Siyah zeminde ikiye ayrılmış kâğıt

Aile Hukuku

Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye Tazminat Davası Açabilir mi?

9 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Aldatılan eş, eşinin birlikte olduğu üçüncü kişiye karşı yalnız bu birliktelik nedeniyle tazminat davası açtığında kanunda güçlü bir dayanak bulamaz: sadakat yükümlülüğü eşlere aittir (TMK m.185/3) ve ahlaka aykırı bir fiilden sorumluluk, başkasına kasten zarar verilmesini arar (TBK m.49/2). Aldatılan eşin üçüncü kişiye tazminat davası, üçüncü kişi aldatılan eşin kişilik hakkına ayrıca saldırdığında açılabilir (TBK m.58). Aldatılan eşin asıl tazminat yolu ise aldatan eşe karşı, boşanmayla birlikte istenen maddi ve manevi tazminattır (TMK m.174).

1. Aldatılan Eş Üçüncü Kişiye Tazminat Davası Açabilir mi?

Aldatılan eş üçüncü kişiye tazminat davası açabilir, ancak davanın dayanağı birlikteliğin kendisi olamaz. Aldatılan eşin üçüncü kişiden tazminat isteyebilmesi için üçüncü kişinin, aldatmadan ayrı ve doğrudan aldatılan eşe yönelen hukuka aykırı bir davranışı bulunmalıdır. Bu ayrım, davanın hangi maddeye dayandığını, kime karşı açıldığını ve hangi mahkemede görüldüğünü belirler.

Aldatılan eşin üçüncü kişiye tazminat davasında üç madde birlikte okunur. Sadakat yükümlülüğü evlilik birliğinin taraflarına yüklenmiştir (TMK m.185/3). Ahlaka aykırı fiilden doğan sorumluluk kasten zarar vermeye bağlıdır (TBK m.49/2). Kişilik hakkı zedelenen kişi ise ayrıca manevi tazminat isteyebilir (TBK m.58). İlk iki madde birlikteliğe dayalı talebi zayıflatır, üçüncüsü ayrı bir saldırı varsa yolu açar.

2. Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Tazminat Davasında Sadakat Yükümlülüğü

Aldatılan eşin üçüncü kişiye tazminat davasında ilk sorun, sadakat beklentisinin kanunda eşler arasındaki bir yükümlülük olarak düzenlenmiş olmasıdır. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (TMK m.185/3). Madde bu yükümlülüğü evlenmeyle kurulan birliğin taraflarına, yani eşlere yükler.

Aldatılan eşin karşısındaki üçüncü kişi evlilik birliğinin tarafı değildir. Bu nedenle üçüncü kişinin eşle birlikte olması, ona ait bir sadakat borcunun ihlali sayılmaz. Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden, evlilik birliğinin tarafı olan aldatan eştir ve bu ihlalin hukuki sonuçları boşanma ile boşanmaya bağlı tazminat yoluyla aldatan eşe karşı ileri sürülür (TMK m.161, TMK m.174).

3. Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Tazminat Davasında Kasten Zarar Şartı

Aldatılan eş, üçüncü kişiye tazminat davasını genel haksız fiil kuralına dayandırmak istediğinde iki ayrı hükümle karşılaşır. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49/1). Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49/2).

Aldatılan eşin üçüncü kişiye yönelik talebi, ikinci fıkranın aradığı kast şartına takılır. Madde ahlaka aykırılığı tek başına yeterli saymaz, zararın kasten verilmesini arar. Üçüncü kişinin karşı tarafın evli olduğunu bilmesi, tek başına aldatılan eşe zarar verme kastını göstermez. Birlikteliği yasaklayan ve üçüncü kişiye yönelen bir hukuk kuralı da bulunmadığından, birinci fıkradaki hukuka aykırılık şartı da kendiliğinden kurulmaz.

Aldatılan eş, aldatan eş ile üçüncü kişiyi birlikte sorumlu tutmak için müteselsil sorumluluk hükmüne de dayanamaz. Müteselsil sorumluluk, birden çok kişinin birlikte bir zarara sebebiyet vermesini veya aynı zarardan sorumlu olmasını arar (TBK m.61). Üçüncü kişinin kendi fiili nedeniyle sorumlu tutulabileceği bir dayanak yoksa, aldatan eşle birlikte sorumlu tutulması da mümkün olmaz.

4. Aldatılan Eş Üçüncü Kişiden Hangi Durumda Tazminat Alabilir?

Aldatılan eşin üçüncü kişiye tazminat davası, üçüncü kişinin aldatılan eşin kişilik hakkına yönelik ayrı bir saldırısı varsa manevi tazminatla sonuçlanabilir. Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse hâkimden korunma isteyebilir. Rıza, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması ile haklı kılınmayan her saldırı hukuka aykırıdır (TMK m.24). Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim bunun yerine veya buna ek olarak saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m.58).

Aldatılan eşin bu yolda sorması gereken soru şudur: dava edilen davranış, birliktelikten ayrı düşünüldüğünde de aldatılan eşe yönelik hukuka aykırı bir saldırı mıdır? İlişkinin süresi, çevrede duyulması veya üçüncü kişinin ilişkiyi sürdürmesi bu soruya tek başına olumlu cevap vermez. Aşağıdaki davranışlar ise kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmıştır ve aldatılan eşin kişilik hakkına yönelen saldırının tipik örnekleridir.

4.1. Aldatılan eşin konutuna rızası olmadan girilmesi

Aldatılan eşin konutuna veya konutun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren ya da rızayla girdikten sonra çıkmayan kişi, şikâyet üzerine cezalandırılır (TCK m.116/1). Evlilik birliğinde aile bireylerinden birinin rızası varsa bu hüküm uygulanmaz; ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir (TCK m.116/3). Aldatılan eşin konutuna aldatan eşin rızasıyla girilmiş olması, bu nedenle tek başına sonucu belirlemez; rızanın amacı ayrıca değerlendirilir. Suçun unsurları için konut dokunulmazlığının ihlali suçu yazımıza bakabilirsiniz.

4.2. Aldatılan eşin özel hayatının ifşa edilmesi

Aldatılan eşin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi cezalandırılır (TCK m.134/2). Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek de ayrı bir suçtur ve gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde ceza artırılır (TCK m.134/1). Üçüncü kişinin aldatılan eşe ait yazışmaları, fotoğrafları veya kayıtları paylaşması, birliktelikten bağımsız bir kişilik hakkı saldırısıdır. Ayrıntı için özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazımıza bakabilirsiniz.

4.3. Aldatılan eşin onur ve saygınlığına saldırılması

Aldatılan eşe onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi cezalandırılır; fiil mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlendiğinde de aynı ceza uygulanır (TCK m.125/1-2). Üçüncü kişinin aldatılan eşe mesajla hakaret etmesi, bu niteliktedir. Ayrıntı için hakaret suçu yazımıza bakabilirsiniz.

Aldatılan eş, bu davranışlarda ceza soruşturması ile manevi tazminat davasını ayrı ayrı yürütebilir. Şikâyet ceza yargılamasını, TBK m.58’e dayanan dava ise tazminat talebini konu alır. Kişilik hakkı saldırısına karşı davacı, saldırı tehlikesinin önlenmesini, sürmekte olan saldırıya son verilmesini ve etkileri devam eden saldırının hukuka aykırılığının tespitini de isteyebilir (TMK m.25/1).

5. Aldatılan Eş Aldatan Eşten Hangi Tazminatı İsteyebilir?

Aldatılan eş, aldatan eşten boşanmayla birlikte hem maddi hem manevi tazminat isteyebilir. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK m.174/2).

Aldatılan eşin aldatan eşe karşı tazminat talebi, üçüncü kişiye karşı talepten farklı olarak sadakat yükümlülüğünün tarafına yöneltilir. Bu nedenle aldatılan eşin tazminat hakkı, üçüncü kişiye dava açılamaması hâlinde de ortadan kalkmaz. Aldatma, boşanma davasında kusur belirlemesini etkiler; kusur da maddi tazminatta kusursuz veya daha az kusurlu olma, manevi tazminatta ise karşı tarafın kusurlu olması şartıyla doğrudan bağlantılıdır.

5.1. Aldatılan eşe aldatan eş ne kadar tazminat öder?

Aldatılan eşe aldatan eşin ne kadar tazminat ödeyeceği kanunda sabit bir tutar, oran veya tarifeyle belirlenmemiştir; aldatan eş ne kadar tazminat öder sorusunun cevabı somut olaya göre değişir. TMK m.174 maddi tazminatı “uygun”, manevi tazminatı “uygun miktarda” diye tanımlar ve tutarı somut olaya göre hâkim belirler. Aynı nedenle “aldatan eş şu kadar tazminat öder” biçimindeki genel rakamlar kanuna dayanmaz. Tutarın belirlenmesinde gözetilen ölçütler için manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir ve boşanmadaki tazminat kalemleri için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazılarımıza bakabilirsiniz.

5.2. Aldatılan eşin boşanma davası

Aldatılan eş, eşi zina ederse boşanma davası açabilir (TMK m.161/1). Aldatma zina niteliğine ulaşmıyorsa veya zina ispat edilemiyorsa, evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.166/1). Zina sebebinin şartları ve ispatı için zina nedeniyle boşanma davası ve çekişmeli süreç için çekişmeli boşanma yazılarımıza bakabilirsiniz.

6. Aldatılan Eşin Hakları: Hangi Dava, Hangi Mahkeme, Hangi Süre?

Aldatılan eşin hakları iki ayrı davaya dayanır: aldatan eşe karşı boşanmaya bağlı tazminat davası ve üçüncü kişiye tazminat davası. Aldatılan eşin bu iki talebi aynı olaydan doğsa da muhatap, dayanak, mahkeme ve süre bakımından ayrı davalardır. Aşağıdaki tablo aynı ölçütlerle iki yolu karşılaştırır.

ÖlçütAldatan eşe karşıÜçüncü kişiye karşı
DayanakTMK m.174/1-2TMK m.24, TBK m.58 (ayrı kişilik hakkı saldırısı)
Aranan olguBoşanmaya sebep olan olaylar ve karşı tarafın kusuruAldatılan eşe yönelik ayrı bir hukuka aykırı saldırı
Görevli mahkemeAile mahkemesi (4787 sayılı Kanun m.4)Asliye hukuk mahkemesi (HMK m.2/1)
Yetkili mahkemeEşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı aydır birlikte oturulan yer (TMK m.168)Davacının veya davalının yerleşim yeri (TMK m.25/5)
SüreBoşanma hükmünün kesin­leş­me­sin­den itibaren bir yıl (TMK m.178)Öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl (TBK m.72)

Aldatılan eşin aldatan eşe karşı tazminat talebi aile hukukundan doğar. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işleri görür (4787 sayılı Kanun m.4). Aldatılan eşin üçüncü kişiye tazminat davası ise aile hukukundan değil kişilik hakkının korunmasından doğar. Şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2/1). Kişilik haklarının korunması için davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir (TMK m.25/5).

7. Aldatılan Eş Ne Zamana Kadar Dava Açabilir?

Aldatılan eşin dava süresi, açacağı davaya göre değişir. Zina nedeniyle boşanma davası açma hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161/2). Affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161/3).

Aldatılan eşin boşanmadan doğan tazminat hakları ise ayrı bir süreye bağlıdır. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Tazminat boşanma davası içinde istenmemişse, bu bir yıllık süre içinde ayrıca dava açılabilir.

Aldatılan eşin üçüncü kişiye tazminat davası, kişilik hakkı saldırısına dayandığı için genel haksız fiil zamanaşımına tabidir. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa o zamanaşımı uygulanır (TBK m.72).

8. Aldatılan Eşin Mal Paylaşımındaki Hakkı

Aldatılan eş, zina nedeniyle boşanma hâlinde mal paylaşımında da kanunun tanıdığı bir imkândan yararlanabilir. Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1). Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m.236/2).

Aldatılan eşin bu imkândan yararlanması için boşanmanın zina sebebine dayanması gerekir; madde zina ve hayata kast dışındaki boşanma sebeplerini saymaz. Hüküm kendiliğinden işlemez, hâkime hakkaniyete uygun bir takdir yetkisi tanır. Mal rejiminin tasfiyesi için boşanmada mal paylaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

9. Aldatılan Eş Aldatmayı Nasıl İspat Eder?

Aldatılan eş, aldatmayı ve üçüncü kişinin ayrı saldırısını hukuka uygun delillerle ispat etmelidir. Taraflar kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir; hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller ise mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/1-2).

Aldatılan eşin delil toplarken kendisi hakkında ayrı bir sorumluluk doğurmaması da gerekir. Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek suçtur ve gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde ceza artırılır (TCK m.134/1). Eşin veya üçüncü kişinin telefonuna gizlice erişerek kayıt almak, hem delilin kullanılmasını engelleyebilir hem de aldatılan eş hakkında ceza soruşturmasına yol açabilir. Mahkeme aracılığıyla istenebilecek kayıtlar için boşanma davasında HTS kayıtları yazımıza bakabilirsiniz.

10. Aldatılan Eş Ne Yapmalı?

Aldatılan eş ne yapmalı sorusunun hukuki cevabı, aldatılan eşin haklarını muhatap ve süre bakımından ayırmakla başlar.

  1. Talebin muhatabını belirleyin. Birlikteliğin kendisinden doğan tazminat talebi aldatan eşe karşı, boşanmayla birlikte ileri sürülür (TMK m.174). Üçüncü kişiye karşı talep ancak ayrı bir kişilik hakkı saldırısı varsa kurulur (TBK m.58).
  2. Üçüncü kişinin ayrı bir davranışı olup olmadığını inceleyin. Konuta girme, özel hayata ait görüntü veya seslerin ifşası ya da hakaret gibi davranışlar birliktelikten bağımsız olarak değerlendirilir; bunlar için şikâyet ve tazminat yolları ayrı yürür.
  3. Zina nedeniyle boşanmada altı aylık süreyi takip edin. Süre, zinanın öğrenilmesinden başlar ve affetmek dava hakkını ortadan kaldırır (TMK m.161/2-3).
  4. Delilleri hukuka uygun yollarla toplayın. Hukuka aykırı delil dikkate alınmaz ve toplama biçimi ayrıca suç oluşturabilir (HMK m.189/2, TCK m.134/1).
  5. Mal rejimi talebini ayrıca değerlendirin. Zina nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2).

Sıkça Sorulan Sorular

Aldatılan eş üçüncü kişiye tazminat davası açabilir mi?

Yalnız eşiyle birlikte olduğu için üçüncü kişiye karşı açılan tazminat davasının kanunda dayanağı zayıftır. Sadakat yükümlülüğü eşlere aittir (TMK m.185/3) ve ahlaka aykırı fiilden sorumluluk kasten zarar verilmesini arar (TBK m.49/2). Üçüncü kişi aldatılan eşin kişilik hakkına ayrıca saldırmışsa manevi tazminat istenebilir (TBK m.58).

Aldatılan eşin hakları nelerdir?

Aldatılan eş, aldatan eşe karşı boşanma davası açabilir ve boşanmayla birlikte maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TMK m.161, TMK m.174). Zina nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payını azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236/2). Üçüncü kişiye tazminat davası ise yalnız üçüncü kişinin aldatılan eşin kişilik hakkına ayrıca saldırması hâlinde açılabilir (TBK m.58).

Eşimi aldatan kişiden tazminat alabilir miyim?

Birliktelik tek başına yeterli değildir; üçüncü kişinin size yönelik ayrı bir hukuka aykırı davranışı gerekir. Örneğin rızanız olmadan konutunuza girmesi, özel hayatınıza ait görüntü veya sesleri ifşa etmesi ya da onur ve saygınlığınıza saldırması hâlinde kişilik hakkı saldırısına dayanarak manevi tazminat istenebilir (TMK m.24, TBK m.58).

Evli adamla birlikte olan kadına dava açılır mı?

Kadının karşı tarafın evli olduğunu bilmesi, tek başına diğer eşe kasten zarar verme anlamına gelmez; ahlaka aykırı fiilden sorumluluk kasten zarar verilmesini arar (TBK m.49/2). Aldatılan eşe yönelik ayrı bir saldırı yoksa talep, sadakat yükümlülüğünün tarafı olan aldatan eşe yöneltilir (TMK m.174/2).

Aldatan eş ne kadar tazminat öder?

Kanun belirli bir tutar veya oran öngörmez. Kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu eşten uygun bir maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Tutarı somut olaya göre hâkim belirler.

Aldatılan eş ne zamana kadar dava açabilir?

Zina nedeniyle boşanma davası, zinanın öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl içinde açılmalıdır; affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.161/2-3). Boşanmadan doğan tazminat hakları boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yılda zamanaşımına uğrar (TMK m.178).

Üçüncü kişiye tazminat davası hangi mahkemede açılır?

Kişilik hakkı saldırısına dayanan dava şahıs varlığına ilişkin bir davadır ve aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesinde görülür (HMK m.2/1). Davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir (TMK m.25/5). Aldatan eşe karşı boşanma ve tazminat talepleri ise aile mahkemesinin görevindedir (4787 sayılı Kanun m.4).

Aldatma mal paylaşımını etkiler mi?

Zina nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m.236/2). Bu, kendiliğinden işleyen bir sonuç değil hâkime tanınan bir yetkidir.

Aldatmayı ispat için telefon kayıtlarını kullanabilir miyim?

Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Özel hayatın gizliliğini ihlal ederek kayıt almak ayrıca suç oluşturabilir (TCK m.134/1).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp