Vekalet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya bir işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502). Vekil ücrete ancak sözleşme veya teamül varsa hak kazanır. Vekilin yetkisi sözleşmede gösterilmemişse işin niteliğine göre belirlenir; dava açmak, taşınmaz devretmek, kefil olmak ve bağışlama yapmak gibi işlemler için özel yetki gerekir (m.504). Taraflar vekalet sözleşmesini her zaman tek taraflı sona erdirebilir (m.512).
Bu yazı, bir işini avukata ya da bir yakınına vekâletle gördürmek isteyen veya vekâletname vermiş olan kişi için vekalet sözleşmesinin nasıl kurulduğunu, genel vekaletname ile nelerin yapılamayacağını, vekilin borçlarını ve vekaletin azil, ölüm ya da istifa ile nasıl sona erdiğini Türk Borçlar Kanunu maddeleriyle anlatır.
1. Vekalet Sözleşmesi: Öne Çıkanlar
- Vekalet sözleşmesi ücretsiz kurulabilir; vekil ücrete yalnız sözleşme veya teamül varsa hak kazanır (Türk Borçlar Kanunu m.502).
- Genel ifadeli bir vekâletname dava açma, sulh, taşınmaz devri, ipotek, kefalet, bağışlama ve kambiyo taahhüdü için yeterli değildir; bu işlemler özel yetki ister (m.504/3).
- Vekalet sözleşmesi taraflar arasındaki iş görme ilişkisidir; vekâletname ise temsil yetkisini üçüncü kişilere gösteren belgedir ve yetki her zaman geri alınabilir (m.42/1).
- Vekil talimata uymak, işi bizzat, sadakat ve özenle görmek, istem üzerine hesap vermek ve aldıklarını teslim etmekle yükümlüdür (m.505, m.506, m.508).
- Vekalet sözleşmesi her zaman tek taraflı sona erdirilebilir; uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf karşı tarafın zararını giderir (m.512).
- Vekil sona ermeyi öğrenmeden yaptığı işlerden vekâlet veren veya mirasçıları, sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur (m.514).
2. Vekalet Sözleşmesi Nedir?
Vekalet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya bir işlemini yapmayı üstlendiği bir işgörme sözleşmesidir (Türk Borçlar Kanunu m.502/1). Vekil bu işi, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek görür (m.506/2). Avukata dava takibi vermek, bir yakınını tapu işlemi için yetkilendirmek ya da bir kişiye banka işlemlerini yürütme görevi vermek vekalet sözleşmesinin günlük hayattaki örnekleridir.
Vekalet sözleşmesinin hükümleri, yalnız bu sözleşmeyle sınırlı kalmaz. Türk Borçlar Kanununda ayrıca düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de vekâlet hükümleri, niteliklerine uygun düştüğü ölçüde uygulanır (m.502/2). Bu nedenle danışmanlık sözleşmesi gibi Kanunda ayrıca düzenlenmemiş iş görme ilişkilerinde de vekâlet kuralları, ilişkinin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
2.1. Vekalet Sözleşmesinde Ücret Zorunlu mu?
Vekalet sözleşmesinde ücret zorunlu değildir. Vekil, ücrete ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa veya teamül varsa hak kazanır (m.502/3). Ücret kararlaştırılmamış bir vekalet sözleşmesinde de vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür (m.510/1). Avukatlık ilişkisinde ücretin hangi sınırlar içinde kararlaştırılabileceği ayrı kurallara bağlıdır; ayrıntısı avukatlık ücret sözleşmesi yazısındadır.
2.2. Vekalet Sözleşmesi Nasıl Kurulur? Şekil Şartı
Vekalet sözleşmesi kural olarak hiçbir şekle bağlı değildir. Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe şekle bağlı olmadığından (m.12/1) ve vekâleti düzenleyen m.502-514 arasında bir şekil kuralı yer almadığından, sözlü olarak kurulan vekalet sözleşmesi de geçerlidir.
Kanun, bazı durumlarda susmayı da kabul sayar. Kendisine bir işin görülmesi önerilen kişi, bu işi görme konusunda resmî sıfata sahipse, işin yapılması mesleğinin gereğiyse ya da bu gibi işleri kabul edeceğini duyurmuşsa, öneriyi hemen reddetmedikçe vekalet sözleşmesi kurulmuş sayılır (m.503).
Şekil, sözleşmenin kendisinde değil, vekile verilen yetki belgesinde önem kazanır:
- Tapu işlemleri: Niteliği bakımından tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnameler noterde düzenleme şeklinde yapılır (Noterlik Kanunu m.89).
- Dava ve icra takibi: Avukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya kendisinin onayladığı örneğini dosyaya sunmak zorundadır (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.76/1). Vekâletnamesini sunmayan avukat, kural olarak dava açamaz ve yargılamayla ilgili işlem yapamaz (HMK m.77/1).
3. Vekalet Sözleşmesi ile Vekaletname Arasındaki Fark
Vekalet sözleşmesi ile vekâletname aynı şey değildir. Vekalet sözleşmesi, vekil ile vekâlet veren arasındaki iç ilişkiyi, yani vekilin hangi işi, hangi özen ve talimatla göreceğini düzenler. Vekâletname ise vekile verilen temsil yetkisini üçüncü kişilere, örneğin tapu müdürlüğüne, bankaya veya mahkemeye gösteren belgedir. Yetkili temsilcinin başkası adına ve hesabına yaptığı hukuki işlemin sonuçları doğrudan temsil olunanı bağlar (m.40/1).
İki ilişki birbirinden ayrılabilir. Vekil, vekâlet verenin hesabına fakat kendi adına da işlem yapabilir; bu durumda üçüncü kişilerdeki alacak, vekâlet veren vekile karşı bütün borçlarını ifa ettiği anda kendiliğinden vekâlet verene geçer (m.509/1). Temsil yetkisinin kapsamı ise onu doğuran işleme göre belirlenir; yetki üçüncü kişilere bildirilmişse kapsam bu bildirime göre belirlenir (m.41).
| Ölçüt | Vekalet sözleşmesi | Vekâletname (temsil yetkisi) |
|---|---|---|
| Neyi düzenler | Vekil ile vekâlet veren arasındaki iş görme borcunu | Vekilin üçüncü kişilere karşı temsil yetkisini |
| Dayanak | Türk Borçlar Kanunu m.502-514 | Türk Borçlar Kanunu m.40-47 |
| Sona erdirme | Her zaman tek taraflı sona erdirilebilir (m.512) | Her zaman sınırlanabilir veya geri alınabilir (m.42/1) |
| Üçüncü kişiye etkisi | Vekil sona ermeyi öğrenene kadar yaptığı işlerden vekâlet veren sorumludur (m.514) | Bildirilmiş yetkinin geri alındığı bildirilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez (m.42/3) |
| Belge | Yazılı olması şart değildir (m.12/1) | Yetki sona erince belge geri verilir (m.44/1) |
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: vekili azletmek sözleşmeyi sona erdirir, ancak elindeki vekâletname ve üçüncü kişilere yapılmış bildirim sürdükçe iyiniyetli üçüncü kişiler karşısında risk devam eder. Temsil olunan, geri alma hakkından önceden feragat edemez (m.42/2).
4. Vekalet Sözleşmesinde Vekilin Yetkisi: Genel Vekaletname Neleri Kapsar?
Vekalet sözleşmesinde vekâletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir (m.504/1). Vekâlet, özellikle vekilin üstlendiği işin görülmesi için gerekli hukuki işlemlerin yapılması yetkisini de kapsar (m.504/2). Uygulamada “genel vekaletname” diye anılan belge, vekile işlem türlerini tek tek saymadan geniş bir yetki verir. Kanun bu belgenin kapsamını işin niteliğiyle sınırlar ve aşağıdaki işlemleri ayrıca özel yetkiye bağlar.
4.1. Vekalet Sözleşmesinde Genel Vekaletname ile Yapılamayacak İşlemler
Genel vekaletname ile yapılamayacak işlemler Türk Borçlar Kanunu m.504/3’te sayılmıştır. Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça şu işlemleri yapamaz (m.504/3):
- Dava açmak.
- Sulh olmak.
- Hakeme başvurmak (tahkim yoluna gitmek).
- İflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep etmek.
- Kambiyo taahhüdünde bulunmak.
- Bağışlama yapmak.
- Kefil olmak.
- Taşınmazı devretmek ve taşınmazı bir hak ile sınırlandırmak, örneğin ipotek kurmak.
Bu işlemler için vekâletnamede ilgili yetkinin açıkça yazılması gerekir. Vekil bu sınırı aşarak temsilci sıfatıyla işlem yaparsa yetkisiz temsil kuralları uygulanır: işlem, temsil olunanı ancak onadığı takdirde bağlar (m.46/1). İşlem onanmazsa, işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi yetkisiz temsilciden istenebilir; ancak yetkisiz temsilci, işlem sırasında karşı tarafın yetkisizliği bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse bu zarardan sorumlu tutulamaz (m.47/1).
4.2. Vekalet Sözleşmesinde Davaya Vekâlet: Ayrıca Özel Yetki Gereken İşlemler
Vekalet sözleşmesiyle avukata verilen dava vekâleti, kanunda özel yetki gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar davanın takibi için gereken bütün işlemleri, hükmün yerine getirilmesini ve yargılama giderlerinin tahsilini kapsar (HMK m.73/1). Açıkça yetki verilmemişse vekil şu işlemleri yapamaz (HMK m.74/1):
- Sulh olmak, davadan veya kanun yollarından feragat etmek, karşı tarafı ibra etmek ve davasını kabul etmek.
- Hâkimi reddetmek, davanın tamamını ıslah etmek ve yargılamanın iadesi yoluna gitmek.
- Yemin teklif etmek; yemini kabul, iade veya reddetmek.
- Başkasını tevkil etmek, yani yerine başka bir avukatı vekil olarak görevlendirmek.
- Haczi kaldırmak ve müvekkilin iflasını istemek.
- Tahkim ve hakem sözleşmesi yapmak, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurmak.
- Konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunmak ve bunlara muvafakat vermek.
- Hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açmak.
- Hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açmak ve takip etmek.
Dava için birden fazla vekil görevlendirilmişse her biri vekâletten kaynaklanan yetkileri diğerinden bağımsız olarak kullanabilir (HMK m.75/1).
4.3. Vekalet Sözleşmesinde Genel Vekaletname ile Tapuda İşlem Yapılır mı?
Genel vekaletname ile tapuda satış veya ipotek işlemi yapılamaz. Taşınmazı devretmek ve bir hak ile sınırlandırmak özel yetki gerektirir (Türk Borçlar Kanunu m.504/3). Bu nedenle tapuda işlem yaptıracak vekâletnamede satış, ipotek veya diğer sınırlandırma yetkisinin açıkça yazılması gerekir. Ayrıca tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnameler noterde düzenleme şeklinde yapılır (Noterlik Kanunu m.89). Vekile verilen yetkinin kötüye kullanılarak taşınmazın devredilmesi hâlinde başvurulabilecek yollar vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali yazısında anlatılmıştır. Kentsel dönüşümde malikin vereceği vekâletnamenin yetkileri ve taslağı kentsel dönüşüm vekaletname örneği yazısında gösterilmiştir.
5. Vekalet Sözleşmesinde Vekilin Borçları
Vekalet sözleşmesinde vekilin borçları talimata uymak, işi bizzat görmek, sadakat ve özen göstermek, hesap vermek ve aldıklarını teslim etmektir. Bu borçlar vekilin ücret alıp almamasına göre değişmez.
5.1. Vekalet Sözleşmesinde Talimata Uygun İfa
Vekalet sözleşmesinde vekil, vekâlet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür (m.505/1). Vekâlet verenden izin alma imkânı bulunmadığında ve vekâlet veren durumu bilseydi izin vereceği açıksa vekil talimattan ayrılabilir. Bunun dışındaki durumlarda talimattan ayrılan vekil, bundan doğan zararı karşılamadıkça işi görmüş olsa bile vekâlet borcunu ifa etmiş olmaz (m.505/2). Talimatın yazılı verilmesi, içeriğinin sonradan ispatını kolaylaştırır.
5.2. Vekalet Sözleşmesinde Bizzat İfa ve Alt Vekil
Vekalet sözleşmesinde vekil, vekâlet borcunu bizzat ifa etmekle yükümlüdür. Vekile yetki verilmişse, durum zorunlu kılıyorsa veya teamül mümkün kılıyorsa vekil işi başkasına yaptırabilir (m.506/1). Vekil yetkisi dışına çıkarak işi başkasına gördürürse, o kişinin fiilinden kendisi yapmış gibi sorumludur (m.507/1). Başkasına vekâlet vermeye yetkiliyse, yalnız seçmede ve talimat vermede gerekli özeni göstermekle yükümlüdür (m.507/2). Her iki durumda da vekâlet veren, vekilin yerine koyduğu kişiye karşı haklarını doğrudan o kişiye karşı ileri sürebilir (m.507/3).
5.3. Vekalet Sözleşmesinde Sadakat ve Özen Borcu
Vekalet sözleşmesinde vekil, üstlendiği iş ve hizmetleri vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür (m.506/2). Özen borcundan doğan sorumluluğun belirlenmesinde, benzer alanda iş ve hizmetleri üstlenen basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranış esas alınır (m.506/3). Bu ölçü, vekilin kendi alışkanlığı değil, aynı işi yapan dikkatli bir vekilin davranışıdır.
Vekaleti birlikte üstlenen birden fazla vekil, vekâletin ifasından müteselsil olarak sorumludur. Yetkilerini başkalarına devir hakları yoksa, vekâlet vereni ancak birlikte yaptıkları fiil ve işlemlerle borç altına sokabilirler (m.511/2).
5.4. Vekalet Sözleşmesinde Hesap Verme ve Aldıklarını Teslim
Vekalet sözleşmesinde vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür (m.508/1). Vekil, teslimde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür (m.508/2). Madde üç ayrı yükümlülük içerir:
| Yükümlülük | Kapsamı |
|---|---|
| Hesap verme | Yürütülen işin hesabı, vekâlet verenin istemi üzerine |
| Aldıklarını verme | Vekâletle ilişkili olarak alınan para, belge ve eşya |
| Faiz | Teslimde geciktirilen paranın faizi |
Hesap isteminin yazılı yapılması, istemin tarihini ve içeriğini belgelemeye yarar.
6. Vekalet Sözleşmesinde Vekâlet Verenin Borçları
Vekalet sözleşmesi yalnız vekile borç yüklemez. Vekâlet veren, vekâletin gereği gibi ifası için vekilin yaptığı giderleri ve verdiği avansları faiziyle birlikte ödemek ve vekili yüklendiği borçlardan kurtarmakla yükümlüdür (m.510/1). Vekil, vekâletin ifası sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir; ancak vekâlet veren, kusuru bulunmadığını ispat ederek bu zarardan sorumluluktan kurtulabilir (m.510/2).
İki kalem farklı kurala tabidir: gider ve avans kusurdan bağımsız olarak ödenir; zarar bakımından ise vekâlet veren kusursuzluğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Bir kişiye birlikte vekâlet verenler, vekile karşı müteselsil olarak sorumludur (m.511/1). Ücret ise yalnız sözleşme veya teamül varsa ödenir (m.502/3).
7. Vekalet Sözleşmesi Nasıl Sona Erer?
Vekalet sözleşmesi, taraflardan birinin tek taraflı olarak sona erdirmesiyle (azil veya istifa) ya da ölüm, ehliyet kaybı veya iflas gibi kanunda sayılan olaylarla kendiliğinden sona erer (m.512, m.513). Sona ermenin üçüncü kişilere etkisi ise vekilin bunu öğrenip öğrenmediğine bağlıdır.
7.1. Vekalet Sözleşmesinde Azil ve İstifa
Vekâlet veren ve vekil, vekalet sözleşmesini her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir (m.512). Vekâlet verenin bu hakkı kullanmasına azil, vekilin kullanmasına istifa denir. Kanun azil veya istifa için sebep göstermeyi şart koşmaz. Uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf ise diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (m.512).
Azil kararı verildikten sonra dört işlem birlikte düşünülmelidir:
- Azil beyanı vekile ulaştırılır ve ulaştığı tarih belgelenir; vekil sona ermeyi öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet veren sorumlu kalır (m.514).
- Vekâletname vekilden geri istenir; yetki sona erince temsilci belgeyi geri vermekle veya hâkimin belirleyeceği yere bırakmakla yükümlüdür (m.44/1).
- Yetkinin daha önce bildirildiği bankaya, kuruma veya kişiye geri alma ayrıca bildirilir; aksi hâlde geri alma iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (m.42/3).
- Vekilden yürüttüğü işin hesabı ve vekâletle ilişkili olarak aldıkları istenir (m.508/1).
Görülmekte olan bir davada avukatın azli veya istifası ayrıca usul kurallarına bağlıdır: beyanın mahkemeye dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi gerekir (HMK m.81/1), istifa eden avukatın görevi ise istifanın müvekkile tebliğinden itibaren iki hafta devam eder (HMK m.82/1). Ayrıntısı azilname ve vekilin azli yazısındadır.
7.2. Vekalet Sözleşmesi Ölümle Sona Erer mi?
Vekalet sözleşmesi, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona erer (m.513/1). Taraflardan biri tüzel kişiyse, tüzel kişiliğin sona ermesi de aynı sonucu doğurur. Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi de aynı olaylarla ve ayrıca gaipliğe karar verilmesiyle sona erer (m.43/1).
Sona erme vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâlet veren veya mirasçısı işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür (m.513/2). Bu bir tercih değil, kanunun yüklediği bir borçtur.
7.3. Vekalet Sözleşmesinin Sona Erdiğini Öğrenmeden Yapılan İşler
Vekalet sözleşmesinde vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekâlet veren ya da mirasçıları sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur (m.514). Temsil yetkisi bakımından da aynı kural geçerlidir: temsilci yetkisinin sona erdiğini bilmediği sürece temsil olunan veya halefleri, yaptığı hukuki işlemlerin sonuçlarıyla bağlıdır. Bu kural, üçüncü kişilerin yetkinin sona erdiğini bildikleri durumlarda uygulanmaz (m.45).
Maddelerin bağladığı olgu azil kararının verilmesi veya ölümün gerçekleşmesi değil, vekilin bunu öğrenmesidir. Bu nedenle azilde de ölümde de vekile bildirim yapılması ve bildirimin tarihinin belgelenmesi, sonraki işlemlerden kimin sorumlu olacağını belirler.
8. Vekalet Sözleşmesinde Zamanaşımı
Vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir (m.147/5). Bu süre hem vekâlet verenin vekilden hesap ve teslim alacağı hem de vekilin gider, avans ve ücret alacağı için geçerlidir; madde vekâlet sözleşmesinden doğan alacakları ayrım yapmadan sayar.
Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar; alacağın muaccel olması bir bildirime bağlıysa, süre bu bildirimin yapılabileceği günden işler (m.149). Vekilin hesap verme borcu vekâlet verenin istemine bağlandığından (m.508/1), sürenin hangi tarihte başladığı somut ilişkinin ne zaman sona erdiğine ve hesabın ne zaman istenebileceğine göre belirlenir. Kanun vekâlet için ayrı bir başlangıç anı öngörmediği için bu tarih her dosyada ayrıca değerlendirilir.
9. Vekalet Sözleşmesi ile Eser ve Hizmet Sözleşmesi Farkı
Vekalet sözleşmesi, eser ve hizmet sözleşmesinden borcun konusu ve karşılık bakımından ayrılır. Vekil bir işi görmeyi veya işlemi yapmayı üstlenir (m.502/1); eser sözleşmesinde yüklenici bir eser meydana getirmeyi üstlenir (m.470); hizmet sözleşmesinde ise işçi işverene bağımlı olarak işgörmeyi üstlenir (m.393/1).
| Ölçüt | Vekalet sözleşmesi | Eser sözleşmesi | Hizmet sözleşmesi |
|---|---|---|---|
| Borcun konusu | Bir işi görmek veya işlemi yapmak (m.502/1) | Bir eser meydana getirmek (m.470) | İşverene bağımlı olarak işgörmek (m.393/1) |
| Karşılık | Yalnız sözleşme veya teamül varsa ücret (m.502/3) | İşsahibi bedel ödemeyi üstlenir (m.470) | İşveren zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlenir (m.393/1) |
Kanunda ayrıca düzenlenmemiş bir işgörme ilişkisinde vekâlet hükümlerinin uygulanması (m.502/2), bu ayrımın pratik önemini artırır: Kanunda düzenlenmemiş bir işgörme sözleşmesinde vekâlet kuralları, niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır. Diğer sözleşme türlerinin genel çerçevesi sözleşme hukuku yazısındadır.
10. Vekalet Sözleşmesinde Vekilin Yetkisini Kötüye Kullanması
Vekalet sözleşmesinde vekilin kendisine verilen yetkiyi vekâlet verenin zararına kullanması, sadakat ve özen borcuna aykırılıktır (m.506/2). Vekil bu nedenle vekâlet verene karşı sorumlu olur. Vekilin yetkisi dışında yaptığı işlem ise yetkisiz temsil hükümlerine tabidir ve vekâlet veren onamadıkça onu bağlamaz (m.46/1).
Vekilin yetkisi içinde kalarak taşınmazı vekâlet verenin zararına devretmesi ayrı bir sorundur; taşınmazın geri istenmesi için başvurulan tapu iptali ve tescil davası ve bu davanın hangi koşullarla açılabileceği vekaletin kötüye kullanılması nedeniyle tapu iptali yazısında ele alınmıştır. Yetkisiz temsil nedeniyle geçersiz kalan işlemde, sebepsiz zenginleşmeden doğan haklar saklıdır (m.47/3).
Sıkça Sorulan Sorular
Vekalet sözleşmesi nedir?
Vekalet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya bir işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.502). Avukata dava takibi vermek ya da bir yakınını tapu işlemi için yetkilendirmek bu ilişkinin tipik örnekleridir. Vekâlet hükümleri, Kanunda ayrıca düzenlenmemiş işgörme sözleşmelerine de niteliklerine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.
Vekalet sözleşmesinde ücret zorunlu mu?
Hayır. Vekalet sözleşmesi ücretsiz de kurulabilir; vekil ücrete ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa veya teamül varsa hak kazanır (Türk Borçlar Kanunu m.502). Avukatlık gibi işin mesleğin gereği olarak yapıldığı ilişkilerde ücret sözleşmeyle kararlaştırılabilir. Ücret kararlaştırılmamış olsa bile vekâlet veren, vekilin gereği gibi yaptığı giderleri ve avansları faiziyle ödemekle yükümlüdür (m.510).
Vekalet sözleşmesinin şekil şartı var mı?
Vekalet sözleşmesi için Türk Borçlar Kanunu m.502-514 arasında bir şekil öngörülmemiştir; genel kural gereği sözleşme şekle bağlı değildir (m.12/1). Şekil, üçüncü kişilere gösterilen yetki belgesinde gündeme gelir: tapuda işlem gerektiren vekâletnameler noterde düzenleme şeklinde yapılır (Noterlik Kanunu m.89), davayı takip eden avukat da noterce düzenlenen veya onaylanan vekâletnameyi dosyaya sunar (HMK m.76/1).
Genel vekaletname ile neler yapılamaz?
Vekil, özel olarak yetkili kılınmadıkça dava açamaz, sulh olamaz, hakeme başvuramaz, iflas, iflasın ertelenmesi ve konkordato talep edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlama yapamaz, kefil olamaz, taşınmazı devredemez ve bir hak ile sınırlandıramaz (Türk Borçlar Kanunu m.504/3). Bu işlemler için vekâletnamede ilgili yetkinin açıkça yazılması gerekir; genel ifadeli bir vekâletname bu sayılan işlemleri kapsamaz.
Genel vekaletname ile tapuda işlem yapılır mı?
Taşınmazın devri ve taşınmazın bir hakla sınırlandırılması, örneğin ipotek kurulması, özel yetki gerektirir (Türk Borçlar Kanunu m.504/3). Bu nedenle vekâletnamede satış veya ipotek yetkisinin açıkça yazılması gerekir. Ayrıca tapuda işlem yapılmasını gerektiren vekâletnameler noterde düzenleme şeklinde hazırlanır (Noterlik Kanunu m.89).
Vekaletname ile vekalet sözleşmesi aynı şey mi?
Hayır. Vekalet sözleşmesi vekil ile vekâlet veren arasındaki iş görme ilişkisidir ve vekilin borçlarını düzenler. Vekâletname ise vekile verilen temsil yetkisini üçüncü kişilere gösteren yetki belgesidir. Yetki her zaman sınırlanabilir veya geri alınabilir; üçüncü kişilere bildirilmiş yetkinin geri alındığı, onlara bildirilmedikçe iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez (Türk Borçlar Kanunu m.42).
Vekili her zaman azledebilir miyim?
Evet. Vekâlet veren ve vekil, vekalet sözleşmesini her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir (Türk Borçlar Kanunu m.512). Kanun azil için sebep göstermeyi şart koşmaz. Uygun olmayan bir zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf ise karşı tarafın bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Vekil azli öğrenmeden önce yaptığı işlerden vekâlet veren sorumlu kalır (m.514).
Vekalet sözleşmesi ölümle sona erer mi?
Kural olarak evet. Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekalet sözleşmesi, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflasıyla kendiliğinden sona erer (Türk Borçlar Kanunu m.513/1). Sona erme vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa vekil veya mirasçısı, mirasçılar işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür (m.513/2).
Vekil hesap vermek zorunda mı?
Evet. Vekil, vekâlet verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını vekâlet verene vermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.508/1). Tahsil edilen para, belge ve eşya bu kapsamdadır. Vekil, teslimde geciktiği paranın faizini de öder (m.508/2). Hesap isteminin yazılı yapılması, istemin tarihini belgelemeye yarar.
Vekalet sözleşmesinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar beş yıllık zamanaşımına tabidir (Türk Borçlar Kanunu m.147/5). Zamanaşımı alacağın muaccel olmasıyla, muacceliyet bir bildirime bağlıysa bildirimin yapılabileceği günden işlemeye başlar (m.149). Vekilin hesap verme borcu vekâlet verenin istemine bağlandığı için (m.508/1), sürenin başlangıcı somut ilişkinin sona ermesi ve hesap istemiyle birlikte değerlendirilir.
İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku
← Tüm makaleler