TCK 243, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak giren ya da orada kalmaya devam eden kişiyi bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırır (Türk Ceza Kanunu m.243/1). Bilişim sistemine girme suçunun oluşması için veri çalınması, silinmesi veya zarar doğması gerekmez; izinsiz giriş tek başına yeterlidir. TCK 243 şikâyete bağlı değildir, yetişkin şüpheli bakımından uzlaştırma kapsamında değildir ve davası asliye ceza mahkemesinde görülür. Bu yazı, e-posta, sosyal medya ya da kurumsal bir hesaba izinsiz girildiğini düşünen kişi ile böyle bir giriş iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan kişi için TCK 243’ün unsurlarını, cezasını, TCK 244’ten farkını ve usul kurallarını madde dayanaklarıyla anlatır.
1. TCK 243: Öne Çıkanlar
- TCK 243’ün temel hâlinin cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır; bedeli karşılığı kullanılan sistemlerde ceza yarı oranına kadar indirilir (TCK m.243/1-2).
- TCK 243’te giriş nedeniyle veriler yok olur veya değişirse ceza altı aydan iki yıla, sisteme girmeden veri nakillerini teknik araçlarla izlemenin cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.243/3-4).
- TCK 243 şikâyete bağlı değildir; altı aylık şikâyet süresi işlemez ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez (TCK m.73/1, m.73/4).
- TCK 243 yetişkin şüpheli bakımından uzlaştırma kapsamında değildir; suça sürüklenen çocuk bakımından uzlaştırma yoluna gidilir (CMK m.253/1).
- TCK 243 sisteme girmeyi, TCK 244/2 verileri değiştirmeyi, erişilmez kılmayı ve sisteme veri yerleştirmeyi cezalandırır; şifre değiştirmek ve hesaptan mesaj yazmak bu nedenle TCK 244/2 kapsamına girer (TCK m.244/2).
- TCK 243 davasına asliye ceza mahkemesi bakar ve olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır (5235 sayılı Kanun m.11, TCK m.66/1-e).
2. TCK 243 Nedir? Bilişim Sistemine Girme Suçunun Tanımı
TCK 243, Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” bölümünün ilk maddesidir ve bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmeyi ya da orada kalmaya devam etmeyi suç sayar. Suçun konusu bir bilişim sisteminin bütünü veya bir kısmıdır. Madde bir e-posta hesabını, bir sosyal medya profilini, kurumsal bir yazılımı ya da bir sunucuyu ayırmaz (TCK m.243/1).
Kanun “bilişim sistemi” kavramını tanımlamaz. Maddenin gerekçesi, bu alandan maksadın verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren sistemler olduğunu belirtir ve eski kanundaki “bilgileri otomatik olarak işleme tâbi tutmuş sistem” ibaresi yerine aynı anlamda “bilişim sistemi” sözcüklerinin seçildiğini söyler (TCK m.243 gerekçesi, Tasarı m.346). Bu tanıma göre kullanıcı adı ve şifreyle korunan bir hesap da, oturumu açık bırakılmış bir telefon da bilişim sisteminin bir kısmıdır.
2.1. TCK 243 Madde Metni ve Fıkraları
TCK 243 dört fıkradan oluşur. Her fıkra ayrı bir hareketi ya da ayrı bir ceza hâlini düzenler:
| Fıkra | TCK 243’ün düzenlediği hâl | Ceza |
|---|---|---|
| 243/1 | Bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek | Bir yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| 243/2 | Birinci fıkradaki fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi | Ceza yarı oranına kadar indirilir |
| 243/3 | Giriş fiili nedeniyle sistemdeki verilerin yok olması veya değişmesi | Altı aydan iki yıla kadar hapis |
| 243/4 | Bir sistemin içinde veya sistemler arasındaki veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlemek | Bir yıldan üç yıla kadar hapis |
Dördüncü fıkra maddeye 6698 sayılı Kanun’la eklenmiştir; aynı Kanun birinci fıkradaki “giren ve orada kalmaya devam eden” ibaresini “giren veya orada kalmaya devam eden” biçimine çevirmiştir (TCK m.243/4, 6698 sayılı Kanun m.30). Değişiklik 7 Nisan 2016’da, Kanun’un yayımıyla yürürlüğe girmiştir (6698 sayılı Kanun m.32/1-b). Bu tarihin olay tarihine göre sonucu nasıl değiştirdiği aşağıda ayrı bir bölümde anlatılmıştır.
2.2. TCK 243 Madde Gerekçesi
TCK 243’ün gerekçesi, kanunlaşma sürecinde Tasarı’nın 346. maddesi olarak yazılmıştır ve suçun iki tartışmalı noktasını cevaplar. Birincisi amaçtır: gerekçeye göre sisteme hukuka aykırı olarak giren kişinin belirli verileri elde etmek amacıyla hareket etmiş olması ya da veri elde etmiş olması önemli değildir; sisteme haksız ve kasten girilmiş olması suçun oluşması için yeterlidir. İkincisi veri kaybıdır: sisteme giren kişinin müdahalesi nedeniyle veriler imha edilir veya değişirse, imha ya da değişmeye yönelik bir kast bulunmasa da sırf bu netice nedeniyle daha ağır ceza verilir (Tasarı m.346 gerekçesi).
Gerekçeyi okurken fıkra numaralarındaki kaymaya dikkat etmek gerekir. Gerekçenin “ikinci fıkra” dediği veri kaybı hâli, kanunlaşan metinde üçüncü fıkradır; çünkü “bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler” indirimi yasama sürecinde ikinci fıkra olarak eklenmiştir. Yani gerekçedeki “kast bulunmasa da sırf neticeden dolayı daha ağır ceza” açıklaması bugünkü TCK 243/3’ü anlatır.
3. TCK 243’te Suçun Unsurları: Hukuka Aykırı Girme veya Kalma
TCK 243’ün bugünkü metninde iki seçimlik hareket vardır: sisteme hukuka aykırı olarak girmek ya da sisteme girildikten sonra hakkı olmadığı hâlde orada kalmaya devam etmek. Bu iki hareketten birinin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterlidir (TCK m.243/1).
Girme için şifre kırmak gerekmez. TCK 243 girişin yöntemini saymaz; yalnız girişin hukuka aykırı olmasını arar. Başkasının şifresini öğrenip kullanmak, açık kalmış bir oturumdan hesaba bakmak, kişinin yetkisi dışındaki bir bölüme erişmek de girmedir.
Kalmaya devam etme, rızanın sınırının aşılmasıdır. Hesap sahibinin izniyle ya da işi gereği sisteme giren kişi, iznin kapsamı dışına çıktığında veya izin sona erdikten sonra sistemde kalmayı sürdürdüğünde “orada kalmaya devam eden” kimse olur. Belirli bir iş için verilen erişim yetkisinin o iş bittikten sonra kullanılmaya devam edilmesi bu harekete örnektir.
Hukuka aykırılık, rızanın yokluğudur. Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olarak açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez (TCK m.26/2). Hesap sahibinin açık rızasıyla yapılan giriş bu nedenle suç oluşturmaz. Rızanın çerçevesi ise açıklandığı iş ve hesapla sınırlıdır.
Kast yeterlidir, özel amaç aranmaz. TCK 243 failin veri çalmak, zarar vermek ya da çıkar sağlamak amacıyla hareket etmesini aramaz. Gerekçe de sisteme kasten ve haksız olarak girilmesini yeterli sayar (Tasarı m.346 gerekçesi). Failin bilişim uzmanı olması gerekmez; suçu herkes işleyebilir.
4. TCK 243 Cezası Ne Kadar?
TCK 243’ün temel hâlinin cezası bir yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ceza seçimliktir: hâkim ya hapis cezasına ya adli para cezasına hükmeder, ikisini birlikte vermez (TCK m.243/1). Fiil bedeli karşılığı yararlanılabilen bir sistem hakkında işlenmişse, örneğin ücretli bir abonelik hizmetine izinsiz girilmişse, ceza yarı oranına kadar indirilir (TCK m.243/2).
TCK 243’ün iki fıkrası daha ağır cezalıdır. Giriş fiili nedeniyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m.243/3). Sisteme hiç girmeden, sistemin içindeki ya da sistemler arasındaki veri nakillerini teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m.243/4). Dördüncü fıkra ağ trafiğinin dinlenmesi gibi, sisteme erişmeden verinin aktarım sırasında izlendiği hâlleri kapsar.
4.1. TCK 243/3: Veri Kaybında Kast Aranmaz
TCK 243/3, veri kaybının girme fiili nedeniyle meydana geldiği hâli düzenler. Bir fiil kastedilenden daha ağır bir neticeye sebep olursa kişi bu neticeden en azından taksirle hareket etmişse sorumlu tutulur (TCK m.23/1). Gerekçe de bu fıkranın, verileri yok etme veya değiştirme kastı bulunmasa da sırf netice nedeniyle uygulandığını söyler (Tasarı m.346 gerekçesi).
Fail verileri bilerek silmiş ya da değiştirmişse TCK 243/3 değil TCK 244/2 uygulanır; çünkü TCK 244/2 bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden veya değiştiren kişiyi ayrıca cezalandırır. İki fıkrayı ayıran ölçüt veri kaybının sonucu değil, failin o kayba yönelik iradesidir.
4.2. TCK 243 Cezası Paraya Çevrilir mi?
TCK 243/1’de hâkim zaten adli para cezasını doğrudan seçebilir. Ancak birinci fıkrada hapis cezası seçilmişse bu ceza artık adli para cezasına çevrilmez (TCK m.50/2). Adli para cezası gün sayısı ve bir gün karşılığı takdir edilen miktar çarpılarak hesaplanır (TCK m.52/1); hesaplama için adli para cezası hesaplama sayfası kullanılabilir.
TCK 243/3 ve 243/4 yalnız hapis cezası öngörür. Hükmedilen ceza bir yıl veya daha azsa kısa süreli hapis cezasıdır ve adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1). TCK 243/3’te alt sınır altı ay olduğu için bu ihtimal somut cezaya bağlıdır.
5. TCK 243 Şikâyete Tabi mi?
TCK 243 şikâyete bağlı bir suç değildir; savcılık suçu öğrendiği anda re’sen soruşturur. Kanun bir suçun soruşturulmasını şikâyete bağlamak istediğinde bunu ilgili maddede açıkça yazar ve şikâyete bağlı suçlarda yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma yapılamaz (TCK m.73/1). TCK 243’te böyle bir kayıt yoktur.
Bu sonucun üç pratik etkisi vardır:
- Şikâyet süresi işlemez. Altı aylık süre yalnız şikâyete bağlı suçlarda aranır; TCK 243’te suç, dava zamanaşımı dolmadıkça soruşturulabilir.
- Şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez. Vazgeçmenin davayı düşürmesi kuralı yalnız şikâyete bağlı suçlarda geçerlidir (TCK m.73/4). TCK 243 dosyasında taraflar anlaşsa bile soruşturma ve kovuşturma devam eder.
- Mağdurun başvurusu yine önemlidir. Suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir (CMK m.158/1). Suç re’sen soruşturulsa da savcılığın olayı öğrenmesini çoğu dosyada mağdurun başvurusu sağlar.
İnternette TCK 243’ün temel hâlinin şikâyete bağlı olduğu, altı aylık şikâyet süresinin işlediği ve suçun uzlaşmaya tabi olduğu da yazılmaktadır. Kanun metninde bu sonucu destekleyen bir hüküm yoktur: TCK 243’te şikâyet kaydı bulunmaz ve suç, uzlaştırma kataloğunda sayılmaz. Karşılaştırma için aynı kanunun özel hayata ilişkin bölümü bu kaydı açıkça koyar; o bölümdeki suçlar, kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, şikâyete bağlıdır (TCK m.139/1). Bilişim alanındaki suçlar bölümünde buna benzer bir hüküm yoktur.
6. TCK 243 Uzlaşmaya Tabi mi?
TCK 243 yetişkin şüpheli bakımından uzlaştırma kapsamında değildir; suça sürüklenen çocuk bakımından ise uzlaştırma yoluna gidilir. Uzlaştırma üç grup suçta uygulanır (CMK m.253/1):
- Şikâyete bağlı suçlar. TCK 243 şikâyete bağlı olmadığı için bu gruba girmez.
- CMK 253/1-b’de tek tek sayılan suçlar. Bu listede kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık gibi suçlar sayılır; TCK 243 bu sayımda yer almaz.
- Adli süreçteki çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlar. Mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisiyse bu bent uygulanır. TCK 243’ün dört fıkrasında da cezanın üst sınırı üç yılı geçmez.
Sonuç olarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki bir TCK 243 dosyasında, mağdur bir kişi veya şirketse dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m.253/4). Sistem bir kamu kurumuna aitse mağdur özel hukuk kişisi olmadığından çocuk bakımından da uzlaştırma uygulanmaz.
TCK 243 dosyasında etkin pişmanlık hükmü de uygulanmaz. Zararın giderilmesi hâlinde cezada indirim öngören genel etkin pişmanlık hükmü hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık gibi malvarlığına karşı suçları sayar; bilişim sistemine girme bu sayımda yoktur (TCK m.168/1).
7. TCK 243 ile TCK 244 Arasındaki Fark: Girme mi, Müdahale mi?
TCK 243 sisteme izinsiz girmeyi, TCK 244 sisteme ve içindeki verilere müdahaleyi cezalandırır. Kısaca: sisteme girip bakmak TCK 243’tür; sistemin işleyişini bozmak, verileri silmek, değiştirmek, erişilmez kılmak, başka yere göndermek ya da sisteme veri yerleştirmek TCK 244’tür. TCK 244/2’nin cezası altı aydan üç yıla kadar hapistir ve TCK 243/1’in cezasından ağırdır (TCK m.244/2).
TCK 244 dört fıkradan oluşur:
- TCK 244/1: Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
- TCK 244/2: Sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da var olan verileri başka bir yere gönderen kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
- TCK 244/3: Bu fiiller bir banka veya kredi kurumunun ya da bir kamu kurum veya kuruluşunun sistemi üzerinde işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
- TCK 244/4: Bu fiillerle kişi kendisi veya başkası yararına haksız bir çıkar sağlarsa ve eylem başka bir suç oluşturmuyorsa iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası verilir.
Somut eylemlere göre TCK 243 ile TCK 244 şöyle ayrılır:
| Eylem | Uygulanan madde |
|---|---|
| Hesaba izinsiz girip içeriğe bakmak | TCK 243/1 |
| Girişin kastsız sonucu olarak verilerin silinmesi veya değişmesi | TCK 243/3 |
| Şifreyi değiştirip hesap sahibinin erişimini engellemek | TCK 244/2 (verileri değiştirme, erişilmez kılma) |
| Ele geçirilen hesaptan başkalarına mesaj yazmak, gönderi paylaşmak | TCK 244/2 (sisteme veri yerleştirme) |
| Hesaptaki fotoğraf, belge veya yazışmaları başka bir yere aktarmak | TCK 244/2 (verileri başka yere gönderme) |
| Sistemin çalışmasını engellemek veya bozmak | TCK 244/1 |
TCK 244/2 için sisteme hukuka aykırı girmek gerekmez. TCK 244/2’nin metni, TCK 243’ün aksine, sisteme hukuka aykırı olarak girilmesini unsur olarak saymaz. Bu nedenle kurumun verdiği kullanıcı adı ve şifreyle yetkili olarak girilen bir sisteme gerçeğe aykırı kayıt yerleştiren çalışan TCK 243’ten değil, TCK 244/2’den sorumlu olabilir (TCK m.244/2).
TCK 243 ve TCK 244 aynı olayda birlikte gündeme geldiğinde ceza, fiilin tek mi yoksa birden fazla mı sayıldığına göre belirlenir. İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebep olan kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır (TCK m.44/1). Giriş ile müdahalenin tek fiil sayılıp sayılmayacağı kanunda ayrıca düzenlenmemiştir; bu nitelendirme olaydaki hareketlerin zamana ve amaca göre bölünüp bölünemediğine bağlıdır.
8. TCK 243 ve Başkasının Hesabına Girmek: Eş, Sosyal Medya ve E-Devlet
TCK 243 bakımından başkasının hesabına girmek, hesap sahibinin rızası yoksa şifre bilinse bile suçtur. Şifrenin bilinmesi tek başına rıza açıklandığı anlamına gelmez; rıza hangi hesap ve hangi iş için verilmişse o çerçeveyle sınırlıdır (TCK m.26/2).
8.1. TCK 243 ve Eşin veya Eski Eşin Telefonuna, Hesabına Girmek
TCK 243, eşler arasında da ayrı bir kural öngörmez. Eşin ya da eski eşin e-posta, sosyal medya veya bulut hesabına onun rızası olmadan girmek bilişim sistemine girme suçudur. Evlilik içinde şifrenin öğrenilmiş olması, telefonun ortak kullanılması ya da boşanma davasında delil toplama amacı, kanunda girişi hukuka uygun kılan bir neden olarak sayılmaz.
Giriş sırasında yapılanlar ayrı suçlar doğurabilir. Hesaptaki özel yazışmaları okumak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eder ve bir yıldan üç yıla kadar hapis gerektirir; ihlal yazışmaların kaydedilmesi yoluyla gerçekleşirse ceza bir kat artırılır (TCK m.132/1). Bu yazışmaları başkalarına ifşa etmek iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.132/2). Konunun ayrıntısı haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK 132) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134) yazılarındadır.
8.2. TCK 243 ve Instagram, WhatsApp veya E-posta Hesabının Çalınması
TCK 243, halk arasında “hesap çalma” denilen olayların yalnız ilk aşamasını karşılar. Hesaba girip bakmakla kalınmışsa TCK 243 uygulanır. Şifre değiştirilip hesap sahibinin erişimi engellenmişse TCK 244/2’deki verileri değiştirme veya erişilmez kılma hareketi gerçekleşmiştir. Hesaptan başkalarına mesaj yazılmışsa sisteme veri yerleştirilmiştir ve bu da TCK 244/2 kapsamındadır (TCK m.244/2).
Hesap bir kazanç için kullanıldığında daha ağır maddeler devreye girer. Ele geçirilen hesaptan arkadaşlara yazılarak para istenmişse bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık gündeme gelir (TCK m.158/1-f; ayrıntı: nitelikli dolandırıcılık). Hesaptan para aktarılmışsa bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık tartışılır (TCK m.142/2-e; ayrıntı: nitelikli hırsızlık).
8.3. TCK 243 ve Başkasının E-Devlet Hesabına Girmek
TCK 243, başkasının e-Devlet şifresiyle oturum açmayı da kapsar; ağ üzerinden bir oturuma girmek bilişim sisteminin bir kısmına girmektir. TCK 243’te sistemin bir kamu kurumuna ait olması cezayı artırmaz. Buna karşılık sistemdeki veriler değiştirilir, silinir ya da sisteme veri yerleştirilirse TCK 244/2 uygulanır ve sistem bir kamu kurum veya kuruluşuna ait olduğu için ceza yarı oranında artırılır (TCK m.244/3).
E-Devlet ekranından başkasının kimlik, adres veya sağlık bilgileri gibi kişisel verilerinin alınması ayrıca kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme (TCK 136) suçunu oluşturabilir. TCK 136’nın cezası iki yıldan dört yıla kadar hapistir ve TCK 243’ten ağırdır (TCK m.136/1).
8.4. TCK 243 ve Kurumsal Sistemde Yetki Aşımı
TCK 243, çalışanın kendi kullanıcı hesabıyla girdiği bir sistemde yetkisi dışındaki bölüme erişmesini de kapsayabilir. Bu durumda kişi sisteme hukuka uygun olarak girmiştir, ancak yetkisinin dışındaki kısımda hakkı olmadığı hâlde kalmaya devam etmektedir. TCK 243 sistemin “bir kısmına” girmeyi de suç saydığı için yetki alanı dışındaki bölüm ayrı bir kısım olarak değerlendirilebilir (TCK m.243/1).
Eylem bir şirketin yararına haksız menfaat sağlamışsa, şirket hakkında da tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.246/1). Rakip firma sistemine erişim ve kurumsal veri sızdırma iddialarında bu hüküm de değerlendirilir.
9. TCK 243’te Hangi Tarihteki Kanun Uygulanır? 2016 Değişikliği
TCK 243’ün 7 Nisan 2016’dan önceki metni, sisteme hukuka aykırı olarak “giren ve orada kalmaya devam eden” kişiyi cezalandırıyordu (TCK m.243/1, 2004 metni). Yani eski metinde girme ile kalmaya devam etme birlikte aranıyordu; sisteme girer girmez çıkan kişi bu tanıma girmiyordu. 6698 sayılı Kanun “ve” bağlacını “veya” yaparak iki hareketten birini yeterli saydı ve dördüncü fıkrayı ekledi (6698 sayılı Kanun m.30).
Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). 2016 değişikliği suçun kapsamını genişlettiği için 7 Nisan 2016’dan önce işlenen fiillere eski metin uygulanır. Bu fiillerde yalnız girişin kanıtlanması yetmez, failin sistemde belli bir süre kaldığı da kanıtlanmalıdır. TCK 243/4 ise 2016’dan önce var olmadığından o tarihten önceki fiillere uygulanamaz (TCK m.7/1).
Bu ayrımın uygulama alanı daralmaktadır. TCK 243’te olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır ve kesilme hâlinde en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.66/1-e, m.67/4). 2016 öncesi bir fiil bugün ancak zamanaşımı kesilmiş ve uzamış sürenin içinde kalmışsa yargılanabilir; derdest eski dosyalarda ve kanun yolundaki hükümlerde ise ayrım sonucu doğrudan değiştirir.
10. TCK 243 Davasında Görevli Mahkeme, Yetki ve Zamanaşımı
TCK 243 davasına asliye ceza mahkemesi bakar, suç duyurusu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır ve olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır.
10.1. TCK 243 Davasında Görevli Mahkeme
TCK 243 davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesi kanunda sayılan suçlara ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar; TCK 243 bu listede yoktur ve hiçbir fıkrasında cezanın üst sınırı üç yılı geçmez (5235 sayılı Kanun m.12). Ağır ceza ve sulh ceza hâkimliğinin görevi dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Görev belirlenirken ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez, kanundaki cezanın üst sınırına bakılır (5235 sayılı Kanun m.14).
10.2. TCK 243 Davasında Yetkili Yer
TCK 243 davasında kural, suçun işlendiği yer mahkemesinin yetkili olmasıdır (CMK m.12/1). 2021’de eklenen bir hükümle bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkili kılınmıştır (CMK m.12/6).
Bu fıkranın saf bir TCK 243 dosyasına uygulanıp uygulanmayacağı kanun metninden kesin olarak çıkmaz. CMK 12/6 bilişim sisteminin araç olarak kullanıldığı suçları anar; TCK 243’te ise bilişim sistemi suçun aracı değil konusudur. Bu nedenle eylem yalnız izinsiz girişte kalmışsa yetki birinci fıkraya göre, yani suçun işlendiği yere göre belirlenebilir. Girişin ardından hesap bir dolandırıcılık veya para aktarımı için araç olarak kullanılmışsa altıncı fıkra açıkça uygulanır ve mağdurun yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olur.
10.3. TCK 243’te Dava Zamanaşımı
TCK 243’te olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır, çünkü maddenin hiçbir fıkrasında cezanın üst sınırı beş yılı aşmaz (TCK m.66/1-e). Birinci fıkradaki seçimlik cezada süre hapis cezası esas alınarak hesaplanır (TCK m.66/4). Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/2, m.67/4). Ayrıntılar dava zamanaşımı yazısındadır.
11. TCK 243’te Teşebbüs ve Zincirleme Suç
TCK 243 sisteme girildiği anda tamamlanır. Kişi bu suçu işlemeye elverişli hareketlerle doğrudan doğruya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten sorumlu olur ve cezası dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir (TCK m.35/1-2). Şifre deneme gibi başarısız giriş girişimlerinin teşebbüs sayılıp sayılmayacağı, bu hareketlerin icraya başlama niteliği taşıyıp taşımadığına bağlıdır (suça teşebbüs).
TCK 243’te aynı kişiye karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suç birden fazla işlenirse bir cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK m.43/1). Aynı suçun tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenmesinde de aynı hüküm uygulanır (TCK m.43/2). İki farklı kişinin hesabına ayrı ayrı girilmesi ise her mağdur için ayrı bir suç olarak değerlendirilir.
12. TCK 243 Cezası Ertelenir mi, HAGB Verilir mi?
TCK 243’te koşulları varsa hükmün açıklanması geri bırakılabilir veya hapis cezası ertelenebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının (HAGB) şartları 16 Temmuz 2026’da 7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılmıştır. Yürürlükteki metne göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa HAGB kararı verilebilir (CMK m.231/5).
HAGB için üç şart birlikte aranır (CMK m.231/6):
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması.
- Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarına bakarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması.
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi.
TCK 243’ün ilk üç fıkrasında cezanın üst sınırı iki yılı aşmadığından ceza bakımından HAGB eşiği kural olarak aşılmaz. Dördüncü fıkrada üst sınır üç yıl olduğu için sonuç hükmolunan somut cezaya bağlıdır. HAGB kararı verilirse sanık beş yıl denetim süresine tabi olur ve bu süre içinde dava zamanaşımı durur (CMK m.231/8). Ayrıntılar HAGB yazısındadır.
Erteleme ayrı bir kurumdur: iki yıl veya daha az süreli hapis cezası, kişi daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemişse ve tekrar suç işlemeyeceği kanaati oluşmuşsa ertelenebilir (TCK m.51/1; ayrıntı: hapis cezasının ertelenmesi). Açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa bile seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m.231/7).
13. TCK 243 ile İlgili Diğer Bilişim Suçları: 245, 245/A, 136 ve 158
TCK 243, bilişim alanındaki suçların ilk maddesidir. Erişimin üzerine müdahale, veri ele geçirme veya çıkar sağlama eklendikçe başka maddeler devreye girer:
- TCK 244: Sistemin işleyişini engelleme veya bozma ve verileri yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme (yukarıdaki karşılaştırma bölümü).
- TCK 245: Başkasına ait bir banka veya kredi kartını ele geçirip sahibinin rızası olmadan kullanarak ya da kullandırarak yarar sağlamak üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir (TCK m.245/1; ayrıntı: banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması).
- TCK 245/A: Münhasıran bilişim suçlarının işlenmesi için yapılmış bir cihazı, programı, şifreyi veya güvenlik kodunu imal etmek, satmak, satın almak veya bulundurmak bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası gerektirir (TCK m.245/A). Sorgu panelleri bu maddeyle birlikte panel kullanmak suç mu yazısında ayrıca ele alınmıştır.
- TCK 136: Girilen sistemdeki kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek, başkasına vermek veya yaymak iki yıldan dört yıla kadar hapis gerektirir (TCK m.136/1).
- TCK 158/1-f ve TCK 142/2-e: Bilişim sistemi araç yapılarak bir kişi aldatılıp yarar sağlanırsa nitelikli dolandırıcılık, sistemin kullanılmasıyla para aktarılırsa nitelikli hırsızlık tartışılır.
- TCK 246: Bu bölümdeki suçlarla yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.246/1).
Bu maddelerin tamamı bilişim suçları nelerdir yazısında bir arada anlatılmıştır.
14. TCK 243 Suçunda Delil: IP, Oturum ve Trafik Kayıtları
TCK 243 dosyasında delil çoğunlukla teknik kayıtlardan oluşur ve bu kayıtlar sınırlı süre saklanır. Platformun oturum kaydı girişin tarih, saat ve IP adresini; erişim sağlayıcının kaydı o saatte o IP adresini hangi abonenin kullandığını gösterir. İnternet ortamındaki yayınları düzenleyen 5651 sayılı Kanun’a göre erişim sağlayıcı trafik bilgilerini altı aydan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere, yer sağlayıcı ise bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklar (5651 sayılı Kanun m.6/1-b, m.5/3).
Erişim sağlayıcı bakımından alt sınırın altı ay olması, geç yapılan bir başvuruda IP adresi ile abone arasındaki bağın artık kurulamayabileceği anlamına gelir. Aynı IP adresi bir evde, iş yerinde veya ortak bir ağda birden fazla kişi tarafından kullanılabileceği için abone ile fail her zaman aynı kişi değildir. Bu yüzden savunma tarafı kaydın saat dilimini, aboneliğe bağlı cihaz sayısını, bağlantı süresini ve cihaz incelemesi yapılıp yapılmadığını sorgular. Ekran görüntüleri ve mesajların delil değeri için e-tespit ve ses kaydı ve WhatsApp yazışması delil olur mu yazılarına bakılabilir.
14.1. TCK 243 Suçunda Şikâyet Nasıl Yapılır?
TCK 243 kapsamında hesabına izinsiz girildiğini düşünen kişi suç duyurusunu Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapar; başvuru yazılı olabileceği gibi tutanağa geçirilmek üzere sözlü de yapılabilir (CMK m.158/1, m.158/5). İşlem sırası şöyledir:
- Platformun “farklı cihazdan giriş” uyarılarını, tanınmayan oturumları ve değiştirilen bilgileri tarihi görünecek biçimde ekran görüntüsüyle kaydedin.
- Şifrenizi değiştirin, iki aşamalı doğrulamayı açın ve platformun hesap kurtarma sürecini başlatın.
- Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa başvurun; dilekçede olayı tarih sırasıyla anlatın ve ekran görüntülerini ekleyin (CMK m.158/1).
- Dilekçede platformdan oturum ve IP kayıtlarının, erişim sağlayıcıdan da abone bilgisinin istenmesini açıkça talep edin; trafik bilgileri sınırlı süre saklanır (5651 sayılı Kanun m.6/1-b).
- Girişin ötesinde ne yapıldığını ayrıca yazın: şifre değiştirilmişse, hesaptan mesaj atılmışsa ya da para istenmişse bu eylemler TCK 244 veya TCK 158 kapsamına girebilir.
Hakkında TCK 243 soruşturması yürütülen kişinin ise ifadeden önce dosyadaki teknik raporları incelemesi, suç tarihinin 7 Nisan 2016’dan önce olup olmadığını kontrol etmesi ve eylemin TCK 243’te mi kaldığını yoksa TCK 244 veya daha ağır bir maddeye mi taşındığını belirlemesi gerekir. Suç vasfı cezanın miktarını, uzlaştırmanın ve HAGB’nin mümkün olup olmadığını doğrudan değiştirir.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK 243 cezası ne kadar?
TCK 243'ün temel hâlinde bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kişiye bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilir. Sistem bedeli karşılığı kullanılan bir sistemse ceza yarı oranına kadar indirilir. Giriş nedeniyle veriler yok olur veya değişirse ceza altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m.243/1-3).
TCK 243 şikâyete tabi mi?
Hayır. TCK 243 şikâyete bağlı bir suç değildir; kanun bir suçu şikâyete bağlamak istediğinde bunu açıkça yazar ve TCK 243'te böyle bir kayıt yoktur. Savcılık suçu öğrendiğinde re'sen soruşturur. Bu yüzden altı aylık şikâyet süresi işlemez ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez (TCK m.73/1, m.73/4).
TCK 243 uzlaşmaya tabi mi?
Yetişkin şüpheli bakımından hayır. Uzlaştırma şikâyete bağlı suçlarda ve CMK 253'ün birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan suçlarda uygulanır; TCK 243 ikisine de girmez. Şüpheli suça sürüklenen çocuksa ve mağdur gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisiyse uzlaştırma yoluna gidilir, çünkü TCK 243'te cezanın üst sınırı üç yılı geçmez (CMK m.253/1-c).
TCK 243 ile TCK 244 arasındaki fark nedir?
TCK 243 sisteme izinsiz girmeyi veya orada kalmayı, TCK 244 ise sisteme ve verilere müdahaleyi cezalandırır. Hesaba girip bakmak TCK 243 kapsamında kalır. Şifreyi değiştirmek, verileri silmek, değiştirmek, başka yere göndermek ya da hesaptan mesaj yazarak sisteme veri yerleştirmek TCK 244/2 kapsamına girer ve cezası altı aydan üç yıla kadar hapistir (TCK m.243/1, m.244/2).
Başkasının hesabına şifresini bilerek girmek suç mu?
Hesap sahibinin rızası yoksa suçtur. TCK 243 şifre kırmayı aramaz, sisteme hukuka aykırı olarak girmeyi arar. Şifrenin bilinmesi tek başına rıza açıklandığı anlamına gelmez; rıza hangi hesap ve hangi iş için verilmişse o çerçeveyle sınırlıdır (TCK m.26/2). Bu kural eşler ve eski eşler arasında da aynen uygulanır.
Hesabımı çalıp şifremi değiştirdiler; hangi suç oluşur?
Bu durum yalnız TCK 243 ile açıklanmaz. Şifreyi değiştirip hesabı sahibine erişilmez kılmak, TCK 244/2'deki verileri değiştirme veya erişilmez kılma hareketidir ve altı aydan üç yıla kadar hapis gerektirir. Hesaptan başkalarına para istenmişse nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f), hesaptan para aktarılmışsa bilişim yoluyla nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e) ayrıca gündeme gelir.
TCK 243 davasına hangi mahkeme bakar?
TCK 243 davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Maddenin hiçbir fıkrasında cezanın üst sınırı üç yılı geçmez ve TCK 243, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında sayılmaz. Görev, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenlere bakılmadan kanundaki cezanın üst sınırına göre belirlenir (5235 sayılı Kanun m.11, m.12, m.14).
TCK 243'te zamanaşımı kaç yıl?
TCK 243'te olağan dava zamanaşımı sekiz yıldır, çünkü maddenin hiçbir fıkrasında cezanın üst sınırı beş yılı aşmaz (TCK m.66/1-e). Birinci fıkradaki seçimlik cezada süre hapis cezası esas alınarak hesaplanır (TCK m.66/4). Savcı huzurunda ifade alınması veya iddianame düzenlenmesi gibi işlemler zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/2, m.67/4).
TCK 243'te HAGB veya erteleme verilir mi?
Koşulları varsa verilebilir. Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasıysa hükmün açıklanması geri bırakılabilir; iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir (CMK m.231/5, TCK m.51/1). TCK 243'ün ilk üç fıkrasında üst sınır iki yılı aşmaz. HAGB verilen hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez (CMK m.231/7).
TCK 243 madde gerekçesi ne diyor?
TCK 243'ün gerekçesi, Tasarı'nın 346. maddesi olarak yazılmıştır. Gerekçeye göre sisteme hukuka aykırı olarak kasten girilmesi suçun oluşması için yeterlidir; failin belirli verileri elde etmek amacı taşıması veya veri elde etmesi aranmaz. Gerekçenin ikinci fıkra dediği veri kaybı hâli, kanunlaşan metinde bugünkü üçüncü fıkradır (TCK m.243/3).
İlgili çalışma alanı: Bilişim Hukuku ve KVKK
← Tüm makaleler