Tahdit kodu, bir yabancı hakkında idari kayıtlarda kısıtlama bulunduğunu gösteren, harf ve rakamdan oluşan bir kayıt işaretidir; kararlarda ve yazışmalarda tahdit kaydı olarak da geçer. Kodun kendisi hukuki bir sonuç doğurmaz. Sonucu doğuran, koda dayanılarak tesis edilen işlemdir: Türkiye’ye giriş yasağı (6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.9), ön izin şartı (m.9/7), idari para cezası (m.102) veya sınır dışı etme kararı (m.54). Kodun kaldırılması da bu işlem üzerinden yürür: Genel Müdürlük giriş yasağını kaldırabilir (m.9/6), kaldırmazsa işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açılır.
Hangi yolun izleneceği ve kaç gün süre bulunduğu, arkadaki işleme göre değişir. Sınır dışı etme kararında süre tebliğden itibaren yedi gündür ve mahkemenin kararı kesindir (m.53/3). Giriş yasağı işleminde ise özel bir süre yoktur; genel süre olan altmış gün uygulanır ve istinaf ile temyiz yolu açık kalır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7/1). Bu iki yolun karıştırılması, kısa olan süreyi kaçırmaya yol açar.
1. Tahdit Kodu Nedir?
Tahdit kodu, idari kayıt sisteminde tutulan ve uygulamada harf serileriyle anılan bir işarettir. Kanun bu işareti değil, işaretin dayandığı yetkiyi düzenler: Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir (6458 sayılı Kanun m.9/1). Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi ise Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır (m.9/2).
Kayıt sisteminin varlığına mevzuatta yapılan tek açık atıf, ön izin şartına ilişkindir: sistemde ön izin şartına bağlı olduğu görülen yabancıların Genel Müdürlüğün olumlu görüşü alınmadan ülkeye girişlerine izin verilmez (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/3). Bunun dışında kodun ne olduğu, hangi harfin neye karşılık geldiği ve nasıl girildiği yayımlanmış bir metinde tanımlanmamıştır.
Bunun sebebi kanunun kendi tercihidir. Giriş yasağına ilişkin maddenin son fıkrası, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça belirleneceğini düzenler (6458 sayılı Kanun m.9/8). Kod sistemi bu idari düzenleme alanında yaşar. Dolayısıyla kodu hukuken denetlenebilir kılan şey harfin kendisi değil, kodun dayandırıldığı işlemin kanuni şartlarını taşıyıp taşımadığıdır.
2. Tahdit Kodu ile Tahdit Kaydı Aynı Şey mi?
Tahdit kodu ile tahdit kaydı uygulamada aynı şeyi anlatır. Yazışmaların bir kısmı kayda tahdit kodu, bir kısmı tahdit kaydı der; ikisi arasında hukuki bir ayrım bulunmaz. Belirleyici olan adlandırma değil, kayda dayanılarak kurulan idari işlemdir, çünkü dava edilebilir olan işlemdir.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: bir kişi hakkında aynı anda birden çok işlem bulunabilir ve bunların dayanakları farklı olabilir. Giriş yasağı, kamu düzeni gerekçesiyle Genel Müdürlükçe alınabileceği gibi (m.9/1), sınır dışı edilmiş olma sebebiyle valilikçe de alınabilir (m.9/2). Bunların yanında ayrıca ön izin şartı (m.9/7) ya da ödenmemiş bir kamu alacağı bulunabilir. Her biri ayrı bir idari işlemdir ve birinin kaldırılması diğerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu yüzden başvuru veya dava hazırlanırken kişi hakkındaki işlemlerin tamamının tespit edilmesi gerekir.
3. Tahdit Kodları Nelerdir, Resmî Bir Liste Var mı?
Yayımlanmış ve bağlayıcı bir tahdit kodu listesi yoktur. Tahdit terimi 6458 sayılı Kanunda hiç geçmez; kanun giriş yasağını düzenler, kodu değil. Kod karşılıklarının tek tek sayıldığı bir kanun, yönetmelik veya tebliğ de bulunmamaktadır. Bunun sebebi yukarıda belirtilmiştir: kanun, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları Bakanlığa bırakmıştır (m.9/8).
İnternette dolaşan ve çoğu zaman yüzden fazla kalem içeren kod listeleri bu boşluğu doldurma iddiasındadır. Bu listeler idari uygulamadan derlenmiştir, resmî bir kaynağa dayanmaz ve bir dosyadaki sonucu belirlemez. Bir kodun listede yazan karşılığı ile o kodun sizin dosyanızda dayandırıldığı sebep aynı olmak zorunda değildir.
Sonucu belirleyen sorular listede değil, kanunda bulunur ve dört tanedir: işlemi hangi makam tesis etmiştir, hangi fıkraya dayanmıştır, süre ne zaman başlamıştır ve hangi başvuru yolu açıktır. Aşağıdaki bölümler bu dört soruyu sırayla ele alır.
4. Tahdit Kodunun Arkasında Hangi İşlem Vardır?
Tahdit kodu tek bir işleme değil, birbirinden ayrı dört işlem grubuna işaret edebilir. Hangi grupta olduğunuz, hem süreyi hem başvurulacak mercii değiştirir.
| İşlem | Kim tesis eder | Dayanak |
|---|---|---|
| Türkiye’ye giriş yasağı | Genel Müdürlük; sınır dışı edilenlerde Genel Müdürlük veya valilikler | m.9/1, m.9/2 |
| Ön izin şartı | Kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı sebebiyle Genel Müdürlük; idari para cezası ve kamu alacakları sebebiyle valilikler | m.9/7 |
| İdari para cezası | Valilik, Genel Müdürlük ya da kolluk birimleri | m.102/5 |
| Sınır dışı etme kararı | Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valilikler | m.53/1 |
Türkiye’ye giriş yasağı en yaygın olanıdır ve kodun akla ilk gelen karşılığıdır. Ön izin şartı ise yasaktan daha hafif bir tedbirdir: kişinin ülkeye kabulü yasaklanmaz, Genel Müdürlüğün olumlu görüşüne bağlanır (m.9/7 ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/3). İkisi karıştırıldığında, aslında ön izne bağlı olan bir kişi kendisini yasaklı sanabilir.
İdari para cezası ekseni ayrıca önemlidir, çünkü ödenmemiş bir ceza vize aşamasında karşınıza çıkar: vize ihlalinden veya önceki ikamet izninden doğan ya da 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilmesi gereken alacakları ödemeyi kabul etmeyenlere vize verilmez (m.15/1-ğ). Kanun metnindeki para tutarları taban rakamlardır ve her yıl yeniden değerlendiğinden, ödenecek güncel tutar ilgili idareden teyit edilmelidir. Cezalar tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ödenir (m.102/5).
Dördüncü grup olan sınır dışı etme kararı kendi usulüne tabidir ve bu yazının konusu olan giriş yasağından ayrı yürür; sebepleri ve istisnaları için sınır dışı (deport) kararının sebepleri ve iptal davası yazısına bakılabilir. Kişi bu süreçte geri gönderme merkezinde tutuluyorsa ayrıca idari gözetim kararı söz konusudur (m.57) ve ona karşı izlenecek yol farklıdır; bkz. idari gözetim kararı nedir, nasıl itiraz edilir.
Burada gözden kaçan bir bağ vardır. Giriş yasağına rağmen ülkeye girmek iki sonucu birlikte doğurur: bu kişiler hakkında idari para cezası uygulanır (m.102/1-b) ve ayrıca sınır dışı etme kararı alınır (m.54/1-ı). Yani yasağın süresini beklemeden giriş denemek, tek bir kaydı iki yeni işleme çevirir.
5. Tahdit Kodu Nasıl Sorgulanır, Nereden Öğrenilir?
Kaydı doğrudan gösteren kamuya açık bir sorgulama ekranı bulunmadığından, kayıt kural olarak tebligatla öğrenilir. Kanun tebligatın nerede yapılacağını işleme göre ayırır: giriş yasağı kamu düzeni, güvenliği veya sağlığı gerekçesiyle konmuşsa tebligat, yabancı Türkiye’ye giriş yapmak üzere geldiğinde sınır kapılarındaki yetkili makam tarafından yapılır; sınır dışı edilmiş olması sebebiyle konmuşsa valilikler tarafından yapılır (6458 sayılı Kanun m.10).
Yönetmelik bu listeyi genişletir ve üç temas noktası sayar. Giriş yasağı veya ön izin şartı kapsamındaki yabancılara vize, ikamet veya çalışma izni almak üzere konsolosluklara başvurmaları hâlinde konsolosluk görevlileri, yabancı Türkiye’de ise valilik, çıkışlarda ise sınır kapılarında giriş ve çıkış işlemlerinden sorumlu kolluk birimi tebligatı yapar (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.9). Pratikte kayıt bu üç noktadan birinde ortaya çıkar: konsolosluktaki vize başvurusunda, Türkiye’deki ikamet işleminde veya sınır kapısında.
Tebligatın içeriği ayrıca denetlenmelidir. Kanun, tebligatta yabancıların karara karşı itiraz haklarını etkin şekilde nasıl kullanabilecekleri ve bu süreçteki diğer yasal hak ve yükümlülüklerinin de yer alacağını düzenler (m.10). Bu bilgiyi içermeyen bir tebligat, dava dilekçesinde ayrıca ileri sürülebilecek bir usul eksikliğidir.
Tebligatın bir sonucu daha vardır ve süre bakımından belirleyicidir: idari uyuşmazlıklarda dava açma süresi, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (2577 sayılı Kanun m.7/2-a). Yani süreyi başlatan, kaydın sisteme girildiği tarih değil, size yapılan tebliğdir.
6. Tahdit Kodu Kaç Yıl Sürer, Süre Ne Zaman Başlar?
Sürenin dayanağı kod değil, giriş yasağıdır ve kanun bir tavan koyar: Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır; ancak kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir (6458 sayılı Kanun m.9/3).
Yönetmelik aynı tavanı ayrıntılandırır ve kanunda açıkça yazmayan bir üst sınır ekler. Giriş yasağı en fazla beş yıl süreyle alınır; beş yılın sonunda kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit söz konusu ise önceden alınmış beş yıl süreli yasak tek seferde veya ayrı ayrı olmak üzere on yıl daha uzatılabilir, ancak giriş yasağı süresi aynı gerekçeye dayalı olarak on beş yıldan fazla olamaz (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-d). Buradaki aynı gerekçe kaydı önemlidir: on beş yıllık tavan gerekçe başınadır, kişi başına değil.
Daha kısa bir tavan, gönüllü çıkış hâli için öngörülmüştür. Vize, vize muafiyeti, çalışma izni veya ikamet izni süresini on günden fazla aşan ve hakkında sınır dışı etme kararı alınmadan veya bu karar tebliğ edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuran yabancıların giriş yasağı süresi, ihlalden kaynaklanan harç ve cezaların ödenmiş olması koşuluyla bir yılı geçemez (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-b). Bu, başka bir nedenle giriş yasağı kapsamına alınmayı gerektiren bir durum bulunmaması şartına bağlıdır.
Sürenin başlangıcı ayrı bir kuraldır ve sıkça yanlış hesaplanır: sınır dışı edilecek yabancılar için ülkeye giriş yasağının başlangıcı, yabancının ülkeden çıkış tarihidir (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-a). Karar tarihi ile çıkış tarihi arasında geçen süre, yasak süresinden düşmez. Ülkeden çıkış gecikmişse yasak da o ölçüde geç sona erer.
7. Tahdit Kodu Hiç Konmayabilir mi?
Konulmuş bir yasağı kaldırmak, konulmasını önlemekten zordur. Kanun ve yönetmelik, ihlal tespit edilmeden önce kendi iradesiyle çıkış yapan yabancı için üç ayrı imkân tanır.
Tespitten önce valiliğe başvuru. Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancılara, idari para cezalarını ödemiş olmaları ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmamaları kaydıyla giriş yasağı kararı alınmayabilir (6458 sayılı Kanun m.9/4). Üç şart birlikte aranır ve sıralama belirleyicidir: başvuru tespitten önce yapılmış olmalı, ceza ödenmiş olmalı ve ihlal süresi aşılmamış olmalıdır. Kolluk ihlali tespit ettikten sonra yapılan başvuru bu fıkranın kapsamına girmez.
Sınır kapısına kendiliğinden gelme. Vize, vize muafiyeti, çalışma izni veya ikamet izni süresini on günden fazla aşan ve hakkında sınır dışı etme kararı alınmadan çıkış yapmak üzere sınır kapısına kendiliğinden gelen yabancılar hakkında, ihlalden kaynaklanan harç ve cezaların ödenmiş olması koşuluyla, vize veya ikamet ihlali gerekçesiyle giriş yasağı kararı alınmayabilir (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-c).
Terke davet. Türkiye’yi terke davet edilenlerden süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir (6458 sayılı Kanun m.9/5). Terke davet edilenlere, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır; ancak kaçma ve kaybolma riski bulunanlara, yasal giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenlere, sahte belge kullananlara, asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz (m.56/1). Süre tanınanlara Çıkış İzin Belgesi verilir ve bu belge hiçbir harca tabi değildir; ancak vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler saklıdır (m.56/2).
Üç imkânın da ortak bir sınırı vardır. Kanun ve yönetmelik alınmaz değil, alınmayabilir demektedir. Şartların sağlanması yasağın konmamasını mümkün kılar, kendiliğinden garanti etmez; idarenin takdir alanı korunur. Bu nedenle şartların sağlandığı, ödeme belgeleri ve başvuru tarihleri ile ortaya konmalıdır. Süre aşımından doğan ihlalin ceza yönü için vize ihlali ve cezası yazısına bakılabilir.
8. Tahdit Kodu Nasıl Kaldırılır: Göç İdaresine Başvuru
Kaldırma yetkisi açıkça düzenlenmiştir: Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir (6458 sayılı Kanun m.9/6). Yönetmelik aynı yetkiyi zaman bakımından açar ve Genel Müdürlüğün gerekli gördüğünde sürenin dolmasını beklemeden yasağı kaldırabileceğini belirtir (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-e).
Fıkra iki ayrı sonuç içerir ve bunlar karıştırılmamalıdır. Birincisi yasağın kaldırılmasıdır: işlem ortadan kalkar. İkincisi yasak yerinde dururken belirli bir süre için giriş izni verilmesidir; bu, aşağıda ele alınan meşruhatlı vize uygulamasının dayanağıdır ve kaydı silmez.
İdari başvurunun usulü genel kanundadır. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir ve bu başvurma işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.11/1). Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (m.11/2). İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması hâlinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır (m.11/3).
Bu son cümle uygulamada en çok hata yapılan yerdir. Başvuru süreyi durdurur, sıfırlamaz. Tebligattan sonra kırk gün beklenip başvuru yapılmışsa, zımni ret üzerine kalan süre altmış değil yirmi gündür. Ayrıca başvurunun dava açma süresi içinde yapılmış olması gerekir; süre geçtikten sonra idareye yazılan bir dilekçe dava hakkını geri getirmez.
9. Tahdit Kodunun Kaldırılması Davası: Süre, Görevli ve Yetkili Mahkeme
İdari başvuru reddedilirse ya da hiç yapılmamışsa, koda dayanan işlemin iptali istemiyle dava açılır. Dava konusu kodun kendisi değil, giriş yasağı ya da ön izin şartı işlemidir.
Görevli yargı kolu idari yargıdır. Uyuşmazlık bir idari işlemin iptaline ilişkin olduğundan asliye hukuk veya ceza mahkemesinde dava açılmaz.
Süre altmış gündür. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gündür (2577 sayılı Kanun m.7/1). Giriş yasağını düzenleyen 9. maddede özel bir dava süresi bulunmadığından bu genel süre uygulanır. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m.7/2-a).
Yetkili mahkeme, işlemi yapan merciin yerindedir. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir (2577 sayılı Kanun m.32/1). Bu kural, dava edilecek işlemin tespit edilmesini ayrıca gerekli kılar: işlemi Genel Müdürlük tesis etmişse yetkili mahkeme Genel Müdürlüğün bulunduğu yerde, valilik tesis etmişse o ilde olur. Yetki kamu düzenindendir (m.32/2). Yetkisiz mahkemede açılan dava esastan incelenmez, fakat kaybedilmez de: idari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan dava görev veya yetki yönünden reddedilir ve dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir (m.15/1-a).
Yargılama giderleri bakımından harç ve posta avansı yatırılması gerekir. Ödeme gücü bulunmayanlar için adli yardım yolu açıktır: bu kanunda hüküm bulunmayan hususlardan biri olarak adli yardım hâllerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır (2577 sayılı Kanun m.31/1). Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olanlar, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.334/1). Yabancılar bakımından ek bir şart vardır: yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır (m.334/3). Başvurunun yapılışı için adli yardım başvurusu yazısına bakılabilir.
10. Tahdit Kodu Davasında Kanun Yolu: Karar Kesin midir?
Tahdit koduna dayanan işlemde kanun yolu, sınır dışı etme kararındakinden farklı işler. Aynı kanunda düzenlenen iki işlemi ayıran bu fark, dosyanın nereye gideceğini belirler.
Sınır dışı etme kararında yol kapalıdır. Bu fıkra 21/11/2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değiştirilmiştir; aşağıdaki süreler değişiklik sonrası yürürlükteki metne aittir ve daha eski tarihli kaynaklarda farklı görülebilir. Yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir; başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır ve mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir (6458 sayılı Kanun m.53/3). Kesinlik istinaf ve temyiz yolunu kapatır.
Giriş yasağı işleminde yol açıktır. Giriş yasağını düzenleyen 9. maddede kesinliğe ilişkin bir hüküm yoktur. Özel hüküm bulunmadığı için genel idari yargılama usulü uygulanır; yani ilk derece kararına karşı istinaf, koşulları varsa temyiz yolu işler.
Pratik sonuç ikisinde de farklıdır. Sınır dışı kararında mücadele tek derecede biter ve süre çok kısadır, bu yüzden yedi günlük süreyi kaçırmamak belirleyicidir. Giriş yasağında ise ilk derecede alınan olumsuz sonuç yolun sonu değildir; uyuşmazlık üst derecelerde sürer. Sınır dışı kararına itirazın kendi usulü için sınır dışı etme kararına itiraz ve iptal davası yazısına, dilekçenin yapısı için deport kararına itiraz dilekçesi örneği ve idari gözetim kararına itiraz dilekçesi örneği yazılarına bakılabilir.
Ayrıca sınır dışı davasının kendine özgü bir koruması vardır: yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez (m.53/3). Bu koruma giriş yasağı davasına ait değildir, çünkü giriş yasağı zaten yurt dışındaki bir kişiyi ilgilendirir.
11. Tahdit Kodu Kaldırılmadan Türkiye’ye Giriş: Meşruhatlı Vize
Hakkında giriş yasağı bulunan bir yabancının girişi tümüyle kapalı değildir. Kanun, vize verilmeyecek yabancılar arasında Türkiye’ye girişleri yasaklı olanları da sayar (6458 sayılı Kanun m.15/1-b), fakat hemen ardından bir istisna getirir: bu madde kapsamında olmasına rağmen vize verilmesinde yarar görülenlere Bakanın onayıyla vize verilebilir (m.15/2).
Uygulamada bu yolla verilen ve üzerinde açıklama taşıyan vizeler meşruhatlı vize olarak anılır. Bu terim 6458 sayılı Kanunda geçmez; hukuki dayanak yukarıdaki istisnadır. Aynı sonuca giriş yasağı maddesinden de ulaşılır: Genel Müdürlük, giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir (m.9/6 ve Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-e).
Maddenin lafzından iki sınır çıkar. Birincisi, bu bir hak değil takdirdir: hüküm verilir değil verilebilir der ve şartı vize verilmesinde yarar görülen hâllerle sınırlar. İkincisi, yetki konsoloslukta veya valilikte değil Bakandadır.
İstisnanın sınır kapısındaki karşılığı ayrıca düzenlenmiştir. Kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınacaklar sayılırken, vize muafiyeti kapsamında olsalar dahi vize verilmeyecek yabancılar bakımından 15 inci maddenin ikinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla denilmiştir (m.7/1-c). Yani m.15/2 kapsamında vize almış bir yabancı, aksi hâlde geri çevrilecek olmasına rağmen bu sebeple geri çevrilmez.
Bu yolun sınırı açıktır: kod ve giriş yasağı işlemi yerinde kalır. Meşruhatlı vize yalnız somut bir seyahat için giriş imkânı doğurur. Kaydın kendisini hedefleyen yol, yukarıda anlatılan idari başvuru ve iptal davasıdır.
11.1. İnad Yolcu Ne Demek?
Havacılık uygulamasında, giriş şartlarını taşımadığı için ülkeye kabul edilmeyip geldiği yere geri gönderilen yolcu inad yolcu olarak anılır. Terim mevzuat dili değildir; kanundaki karşılığı kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınarak Türkiye’ye girişine izin verilmeyen ve geri çevrilen yabancıdır (6458 sayılı Kanun m.7/1). Bu kapsama pasaportu, vizesi ya da ikamet veya çalışma izni olmayanlar, bu belgeleri hileli yollarla edindiği veya sahte olduğu anlaşılanlar, belgesinin süresi yeterli olmayanlar ve vize verilmeyecek yabancılar girer.
Ayrım pratikte belirleyicidir. İnad yolcu işlemi sınır dışı etme kararı değildir; bu yüzden m.53/3’teki yedi günlük özel süre ve kesinlik kuralı bu işleme uygulanmaz. Kişi hakkında ayrıca bir giriş yasağı tesis edilmişse dava o işleme karşı ve genel usule göre açılır.
İşlemin kendi güvenceleri vardır. Bu madde kapsamında yapılan işlemler geri çevrilen yabancılara tebliğ edilir ve tebligatta itiraz haklarının etkin şekilde nasıl kullanılabileceği de yer alır (m.7/2). Bu madde kapsamındaki yabancılar, işlemleri sonuçlanıncaya kadar sınır kapılarında kendileri için belirlenen alanlarda bekletilir (m.7/3).
12. Tahdit Kodu, Sınır Dışı ve İdari Gözetim: Hangi Yol Hangi Süreye Tabi?
Tahdit kodu, sınır dışı etme kararı ve idari gözetim aynı dosyada bir arada görülebildiği için süreleri ve mercileri sıkça birbirine karışır. Ayrım şudur:
| Dava konusu işlem | Başvurulacak merci | Süre | Kanun yolu | Dayanak |
|---|---|---|---|---|
| Giriş yasağı, ön izin şartı | İdare mahkemesi | 60 gün | İstinaf ve temyiz açık | 2577 sayılı Kanun m.7/1, m.32/1 |
| Sınır dışı etme kararı | İdare mahkemesi | 7 gün | Karar kesin | 6458 sayılı Kanun m.53/3 |
| İdari gözetim kararı | Sulh ceza hâkimi | Süre öngörülmemiş | Ayrı usul | 6458 sayılı Kanun m.57 |
Üçünde de süre tebligatla başlar, fakat başlangıç olayı farklıdır: giriş yasağında yasağın tebliği, sınır dışında kararın tebliği, idari gözetimde gözetimin sürüyor olması esastır. Bir kişi aynı anda üçüne de muhatap olabilir ve her biri için ayrı dilekçe verilmesi gerekir. En kısa süre yedi gündür; bu nedenle dosyada bir sınır dışı etme kararı varsa önce o sürenin korunması gerekir.
13. Tahdit Kodu Kaldırma Süreci Ne Kadar Sürer?
Kanun, sürecin toplam uzunluğu için bir süre öngörmez; öngördüğü süreler aşamalara aittir ve bunlar hesaplanabilir.
İdari aşamada belirleyici olan zımni ret süresidir: otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (2577 sayılı Kanun m.11/2). Yani idari başvurunun sonucunu görmek için en fazla otuz gün beklenir; cevap gelmezse ret varsayılır ve dava yolu açılır.
Yargı aşamasında giriş yasağı davası için özel bir karar süresi bulunmaz. Sınır dışı etme kararına itirazda mahkemenin on beş gün içinde karar vermesi öngörülmüştür (6458 sayılı Kanun m.53/3), fakat bu kural giriş yasağı davasına uygulanmaz; genel usule tabi bir iptal davası söz konusudur ve karar süresi kanunla sınırlanmamıştır. Bu nedenle giriş yasağı davasının ne kadar süreceği konusunda kanuna dayanan bir süre verilemez.
Süreci kısaltan tek unsur hazırlıktır. İşlemin hangi makam tarafından, hangi fıkraya dayanılarak ve hangi tarihte tesis edildiği baştan tespit edilirse, yetkisiz mahkemede açılan dava ve süresi içinde yapılmayan idari başvuru gibi süreyi uzatan sonuçlar önlenir. İkamet izni ekseninde kayıtla karşılaşanlar için ikamet izni türleri, şartları ve süreleri, uluslararası koruma talebi bulunanlar için uluslararası koruma (iltica): türleri ve başvuru, vatandaşlık başvurusu reddedilenler için vatandaşlık başvurusunun reddi ve yargı yolu yazılarına bakılabilir.
- Gönüllü çıkış başvurusu, harç ödenmiş1 yıl
- Giriş yasağının azami süresi5 yıl
- Aynı gerekçeyle mutlak tavan15 yıl
Sıkça Sorulan Sorular
Tahdit kodu ne anlama gelir?
Tahdit kodu, bir yabancı hakkında idari kayıtlarda kısıtlama bulunduğunu gösteren harf ve rakamdan oluşan bir kayıt işaretidir. Kodun kendisi hukuki sonuç doğurmaz; sonucu, koda dayanılarak tesis edilen işlem doğurur. Bu işlem çoğunlukla Türkiye'ye giriş yasağı, ön izin şartı, idari para cezası veya sınır dışı etme kararıdır.
Tahdit kodları nelerdir, resmî bir liste var mı?
Yayımlanmış ve bağlayıcı bir tahdit kodu listesi yoktur. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda tahdit terimi hiç geçmez; kanun, giriş yasağının uygulanmasına ilişkin usul ve esasları Bakanlığa bırakır (m.9/8). İnternette dolaşan kod listelerinin hukuki bir kaynağı yoktur ve dosyanızdaki sonucu belirlemez.
Tahdit kaydı ile tahdit kodu aynı şey mi?
Uygulamada ikisi aynı şeyi anlatır. Hukuken önemli olan adlandırma değil, kayda dayanılarak tesis edilen idari işlemdir. Dava da kodun kendisine değil, o işleme karşı açılır.
Tahdit kodu nasıl sorgulanır?
Kaydı doğrudan gösteren kamuya açık bir sorgulama ekranı bulunmadığı için kayıt, kural olarak tebligatla öğrenilir. Giriş yasağı tebligatı, yurt dışından gelen yabancıya sınır kapısında, Türkiye'de bulunana valilik tarafından yapılır (6458 sayılı Kanun m.10). Vize, ikamet veya çalışma izni başvurusunda ise tebligatı konsolosluk görevlileri yapar (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.9).
Tahdit kodu kaç yıl sürer?
Sürenin dayanağı kod değil, giriş yasağıdır. Türkiye'ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır; kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre en fazla on yıl daha artırılabilir (6458 sayılı Kanun m.9/3). Yönetmelik ayrıca aynı gerekçeye dayalı yasağın on beş yılı aşamayacağını düzenler (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-d).
Giriş yasağı süresi ne zaman başlar?
Sınır dışı edilecek yabancılar için giriş yasağının başlangıcı, yabancının ülkeden çıkış tarihidir (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-a). Yani süre karar tarihinden değil, fiilî çıkıştan itibaren işler.
Tahdit kodu kaldırılabilir mi?
Evet. Genel Müdürlük giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye'ye girişine izin verebilir (6458 sayılı Kanun m.9/6). Yönetmelik, Genel Müdürlüğün gerekli gördüğünde sürenin dolmasını beklemeden yasağı kaldırabileceğini de düzenler (Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m.8/2-e).
Tahdit kodu kaldırma başvurusu dava süresini durdurur mu?
İdari dava açılmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan istenebilir ve bu başvuru işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.11/1). Ancak başvurunun dava açma süresi içinde yapılmış olması gerekir; süre geçtikten sonra yapılan başvuru süreyi yeniden başlatmaz.
Tahdit kodu kaldırma davası kaç gün içinde açılır?
Giriş yasağı işlemi için 6458 sayılı Kanunda özel bir dava süresi öngörülmemiştir; bu nedenle genel süre uygulanır ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür (2577 sayılı Kanun m.7/1). Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m.7/2-a).
Tahdit kodu kaldırma davası hangi mahkemede açılır?
Görevli yargı kolu idari yargıdır; uyuşmazlık bir idari işlemin iptaline ilişkin olduğu için asliye hukuk veya ceza mahkemesinde dava açılmaz. Yetkili idare mahkemesi ise, dava konusu idari işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki mahkemedir (2577 sayılı Kanun m.32/1). Yetki kamu düzenindendir (m.32/2).
Sınır dışı kararına kaç günde itiraz edilir?
Yabancı, yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir (6458 sayılı Kanun m.53/3). Bu yedi gün yabancının başvuru süresidir; aynı fıkradaki on beş günlük süre mahkemenin karar verme süresidir ve ikisi karıştırılmamalıdır.
Giriş yasağı davasında idare mahkemesinin kararı kesin midir?
Hayır. Kesinlik kuralı yalnız sınır dışı etme kararına itiraz için öngörülmüştür (6458 sayılı Kanun m.53/3). Giriş yasağı işlemine karşı açılan davada böyle özel bir hüküm bulunmadığından genel idari yargılama usulü uygulanır ve istinaf ile temyiz yolu açıktır.
Giriş yasağı hiç konmayabilir mi?
Evet, iki hâlde. Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durum tespit edilmeden önce çıkış için valiliğe başvuran yabancı hakkında, idari para cezalarını ödemiş olması ve Bakanlıkça belirlenen ihlal sürelerini aşmaması kaydıyla giriş yasağı kararı alınmayabilir (6458 sayılı Kanun m.9/4). Türkiye'yi terke davet edilenlerden süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında da giriş yasağı kararı alınmayabilir (m.9/5). Her iki fıkrada da kanun alınmaz değil alınmayabilir demektedir; bu bir hak değil, idarenin takdir alanıdır.
Meşruhatlı vize nedir?
Meşruhatlı vize, uygulamada, hakkında kısıtlama bulunmasına rağmen üzerinde açıklama taşıyan bir vizeyle girişe izin verilmesini anlatır. Bu terim 6458 sayılı Kanunda geçmez. Hukuki dayanak, vize verilmeyecek yabancılar arasında sayılmasına rağmen vize verilmesinde yarar görülenlere Bakanın onayıyla vize verilebileceğini düzenleyen hükümdür (6458 sayılı Kanun m.15/2). Bu yol kodu kaldırmaz, yalnız somut bir seyahat için giriş imkânı doğurur.
İnad yolcu ne demek?
İnad yolcu, havacılık uygulamasında, giriş şartlarını taşımadığı için ülkeye kabul edilmeyip geldiği yere geri gönderilen yolcuyu anlatır. Kanundaki karşılığı kabul edilemeyen yolcu kapsamına alınarak girişine izin verilmeyen ve geri çevrilen yabancıdır (6458 sayılı Kanun m.7/1). Bu işlem sınır dışı etme kararı olmadığı için m.53/3'teki yedi günlük özel süre ve kesinlik kuralı buna uygulanmaz.
Giriş yasağına rağmen Türkiye'ye girilirse ne olur?
İki ayrı sonuç birlikte doğar. Girişleri yasaklanmış olmasına rağmen Türkiye'ye girebilmiş olanlar hakkında idari para cezası uygulanır (6458 sayılı Kanun m.102/1-b). Ayrıca, hakkında Türkiye'ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye'ye geldiği tespit edilen yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınır (m.54/1-ı).
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler