Trafik Hukuku

Ehliyetsiz Araç Kullanma Cezası: Tutar, İtiraz ve Sonuçlar

Ehliyetsiz araç kullanmanın cezası ne kadar, araç sahibine neden kesilir? KTK m.36 ve m.39 tutarları, yetersiz ehliyet ve itiraz süresini öğrenin.

22 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci
Bir masanın üzerinde üst üste dizilmiş, üzerinde yazı bulunmayan plastik kartlar
İçindekiler 28

Kısa Cevap

Ehliyetsiz araç kullanmak suç değil, kabahattir. Karayolları Trafik Kanunu m.36, hiç sürücü belgesi olmayanlara 40.000 TL, belgesi geri alınmış veya iptal edilmişken araç kullananlara 200.000 TL idari para cezası öngörür. Aracın sürülmesine izin veren işletene de ayrıca ceza kesilir. Bundan ayrı bir durum, belgenin var olup aracın sınıfına uygun olmamasıdır; bu hâl m.36 değil m.39 kapsamındadır ve tutarı farklıdır. Karara karşı onbeş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir.

Bu Durumda mısınız?

  • Sürücü belgeniz hiç yokken durduruldunuz ve elinize yüksek tutarlı bir idari yaptırım kararı verildi.
  • Aracınızı kullanan başka biri ehliyetsiz çıktı; ceza sizin plakanıza kesildi ve neden sorumlu tutulduğunuzu anlamıyorsunuz.
  • Ehliyetiniz alkol ya da başka bir nedenle geri alınmışken araç kullandınız; tutarın beş katına çıktığını gördünüz.
  • Belgeniz var ama tutanakta yetersiz ehliyet yazıyor; sürdüğünüz aracın belgenizin sınıfına girmediği söylendi.
  • Ehliyetinizin geçerlilik süresi dolmuşken ya da yurt dışından aldığınız bir belgeyle araç kullandınız.
  • Ehliyetsiz olarak kazaya karıştınız; sigorta şirketi size rücu ediyor veya tazminatınızdan indirim yapılıyor.
  • Çocuğunuz ehliyetsiz araç kullanırken yakalandı; cezanın kime kesileceğini bilmiyorsunuz.

Bu yazı genel çerçeveyi verir; tutanağın içeriği, tespit biçimi ve belgenizin durumu sonucu değiştirdiğinden somut dosyanız için bir avukata danışmanız önemlidir.

Ehliyetsiz Araç Kullanma Nedir?

Karayolları Trafik Kanunu, motorlu araçların sürücü belgesi olmayan kişilerce kullanılmasını ve kullanılmasına izin verilmesini yasaklar. Kanun bu yasağı tek bir duruma indirgemez; birbirinden çok farklı sonuçlar doğuran üç ayrı hâl düzenler:

  1. Hiç sürücü belgesi olmayanlar — ehliyet almamış, sınavı geçmemiş veya sertifikasını belgeye dönüştürmemiş kişiler.
  2. Belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınanlar — mahkeme, Cumhuriyet savcılığı veya kanunda belirtilen yetkililerce belgesine el konulmuş kişiler.
  3. Belgesi iptal edilenler — sürücü belgesi süresiz olarak iptal edilmiş kişiler.

Birinci grup ile diğer ikisi arasındaki fark ciddidir: aynı davranış, belgenizin geçmişine göre beş kat farklı bir yaptırımla karşılaşabilir.

Bu üçlünün tamamı belgenin yokluğuna dayanır. Halk dilinde ehliyetsiz araba kullanma denen fiil de budur. Belgenin var olduğu hâlde aracın sınıfına uymaması, süresinin dolması veya dış ülkeden alınmış olması ayrı bir maddenin konusudur ve aşağıda ayrıca ele alınmıştır.

Dayandığı Kanun Maddeleri

Yasağın kaynağı Karayolları Trafik Kanunu m.36:

Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.36)

Yaptırımlar ise aynı maddenin üçüncü fıkrasında sayılmıştır:

a) Sürücü belgesi sahibi olmadan motorlu araçları kullananlara 40.000 Türk lirası, b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alındığı halde motorlu araçları kullananlara 200.000 Türk lirası, c) Sürücü belgesi iptal edildiği halde motorlu araçları kullananlara 200.000 Türk lirası, idari para cezası verilir. Ayrıca, bu fıkra kapsamında motorlu araçların sürülmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 Türk lirası idari para cezası verilir.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.36/3)

Ceza Tutarları

Durumİdari para cezası
Hiç sürücü belgesi olmayan kişi araç kullanırsa40.000 TL
Belgesi geçici olarak veya tedbiren geri alınmışken araç kullanırsa200.000 TL
Belgesi iptal edilmişken araç kullanırsa200.000 TL
Aracın sürülmesine izin veren işleten40.000 TL (tescil plakası üzerinden)

Bu rakamlar sabit değildir. Artış kuralını kanun kendi ek maddesinde düzenler:

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunundaki fiiller için, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan mutlak ceza tutarları, o yıl için Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — KTK ek m.3)

Dolayısıyla yukarıdaki tutarlar kanun metnindeki güncel değerlerdir; izleyen takvim yıllarında yeniden değerleme oranında artmış olarak uygulanır. Tutanaktaki rakamın ödeme tarihindeki güncel değerle karşılaştırılması gerekir.

Belgesizlik mi, Belgenin Yetersizliği mi? (KTK m.39)

Buraya kadarki tutarların tamamı belgenin hiç olmaması ya da geri alınmış/iptal edilmiş olması hâline aittir. Uygulamada bununla sık karıştırılan bir başka durum daha vardır: belgeniz vardır, geçerlidir, ama sürdüğünüz araç o belgenin sınıfına girmez. Bu ayrı bir kabahattir ve ayrı bir maddede düzenlenmiştir.

Ayrımın kaynağı m.36’nın ikinci fıkrasıdır. Kanun, aracı kimin sürebileceğini belgenin varlığına değil sınıfına bağlar:

Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.36/2)

Sınıfa aykırı sürüşün yasağı ve yaptırımı ise m.39’da yer alır:

Sürücü belgesi sahiplerinin, sürücü belgelerinin sınıfına göre sürmeye yetkili oldukları araçların dışındaki araçları sürmeleri yasaktır. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket eden sürücüye 700 Türk Lirası idari para cezası verilir. Bu kişilere araç kullandıran araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.39/2)

Dikkat edilmesi gereken iki nokta var. Birincisi, buradaki tutar m.36’daki tutarlarla aynı değildir; ikincisi, ceza yalnız sürücüye değil araç kullandıran araç sahibine de kesilir ve bu, m.36/3’teki işleten cezasının sınıf ekseninde kardeşidir.

Belgenin süresi dolmuşsa

Sürücü belgeleri süreli verilir. Süresi dolmuş bir belgeyle direksiyona geçmek, belgesiz sürmek değildir; kendi yaptırımı vardır ve belgenin geri alınmasını da beraberinde getirir:

Geçerlilik süresi dolan sürücü belgesi ile araç kullanan sürücüye 343 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi geri alınır.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.39/3)

Yabancı ya da yurt dışından alınmış belgeyle sürmek

m.36/2, çok taraflı anlaşmalara dayanan ve geçerli uluslararası sürücü belgelerini açıkça saymıştır. Bu belgelerle ülkemizde ne kadar süre araç kullanılabileceğini yönetmelik belirler ve süre Türk vatandaşları ile yabancılar için farklıdır.

a) Türk vatandaşlarının dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla 2 yıl süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı aydan fazla ülkemizde bulunanların, araç kullanırken sürücü belgelerinin dış temsilcilikler veya noter tarafından onaylanmış Türkçe tercümelerini sürücü belgesi ile birlikte yanlarında bulundurmaları zorunludur. 3) İki yılın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.

(Karayolları Trafik Yönetmeliği m.88)

b) Yabancıların dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile ülkemizde araç kullanmaları; 1) Dış ülkelerden alınan sürücü belgeleri ile ülkemize giriş yapıldığı tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle araç kullanılabilir. 2) Altı ayın sonunda ülkemizde araç kullanılabilmesi için dış ülkelerden alınan sürücü belgelerinin ülkemiz sürücü belgesi ile değiştirilmesi zorunludur.

(Karayolları Trafik Yönetmeliği m.88)

Yönetmelikte belirtilen süre ve şartların dışına çıkılırsa yaptırım her tespitte yeniden uygulanır:

Dış ülkelerden aldıkları sürücü belgeleri ile yönetmelikte belirtilen süre ve şartlara aykırı olarak araç kullananlar hakkında her seferinde 343 Türk Lirası idari para cezası verilir.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.39/4)

Dört rejim bir arada

DurumDayanakCeza kimin üzerine
Sürücü belgesi hiç yokKTK m.36/3-aSürücü + izin veren işleten
Belge geçici olarak ya da tedbiren geri alınmışKTK m.36/3-bSürücü + izin veren işleten
Belge iptal edilmişKTK m.36/3-cSürücü + izin veren işleten
Belge var ama aracın sınıfına uygun değilKTK m.39/2Sürücü + araç kullandıran araç sahibi
Belgenin geçerlilik süresi dolmuşKTK m.39/3Sürücü (belge ayrıca geri alınır)
Dış ülke belgesiyle süre/şart dışı sürüşKTK m.39/4Sürücü (her seferinde)

Tutar okurken tarihe bakın. m.36/3’teki 40.000 ve 200.000 TL, fıkranın 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla yeniden yazılmış güncel metnindeki değerlerdir. Buna karşılık m.39’daki tutarlar maddenin 2013 tarihli lafzında yazılı taban değerlerdir ve her takvim yılı yeniden değerlemeyle artmış olarak uygulanır. Bu nedenle m.39 kolunda tutanaktaki rakam, madde metnindeki rakamdan yüksek çıkar; karşılaştırma ödeme tarihindeki güncel değerle yapılmalıdır.

Motosiklet, motokurye ve A sınıfı

Sınıf ayrımının en çok karşılaşıldığı yer iki tekerlekli araçlardır. B sınıfı bir belgeyle, o belgenin kapsamadığı bir motosikleti sürmek belgesiz sürmek değil, m.39/2 kapsamında sınıf dışı sürmektir. Hiç belgesi olmayan bir kişinin motosiklet kullanması ise m.36/3-a kapsamındadır. Hangi sınıfın hangi aracı kapsadığı m.36/2’nin yolladığı yönetmelikte belirlenir; tutanağınızda yazan maddenin hangisi olduğu, ödeyeceğiniz tutarı doğrudan değiştirir.

Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır?

Bu başlık, ehliyetsiz araç kullanma bakımından özellikle önemlidir: m.36’nın üçüncü fıkrası 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanun ile tamamen yeniden yazılmıştır. Ceza tutarları ve işletene ilişkin hüküm bu değişiklikle bugünkü hâlini almıştır. İnternette dolaşan eski tablolar ile bugün uygulanan tutarlar birbirini tutmaz.

Kabahatler bakımından zaman kuralı, ceza hukukunun kuralına bağlanmıştır:

26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır.

(5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.5)

Pratik sonucu şudur: fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan metin ile sonraki metinden hangisi failin lehine ise o uygulanır. Eski tarihli bir tutanakla karşı karşıyaysanız, uygulanan tutarın fiil tarihindeki düzenlemeye uygun olup olmadığı ayrıca denetlenmelidir.

Ehliyetsiz Araç Kullanmanın Hapis Cezası Var mı?

En sık sorulan soru budur ve cevabı nettir: ehliyetsiz araç kullanmak başlı başına bir suç değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu niteliği açıkça ortaya koymuştur:

“Sürücü belgesi, kişinin araç kullanmaya yetkili olduğunu gösteren bir belge olup sürücü belgesi olmaksızın araç kullanılması, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 36. maddesiyle idari yaptırıma tabi bir kabahat eylemidir.”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/64, K. 2015/405, T. 17.11.2015)

Uygulamada sürücüler kimi zaman trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan (TCK m.179/2) yargılanmaktadır. Ceza Genel Kurulu bu yaklaşımı da sınırlamıştır:

“Failin sürücü belgesiz araç kullanması, tek başına suçun oluşumu için yeterli olmayıp, varsa somut tehlikeli hareketi ile yaşı ve kullandığı aracın niteliği itibariyle araca hâkimiyet sağlayıp sağlayamayacağı değerlendirilerek”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/64, K. 2015/405, T. 17.11.2015)

Yani suçun oluşup oluşmadığı, belgenin yokluğuna değil; failin somut tehlikeli bir hareketi bulunup bulunmadığına, yaşına ve kullandığı araca hâkim olup olamayacağına bakılarak belirlenir. Hapis cezası, ehliyetsizlikten değil; ehliyetsizliğin yanında gerçekleşen somut tehlikeli sürüşten doğar. Suçun unsurları, somut tehlike ölçütü ve alkol ya da uyuşturucu etkisindeki sürüşün ayrı rejimi için alkollü araç kullanma ve TCK 179 yazımıza bakabilirsiniz.

Araç Sahibine Neden Ceza Kesilir?

Kanun, ehliyetsiz sürüşe izin veren işletene de ceza öngörür. Bu hükmün bugünkü dengesi Anayasa Mahkemesinin iki kararıyla şekillenmiştir ve ikisinin arasındaki fark savunmanın eksenini verir.

Mahkeme, 2012 yılında maddenin eski hâlindeki sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağı düzenlenir biçimindeki cümleyi iptal etmiştir; gerekçede, bu düzenlemenin işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına yol açabileceği vurgulanmıştır (Anayasa Mahkemesi, E. 2012/106, K. 2012/190, T. 29.11.2012).

Kanun koyucu bunun üzerine hükmü yeniden yazmış, yaptırımı malik olmaya değil izin verme davranışına bağlamıştır. Mahkeme 2014 yılında bu yeni cümleyi Anayasaya aykırı bulmamış ve benimsenen esası şöyle adlandırmıştır:

“Zira, araç sahibi açısından idari para cezası yaptırımına bağlanan eylem, kusur sorumluluğu esası benimsenerek düzenlenmiştir. Kuralda, araç sahibinin sorumluluğunun hukuki nedeni, araç sahibinin iradesi dâhilinde gerçekleşen “sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin verme” eylemine dayanmakta, araç sahibinin kusurlu davranışı ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı kurulmaktadır.”

(Anayasa Mahkemesi, E. 2014/20, K. 2014/28, T. 11.02.2014 — iptal isteminin reddi)

Aynı kararın devamında, cezanın muhatabına tanınan imkân da açıkça gösterilmiştir:

“hakkında itiraz konusu kural uyarınca idari para cezası uygulanan kişilerin dava açma ve aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesinde kusurunun bulunmadığını ispat ederek hakkında uygulanan idari para cezasının iptal edilmesi imkânı da bulunmaktadır.”

(Anayasa Mahkemesi, E. 2014/20, K. 2014/28, T. 11.02.2014 — iptal isteminin reddi)

Bu iki cümle birlikte okunduğunda savunmanın çerçevesi netleşir: ceza, aracın sahibi olduğunuz için değil sürülmesine izin verdiğiniz için kesilir ve izin vermediğinizi ortaya koyabiliyorsanız kararın kaldırılmasını isteyebilirsiniz.

İzin araştırılmadan ceza kesilirse

Anayasa Mahkemesi, aynı kuralı bireysel başvuru yolunda da uygulamıştır. Başvurucu aracını kiraya vermiş, kiracı da aracı sürücü belgesi olmayan kardeşine kullandırmış, ceza ise plaka sahibine kesilmiştir. Mahkeme önce kuralın hangi koşula bağlandığını tespit etmiştir:

“Diğer bir ifadeyle, Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesi göz önüne alınarak sürücü belgesiz araç kullanımı durumunda, tescil plakası üzerinden araç sahibine de idari para cezası yaptırımı uygulanması, salt belli bir duruma/statüye (tescil plakası sahibi olma) bağlı olmaktan çıkarılmış, araç sahibinin iradesiyle yaptığı bir eylem olan “izin vermiş” olma koşuluna bağlanmıştır.”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/3134, T. 07.05.2015 — ihlal)

Ardından somut olayda o koşulun hiç araştırılmadığını saptamıştır:

“Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; aracın, sürücü belgesiz kişi tarafından kullanılmasına izin verilip verilmediği araştırılmaksızın başvurucu hakkında idari para cezası uygulandığı görülmektedir.”

(Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/3134, T. 07.05.2015 — ihlal)

Başvuru kabul edilebilir bulunmuş, Anayasanın 38. maddesinde güvence altına alınan suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiğine ve ihlalin sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir (Anayasa Mahkemesi, B. No: 2014/3134, T. 07.05.2015).

Pratik sonucu şudur: tutanakta yalnız plaka kaydına dayanılmış, izin unsuru hiç tartışılmamışsa itirazın ekseni budur. Aracın rızanız dışında kullanıldığı, anahtarın izinsiz alındığı, aracın çalındığı veya sürücünün belgesinin bulunduğunu düşünmek için haklı nedeniniz olduğu ortaya konabiliyorsa izin unsurunun gerçekleşmediği ileri sürülebilir.

As-of kaydı. Yukarıdaki iki karar, maddenin 2013 tarihli lafzını denetlemiştir; o metin cezanın muhatabını araç sahibi olarak anıyordu. Bugünkü metin 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla yazılmıştır ve işleten terimini kullanır. Kararların kurduğu ölçüt, yani yaptırımın izin verme eylemine ve kusur sorumluluğuna dayandığı, bugünkü lafızda da aynen durmaktadır.

Ceza size nasıl ulaşır

Plaka üzerinden kesilen bir cezanın tebliği ve takibi ayrı bir usule bağlıdır:

Para cezasının ödenmesi gerektiği hallerde trafik kaydında araç sahibi olarak görülen kişiye cezayı ödemesi için posta yoluyla tebligat yapılır, bu şekilde tebliğ edilemeyen tutanaklar ilgili tahsil dairesinin ilân asmaya mahsus yerinde liste halinde ilân edilir, ilân tarihini takip eden otuzuncu gün tebligat yapılmış sayılır ve bu cezalar 114 ve 115 inci maddelerde belirtilen şekilde takip ve tahsil olunur.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.116)

Bu maddenin iki sonucu vardır. Birincisi, tebligat yapılamamışsa ilan yoluyla tebliğ mümkündür ve ilanı takip eden otuzuncu gün tebliğ tarihi sayılır; yani süreyi hiç tutanak elinize geçmeden de işletebilir. İkincisi, süresinde itiraz edilmezse takip ve tahsil m.114 ve m.115’teki usule geçer.

