Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK), uygulamadaki adıyla takipsizlik kararı, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kamu davası açmadığını gösteren kararıdır. Savcı bu kararı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde veya kovuşturma olanağı bulunmadığında verir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.172/1). Suçtan zarar gören, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlara tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m.173/1, geçici m.6/1-b). Bu yazı, hakkında takipsizlik kararı verilen şüpheli ile şikâyetinin sonucunda bu kararı tebliğ alan suçtan zarar gören için hazırlanmıştır: kararın ne anlama geldiğini, itiraz süresini ve merciini, dosyanın yeniden açılıp açılamayacağını ve sicil ile tazminat sonuçlarını madde dayanaklarıyla açıklar.
1. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar: Öne Çıkanlar
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile takipsizlik kararı aynı karardır; kararı mahkeme değil Cumhuriyet savcısı verir (CMK m.172/1).
- Karar iki sebeple verilir: yeterli şüphe oluşturacak delilin elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması (CMK m.172/1).
- İtiraz süresi, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlarda tebliğden itibaren iki hafta, bu tarihten önce verilen kararlarda on beş gündür (CMK m.173/1, geçici m.6/1-b).
- İtiraz hakkı suçtan zarar görene aittir; merci, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğidir (CMK m.173/1).
- Aynı fiilden yeniden dava açılması, yeterli şüphe oluşturacak yeni delile ve sulh ceza hâkimliğinin bu konudaki kararına bağlıdır (CMK m.172/2).
- Karar mahkûmiyet olmadığı için adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez; yakalanan veya tutuklanan kişi tazminat isteyebilir (5352 sayılı Kanun m.2/1, CMK m.141/1-e).
2. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Ne Demek?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma evresini dava açmadan bitiren savcılık kararıdır. Ceza muhakemesi iki evreden oluşur: Cumhuriyet savcısının delil topladığı soruşturma evresi ve mahkemenin yargılama yaptığı kovuşturma evresi. Savcı soruşturma sonunda ya iddianame düzenleyip kamu davası açar ya da dava açmaya yer görmeyip kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m.172/1). Bu kararla dosya mahkemeye gitmez, şüpheli sanık sıfatı almaz ve duruşma yapılmaz. İki evrenin ayrımı kovuşturma ne demek yazısında, dava açılan kolun belgesi iddianame nedir yazısında anlatılmıştır.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar bir mahkeme hükmü değildir. Kararı veren, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısıdır (CMK m.172/1). Mahkeme denetimi ancak suçtan zarar görenin itirazı üzerine, sulh ceza hâkimliği önünde yapılır (CMK m.173/1).
2.1. Takipsizlik Kararı ile KYOK Aynı Şey mi?
Takipsizlik kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar aynı karardır. Kanundaki resmî ad “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır (CMK m.172); “takipsizlik” bu kararın uygulamada ve günlük dilde kullanılan adıdır, KYOK ise kısaltmasıdır. Tebligatta ve dilekçelerde üç adla da karşılaşılabilir.
3. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Hangi Hâllerde Verilir?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kanunda iki sebebe bağlanmıştır: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi ve kovuşturma olanağının bulunmaması (CMK m.172/1). Bunlara ek olarak kanun, savcıya belirli hâllerde takdir yetkisiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verme imkânı tanır (CMK m.171/1).
3.1. Yeterli Şüphe Oluşturacak Delil Bulunmaması
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ilk sebebi delil yetersizliğidir. Soruşturma sonunda toplanan deliller, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturmuyorsa savcı iddianame düzenlemez (CMK m.172/1). Buradaki ölçü mahkûmiyet için aranan kesinlik değil, dava açmaya yetecek “yeterli şüphe”dir. Bu nedenle takipsizlik kararı, şüphelinin suçu işlemediğinin mahkemece tespit edildiği anlamına gelmez; savcılığın elindeki delillerle dava açma eşiğine ulaşılamadığını gösterir.
3.2. Kovuşturma Olanağının Bulunmaması
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın ikinci sebebi, suç şüphesi bulunsa bile kanunun kovuşturmaya izin vermemesidir (CMK m.172/1). Kanunda bu sonucu doğuran başlıca hâller şunlardır:
- Ölüm: Kanun, sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesini öngörür (Türk Ceza Kanunu m.64/1); şüphelinin soruşturma evresinde ölmesi de kovuşturma olanağını ortadan kaldırır.
- Genel af: Genel af hâlinde kamu davası düşer (TCK m.65/1).
- Dava zamanaşımı: Kanunda suçun cezasına göre belirlenen dava zamanaşımı süresi dolmuşsa kamu davası düşer (TCK m.66). Sürelerin hesabı TCK 66 dava zamanaşımı yazısındadır.
- Şikâyet yokluğu veya şikâyet süresinin geçmesi: Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçta yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1). Suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesi de davayı düşürür (TCK m.73/4).
- Önödeme: Önödeme kapsamındaki suçta fail, savcılığın bildirdiği miktarı soruşturma giderleriyle birlikte on gün içinde öderse hakkında kamu davası açılmaz (TCK m.75/1). Ayrıntı: önödeme nedir.
- Uzlaşma: Uzlaşma sonucunda şüpheli edimini bir defada yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m.253/19). Uzlaşmanın kapsamı uzlaşma nedir yazısında anlatılmıştır.
3.3. Savcının Takdir Yetkisiyle Verdiği Takipsizlik Kararı
Cezayı kaldıran şahsi sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşullar ya da şahsi cezasızlık sebebi varsa, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir (CMK m.171/1). Kanun burada “verebilir” der; karar savcının takdirine bırakılmıştır. Etkin pişmanlığın hangi suçlarda cezayı kaldırdığı etkin pişmanlık nedir yazısında incelenmiştir.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi de kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanabilir: beş yıllık erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir, kasıtlı suç işlenirse kamu davası açılır (CMK m.171/2, m.171/4). Erteleme kararının şartları kamu davasının açılmasının ertelenmesi yazısındadır.
4. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Kime Bildirilir, Nasıl Öğrenilir?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, itiraz süresi ve itiraz mercii gösterilir (CMK m.172/1). Buna göre ifadesi hiç alınmamış şüpheliye bildirim zorunlu değildir. Şikâyetçi olarak ifade veren kişi ise suçtan zarar gören sıfatıyla kararı tebliğ alır; müşteki kavramı müşteki ne demek yazısında açıklanmıştır.
Bildirimin önemi itiraz süresiyle ilgilidir: süre kararın verildiği gün değil, suçtan zarar görene tebliğ edildiği gün işlemeye başlar (CMK m.173/1). Şüpheli yakalanmış veya tutuklanmışsa kararı veren merci, ilgiliye tazminat hakkı bulunduğunu da bildirir ve bu husus karara yazılır (CMK m.141/2).
5. Takipsizlik Kararına İtiraz Süresi: İki Hafta mı, 15 Gün mü?
Takipsizlik kararına itiraz süresi, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda, kararın suçtan zarar görene tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır (CMK m.173/1). Bu tarihten önce verilen kararlarda eski hüküm uygulanmaya devam eder ve süre on beş gündür (CMK geçici m.6/1-b).
Süre değişikliği 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanunla yapıldı: CMK m.173/1’deki “onbeş gün” ibaresi “iki hafta” olarak değiştirildi. Aynı Kanun CMK’ya geçici 6. maddeyi ekleyerek geçişi düzenledi. Geçiş hükmünün ölçütü kararın verildiği tarihtir, tebliğ tarihi değildir (CMK geçici m.6/1-b). Örneğin Mayıs 2024’te verilip Haziran 2024’te tebliğ edilen bir kararda, tebliğ Haziran’da olsa da on beş günlük süre uygulanır. Bu yüzden kararın üzerindeki karar tarihi ile tebliğ tarihi ayrı ayrı okunmalıdır.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresi, hâkim veya mahkeme kararlarına karşı genel itiraz süresinden ayrı düzenlenmiştir. Genel itiraz yolunda süre, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır (CMK m.268/1). Takipsizlik kararında ise kanun ayrı bir hüküm koymuştur: süre suçtan zarar görene tebliğle başlar ve itiraz, kararı veren savcılığa değil sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m.173/1).
6. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karara Kim, Nereye İtiraz Eder?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara suçtan zarar gören itiraz eder; itiraz, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m.173/1). Merci kararın üzerinde de yazılmak zorundadır (CMK m.172/1).
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkı suçtan zarar görene tanınmıştır; şüpheli bu fıkrada sayılmaz (CMK m.173/1). Şüphelinin de itiraz edebildiği karar, kamu davasının açılmasının ertelenmesidir: bu karara suçtan zarar gören veya şüpheli, 173. madde hükümlerine göre itiraz edebilir (CMK m.171/2). İki karar birbirine karıştırılmamalıdır. Takipsizlik kararı şüpheli hakkında dava açılmaması sonucunu doğurur; erteleme kararında ise yeterli şüphe bulunduğu hâlde davanın açılması beş yıl ertelenir (CMK m.171/2).
Savcının kamu davasını açmama konusunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde 173. madde uygulanmaz (CMK m.173/5). Etkin pişmanlık veya şahsi cezasızlık sebebiyle verilen takdiri karar bu istisnanın kapsamındadır (CMK m.171/1).
Soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar (SYOK) için de itiraz usulü aynıdır: bu karara 173. maddedeki usule göre itiraz edilebilir (CMK m.158/6). İki kararın farkı aşağıdaki karşılaştırma tablosundadır.
7. Takipsizlik Kararına İtiraz Nasıl Yapılır, Dilekçede Ne Yazılır?
Takipsizlik kararına itiraz, süresi içinde yetkili sulh ceza hâkimliğine verilen ve kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olay ile delilleri gösteren bir dilekçeyle yapılır (CMK m.173/1-2). İzlenecek sıra şudur:
- Karar tarihini ve tebliğ tarihini ayrı ayrı kaydedin. Karar tarihi hangi sürenin uygulanacağını, tebliğ tarihi sürenin başlangıcını belirler (CMK m.173/1, geçici m.6/1-b).
- Süreyi hesaplayın. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararda tebliğden itibaren iki hafta, daha önce verilen kararda on beş gün uygulanır (CMK m.173/1, geçici m.6/1-b).
- Merciyi belirleyin. Dilekçe, kararı veren savcının yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine hitaben yazılır (CMK m.173/1).
- Dilekçeye olayları ve delilleri yazın. Kanun, dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olayların ve delillerin belirtilmesini ister (CMK m.173/2). Toplanmayan delili, dinlenmeyen tanığı, alınmayan kamera kaydı veya bilirkişi raporunu tek tek göstermek bu şartı karşılar; “karara itiraz ediyorum” cümlesi tek başına bu şartı karşılamaz.
- Gider sonucunu hesaba katın. İtiraz reddedilirse itiraz eden giderlere mahkûm edilir (CMK m.173/3).
8. Takipsizlik Kararına İtiraz Sonucu: Ret, Kabul veya Soruşturmanın Genişletilmesi
Takipsizlik kararına yapılan itirazı inceleyen sulh ceza hâkimliği üç yoldan birini seçer (CMK m.173/3-4):
- Ret: Kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa hâkimlik istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Savcı ret kararını itiraz edene ve şüpheliye bildirir (CMK m.173/3).
- Kabul: Hâkimlik istemi yerinde bulursa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye verir (CMK m.173/4).
- Soruşturmanın genişletilmesi: Hâkimlik karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görürse bu hususu açıkça belirterek o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir (CMK m.173/3).
9. Takipsizlik Kararından Sonra Dosya Yeniden Açılır mı?
Takipsizlik kararından sonra aynı fiilden kamu davası, ancak iki şart birlikte gerçekleşirse açılabilir: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmeli ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar vermelidir (CMK m.172/2). İtirazın reddedildiği dosyada da aynı kural uygulanır (CMK m.173/6). Yeni delil bulunsa bile savcılık, sulh ceza hâkimliği kararı olmadan aynı fiilden iddianame düzenleyemez.
Şüpheli açısından bu kural bir koruma sağlar: kesinleşen takipsizlik kararından sonra aynı olay, yeni delil ve hâkimlik kararı olmadan yeniden dava konusu yapılamaz. Suçtan zarar gören açısından ise itiraz reddedilse bile yol tamamen kapanmaz; yeterli şüphe oluşturacak yeni delile ulaşılırsa sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (CMK m.172/2).
Kanun iki ayrı yeniden soruşturma yolu daha düzenler:
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yolu: Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilirse veya başvuru dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyonla düşerse, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır (CMK m.172/3).
- Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru: Temel hak ve özgürlüklerin kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla, kanunda öngörülen başvuru yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine başvurulabilir (6216 sayılı Kanun m.45/1-2). Başvuru süresi, başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gündür (6216 sayılı Kanun m.47/5). Takipsizlik kararında başvuru yolu, sulh ceza hâkimliğine itirazdır. Sürenin başlangıcı AYM bireysel başvuru süresi yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.
Kısaca, kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra suçtan zarar gören itiraz edebilir; itiraz edilmezse veya itiraz reddedilirse aynı fiilden dava ancak yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararıyla açılabilir (CMK m.172/2, m.173/6).
10. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sicile İşlenir mi, Memuriyete Engel mi?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar adli sicile mahkûmiyet olarak işlenmez. Adli sicil, hakkında kesinleşmiş ve Türk hukukuna göre tanınan mahkûmiyet kararı bulunan kişilerin kayıtlarını tutar (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.2/1). Takipsizlik kararı mahkûmiyet değil, savcılığın dava açmama kararıdır (CMK m.172/1). Mahkûmiyet kayıtlarının silinme koşulları adli sicil kaydı nasıl silinir yazısındadır.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, Devlet Memurları Kanunu’ndaki memuriyet engelini de doğurmaz. O kanundaki engel, zimmet, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve güveni kötüye kullanma gibi sayılan suçlardan veya kasten işlenen bir suçtan bir yıl ya da daha fazla hapis cezasından mahkûm olmaktır (657 sayılı Kanun m.48/A-5). Takipsizlik kararında mahkûmiyet yoktur. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ise ayrı mevzuata tabidir ve bu yazıda incelenmemiştir; o sürecin kapsamı güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yazısında anlatılmıştır.
11. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Sonrası Tazminat
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma sırasında kanuna uygun olarak yakalanmış veya tutuklanmış kişiye Devletten tazminat isteme hakkı verir: bu kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-e). Hiç yakalanmamış veya tutuklanmamış kişi için bu bent kapsamında tazminat hakkı doğmaz. Koruma tedbirlerinin kendisi tutuklama nedir ve adli kontrol nedir yazılarında anlatılmıştır.
7499 sayılı Kanunla bu hakka iki yenilik eklendi:
- Adli kontrol bendi: Konutu terk etmemek veya bağımlılıktan arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişi de tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-l). Bu bent, 1 Haziran 2024’ten sonra kesinleşen kararlar bakımından uygulanır (CMK geçici m.6/3).
- Tazminat Komisyonu: 141. maddenin (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 6384 sayılı Tazminat Komisyonu Kanunu hükümleri uygulanır; ağır ceza mahkemesine yapılan bu tür istemler Komisyona gönderilir (CMK m.142/2). Bu kural 1 Haziran 2024 ve sonrasında yapılan istemlere uygulanır (CMK geçici m.6/4).
Tazminat istemi, kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılabilir (CMK m.142/1).
12. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Hukuk Davasını Engeller mi?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, kural olarak aynı olaydan doğan tazminat veya alacak davasını engellemez. Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunu değerlendirirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir (Türk Borçlar Kanunu m.74). Takipsizlik kararı ise bir mahkeme hükmü değil, savcılığın soruşturma evresinde verdiği karardır (CMK m.172/1); bu nedenle hukuk davasındaki kusur ve zarar incelemesi o davanın kendi delilleriyle yapılır.
Uzlaşma sonucunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararında ise ayrı bir kural vardır. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış dava varsa ondan feragat edilmiş sayılır (CMK m.253/19).
13. Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar, Beraat ve SYOK Farkı
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı beraatten ve soruşturma yapılmasına yer olmadığına dair karardan (SYOK) ayıran şey, kararı kimin, hangi evrede verdiğidir. Takipsizlik kararını savcı soruşturma sonunda verir ve dava hiç açılmaz. Beraati mahkeme yargılamanın sonunda hükümle verir. SYOK ise soruşturma hiç başlatılmadan verilir: ihbar veya şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığı araştırma gerektirmeden açıkça anlaşılıyorsa ya da ihbar veya şikâyet soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir ve şikâyet edilen kişiye şüpheli sıfatı verilemez (CMK m.158/6). Beraatin türleri ve sonuçları beraat ne demek yazısındadır.
| Ölçüt | Soruşturma yapılmasına yer olmadığı (SYOK) | Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) | Beraat |
|---|---|---|---|
| Kararı veren | Cumhuriyet savcısı | Cumhuriyet savcısı | Mahkeme |
| Evre | Soruşturma başlatılmadan | Soruşturma sonunda | Kovuşturma (yargılama) sonunda |
| Şüpheli sıfatı | Verilemez (CMK m.158/6) | Şüpheli sıfatı alınmış olabilir | Sanık sıfatı vardır |
| Karşı başvuru | 173. madde usulüyle itiraz (CMK m.158/6) | Sulh ceza hâkimliğine itiraz (CMK m.173/1) | İstinaf (CMK m.272/1) |
| Tazminat | — | Yakalanan/ | Yakalanan/ |
14. Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?
Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (ek takipsizlik kararı), uygulamada aynı soruşturma dosyasında bir kısım şüpheli veya fiil hakkında iddianame düzenlenirken kalan şüpheli ya da fiil hakkında verilen takipsizlik kararına verilen addır. Kanunda ayrı bir karar türü olarak düzenlenmemiştir; niteliği kovuşturmaya yer olmadığına dair karardır. Bu nedenle bildirim, itiraz süresi ve itiraz mercii bakımından 172. ve 173. madde hükümleri aynen uygulanır (CMK m.172/1, m.173/1).
Kanun metinlerine ulaşmak için Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni mevzuat.gov.tr üzerinden okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ne demek?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, Cumhuriyet savcısının soruşturma sonunda kamu davası açmadığını gösteren kararıdır (CMK m.172/1). Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde veya kovuşturma olanağı bulunmadığında verilir. Dosya mahkemeye gitmez, şüpheli yargılanmaz. Karar bir mahkeme hükmü değildir; savcılık tarafından verilir.
Takipsizlik kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar aynı şey mi?
Evet. Takipsizlik kararı, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın uygulamadaki ve günlük dildeki adıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu bu kararı 'kovuşturmaya yer olmadığına dair karar' diye adlandırır (CMK m.172); kısaltması KYOK'tur. Tebligatta ve dilekçelerde üç adla da karşılaşılabilir; hepsi aynı savcılık kararını anlatır.
KYOK (takipsizlik kararı) itiraz süresi ne kadar?
1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlarda itiraz süresi, kararın suçtan zarar görene tebliğinden itibaren iki haftadır (CMK m.173/1). Bu tarihten önce verilen kararlarda eski hüküm, yani on beş günlük süre uygulanmaya devam eder (CMK geçici m.6/1-b). Ölçüt tebliğ tarihi değil, kararın verildiği tarihtir.
KYOK kararına nereye itiraz edilir?
İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine yapılır (CMK m.173/1). İtiraz mercii kararın üzerinde de yazılmak zorundadır (CMK m.172/1). Dilekçede kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir (CMK m.173/2).
Şüpheli, hakkındaki takipsizlik kararına itiraz edebilir mi?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz hakkını kanun suçtan zarar görene tanır (CMK m.173/1); şüpheli bu fıkrada sayılmaz. Şüphelinin de itiraz edebildiği ayrı karar, kamu davasının açılmasının ertelenmesidir: bu karara suçtan zarar gören veya şüpheli, 173. madde hükümlerine göre itiraz edebilir (CMK m.171/2).
Takipsizlik kararına itiraz reddedilirse ne olur?
Sulh ceza hâkimliği istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir (CMK m.173/3). Bundan sonra aynı fiilden kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil ve bu konuda sulh ceza hâkimliği kararı gerekir (CMK m.173/6, m.172/2).
Takipsizlik verilen dosya tekrar açılır mı?
Açılabilir, ama iki şart birlikte aranır: kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmeli ve sulh ceza hâkimliği bu konuda karar vermelidir (CMK m.172/2). Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğini tespit ederse, üç ay içinde talep üzerine yeniden soruşturma açılır (CMK m.172/3).
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sicile işlenir mi?
Hayır. Adli sicil, kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunan kişilerin kayıtlarını tutar (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.2/1). Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mahkûmiyet değildir; savcılığın dava açmama kararıdır. Bu nedenle kişinin adli sicil kaydında (sabıka kaydında) mahkûmiyet olarak görünmez.
KYOK memurluğa (memuriyete) engel mi?
Devlet Memurları Kanunu'ndaki engel, sayılan suçlardan veya kasten işlenen suçtan bir yıl ya da daha fazla hapis cezasından mahkûm olmaktır (657 sayılı Kanun m.48/A-5). Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar mahkûmiyet olmadığından bu şartı karşılamaz. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması ayrı mevzuata tabidir ve orada ayrıca değerlendirilir.
Takipsizlik kararı verilince tazminat istenebilir mi?
Kanuna uygun olarak yakalanıp veya tutuklanıp sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-e). İstem, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde yapılır (CMK m.142/1). Bu istemlere 6384 sayılı Kanun hükümleri uygulanır (m.142/2).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler