Estetik ameliyat tazminat davası, estetik amaçla yapılan bir müdahalede kararlaştırılan sonucun elde edilememesi, sonucun ayıplı çıkması veya müdahale sırasında bedensel zarar doğması hâlinde hekime ve sağlık kuruluşuna karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Bu yazı; burun estetiği, meme ve karın ameliyatı, yağ aldırma, saç ekimi ya da implant gibi bir işlemden sonra sonuçtan şikâyetçi olan ve hangi süre içinde, hangi mahkemede, ne isteyebileceğini öğrenmek isteyen hasta için hazırlanmıştır. Dava özel klinikte yapılan müdahalede tüketici mahkemesinde, kamu hastanesinde yapılan müdahalede idari yargıda görülür; süreler talebin dayanağına ve başvuru yoluna göre değişir.
1. Estetik Ameliyat Tazminat Davası: Öne Çıkanlar
- Estetik ameliyat tazminat davasında ayıplı hizmet için zamanaşımı, ayıp sonradan ortaya çıksa bile hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıldır (6502 sayılı Kanun m.16/1).
- Hekim belirli bir görünümü meydana getirmeyi üstlendiyse ilişki eser sözleşmesinin tanımına girer; yalnız özenli çaba borçlandıysa vekâlet hükümleri uygulanır (Türk Borçlar Kanunu m.470, m.502).
- Özel klinik veya hastaneye karşı dava tüketici mahkemesinde açılır ve dava öncesi arabuluculuk dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/1, m.73/A-1).
- Sonuçtan memnun olmayan hasta ayıbı hekime uygun sürede bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır (Türk Borçlar Kanunu m.474/1, m.477/2).
- Ayıplı hizmette hasta yeniden yapılmasını, ücretsiz onarımı, bedelden indirimi veya sözleşmeden dönmeyi seçebilir; yanında tazminat da isteyebilir (6502 sayılı Kanun m.15/1).
- Hastane, işi yürüten hekimin verdiği zarardan sorumludur ve bu sorumluluğu kaldıran önceden yapılmış anlaşma tıbbi hizmette hükümsüzdür (Türk Borçlar Kanunu m.116/1, m.116/3).
2. Estetik Ameliyat Tazminat Davası Nedir?
Estetik ameliyat tazminat davası, estetik amaçlı tıbbi müdahale sonucunda uğranılan maddi ve manevi zararın hekimden ve müdahalenin yapıldığı sağlık kuruluşundan istenmesidir. Dava, hekim ile hasta arasındaki sözleşmeye dayanır; müdahale sırasında bedensel bütünlük zedelendiyse haksız fiil hükümleri de gündeme gelir (Türk Borçlar Kanunu m.49/1, m.114/2).
Davanın konusu yalnız “ameliyat kötü geçti” şikâyeti değildir. Hastanın isteyebileceği şeyler üç grupta toplanır. Birincisi, ayıplı sonuca karşı tanınan seçimlik haklardır: işlemin yeniden yapılması, ücretsiz onarım, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme. İkincisi, maddi tazminattır: tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar. Üçüncüsü, bedensel bütünlüğün zedelenmesi nedeniyle manevi tazminattır (6502 sayılı Kanun m.15/1; Türk Borçlar Kanunu m.54, m.56/1).
Tıbbi hataya dayanan davaların genel çerçevesi malpraktis nedir ve doktor hatası tazminat davası yazısında anlatılıyor. Bu yazı estetik amaçlı müdahalelere özgü farklara odaklanır: sözleşmenin niteliği, ayıp bildirimi, süre ve görevli mahkeme.
3. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Eser mi, Vekâlet mi?
Estetik ameliyat tazminat davasında sonucu en çok etkileyen soru, hekimin neyi üstlendiğidir. Hekim, hastayla konuşulan belirli bir görünümü meydana getirmeyi üstlendiyse bu borç eser sözleşmesinin tanımına uyar: eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (Türk Borçlar Kanunu m.470). Hekim yalnız bir işi görmeyi, yani hastalığı tedavi etmek için özenli çaba göstermeyi üstlendiyse ilişki vekâlet sözleşmesidir (m.502/1).
İki sözleşme arasındaki fark hastanın ne istemesi gerektiğini değiştirir. Vekâlette hekim sadakat ve özenle iş görmekle yükümlüdür ve ölçü, benzer alanda çalışan basiretli bir vekilin davranışıdır (m.506/2-3). Eser sözleşmesinde yüklenicinin de özen borcu vardır (m.471/1-2); bunun yanında ortaya çıkan eserin ayıplı olup olmadığı ayrıca sorulur ve ayıp hâlinde iş sahibine seçimlik haklar tanınır (m.475/1).
Kanunda estetik müdahaleyi doğrudan eser ya da vekâlet diye adlandıran bir hüküm yoktur. Nitelendirme, sözleşmenin içeriğinden ve müdahalenin amacından yapılır; hâkim Türk hukukunu resen uygular, bu nedenle dava dilekçesinde hangi sözleşmeye dayanıldığı tek başına belirleyici olmaz (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.33/1). Ameliyat öncesi görüşme notları, hedeflenen görünüme ilişkin yazışmalar ve fiyat teklifi bu yüzden davanın temel belgeleridir.
Özel klinikteki estetik ameliyat her iki nitelendirmede de tüketici işlemidir. Tüketici işlemi tanımı eser ve vekâlet sözleşmelerini birlikte sayar (6502 sayılı Kanun m.3/1-l). Bu nedenle eser mi vekâlet mi tartışması görevli mahkemeyi değiştirmez; değiştirdiği şey, hastanın hangi hakları isteyeceği ve ispatın neye yöneleceğidir.
3.1. Burun Estetiği Tazminat Davasında Tedavi ve Estetik Amacı Birlikte Olursa
Burun estetiği tazminat davası, iki amacı bir arada taşıyan ameliyatlarda ayrı bir soru doğurur. Septum eğriliği nedeniyle nefes alamayan bir hasta aynı ameliyatta burnunun görünümünün değişmesini de isteyebilir. Bu durumda önce ameliyatın hangi amacının ağır bastığına, sonra şikâyet edilen sonucun ameliyatın hangi bölümünden doğduğuna bakılır.
Şikâyet burnun şekliyle ilgiliyse (kemer, uç, asimetri) estetik bölümün sonucu tartışılır ve eser sözleşmesinin ölçüsü gündeme gelir (Türk Borçlar Kanunu m.470). Şikâyet nefes almanın düzelmemesiyse ve bu sonuç tedavi amaçlı bölümden doğduysa, hekimin sonuç değil özenli çaba borçlandığı vekâlet ölçüsü tartışılır (m.506/3). Dava dilekçesinde şikâyet edilen sonucun estetik bölümle bağlantısı somut olarak kurulmalıdır. Nitelendirmeyi hâkim yapar, ama bağlantıyı gösteren belgeleri hasta sunar (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.33/1).
Koku kaybı, burun içi yapışıklık veya çökme gibi sonuçlarda tartışma yalnız görünüm üzerinden yürümez; bedensel zarar doğmuşsa tedavi giderleri ve manevi tazminat ayrıca istenir (Türk Borçlar Kanunu m.54, m.56/1).
3.2. Saç Ekimi ve Diş İmplantında Aynı Soru
Saç ekimi ve implant ya da protez yapımı da aynı testten geçer: hekim belirli bir sonucu meydana getirmeyi mi, yoksa bir tedaviyi özenle yürütmeyi mi üstlendi? Belirli yoğunluk, saç çizgisi veya protez sonucu taahhüt edilmişse eser sözleşmesinin tanımı; tedaviyi özenle yürütme borcu üstlenilmişse vekâlet hükümleri değerlendirilir (Türk Borçlar Kanunu m.470, m.502). İşlemin adının saç ekimi veya implant olması, sözleşmenin niteliğini tek başına belirlemez.
Diş tedavisinde implant uygulaması, protez hazırlanması ve tedavi amacı aynı planda birlikte bulunabilir. Şikâyetin hangi aşamadan doğduğu ayrıca gösterilmelidir. Bu ayrım ve tedavi belgeleri diş hekimliğinde malpraktis rehberinde ayrıntılı olarak anlatılıyor.
3.3. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Başarısız Saç Ekimi
Estetik ameliyat tazminat davasında başarısız saç ekimi iddiası, kararlaştırılan sonuç ile gerçekleşen durum karşılaştırılarak somutlaştırılır. Seyrek görünüm, saç çizgisinin farklı olması veya işlem yapılan bölgede zarar bulunduğu iddiaları aynı soru değildir. Hekimin üstlendiği edim, ayıplı hizmet ve bedensel zarar ayrı ayrı değerlendirilir (Türk Borçlar Kanunu m.470, m.506; 6502 sayılı Kanun m.13).
Görüşme sırasında belirli bir yoğunluk veya görünüm konuşulmuşsa teklif, çizim, tarihli fotoğraf ve yazışmalar saklanmalıdır. Sağlayıcının internet sayfasında ve ilanlarında bildirdiği özellikler de ayıplı hizmet değerlendirmesine girebilir; sağlayıcının açıklamayla bağlı olmadığına ilişkin kanuni koşullar ayrıca incelenir (6502 sayılı Kanun m.13/2, m.14/2). Genel bir tanıtım görseliyle hastaya özel kararlaştırılan sonuç aynı belge gibi sunulmamalıdır.
İşlem öncesi plan, uygulama kayıtları, işlem yapılan ve saç alınan bölgelere ait fotoğraflar, onam formu ve kontrol kayıtları birlikte istenebilir. Hasta sağlık dosyasını inceleyebilir ve bir suretini alabilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.16). Satış görüşmesinde söylenen ekim miktarıyla uygulama kaydında bulunan bilgi birbirinden ayrı gösterilmelidir. Belge yoksa miktar fotoğraftan tahmin edilerek kesin bir işlem sayısı gibi yazılmamalıdır.
Sonucun hangi tarihte değerlendirileceği ve yeni müdahalenin uygunluğu tıbbi sorulardır. Hukuki inceleme için herkese uygulanacak bir bekleme ayı belirlemek yerine hastaya verilen takip planı, kontrol tarihleri ve sonraki hekim değerlendirmesi kayda alınmalıdır. Saç ekiminin özenle yapılıp yapılmadığı gibi teknik konularda bilirkişi görüşü alınır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266). Yeni bir ekim veya düzeltme mevcut görünümü değiştirecekse, delilin kaybolması ya da ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşması ihtimalinde hukuki yarar koşuluyla delil tespiti değerlendirilebilir (m.400). Bu değerlendirme tıbbi bakımın ertelenmesi talimatı değildir.
Eser hükümleri uygulanacaksa ayıp bildirimi dava süresinden ayrı bir yükümlülüktür. Hasta imkân bulur bulmaz inceleme yapıp ayıbı uygun sürede bildirmeli; sonradan ortaya çıkan ayıbı gecikmeksizin duyurmalıdır (Türk Borçlar Kanunu m.474/1, m.477/2-3). Bildirimde şikâyet edilen bölge, fark edilme tarihi ve talep açıkça yazılabilir. Kliniğin yeniden ekim önermesi, hastanın bunu koşulsuz kabul etmesi gerektiği anlamına gelmez; ücretsiz onarım ve yeniden hizmet haklarında orantısız güçlük koşulu da değerlendirilir (6502 sayılı Kanun m.15/1-2).
Saç ekimi ücretinin iadesiyle başka yerde yapılan düzeltmenin gideri ayrı taleplerdir. Ayıplı hizmette dönme veya indirim; zarar doğmuşsa tedavi giderleri ve diğer bedensel zarar kalemleri gündeme gelir. Bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerine göre manevi tazminat da değerlendirilebilir (6502 sayılı Kanun m.15/1, m.15/3; Türk Borçlar Kanunu m.54, m.56/1). Aynı ödemenin iki ayrı zarar gibi tekrar yazılmaması gerekir. Saç ekimi için ayrı ve sabit bir tazminat tutarı veya bütün taleplere uygulanacak tek süre yoktur; aşağıdaki süre ayrımları bu işlem için de incelenmelidir.
Türkiye’ye saç ekimi veya diş tedavisi için gelen yabancı hastalar bakımından aynı çerçeve, İngilizce hair transplant malpractice in Turkey ve Turkey teeth gone wrong yazılarında ayrıca ele alınıyor.
4. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında İspat ve Kusur
Estetik ameliyat tazminat davasında hasta, ameliyatın kararlaştırılan biçimde yapılmadığını ve bundan doğan zararını ortaya koyar. Hekim, borcu gereği gibi ifa etmediyse kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.112). Yani sözleşmeye dayanan davada kusursuzluğu ispat yükü hekimdedir.
Ayıba dayalı seçimlik haklar bakımından madde metni daha da açıktır: ayıp nedeniyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde iş sahibi dönme, indirim veya ücretsiz onarım haklarından birini kullanabilir ve madde bu hakları yüklenicinin kusuruna bağlamaz (m.475/1). Tazminat isteme hakkı ise genel hükümlere göre saklıdır (m.475/2). Tıbbi uygunluk ile sonucun gerçekleşip gerçekleşmediği bu yüzden iki ayrı sorudur: bilirkişi ameliyatın tıp kurallarına uygun yapıldığını söylese bile eserin ayıplı olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Hekimin sorumluluğu hastanın kendi davranışıyla sınırlanabilir. Ayıp, yüklenicinin açıkça yaptığı uyarıya rağmen iş sahibinin verdiği talimattan doğduysa ya da iş sahibine yüklenebilecek bir sebepten kaynaklandıysa iş sahibi ayıptan doğan haklarını kullanamaz (m.476). Ameliyat sonrası kontrol muayenelerine gidildiğini ve hekim talimatlarına uyulduğunu gösteren kayıtlar bu nedenle hasta için de önemlidir.
Bilirkişi incelemesi dava açılmadan da istenebilir: taraflardan her biri giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun raporla belirlenmesini isteyebilir (m.474/2). Mahkemede alınan rapora itirazın yolu bilirkişi raporuna itiraz, Adli Tıp raporuna itiraz ise Adli Tıp raporuna itiraz yazısında anlatılıyor. Komplikasyon savunmasının hangi durumda hekimi sorumluluktan kurtardığı komplikasyon ve malpraktis farkı yazısının konusudur.
4.1. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Aydınlatma ve Onam Formu
Estetik ameliyat tazminat davasında onam formu, hastanın neye rıza gösterdiğini belirler. Hastaya tıbbi müdahalenin kim tarafından, nerede ve nasıl yapılacağı, diğer tanı ve tedavi seçenekleri ile bunların fayda ve riskleri, muhtemel komplikasyonlar ve kullanılacak ilaçlar hakkında bilgi verilir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15). Tıbbi müdahalelerde hastanın rızası gerekir (m.24/1).
Uyuşmazlık doğması tıbben muhtemel görülen müdahaleler için sağlık kuruluşu bu bilgileri içeren bir rıza formu hazırlar. Form hastaya sözlü olarak da aktarılır, iki nüsha imzalanır; bir nüsha hastanın dosyasına konur, diğeri hastaya verilir (m.26). İmzalanmış bir formun bulunması tek başına yeterli değildir: formun hangi riski kapsadığı ve bilginin gerçekten verilip verilmediği ayrıca tartışılır. Hasta, kendisine verilen nüshayı dava dosyasına sunmalıdır. Onamın kapsamı ve ispatı aydınlatılmış onam yazısında ayrıntılı olarak anlatılıyor.
5. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Hangi Haklar İstenir?
Estetik ameliyat tazminat davasında hasta, ayıplı sonuca karşı dört seçimlik haktan birini kullanabilir: hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme. Seçimlik haklardan birinin yanında Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre tazminat da istenebilir (6502 sayılı Kanun m.15/1).
| Talep | Ne sağlar? | Dayanak |
|---|---|---|
| Hizmetin yeniden görülmesi veya ücretsiz onarım | İşlemin masrafı sağlayıcıya ait olmak üzere yeniden yapılması | 6502 sayılı Kanun m.15/1, m.15/4 |
| Bedelden indirim | Ayıp oranında indirim tutarının derhâl iadesi | 6502 sayılı Kanun m.15/1, m.15/3 |
| Sözleşmeden dönme | Ödenen bedelin tamamının derhâl iadesi | 6502 sayılı Kanun m.15/1, m.15/3 |
| Maddi tazminat | Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı | Türk Borçlar Kanunu m.54 |
| Manevi tazminat | Bedensel bütünlüğün zedelenmesi karşılığı uygun bir miktar para | Türk Borçlar Kanunu m.56/1 |
5.1. Estetik Ameliyat Ücreti Geri Alınabilir mi?
Estetik ameliyat ücreti, hasta sözleşmeden dönmeyi seçtiğinde tamamen, bedelden indirimi seçtiğinde indirim tutarı kadar iade edilir; iade derhâl yapılır (6502 sayılı Kanun m.15/3). Dönme ile indirim arasındaki seçim hastaya aittir ve sağlayıcı seçilen talebi yerine getirmekle yükümlüdür (m.15/1). Bedel iadesi, tedavi gideri ve manevi tazminat ayrı taleplerdir; her birinin tutarı ve belgesi dava dilekçesinde ayrı gösterilir.
5.2. Revizyon Ameliyatının Gideri
Revizyon (düzeltme) ameliyatının gideri iki yoldan istenebilir. Hasta aynı hekimden işlemin yeniden yapılmasını veya ücretsiz onarımı seçebilir; bu talep, talebin sağlayıcıya yöneltilmesinden itibaren en geç otuz iş günü içinde ve hasta için ciddi sorun doğurmayacak şekilde yerine getirilir, aksi hâlde hasta diğer seçimlik haklarını kullanabilir (6502 sayılı Kanun m.15/4). Ücretsiz onarım veya yeniden yapma sağlayıcı için orantısız güçlük doğuruyorsa hasta bu hakları kullanamaz (m.15/2).
Hasta aynı hekime yeniden ameliyat olmak istemeyip başka bir hekimde düzeltme ameliyatı yaptırdıysa, bu ameliyatın bedeli tedavi gideri olarak maddi tazminat kalemidir (Türk Borçlar Kanunu m.54). Fatura, ödeme belgesi ve düzeltme ameliyatının tıbbi kayıtları dosyaya sunulmalıdır.
5.3. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Manevi Tazminat
Estetik ameliyat tazminat davasında manevi tazminat, hekimin bedensel bütünlüğü zedelemesi durumunda istenir. Hâkim olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir (Türk Borçlar Kanunu m.56/1). Kanun sabit bir tutar veya tarife koymaz; miktar somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Yüzde kalıcı iz, organ işlevinde kayıp ve ek ameliyat ihtiyacı gibi olgular dava dilekçesinde belgeleriyle anlatılmalıdır. Tazminat kalemlerinin hesaplanması malpraktis davasında zamanaşımı ve tazminat miktarı yazısında ayrıca ele alınıyor.
6. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Zamanaşımı Kaç Yıldır?
Estetik ameliyat tazminat davasında en kısa ve en sık uygulanacak süre iki yıldır. Özel klinikte yapılan estetik ameliyat tüketici işlemi olduğundan ayıplı hizmetten sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (6502 sayılı Kanun m.16/1). Türk Borçlar Kanunu da ayıplı eserden doğan davalar için, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde teslim tarihinden başlayarak iki yıl öngörür (m.478).
Arama sonuçlarında sık görülen “ameliyat tarihinden itibaren beş yıl” cevabı eksiktir. Beş yıllık süre, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklara uygulanır (Türk Borçlar Kanunu m.147/6). Ayıba dayanan talepler için ise m.478 ve tüketici işleminde m.16/1 ayrıca iki yıllık süre koyar. Hangi sürenin uygulanacağı talebin dayanağına göre belirlenir.
| Talebin dayanağı | Süre | Başlangıç | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Ayıplı hizmet (özel klinik, tüketici işlemi) | 2 yıl | Hizmetin ifası; ayıp sonradan çıksa da | 6502 sayılı Kanun m.16/1 |
| Ayıplı eserden doğan dava | 2 yıl | Teslim tarihi | Türk Borçlar Kanunu m.478 |
| Yüklenicinin ağır kusuru | 20 yıl | Teslim tarihi | Türk Borçlar Kanunu m.478 |
| Ayıba dayanmayan eser alacağı | 5 yıl | Alacağın muaccel olması | Türk Borçlar Kanunu m.147/6, m.149/1 |
| Haksız fiil | 2 yıl / her hâlde 10 yıl | Zararı ve sorumluyu öğrenme / fiil tarihi | Türk Borçlar Kanunu m.72/1 |
| Kamu hastanesinde idari eylem | İdareye başvuru: 1 yıl / her hâlde 5 yıl | Öğrenme / eylem tarihi | İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/1 |
İki kural süreyi uzatır. Tüketici işleminde ayıp ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz (6502 sayılı Kanun m.16/2). Tüketici işlemi hükmü de kanunlarda veya sözleşmede daha uzun bir süre belirlenmişse o sürenin uygulanacağını söyler (m.16/1). Haksız fiil temelli talepte, fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa o süre uygulanır (Türk Borçlar Kanunu m.72/1).
Pratik sonuç şudur: ameliyat tarihinden itibaren iki yıl içinde harekete geçen hasta, hangi sürenin uygulanacağı tartışmasına girmeden hakkını korur. Beş yıllık veya yirmi yıllık sürelere güvenerek beklemek, talebin ayıba dayandırılması hâlinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi riskini doğurur. Tıbbi hatalarda sürelerin genel karşılaştırması malpraktis davasında zamanaşımı yazısında da yer alıyor.
7. Estetik Ameliyat Tazminat Davasından Önce Ayıp Bildirimi
Estetik ameliyat tazminat davasından önce hastanın yerine getirmesi gereken bir külfet vardır: iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır (Türk Borçlar Kanunu m.474/1). Gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal eden iş sahibi eseri kabul etmiş sayılır (m.477/2).
Kabulün sonucu ağırdır: eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur. İstisnası, yüklenicinin kasten gizlediği ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplardır (m.477/1). Bu hak kaybı zamanaşımından ayrıdır ve ondan önce işler.
Estetik ameliyatta sonuç çoğu kez ödem indikten sonra değerlendirilebilir. Kanun bu durumu da karşılar: eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa iş sahibi gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır, bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır (m.477/3). Bildirimin tarihi ve içeriği ispatlanabilir olmalıdır; noter aracılığıyla ihtarname, iadeli taahhütlü mektup veya tarihi ve içeriği saklanan yazılı bir mesaj bu amaçla kullanılır. Kanun “uygun süre” için gün sayısı vermez; bu yüzden sonuçtan şikâyetçi olunduğu anlaşıldığında bildirim ertelenmemelidir.
8. Estetik Ameliyat Tazminat Davasında Görevli Mahkeme
Estetik ameliyat tazminat davasında görevli merci, müdahalenin nerede yapıldığına göre değişir. Özel klinik, özel hastane veya özel muayenehanede yapılan müdahalede tüketici mahkemesi, kamu sağlık kuruluşunun idari eyleminden doğan zararda idare mahkemesi görevlidir.
8.1. Özel Klinik ve Hastanede Tüketici Mahkemesi
Hasta ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket eden tüketicidir; ücret karşılığında sağlık hizmeti sunan hekim ve klinik sağlayıcıdır. Aralarındaki eser veya vekâlet sözleşmesi tüketici işlemidir ve bu işlemden doğan davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir (6502 sayılı Kanun m.3/1-k, m.3/1-ı, m.3/1-l, m.73/1). Dava, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (m.73/5). Özel hastaneye karşı açılacak davada hastanenin sorumluluk dayanakları özel hastaneye malpraktis tazminat davası yazısında ayrıca anlatılıyor.
Tüketici mahkemesine gitmeden önce iki ön yoldan biri uygulanır:
- Tüketici hakem heyeti: Uyuşmazlığın değeri kanunda yazılı parasal sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur; sınırın üstündeki uyuşmazlıklar için hakem heyetine başvurulamaz (6502 sayılı Kanun m.68/1). Sınır her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılır (m.68/4). Başvuru, tüketicinin yerleşim yerindeki veya işlemin yapıldığı yerdeki hakem heyetine yapılabilir (m.68/3). Ayrıntı: tüketici hakem heyetine başvuru ve itiraz.
- Arabuluculuk: Tüketici mahkemesinde görülecek uyuşmazlıkta dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklar ve hakem heyeti kararlarına itirazlar bu şartın dışındadır (6502 sayılı Kanun m.73/A-1-a, m.73/A-1-b). Arabuluculuk anlaşmazlıkla biterse tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, kanundaki sınır içinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (m.73/A-3). Süreç arabuluculuk nedir yazısında anlatılıyor.
Tüketici mahkemesinde görülecek bu davalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür (6502 sayılı Kanun m.73/4). Kanun metinleri 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun sayfasından okunabilir.
8.2. Devlet Hastanesinde Tam Yargı Davası
Estetik ameliyat bir kamu sağlık kuruluşunda, idarenin yürüttüğü sağlık hizmeti içinde yapıldıysa zarar idari eylemden doğar ve yol idari yargıdaki tam yargı davasıdır (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2/1-b). Tüketici arabuluculuğu bu davada uygulanmaz; yerine idareye başvuru şartı vardır.
Hasta, dava açmadan önce eylemi öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini ister. İstek kısmen veya tamamen reddedilirse ret işleminin tebliğinden, otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılır (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/1). İdare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa altmış gündür (m.7/1). Süreler ve başvurunun biçimi tam yargı davasında süre ve zamanaşımı yazısında ayrıntılı olarak anlatılıyor.
9. Estetik Ameliyat Tazminat Davası Kime Açılır?
Estetik ameliyat tazminat davası, ameliyatı yapan hekime ve müdahalenin yapıldığı klinik veya hastane işletmecisine birlikte açılabilir. Borçlu, borcun ifasını yanında çalışanlar gibi yardımcılarına bırakmış olsa bile onların işi yürüttükleri sırada diğer tarafa verdikleri zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.116/1). Hastayla sözleşme kuran klinik bu nedenle ameliyatı yapan hekimin verdiği zarardan sorumlu tutulabilir.
Ameliyat öncesinde imzalatılan metinlerde klinik veya hekimin sorumluluğunu kaldıran kayıtlar bulunabilir. Uzmanlık gerektiren ve ancak kanun ya da yetkili makam izniyle yürütülebilen bir hizmette, borçlunun yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlu olmayacağına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür (m.116/3). Aynı tür hizmette borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma da kesin olarak hükümsüzdür (m.115/3). Hizmet bu nitelikteyse imzalatılan kayıtlar hastanın dava hakkını ortadan kaldırmaz.
10. Estetik Ameliyat Tazminat Davası Nasıl Açılır?
Estetik ameliyat tazminat davası, belgelerin toplanması ve ayıbın bildirilmesiyle başlar, ön yoldan (hakem heyeti, arabuluculuk veya idareye başvuru) geçer ve dava dilekçesiyle görevli mahkemeye taşınır. Sırası şöyledir:
- Kayıtları toplayın. Ameliyat öncesi muayene notları, fiyat teklifi, hedeflenen görünüme ilişkin yazışmalar, onam formunun size verilen nüshası, ameliyat ve taburcu kayıtları ile tarihli öncesi ve sonrası fotoğraflar dosyanın temelidir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.26).
- Ayıbı hekime yazılı bildirin. Sonuçtan şikâyetçi olduğunuzu tarihi ispatlanabilir biçimde bildirin; bildirim yapılmazsa eser kabul edilmiş sayılır (Türk Borçlar Kanunu m.474/1, m.477/2-3).
- Gerekirse tespit isteyin. Sonucun durumunu dava öncesinde bilirkişiye inceletip raporla belirletebilirsiniz (m.474/2).
- Seçimlik hakkınızı belirleyin. Yeniden yapma, ücretsiz onarım, bedelden indirim veya sözleşmeden dönme arasında seçim yapın; yanında maddi ve manevi tazminat kalemlerini ayrı ayrı hesaplayın (6502 sayılı Kanun m.15/1; Türk Borçlar Kanunu m.54, m.56/1).
- Ön yola başvurun. Özel klinikte değer sınırın altındaysa tüketici hakem heyetine, üstündeyse arabulucuya; kamu hastanesinde ilgili idareye başvurun (6502 sayılı Kanun m.68/1, m.73/A-1; İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/1).
- Dava dilekçesini verin. Uzlaşma olmazsa tüketici mahkemesinde veya idare mahkemesinde dava açın; talebin dayanağına uygun süreyi izleyin. Ayıplı hizmette iki yıllık süre ve kanuni istisnalar ayrıca değerlendirilir (6502 sayılı Kanun m.16). Dilekçenin bölümleri ve talep sonucunun yazımı malpraktis dava dilekçesi yazısında örnekleniyor.
Eser sözleşmesine ilişkin maddelerin tam metni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu sayfasındadır.
11. Estetik Ameliyat Hatasında Ceza Şikâyeti ve Hasta Hakları Başvurusu
Estetik ameliyat hatası, tazminat davasından ayrı olarak bir ceza soruşturmasına da konu olabilir. Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının bozulmasına neden olan kişi taksirle yaralama suçundan cezalandırılır; fiil mağdurun yüzünde sabit ize yol açmışsa ceza yarı oranında, yüzünün sürekli değişikliğine yol açmışsa bir kat artırılır (Türk Ceza Kanunu m.89/1, m.89/2-d, m.89/3-d).
Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır; birinci fıkra dışındaki hâllerde suç bilinçli taksirle işlenmişse şikâyet aranmaz (m.89/5). Şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (m.73/1-2). Suçun unsurları ve cezası taksirle yaralama yazısında anlatılıyor.
11.1. Estetik Ameliyat Şikâyeti Nereye Yapılır?
Estetik ameliyat şikâyeti için hastanın ve hasta ile ilgili olanların, hasta haklarının ihlali hâlinde mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikâyet ve dava hakkı vardır (Hasta Hakları Yönetmeliği m.42). Madde müracaat, şikâyet ve dava haklarını birlikte sayar; bunlar birbirinin yerine geçmez. Sağlık kuruluşuna veya idareye yapılan şikâyet dava şartı değildir, tazminat davasının zamanaşımını durdurmaz ve hekime yöneltilmesi gereken ayıp bildiriminin yerine geçmez (Türk Borçlar Kanunu m.474/1). Şikâyet dosyası ise olayın tarihini gösteren bir delil olarak davada kullanılabilir. Başvuru kanalları hasta hakları yazısında sıralanıyor.
Sıkça Sorulan Sorular
Estetik ameliyat tazminat davası kaç yıl içinde açılır?
Özel klinikte yapılan estetik ameliyatta ayıplı hizmetten sorumluluk, ayıp sonradan ortaya çıksa bile hizmetin ifası tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (6502 sayılı Kanun m.16/1). Türk Borçlar Kanunu da ayıplı eserden doğan davalar için teslimden itibaren iki yıl öngörür (m.478). Beş yıllık süre ayıba dayanmayan eser alacakları içindir (m.147/6).
Burun estetiği tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Ameliyat özel bir klinikte, hastanede veya muayenehanede yapıldıysa hasta ile hekim arasındaki sözleşme tüketici işlemidir ve dava tüketici mahkemesinde açılır (6502 sayılı Kanun m.3/1-l, m.73/1). Dava hastanın yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (m.73/5). Kamu sağlık kuruluşunda yapılan müdahalede yol idari yargıdaki tam yargı davasıdır.
Estetik ameliyat tazminat davasından önce arabuluculuk zorunlu mu?
Tüketici mahkemesinde görülecek estetik ameliyat tazminat davasında dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6502 sayılı Kanun m.73/A-1). Uyuşmazlığın değeri tüketici hakem heyetinin görev sınırı içindeyse arabuluculuk aranmaz, çünkü o durumda hakem heyetine başvuru zorunludur (m.68/1, m.73/A-1-a).
Estetik ameliyat hatasında doktorun kusurunu hasta mı ispat eder?
Sözleşmeye dayalı estetik ameliyat tazminat davasında hasta, borcun gereği gibi ifa edilmediğini ve zararını ortaya koyar. Hekim ise kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zarardan sorumludur (Türk Borçlar Kanunu m.112). Ayıba dayalı seçimlik haklar, maddenin lafzında yüklenicinin kusuruna bağlanmamıştır (m.475).
Estetik ameliyat ücretini geri alabilir miyim?
Hizmet ayıplıysa hasta sözleşmeden dönebilir ya da ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir. Dönme veya indirim seçildiğinde ödenen bedelin tamamı ya da indirim tutarı derhâl iade edilir (6502 sayılı Kanun m.15/1, m.15/3). Bu seçimlik haklardan biriyle birlikte Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat da istenebilir.
Düzeltme (revizyon) ameliyatının masrafını isteyebilir miyim?
İki yol vardır. Hasta hizmetin yeniden görülmesini veya eserin ücretsiz onarımını seçebilir; bu durumda bütün masrafları sağlayıcı karşılar ve talep en geç otuz iş gününde yerine getirilir (6502 sayılı Kanun m.15/1, m.15/4). Başka bir hekimde yapılan düzeltme ameliyatının gideri ise tedavi gideri olarak tazminat kalemidir (Türk Borçlar Kanunu m.54).
Estetik ameliyatın sonucunu beğenmediğimi hekime bildirmek zorunda mıyım?
Evet. İş sahibi eseri teslimden sonra imkân bulur bulmaz gözden geçirip ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır (Türk Borçlar Kanunu m.474/1). Bildirimi ihmal eden eseri kabul etmiş sayılır; ayıp sonradan ortaya çıkarsa gecikmeksizin bildirilmelidir (m.477/2-3). Bildirim tarihi ispatlanabilir biçimde yapılmalıdır.
Onam formu imzaladıysam estetik ameliyat tazminat davası açabilir miyim?
Açabilirsiniz. Onam formu hekimi ayıplı sonuçtan kurtaran bir belge değildir; hastaya tıbbi müdahalenin nasıl yapılacağı, diğer seçenekler ve muhtemel komplikasyonlar hakkında bilgi verildiğini gösterir (Hasta Hakları Yönetmeliği m.15, m.26). Formun bu bilgileri içerip içermediği ve sözlü aktarılıp aktarılmadığı davada ayrıca incelenir.
Estetik doktoruna ceza şikâyeti ne zamana kadar yapılır?
Taksirle yaralama suçunun temel hâli şikâyete bağlıdır (Türk Ceza Kanunu m.89/5). Şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren altı ay içinde yapılmalıdır (m.73/1-2). Ceza şikâyeti ile tazminat davası ayrı yollardır; şikâyet yapılması tazminat davasının zamanaşımını ortadan kaldırmaz.
Devlet hastanesinde yapılan estetik ameliyat için ne yapılır?
Zarar idari eylemden doğduysa dava açmadan önce ilgili idareye başvurulur. Başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde yapılır (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/1). İstek reddedilir veya otuz gün içinde cevap verilmezse tam yargı davası açılır (m.2/1-b, m.7/1).
İlgili çalışma alanı: Sağlık Hukuku
← Tüm makaleler