Tam yargı davası, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilen kişinin, uğradığı zararın idarece ödenmesi için açtığı idari davadır (İYUK m.2/1-b). Tam yargı davası uygulamada idareye karşı tazminat davası ya da devlet aleyhine tazminat davası olarak da anılır. Dayanağı Anayasa’daki kuraldır: idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m.125). Tam yargı davasında iki süre birbirine karıştırılır. Zarar bir idari eylemden doğmuşsa önce bir yıl / beş yıl içinde idareye başvurulur (İYUK m.13/1). Dava ise ret cevabından veya cevapsız geçen otuz günden sonra 60 gün içinde açılır (İYUK m.7/1).
1. Tam Yargı Davası Nedir?
Tam yargı davası, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun saydığı üç idari dava türünden biridir. Kanun tam yargı davasını, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan dava olarak tanımlar (İYUK m.2/1-b). “Muhtel olmak” ihlal edilmek demektir. Tam yargı davasının konusu bu nedenle idarenin bir eylemi veya işlemi yüzünden kişinin kendi hakkında doğan zarardır ve davacı bu zararın parasal karşılığını ister.
Tam yargı davası ile iptal davası aynı işlemden doğabilir ama farklı sonuç ister. İptal davası, yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönünden hukuka aykırı bir idari işlemin ortadan kaldırılması için açılır (İYUK m.2/1-a). Tam yargı davası ise işlemi değil zararı konu alır. Üçüncü dava türü, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davalardır (İYUK m.2/1-c).
İdari yargının denetimi hukuka uygunlukla sınırlıdır. Tam yargı davasına bakan mahkeme de yerindelik denetimi yapamaz ve idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde karar veremez (İYUK m.2/2; Anayasa m.125).
2. Tam Yargı Davasının Şartları
Tam yargı davasının açılabilmesi için dört unsur birlikte bulunmalıdır: bir idari eylem veya işlem, davacının kişisel hakkının doğrudan ihlali, bundan doğan bir zarar ve eylem ya da işlem ile zarar arasında bağ. Bunlara usul şartları eklenir: idari eylemde idareye ön başvuru (İYUK m.13/1), dava açma süresi (İYUK m.7/1) ve dilekçede uyuşmazlık konusu miktarın gösterilmesi (İYUK m.3/2-d).
Dilekçe verildikten sonra mahkeme, görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, süre aşımı, husumet ve dilekçenin kanuna uygunluğu yönlerinden sırasıyla ilk incelemeyi yapar (İYUK m.14/3). Bu yönlerden biri eksikse tam yargı davası esasa girilmeden reddedilebilir veya dilekçe yenilenmek üzere reddedilir (İYUK m.15/1).
2.1. Tam Yargı Davasını Kimler Açabilir?
Tam yargı davasını, idari eylem veya işlem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen gerçek veya tüzel kişi açar (İYUK m.2/1-b). Bu şart, iptal davasındaki menfaat ihlalinden daha dardır. İptal davasını işlemden menfaati etkilenen kişi açabilir (İYUK m.2/1-a). Tam yargı davasında ise davacının kendi hakkının zarar görmüş olması gerekir. Mahkeme ehliyeti ilk incelemede ayrıca denetler (İYUK m.14/3-c).
2.2. Tam Yargı Davasında İdarenin Sorumluluğu: Hizmet Kusuru ve Kusursuz Sorumluluk
Tam yargı davasında idarenin sorumluluğunun dayanağı Anayasa’dır: idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m.125). Kanun, bu sorumluluğun hangi hâllerde doğacağını tek tek saymaz. İdare hukukunda sorumluluk iki başlık altında anlatılır.
- Hizmet kusuru: Zararın idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin kuruluşundaki, işleyişindeki veya denetimindeki bir aksaklıktan doğmasıdır. Tam yargı davalarının büyük kısmı bu başlık altında açılır.
- Kusursuz sorumluluk: İdarenin kusuru bulunmasa da faaliyetin kişiye yüklediği özel ve olağan dışı zararın karşılanmasıdır.
Hizmet kusuru kavramının pratik sonucu şudur: zarar belirli bir memurun kusurlu davranışından doğsa bile tam yargı davası memura değil, idareye karşı açılır. Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129). Devlet memurları bakımından aynı kural kanunda da yer alır. Kişiler, kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı görevi yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açar; kurumun sorumlu personele rücu hakkı saklıdır (657 sayılı Kanun m.13). Tam yargı davasında davacının görevlinin kimliğini veya kişisel kusurunu ispatlaması bu nedenle davanın şartı değildir. Davacının göstermesi gereken, zararın idarenin yürüttüğü hizmetten doğduğudur.
3. Tam Yargı Davası Hangi Hallerde Açılır?
Tam yargı davası, zararın kaynağına göre iki ayrı yoldan açılır ve bu ayrım süreyi de belirler.
| Zararın kaynağı | Örnek | Dava öncesi | Dayanak |
|---|---|---|---|
| İdari eylem (fiilî davranış) | Belediyenin açık bıraktığı kazı çukuru, kamu hastanesindeki tıbbi müdahale, kamulaştırma yapılmadan taşınmaza el atılması | Bir yıl / beş yıl içinde idareye başvuru zorunlu | İYUK m.13/1 |
| İdari işlem (yazılı karar) | Hukuka aykırı görevden alma, ruhsat iptali, disiplin cezası | Ön başvuru şartı yok; doğrudan, iptalle birlikte veya iptalden sonra dava | İYUK m.12 |
Tam yargı davasının en sık açıldığı alanlardan biri kamu sağlık hizmetidir. Kamu hastanesinde görev yapan hekim kamu görevlisidir ve yetkisini kullanırken işlediği kusurdan doğan tazminat davası, ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129). Özel hastane ve serbest çalışan hekime karşı dava ise adli yargıda görülür. İki yolun ayrımı Özel Hastaneye Karşı Tazminat Davası ve Malpraktis Nedir? Doktor Hatası Tazminat Davası yazılarında anlatılmıştır.
Taşınmazla ilgili eylemlerde de tam yargı davası gündeme gelir. Kamulaştırma yapılmadan taşınmaza el atılmasının hangi hâllerde idari yargıda görüleceği Kamulaştırmasız El Atma yazısında ele alınmıştır.
Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamındaki faaliyetler nedeniyle uğranılan maddi zararlar için ayrı bir sulh usulü vardır (5233 sayılı Kanun m.1, m.2). Bu usul tam yargı davası değildir. Bir mahkeme kararı gereğince karşılanan zararlar 5233 sayılı Kanunun kapsamı dışında kalır (5233 sayılı Kanun m.2).
4. Tam Yargı Davası Açmadan Önce İdareye Başvuru
Tam yargı davası idari eylemden doğan bir zarar için açılacaksa, önce idareye başvurmak zorunludur. İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler, dava açmadan önce eylemi yazılı bildirim üzerine veya başka surette öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemek zorundadır (İYUK m.13/1).
İki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa o esas alınır. Bir yıllık süre öğrenme tarihinden, beş yıllık süre ise öğrenmeye bakılmaksızın eylem tarihinden başlar. Eylemi dördüncü yılın sonunda öğrenen kişi için başvuru hakkı, bir yıl değil, beşinci yılın dolmasına kalan süre kadardır.
İdare istemi kısmen veya tamamen reddederse dava süresi ret işleminin tebliğini izleyen günden başlar. İdare otuz gün içinde cevap vermezse süre, bu otuz günün bittiği tarihten başlar (İYUK m.13/1).
Görevli olmayan adli yargıya açılan tam yargı davası görev yönünden reddedilmişse, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvuru şartı aranmaz (İYUK m.13/2).
İdari işlemden doğan zararda ise ön başvuru şartı yoktur. İlgili, isterse dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını veya değiştirilmesini üst makamdan isteyebilir. Bu başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurur; otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır (İYUK m.11/1-2). Bu yol isteğe bağlıdır ve m.12 uyarınca saklıdır (İYUK m.12).
5. Tam Yargı Davası Açma Süresi
Tam yargı davası açma süresi, özel kanunda ayrı bir süre yoksa idare mahkemesinde ve Danıştay’da 60 gün, vergi mahkemesinde 30 gündür (İYUK m.7/1). Sürenin nereden başlayacağı, zararın kaynağına göre değişir.
- İdari eylemden doğan zarar: Önce bir yıl / beş yıl içinde idareye başvurulur. 60 günlük dava süresi, ret işleminin tebliğini izleyen günden veya otuz günlük cevap süresinin bittiği tarihten başlar (İYUK m.13/1).
- İdari işlemden doğan zarar, doğrudan dava: Süre, işlemin yazılı bildiriminin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (İYUK m.7/2-a).
- İptal davasından sonra tam yargı davası: Önce iptal davası açılmışsa, bu davada verilen kararın veya kanun yoluna gidilmişse kanun yolunda verilen kararın tebliğinden itibaren ya da işlemin icrası nedeniyle doğan zararlarda icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir (İYUK m.12).
Tam yargı davası açma süresinin ayrıntıları (beş yıllık üst sınır, adli yargıdan dönen dava, sürenin hesaplanması ve TBK zamanaşımı farkı) Tam Yargı Davası Açma Süresi: 1 Yıl, 5 Yıl, 60 Gün ve Zamanaşımı yazısında anlatılmıştır. Genel 60 gün kuralı için İdari Davada Dava Açma Süresi yazısına bakılabilir.
6. Tam Yargı Davası Nasıl Açılır?
Tam yargı davası, görevli idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazılmış imzalı bir dilekçeyle açılır (İYUK m.3/1). İdari eylemden doğan zararda dilekçeden önce idareye başvuru yapılmış ve cevabı (veya cevapsız geçen otuz gün) beklenmiş olmalıdır (İYUK m.13/1). Dilekçe mahkemenin evrak bürosuna kaydedilir ve davacıya tarih ile sayıyı gösteren ücretsiz bir alındı verilir (İYUK m.14/2).
6.1. Tam Yargı Davası Dilekçesinde Bulunması Gerekenler
Tam yargı davası dilekçesinde şunlar gösterilir (İYUK m.3/2):
- Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri ve gerçek kişilerin T.C. kimlik numarası,
- Davanın konusu, sebepleri ve dayandığı deliller,
- Dava konusu idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
- Uyuşmazlık konusu miktar. Bu unsur tam yargı davalarına özgüdür ve maddi ile manevi tazminat ayrı ayrı gösterilmelidir.
Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir. Dilekçe ile eklerin örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur (İYUK m.3/3). İdari eylemde idareye yapılan başvurunun ve idarenin cevabının örneği de bu belgeler arasındadır, çünkü sürenin başlangıcı ona göre hesaplanır. İdareye başvuru dilekçesi, dava dilekçesi ve miktar artırma dilekçesi için doldurulabilir metinler Tam Yargı Davası Dilekçe Örneği yazısındadır.
6.2. Tam Yargı Davasında Miktarın Artırılması
Tam yargı davası açılırken zararın tamamı çoğu zaman bilinmez; kesin tutar bilirkişi incelemesinden sonra ortaya çıkar. Kanun bu nedenle bir kez artırıma izin verir. Tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus artırılabilir. Artırma dilekçesi otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir (İYUK m.16/4).
Artırma hakkı bir kez kullanılabildiği için, zararın kapsamını ortaya koyacak bilirkişi raporundan önce kullanılması ikinci bir artırma imkânı bırakmaz.
İdari yargıda Hukuk Muhakemeleri Kanunu yalnız İYUK’un saydığı konularda uygulanır: hâkimin reddi, ehliyet, davaya katılma ve ihbar, vekiller, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delil tespiti, yargılama giderleri ve adli yardım gibi (İYUK m.31/1). Belirsiz alacak davası ve ıslah bu konular arasında sayılmamıştır. Tam yargı davasında tutarın tamamı dava açılırken bilinmiyorsa, kanunun öngördüğü yol dilekçede bilinen tutarla dava açmak ve miktarı m.16/4 uyarınca bir kez artırmaktır.
6.3. Tam Yargı Davası Ne Kadar Sürer?
Tam yargı davasının ne kadar süreceği için kanunda tek bir süre yoktur. Mahkeme dosyaları kanundaki öncelik veya ivedilik durumlarını gözeterek geliş tarihine göre inceler ve tekemmül ettikleri sırayla karara bağlar. Bu kapsam dışında kalan dosyaların, tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılması öngörülmüştür (İYUK m.20/5). Tarafların cevap süresi tebliğden itibaren otuz gündür (İYUK m.16/3). Bilirkişi incelemesi ve kanun yolu aşamaları toplam süreyi uzatır.
7. Tam Yargı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Tam yargı davasında görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir. İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek davalar dışındaki tam yargı davalarına bakar (2576 sayılı Kanun m.5/1-b).
Konusu kanunda gösterilen parasal sınırı aşmayan; idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, heyet yerine idare mahkemesi hâkimlerinden biri tarafından (tek hâkimle) çözümlenir (2576 sayılı Kanun m.7/1-a). Bu parasal sınır kanunla belirlenir ve değiştirilir. Güncellik: Tek hâkimle görülecek davaları sayan fıkra 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. 16/7/2026’dan önceki kaynaklar bu fıkra bakımından güncel değildir.
7.1. Tam Yargı Davasında Yetkili Mahkeme
Tam yargı davasında yetkili idare mahkemesi, idari sözleşmelerden doğanlar dışında, şu sırayla belirlenir (İYUK m.36):
- Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili idare mahkemesi,
- Zarar bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuşsa, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer idare mahkemesi,
- Diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesi.
İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal ve tahsis gibi taşınmazla ilgili idari davalarda yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.34/1). Yetki kamu düzenindendir (İYUK m.32/2). Görevsiz veya yetkisiz idare mahkemesine açılan tam yargı davası görev ya da yetki yönünden reddedilir ve dosya görevli veya yetkili mahkemeye gönderilir (İYUK m.15/1-a).
8. Tam Yargı Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
Tam yargı davasında hem maddi hem manevi zarar istenebilir. Dayanak, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödeme yükümlülüğüdür (Anayasa m.125). Maddi zarar kalemleri olayın türüne göre değişir: tedavi giderleri, çalışma gücü kaybından doğan kayıplar, destekten yoksun kalma veya eşyanın zarar görmesi. Manevi zarar, olay nedeniyle duyulan elem ve üzüntünün karşılığıdır. Talep edilen her kalem dilekçede miktarıyla ayrı ayrı gösterilir (İYUK m.3/2-d).
İdarenin mahkeme kararını uygulamaması da ayrı bir tam yargı davası konusu olabilir. Danıştay, bölge idare mahkemesi, idare ve vergi mahkemesi kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3). Kararın kamu görevlilerince süresi içinde yerine getirilmemesi hâlinde de tazminat davası görevliye karşı değil, ancak ilgili idare aleyhine açılabilir (İYUK m.28/4).
Tam yargı davasında hükmedilen miktar, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı olarak bildireceği banka hesabına yatırılır. Kanundaki süre içinde ödeme yapılmazsa karar genel hükümlere göre icra yoluyla yerine getirilir (İYUK m.28/2). Tazminat tutarının nasıl belirlendiğine ilişkin genel ölçütler için Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir? yazısına bakılabilir.
9. Tam Yargı Davasında Faiz
Tam yargı davasında faiz iki ayrı dönem için düşünülür: dava sonuçlanana kadar geçen dönem ve karardan sonra ödemenin yapılmasına kadar geçen dönem. Kanun ikinci dönemi açıkça düzenler. Tazminat davalarında idare, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için 6183 sayılı Kanun m.48’e göre belirlenen tecil faizi oranında faiz öder. Ancak mahkeme kararının davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasında geçen süre için faiz işlemez (İYUK m.28/6).
Bu kuralın pratik sonucu, banka hesap numarasının idareye mümkün olan en kısa sürede ve yazılı olarak bildirilmesidir. Hükmedilen miktar, bildirilen hesaba yatırılır (İYUK m.28/2). Bildirim geciktikçe, karar tebliğ edilmiş olsa bile o aradaki süre için faiz istenemez.
Dava sonuçlanana kadar geçen dönem için faiz ise dava dilekçesinde istenmelidir. Tam yargı davasında dilekçede uyuşmazlık konusu miktar gösterilir (İYUK m.3/2-d) ve dava dilekçesinde yer almayan bir talep sonradan verilen dilekçeyle ileri sürülemez (İYUK m.16/4). Faizin türü ve başlangıç tarihi bu nedenle ilk dilekçede açıkça yazılır.
10. Tam Yargı Davası ile İptal Davası Arasındaki Fark
Tam yargı davası zararın ödenmesini, iptal davası işlemin ortadan kaldırılmasını ister. İki dava aynı işlemden doğabilir ve birlikte de açılabilir. Ayrımı belirleyen ölçütler şunlardır:
| Ölçüt | İptal davası | Tam yargı davası |
|---|---|---|
| Amaç | Hukuka aykırı idari işlemin kaldırılması | Zararın idarece ödenmesi |
| Kim açar | Menfaati ihlal edilen (İYUK m.2/1-a) | Kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen (İYUK m.2/1-b) |
| Konu | Yalnız idari işlem | İdari işlem ve idari eylem |
| Dava öncesi başvuru | Zorunlu değil, isteğe bağlı (İYUK m.11) | İdari eylemde bir yıl / beş yıl içinde zorunlu (İYUK m.13/1) |
| Dilekçede miktar | Gösterilmez | Uyuşmazlık konusu miktar gösterilir (İYUK m.3/2-d) |
Haklarını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle ilgililer üç yoldan birini seçebilir: doğrudan tam yargı davası açmak, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açmak ya da önce iptal davası açıp kararın tebliğinden veya işlemin icrasından itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açmak (İYUK m.12). İdari işlemin iptali için izlenecek yol ve şartlar İptal Davası Nedir? yazısında anlatılmıştır. İdari işlemin uygulanmasının dava süresince durdurulması için Yürütmenin Durdurulması Nedir? yazısına bakılabilir.
11. Tam Yargı Davasında Kanun Yolları: İstinaf ve Temyiz
Tam yargı davasında idare mahkemesi kararına karşı kanun yolu istinaftır. Başvuru, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılır (İYUK m.45/1). Konusu kanunda gösterilen parasal sınırı geçmeyen tam yargı davalarında idare mahkemesi kararı kesindir; bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz (İYUK m.45/1).
Konusu kanundaki daha yüksek parasal sınırı aşan tam yargı davalarında bölge idare mahkemesinin kararı, tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilir (İYUK m.46/1-b). Güncellik: 16/7/2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunla temyiz yolu genişletilmiştir. Bu kapsam dışındaki davalarda da bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesinde ilk derece kararını kaldırıp yeniden verdiği kararlar Danıştay’da temyiz edilebilir. İdare mahkemesinde tek hâkimle görülen davalar ise bu yolun dışında kalır (İYUK m.46/2). İstinaf sürecinin ayrıntısı için İstinaf Nedir? yazısına bakılabilir.
İlgili yazılar: Tam Yargı Davası Açma Süresi · İptal Davası Nedir? · İdari Davada Dava Açma Süresi · Kamulaştırmasız El Atma · Malpraktis Nedir? Doktor Hatası Tazminat Davası
Sıkça Sorulan Sorular
Tam yargı davası nedir?
Tam yargı davası, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilen kişinin, uğradığı maddi ve manevi zararın idarece ödenmesi için açtığı idari davadır (İYUK m.2/1-b). Uygulamada idareye karşı tazminat davası veya devlet aleyhine tazminat davası olarak da anılır. İptal davası işlemi ortadan kaldırmayı, tam yargı davası zararın karşılanmasını amaçlar.
Tam yargı davasını kimler açabilir?
Tam yargı davasını, idari eylem veya işlem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen gerçek veya tüzel kişi açar (İYUK m.2/1-b). İptal davasındaki menfaat ihlali yetmez; davacı kendi hakkının zarar gördüğünü ve zararın idarenin eylemi ya da işleminden doğduğunu ortaya koymalıdır.
Tam yargı davası hangi hallerde açılır?
Tam yargı davası iki durumda açılır. Zarar bir idari eylemden (fiilî bir davranıştan) doğmuşsa önce idareye başvurulur ve ret üzerine dava açılır (İYUK m.13/1). Zarar bir idari işlemden doğmuşsa doğrudan tam yargı davası, iptal davasıyla birlikte tam yargı davası veya iptal kararından sonra tam yargı davası açılabilir (İYUK m.12).
Tam yargı davası açma süresi ne kadardır?
Tam yargı davası açma süresi idare mahkemesinde 60 gündür (İYUK m.7/1). İdari eylemden doğan zararda bu süreden önce, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmak gerekir; 60 gün, ret işleminin tebliğinden veya otuz günlük cevap süresinin bitiminden işler (İYUK m.13/1).
Tam yargı davası açmadan önce idareye başvuru zorunlu mu?
İdari eylemden doğan zararda zorunludur. Başvuru, eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yapılır (İYUK m.13/1). İdari işlemden doğan zararda bu ön başvuru şartı yoktur; m.12'deki yollar uygulanır. Adli yargıya açılıp görev yönünden reddedilen tam yargı davasında da ön başvuru şartı aranmaz (İYUK m.13/2).
İptal davası ile tam yargı davasını birlikte açabilir miyim?
Evet. Haklarını ihlal eden bir idari işlem nedeniyle ilgililer doğrudan tam yargı davası açabilir, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir ya da önce iptal davası açıp kararın tebliğinden veya işlemin icrasından itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilir (İYUK m.12).
Tam yargı davası ile iptal davası arasındaki fark nedir?
İptal davası, yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönünden hukuka aykırı idari işlemin ortadan kaldırılması için menfaati ihlal edilen kişi tarafından açılır (İYUK m.2/1-a). Tam yargı davası ise idari eylem veya işlem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan ihlal edilen kişinin zararının ödenmesi için açılır (İYUK m.2/1-b). İdari eylemler yalnız tam yargı davasının konusu olabilir.
Tam yargı davası hangi mahkemeye açılır?
Tam yargı davası kural olarak idare mahkemesinde açılır (2576 sayılı Kanun m.5/1-b). Yetkili idare mahkemesi, idari sözleşmeden doğmayan davalarda sırasıyla zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme, zarar bir hizmetten veya eylemden doğmuşsa hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yer, diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir (İYUK m.36).
Hizmet kusuru nedir?
Hizmet kusuru, zararın idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin kuruluşundaki, işleyişindeki veya denetimindeki bir aksaklıktan doğmasını anlatan idare hukuku terimidir. Terim kanunda tanımlanmaz; sorumluluğun dayanağı, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olmasıdır (Anayasa m.125). Zarar bir memurun kusurlu davranışından doğsa bile dava memura değil, ilgili idareye karşı açılır (Anayasa m.129; 657 sayılı Kanun m.13).
Devlet hastanesindeki doktor hatası için nereye dava açılır?
Kamu hastanesinde görev yapan hekim kamu görevlisidir. Yetkisini kullanırken işlediği kusurdan doğan tazminat davası hekime karşı değil, ancak idare aleyhine açılabilir (Anayasa m.129). Bu dava idari yargıda tam yargı davasıdır ve eylemden doğan zarar için önce idareye başvurulur (İYUK m.13/1). Özel hastane ve serbest çalışan hekime karşı dava ise adli yargıda görülür.
Tam yargı davasında tazminat miktarı sonradan artırılabilir mi?
Evet, bir defaya mahsus. Tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar harcı ödenerek bir kez artırılabilir; artırma dilekçesi otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir (İYUK m.16/4).
Tam yargı davası belirsiz alacak davası olarak açılabilir mi?
İdari yargıda Hukuk Muhakemeleri Kanunu yalnız İYUK'un saydığı konularda uygulanır ve belirsiz alacak davası bu konular arasında sayılmamıştır (İYUK m.31/1). Tam yargı davasında tutarın tamamı bilinmiyorsa dava bilinen tutarla açılır ve miktar nihai karar verilinceye kadar harcı ödenerek bir defaya mahsus artırılır (İYUK m.16/4).
Tam yargı davasında faiz ne zamana kadar işler?
Tazminat davalarında idare, mahkeme kararının tebliğ tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için 6183 sayılı Kanun m.48'e göre belirlenen tecil faizi oranında faiz öder. Kararın davacıya tebliği ile banka hesap numarasının idareye bildirildiği tarih arasındaki süre için faiz işlemez (İYUK m.28/6). Dava sürecindeki faiz ise dava dilekçesinde istenmelidir (İYUK m.16/4).
Tam yargı davası dilekçesinde neler bulunmalı?
Dilekçede tarafların ve varsa vekillerin ad, soyad veya unvanları ile adresleri ve gerçek kişilerin T.C. kimlik numarası, davanın konusu, sebepleri ve delilleri, varsa idari işlemin yazılı bildirim tarihi ve tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilir (İYUK m.3/2). Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir (İYUK m.3/3).
Tam yargı davası kararına itiraz edilebilir mi?
İdare mahkemesinin kararına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluna başvurulabilir (İYUK m.45/1). Konusu kanunda gösterilen parasal sınırı geçmeyen tam yargı davalarında idare mahkemesi kararı kesindir. Konusu kanundaki daha yüksek parasal sınırı aşan tam yargı davalarında bölge idare mahkemesi kararı Danıştay'da temyiz edilebilir (İYUK m.46/1-b).
Terör zararında 5233 sayılı Kanun ile tam yargı davası aynı şey mi?
Hayır. 5233 sayılı Kanun, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle doğan maddi zararların sulhen karşılanmasına ilişkin ayrı bir usul kurar; bir mahkeme kararı gereğince karşılanan zararlar bu usulün kapsamı dışındadır (5233 sayılı Kanun m.1, m.2). Tam yargı davası ise idari yargıda açılan bir davadır.
İlgili çalışma alanı: İdare Hukuku
← Tüm makaleler