Aynı mantık m.39 kolunda da işler: m.39/2, sınıfına uymayan aracı kullandıran araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda ceza öngörür. Aracınızı kiraya veriyorsanız, kiralamaya özgü tutanak düzenleme kuralı için kiralık araçta hasar ve ceza sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.

Uygulamadan bir ayrıntı: işletene kesilen ceza, sürücünün fiiline dayanır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, izin verme eyleminden dolayı ceza alan kişinin başvurusu reddedildikten sonra, dayanak teşkil eden ehliyetsiz sürücüye ait cezanın iptal edildiği bir dosyada, sonradan ortaya çıkan bu durumun karar tarihinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek kanun yararına bozma istemini reddetmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/10703, K. 2015/8711, T. 17.12.2015). Karar usule ilişkindir; ancak sürücünün cezasının akıbetinin işletenin dosyası bakımından da izlenmesi gerektiğini gösterir.

18 Yaş Altı Sürücüde Ceza Kime Kesilir?

Çocukların ehliyetsiz araç kullanması, ailelerin en çok arama yaptığı başlıklardan biridir. Kabahatler Kanunu burada net bir yaş eşiği koyar:

(1) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında idarî para cezası uygulanamaz.

(5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.11)

Buna göre onbeş yaşını doldurmamış bir çocuğa ehliyetsiz araç kullanmaktan idari para cezası verilemez. Onbeş yaşını doldurmuş çocuk ise kendi fiilinden sorumludur.

Çocuğa ceza verilememesi, aracın kullanılmasına izin verenin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Burada iki ayrı hüküm gündeme gelir ve hangisinin uygulanacağı çocuğun belgesinin bulunup bulunmamasına göre değişir. Çocuğun hiç sürücü belgesi yoksa m.36/3’ün son cümlesindeki izin veren işleten cezası; belgesi olduğu hâlde sürdüğü araç belgenin sınıfına girmiyorsa m.39/2’deki araç kullandıran araç sahibi cezası söz konusu olur. İki hükmün muhatabı da aracın maliki olmaya değil, kullanıma izin verme ya da kullandırma davranışına bağlanmıştır; bu nedenle savunmanın ekseni yine izin unsurudur.

Araç Trafikten Men Edilir mi, Bağlanır mı?

Ehliyetsiz yakalanan sürücü aracını kullanmaya devam edemez. Aracın akıbetini Karayolları Trafik Yönetmeliği düzenler ve hükmün kapsamına hem m.36 hem m.39 girer:

2918 sayılı Kanunun 36, 39, 48, 49 ve 118 inci maddeleri gereğince sürücülerin araç sürmekten men edilmesi halinde araç; sahibine, işletenine veya bu kişilerin uygun görmesi ile araç cinsi için geçerli sürücü belgesi olan bir başka sürücüye teslim edilir. Aksi halde araç ilgili kişi teslim alıncaya kadar muhafaza altına alınır.

(Karayolları Trafik Yönetmeliği m.125)

Yani araç kural olarak bağlanmaz: olay yerine, aracın cinsi için geçerli belgesi olan bir sürücü çağırabiliyorsanız araç ona teslim edilir. Teslim alacak kimse bulunamazsa araç muhafaza altına alınır ve aynı maddeye göre çekici, otopark gibi masraflar araç sahibi, işleteni veya sürücüsü tarafından karşılanır. Men usulünün ayrıntısı ve aracın geri alınması için trafikten men yazımıza bakabilirsiniz.

İleride Ehliyet Almama Engel Olur mu? (KTK m.41)

Ehliyetsiz araç kullanmak bir kabahattir; karşılığı idari yaptırımdır ve adli sicile işleyen bir mahkûmiyet doğurmaz. Peki bu fiil, sonradan sürücü belgesi almaya engel olur mu? Cevap, sürücü adaylarında aranan şartları sayan maddededir:

2918 sayılı KTK m.41 — Sürücü adaylarında aranacak şartlar (1. fıkranın (e) bendinden)

e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12

Bendin kurduğu ölçüt sınırlı ve sayma yoluyladır: adli sicilde yalnızca uyuşturucu (TCK m.188, 190, 191), kaçakçılık (5607 sK m.4/7) ve ateşli silahlara ilişkin belirli suçlardan hüküm bulunmaması aranır. Ehliyetsiz araç kullanmak bu listede yer almaz — üstelik bir suç değil kabahat olduğu için zaten adli sicile de girmez.

Sonuç: geçmişte ehliyetsiz araç kullanmaktan idari para cezası almış olmak, sonradan sürücü kursuna kaydolup belge almanıza engel değildir. Buna karşılık ayrı bir işlem olarak sürücü belgesinin geri alınması veya iptali kararları varsa, bunların kendi süreleri ve şartları ayrıca değerlendirilir.

Tekrarında Ceza Artar mı?

İkinci veya üçüncü kez yakalananlar için m.36’da kademeli bir tarife yoktur; hiç belgesi olmayan kişi her tespitte aynı tutarla karşılaşır. Artış, tekrar sayısından değil belgenizin statüsünden doğar: belgesi geri alınmış veya iptal edilmiş kişi araç kullanırsa tutar doğrudan 200.000 TL olur.

Bu köprüyü kanun ayrıca kurar:

Bu madde ve diğer ilgili maddelerdeki hükümlere göre sürücü belgeleri geri alınanlardan, geri alma süresi içinde araç kullandığı tespit edilenler, bu Kanunun 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre cezalandırılırlar.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.118)

Uygulamada en pahalı hata budur: ceza puanı veya alkol nedeniyle belgesi geri alınan sürücü, bu süre içinde direksiyona geçtiğinde 40.000 TL’lik değil 200.000 TL’lik dilime girer.

Peki belge hangi noktada geri alınır? Tekrarın gerçek etkisi burada görünür. Her cezanın karşılığı olan puanların esasları yönetmelikte belirlenir ve puanlar birikince kademe kademe işler:

Trafik suçunun işlendiği tarihten geriye doğru bir yıl içinde toplam 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri 2 ay süre ile geri alınır ve eğitime tabi tutulurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/37 md.) Aynı yıl içinde ikinci defa 100 puanı dolduran sürücülerin sürücü belgeleri 4 ay süre ile geri alınarak psiko-teknik değerlendirmeye ve psikiyatri uzmanının muayenesine tabi tutulurlar. Muayene sonucunda sürücülük yapmasına engel hali bulunmayanların belgeleri, süresi sonunda iade edilir. (Ek: 17/10/1996-4199/37 md.) Bir yıl içinde üç defa 100 ceza puanını dolduran sürücülerin sürücü belgeleri süresiz olarak iptal edilir.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.118)

Bu kademe, m.36 ile m.39’u birbirine bağlayan halkadır: sınıf dışı sürüş gibi görece küçük tutarlı bir kabahat de puan doğurur, biriken puan belgenin geri alınmasına yol açar ve geri alma süresi içinde direksiyona geçilirse tutar 200.000 TL dilimine çıkar. Ceza puanı üzerinden belgenin geri alınması için hız sınırı cezaları ve ehliyet geri alma yazımıza bakabilirsiniz.

Ehliyetsiz ve Alkollü Birlikteyse Cezalar Toplanır mı?

Kabahatler hukukunda genel kural, tek fiille birden fazla kabahat işlenmesi hâlinde en ağır cezanın uygulanmasıdır:

(1) Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir.

(5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.15)

Trafik cezaları bakımından aynı kuralın bir de kanuna özgü hâli vardır; Karayolları Trafik Kanunu bunu kendi ek maddesinde tekrar eder:

Bir fiil 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun idari para cezasını gerektiren muhtelif yasaklarını ihlal eder nitelikte ise faile, en ağır idari para cezası uygulanır.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu — KTK ek m.3)

İki hüküm de aynı şeyi şart koşar: ortada tek bir fiil bulunmalıdır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, sürücü belgesinin geri alınma süresi içinde araç kullanma ile alkollü araç kullanma fiillerinin tek eylem sayılamayacağını benimsemiş ve iki ayrı idari para cezasını iptal eden sulh ceza hâkimliği kararını kanun yararına bozmuştur (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/17822, K. 2015/9632, T. 30.12.2015). Aynı kararda, sürücü hakkında ceza davası açılmış olmasının alkollü araç kullanmaktan idari yaptırım uygulanmasına engel olmadığı da belirtilmiştir.

Bu kararın olgusu, belgesi geri alınmış bir sürücünün bu süre içinde alkollü araç kullanmasıdır; hiç sürücü belgesi olmayan kişinin alkollü yakalanması hâli doğrudan karara konu olmamıştır. Uygulamada bu durumda da iki ayrı tutanak düzenlenmekte, itiraz edilirse fiil tekliği değerlendirmesi somut olaya göre yapılmaktadır. Alkol kolunun promil eşikleri, tutarları ve belgeye etkisi için alkollü araç kullanma cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Kazaya Karışırsa: Kusur, Tazminat ve Sigorta

Yaygın kanı, ehliyetsiz sürücünün kazada otomatik olarak kusurlu sayılacağıdır. Yargıtay bunu kabul etmez:

“Sürücü belgesiz araç kullanma ise tek başına bu nitelikte bir ihlal içermediğinden trafik kazası meydana gelmesine sebep olan bir kusur olarak kabul edilemez. Tek başına sürücü belgesiz araç kullanma şeklinde gerçekleşen ihlal sadece idari para cezası uygulanmasını gerektirir. Sürücü belgesiz araç kullanan kişi bu eylemi yanında genel trafiğin işleyişine ilişkin bir kuralı da ihlal ederse zarar görenlere karşı ancak bu ihlale sebep olan kusuru ile sorumlu olacağı gibi zarara maruz kaldığı bir kazada hem kendisinin hem de başkalarının kusuru var ise kendi kusuruna denk gelen ölçüde zarara da katlanmak zorunda kalacaktır.”

(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16167, K. 2022/11400, T. 04.10.2022)

Aynı kararda, salt ehliyetsizlik gerekçesiyle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Kusur, ehliyetin varlığına değil, trafiğin akışına ilişkin hangi kuralın ihlal edildiğine göre belirlenir. Tazminat kalemleri ve süreler için trafik kazası tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

Ehliyetsizlik bilinçli taksir sayılır mı?

Ceza tarafında da benzer bir kanı vardır: ehliyeti olmayan sürücünün kazası kendiliğinden bilinçli taksir sayılacak ve cezası artırılacaktır. Ceza Genel Kurulu bunu açıkça reddetmiştir:

“Yerel Mahkemece sanığın ehliyetinin bulunmaması, eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirildiğine gerekçe gösterilmiş ise de, sürücü belgesi olmaksızın araç kullanmak, tek başına eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirildiğini göstermemekte olup”

(Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/652, K. 2022/80, T. 10.02.2022 — BOZULMASINA)

Kurul, aynı olayda sanığın aşırı süratli ve tehlikeli sürdüğüne dair delil bulunmadığını, araç kullanmayı bilmediğinin de ileri sürülmediğini saptamış ve yerel mahkemenin direnme kararını bilinçli taksir şartlarının bulunmaması nedeniyle bozmuştur. Ölçüt budur: belgenin yokluğu değil, somut olarak neyin öngörüldüğü ve hangi kuralın nasıl ihlal edildiği.

Bu çizgi sonraki yıllarda da korunmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, iki kişinin ölümüyle sonuçlanan bir kazada, sürücü belgesi olmaksızın araç kullanmanın tek başına bilinçli taksir hâli sayılamayacağını, dairenin istikrar kazanmış kararlarının bu yönde olduğunu ve Ceza Genel Kurulunun 2022 tarihli kararında da aynı sonuca varıldığını belirterek, sanığın eyleminin basit taksir olduğu kabulünü yerinde bulmuştur (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5440, K. 2023/5012, T. 15.11.2023). Kurulun gerekçesindeki araç kullanmayı bilmediği de ileri sürülmedi kaydı ise sınırı gösterir: hiç sürüş bilgisi olmadığı hâlde trafiğe çıkma iddiası dosyada ortaya konur ve kanıtlanırsa değerlendirme farklı yürüyebilir. Bilinçli taksirin olası kasıtla sınırı için olası kast ve bilinçli taksir farkı yazımıza bakabilirsiniz.

Sigorta cephesi

Sigorta tarafında tablo farklıdır. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı zarar görene ödeme yapar; sonra sigorta ettirene başvurabilir:

Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.95)

Hukuk Genel Kurulu, sürücü kursunu tamamlayıp sertifika almış ancak bunu sürücü belgesine dönüştürmemiş bir sürücü bakımından şu sonuca varmıştır:

“Bu durumda sürücü, sertifika sahibi olup ehliyet alma hakkına haiz olsa dahi ehliyetini almadığı süre içinde araç kullanması durumunda sürücü belgesiz araç kullanan kişi konumunda olup bu sırada oluşan kazadan dolayı sigorta şirketinin üçüncü kişilere ödenen zarar miktarı bakımından sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır.”

(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1713, K. 2021/1042, T. 21.09.2021)

Buradaki denge önemlidir: ehliyetsizlik kazanın kusuru sayılmasa da, sigorta ilişkisinde rücu sonucunu doğurabilir. Sertifikayı belgeye dönüştürmemiş olmak da bu bakımdan ehliyetsizlik sayılır. Rücunun şartları ve savunma imkânları için sigorta şirketinin rücu davası yazımıza bakabilirsiniz.

Cezaya İtiraz: Süre, Mercii ve Ödeme

İdari yaptırım kararına karşı başvuru yolu ve süresi Kabahatler Kanununda düzenlenmiştir:

(1) İdarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idarî yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idarî yaptırım kararı kesinleşir.

(5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.27)

Kanun metni sulh ceza mahkemesinden söz etse de, 6545 sayılı Kanunla soruşturma aşamasındaki hâkim kararlarını almak ve bunlara karşı itirazları incelemek üzere sulh ceza hâkimlikleri kurulmuştur; başvuru bugün bu hâkimliklere yapılır. Başvurunun ön incelemesi, kurumun cevap süresi ve karara karşı itiraz yolu dahil genel usul için idari para cezasına itiraz yazımıza bakabilirsiniz. Sürücü belgesinin iptaline ilişkin bir karar da varsa yargı kolunun değişebileceğini unutmayın; bu ayrım alkollü araç cezasına itiraz yazımızda Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarıyla işlenmiştir.

Ödeme süresi, indirim ve gecikme

Erken ödeme indiriminin dayanağı Kabahatler Kanunundadır:

Kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş olan idari para cezaları, tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. İdari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan %25 oranında indirim yapılır.

(5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.17)

Alıntılanan iki cümle ayrı ayrı okunmalıdır. Birincisi yalnız kanunlarında ödeme süresi düzenlenmemiş cezalara ilişkindir; ikincisi ise indirimi ödeme süresi içinde ödemeye bağlar ve böyle bir sınır taşımaz. Trafik cezalarında ödeme süresini ve gecikmenin sonucunu ise Karayolları Trafik Kanunu kendisi düzenler:

Ödeme derhal yapılmadığı takdirde para cezalarının, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay % 5 faiz uygulanır. Aylık faizin hesaplanmasında ay kesirleri tam ay olarak dikkate alınır. Bu suretle bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez. Süresinde ödenmeyen para cezaları için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Hükümleri uygulanır.

(2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.115)

Üç sonucu birlikte okumak gerekir: süre tebliğden itibaren bir aydır, bir ay içinde ödenmeyen cezaya her ay yüzde 5 faiz işler, ancak faizle birlikte ulaşılacak tutar cezanın iki katını geçemez. Bu noktadan sonra tahsil, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yürür. Aynı maddede ödeme yapılmasının kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceği de açıkça belirtilmiştir; indirimli ödeme itiraz hakkınızı yakmaz.

Trafik cezalarına özgü kısa zamanaşımı

Kabahatlerde soruşturma zamanaşımı kural olarak ceza miktarına göre üç, dört veya beş yıldır. Ancak Kabahatler Kanunu, aralarında Karayolları Trafik Kanununun da bulunduğu bir grup kanun için bu kademeli sistemin yerine geçen, çok daha kısa bir süre öngörür:

idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.

(5326 sayılı Kabahatler Kanunu m.20)

Yıllar sonra elinize ulaşan bir trafik cezası tutanağında ilk bakılacak nokta budur. Kabahatler hukukunun genel zamanaşımı, tahsil ve taksit kuralları için idari para cezası yazımıza bakabilirsiniz.

Adım Adım Ne Yapmalısınız?

  1. Tutanaktaki hukuki sebebi okuyun. Dayanak m.36/3 mü, m.39 mu? Bu ayrım tutarı doğrudan değiştirir. m.36/3 içinde de (a) bendi ile (b) veya (c) bendi arasındaki fark beş kattır; belgeniz hiç yokken (b) veya (c) bendinin uygulanması başlı başına iptal sebebidir.
  2. Eski ceza tablolarına güvenmeyin. m.36/3, 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır; internetteki eski rakamlar geçersizdir. m.39 kolunda ise madde metnindeki rakam taban değerdir, yeniden değerlemeyle artmış hâli uygulanır.
  3. Tebliğ tarihini kaydedin. Onbeş günlük süre tebliğ veya tefhim tarihinden işler. Plaka üzerinden kesilen cezalarda ilan yoluyla tebliğ de mümkündür ve ilanı takip eden otuzuncu gün tebliğ sayılır.
  4. Araç sahibiyseniz izin unsurunu tartışın. Ceza malik olmaya değil, sürülmesine izin vermeye bağlıdır; tutanakta izin unsuru hiç araştırılmamışsa itirazın ekseni budur. Rızanız dışındaki kullanımı gösteren delilleri toplayın.
  5. Fiil tarihini ve tutarı karşılaştırın. Fiil tarihindeki metin ile uygulanan tutar uyumlu mu, tutanak takip eden takvim yılı içinde tebliğ edilmiş mi kontrol edin.
  6. Belgeniz geri alınmışken direksiyona geçmeyin. Bu, cezayı 40.000 TL’den 200.000 TL’ye çıkaran en pahalı hatadır ve biriken ceza puanı belgenin süresiz iptaline kadar gidebilir.
  7. İndirimli ödeme ile itirazı birlikte planlayın. Süresinde ödeme yüzde 25 indirim sağlar ve başvuru hakkınızı ortadan kaldırmaz; gecikmede ise aylık yüzde 5 faiz işler.
  8. Kaza varsa kusur raporuna itiraz edin. Bilirkişi raporu ehliyetsizliği tek başına kusur saymışsa ya da iddianame bilinçli taksire dayandırılmışsa, Yargıtay ölçütü doğrultusunda itiraz edin.

Özet

  • Ehliyetsiz araç kullanmak kabahattir; karşılığı Karayolları Trafik Kanunu m.36 uyarınca idari para cezasıdır.
  • Tutar, hiç belgesi olmayanda 40.000 TL; belgesi geri alınmış veya iptal edilmişken araç kullananda 200.000 TL’dir. Aracın sürülmesine izin veren işletene ayrıca 40.000 TL kesilir.
  • Belgenin var olup aracın sınıfına uymaması, süresinin dolması veya dış ülkeden alınmış olması m.36 değil m.39 kapsamındadır; tutarları farklıdır ve m.39/2 aracı kullandıran araç sahibini de muhatap alır.
  • Fıkra 12.02.2026 tarihli 7574 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır; tutarlar ayrıca her yıl yeniden değerlemeye tabidir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göre ehliyetsizlik tek başına ne trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturur ne de bilinçli taksir sayılır.
  • Araç sahibinin sorumluluğu kusur esasına dayanır; Anayasa Mahkemesi izin unsuru araştırılmadan ceza kesilmesini suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlali saymıştır.
  • Onbeş yaşını doldurmamış çocuğa idari para cezası uygulanamaz; izin verenin sorumluluğu ise ayrıca değerlendirilir.
  • Ehliyetsizlik kazada otomatik kusur sayılmaz; buna karşılık zorunlu mali sorumluluk sigortacısının rücu hakkını doğurabilir.
  • Karara karşı tebliğden itibaren onbeş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur; süresinde ödemede yüzde 25 indirim, gecikmede aylık yüzde 5 faiz uygulanır.

İlgili yazılar: Alkollü Araç Kullanma Cezası: Promil, Tutar, Ehliyet · İdari Para Cezasına İtiraz Nasıl Yapılır? (Sulh Ceza Hâkimliği) · Sigorta Şirketinin Rücu Davası: Şartları ve Alkol Kuralı · Trafikten Men Nedir? Araç Nasıl Geri Alınır?

Sıkça Sorulan Sorular

Ehliyetsiz araç kullanmanın cezası ne kadar?

Karayolları Trafik Kanunu m.36 üç ayrı tutar öngörür. Hiç sürücü belgesi olmayanlara 40.000 TL; belgesi geçici olarak ya da tedbiren geri alınmışken araç kullananlara 200.000 TL; belgesi iptal edildiği hâlde araç kullananlara yine 200.000 TL idari para cezası verilir. Tutarlar her yıl yeniden değerlemeye tabidir.

Yetersiz ehliyetle araç kullanmanın cezası ehliyetsiz sürmekle aynı mı?

Hayır, iki ayrı kabahattir. Belgenin hiç olmaması ya da geri alınmış/iptal edilmiş olması KTK m.36/3 kapsamındadır. Belgeniz geçerli olduğu hâlde sürdüğünüz araç o belgenin sınıfına girmiyorsa KTK m.39/2 uygulanır; bu fıkra sürücüye ve aracı kullandıran araç sahibine tescil plakası üzerinden aynı miktarda ceza öngörür. Madde metnindeki tutar 2013 tarihli taban değerdir ve her yıl yeniden değerlemeyle artmış olarak uygulanır, bu yüzden tutanaktaki rakam daha yüksek çıkar.

Ehliyetimin süresi doldu, araç kullanabilir miyim?

Kullanmamalısınız. KTK m.39/3 sürücü belgelerinin süreli olarak verildiğini düzenler ve geçerlilik süresi dolan belgeyle araç kullanan sürücüye idari para cezası verilmesinin yanında sürücü belgesinin geri alınacağını da öngörür. Bu, belgesiz sürmekten ayrı bir kabahattir.

Yabancı ya da yurt dışından alınmış ehliyetle Türkiye'de ne kadar süre araç kullanılabilir?

Süre vatandaşlığa göre değişir. Karayolları Trafik Yönetmeliği m.88'e göre Türk vatandaşları dış ülkelerden aldıkları belgeyle ülkeye giriş tarihinden itibaren en fazla 2 yıl araç kullanabilir; altı aydan fazla kalanların belgenin onaylı Türkçe tercümesini yanlarında bulundurması zorunludur. Yabancılar için süre en fazla altı aydır. Sürelerin sonunda belgenin ülkemiz sürücü belgesiyle değiştirilmesi gerekir; süre ve şartlara aykırı kullanımda KTK m.39/4 uyarınca her seferinde ceza uygulanır.

B sınıfı ehliyetle motosiklet kullanabilir miyim?

Bu, belgenizin sınıfının o aracı kapsayıp kapsamadığına bağlıdır. KTK m.36/2 araçların, yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücülerce sürülebileceğini düzenler. Belgenizin kapsamadığı bir motosikleti sürmek belgesiz sürmek değil, KTK m.39/2 kapsamında sınıf dışı sürmektir ve tutarı farklıdır. Hiç belgesi olmayan kişinin motosiklet kullanması ise m.36/3-a kapsamına girer.

Ehliyetsiz araç kullanmak hapis cezası gerektirir mi?

Kural olarak hayır. Bu fiil bir kabahattir ve karşılığı idari para cezasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sürücü belgesiz araç kullanmanın tek başına trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturmadığına karar vermiştir. Hapis için somut tehlike yaratan ayrı bir davranış aranır.

Ceza neden araç sahibine de kesiliyor?

Kanun, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesine izin veren işletene de tescil plakası üzerinden 40.000 TL idari para cezası öngörür. Buradaki sorumluluk salt malik olmaya değil, izin verme davranışına dayanır. İzin verildiği ortaya konamıyorsa ceza tartışılabilir.

Aracım çalınıp ehliyetsiz biri tarafından kullanıldıysa yine ceza öder miyim?

Kanun metni izin veren işletenden söz eder; sorumluluk salt malik olmaya değil izin verme davranışına bağlanmıştır. Anayasa Mahkemesi de cezanın muhatabının, aracın sürücü belgesiz kişilerce sürülmesinde kusurunun bulunmadığını ispat ederek cezanın iptalini sağlama imkânı bulunduğunu belirtmiştir. Aracın rızanız dışında kullanıldığını gösteren deliller varsa (çalıntı ihbarı, kamera kaydı, tanık beyanı) izin unsurunun gerçekleşmediği ileri sürülerek idari yaptırım kararına onbeş gün içinde itiraz edilebilir.

18 yaş altı çocuk ehliyetsiz araç kullanırsa ceza kime kesilir?

Kabahatler Kanunu m.11 uyarınca fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuğa idari para cezası uygulanamaz. Onbeş yaşını doldurmuş çocuk kendi fiilinden sorumludur. Ayrıca aracın kullanılmasına izin veren işleten hakkında ayrı bir idari para cezası gündeme gelir.

Ehliyetsiz yakalanınca araç bağlanır mı?

Karayolları Trafik Yönetmeliği m.125, aralarında m.36 ve m.39 da bulunan hükümler gereğince araç sürmekten men hâlinde aracın sahibine, işletenine veya bu kişilerin uygun görmesiyle araç cinsi için geçerli sürücü belgesi olan başka bir sürücüye teslim edileceğini düzenler. Teslim alacak kimse yoksa araç, ilgili kişi teslim alıncaya kadar muhafaza altına alınır.

İkinci veya üçüncü kez yakalanırsam ceza artar mı?

KTK m.36 hiç belgesi olmayanlar için kademeli bir tekerrür tarifesi içermez; her tespit için aynı tutar uygulanır. Buna karşılık belgesi geri alınmış veya iptal edilmiş kişi araç kullanırsa tutar 40.000 TL yerine 200.000 TL olarak uygulanır. Ayrıca her ceza puan doğurur; bir yıl içinde 100 ceza puanı dolduran sürücünün belgesi 2 ay süreyle geri alınır, aynı yıl ikinci kez dolduranın belgesi 4 ay geri alınır, bir yıl içinde üç defa dolduranın belgesi süresiz iptal edilir.

Hem ehliyetsiz hem alkollüysem iki ceza birden mi kesilir?

Kabahatler Kanunu m.15 ve Karayolları Trafik Kanunu ek m.3, tek fiille birden fazla yasağın ihlali hâlinde en ağır idari para cezasının verileceğini söyler. Her iki hüküm de tek bir fiil bulunmasını şart koşar. Yargıtay uygulamasında sürücü belgesine ilişkin ihlal ile alkollü araç kullanma tek eylem sayılmamış, iki ayrı yaptırım yerinde görülmüştür.

Ehliyetsiz sürücü kaza yaparsa otomatik kusurlu sayılır mı?

Hayır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesine göre tek başına sürücü belgesiz araç kullanma, kazaya sebep olan bir kusur olarak kabul edilemez; sadece idari para cezası gerektirir. Sorumluluk, trafiğin işleyişine ilişkin hangi kuralın ihlal edildiğine bakılarak belirlenir.

Ehliyetsiz kaza yapan sürücü bilinçli taksirle mi cezalandırılır?

Kural olarak hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sürücü belgesi olmaksızın araç kullanmanın tek başına eylemin bilinçli taksirle gerçekleştirildiğini göstermediğine karar vermiş ve bilinçli taksir kabul eden direnme hükmünü bozmuştur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi de bu çizgiyi 2023 tarihli kararında sürdürmüştür. Kurulun gerekçesi, sanığın araç kullanmayı bilmediğinin ileri sürülmediğine ayrıca işaret eder; sürüş bilgisinin hiç bulunmadığı iddiası dosyada ortaya konur ve kanıtlanırsa değerlendirme farklı yürüyebilir.

Sigorta ehliyetsiz sürücünün yaptığı kazada öder mi?

Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı zarar görene ödeme yapar; sonra sigorta ettirene rücu edebilir. Hukuk Genel Kurulu, sürücü kursunu bitirip sertifika almış ancak bunu sürücü belgesine dönüştürmemiş kişinin sürücü belgesiz sayıldığını ve rücu koşullarının oluştuğunu kabul etmiştir.

Cezaya nasıl ve ne kadar sürede itiraz edilir?

Kabahatler Kanunu m.27 uyarınca idari yaptırım kararına karşı tebliğ veya tefhim tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde başvurulur. Bu süre kaçırılırsa karar kesinleşir. Başvuru dilekçesi iki nüsha hâlinde verilir ve dayanılan deliller açıkça gösterilir.

Trafik cezasını süresinde ödemezsem ne olur?

Karayolları Trafik Kanunu m.115'e göre ödeme derhal yapılmazsa ceza, tutanağın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenmelidir. Bir ay içinde ödenmeyen cezalar için her ay yüzde 5 faiz uygulanır; ay kesirleri tam ay sayılır ve bu şekilde bulunacak tutar cezanın iki katını geçemez. Süresinde ödenmeyen cezalar için 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

Cezayı erken ödersem indirim olur mu?

Kabahatler Kanunu m.17, idari para cezasının ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde cezadan yüzde 25 indirim yapılacağını düzenler. Trafik cezalarında ödeme süresini Karayolları Trafik Kanunu m.115 belirler ve tebliğden itibaren bir aydır. Aynı hüküm, ödeme yapılmasının kanun yoluna başvurma hakkını etkilemeyeceğini de belirtir; indirimli ödeme itiraz hakkınızı ortadan kaldırmaz.

Ehliyetsiz araç kullanma adli sicile işler mi, ehliyet almaya engel olur mu?

Bu fiil suç değil kabahattir; karşılığı adli değil idari yaptırımdır. KTK m.41, sürücü belgesi alacaklarda adli sicil bakımından yalnızca uyuşturucu, kaçakçılık ve ateşli silahlara ilişkin belirli suçlardan hüküm giymemiş olmayı arar; ehliyetsiz araç kullanma bu listede yer almaz.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Kurucu Avukat

TBB Sicil No: 196866

LinkedIn

Trafik idari para cezaları ve sürücü belgesine el konulması kararlarına karşı itiraz ve dava süreçlerini yürütür.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp