Gün batımında boş salıncak

Aile Hukuku

İştirak Nafakası Nedir? Ne Kadar, Kaç Yaşına Kadar Ödenir?

13 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak için ödediği nafakadır (Türk Medeni Kanunu m.182). Hak sahibi çocuktur; miktarı hâkim çocuğun ihtiyaçlarına ve ana babanın ödeme güçlerine göre belirler ve kanunda bir yüzde oranı yoktur. İştirak nafakası çocuk ergin olana kadar sürer, eğitim devam ediyorsa ergin çocuk kendi adına yardım nafakası ister. Bu yazı, boşanma sırasında ya da sonrasında çocuk için nafaka isteyen, ödeyen veya çocuğu on sekiz yaşına yaklaşan ana ve baba için, Türk Medeni Kanunu (TMK) m.182, m.327-333 ve m.364 çerçevesinde hazırlanmıştır.

1. İştirak Nafakası: Öne Çıkanlar

  • İştirak nafakasını velayet kendisine verilmeyen ana veya baba öder; çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182).
  • İştirak nafakasının miktarı çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir; kanunda sabit tutar veya yüzde oranı yoktur (TMK m.330).
  • İştirak nafakası davasını küçüğe fiilen bakan ana veya baba çocuk adına açar; ayırt etme gücüne sahip küçük de dava açabilir (TMK m.329).
  • İştirak nafakası çocuğun erginliğine kadar ödenir; erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla ya da evlenmeyle başlar (TMK m.11, m.328).
  • Ergin çocuğun eğitimi sürüyorsa bakım borcu eğitimin sonuna kadar devam eder; bu dönemde talebi ergin çocuk kendi adına yardım nafakası olarak ileri sürer (TMK m.328, m.364).
  • Ödenmeyen iştirak nafakası için alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir (İcra ve İflas Kanunu m.344).

2. İştirak Nafakası Nedir?

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararıyla velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma borcudur. Kanun bu borcu “zorundadır” diyerek kurar; velayeti kullanan eşin varlıklı olması, diğer eşin katılma borcunu kaldırmaz (TMK m.182). “İştirak” sözcüğü katılma anlamına gelir; bu yüzden aynı nafaka uygulamada katılım nafakası ya da çocuk nafakası diye de anılır.

İştirak nafakasının dayandığı genel kural, çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanmasıdır (TMK m.327). Boşanmayla ana ve babanın bu borcu ortadan kalkmaz; yalnız, çocuk velayeti kullanan eşin yanında kaldığı için diğer eşin katkısı para olarak, yani nafaka biçiminde belirlenir. Ana ve baba yoksulsa ya da çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektiriyorsa, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek bir miktar harcanabilir (TMK m.327).

İştirak nafakasının hak sahibi çocuktur. Velayeti kullanan ana veya baba nafakayı çocuk adına ister ve tahsil eder (TMK m.329); nafaka onun kişisel alacağı değildir. Bu ayrım, velayet sahibinin yeniden evlenmesi ya da gelirinin artması gibi olayların nafakayı neden kendiliğinden etkilemediğini de açıklar.

İştirak nafakasında fıkra numarası. Eski kaynaklar iştirak nafakası hükmünü “TMK m.182/2” diye anar. 24/11/2021 tarihli 7343 sayılı Kanun maddeye yeni bir ikinci fıkra eklediği için numaralandırma kaymıştır: bugün m.182/2, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilebileceğine dair ihtarı düzenler, katılma borcu ise maddenin sonraki fıkrasındadır (TMK m.182). Kanun metni mevzuat.gov.tr üzerinden okunabilir.

2.1. İştirak Nafakası ile Tedbir, Yoksulluk ve Yardım Nafakası Farkı

İştirak nafakasını diğer nafaka türlerinden ayıran ölçüt, kimin ihtiyacı için ve hangi dönemde ödendiğidir. İştirak nafakası çocuğun ihtiyacı için, boşanmadan sonra ve çocuğun erginliğine kadar ödenir. Yoksulluk nafakası ise boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için bağlanır (TMK m.175). Tedbir nafakası dava süresince alınan geçici önlemdir; boşanma davası açılınca hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169).

Nafaka türüKimin içinDönemDayanak
İştirak nafa­kasıErgin olmayan çocukBoşanma veya ayrı­lık­tan sonra, ergin­liğe kadarTMK m.182, m.327-331
Tedbir nafa­kasıEş ve/veya çocukDava süre­sinceTMK m.169, m.332
Yok­sul­luk nafa­kasıBoşanma yüzün­den yok­sul­luğa düşecek eşBoşan­ma­dan sonraTMK m.175
Yardım nafa­kasıYok­sul­luğa düşecek üstsoy, altsoy, kardeşYok­sul­luk hâlindeTMK m.364

Dava süresince ödenen nafaka için tedbir nafakası, eşe bağlanan nafakanın bugünkü durumu için süresiz nafaka kalktı mı, bütün türlerin genel çerçevesi için nafaka türleri yazılarına bakabilirsiniz.

3. İştirak Nafakası Şartları: Kim Öder, Kim İsteyebilir?

İştirak nafakasının iki temel şartı vardır: ortada ergin olmayan bir çocuk bulunmalı ve bu çocuğun velayeti ana veya babadan yalnız birine verilmiş olmalıdır (TMK m.182, m.335). Nafakayı velayet kendisine verilmeyen ana veya baba öder; nafaka davasını ise çocuğa fiilen bakan ana veya baba, gereken hâllerde kayyım ya da vasi, ayırt etme gücüne sahip küçük ise kendisi açabilir (TMK m.329).

3.1. İştirak Nafakasını Kim Öder?

İştirak nafakasını velayet kendisine verilmeyen eş öder ve çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m.182). Boşanmada velayet çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğundan (TMK m.336), ödeme borcu çocuğun yanında kalmayan ana veya babada doğar.

Velayetin kaldırılması da iştirak nafakası borcunu sona erdirmez. Kanuna göre velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder; ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa bu giderler Devletçe karşılanır (TMK m.350). “Velayetim alındı, artık ödemem” değerlendirmesinin kanunda karşılığı yoktur.

Çocuk başka biri tarafından evlat edinilirse ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer (TMK m.314). Bakım borcu da bu yükümlülüklerin içindedir; evlat edinmenin şartları için evlat edinme şartları yazısına bakabilirsiniz.

3.2. İştirak Nafakası Davasını Kim Açar?

İştirak nafakası davasını küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına açar. Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçük için gereken hâllerde dava, atanacak kayyım veya vasi tarafından da açılabilir; ayırt etme gücüne sahip olan küçük ise davayı kendisi açabilir (TMK m.329).

Kanun dava hakkını velayet kaydına değil fiilî bakıma bağlamıştır. Velayet kâğıt üzerinde bir tarafta, çocuk fiilen diğer tarafın yanında ise, çocuğa bakan ana veya baba bu durumu ileri sürerek nafaka isteyebilir. Fiilî bakım olgusunu, ona dayanan taraf ispat eder (TMK m.6).

3.3. Evlilik Dışı Doğan Çocuk İçin İştirak Nafakası

Evlilik dışı doğan çocuk için nafaka, babalık davası ile birlikte istenir. Hâkim babalık olasılığını kuvvetli bulursa, hükümden önce çocuğun ihtiyaçları için uygun bir nafakaya karar verebilir (TMK m.333). Soybağı tespit edilirse, davalının uygun nafaka miktarını depo etmesine veya geçici olarak ödemesine de karar verilebilir (TMK m.332). Babalık davasının şartları ve süreleri için babalık davası ve soybağının reddi yazısına bakabilirsiniz.

4. İştirak Nafakası Ne Kadar? Miktar Nasıl Belirlenir?

İştirak nafakası için kanunda sabit bir tutar, alt sınır, tavan ya da maaşa bağlı bir oran yoktur. Miktarı hâkim üç ölçüte göre belirler: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ana ile babanın ödeme güçleri. Çocuğun kendi gelirleri de göz önünde bulundurulur ve nafaka her ay peşin olarak ödenir (TMK m.330).

Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Bu nedenle aynı geliri olan iki kişinin ödeyeceği iştirak nafakası; çocuk sayısına, çocuğun yaşı, okul ve sağlık giderlerine ve diğer ebeveynin gelirine göre farklı çıkabilir. Velayeti kullanan ebeveynin de çocuğun giderlerine katıldığı unutulmamalıdır; kanun her iki ebeveynin hayat koşullarını ve ödeme gücünü birlikte ölçüt olarak sayar (TMK m.330).

Miktarın belirlenmesinde ağırlık taşıyan belgeler, bu üç ölçütü gösteren belgelerdir: çocuğun okul, kurs, sağlık ve barınma giderleri ile her iki ebeveynin gelirini ve yaşam düzeyini gösteren kayıtlar. Kendi rakamlarınızla bir tahmin görmek için nafaka hesaplama aracını kullanabilirsiniz; aracın ürettiği sayı bir tahmindir, tutarı mahkeme belirler.

4.1. İştirak Nafakası Maaşın Yüzde Kaçı?

İştirak nafakası maaşın belirli bir yüzdesi değildir. Arama sonuçlarında ve yapay zekâ özetlerinde sık görülen “net gelirin yüzde 15-25’i” gibi oranların Türk Medeni Kanunu’nda karşılığı yoktur; kanun geliri tek başına değil, çocuğun ihtiyaçları ve diğer ebeveynin durumuyla birlikte değerlendirilecek ölçütlerden biri olarak sayar (TMK m.330). Bir oranın kesin cevap gibi sunulması, özellikle geliri düşük ya da çocuğun özel giderleri yüksek dosyalarda yanıltıcı olur.

4.2. İştirak Nafakası Her Yıl Kendiliğinden Artar mı?

İştirak nafakası kararda öngörülmemişse kendiliğinden artmaz. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir (TMK m.330). Bu hüküm ancak istenirse kurulur; bu yüzden artış hükmünü nafaka talebiyle birlikte istemek, sonraki yıllarda ayrı dava açma ihtiyacını azaltır.

Kararda artış hükmü yoksa, durumun değişmesi hâlinde hâkim istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331). Artırım ve azaltma talepleri bu maddeye dayanır. Davanın nasıl açılacağı için nafaka artırım davası, dilekçe yapısı için nafaka artırım dilekçesi yazılarına bakabilirsiniz.

5. İştirak Nafakası Kaç Yaşına Kadar Ödenir?

İştirak nafakası çocuk ergin olana kadar ödenir. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m.11). On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.12). Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder (TMK m.328).

İştirak nafakasının erginlikle sona ermesinin sebebi, nafakanın velayete bağlı kurulmuş olmasıdır. Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır (TMK m.335); iştirak nafakasını da “velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş” öder (TMK m.182). Çocuk ergin olunca velayet ilişkisi kanun gereği biter ve bu nafakanın dayandığı ilişki ortadan kalkar.

5.1. İştirak Nafakası 18 Yaşından Sonra Devam Eder mi?

İştirak nafakası on sekiz yaşından sonra aynı kararla devam etmez. Ancak çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m.328). Bu dönemde ödenecek nafaka yardım nafakasıdır (TMK m.364).

Yardım nafakası talebinde davacı değişir. Erginlikle velayet sona erdiği için (TMK m.335) ana veya baba artık çocuğun kanuni temsilcisi sıfatıyla dava açamaz; yardım nafakasını ergin çocuk kendi adına ister. Bazı yapay zekâ özetlerinde görülen “velisi olan ebeveyn yardım nafakası talep edebilir” ifadesi bu yüzden kanun sistemine uymaz. Kanun ayrıca yardım nafakası borcunu, yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoya karşı kurar (TMK m.364); eğitim sürerken bakım borcunun sınırı ise “kendilerinden beklenebilecek ölçü”dür (TMK m.328).

İştirak nafakasıErgin çocuk için yardım nafakası
Kimin içinErgin olmayan çocukEğitimi süren veya yoksulluğa düşecek ergin çocuk
DavacıFiilen bakan ana/baba, kayyım veya vasi, ayırt etme gücüne sahip küçükErgin çocuğun kendisi
DayanakTMK m.182, m.327-331TMK m.328, m.364
SüreErginliğe kadarEğitim sona erinceye kadar, bek­le­ne­bi­le­cek ölçüde

5.2. Kız Çocuğa Nafaka Kaç Yaşına Kadar Ödenir?

Kız ve erkek çocuk için iştirak nafakasının süresi aynıdır. Kanun erginliği cinsiyete göre değil, on sekiz yaşın doldurulmasına ya da evlenmeye bağlar (TMK m.11); ana ve babanın bakım borcunu da çocuğun cinsiyetine göre ayırmaz (TMK m.328). Kız çocuğun bekâr kalması ya da okumaya devam etmesi iştirak nafakasını uzatmaz; eğitim süren ergin çocuk, kız veya erkek olsun, yardım nafakası talebinde bulunabilir (TMK m.328, m.364).

6. İştirak Nafakası Ne Zaman Sona Erer?

İştirak nafakası en sık çocuğun ergin olmasıyla sona erer: on sekiz yaşın doldurulması, evlenme ya da mahkemece ergin kılınma (TMK m.11, m.12). Çocuk evlat edinilirse ana ve babaya ait yükümlülükler evlat edinene geçer (TMK m.314). Bunların dışında koşullar değişmişse hâkim, istem üzerine nafakayı yeniden belirler veya kaldırır (TMK m.331).

Kanun iştirak nafakası için, yoksulluk nafakasındaki gibi ayrıntılı bir sona erme listesi saymaz. Alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkma ve fiilen evliymiş gibi yaşama, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürme hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılma kuralları, boşanmada irat olarak bağlanan nafaka için düzenlenmiştir (TMK m.176/3). İştirak nafakasında sona ermeyi belirleyen hükümler erginlik, velayet ve durumun değişmesine ilişkin maddelerdir (TMK m.11, m.328, m.331, m.335).

6.1. Anne Evlenirse İştirak Nafakası Kesilir mi?

Velayeti kullanan annenin ya da babanın yeniden evlenmesi iştirak nafakasını kendiliğinden kesmez. Yeniden evlenmeyle kendiliğinden kalkma kuralı, boşanmada nafaka alacaklısı olan eş için konulmuştur (TMK m.176/3); iştirak nafakasının alacaklısı ise çocuktur (TMK m.182). Evlenme çocuğun ihtiyaçlarını ya da ana ve babanın hayat koşullarını değiştirmişse bu, ancak nafakanın yeniden belirlenmesi davasında değerlendirilebilir (TMK m.330, m.331).

6.2. Velayet Değişirse İştirak Nafakası Ne Olur?

Velayet nafaka ödeyen tarafa geçerse, iştirak nafakasının dayandığı “velayet kendisine verilmeyen eş” durumu değişir (TMK m.182). Bu hâlde nafakanın kaldırılması ve gerekirse diğer ebeveyn aleyhine yeni bir iştirak nafakası kurulması, durumun değişmesine dayanan istemle ele alınır (TMK m.331). Ödeme borcu, velayet değişikliği davası açıldı diye kendiliğinden durmaz; velayetin değiştirilmesinin şartları için velayet davası yazısına bakabilirsiniz.

7. İştirak Nafakası Davası: Görevli ve Yetkili Mahkeme

İştirak nafakası davasına aile mahkemesi bakar; aile mahkemeleri Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin kitabından doğan dava ve işleri görür (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4). İştirak nafakası boşanma davası içinde istenebileceği gibi boşanmadan sonra ayrı bir davayla da istenebilir; kanun dava hakkını boşanma davasıyla sınırlamaz (TMK m.329).

Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177). İştirak nafakasının alacaklısı çocuk olduğundan, dava çocuğun yerleşim yerindeki aile mahkemesinde açılabilir. Nafaka davası açılınca hâkim, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli olan önlemleri alır (TMK m.332); böylece çocuğun ihtiyaçları dava bitene kadar karşılıksız kalmaz.

7.1. İştirak Nafakası Boşanma Davasında İstenmediyse Sonradan İstenebilir mi?

İştirak nafakası boşanma davasında istenmemişse sonradan ayrı bir davayla istenebilir. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329); kanun bu hakkı boşanma davasında talepte bulunulmuş olmasına bağlamaz. Anlaşmalı boşanma protokolünde nafaka kararlaştırılmamış olması da çocuğun ihtiyaçlarının sonradan dava konusu yapılmasına engel değildir; protokolün kapsamı için anlaşmalı boşanma yazısına bakabilirsiniz.

Katılma borcu kanundan doğar: velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182). Boşanma davası sürerken de hâkim, çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169).

8. İştirak Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Ödenmeyen iştirak nafakası, nafaka ilamına dayanılarak icra yoluyla tahsil edilebilir. Ayrıca nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir (İİK m.344).

Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmışsa, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak tazyik hapsinin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344). Nafakayı tek taraflı kesmek yerine azaltma veya kaldırma davası açmanın hukuki sonucu budur. Takip, haciz ve şikâyetin adımları için nafaka alacağının icra takibi yazısına bakabilirsiniz.

Çocukla kişisel ilişkinin engellenmesi, iştirak nafakası ödemesini durdurma sebebi değildir. Kanun bu durum için ayrı bir yol öngörür: mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder (TMK m.182/2). Nafakayı kesen taraf ise tazyik hapsi riskiyle karşılaşır (İİK m.344).

8.1. İştirak Nafakası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

İştirak nafakasının kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı sorusuna kanun lafzı iki hükümle cevap verir ve bu iki hüküm yan yana okunmalıdır. Birincisi, kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.350/2). İkincisi, istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1). Aynı iki kural temyiz aşaması için de tekrarlanır (HMK m.367).

Boşanma kararıyla birlikte hükmedilen iştirak nafakası, boşanma hükmüne bağlı bir aile hukuku kararıdır; bu yüzden kural olarak boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir (HMK m.350/2). Boşanmadan bağımsız olarak açılan nafaka davasında ise lafız, nafaka kararlarına özgü m.350/1 hükmü ile aile hukukuna ilişkin m.350/2 kuralından hangisinin önceleneceğini tek başına söylemez. Takip başlatmadan önce kararın kesinleşme durumunu kontrol etmek, takibin sonradan tartışma konusu olması riskini azaltır. Dava süresince çocuğun ihtiyacı ise geçici önlemle karşılanabilir (TMK m.169, m.332). Kesinleşme şartı taşıyan diğer kararlar için kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar yazısına bakabilirsiniz.

8.2. İştirak Nafakasında Zamanaşımı

Mahkeme kararına bağlanmış borçta zamanaşımı kesildiğinde yeni süre her zaman on yıldır (Türk Borçlar Kanunu m.156). Başlatılmış ilamlı icra takibi ise son işlemden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (İİK m.39).

Kanunda dikkat çeken bir durma hükmü de vardır: velayet süresince, çocukların ana ve babalarından olan alacakları için zamanaşımı işlemeye başlamaz, başlamışsa durur (TBK m.153). Lafız “ana ve babalarından” der ve velayetin hangi ebeveynde olduğunu ayırmaz; hükmün velayeti kullanmayan ebeveynin iştirak nafakası borcuna uygulanıp uygulanmadığını kanun metni tek başına açıkça söylemez. Birikmiş nafaka için takip kararı verilirken bu belirsizlik hesaba katılmalı, takip geciktirilmemelidir.

9. İştirak Nafakası Nasıl Talep Edilir?

İştirak nafakası, çocuğa fiilen bakan ana veya babanın aile mahkemesine açacağı nafaka davasıyla ya da boşanma davası içinde talep edilir (TMK m.329, 4787 sayılı Kanun m.4). İşlem sırası şöyledir:

  1. Davacıyı belirleyin. Çocuk ergin değilse davayı çocuğa fiilen bakan ana veya baba çocuk adına açar; çocuk ergin olmuşsa ve eğitimi sürüyorsa yardım nafakasını çocuk kendi adına ister (TMK m.329, m.328, m.364).
  2. Mahkemeyi belirleyin. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; boşanmadan sonra açılan nafaka davasında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.177).
  3. Kanundaki üç ölçütü belgeleyin. Çocuğun okul, sağlık, barınma ve diğer giderlerini, her iki ebeveynin gelirini ve yaşam koşullarını gösteren belgeleri dilekçeye ekleyin; varsa çocuğun kendi gelirini de bildirin (TMK m.330).
  4. Dava süresince önlem isteyin. Çocuğun ihtiyaçları dava bitene kadar beklemeyecekse, dava süresince gerekli önlemin alınmasını talep edin (TMK m.332).
  5. Gelecek yıllar için artış hükmü isteyin. Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir (TMK m.330); istenmezse artış için yeni dava gerekir (TMK m.331).
  6. Erginliği önceden planlayın. Çocuk on sekiz yaşına yaklaşıyorsa ve eğitimi sürecekse, yardım nafakası talebinin çocuk tarafından yapılacağını baştan hesaba katın (TMK m.11, m.328).

Boşanma davasının türüne göre nafaka talebinin nasıl ileri sürüleceği için çekişmeli boşanma ve anlaşmalı boşanma yazılarına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

İştirak nafakası nedir?

İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak için ödediği nafakadır (TMK m.182). Halk arasında çocuk nafakası diye anılır. Nafakanın hak sahibi çocuktur; velayeti kullanan ana veya baba onu çocuk adına ister ve tahsil eder (TMK m.329).

İştirak nafakası ne kadar?

İştirak nafakası için kanunda sabit bir tutar, tavan ya da maaşa bağlı bir oran yoktur. Miktarı hâkim; çocuğun ihtiyaçlarını, ana ve babanın hayat koşullarını ve ödeme güçlerini dikkate alarak belirler, çocuğun kendi gelirlerini de göz önünde bulundurur (TMK m.330). İnternette dolaşan "maaşın yüzde 15-25'i" gibi oranların kanunda karşılığı bulunmaz.

İştirak nafakası kaç yaşına kadar ödenir?

İştirak nafakası çocuk ergin olana kadar ödenir. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenen çocuk da ergin olur ve on beş yaşını dolduran çocuk mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.11, m.12). Ana ve babanın bakım borcu erginliğe kadar sürer (TMK m.328). Kız ve erkek çocuk arasında kanunda bir fark yoktur.

Üniversite okuyan çocuğa nafaka devam eder mi?

Çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi sürüyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde, eğitim sona erinceye kadar ona bakmakla yükümlüdür (TMK m.328). Bu dönemde velayet bulunmadığı için talebi ergin çocuk kendi adına, yardım nafakası olarak ileri sürer (TMK m.335, m.364). Eski iştirak nafakası kararı bu talebin yerine geçmez.

İştirak nafakası maaşın yüzde kaçı?

Kanun iştirak nafakasını maaşın belirli bir yüzdesine bağlamaz. Hâkim; çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirlerini birlikte değerlendirir (TMK m.330). Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Aynı maaşı alan iki kişinin nafakası bu yüzden farklı olabilir.

İştirak nafakası ödenmezse ne olur?

Ödenmeyen iştirak nafakası için nafaka ilamına dayanılarak icra takibi yapılabilir. Nafakaya ilişkin kararın gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; borçlu ödeme yaparsa tahliye edilir (İİK m.344). Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açmışsa hapsin uygulanması bu davanın sonuna bırakılabilir.

Çocuğumu göstermiyorlar, nafakayı kesebilir miyim?

Hayır. Kanun, çocukla kişisel ilişkinin engellenmesini iştirak nafakası borcunu durduran bir sebep olarak saymaz; ödenmeyen nafaka için tazyik hapsi yolu açıktır (İİK m.344). Bu durum için öngörülen yol farklıdır: mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder (TMK m.182/2).

İştirak nafakası boşanmadan sonra istenebilir mi?

Evet. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir; kanun bu hakkı boşanma davasıyla sınırlamaz (TMK m.329). Boşanmadan sonra açılan nafaka davasında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177). Davada, davacının istemi üzerine dava süresince gerekli önlemler de alınabilir (TMK m.332).

Anne evlenirse iştirak nafakası kesilir mi?

Kendiliğinden kesilmez. Yeniden evlenmeyle kendiliğinden kalkma kuralı, boşanmada irat olarak bağlanan nafakanın alacaklısı olan eş için düzenlenmiştir (TMK m.176/3). İştirak nafakasının alacaklısı ise çocuktur (TMK m.182). Velayet sahibinin evlenmesi koşulları değiştirdiyse bu ancak istem üzerine, nafakanın yeniden belirlenmesi davasında değerlendirilir (TMK m.331).

Velayet kaldırılırsa iştirak nafakası biter mi?

Hayır. Velayetin kaldırılması hâlinde ana ve babanın çocuklarının bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder; ana, baba ve çocuğun ödeme gücü yoksa giderler Devletçe karşılanır (TMK m.350). Evlat edinmede ise ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer (TMK m.314).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp