Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, nüfus kütüğündeki bir bilginin gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılan ve nüfus müdürü huzuruyla görülen davadır; kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.35/1, m.36/1-a). Tek istisna, olayın kütüğe tescili sırasında yapılan maddî hatadır: onu nüfus müdürlüğü dayanak belgesine göre kendisi düzeltir. Bu yazı, kimlik bilgilerinde ya da ölmüş bir yakınının kaydında hata gören ve bu hatanın nüfus müdürlüğünde mi yoksa mahkemede mi düzeltileceğini öğrenmek isteyen kişi için hazırlanmıştır.
1. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası: Öne Çıkanlar
- Nüfus kaydının düzeltilmesi davası yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır; yetki nüfusa kayıtlı olunan yere bağlı değildir (5490 sayılı Kanun m.36/1-a).
- Davayı düzeltmeyi isteyen kişi açabilir; ilgili resmî dairenin lüzum göstermesi üzerine Cumhuriyet savcısı da açar (5490 m.36/1-a).
- Dava nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür; nüfus müdürü nüfus müdürlüğünü temsilen taraf olarak bulunur (5490 m.36/1-a; Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği m.31/1).
- Dayanak belgede doğru yazılı olduğu hâlde kütüğe hatalı, eksik geçirilen ya da hiç yazılmayan bilgi maddî hatadır ve dava açmadan nüfus müdürlüğünce düzeltilir (5490 m.38).
- Kanun bu dava için bir dava açma süresi öngörmez; resmî sicil belgelediği olgunun doğruluğuna kanıt oluşturduğundan kaydın doğru olmadığını davacı ispat eder (5490 m.36; TMK m.6, m.7).
- Haklı sebep varsa aynı konuya ilişkin düzeltme yeniden istenebilir (5490 m.36/1-b).
- Soybağına ilişkin sonuç doğurmayan davalarda bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez (HMK m.362/1-d).
2. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Nedir?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, aile kütüğüne yazılmış bir bilginin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla o bilginin mahkeme hükmüyle değiştirilmesini sağlayan davadır. Türk Medeni Kanunu kuralı genel olarak koyar: mahkeme kararı olmadıkça kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz (TMK m.39). Nüfus Hizmetleri Kanunu kayıtların anlamını değiştirecek şerh konulmasını da yasaklar (5490 sayılı Kanun m.35/1).
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasına konu olabilecek bilgiler kanunda sayılır. Aile kütüklerinde kişinin adı ve soyadı, cinsiyeti, baba ve ana adı ile soyadları, evli kadınların önceki soyadları, doğum yeri ile gün, ay ve yıl olarak doğum tarihi, evlenme, boşanma, soybağının kurulması veya reddi ve ölüm gibi kişisel durum değişiklikleri, dini ve medeni hâli yer alır (5490 m.7/1).
Kurumlarda kişiyle ilgili işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır; kayıtlar arasında farklılık varsa nüfus kaydında değişiklik yapılmaz, usulüne göre diğer kayıtlar düzeltilir (5490 m.10/1). Okul veya sigorta kaydındaki bir bilgi nüfus kaydından farklıysa bu farklılık nüfus kaydını değiştirmez; nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak nüfus kaydının kendisi gerçeğe aykırıysa açılır.
2.1. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Hangi Kayıtlar İçin Açılır?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası bir üst başlıktır; kaydın hangi bilgisine ilişkin olduğuna göre dayanak ve yol değişir:
| Kayıt | Düzeltme yolu | Dayanak |
|---|---|---|
| Doğum tarihi (yaş) | Mahkeme hükmü; ay ve gün boşsa kanundaki hesaplama kuralı | 5490 m.35/1, m.39/2 |
| Ad değişikliği | Haklı sebeple hâkimden istenir | TMK m.27/1 |
| Eski eşinin soyadını kullanma izni olan kadının önceki soyadı | Yazılı talep üzerine nüfus müdürlüğü | 5490 ek m.3 |
| Cinsiyet | Mahkeme izni ve sağlık kurulu raporu | TMK m.40 |
| Baba ile soybağı | Babalık davası veya soybağının reddi davası | TMK m.286, m.301 |
| Din bilgisi | Yazılı beyan üzerine nüfus müdürlüğü | 5490 m.35/2 |
| Tescil sırasındaki maddî hata | Nüfus müdürlüğü, dayanak belgeye göre | 5490 m.38 |
Ad ve soyadı değişikliğinin şartları isim değiştirme davası yazısında, boşanan veya evli kadının soyadı evli kadının bekârlık soyadı yazısında, cinsiyet kaydı ise cinsiyet değiştirme davası yazısında anlatılmıştır.
3. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası mı, İdari Düzeltme mi?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, hata dayanak belgenin kendisinde ise gerekir; hata yalnız belgenin kütüğe geçirilmesi sırasında oluşmuşsa dava gerekmez. Kanun kuralı ve istisnayı aynı fıkrada koyar: kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça kayıt düzeltilemez, ancak olayların aile kütüklerine tescili sırasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir (5490 sayılı Kanun m.35/1).
Maddî hatanın tanımı kanundadır. Aile kütüğüne yazılması gereken bilgilerden dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kütüğe hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgiler ve mükerrer kayıtlar maddî hata sayılır; bu hatalar Genel Müdürlükçe ya da nüfus müdürlüklerince düzeltilir veya tamamlanır (5490 m.38/1). Örneğin doğum tutanağında doğru yazılan bir ad kütüğe farklı harflerle geçirilmişse, bu bir maddî hatadır. Doğum tarihi doğum bildiriminde baştan yanlış beyan edilmişse, dayanak belge de yanlıştır ve kayıt ancak dava ile düzeltilir.
3.1. Nüfus Kaydındaki Hataların Düzeltilmesi Talebi Nasıl Yapılır?
Nüfus kaydındaki maddî hatanın düzeltilmesi için nüfus müdürlüğüne başvurulur ve hatanın dayanağı olan belge gösterilir. İşlem şu sırayla ilerler:
- Kayıttaki bilginin hangi belgeye dayanılarak tescil edildiği belirlenir; nüfus kütüklerine düşülen her kayıt, usulüne uygun düzenlenmiş bir belgeye dayandırılmak zorundadır (5490 m.12/1).
- Dayanak belgede doğru bilgi yazılıysa talep nüfus müdürlüğüne yapılır ve nüfus müdürlüğü kaydı belgeye uygun olarak düzeltir (5490 m.35/1, m.38/1).
- Dayanak belge de aynı hatayı taşıyorsa nüfus müdürlüğü düzeltme yapamaz; bu durumda nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılır (5490 m.35/1).
Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü, idari düzeltme ile mahkeme kararıyla yapılan düzeltmenin ayrımını ve kararların kütüğe işlenme esaslarını kayıt düzeltme sayfasında yayımlar.
Bazı kayıt değişiklikleri dava gerektirmez, çünkü kanun bunları doğrudan nüfus müdürlüğüne bırakır. Din bilgisine ilişkin talepler kişinin yazılı beyanına uygun olarak tescil edilir, değiştirilir, boş bırakılır veya silinir (5490 m.35/2). Boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadının evlenmeden önceki soyadını kullanmak istemesi gibi bazı soyadı talepleri de yazılı başvuruyla nüfus müdürlüğünce işleme alınır (5490 ek m.3/1). Genel Müdürlük, doğum tarihinin ay ve günü belli olmayanların eksikliğini tamamlamaya da yetkilidir (5490 m.39/1).
Başkasına ait kaydın kullanıldığına ilişkin başvurular da dava yoluyla değil, Bakanlıkça incelenip sonuçlandırılır (5490 m.36/2).
Maddî hatadan farklı bir durum, usulüne göre düzenlenmemiş bir belgeye dayanılarak kayıt oluşturulmasıdır. Böyle bir kayıt, Genel Müdürlüğün ya da nüfus müdürlüklerinin göstereceği lüzum üzerine mahkemece verilecek kararla iptal edilir (5490 m.40/1).
4. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasını Kimler Açabilir?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasını iki grup açabilir: düzeltmeyi isteyen kişi ve ilgili resmî dairenin lüzum göstermesi üzerine Cumhuriyet savcısı. Kanunun lafzı şöyledir: nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları, düzeltmeyi isteyen şahıslar ile ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcıları tarafından açılır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği aynı ifadeyi tekrarlar (Yönetmelik m.30/1).
Kaydında hata gören kişi, savcılığa başvurmak zorunda olmadan davayı kendisi açabilir; savcı ise bir resmî dairenin kayıtta düzeltme gerektiğini bildirmesi üzerine harekete geçer.
Kaydı düzeltilecek kişinin kendisi dışında biri, örneğin bir yakını dava açıyorsa, mahkeme önce onun dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığını inceler. Davacının hukuki yararının bulunması bir dava şartıdır (HMK m.114/1-h). Kanun davacıyı kaydın sahibiyle sınırlamaz, ama kendi hukuku bakımından yararı bulunmayan kişinin davası bu şart yönünden incelenir.
4.1. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasını Mirasçılar Açabilir mi?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasını mirasçıların açmasını yasaklayan bir hüküm yoktur; kanun davacıyı “düzeltmeyi isteyen şahıslar” olarak tanımlar ve mirasçıyı ne adıyla sayar ne de dışlar (5490 m.36/1-a). Mirasçının açtığı davada belirleyici soru, düzeltilmesi istenen kaydın mirasçının kendi hukukunu etkileyip etkilemediğidir. Bu, dava şartı olan hukuki yarar incelemesidir (HMK m.114/1-h).
Ölüm tarihine ilişkin kayıt, mirasçıların hukukunu doğrudan etkileyebilir. Mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında mirasa ehil olarak sağ olmak şarttır (TMK m.580/1). Bu nedenle mirasbırakanın ölüm tarihi, kimin mirasçı olacağını doğrudan belirleyebilir. Mirasçılık belgesinin nasıl alındığı veraset ilamı ve mirasçılık belgesi yazısında anlatılmıştır.
5. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası ve Ölen Kişinin Nüfus Kaydı
Ölen kişinin nüfus kaydının düzeltilmesi de nüfus kaydının düzeltilmesi davası kuralına tabidir: kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça kayıt düzeltilemez, tescil sırasındaki maddî hata ise nüfus müdürlüğünce dayanak belgeye göre düzeltilir (5490 sayılı Kanun m.35/1). Kişinin ölmüş olması kaydın düzeltilmesine engel değildir.
Ölen kişinin nüfus kaydında karşılaşılan durumlar üç ayrı yola ayrılır:
- Kütükte sağ görünen ölü: Ölmüş olduğu hâlde aile kütüğünde sağ görünen kişi için ölüm olayını gösteren belgeyle nüfus müdürlüğüne başvurulur ve ölüm tutanağı düzenlenir. Belge sunulamazsa ölüm beyanının doğruluğu nüfus müdürlüğünce araştırılır ve düzenlenen tutanak mülki idare amirinin emriyle işleme konulur (5490 m.33/1). Bu yol dava değildir.
- Yanlış yazılmış ölüm tarihi veya başka bir bilgi: Dayanak belge doğruysa nüfus müdürlüğüne, dayanak belge de hatalıysa mahkemeye başvurulur (5490 m.35/1, m.38/1). Ölüm ve doğum nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; kayıt yoksa veya kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir (TMK m.30).
- Ölüm karinesiyle ölü kaydı düşülen kişinin sağ çıkması: Mülki amirin emriyle nüfus kütüğüne ölü kaydı düşülen kişinin sağ olduğunun tespiti, kanunda çekişmesiz yargı işleri arasında ayrıca sayılır (HMK m.382/2-a-3). Kaybolma nedeniyle verilen gaiplik kararı ise ayrı bir kurumdur ve gaiplik nedir yazısında anlatılmıştır.
Ölen kişinin nüfus kaydında davanın hangi yerleşim yerinde açılacağı sorusu kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Madde yetkiyi “yerleşim yeri adresinin bulunduğu yer” olarak belirler, ancak kaydı düzeltilecek kişi öldüğünde kimin yerleşim yerinin esas alınacağını söylemez (5490 m.36/1-a). Bu durumda dilekçede, yetkinin hangi yerleşim yerine dayandırıldığı açıkça yazılmalıdır.
6. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Kime Karşı Açılır?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Kanun “davalı” sözcüğünü kullanmaz. Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği ise kayıt düzeltme davalarında nüfus müdürünün veya görevlendireceği memurun nüfus müdürlüğünü temsilen taraf olarak bulunacağını söyler (Yönetmelik m.31/1). Dilekçede karşı taraf olarak ilgili ilçe nüfus müdürlüğünün gösterilmesi bu hükümle uyumludur.
Nüfus müdürü veya görevlendirilen nüfus temsilcisi, düzeltme isteğinin mevzuata uygun olup olmadığını mahkemeye yazılı olarak bildirmek ya da duruşmada tutanağa geçirilmek üzere beyanda bulunmakla yükümlüdür (Yönetmelik m.31/2). Gerekli görülürse valilik nüfus müdürlüğünü temsilen avukat görevlendirebilir (Yönetmelik m.31/3).
Genel Müdürlük ve nüfus müdürlükleri, mahkemece verilen kararlar hakkında her türlü kanun yoluna başvurmaya yetkilidir (5490 m.37/1). Nüfus müdürlükleri kanuni harç ve her türlü mahkeme masraflarından muaftır (5490 m.37/2); bu muafiyet idareye aittir, davacıyı kapsamaz.
7. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki mahkemedir; ikisi de aynı bentte yazılıdır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a).
7.1. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasında Görevli Mahkeme
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında görevli mahkemeyi belirlerken iki kanun birlikte okunur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu ad ve soyadın değiştirilmesini ve kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar (HMK m.382/2-a-2, a-5). Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir, ancak bu kural aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece geçerlidir (HMK m.383). Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-a, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davaları için asliye hukuk mahkemesini adıyla gösteren aksine düzenlemedir. Asliye hukuk mahkemesinin genel görevi ve sulh hukuk mahkemesinden farkı asliye hukuk mahkemesi nedir yazısında anlatılmıştır.
Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK m.1). Mahkemenin görevli olması dava şartıdır (HMK m.114/1-c); mahkeme bunu davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve noksanlığı tespit ederse davayı usulden reddeder (HMK m.115/1-2).
7.2. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasında Yetkili Mahkeme
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında yetkili mahkeme, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesidir (5490 m.36/1-a). Kanun yetkiyi kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yere bağlamaz. Bir kişi nüfusa bir ilçede kayıtlı olup başka bir ilde yaşıyorsa, dava yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerde açılır. Yetkiyi “yerleşim yeri veya nüfus kaydının bulunduğu yer” biçiminde seçimlik olarak kuran bir ifade madde lafzında yoktur.
8. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Süresi ve Zamanaşımı
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası için Nüfus Hizmetleri Kanunu bir dava açma süresi öngörmez. Davayı düzenleyen m.36, davanın kim tarafından, hangi mahkemede açılacağını, kimin huzurunda görüleceğini ve tespit davasının etkisini düzenler; bir süre sınırı koymaz (5490 sayılı Kanun m.36). Kişiler hukukunda süreye bağlanmış bir dava örneği ise TMK m.27/4’tür: adın değiştirilmesinden zarar gören kişi, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27/4). Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında böyle bir hüküm yoktur.
Sürenin bulunmaması ispatı kolaylaştırmaz. Taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Resmî siciller belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur; içeriklerinin doğru olmadığının ispatı ise kanunda başka hüküm yoksa herhangi bir şekle bağlı değildir (TMK m.7). Kayıt ne kadar eskiyse, onun gerçeğe aykırı olduğunu gösterecek belge ve tanık bulmak da o kadar güçleşebilir.
8.1. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Ne Kadar Sürer?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasının yargılama süresi kanunda belirlenmemiştir ve dosyanın delil durumuna göre değişir. Kanun yalnız karardan sonraki bazı süreleri belirler:
- İlk derece mahkemesinin nihai kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341/1-a) ve istinaf süresi ilamın tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345). İstinafın işleyişi istinaf nedir yazısında anlatılmıştır.
- Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulamaz (HMK m.362/1-d). Soybağı sonucu doğuran davalarda temyizin şartları temyiz nedir yazısındadır.
- Karar kesinleşince mahkeme yazı işleri müdürü, tescil gerektiren kararı kesinleştirme tarihinden itibaren on gün içinde o yerin nüfus müdürlüğüne bildirir (5490 m.55/1). Kayıt, kesinleşmiş hükme göre düzeltilir (5490 m.35/1).
9. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasında Deliller ve İspat
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında kaydın doğru olmadığı her türlü delille ispat edilebilir. Doğum ve ölüm nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur; ancak kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir (TMK m.30). Resmî sicilin içeriğinin doğru olmadığının ispatı da kanunda başka hüküm bulunmadıkça bir şekle bağlı değildir (TMK m.7/2).
Delil olarak kaydın türüne uygun belgeler gösterilir: doğum tarihine ilişkin taleplerde sağlık kuruluşu ve okul kayıtları ile tanık, ölüm tarihine ilişkin taleplerde ölüm olayını gösteren belgeler. Dilekçede her vakıanın hangi delille ispat edileceği gösterilir (HMK m.119/1-f).
Hâkimin davadaki rolü de delil toplamayı etkiler. HMK, kişisel durum sicilindeki kaydın düzeltilmesini çekişmesiz yargı işleri arasında sayar ve çekişmesiz yargı işlerinde aksine hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesinin geçerli olduğunu belirtir (HMK m.382/2-a-5, m.385/2). Nüfus müdürlüğünün temsilcisi de düzeltme isteğinin mevzuata uygunluğu hakkında mahkemeye görüş bildirir (Yönetmelik m.31/2).
Daha önce açılmış bir tespit davasının sonucu da delil olarak kullanılabilir. Tespit davaları, kaydın iptali veya düzeltilmesi için açılacak davalara karine teşkil eder (5490 m.36/1-c). Karine teşkil etmek kesin hüküm oluşturmak anlamına gelmez; tespit hükmü düzeltme davasında dayanak sağlar, ancak kaydı kendiliğinden değiştirmez, çünkü kayıt ancak düzeltmeye ilişkin kesinleşmiş hükümle değişir (5490 m.35/1). Tespit davası açan kişinin, kanundaki istisnalar dışında, hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır (HMK m.106/2).
10. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası İkinci Kez Açılabilir mi?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası aynı konu için yeniden açılabilir; bunun şartı haklı sebeplerin bulunmasıdır. Maddenin bugünkü lafzı şöyledir: haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir (5490 sayılı Kanun m.36/1-b). Bu bent 19.10.2017 tarihli ve 7039 sayılı Kanunun 9. maddesiyle yeniden yazılmıştır. Bentin 2006 tarihli ilk metni ise aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceğini söylüyordu (5490 sayılı Kanun m.36/1-b, ilk metin); bu yasak bugünkü metinde yer almaz. Eski metne dayanarak ikinci davanın mümkün olmadığını anlatan kaynaklar bugünkü kuralı yansıtmaz.
Bugünkü metne göre aynı konuda daha önce dava açılmış olması yeni talebi tek başına engellemez; belirleyici olan haklı sebebin bulunmasıdır. Kanun haklı sebebi tanımlamaz. Bu nedenle ikinci dilekçede, talebi önceki taleple aynı kılmayan somut olgu ve bu olguyu gösteren belge açıkça yazılmalıdır.
Aynı bent, ad ve soyadı düzeltmesinin aile üyelerine etkisini de düzenler. Ad değişikliği hâlinde nüfus müdürlüğü kişinin çocuklarının baba veya ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir (5490 m.36/1-b). Bu düzeltmeler için ayrıca dava açılmaz.
11. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası ve Soybağının Tespiti
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası ile soybağının tespiti davası farklı sonuçlar doğurur. Nüfus kaydının düzeltilmesi kütükteki bir bilgiyi gerçeğe uydurur; soybağı davası ise çocuk ile ana veya baba arasındaki hukuki bağı kurar ya da kaldırır. Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, çocuk ile baba arasında ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282/1-2).
Çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir; bu dava nüfus müdürlüğüne değil babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m.301/1-2). Soybağının kurulması veya reddi aile kütüğüne işlenen kişisel durum değişikliklerindendir (5490 m.7/1-d). Babalık veya babalığın tespiti adı altında açılan davalarda alınan kararlar, hukuki niteliği değerlendirildikten sonra aile kütüklerine tescil edilir (Yönetmelik m.30/4).
Soybağının tespiti ile nüfus kaydının düzeltilmesi birlikte istendiğinde, dilekçe iki talebi ayrı ayrı göstermelidir: soybağının belirlenmesi talebi TMK hükümlerine, kütükteki ana veya baba bilgisinin düzeltilmesi talebi ise 5490 sayılı Kanuna dayanır. Soybağına ilişkin sonuç doğuran davalar, HMK m.362/1-d’deki temyiz yasağının dışında kalır. Babalık davasının ve soybağının reddinin şartları babalık davası ve soybağının reddi yazısında anlatılmıştır.
12. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası ile Yaş Düzeltme
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, doğum tarihindeki hatanın mahkeme yoluyla düzeltilmesinin de genel adıdır; günlük dilde yaş büyütme ve yaş küçültme davası olarak anılır. Doğum tarihi gün, ay ve yıl olarak aile kütüğüne yazılan bilgilerdendir (5490 m.7/1-ç) ve dayanak belgedeki tarih de hatalıysa kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadan değiştirilemez (5490 m.35/1).
Doğum tarihinde yalnız yıl yazılıysa bu tek başına dava sebebi değildir, çünkü kanun bir hesaplama kuralı koyar. Doğum yılı yazılıp ay ve günü yazılmamış olanların yaşları hesaplanırken doğduğu yılın 1 Temmuz günü, ayı yazılıp günü belli olmayanlar için de o ayın birinci günü başlangıç alınır (5490 m.39/2). Gerçek doğum tarihinin farklı olduğu ise nüfus kaydının düzeltilmesi davasında delille ispat edilir.
Yaş düzeltme bir ceza davasında da gündeme gelebilir. Ceza mahkemelerinde görülen davaların yaş düzeltme aşamasında nüfus müdürü veya görevlendireceği memur nüfus müdürlüğünü temsilen taraf olarak bulunur (Yönetmelik m.31/1). Fiil sırasındaki yaşın cezaya etkisi TCK 31 yaş küçüklüğü yazısında anlatılmıştır. Yaş büyütme ve yaş küçültme talebinin ispatı ve amaca dayalı taleplerin sonucu ise yaş küçültme ve yaş büyütme davası yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
13. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası Nasıl Açılır?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesine dava dilekçesi verilerek açılır ve dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m.118/1). Dava açmadan önce hatanın idari yoldan düzeltilip düzeltilemeyeceği incelenmelidir. Adımlar şunlardır:
- Kayıttaki hatanın dayanak belgede mi yoksa yalnız kütüğe geçirmede mi olduğu belirlenir; yalnız kütüğe geçirmedeyse nüfus müdürlüğüne başvurulur (5490 m.35/1, m.38/1).
- Dava gerekiyorsa dilekçe hazırlanır; dilekçede mahkemenin adı, taraflar, davacının kimlik numarası, dava konusu, vakıalar, her vakıanın delili, hukuki sebepler ve açık talep sonucu yer alır (HMK m.119/1).
- Dilekçe, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine verilir (5490 m.36/1-a).
- Davacı yargılama harçlarını ve gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırır (HMK m.120/1); gider avansının yatırılmış olması dava şartıdır (HMK m.114/1-g).
- Yargılama, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile yürütülür ve nüfus temsilcisi talebin mevzuata uygunluğu hakkında görüş bildirir (5490 m.36/1-a; Yönetmelik m.31/2).
- Karar kesinleşince yazı işleri müdürü kararı on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir ve kayıt kesinleşmiş hükme göre düzeltilir (5490 m.55/1, m.35/1).
Dava açma sürecinin genel işleyişi dava nasıl açılır yazısında, dilekçenin zorunlu unsurları ise dava dilekçesi yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
14. Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Dava Dilekçesi Örneği
Nüfus kaydının düzeltilmesi dava dilekçesi örneği aşağıdadır. Metin bir iskelettir: köşeli parantezli alanlar kişinin kendi nüfus kaydı ve belgeleri okunmadan doldurulamaz. Soybağının belirlenmesi de isteniyorsa dilekçe TMK m.301 kapsamında ayrıca kurulur ve karşı taraf değişir.
[İL / İLÇE] NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI : [Ad Soyad]
T.C. Kimlik No: [11 hane]
[Yerleşim yeri adresi]
VEKİLİ : [varsa Av. Ad Soyad, Baro, Sicil No, büro adresi]
DAVALI : [İl / İlçe] İlçe Nüfus Müdürlüğü
(5490 sayılı Kanun m.36/1-a uyarınca huzuruyla
görülmek üzere)
KONU : Nüfus kaydındaki [doğum tarihi / ana adı / ölüm
tarihi vb.] bilgisinin gerçeğe uygun olarak
düzeltilmesi istemidir.
AÇIKLAMALAR
1. [İl / ilçe] nüfusuna kayıtlı olup nüfus kaydımda [bilgi] olarak
[kayıtlı değer] yazılıdır. (Ek-1)
2. Bu bilgi gerçeğe aykırıdır. Gerçek [bilgi], [gerçek değer]
şeklindedir. (Ek-2, Ek-3)
3. Kayıttaki hata dayanak belgede de bulunduğundan nüfus
müdürlüğünce maddî hata olarak düzeltilememiştir. (Ek-4)
4. [Davacı kaydın sahibi değilse: davacının kayıtla ilgisi ve
düzeltmenin kendi hukukuna etkisi yazılır.]
HUKUKİ SEBEPLER : 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.35,
m.36; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.7, m.30,
m.39; HMK ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Nüfus kayıt örneği, [doğum / ölüm / okul /
sağlık kaydı], tanık [ad soyad ve adres],
bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
TALEP SONUCU : Yukarıda açıklanan nedenlerle, [il / ilçe]
nüfusuna kayıtlı [Ad Soyad]'ın nüfus kaydındaki
[bilgi]'nin [gerçek değer] olarak DÜZELTİLMESİNE,
yargılama giderleri hakkında karar verilmesini
saygıyla talep ederim.
[gg.aa.yyyy]
Davacı / Vekili
[Ad Soyad, imza]
EKLER
Ek-1 Nüfus kayıt örneği
Ek-2 [Gerçek bilgiyi gösteren belge]
Ek-3 [Destekleyici belge]
Ek-4 [Nüfus müdürlüğü başvurusu ve cevabı, varsa]
Dilekçedeki her açıklama bir eke veya tanığa bağlanmalıdır. İkinci kez düzeltme isteniyorsa açıklamalara önceki davanın bilgisi ve m.36/1-b anlamındaki haklı sebep ayrıca yazılır. Nüfus Hizmetleri Kanununun tam metni Mevzuat Bilgi Sisteminde yayımlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasını kimler açabilir?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasını düzeltmeyi isteyen kişi açabilir. İlgili resmî dairenin lüzum göstermesi üzerine Cumhuriyet savcısı da davayı açar (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Kanun davacıları bu iki grupla tanımlar; kaydı düzeltilecek kişi dışındaki biri dava açıyorsa, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır (HMK m.114/1-h).
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası hangi mahkemede açılır?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Kanun yetkiyi nüfus kaydının bulunduğu yere, yani kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yere bağlamaz. HMK çekişmesiz işlerde sulh hukuku gösterse de bu kural aksine düzenleme bulunmadığı sürece geçerlidir (HMK m.383).
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası kime karşı açılır?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Yönetmelik, nüfus müdürünün bu davalarda nüfus müdürlüğünü temsilen taraf olarak bulunacağını söyler (Nüfus Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği m.31/1). Bu yüzden dilekçede ilgili ilçe nüfus müdürlüğü karşı taraf olarak gösterilir.
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası ne kadar sürer?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasının yargılama süresi kanunda belirlenmemiştir. Kanun yalnız bazı ara süreleri belirler: ilk derece kararına karşı istinaf süresi tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.345). Soybağına ilişkin sonuç doğurmayan davalarda bölge adliye mahkemesi kararı temyiz edilemez (HMK m.362/1-d). Karar kesinleşince yazı işleri müdürü on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir (5490 m.55).
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında zamanaşımı var mı?
Nüfus kaydının düzeltilmesi davası için Nüfus Hizmetleri Kanunu bir dava açma süresi öngörmez; m.36 davanın kim tarafından, nerede açılacağını ve nasıl görüleceğini düzenler, süre koymaz. Süre bulunmaması ispat yükünü kaldırmaz: resmî sicil belgelediği olgunun doğruluğuna kanıttır ve kaydın doğru olmadığını, buna dayanan davacı ispat eder (TMK m.6, m.7).
Nüfus kayıtlarındaki hataların düzeltilmesi talebi nasıl yapılır?
Hata, olayın kütüğe tescili sırasında yapılmışsa ve doğru bilgi dayanak belgede yazılıysa, düzeltme talebi nüfus müdürlüğüne dayanak belgeyle yapılır; nüfus müdürlüğü kaydı belgeye uygun olarak düzeltir (5490 sayılı Kanun m.35/1, m.38). Dayanak belgenin kendisi gerçeğe aykırıysa idari yol kapalıdır ve kayıt ancak kesinleşmiş mahkeme hükmüyle düzeltilir.
Mirasçılar nüfus kaydının düzeltilmesi davası açabilir mi?
Kanun davacıyı düzeltmeyi isteyen kişi olarak tanımlar; mirasçıyı ne adıyla sayar ne dışlar (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Mirasçının açtığı davada hukuki yarar dava şartıdır (HMK m.114/1-h). Ölüm tarihi mirasçılık için önemlidir, çünkü mirasçı olabilmek için mirasbırakanın ölümü anında sağ olmak gerekir (TMK m.580).
Ölen kişinin nüfus kaydı nasıl düzeltilir?
Ölen kişinin nüfus kaydındaki hata da kesinleşmiş mahkeme hükmüyle düzeltilir; tescil sırasındaki maddî hata ise nüfus müdürlüğünce düzeltilir (5490 sayılı Kanun m.35/1). Ölmüş olduğu hâlde kütükte sağ görünen kişi için ölüm olayını gösteren belgeyle nüfus müdürlüğüne başvurulur ve ölüm tutanağı düzenlenir (5490 m.33/1).
Aynı kayıt için ikinci kez düzeltme davası açılabilir mi?
Evet. Nüfus Hizmetleri Kanunu m.36/1-b'nin 2017'de 7039 sayılı Kanunla yazılan bugünkü hâline göre, haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir. Kanun haklı sebebi tanımlamaz; bu yüzden ikinci talep kendiliğinden kabul edilmez ve dilekçede talebi önceki taleple aynı kılmayan somut olgunun belgesiyle gösterilmesi gerekir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler