Şikâyet başvurusu bankosunda kapalı dosyasını teslim eden yetişkinin elleri

Ceza Muhakemesi

Müşteki Ne Demek? Müşteki Sanık, Katılan ve Hakları

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Müşteki, bir suç nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunan ve bu sıfatla ceza dosyasında yer alan kişidir. Kelime iddianamede, duruşma tutanağında ve UYAP kayıtlarında şikâyetçinin sıfatı olarak kullanılır; Ceza Muhakemesi Kanunu ise aynı kişiyi şikâyetçi, mağdur veya suçtan zarar gören diye adlandırır. Müşteki olmak davanın tarafı olmak demek değildir: kanun yoluna başvurma gibi haklar büyük ölçüde katılan sıfatına bağlıdır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.234/1-b, m.237/1). Bu yazı, bir ceza dosyasında adının yanında “müşteki”, “müşteki sanık” veya “müşteki şüpheli” yazan ya da duruşmaya çağrılan kişinin bu sıfatın ne anlama geldiğini, hangi hakları taşıdığını ve çağrıya uymazsa ne olacağını öğrenmesi için hazırlanmıştır.

1. Müşteki: Öne Çıkanlar

  • Müşteki, suç nedeniyle şikâyette bulunan kişidir; şikâyet yazılı yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m.158/5).
  • Müşteki sanık, aynı dosyada hem şikâyetçi hem sanık olan kişidir; soruşturma evresindeki karşılığı müşteki şüphelidir (CMK m.2/1-a ve 1-b).
  • Müşteki kendiliğinden katılan olmaz; katılan sıfatı, kamu davası açıldıktan sonra katılma isteminin mahkemece kabul edilmesiyle kazanılır (CMK m.237/1, m.238).
  • Müşteki mahkemeye gitmezse dava bu yüzden düşmez; çağrı ve zorla getirme bakımından tanık hükümleri uygulanır (CMK m.233/2, m.44/1).
  • Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır (TCK m.73/1-2).
  • Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap vermeyen müşteki teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4).

2. Müşteki Ne Demek?

Müşteki, sözlük anlamıyla şikâyet eden kişidir. Ceza muhakemesinde müşteki, bir suç nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurarak failin soruşturulmasını isteyen kişiyi anlatır. Adalet Bakanlığı’nın Hukuk Sözlüğü de müştekiyi şikâyette bulunan kişi olarak tanımlar.

Müşteki sıfatı, şikâyetin yapıldığı anda doğar ve dosya boyunca kayıtlarda kalır. İddianamenin, duruşma tutanağının ve gerekçeli kararın taraflar bölümünde kişinin adının yanında bu sıfat yazılır.

2.1. Müşteki Kelimesi Kanunda Geçer mi?

Müşteki kelimesi ne Ceza Muhakemesi Kanunu’nda ne de Türk Ceza Kanunu’nda geçer. Kanunlar aynı kişiyi üç ayrı terimle anlatır: şikâyetçi, mağdur ve suçtan zarar gören. Müşteki bu nedenle bir uygulama terimidir; yanlış değildir, ancak kanunun sözlüğünde yer almaz.

Bu ayrımın pratik sonucu şudur: müştekinin haklarını kanunda ararken “müşteki” kelimesiyle arama sonuç vermez. Haklar, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Mağdur ile şikâyetçinin hakları” başlıklı 234. maddesinde düzenlenmiştir. Çağrılma ve dinlenme kuralları da aynı bölümdeki 233, 235 ve 236. maddelerdedir. Metnin tamamı Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır.

2.2. Müşteki, Mağdur ve Suçtan Zarar Gören Arasındaki Fark

Müşteki, şikâyette bulunmuş olmasıyla tanımlanır; mağdur ve suçtan zarar gören ise suçla kurduğu ilişkiyle tanımlanır. Ceza Muhakemesi Kanunu bu iki kavramı tanımlar maddesinde tanımlamaz (CMK m.2/1), ancak onları ayrı ayrı sayar: davaya katılma hakkı mağdura ve suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilere tanınır (m.237/1). Kanun tüzel kişiyi suçtan zarar gören sıfatıyla anar. Mağdur veya suçtan zarar gören kişi şikâyette bulunduğunda dosyada müşteki olarak görünür.

Kanun davaya katılma hakkını yalnız bu kişilere değil, malen sorumlu olanlara da tanır (CMK m.237/1). Malen sorumlu, hükmün kesinleşmesinden sonra maddi ve mali sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarına katlanacak kişidir (m.2/1-i). Mağdur kavramının ayrıntısı mağdur ne demek yazısındadır.

3. Müşteki Sanık Ne Demek?

Müşteki sanık, aynı ceza dosyasında hem şikâyetçi hem de hakkında kamu davası açılmış olan kişidir. Sanık, kovuşturmanın başlamasından hükmün kesinleşmesine kadar suç şüphesi altında bulunan kişidir (CMK m.2/1-b). Karşılıklı kavga, karşılıklı yaralama veya karşılıklı hakaret iddialarında iki taraf da birbirinden şikâyetçi olur ve Cumhuriyet savcısı her iki kişi hakkında dava açarsa her biri dosyada müşteki sanık olarak yer alır.

Müşteki sanık sıfatındaki kişi iki ayrı konumu birlikte taşır. Karşı tarafın fiili bakımından müştekidir ve bu fiil için katılma, belge örneği isteme ve kanun yoluna başvurma haklarını kullanabilir. Kendisine yöneltilen suçlama bakımından ise sanıktır; savunma hakkı ve müdafi yardımı bu sıfata bağlıdır. Kanun, mağdur ve şikâyetçiye tanıdığı hakları sayarken sanık da olan şikâyetçiyi ayrık tutmaz (m.234/1). Sanığın hakları ve yargılama süreci sanık ne demek yazısında anlatılmıştır.

3.1. Müşteki Sanık Ceza Alır mı?

Müşteki sanık, sanığı olduğu fiil bakımından diğer sanıklar gibi yargılanır; mahkûmiyet veya beraat kararı o fiile ilişkin delillere göre verilir. Müşteki sıfatı, kişinin kendi fiilinden doğan ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde sanık sıfatı da kişinin karşı tarafın fiili bakımından şikâyetçi olarak sahip olduğu hakları kaldırmaz.

3.2. Müşteki Şüpheli Ne Demek?

Müşteki şüpheli, soruşturma evresinde hem şikâyetçi hem de suç şüphesi altında bulunan kişidir. Şüpheli sıfatı soruşturma evresine aittir (CMK m.2/1-a). Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evredir; kovuşturma ise iddianamenin kabulüyle başlar (m.2/1-e ve 1-f). Bu nedenle aynı kişi, iddianame kabul edilene kadar müşteki şüpheli, kabulden sonra müşteki sanık olarak görünür.

4. Müşteki ile Katılan (Müdahil) Arasındaki Fark

Müşteki ile katılan arasındaki fark, mahkemenin verdiği katılma kararıdır. Müşteki şikâyette bulunmuş kişidir; katılan ise kamu davası açıldıktan sonra davaya katılma istemi mahkemece kabul edilen kişidir (CMK m.237/1, m.238/3). Uygulamada katılan sıfatı eski adıyla müdahil olarak da anılır. Katılanın hakları ve katılma türleri müdahil ne demek yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Bu ayrım kanun yolu bakımından sonuç doğurur. Kovuşturma evresinde mağdur ve şikâyetçiye tanınan haklar arasında davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yoluna başvurma da vardır, ancak bu hak “davaya katılmış olma koşuluyla” tanınmıştır (m.234/1-b-6). Katılan, Cumhuriyet savcısına bağlı olmaksızın kanun yoluna başvurabilir (m.242/1).

4.1. Müşteki Davaya Nasıl Katılır?

Müşteki, kamu davası açıldıktan sonra mahkemeye dilekçe vererek ya da duruşmada katılma istemini sözlü olarak bildirip bunu tutanağa geçirterek davaya katılır (CMK m.238/1). Katılma istemi, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kovuşturma evresinin her aşamasında yapılabilir (m.237/1). Katılma işlemi şu sırayla yürür:

  1. Müşteki, kamu davası açıldıktan sonra şikâyetçi olduğunu bildirerek katılma isteminde bulunur (CMK m.237/1).
  2. Duruşmada şikâyetini belirten kişiye, mahkeme davaya katılmak isteyip istemediğini sorar (m.238/2).
  3. Mahkeme, Cumhuriyet savcısını, sanığı ve varsa müdafiini dinledikten sonra katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verir (m.238/3).
  4. İstem kabul edilirse kişi dosyada katılan olarak yer alır; katılma davayı durdurmaz (m.240/1).

Katılmadan önce verilmiş kararlar katılana tebliğ edilmez. Bu kararlara karşı kanun yolu süresi, Cumhuriyet savcısı için öngörülen sürenin geçmesiyle katılan için de sona erer (CMK m.241).

4.2. Müşteki Davacı mıdır?

Müşteki ceza davasında davacı değildir. Kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısına aittir (CMK m.170/1); müştekinin şikâyeti, savcılığın soruşturma yapmasını sağlar ama davayı müşteki adına açılmış bir dava hâline getirmez. Uygulamada “davacı müşteki” ifadesi bu nedenle ceza davasının teknik bir sıfatı değildir. Müşteki davaya katıldığında katılan olur, davacı olmaz.

4.3. Müşteki Vekili Ne Demek?

Müşteki vekili, şikâyetçiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukattır. Kanun vekili, katılanı, suçtan zarar göreni veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukat olarak tanımlar (CMK m.2/1-d). Şüpheli veya sanığı savunan avukat ise müdafidir (m.2/1-c); ayrım müdafi ne demek yazısında açıklanmıştır.

Vekili bulunmayan mağdur veya şikâyetçi, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, ısrarlı takip, kadına karşı işlenen kasten yaralama, işkence veya eziyet suçlarında ve alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda barodan avukat görevlendirilmesini isteyebilir (CMK m.234/1-a-3, 1-b-5). Mağdur on sekiz yaşını doldurmamış, sağır veya dilsiz ya da meramını ifade edemeyecek derecede malul ise ve vekili yoksa istem aranmaksızın vekil görevlendirilir (m.234/2). Katılan vekilinin ücreti için katılan vekalet ücreti yazısına bakılabilir.

5. Müştekinin Hakları Nelerdir?

Müştekinin hakları, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 234. maddesinde soruşturma ve kovuşturma evresi için ayrı ayrı sayılmıştır. Bu haklar mağdur ile şikâyetçiye anlatılıp açıklanır ve bu durum tutanağa yazılır (CMK m.234/3).

5.1. Müştekinin Soruşturma Evresindeki Hakları

Soruşturma evresi, dava açılmadan önce Cumhuriyet başsavcılığının yürüttüğü aşamadır. Müşteki bu evrede şu hakları kullanabilir (CMK m.234/1-a):

  • Delil toplanmasını isteme: Müşteki, olayın aydınlatılması için belirli delillerin toplanmasını savcılıktan isteyebilir.
  • Belge örneği isteme: Soruşturmanın gizliliğini ve amacını bozmamak koşuluyla Cumhuriyet savcısından belge örneği isteyebilir.
  • Baro avukatı isteme: Vekili yoksa ve suç yukarıda sayılan suçlardansa baro tarafından avukat görevlendirilmesini isteyebilir.
  • Dosyayı inceletme: Soruşturma belgelerini ve elkonulan eşyayı, CMK m.153’e uygun olmak koşuluyla vekili aracılığıyla inceletebilir.
  • Kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz: Savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı kararına kanunda yazılı usule göre itiraz edebilir. Süre ve usul kovuşturmaya yer olmadığına dair karar yazısında anlatılmıştır.

5.2. Müştekinin Kovuşturma Evresindeki Hakları

Kovuşturma evresi, iddianamenin kabulüyle başlayan mahkeme aşamasıdır. Müşteki bu evrede duruşmadan haberdar edilme, kamu davasına katılma, tutanak ve belgelerden örnek isteme, tanıkların davetini isteme ve belirli suçlarda baro avukatı isteme haklarına sahiptir; davaya katılmışsa davayı sonuçlandıran kararlara karşı kanun yoluna da başvurabilir (CMK m.234/1-b).

Tutanak ve belgelerden örnek isteme hakkı iki evrede farklı düzenlenmiştir. Kovuşturma evresindeki hakkın yürürlükteki metni vekil aracılığıyla kullanılma şartı içermez; müşteki örneği bizzat isteyebilir (CMK m.234/1-b-3). Soruşturma evresinde dosyayı inceletme hakkı ise vekil aracılığıyla kullanılır (m.234/1-a-4).

Mağdur, soruşturma veya kovuşturma evresinde dava nakli ya da adli tıp işlemleri nedeniyle yerleşim yeri dışına gitmek zorunda kalırsa konaklama, iaşe ve ulaşım giderleri Harcırah Kanunu hükümlerine göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır (CMK m.234/4).

6. Müşteki Mahkemeye Gitmezse Ne Olur?

Müşteki mahkemeye gitmezse ceza davası bu nedenle düşmez. Mağdur ve şikâyetçi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından çağrı kâğıdıyla çağrılıp dinlenir ve bu çağrı ile zorla getirme bakımından tanıklara ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.233/1-2). Usulüne uygun olarak çağrılıp mazeretini bildirmeden gelmeyen tanık zorla getirilir ve gelmemesinin sebep olduğu giderler kamu alacaklarının tahsili usulüne göre ödettirilir (m.44/1). Zorla getirilen kişi gelmemesini haklı gösteren sebebi sonradan bildirirse aleyhine hükmedilen giderler kaldırılır (m.44/1).

Kanun, müştekinin davete uymamasının tebligata etkisini ayrıca düzenler (CMK m.235):

  • Müştekinin dilekçesinde veya tutanağa geçen beyanında bildirdiği adres tebligata esas alınır.
  • Bu adrese çıkarılan çağrıya rağmen gelmeyen müştekiye yeniden tebligat yapılmaz.
  • Adres yanlış, eksikse ya da adres değişikliği bildirilmediği için tebligat yapılamazsa adres araştırılmaz.
  • Müştekinin beyanının alınması zorunlu görülüyorsa adres araştırılır; üçüncü kural bu durumda uygulanmaz.

Şikâyete bağlı suçta davayı düşüren, suçtan zarar görenin şikâyetten vazgeçmesidir (TCK m.73/4). Duruşmaya gelmemek bir vazgeçme beyanı değildir; bu nedenle “müşteki gelmezse dava düşer” kanıya dayanağı yoktur. Zorla getirme kararının nasıl uygulandığı zorla getirme kararı yazısında anlatılmıştır.

6.1. Müşteki Duruşmaya Katılmak Zorunda mı?

Müşteki, dinlenmek üzere çağrı kâğıdıyla çağrılmışsa duruşmaya gelmek zorundadır. Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları bildirilir (CMK m.43/1). Kovuşturma evresindeki çağrı kâğıdına iddianame de eklenir; iddianame bilgileri ve duruşma tarihi, dosyada telefon veya elektronik posta gibi iletişim bilgileri varsa bu araçlarla da bildirilir (m.233/1). Telefon, faks veya elektronik postayla yapılan çağrıya ise çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar uygulanmaz (m.43/2).

Dinlenmek için çağrılmamış müşteki duruşmaya katılmak zorunda değildir; duruşmadan haberdar edilme ve davaya katılma hakkını kullanıp kullanmamak kendi tercihidir (CMK m.234/1-b-1 ve 2).

6.2. Müşteki Başka Şehirdeyse Nasıl Dinlenir?

Mağdur olan müşteki tanık olarak dinlenecekse tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.236/1). Konutu davanın görüldüğü mahkemenin yargı çevresi dışında olduğu için getirilmesi zor olan tanığın, bulunduğu yerdeki mahkeme aracılığıyla, yani istinabe yoluyla dinlenmesine karar verilebilir (m.180/2). Büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan şikâyetçinin istinabe yoluyla dinlenmesine ise zorunluluk olmadıkça karar verilemez (m.180/3). Görüntülü ve sesli iletişim imkânı varsa ifade bu yöntemle alınır (m.180/5); sistemin işleyişi SEGBİS nedir yazısında anlatılmıştır.

6.3. Müşteki İfadesi Nasıl Alınır?

Müşteki ifadesi, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından çağrı kâğıdıyla çağrılan müştekinin dinlenmesiyle alınır (CMK m.233/1). Mağdur olan müşteki tanık olarak dinlenirse, yemin hariç, tanıklığa ilişkin hükümler uygulanır (m.236/1). Suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından zorunluluk bulunmadıkça tanık olarak bir defa dinlenir (m.236/2). Şüpheli veya sanıkla yüz yüze gelmesinde sakınca görülen çocuk veya mağdurun beyanı özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınır (m.236/4). İfadeye çağrılan kişinin hazırlığı için ifadeye çağrıldım yazısına bakılabilir.

7. Müşteki Şikâyeti Nereye ve Ne Kadar Sürede Yapmalı?

Müşteki şikâyetini Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapar (CMK m.158/1). Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyet ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (m.158/2). Şikâyet yazılı yapılabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (m.158/5). Yazılı başvuru için şikâyet dilekçesi örneği yazısına bakılabilir.

Fiilin suç oluşturmadığı herhangi bir araştırma gerektirmeden açıkça anlaşılıyorsa ya da şikâyet soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir; bu karar şikâyetçiye bildirilir ve itiraz edilebilir (CMK m.158/6).

7.1. Müşteki İçin Şikâyet Süresi

Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır (TCK m.73/1). Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve dava zamanaşımı süresini geçemez (m.73/2). Hakaret suçunda 7531 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (m.73/2). Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez (m.73/3). Hakaret suçunun şikâyet boyutu hakaret suçu ve cezası yazısında anlatılmıştır.

8. Müşteki Kararı Temyiz veya İstinaf Edebilir mi?

Müşteki, katılan sıfatını almışsa kararı istinaf veya temyiz yoluyla denetime götürebilir ve bunun için Cumhuriyet savcısına bağlı değildir (CMK m.242/1). Kanun yolu, katılan sıfatını almış olanlarla sınırlı değildir: katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için de kanun yolları açıktır (m.260/1).

Kanun yolu aşamasında yeni bir katılma isteminde bulunulamaz. İlk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddedilen veya karara bağlanmayan katılma istemi ise kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilirse incelenip karara bağlanır (CMK m.237/2). Bu nedenle katılma istemi hakkında karar verilmemiş müştekinin istinaf veya temyiz dilekçesinde katılma istemini ayrıca yazması gerekir. Kanun yollarının işleyişi istinaf nedir ve temyiz nedir yazılarında anlatılmıştır.

Katılan vazgeçerse veya ölürse katılma hükümsüz kalır; mirasçılar katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılabilir (CMK m.243/1).

9. Müşteki Uzlaşmayı Kabul Etmezse Ne Olur?

Müşteki uzlaşmayı kabul etmezse uzlaştırma sonuçsuz kalır ve aynı suç için tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/18). Uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlarda ve CMK m.253/1’de sayılan bazı suçlarda uygulanır; soruşturma konusu suç uzlaşmaya tabiyse ve kamu davası açılması için yeterli şüphe varsa dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir ve uzlaştırmacı teklifi şüpheliye ve mağdur veya suçtan zarar görene yapar (m.253/1, m.253/4).

Uzlaşma teklifine ilişkin süreler ve korumalar şunlardır:

  • Cevap süresi: Teklif yapıldıktan itibaren yedi gün içinde kararını bildirmeyen müşteki teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4).
  • Açıklamaların delil olmaması: Uzlaştırma görüşmelerinde yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (m.253/20).
  • Sürelerin işlememesi: İlk teklif tarihinden uzlaştırmacının raporunu büroya verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez (m.253/21).

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda, şikâyete bağlı olsalar bile uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3). Uzlaştırmanın kapsamı ve sonuçları uzlaşma nedir yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

10. Müşteki Şikâyetten Vazgeçerse Ne Olur?

Müşteki şikâyetten vazgeçerse, kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda ve kanunda aksi yazılı olmadıkça dava düşer (TCK m.73/4). Vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (m.73/6). İştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (m.73/5). Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (m.73/4).

Vazgeçme beyanının içeriği hukuk davasını da etkiler. Kamu davası şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüşse ve müşteki vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde tazminat davası açamaz (TCK m.73/7). Kovuşturma evresine geçildikten sonra suçun şikâyete bağlı olduğu anlaşılırsa, mağdur açıkça şikâyetten vazgeçmedikçe yargılamaya devam edilir (CMK m.158/7). Vazgeçme usulü şikâyetten vazgeçme yazısında anlatılmıştır.

11. Müşteki Ceza Alır mı?

Müşteki, şikâyette bulunduğu için ceza almaz: şikâyet bir hakkın kullanılmasıdır ve hakkını kullanan kimseye ceza verilmez (TCK m.26/1). Bu korumanın sınırı iftira suçudur. Yetkili makamlara şikâyette bulunarak, işlemediğini bildiği hâlde bir kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için ona hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.267/1). Suçun unsurları iftira suçu yazısında açıklanmıştır.

12. Müşteki İçin Süreler Tablosu

KonuSüre veya sınırDayanak
Şikâyete bağlı suçta şikâyet süresiFiili ve faili öğrenmeden itibaren 6 ayTCK m.73/1-2
Hakaret suçunda şikâyetin dış sınırıFiil tarihinden itibaren en çok 2 yılTCK m.73/2
Davaya katılma istemiİlk derece mah­ke­me­sinde hüküm verilinceye kadarCMK m.237/1
Kanun yolunda katılmaYeni istem yapılamaz; reddedilen veya karara bağlanmayan istem başvuruda açıkça belir­ti­lirse incelenirCMK m.237/2
Uzlaşma teklifine cevap7 gün; cevap verilmezse ret sayılırCMK m.253/4
Şikâyetten vazgeçmeDavayı düşürür; kesin­leş­me­den sonraki vazgeçme infazı engellemezTCK m.73/4

Sıkça Sorulan Sorular

Müşteki ne demek?

Müşteki, bir suç nedeniyle Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa şikâyette bulunan kişidir. Kelime iddianamede, duruşma tutanağında ve UYAP kayıtlarında şikâyetçinin sıfatı olarak kullanılır. Ceza Muhakemesi Kanunu ve Türk Ceza Kanunu bu kelimeyi kullanmaz; kanunun terimleri şikâyetçi, mağdur ve suçtan zarar görendir.

Müşteki sanık ne demek?

Müşteki sanık, aynı dosyada hem şikâyetçi hem de hakkında kamu davası açılmış olan kişidir. Karşılıklı kavga veya karşılıklı hakaret iddialarında iki taraf birbirinden şikâyetçi olduğunda ortaya çıkar. Kişi karşı tarafın fiili bakımından müşteki, kendisine yöneltilen suçlama bakımından sanıktır; iki sıfat birbirini ortadan kaldırmaz.

Müşteki şüpheli ne demek?

Müşteki şüpheli, soruşturma evresinde hem şikâyetçi hem de suç şüphesi altında bulunan kişidir. Şüpheli sıfatı soruşturma evresine aittir (CMK m.2/1-a); iddianame kabul edilip kovuşturma başlayınca aynı kişi dosyada müşteki sanık olarak görünür (m.2/1-b ve 1-f). Şüpheli sıfatı, kişinin şikâyetçi olarak soruşturma evresinde sahip olduğu hakları ortadan kaldırmaz (m.234/1-a).

Müşteki ile katılan aynı şey mi?

Hayır. Müşteki şikâyette bulunan kişidir. Katılan ise kamu davası açıldıktan sonra davaya katılma istemi mahkemece kabul edilen kişidir (CMK m.237/1, m.238/3). Katılan sıfatı uygulamada müdahil olarak da anılır; kanun yoluna başvurma ve vekil görevlendirilmesi gibi haklar bu sıfata bağlanır.

Müşteki mahkemeye gitmezse ne olur?

Dava bu yüzden düşmez. Müştekinin çağrılması ve zorla getirilmesi bakımından tanıklara ilişkin hükümler uygulanır (CMK m.233/2); usulüne uygun çağrılıp mazeret bildirmeden gelmeyen kişi zorla getirilebilir ve gelmemesinin giderleri ödettirilir (m.44/1). Bildirilen adrese yapılan çağrıya uymayan müştekiye kural olarak yeniden tebligat yapılmaz (m.235/2).

Müşteki duruşmaya katılmak zorunda mı?

Müşteki, mahkeme tarafından çağrı kâğıdıyla dinlenmek üzere çağrılmışsa gelmek zorundadır; bu çağrıya tanık hükümleri uygulanır (CMK m.233/1-2). Çağrı kâğıdında gelmemenin sonuçları yazılır (m.43/1). Dinlenmek için çağrılmamış müşteki ise duruşmadan haberdar edilme ve davaya katılma haklarını kullanabilir (m.234/1-b).

Müşteki kararı temyiz veya istinaf edebilir mi?

Katılan sıfatını almışsa edebilir ve bunun için Cumhuriyet savcısına bağlı değildir (CMK m.242/1). Katılma istemi reddedilen, karara bağlanmayan veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan kişi için de kanun yolu açıktır (m.260/1). Karara bağlanmayan istem, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmelidir (m.237/2).

Müşteki uzlaşmayı kabul etmezse ne olur?

Uzlaştırma sonuçsuz kalır ve aynı suç için tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/18). Teklife yedi gün içinde cevap vermeyen müşteki teklifi reddetmiş sayılır (m.253/4). Uzlaştırma görüşmelerinde yapılan açıklamalar hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (m.253/20).

Müşteki şikâyetten vazgeçerse ne olur?

Şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür; vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez (TCK m.73/4, m.73/6). Vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklayan kişi hukuk mahkemesinde de dava açamaz (m.73/7). Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme infazı engellemez.

Müşteki ceza alır mı?

Şikâyette bulunmak bir hakkın kullanılmasıdır ve hakkını kullanan kimseye ceza verilmez (TCK m.26/1). Ancak işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye suç isnat ederek hakkında soruşturma başlatılmasını sağlayan kişi iftira suçundan bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (TCK m.267/1). Müşteki sanık ise kendi fiili bakımından yargılanır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp