Bir olay dosyasındaki belgeleri beraber inceleyen iki savunma hukukçusu, merkezde dosya ve eller

Ceza Hukuku

İştirak Ne Demek? Suça İştirak, Azmettirme ve Yardım Etme

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

İştirak ne demek, iştirak nedir sorularının cevabı kelimenin kullanıldığı alana göre değişir: iştirak, bir işe katılmak veya bir şeye ortak olmaktır. Hukukta en sık karşılaşılan anlamı suça iştiraktir; bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi. Türk Ceza Kanunu iştirak edenleri, suçu işleyen failler (müşterek fail, dolaylı fail) ile suça katkı veren şerikler (azmettiren, yardım eden) olarak ayırır ve cezayı bu sıfata göre belirler (TCK m.37-41). Bu yazı, iştirak kelimesini bir tapu kaydında, şirket belgesinde ya da bir ceza dosyasında görüp anlamını ve sonucunu öğrenmek isteyen kişi için hazırlanmıştır.

1. İştirak Ne Demek: Öne Çıkanlar

  • İştirak, katılmak ve ortak olmak demektir; hukukta ceza, şirketler, eşya, aile ve icra hukukunda ayrı kurumları anlatır.
  • Suça iştirakin dört türü vardır: müşterek faillik, dolaylı faillik, azmettirme ve yardım etme (TCK m.37-39).
  • Suçun kanuni tanımındaki fiili birlikte gerçekleştiren her kişi fail olarak sorumlu olur; azmettiren işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m.37/1, m.38/1).
  • Yardım edenin cezası yarı oranında indirilir ve sekiz yılı geçemez; ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis gerektiren suçlarda ayrı süreli cezalar uygulanır (TCK m.39/1).
  • Suça iştirak için fiilin kasten işlenmesi ve suçun en az teşebbüs aşamasına varması gerekir (TCK m.40/1, 40/3).
  • Tapu kaydındaki iştirak halinde ibaresi elbirliği mülkiyetini gösterir (TMK m.701).

2. İştirak Ne Demek? Kelime Anlamı ve Hukuktaki Kullanımları

İştirak kelimesi, bir işe katılmayı, bir topluluğa ortak olmayı ve bir karara katılmayı anlatır. İştirak etmek, bir şeye katılmak demektir: bir toplantıya veya bir karara iştirak etmek, ona katılmak anlamına gelir. Hukuk metinlerinde kelime bu genel anlamı korur, fakat hangi kanunda geçtiğine göre belirli bir kurumun adı olur. Aynı kelimenin tapu müdürlüğünde, ticaret sicilinde ve ceza mahkemesinde farklı sonuçlar doğurmasının nedeni budur.

Aşağıdaki tablo, iştirak kelimesinin başlıca hukuki kullanımlarını ve dayandıkları kanunu gösterir:

KullanımAnlamıDayanak
Suça iştirakBir suçun birden fazla kişiyle işlenmesiTCK m.37-41
Şirketler hukukunda iştirakBir ticaret şirketinin başka bir sermaye şir­ke­tin­deki payıTTK m.196-197
İştirak halinde mülkiyetElbirliği mülkiyetiTMK m.701
Hacze iştirakBaşka bir alacaklının haczine katılmaİİK m.100
İştirak nafakasıÇocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılmaTMK m.182

2.1. İştirak Ne Demek Şirketlerde?

Şirketler hukukunda iştirak, bir ticaret şirketinin başka bir sermaye şirketinde sahip olduğu paydır. İştirakin yüzdesi, şirketin o sermaye şirketindeki paylarının itibarî değerleri toplamının, iştirak olunan şirketin sermayesine oranlanmasıyla bulunur (Türk Ticaret Kanunu m.196/1). Birbirlerinin paylarının en az dörtte birine sahip bulunan sermaye şirketleri ise karşılıklı iştirak durumundadır (TTK m.197/1). Metnin tamamı Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır.

2.2. İştirak Ne Demek Tapuda?

Tapuda iştirak, tapu kaydında görülen iştirak halinde ibaresidir ve taşınmazın elbirliği mülkiyetiyle sahiplenildiğini gösterir. İştirak halinde mülkiyet, mülga 743 sayılı Kanun’un kullandığı addır (mülga 743 sayılı Kanun m.631). Yürürlükteki Türk Medeni Kanunu aynı kurumu elbirliği mülkiyeti olarak düzenler: kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk nedeniyle mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir (TMK m.701/1). Adalet Bakanlığı Hukuk Sözlüğü de iştirak halinde mülkiyeti elbirliğiyle sahip olunan mülkiyet biçimi olarak tanımlar.

Tapudaki bu ibarenin pratik sonucu şudur: elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur ve her birinin hakkı malın tamamına yaygındır (TMK m.701/2). Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça yönetim ve tasarruf işlemleri için ortakların oybirliği gerekir (TMK m.702/2). Birden çok mirasçı varsa, mirasçılar paylaşmaya kadar terekeye elbirliğiyle sahip olur (TMK m.640). Paylı mülkiyetle farkı paylı ve elbirliği mülkiyeti yazısında, elbirliğinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi ise elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi yazısında anlatılmıştır.

2.3. İştirak Nafakası ve Hacze İştirak Ne Demek?

İştirak nafakası, boşanma veya ayrılık kararında velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır (TMK m.182). Kanun burada katılmak fiilini kullanır; uygulamada bu katılma payına iştirak nafakası denir. Miktarı, süresi ve artırımı iştirak nafakası yazısında ele alınmıştır.

Hacze iştirak, bir malın ilk haczinden sonra başka alacaklıların aynı derecede bu hacze katılmasıdır. İlk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar, kanunda sayılan belgelere dayanan alacaklılar hacze iştirak edebilir (İcra ve İflas Kanunu m.100). Koşulları hacze iştirak yazısındadır.

3. Suça İştirak Nedir?

Suça iştirak, tek kişinin de işleyebileceği bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Türk Ceza Kanunu iştirak edenleri iki gruba ayırır: suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren veya bir başkasını araç olarak kullanan failler ile fiili gerçekleştirmeden suça katkı veren azmettiren ve yardım eden (TCK m.37-39). Her suç ortağı, kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır (TCK m.40/1).

Suça iştirak, ceza sorumluluğunun kapsamını genişletir. Suçun tanımındaki fiili bizzat gerçekleştirmeyen kişi de iştirak hükümleri sayesinde sorumlu tutulur. Hangi iştirak türünün uygulanacağı, verilecek cezayı doğrudan değiştirir: müşterek fail, fail olarak sorumlu olur; azmettiren işlenen suçun cezası ile cezalandırılır, yardım edenin cezası ise indirilir (TCK m.37/1, m.38/1, m.39/1).

3.1. Suça İştirakin Şartları

Suça iştirakten söz edilebilmesi için Kanun’un aradığı koşullar şunlardır:

  • Birden fazla kişi: Suçun işlenmesine en az iki kişinin fail veya şerik olarak katılması gerekir.
  • Kasten ve hukuka aykırı işlenmiş fiil: Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir (TCK m.40/1). Fail kusurlu olmasa bile, örneğin kusur yeteneği bulunmasa bile, diğer suç ortaklarının sorumluluğu devam eder.
  • En az teşebbüs aşaması: Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir (TCK m.40/3). Hiç icra hareketine başlanmamışsa iştirakten ceza verilmez. Teşebbüsün sınırı suça teşebbüs yazısında anlatılmıştır.
  • Kişisel sorumluluk: Suça iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır (TCK m.40/1).

3.2. Suça İştirak Taksirli Suçlarda Olur mu?

Suça iştirak taksirli suçlarda olmaz, çünkü Kanun iştirak için kasten işlenmiş bir fiil arar (TCK m.40/1). Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda ayrı bir kural uygulanır: herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/5). Örneğin iki kişinin dikkatsizliği birlikte bir yaralanmaya yol açmışsa, bu kişiler müşterek fail sayılmaz; her birinin kusuru ayrı tespit edilir. Taksirin tanımı taksir ne demek yazısındadır.

4. Suça İştirak Türleri

Suça iştirakin türleri müşterek faillik, dolaylı faillik, azmettirme ve yardım etmedir. İlk ikisi faillik, son ikisi şeriklik başlığı altında yer alır. Özgü suçlarda özel faillik niteliğini taşımayan kişi fail olamayacağı için yalnız azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur (TCK m.40/2).

4.1. Suça İştirakte Müşterek Faillik (TCK 37/1)

Müşterek faillik, suçun kanuni tanımında yer alan fiilin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesidir ve bu kişilerden her biri fail olarak sorumlu olur (TCK m.37/1). Müşterek fail, suçun tanımındaki hareketi diğerleriyle birlikte yapan kişidir; bu nedenle yardım edenden farklı olarak Kanun onun cezasında bir indirim öngörmez.

Müşterek faili yardım edenden ayıran ölçüt, kişinin suçun kanuni tanımındaki fiili diğerleriyle birlikte gerçekleştirip gerçekleştirmediğidir. Kanun, yardım etmeyi suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak olarak tanımlar (TCK m.39/2-c). Gözcülük yapan, araç bekleten ya da bilgi veren kişinin durumu bu yüzden yalnız eylemin adına bakılarak belirlenemez: katkı suçun tanımındaki fiilin birlikte gerçekleştirilmesi niteliğindeyse müşterek faillik, icrayı kolaylaştırmakla sınırlı kalıyorsa yardım etme gündeme gelir. Bu sınıflandırma verilecek cezanın miktarını doğrudan değiştirir.

4.2. Suça İştirakte Dolaylı Faillik (TCK 37/2)

Dolaylı faillik, suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanmaktır ve araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur (TCK m.37/2). Dolaylı fail suçu bizzat işlemez; suçu, araç olarak kullandığı bir başkasına işletir.

Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.37/2). Bu artırım, araç olarak kullanılan kişinin kusur yeteneğinin bulunmamasına bağlıdır. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur (TCK m.31/1); akıl hastalığı nedeniyle fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan kişiye de ceza verilmez (TCK m.32/1). Böyle bir kişiyi suçun işlenmesinde kullanan dolaylı failin cezası artırılır.

4.3. Suça İştirakte Azmettirme Ne Demek? (TCK 38)

Azmettirme, başkasında suç işleme kararı oluşturmaktır ve başkasını suç işlemeye azmettiren kişi işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m.38/1). Azmettiren suçu bizzat işlemez; suçu işleyen kişinin kararını o doğurur. Kişi suç işlemeye zaten karar vermişse ve ona yalnız destek verilmişse durum azmettirme değil, suç işleme kararını kuvvetlendirme biçiminde yardım etmedir (TCK m.39/2-a).

Azmettirmede Kanun bir ceza artırımı (iki uygulanma haliyle) ve bir indirim öngörür:

  • Üstsoy ve altsoy nüfuzu: Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak suça azmettirmede azmettirenin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.38/2).
  • Çocukların azmettirilmesi: Çocuklar suça azmettirilmişse, bu artırımın uygulanması için üstsoy ve altsoy ilişkisi aranmaz (TCK m.38/2).
  • Azmettireni ortaya çıkaran fail: Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine yirmi yıldan yirmi beş yıla, müebbet hapis yerine on beş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir; diğer hallerde verilecek cezada üçte bir oranında indirim yapılabilir (TCK m.38/3).

4.4. Suça İştirakte Yardım Etme (TCK 39)

Yardım etme, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştirmeden suçun işlenmesine katkıda bulunmaktır. Kanun yardım etmenin biçimlerini sayar; kişi şu hallerde işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur (TCK m.39/2):

  • Manevi yardım: Suç işlemeye teşvik etmek, suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek (m.39/2-a).
  • Yol gösterme ve araç sağlama: Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak (m.39/2-b).
  • İcrayı kolaylaştırma: Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (m.39/2-c).

Suça yardım edene, işlenen suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa on beş yıldan yirmi yıla, müebbet hapis cezasını gerektiriyorsa on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir; ancak bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez (TCK m.39/1).

5. Suça İştirakte Kim Ne Kadar Ceza Alır?

Suça iştirakte ceza, kişinin iştirak türüne göre belirlenir: müşterek fail ile dolaylı fail, fail olarak sorumlu olur; azmettiren işlenen suçun cezası ile cezalandırılır, yardım edenin cezası ise indirilir. Aşağıdaki tablo Kanun’daki kuralları bir arada gösterir:

İştirak türüCezaDayanak
Müşterek failFail olarak sorumlu olur; cezada indirim öngörülmezTCK m.37/1
Dolaylı failFail olarak sorumlu; kusur yeteneği olmayanı araç olarak kullanırsa ceza üçte birden yarısına kadar artırılırTCK m.37/2
Azmettirenİşlenen suçun cezası; üstsoy-altsoy nüfuzu veya çocuğun azmet­ti­ril­me­sinde üçte birden yarısına kadar artırımTCK m.38/1-2
Yardım edenCezanın yarısı indirilir, en çok sekiz yıl; ağır­laş­tı­rıl­mış müebbette 15-20 yıl, müebbette 10-15 yıl hapisTCK m.39/1

Azmettirenin işlenen suçun cezası ile cezalandırılması, suç ortaklarının aynı cezayı alacağı anlamına gelmez. İşlenen suçun cezası, o suç için kanunda öngörülen ceza aralığıdır. Her suç ortağı kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır ve diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler ona yansımaz (TCK m.40/1). Hâkim, her kişi için temel cezayı suçun işleniş biçimi, kusurun ağırlığı ve failin amacı gibi ölçütlere göre ayrı ayrı belirler (TCK m.61/1). Temel cezanın nasıl belirlendiği TCK 61 cezanın belirlenmesi yazısında anlatılmıştır.

6. Suça İştirak ile Yataklık (Suçluyu Kayırma) Farkı

TCK m.39’daki yardım etmenin adı yataklık değildir; yataklık olarak bilinen fiil, TCK m.283’te düzenlenen suçluyu kayırma suçudur. Suça iştirak ile yataklık bu yüzden farklı kurumlardır: yardım etme bir iştirak türüdür, yataklık olarak bilinen suçluyu kayırma ise ayrı bir suçtur. Yardım etme, suç işlenmeden önce veya işlenirken verilen katkıyı ve fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını önceden vaat etmeyi kapsar (TCK m.39/2). Suç işlendikten sonra, önceden bir vaat olmaksızın faile araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kişi ise suçluyu kayırma suçundan altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.283/1). Suçluyu kayırmanın akraba istisnası, kamu görevlisi hâli ve usulü suçluyu kayırma suçu yazısında anlatılır.

Ayrımın sonuçları üç noktada görülür:

  • Hangi suçtan ceza verileceği: Yardım eden, işlenen suçtan (örneğin yağmadan) indirimli ceza alır. Suçluyu kayırmada ise kişi kendi işlediği kayırma suçundan cezalandırılır.
  • Suç ortağının kayırması: Suçluyu kayırma suçunun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde cezaya hükmolunmaz (TCK m.283/3).
  • Bağlantı: Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri, asıl suçla bağlantılı suç sayılır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.8/2).

7. Suça İştirak ile Birden Fazla Kişiyle İşlenen Nitelikli Haller

Suça iştirak, bazı suçlarda cezayı artıran ayrı bir nitelikli halle birlikte uygulanır. Kanun bazı suçların birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesini ağırlaştırıcı neden sayar. Yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde fail hakkında on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.149/1-c). Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi de ağırlaştırıcı nedendir (TCK m.109/3-b).

Bu durumda iki ayrı soru sorulur: suçun nitelikli hali oluşmuş mu ve her kişi bu suça hangi iştirak türüyle katılmış? Nitelikli halin oluşması, bütün katılanların müşterek fail olduğu anlamına gelmez. Yağma suçunun nitelikli hallerinin tamamı nitelikli yağma suçu cezası yazısında yer alır.

Suça iştirak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmaktan da farklıdır. Örgüt kurma veya örgüte üye olma kendi başına bir suçtur ve örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir (TCK m.220/1). Örgüt kurma suçu için örgütün yapısı, üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması da aranır (TCK m.220/1). Bu koşullar yoksa birlikte suç işleyen kişilerin sorumluluğu iştirak hükümlerine göre belirlenir. Örgüt suçları suç örgütü kurma ve örgüt üyeliği yazısında anlatılmıştır.

8. Suça İştirakte Özgü Suçlar ve Bağlılık Kuralı (TCK 40)

Suça iştirakte bağlılık kuralı, şeriklerin sorumluluğunu failin gerçekleştirdiği fiile bağlar: suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir (TCK m.40/1). Failin kişisel bir nedenle cezalandırılamaması, azmettireni veya yardım edeni kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz.

Özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir; bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur (TCK m.40/2). Zimmet bu türün örneğidir: Kanun zimmet suçunun failini, görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı zimmetine geçiren kamu görevlisi olarak tanımlar (TCK m.247/1). Kamu görevlisi olmayan kişi zimmet suçunun faili olamaz; katkısına göre azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.

9. Suça İştirakte Gönüllü Vazgeçme (TCK 41)

Suça iştirakte gönüllü vazgeçme, yalnız vazgeçen kişiyi korur: iştirak halinde işlenen suçlarda sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı gönüllü vazgeçme hükümlerinden yararlanır (TCK m.41/1). Diğer suç ortaklarının sorumluluğu devam eder.

Kanun, suç ortağının vazgeçmesine rağmen sonucun değişmediği iki durumu da düzenler. Suç, gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayret dışındaki başka bir sebeple işlenmemişse veya gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmişse de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır (TCK m.41/2). Gönüllü vazgeçen fail teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; tamam olan kısım esasen bir suç oluşturuyorsa yalnız o suça ait ceza ile cezalandırılır (TCK m.36/1).

10. İştirak Halinde İşlenen Suçlarda Şikâyet, Uzlaşma ve Dava

İştirak halinde işlenen suçlarda şikâyetten vazgeçme ile uzlaşma farklı sonuç doğurur. Şikâyete bağlı suçlarda, iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m.73/5). Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m.73/6).

Uzlaşmada ise sonuç kişiseldir. Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (CMK m.255/1). Suçtan zarar gören kişi suç ortaklarından biriyle uzlaşırsa, diğerleri hakkında soruşturma veya kovuşturma devam eder. Uzlaştırmanın işleyişi uzlaşma nedir yazısında anlatılmıştır.

İştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların birlikte yargılanmasına da Kanun bir kural bağlar. Bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır (CMK m.8/1). Sanık sıfatının ne zaman kazanıldığı sanık ne demek yazısında açıklanmıştır. Türk Ceza Kanunu’nun metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

İştirak ne demek?

İştirak, bir işe katılmak, bir şeye ortak olmak demektir. Hukukta kelime bağlama göre farklı kurumları anlatır: ceza hukukunda bir suçun birden fazla kişiyle işlenmesini (suça iştirak), şirketler hukukunda bir şirketin başka bir sermaye şirketindeki payını, tapuda ise elbirliği mülkiyetini. Anlam, kelimenin geçtiği kanuna göre belirlenir.

Suça iştirak nedir?

Suça iştirak, bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesidir. Türk Ceza Kanunu iştirak edenleri failler (müşterek fail, dolaylı fail) ve şerikler (azmettiren, yardım eden) olarak ayırır (TCK m.37-39). İştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiil yeterlidir ve suç en az teşebbüs aşamasına varmış olmalıdır (m.40/1, 40/3).

Suça iştirak türleri nelerdir?

Suça iştirakin dört türü vardır: müşterek faillik (TCK m.37/1), dolaylı faillik (m.37/2), azmettirme (m.38) ve yardım etme (m.39). İlk ikisinde kişi fail olarak sorumludur. Azmettiren ve yardım eden ise suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştirmez; suça katkısı nedeniyle sorumlu tutulur ve bunlara şerik denir.

Tapuda iştirak ne demek?

Tapu kaydındaki iştirak halinde ibaresi, malın elbirliği mülkiyetiyle sahiplenildiğini gösterir. İştirak halinde mülkiyet, mülga 743 sayılı Kanun'un kullandığı addır; yürürlükteki Türk Medeni Kanunu aynı kurumu elbirliği mülkiyeti olarak düzenler. Bu mülkiyette ortakların belirlenmiş payı yoktur ve her birinin hakkı malın tamamına yaygındır (TMK m.701).

Azmettiren ne kadar ceza alır?

Azmettiren, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır (TCK m.38/1). Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak azmettirmede ceza üçte birden yarısına kadar artırılır; çocuk azmettirilmişse bu ilişki aranmaz (m.38/2). Ceza, her suç ortağı için ayrı ayrı ve kendi kusurlu fiiline göre belirlenir (m.40/1).

Suça yardım eden ne kadar ceza alır?

Suça yardım edene, işlenen suçun cezasının yarısı indirilerek ceza verilir ve bu ceza sekiz yılı geçemez (TCK m.39/1). İşlenen suç ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiriyorsa yardım edene on beş yıldan yirmi yıla, müebbet hapis gerektiriyorsa on yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilir.

Yardım etme ile yataklık aynı şey mi?

Hayır. Yardım etme suça iştirak türüdür ve suç işlenmeden önce veya işlenirken verilen katkıyı ya da suçtan önce verilen yardım vaadini kapsar (TCK m.39/2). Suç işlendikten sonra, önceden vaat olmadan faile yakalanmaktan kurtulma imkânı sağlamak ise ayrı bir suçtur: yataklık olarak bilinen suçluyu kayırma (TCK m.283/1).

Taksirli suçlarda iştirak olur mu?

Olmaz. Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiil gerekir (TCK m.40/1). Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda ise herkes kendi kusurundan sorumlu olur ve her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/5). Bu kişiler müşterek fail, azmettiren veya yardım eden olarak değerlendirilmez.

Suç ortaklarından biri vazgeçerse diğerleri de kurtulur mu?

Hayır. İştirak halinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme hükümlerinden yalnız gönüllü vazgeçen suç ortağı yararlanır (TCK m.41/1). Suç, vazgeçenin gayreti dışındaki bir nedenle işlenmemişse veya vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmişse de vazgeçen kişi bu hükümlerden yararlanır (m.41/2). Diğer suç ortaklarının sorumluluğu devam eder.

İştirak halinde işlenen suçta şikâyetten vazgeçme herkesi kapsar mı?

Kapsar. İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar (TCK m.73/5); kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez (m.73/6). Uzlaşmada kural farklıdır: aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişinin işlediği suçlarda yalnız uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır (CMK m.255/1).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp