olarak kurar: birinci fıkra özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişiyi, ikinci fıkra özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişiyi cezalandırır (TCK m.134).

TCK 134 “özel hayat” kavramını tanımlamaz. Hangi olay, bilgi veya görüntünün bu alana girdiği somut olayda belirlenir. Maddenin dayandığı hak Anayasa’dadır: herkes özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir ve özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz (Anayasa m.20/1). Aynı madde, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkını da ayrıca güvence altına alır (Anayasa m.20/3).

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, TCK’da haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132), kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m.133) ve kişisel verilere ilişkin suçlarla (TCK m.135, m.136, m.138) aynı bölümde düzenlenir. Bu bölümün nitelikli hâlleri TCK 137’de, şikâyet koşulu TCK 139’da ortak olarak düzenlenmiştir. Hangi maddenin uygulanacağı, müdahalenin bir haberleşmeye, aleni olmayan bir konuşmaya veya özel hayata yönelmesine göre belirlenir.

3. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Cezası Ne Kadar?

Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; gizlilik görüntü veya ses kaydıyla ihlal edilmişse bu ceza bir kat artırılır, özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşası ise iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir (TCK m.134). Kanun bu suç için adli para cezasını seçimlik ceza olarak öngörmez; üç aralık şöyledir:

FiilDayanakKanundaki ceza
Özel hayatın gizliliğini ihlalTCK m.134/1, birinci cümle1 yıldan 3 yıla kadar hapis
Gizliliğin görüntü veya ses kaydıyla ihlaliTCK m.134/1, ikinci cümleCeza bir kat artırılır (2 yıldan 6 yıla kadar hapis)
Özel hayata ilişkin görüntü veya seslerin ifşasıTCK m.134/22 yıldan 5 yıla kadar hapis
İfşa edilen verilerin basın ve yayın yoluyla yayım­lan­masıTCK m.134/22 yıldan 5 yıla kadar hapis (aynı ceza)

Kayıt, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda cezayı hafifleten değil ağırlaştıran bir hâldir: gizliliği gözle izleyerek veya dinleyerek ihlal eden kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis öngörülürken, aynı ihlali görüntü veya ses kaydıyla gerçekleştiren kişinin cezası bir kat artırılır (TCK m.134/1). Kaydın ayrıca yayılması ise ikinci fıkradaki ifşa suçunu gündeme getirir.

3.1. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Nitelikli Hâller (TCK 137)

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kamu görevlisi tarafından görevinin verdiği yetki kötüye kullanılarak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.137/1). Bu artırım bölümdeki bütün suçlar için geçerlidir ve TCK 134/1’deki kayıt artırımından ayrıdır: kayıt artırımı fiilin işleniş biçimine, TCK 137’deki artırım failin sıfatına veya mesleğine bağlıdır. İki artırım aynı olayda birlikte uygulanabilir.

Maddenin lafzı, failin bir meslek sahibi olmasını değil, suçun o mesleğin sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesini arar (TCK m.137/1-b). Kamu görevlisi bakımından da koşul, görevin verdiği yetkinin kötüye kullanılmasıdır (TCK m.137/1-a). Bu nedenle failin bir işyerinde çalışması, gazeteci ya da kamu görevlisi olması tek başına artırım için yeterli değildir; fiilin meslekten veya görev yetkisinden yararlanılarak işlendiği ayrıca gösterilmelidir.

3.2. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Cezası Paraya Çevrilir mi? HAGB ve Erteleme

Özel hayatın gizliliğini ihlal cezasının adli para cezasına çevrilmesi, hükmedilen hapis cezasının bir yıl veya daha az olmasına bağlıdır. Bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır ve kısa süreli hapis cezası adli para cezasına ya da kanunda sayılan diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1-a). Basit ihlalde cezanın alt sınırı bir yıl olduğu için çevirme mümkündür. Kayıt yoluyla ihlalde ve ifşada ise kanundaki alt sınır iki yıldır; ceza ancak indirimlerle bir yıla veya altına inerse çevrilebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) için hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması gerekir (CMK m.231/5). Bunun yanında sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suçla doğan zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi aranır (CMK m.231/6). HAGB kararı verilen hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m.231/7). Bu hükümler 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiştir; daha eski kaynaklardaki anlatımlar güncel metinle karşılaştırılarak okunmalıdır.

Cezanın ertelenmesi de iki yıl veya daha az süreli hapis cezasında mümkündür; kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir (TCK m.51/1). Bu kurumların hiçbiri kendiliğinden uygulanmaz. İşleyişin ayrıntısı için: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve Adli para cezası nedir?

4. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunun Unsurları

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun temel hâli bir kayıt aracı kullanılmasını gerektirmez. TCK 134/1’in birinci cümlesi yalnızca “özel hayatının gizliliğini ihlal eden” kişiden söz eder; görüntü veya seslerin kayda alınması ikinci cümlede cezayı artıran bir hâl olarak düzenlenir (TCK m.134/1). Bu nedenle özel hayata ilişkin bir olayın gizlice izlenmesi veya dinlenmesi de maddenin kapsamına girebilir; kayıt yapıldığında ise ceza bir kat artar.

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kasten işlenir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1) ve TCK 134 taksirli bir hâl öngörmez. Dikkatsizlik sonucu çekilmiş bir görüntü bu nedenle birinci fıkrayı işletmez; ancak o görüntünün daha sonra bilerek yayılması ikinci fıkradaki ifşa suçunu oluşturabilir.

Maddenin metni, suçun oluşması için mağdurun ayrıca bir zarara uğramasını şart koşmaz. Zararın varlığı ceza sorumluluğunun değil, hukuk mahkemesinde istenecek tazminatın konusudur (TMK m.25/3).

4.1. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ile İfşa Arasındaki Fark (TCK 134/2)

Özel hayatın gizliliğini ihlal ile ifşa ayrı fiillerdir: ihlal özel alana girmeyi, ifşa bu alana ait görüntü veya sesleri başkalarına açmayı cezalandırır. İfşa suçunun cezası iki yıldan beş yıla kadar hapistir ve ifşa edilen verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması hâlinde de aynı ceza uygulanır (TCK m.134/2).

TCK 134/2 “hukuka aykırı olarak” ibaresini ifşa fiiline bağlar; görüntünün veya sesin hukuka aykırı elde edilmiş olmasını ayrıca şart koşmaz. Bu nedenle bir ilişki sırasında rızayla çekilmiş ya da rızayla paylaşılmış bir görüntünün, gösterilen kişinin rızası dışında yayılması da ifşa suçunun konusu olabilir. Görüntüyü gizlice kaydeden kişi aynı kaydı sonra yayarsa hem birinci fıkradaki ihlalden hem ikinci fıkradaki ifşadan sorumluluk gündeme gelir.

5. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal, Haberleşme ve Konuşma Suçlarından Nasıl Ayrılır?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132) ve konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması (TCK m.133) suçlarıyla aynı bölümdedir; uygulanacak madde müdahalenin neye yöneldiğine göre belirlenir. TCK 132 “kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini”, TCK 133 “kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları”, TCK 134 ise “kişilerin özel hayatının gizliliğini” korur.

MaddeKorunan alanTipik olayKanun­daki ceza
TCK m.132Kişiler ara­sın­daki haber­leşmeWhat­sApp, SMS, e-posta, mektup1-3 yıl; içerik kay­de­di­lirse bir kat artırım. İfşa 2-5 yıl. Ken­di­siyle yapılan haber­leş­meyi alenen ifşa 1-3 yıl
TCK m.133Aleni olmayan konuş­ma­larGizli ses kaydı, dinleme cihazı2-5 yıl. Katıl­dığı söy­le­şiyi kay­detme 6 ay-2 yıl veya adli para. İfşa 2-5 yıl ve adli para
TCK m.134Özel hayatın giz­li­liğiGizli görüntü, özel hayata ilişkin olayın izlen­mesi1-3 yıl; kayıtla bir kat artırım. İfşa 2-5 yıl

Haberleşme suçunun ayrıntısı ayrı bir yazıda anlatılmıştır: Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132).

5.1. Özel Hayatın Gizliliği ve WhatsApp Yazışmaları

Özel hayatın gizliliği ile WhatsApp yazışmaları arasındaki ilişkide belirleyici olan, yazışmanın kişiler arasındaki bir haberleşme olmasıdır. Başkasının telefonunu izinsiz açıp WhatsApp, SMS veya e-posta içeriğini okumak kural olarak TCK 134 değil, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilir ve bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir; ihlal içeriklerin kaydı suretiyle gerçekleşirse, örneğin ekran görüntüsü alınarak saklanırsa, ceza bir kat artırılır (TCK m.132/1). Bu içerikleri hukuka aykırı olarak başkalarına ifşa etmek iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiren ayrı bir suçtur (TCK m.132/2).

Kişinin kendisiyle yapılan bir yazışmayı paylaşması ayrı bir fıkraya tabidir. Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır; basın ve yayın yoluyla yayımlamada da aynı ceza uygulanır (TCK m.132/3). Bu fıkranın koşulu ifşanın alenen yapılmasıdır; kişinin kendi yazışmasını okuması veya saklaması bu fıkrayı işletmez.

5.2. Özel Hayatın Gizliliği ve Ses Kaydı: Ses Kaydı Almak Suç mu?

Ses kaydı almak, karşı tarafın rızası yoksa kural olarak suçtur; ceza, kaydı alan kişinin konuşmanın tarafı olup olmamasına göre değişir. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya ses alma cihazıyla kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası alır (TCK m.133/1). Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazıyla kayda alan kişinin cezası ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.133/2).

Gizli ses kaydı suç mu sorusunun cevabı bu nedenle kural olarak evettir; kişinin kendi konuşmasını karşı tarafın rızası olmadan kaydetmesi de suçtur, ancak cezası belirgin biçimde daha hafiftir ve adli para cezası seçeneği vardır. Konuşmaların kaydedilmesiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa etmek ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adli para cezası gerektiren ayrı bir suçtur (TCK m.133/3).

Kaydın suç olup olmaması ile bir ceza veya boşanma davasında delil olarak kullanılıp kullanılamaması ayrı sorulardır; hukuka aykırı elde edilen kayıt kural olarak delil olarak kullanılamaz (CMK m.206/2-a, HMK m.189/2). Delil ekseninin ayrıntısı için: Ses kaydı ve WhatsApp yazışmaları delil olur mu?

6. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve İzinsiz Fotoğraf

Özel hayatın gizliliğini ihlal bakımından izinsiz fotoğrafla ilgili üç ayrı eylem sorulur ve cevapları aynı değildir. Özel hayata ilişkin bir fotoğrafı izinsiz çekmek kayıt yoluyla ihlaldir (TCK m.134/1); böyle bir fotoğrafı izinsiz paylaşmak ifşa suçudur (TCK m.134/2); özel hayata ilişkin olmayan bir portreyi izinsiz kullanmak ise öncelikle Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na tabidir (FSEK m.86).

6.1. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal: İzinsiz Fotoğraf veya Video Çekmek Suç mu?

İzinsiz fotoğraf veya video çekmek, görüntü kişinin özel hayatına ilişkinse özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturur ve kayıt yoluyla işlendiği için cezası bir kat artırılır (TCK m.134/1). Madde “görüntü veya seslerin kayda alınması” ibaresini kullanır ve fotoğraf ile video arasında ayrım yapmaz; sesli bir video hem görüntünün hem sesin kaydıdır. Belirleyici olan kaydın izinsiz yapılması değil, görüntünün özel hayata ilişkin olmasıdır: özel hayatla ilgisi olmayan bir görüntü, yalnız izinsiz çekildiği için bu suçu oluşturmaz.

TCK 134 bir yer ölçütü koymaz. Madde çekimin yapıldığı yeri değil, “kişilerin özel hayatının gizliliğini” esas alır (TCK m.134/1). Bu nedenle kamuya açık bir yerde bulunmak özel hayatın korunmasını kendiliğinden ortadan kaldırmaz; kişinin evinde çekilen her görüntü de otomatik olarak suç oluşturmaz. Kişinin kamuya açık alanda sürekli takip edilip kaydedilmesi gibi olaylarda görüntünün özel hayata ilişkin olup olmadığı somut olayın koşullarıyla belirlenir.

Kamu kurumunda yapılan çekimlerde iki ayrı konu vardır. Kurumun kendi düzenine ilişkin çekim yasakları idari kurallardır; bu kuralı ihlal etmek tek başına TCK 134’ü işletmez. Ceza sorumluluğu, çekilen görüntünün bir kişinin özel hayatına ilişkin olup olmadığına göre belirlenir. İşyerlerindeki kamera kaydı ayrı bir konudur: İşyerinde kamera kaydı hukuka uygun mu?

6.2. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal: Başkasının Fotoğrafını İzinsiz Paylaşmak ve Kullanmak

Başkasının özel hayatına ilişkin bir fotoğrafı izinsiz paylaşmak TCK 134/2’deki ifşa suçudur ve iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir; haber sitesinde veya başka bir basın ve yayın aracında yayımlamada da aynı ceza uygulanır (TCK m.134/2). TCK 134/2 hukuka aykırılığı ifşa fiiline bağladığı için, fotoğrafın başlangıçta rızayla çekilmiş olması bu sonucu tek başına değiştirmez.

Özel hayata ilişkin olmayan bir fotoğrafın izinsiz kullanılmasında dayanak Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’dur. Eser niteliğinde olmasalar bile resim ve portreler, tasvir edilenin muvafakati olmadan teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez; tasvir edilen ölmüşse, ölümünden on yıl geçmedikçe FSEK m.19/1’de sayılan kişilerin muvafakati aranır (FSEK m.86/1). Siyasi ve sosyal hayatta rol oynayan kişilerin resimleri, tasvir edilenlerin katıldığı geçit resmi, resmî tören veya genel toplantıları gösteren resimler ve günlük olaylara ilişkin resimler ile radyo ve film haberleri için muvafakat şart değildir (FSEK m.86/2). Bu hükme aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi ile koşulları varsa TCK 134, 139 ve 140. maddeleri uygulanır (FSEK m.86/3).

Tanıtım, reklam veya sosyal medya paylaşımında başkasının fotoğrafını izinsiz kullanmak bu nedenle önce FSEK m.86 açısından incelenir. Fotoğraf kişinin özel hayatına ilişkinse aynı eylem ayrıca TCK 134/2’deki ifşa suçunu oluşturur.

7. Özel Hayatın Gizliliği Hangi Durumlarda Geçersiz Sayılır?

Özel hayatın gizliliği hiçbir durumda geçersiz hâle gelmez; bir müdahale ancak kanunda sayılan bir hukuka uygunluk sebebi varsa cezalandırılmaz. Bu sebepler kanunun hükmünü yerine getirme, meşru savunma, hakkın kullanılması ve ilgilinin rızasıdır (TCK m.24-26). Delil elde etmek amacı bunlar arasında sayılmaz. Sebepler ve koşulları şunlardır:

  • Kanunun hükmünü yerine getirme: Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez (TCK m.24/1). Devletin özel hayata müdahalesi de kanuna ve usulüne göre verilmiş hâkim kararına bağlıdır; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası bu karar veya kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça aranamaz ve bunlara el konulamaz (Anayasa m.20/2).
  • Meşru savunma: Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiilden dolayı ceza verilmez (TCK m.25/1).
  • Hakkın kullanılması: Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez (TCK m.26/1).
  • İlgilinin rızası: Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rıza çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez (TCK m.26/2). Rıza, yalnız rızayı veren kişinin kendi özel hayatı için sonuç doğurur ve verildiği kapsamla sınırlıdır; çekime verilen rıza, görüntünün yayılmasına verilmiş rıza anlamına gelmez.

TCK 134, kişinin kendisine karşı işlenen bir suçu ispatlamak amacıyla kayıt almasını ayrı bir istisna olarak düzenlemez. Böyle bir kaydın cezalandırılıp cezalandırılmayacağı, meşru savunma veya rıza gibi genel hukuka uygunluk sebeplerinin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine göre belirlenir (TCK m.25-26). Önceden hazırlanmış bir kayıt, meşru savunmanın aradığı “o anda” ve “orantılı” koşullarıyla bağdaşmayabilir (TCK m.25/1). Kaydın delil değeri ise ayrı bir sorudur.

7.1. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eden Kayıt Delil Olur mu?

Özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen bir kayıt, kural olarak mahkemede delil olarak kullanılamaz. Ceza yargılamasında ortaya konulması istenen bir delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur ve yüklenen suç ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delille ispat edilebilir (CMK m.206/2-a, m.217/2). Hukuk yargılamasında da hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2).

Bu iki soru birbirinden ayrı değerlendirilir. Kaydın suç oluşturup oluşturmadığı TCK 132-134 ve hukuka uygunluk sebepleri üzerinden, delil olarak kullanılıp kullanılamayacağı ise CMK veya HMK üzerinden incelenir. Kayıt bir hukuka uygunluk sebebine dayanıyorsa hem ceza sorumluluğu hem delil yasağı bakımından sonuç değişebilir.

7.2. Eşler Arasında Özel Hayatın Gizliliği

Eşler arasında özel hayatın gizliliği ortadan kalkmaz. TCK 132, 133 ve 134 faili “kimse” veya “kişi” olarak tanımlar ve eşler için ayrık bir hüküm içermez. Rıza ancak kişinin kendi hakkına ilişkin olduğunda hukuka uygunluk sebebidir (TCK m.26/2); bir eşin rızası diğer eşin haberleşmesini veya özel hayatını kapsamaz. Bu nedenle eşin telefonundaki yazışmaları izinsiz okumak veya kaydetmek TCK 132 kapsamında, eşin üçüncü kişilerle yaptığı ve tarafı olunmayan bir konuşmayı gizlice kaydetmek ise TCK 133/1 kapsamında değerlendirilir.

Boşanma davasında delil olarak kullanma amacı tek başına bir hukuka uygunluk sebebi değildir. Hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir kayıt boşanma davasında da dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Kişinin kendisine yönelik bir saldırı sırasında tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesi ise TCK 133/2 ile meşru savunma gibi genel hukuka uygunluk sebepleri (TCK m.25-26) çerçevesinde ayrıca incelenir. Ayrıntı için: Ses kaydı ve WhatsApp yazışmaları delil olur mu?

8. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Şikâyete Tabi mi? Şikâyet Süresi

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete tabidir. Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m.139/1). TCK 132, 133 ve 134 bu bölümde yer aldığı için üçü de şikâyete bağlıdır.

Özel hayatın gizliliğini ihlal şikâyet süresi altı aydır. Yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1). Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; ancak zamanaşımı süresini geçemez (TCK m.73/2). Kaydın varlığını yıllar sonra öğrenen kişi için de altı aylık süre öğrenme gününden işler, fakat dava zamanaşımı (basit ihlalde sekiz, kayıt yoluyla ihlalde on beş yıl) dolmuşsa şikâyet sonuç doğurmaz.

Şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m.73/4). Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m.73/5). Şikâyet dilekçesinin içeriği için: Şikâyet dilekçesi örneği

9. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Uzlaştırma

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu uzlaştırmaya tabidir, çünkü Ceza Muhakemesi Kanunu soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şüpheli ile mağdur arasında uzlaştırma girişiminde bulunulmasını öngörür (CMK m.253/1-a). Şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma yoluna gidilemeyen suçlar cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip ve hakaret suçlarıdır; TCK 134 bu sayımda yer almaz (CMK m.253/3).

Uzlaştırmanın iki sınırı vardır. Birincisi, uzlaştırma kapsamına giren bir suç kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz. İkincisi bu kuralın istisnasıdır: 24 Aralık 2025’te 7571 sayılı Kanun’la eklenen cümleye göre önödeme kapsamındaki bir suçla uzlaştırma kapsamındaki bir suç birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır (CMK m.253/3).

Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK m.253/4). Uzlaşma sağlanırsa, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, aynı suç nedeniyle tazminat davası açılamaz ve açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır (CMK m.253/19). Uzlaştırmanın işleyişi ayrı bir yazıda anlatılmıştır: Uzlaşma nedir?

10. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçunda Zamanaşımı

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçunda dava zamanaşımı, altı aylık şikâyet süresinden ayrı ve çok daha uzun bir süredir. Sürenin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır (TCK m.66/4) ve dosyadaki deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3).

FiilKanundaki üst sınırDava zamanaşımı
Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134/1, birinci cümle)3 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)
Kayıt yoluyla ihlal (TCK m.134/1, ikinci cümle)6 yıl15 yıl (TCK m.66/1-d)
İfşa (TCK m.134/2)5 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)

Kayıt yoluyla ihlalde sürenin on beş yıl olmasının sebebi, bir kat artırımla üst sınırın beş yılı aşmasıdır. TCK 137’deki yarı oranında artırım da üst sınırı yükselttiği için, uygulandığı olayda zamanaşımı süresini değiştirebilir. Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren işler (TCK m.66/6). Genel işleyiş için: TCK 66 dava zamanaşımı

11. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Davasında Görevli Mahkeme

Özel hayatın gizliliğini ihlal davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesinin görev alanı sayma yoluyla belirlenmiştir; TCK 134 bu sayımda yer almaz ve suç, nitelikli hâller uygulandığında da on yıldan fazla hapis cezası gerektirmez (5235 sayılı Kanun m.12). Bu durumda sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır (5235 sayılı Kanun m.11). Yargılamanın işleyişi için: Asliye ceza mahkemesi nedir?

12. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal ve Şantaj

Özel hayatın gizliliğini ihlal yoluyla elde edilen görüntü veya kayıt üzerinden bir kişiyi haksız çıkar sağlamaya zorlamak ayrıca şantaj suçunu oluşturur. Şantajın cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır; kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunmak da aynı cezayı gerektirir (TCK m.107/1-2). Bu durumda gizliliğin ihlali veya ifşası ile şantaj ayrı suçlar olarak değerlendirilir.

Şantajın uzlaştırma üzerinde de sonucu vardır. Şantaj şikâyete bağlı değildir ve CMK’da uzlaştırma kapsamında sayılan suçlar arasında yer almaz (CMK m.253/1). Uzlaştırma kapsamına giren bir suç, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3). Bu nedenle özel hayatın gizliliğini ihlal suçu aynı mağdura karşı şantajla birlikte işlendiğinde, tek başına uzlaştırmaya tabi olan ihlal suçu için de uzlaştırma yoluna gidilmez. 2025’te eklenen istisna yalnız önödeme kapsamındaki suçlar içindir. Önödeme, yalnız adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşmayan suçlarda uygulanır (TCK m.75/1); üst sınırı üç yıl olan şantaj bu kapsamda olmadığı için istisna işlemez. Ayrıntı için: Şantaj suçu ve cezası (TCK 107)

13. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Eden İçerik İnternetten Nasıl Kaldırılır?

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden bir internet içeriği için ceza şikâyetinden ayrı ve çok daha hızlı işleyen bir başvuru yolu, 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesinde düzenlenmiştir. İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini iddia eden kişi, Başkanlığa doğrudan başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir (5651 sayılı Kanun m.9/A). Ceza şikâyeti bu başvurunun yerine geçmez; iki yol birlikte kullanılabilir.

Başvuruda hakkın ihlaline neden olan yayının tam adresi (URL), hangi açılardan hakkın ihlal edildiğine ilişkin açıklama ve kimlik bilgilerini ispatlayacak bilgiler yer alır; bu bilgilerde eksiklik varsa talep işleme konulmaz. Başkan talebi derhâl Erişim Sağlayıcıları Birliğine bildirir ve erişim sağlayıcılar tedbiri derhâl, en geç dört saat içinde yerine getirir. Erişimin engellenmesi, ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim veya video ile ilgili olarak URL bazında uygulanır (5651 sayılı Kanun m.9/A).

Tedbir hâkim denetimine bağlıdır. Başvuran kişi talebini, talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunar. Hâkim kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan Başkanlığa gönderir; aksi hâlde erişimin engellenmesi tedbiri kendiliğinden kalkar. İçerik yayından çıkarılırsa hâkim kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (5651 sayılı Kanun m.9/A).

Başvuru mercii 2026’da değişmiştir. 24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’la maddedeki “Kuruma” ibaresi “Başkanlığa” olarak değiştirilmiş ve değişiklik 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir. Kanunun tanımlar maddesine göre Başkanlık, Siber Güvenlik Başkanlığını ifade eder (5651 sayılı Kanun m.2/1-v). Eski kaynaklarda başvuru merciinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak gösterilmesinin sebebi budur. Güncelliğini yitirmiş haberler gibi başka içerik türleri için: İnternetten içerik ve haber kaldırma, unutulma hakkı

14. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Nedeniyle Tazminat

Özel hayatın gizliliğini ihlal nedeniyle tazminat, ceza davasından ayrı olarak hukuk mahkemesinde istenir. Ceza davası faili cezalandırır; uğranılan zararın giderilmesi ise kişilik hakkının korunmasına ilişkin hükümlere dayanır. Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden korunmasını isteyebilir; kişilik hakkı zedelenen kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılmasıyla haklı kılınmadıkça, kişilik haklarına yapılan her saldırı hukuka aykırıdır (TMK m.24).

Davacı, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve sona ermiş olsa bile etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini isteyebilir; maddi ve manevi tazminat istem hakkı saklıdır (TMK m.25/1, m.25/3). Dava, davacının kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (TMK m.25/5). Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişi manevi tazminat isteyebilir; hâkim tazminata ek olarak veya onun yerine saldırıyı kınayan bir karar verip bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m.58).

Tazminat hakkını etkileyen iki ceza usulü kuralı vardır. Şikâyetten vazgeçen kişi, vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açamaz (TCK m.73/7). Uzlaşma sağlanırsa da, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç, tazminat davası açılamaz (CMK m.253/19). Bu nedenle şikâyetten vazgeçme veya uzlaşma aşamasında tazminat talepleri de birlikte değerlendirilmelidir. Tazminat davasının işleyişi için: Maddi ve manevi tazminat davası

İlgili yazılar: Haberleşmenin Gizliliğini İhlal (TCK 132) · TCK 136 Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Ele Geçirme ve Yayma Suçu ve Cezası · Şantaj Suçu ve Cezası (TCK 107) · İnternetten İçerik ve Haber Kaldırma, Unutulma Hakkı

Sıkça Sorulan Sorular

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu nedir?

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu, bir kişinin özel hayatının gizliliğine müdahale edilmesi ve bu hayata ilişkin görüntü veya seslerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesidir. Türk Ceza Kanunu'nun 134. maddesinde iki ayrı fiil olarak düzenlenir: birinci fıkra ihlali, ikinci fıkra ifşayı cezalandırır (TCK m.134).

Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası ne kadar?

Özel hayatın gizliliğini ihlal cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Gizlilik görüntü veya seslerin kayda alınmasıyla ihlal edilmişse ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir; basın ve yayın yoluyla yayımlamada da aynı ceza uygulanır (TCK m.134).

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu şikâyete tabi mi, şikâyet süresi ne kadar?

Evet. Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme suçları hariç, bu bölümdeki suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m.139/1). Şikâyet süresi altı aydır; süre fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar, ancak dava zamanaşımı süresini geçemez (TCK m.73/1-2).

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu uzlaştırmaya tabi mi?

Evet. Şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulur (CMK m.253/1-a). Ancak suç, uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; 24 Aralık 2025'te eklenen istisna yalnız önödeme kapsamındaki suçla birleşme hâlini kapsar (CMK m.253/3). Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK m.253/4).

WhatsApp yazışmalarını okumak özel hayatın gizliliğini ihlal mi?

WhatsApp, SMS ve e-posta kişiler arasındaki haberleşmedir; bu nedenle başkasının yazışmalarını okumak kural olarak TCK 134 değil, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilir. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir; içerik kaydedilirse ceza bir kat artırılır (TCK m.132/1). Bu içerikleri hukuka aykırı olarak başkalarına ifşa etmek, iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektiren ayrı bir suçtur (TCK m.132/2).

Ses kaydı almak suç mu?

Kural olarak evet. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmadan dinlemek veya kaydetmek iki yıldan beş yıla kadar hapis gerektirir (TCK m.133/1). Katıldığınız aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kaydetmenin cezası ise altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.133/2).

İzinsiz fotoğraf veya video çekmek suç mu?

Görüntü kişinin özel hayatına ilişkinse evet; gizliliğin görüntü kaydıyla ihlali bir kat artırılmış ceza gerektirir ve madde fotoğraf ile video arasında ayrım yapmaz (TCK m.134/1). Kamuya açık bir yerde bulunmak suçu kendiliğinden dışlamaz; özel hayatla ilgisi olmayan bir görüntü de yalnız izinsiz çekildiği için bu suçu oluşturmaz.

Rızayla çekilen bir görüntünün paylaşılması suç mu?

Olabilir. TCK 134/2 hukuka aykırılığı ifşa fiiline bağlar; görüntünün nasıl elde edildiğini ayrıca şart koşmaz. Bu nedenle rızayla çekilmiş bir görüntünün, gösterilen kişinin rızası dışında yayılması da ifşa suçunun konusu olabilir (TCK m.134/2). Görüntüyü gizlice kaydeden kişi aynı kaydı sonra yayarsa hem birinci fıkradaki ihlalden hem ikinci fıkradaki ifşadan sorumluluk gündeme gelir.

Özel hayatın gizliliği hangi durumlarda geçersiz sayılır?

Özel hayatın gizliliği ortadan kalkmaz; fiil ancak bir hukuka uygunluk sebebi varsa cezalandırılmaz. Kanun hükmünü yerine getirme, meşru savunma, hakkın kullanılması ve kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakka ilişkin rızası bu sebeplerdir (TCK m.24-26). TCK 134, delil elde etmek amacıyla alınan kayıt için ayrı bir istisna öngörmez.

Eşimin telefonundaki mesajları okumak veya kaydetmek suç mu?

TCK 132, 133 ve 134 faili kimse diye tanımlar ve eşler için ayrık bir hüküm içermez. Rıza ancak kişinin kendi hakkına ilişkin olduğunda hukuka uygunluk sebebidir (TCK m.26/2); bir eşin rızası diğer eşin haberleşmesi için geçerli değildir. Böyle elde edilen içerik boşanma davasında da hukuka aykırı delil sayılabilir (HMK m.189/2).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Bilişim Hukuku ve KVKK

← Tüm makaleler
AraWhatsApp