Nitelikli dolandırıcılıktan beraat, suçun kanuni unsurlarından biri gerçekleşmediğinde veya sanığın bu suçu işlediği sabit olmadığında verilir. Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun zararına kendisine veya başkasına yarar sağlamaktır (Türk Ceza Kanunu m.157). Nitelikli dolandırıcılık da aynı temel suçun ağırlaştırılmış hâlidir (TCK m.158/1); hile, aldatma, zarar ve yarar bağı kurulamıyorsa nitelikli hâl de uygulanamaz. Bu yazı, hakkında dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlamasıyla soruşturma ya da kovuşturma yürütülen, suçlamanın haksız olduğunu düşünen şüpheli veya sanık için beraat sebeplerini, savunma haklarını ve beraatle karıştırılan indirim kurumlarını madde dayanağıyla anlatır.
1. Dolandırıcılıktan Beraat: Öne Çıkanlar
- Dolandırıcılıktan beraat, CMK m.223/2’deki beş sebepten birine dayanır; dolandırıcılık dosyalarında en çok hile yokluğu, kast yokluğu ve delil yetersizliği tartışılır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.223/2).
- Dolandırıcılık suçu için hileli davranış, bu davranışla aldatma, mağdurun veya başkasının zararı ve fail ya da başkası lehine yarar birlikte aranır (TCK m.157).
- Borcun sonradan ödenmemesi, para veya mal hileyle aldatma sonucu verilmemişse tek başına dolandırıcılık hareketini oluşturmaz (TCK m.157).
- IBAN veya hesap bilgisi veren kişi için TCK m.158/4 beraat değil, suça iştirak kabul edildiğinde uygulanan yarı oranında indirimdir (TCK m.158/4).
- Zararın giderilmesi beraat sebebi değildir; etkin pişmanlık cezayı indirir (TCK m.168/1-2).
- Şüpheli, ifadesinden önce susma hakkı, müdafi hakkı ve lehine delil toplanmasını isteme hakkı konusunda bilgilendirilir (CMK m.147/1).
2. Dolandırıcılıktan Beraat Hangi Hâllerde Verilir?
Dolandırıcılıktan beraat, mahkemenin duruşma sonunda kurduğu hüküm türlerinden biridir; kanun beraati mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, güvenlik tedbiri, davanın reddi ve düşme kararlarıyla birlikte hüküm olarak sayar (CMK m.223/1). Beraat kararı yalnız kanunda sayılan beş hâlde verilir ve her biri dosyada farklı bir soruya cevap verir (CMK m.223/2).
| CMK m.223/2 bendi | Kanundaki beraat sebebi | Dolandırıcılık dosyasında karşılığı |
|---|---|---|
| (a) | Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması | Anlatılan olayda hileli davranışla aldatma yoktur; ilişki ödenmemiş borç veya ifa edilmemiş sözleşmedir |
| (b) | Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması | Dolandırıcılık gerçekleşmiştir, ancak hileyi başka bir kişinin yaptığı ortaya konmuştur |
| (c) | Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması | Sanık, hile düzeninin varlığını bilmeden hareket etmiştir |
| (d) | Olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması | Fiil işlenmiş olsa da kanunun tanıdığı bir hukuka uygunluk nedeni vardır |
| (e) | Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması | Deliller, sanığın hileyi kurduğunu şüpheye yer bırakmayacak biçimde göstermemektedir |
Dolandırıcılıktan beraatin hangi bentten verildiği, kararın ne söylediğini belirler. (a) bendi olayın suç tanımına hiç girmediğini, (b) bendi failin başkası olduğunun sabit olduğunu, (e) bendi ise suçun sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamadığını ifade eder. (b) ve (e) arasındaki fark ispatın yönündedir: (b) sanığın işlemediğini olumlu olarak tespit eder, (e) işlediğinin kanıtlanamadığını söyler. Beraat sebeplerinin tamamı ve diğer hüküm türleriyle farkı için Beraat Ne Demek? (CMK 223) yazısına bakılabilir.
Kanun, derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceğini ayrıca düzenler (CMK m.223/9). Dosyada beraat şartları oluşmuşsa bu kararlar yerine beraat hükmü kurulur.
3. Dolandırıcılıktan Beraat İçin Suçun Unsurları
Dolandırıcılıktan beraatin ilk inceleme noktası, TCK m.157’de sayılan unsurların her birinin dosyada ayrı ayrı gösterilip gösterilmediğidir. Kanun, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası öngörür (TCK m.157). Bu tanımdan dört unsur çıkar:
- Hileli davranış: Failin, karşı tarafın karar vermesini etkileyecek bir davranışta bulunması gerekir. Kanun hileli davranışı failin hareketi olarak tanımlar; hile, karşı taraftan değil failden gelir.
- Aldatma: Hileli davranış, mağduru aldatmış olmalıdır. Mağdur, hile sonucu yanlış bir bilgiye dayanarak malvarlığı hakkında işlem yapmalıdır.
- Zarar: Aldatılan kişinin veya başkasının zararı doğmalıdır.
- Yarar: Fail kendisine veya başkasına bir yarar sağlamalıdır.
Dolandırıcılıktan beraat bakımından bu unsurlar arasındaki sıra belirleyicidir. Kanun lafzında yarar, hileli davranışla aldatmanın sonucudur. Mağdur parayı veya malı hile dışındaki bir sebeple vermişse, sonradan doğan zarar ve yarar suç tanımındaki bağı kurmaz.
3.1. Nitelikli Dolandırıcılıktan Beraat: Nitelikli Hâl de Aynı Temele Dayanır
Nitelikli dolandırıcılıktan beraat, temel suçun unsurlarından bağımsız düşünülemez. TCK m.158/1, “Dolandırıcılık suçunun” bentlerde sayılan yollarla işlenmesi hâlinde üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası öngörür; (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldır (TCK m.158/1). Bentler, suçun işlenme biçimini ağırlaştırır; hileli davranış, aldatma, zarar ve yarar unsurlarının yerine geçmez.
Örneğin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması (TCK m.158/1-f), yalnız banka havalesiyle ödeme yapılmış olmasıyla kurulmaz; havaleden önce hileli davranışla aldatmanın gösterilmesi gerekir. Tacir veya şirket yöneticisi bakımından ise kanun, hilenin “ticari faaliyetleri sırasında” yapılmasını arar (TCK m.158/1-h). Şirket unvanı kullanılması tek başına bu bendi doldurmaz. Suç tanımının ve bentlerin tamamı için Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası (TCK 158) yazısı, basit dolandırıcılığın cezası ve usulü için Dolandırıcılık Suçu ve Cezası yazısı tamamlayıcıdır.
4. Dolandırıcılıktan Beraat ve Hukuki Uyuşmazlık: Borcu Ödememek Suç mu?
Dolandırıcılıktan beraatin en sık dayandığı ayrım, olayın ceza hukukuna mı yoksa borçlar hukukuna mı ait olduğudur. Borcu ödememek, satılan malı teslim etmemek veya sözleşmeyi geç ifa etmek, kendi başına TCK m.157’deki hareketi içermez. Suç tanımı, parayı veya malı elde etmek için hileli davranışla aldatmayı arar; alınan paranın sonradan geri ödenmemesi bu hareketin yerini tutmaz (TCK m.157). Böyle bir olayda anlatılan fiil kanunda suç olarak tanımlanmış değildir ve beraat CMK m.223/2-a bendine dayanır.
Dolandırıcılıktan beraat için hukuki uyuşmazlığın ceza soruşturmasında gösterilmesi, paranın veya malın verildiği ana dönülerek yapılır. Soruşturma makamı ve mahkeme şu soruların cevabını arar:
- Taraflar arasındaki ilişki para veya mal verilmeden önce gerçek bir sözleşme, sipariş ya da teklif olarak kurulmuş muydu?
- Para veya mal hangi söz ve belge üzerine verildi; bu söz veya belge o tarihte gerçeğe aykırı mıydı?
- Teslim, üretim veya ifa için hangi somut adımlar atıldı?
- Sorun ortaya çıktığında taraflar ne açıkladı ve hangi işlemleri yaptı?
Bu soruların cevabı, sonradan doğan ödeme güçlüğünü baştan kurulmuş hile düzeninden ayırır. Gerçek bir işyeri, doğrulanabilir iletişim bilgileri, kısmi ifa ve tedarik için yapılan ödemeler gerçek bir ticari ilişkiyi gösterebilir. Buna karşılık sahte kimlik, gerçekte bulunmayan ürün için verilen ilan, başkasına ait görsellerle yaratılan satış görünümü veya sahte ödeme belgesi, para verilmeden önceki hileli davranış iddiasını destekler.
4.1. Dolandırıcılıktan Beraat ve Güveni Kötüye Kullanma Ayrımı
Dolandırıcılıktan beraat, olayın başka bir suç oluşturmadığı anlamına gelmez. Mal veya para hileyle değil rızayla, muhafaza etmek ya da belirli bir şekilde kullanmak üzere teslim edilmiş ve alan kişi bunu teslim amacı dışında kullanmışsa güveni kötüye kullanma suçu tartışılır (TCK m.155/1). İki suç arasındaki ayrım, hilenin teslimden önce mi yoksa teslimden sonra mı ortaya çıktığıdır. Güveni kötüye kullanmanın temel hâli şikâyet üzerine soruşturulur ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezasıdır (TCK m.155/1). Ayrıntı için Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası yazısına bakılabilir.
5. Dolandırıcılıktan Beraat ve Kast: Bilmeden Aracı Olmak
Dolandırıcılıktan beraat, hile düzeni gerçekten kurulmuş olsa bile sanığın bu düzeni bilmediği durumda gündeme gelir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Sanık, mağdurun aldatıldığını ve kendi hareketinin bu aldatmaya hizmet ettiğini bilmiyorsa dolandırıcılık kastı yoktur ve beraat CMK m.223/2-c bendine dayanır.
Kanun, olası kastı da ayrıca tanımlar: kişi suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlerse olası kast vardır ve temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK m.21/2). Olası kast beraat sebebi değildir; kastın bir türüdür. Bu nedenle kast tartışmasında sanığın neyi bildiği ve neyi öngörebildiği, dosyadaki yazışma ve işlem kayıtlarıyla birlikte değerlendirilir.
5.1. Dolandırıcılıktan Beraat ve IBAN Kullandırma: TCK m.158/4 İndirimdir
Dolandırıcılıktan beraat ile TCK m.158/4 farklı sonuçlardır. 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla eklenen m.158/4, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, haksız bir menfaat sağlamak amacıyla banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı olması hâlinde verilecek cezanın yarı oranında indirileceğini düzenler (TCK m.158/4).
Bu hüküm kişinin suça iştirak ettiği kabul edildikten sonra uygulanır; ceza kurulur ve yarı oranında indirilir. Beraat ise kişinin suça hiç katılmadığı, kastının bulunmadığı ya da katıldığının ispatlanamadığı hâllerde verilir. Hesabını kullandıran kişi bakımından ilk soru, hesabın dolandırıcılıkta kullanılacağını bilip bilmediğidir (TCK m.21/1); kast yoksa CMK m.223/2-c tartışılır, kast varsa ve katkı hesap bilgisini vermekle sınırlıysa m.158/4 indirimi gündeme gelir. Hesap kiralama fiilinin cezası ve ayrıntısı için IBAN Kiralama Suçu ve Cezası yazısına bakılabilir.
6. Dolandırıcılıktan Beraat ve Delil: Şüpheden Sanık Yararlanır
Dolandırıcılıktan beraatin en geniş kapısı, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmamasıdır (CMK m.223/2-e). Şüpheden sanık yararlanır diye bilinen ilkenin kanundaki karşılığı budur ve Anayasa’daki masumiyet karinesine dayanır: suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (Anayasa m.38/4). Mahkûmiyet için suçun sabit olması gerekir (CMK m.223/5); sabit olmadığında hüküm beraattir.
Delillerin değerlendirilmesinde iki kural belirleyicidir. Hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder (CMK m.217/1). Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m.217/2). Buna göre dolandırıcılık iddiası yalnız mağdurun anlatımına değil, olayın o tarihte ürettiği kayıtlara karşı sınanır.
Dolandırıcılıktan beraat için savunmada sunulan kayıtlar, olayın tarih sırasını göstermelidir:
| Kayıt | Dolandırıcılık dosyasında neyi gösterir |
|---|---|
| Sözleşme, teklif, sipariş, fatura | İlişkinin para verilmeden önce gerçek olarak kurulup kurulmadığını |
| Yazışmalar (tarih ve kullanıcı adıyla, bütün olarak) | Para verilirken hangi sözlerin söylendiğini ve niyetin içeriğini |
| Teslim, kargo, üretim, tedarik kayıtları | Fiilî ifa çabasını |
| Banka hareketleri | Paranın akışını ve kimin yarar sağladığını |
| Sorun çıktıktan sonraki bildirimler | Tarafların sonraki tutumunu |
Yazışmaların seçilmiş ekran görüntüleri yerine konuşma akışı görülecek biçimde saklanması, kaydın bağlamıyla değerlendirilmesini sağlar. Aynı belge iki tarafı da destekleyebilir: bir sözleşme gerçek bir ifa planını gösterebileceği gibi yalnız görünüş yaratmak için düzenlendiği de ileri sürülebilir. Bu nedenle belge, diğer kayıtlarla ve kendi tarihiyle birlikte okunur.
7. Dolandırıcılıktan Beraat Öncesi: Haksız Yere Dolandırıcılıkla Suçlanmak
Haksız yere dolandırıcılıkla suçlanan kişi için süreç, çoğunlukla kolluk veya Cumhuriyet savcılığında ifadeye çağrılmakla başlar. Dolandırıcılıktan beraat kovuşturma aşamasında verilir; ancak soruşturma aşamasında kullanılan haklar, dava açılıp açılmayacağını ve dosyanın içeriğini belirler. Şüphelinin ifadesi alınırken kanunun saydığı hususlara uyulur (CMK m.147/1):
- Suçlamanın anlatılması: Kendisine yüklenen suç anlatılır (CMK m.147/1-b).
- Müdafi hakkı: Müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafiin ifadede hazır bulunabileceği bildirilir; müdafi seçecek durumda olmayan ve müdafi yardımından faydalanmak isteyen kişiye baro tarafından müdafi görevlendirilir (CMK m.147/1-c, m.150/1).
- Susma hakkı: Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu söylenir (CMK m.147/1-e).
- Lehine delil toplanmasını isteme: Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır; aleyhindeki şüphe nedenlerini ortadan kaldırma ve lehine olan hususları ileri sürme olanağı tanınır (CMK m.147/1-f).
İfadenin güvencesi ayrıca düzenlenmiştir. Şüphelinin beyanı özgür iradesine dayanmalıdır; yasak usullerle elde edilen ifade rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez (CMK m.148/1, m.148/3). Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK m.148/4). İfade sürecinin adımları için İfadeye Çağrıldım: Ne Yapmalıyım? ve müdafiin rolü için Müdafi Ne Demek? yazılarına bakılabilir.
7.1. Nitelikli Dolandırıcılıkla Suçlanıyorum: Soruşturma Nasıl Sonuçlanır?
Nitelikli dolandırıcılıkla suçlanan kişi hakkında soruşturma iki yoldan biriyle biter. Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür (CMK m.160/2). Toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenlenir ve iddianamenin sonuç kısmında şüphelinin lehine olan hususlar da ileri sürülür (CMK m.170/2, m.170/5). Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m.172/1).
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı beraat değildir; savcılığın soruşturma sonunda verdiği karardır. Bu karardan sonra aynı fiil için kamu davası, yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hâkimliğince bu hususta karar verilmedikçe açılamaz (CMK m.172/2). Kararın sonuçları için Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar yazısına bakılabilir. Dolandırıcılık iddiasını mağdur tarafından ele alan yazı ise Dolandırıcılık Mağduru: Şikâyet ve Delil başlığını taşır.
8. Dolandırıcılıktan Beraat ile Etkin Pişmanlık ve HAGB Farkı
Dolandırıcılıktan beraat, suçun oluşmadığını veya ispatlanamadığını söyler; etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ise suçun varlığı kabul edildikten sonra uygulanan kurumlardır. Bu üç sonuç, dosyanın sanık bakımından doğurduğu etki açısından birbirinden ayrılır.
Etkin pişmanlık: Dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ve kovuşturma başlamadan önce fail, bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir (TCK m.168/1). Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmezden önce gösterilirse cezanın yarısına kadarı indirilir (TCK m.168/2). Kısmen geri verme veya tazminde mağdurun rızası aranır (TCK m.168/4). Hüküm cezayı indirir, kaldırmaz. Zarar giderilmezse bu indirim uygulanmaz. Kurumun genel çerçevesi için Etkin Pişmanlık Nedir? yazısına bakılabilir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir; HAGB, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder (CMK m.231/5). Kararın verilebilmesi için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi de aranır (CMK m.231/6-c). Bu fıkralar 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanunla yeniden yazılmıştır. HAGB’de mahkeme bir ceza hükmü kurar; beraatte ceza hükmü kurulmaz. Ayrıntı için Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) yazısına bakılabilir.
8.1. Nitelikli Dolandırıcılıkta Dava Nasıl Düşer?
Nitelikli dolandırıcılıkta şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. TCK m.157 ve m.158 lafzında “şikayet üzerine” kaydı yoktur; güveni kötüye kullanmanın temel hâlinde ise bu kayıt bulunur (TCK m.155/1). Davanın düşmesine, Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâllerinde karar verilir (CMK m.223/8). Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde düşme kararı verilemez (CMK m.223/9).
9. Dolandırıcılıktan Beraat Kararından Sonra Tazminat
Dolandırıcılıktan beraat eden kişi, soruşturma veya kovuşturma sırasında kanuna uygun olarak yakalanmış ya da tutuklanmışsa tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-e). Aynı bent, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilen kişiyi de kapsar. Mahkeme, hüküm açıklanırken beraat eden sanığa tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bunu bildirir; hazır bulunan sanığa başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi de bildirilir (CMK m.231/2-3). Yakalama veya tutuklama yaşanmamışsa m.141/1-e’deki tazminat yolu açılmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
Nitelikli dolandırıcılıktan beraat hangi hâllerde verilir?
Nitelikli dolandırıcılıktan beraat, CMK m.223/2'de sayılan beş hâlden birinde verilir: fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, kastın bulunmaması, bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması. Dolandırıcılık dosyalarında en çok hile unsuru, kast ve delil yeterliliği tartışılır.
Borcunu ödemeyen kişi dolandırıcılıktan ceza alır mı?
Borcunu ödemeyen kişi, yalnız ödememe nedeniyle dolandırıcılıktan ceza almaz. Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun zararına yarar sağlamaktır (TCK m.157). Para veya mal, hileyle aldatma sonucu verilmemişse ve borç sonradan ödenmemişse bu hareket suç tanımını karşılamaz; alacaklının yolu kural olarak hukuk davası veya icra takibidir.
Haksız yere dolandırıcılıkla suçlanan kişi ne yapmalı?
Haksız yere dolandırıcılıkla suçlanan kişiye ifadesinden önce yüklenen suç anlatılır; müdafi seçme, açıklamada bulunmama ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteme hakları bildirilir (CMK m.147/1). Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine olan delilleri de toplamakla yükümlüdür (CMK m.160/2). Sözleşme, yazışma, teslim ve banka kayıtları eksiksiz sunulmalıdır.
IBAN kullandıran kişi beraat eder mi?
IBAN kullandıran kişinin beraati, dolandırıcılık kastının bulunup bulunmadığına bağlıdır; kast yoksa CMK m.223/2-c tartışılır. TCK m.158/4 ise beraat değil indirim hükmüdür: suça iştirak, hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi veya araçları başkasına vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir. Bu indirim, kişinin suça katıldığı kabul edildiğinde uygulanır.
Nitelikli dolandırıcılıkta zarar giderilirse dava düşer mi?
Nitelikli dolandırıcılıkta zararın giderilmesi davayı düşürmez; TCK m.168 etkin pişmanlıkta cezayı indirir. Zarar kovuşturma başlamadan önce tamamen giderilirse ceza üçte ikisine kadar, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmezden önce giderilirse yarısına kadar indirilir. Kısmen tazminde mağdurun rızası aranır (TCK m.168/4). Etkin pişmanlık beraat değildir.
Nitelikli dolandırıcılıkta şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Nitelikli dolandırıcılıkta şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; TCK m.157 ve m.158 lafzında şikâyet şartı yoktur. Güveni kötüye kullanma suçunun temel hâli ise şikâyet üzerine soruşturulur (TCK m.155/1). Davanın düşmesi, kanunda öngörülen düşme sebeplerine bağlıdır (CMK m.223/8); beraat verilebilecek hâlde düşme kararı verilemez (CMK m.223/9).
Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin kanuni dayanağı nedir?
Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin kanuni karşılığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağını söyleyen Anayasa m.38/4 ile suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hâlinde beraat öngören CMK m.223/2-e'dir. Hâkim kararını yalnız duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK m.217/1).
HAGB kararı beraat sayılır mı?
HAGB kararı beraat sayılmaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yargılama sonunda iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası hükmolunduğunda verilebilir ve kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder (CMK m.231/5). Beraatte ise ceza hükmü kurulmaz; mahkeme m.223/2'deki bir sebebe dayanır.
Soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile beraat arasındaki fark nedir?
Kovuşturmaya yer olmadığı kararını Cumhuriyet savcısı soruşturma sonunda, kamu davası için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemezse verir (CMK m.172/1). Beraat ise dava açıldıktan sonra mahkemenin verdiği hükümdür (CMK m.223/1). Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra aynı fiil için dava, ancak yeni delil ve sulh ceza hâkimliği kararıyla açılabilir.
Dolandırıcılıktan beraat eden kişi tazminat isteyebilir mi?
Dolandırıcılıktan beraat eden kişi, kanuna uygun olarak yakalanmış veya tutuklanmışsa tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-e). Tutuklama veya yakalama yoksa bu bent uygulanmaz. Mahkeme, hüküm açıklanırken beraat eden sanığa tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bunu da bildirir (CMK m.231/3).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler