Kovuşturma, ceza davasının mahkeme önünde görülen evresidir: Cumhuriyet savcısının düzenlediği iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer (Ceza Muhakemesi Kanunu m.2/1-f). Kovuşturma evresinde dosyayı savcılık değil mahkeme yürütür, şüpheli “sanık” sıfatını alır ve yargılama kural olarak herkese açık duruşmalarla yapılır. Kovuşturma beraat, mahkûmiyet, düşme gibi bir hükümle sonuçlanır; hüküm verilmesi yetmez, kovuşturma ancak hüküm kesinleşince biter.
Bu yazı, hakkında iddianame düzenlenmiş, e-Devlet’te ya da tebligatta “kovuşturma” ifadesini görmüş sanık, şikâyetçi veya yakınları için kovuşturma evresinin nasıl işlediğini madde dayanaklarıyla anlatır.
1. Kovuşturma: Öne Çıkanlar
- Kovuşturma, iddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredir; iddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur (CMK m.2/1-f, m.175/1).
- Kovuşturma evresinde kişi sanık, soruşturma evresinde şüphelidir (CMK m.2/1-a, b).
- Mahkeme iddianameyi on beş gün içinde iade etmezse iddianame kabul edilmiş sayılır ve kovuşturma başlar (CMK m.174/3).
- Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır (CMK m.176/4).
- Kovuşturma için kanunda bir süre yoktur; dış sınır dava zamanaşımıdır (TCK m.66/1).
- Kovuşturma altı hükümden biriyle biter: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbiri, davanın reddi, düşme (CMK m.223/1).
- Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kovuşturma değildir; savcılığın dava açmadığını gösterir (CMK m.172/1).
2. Kovuşturma Ne Demek?
Kovuşturma, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda “iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre” olarak tanımlanır (CMK m.2/1-f). Kovuşturma, ceza yargılamasının ikinci evresidir: savcılığın yürüttüğü soruşturma biter, dosya mahkemeye geçer ve sanığın suçu işleyip işlemediği duruşmada tartışılır. Kovuşturma evresinin sonunda mahkeme bir hüküm kurar.
Kovuşturma kelimesi günlük dilde “birinin peşine düşmek” anlamında kullanılsa da ceza muhakemesinde bir evrenin adıdır. Dosyanız kovuşturmaya geçtiyse şu üç işlem tamamlanmıştır: savcı toplanan delilleri suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturacak düzeyde bulmuş, bir iddianame düzenlemiş ve mahkeme bu iddianameyi kabul etmiştir (CMK m.170/2, m.175/1). Kovuşturmanın başlaması sanığın suçlu olduğu anlamına gelmez; suçun sabit olup olmadığı duruşma sonunda belirlenir.
2.1. Kovuşturma Ne Zaman Başlar?
Kovuşturma, iddianamenin mahkemece kabul edildiği anda başlar; kanun bu anı “kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar” diye bağlar (CMK m.175/1). İddianamenin savcılıkça düzenlenip mahkemeye gönderilmesi tek başına kovuşturmayı başlatmaz. İddianamenin mahkemeye verildiği gün ile kabul edildiği gün arasındaki süre hukuken hâlâ soruşturma evresidir, çünkü soruşturma “iddianamenin kabulüne kadar” sürer (CMK m.2/1-e).
Mahkeme iddianameyi ve soruşturma evrakını kendisine verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde inceler (CMK m.174/1). Bu sürede iki sonuç mümkündür:
- İade: İddianame CMK m.170’teki şekil ve içerik kurallarına aykırı düzenlenmişse, suçun sübutuna doğrudan etki edecek bir delil toplanmamışsa, önödeme, uzlaştırma veya seri muhakeme usulü uygulanmamışsa, izne ya da talebe bağlı suçta izin veya talep yoksa ya da on beş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmamışsa mahkeme iddianameyi Cumhuriyet Başsavcılığına iade eder (CMK m.174/1). Çocuklara ilişkin son bent 8/8/2026 tarihli 7593 sayılı Kanunla eklenmiştir. Suçun hukuki nitelendirilmesi iade sebebi değildir (CMK m.174/2).
- Kabul: On beş günlük süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır ve kovuşturma evresi başlar (CMK m.174/3).
İddianamenin içeriği ve iade sebepleri iddianame nedir yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
2.2. Kovuşturma Ne Zaman Biter?
Kovuşturma, hükmün kesinleşmesiyle biter; mahkemenin hüküm açıklaması kovuşturmayı sona erdirmez (CMK m.2/1-f). Bazı kaynaklarda kovuşturmanın “mahkeme hüküm verince” sona erdiği yazılır; kanun tanımı ise sınırı kesinleşmeye bağlar. Bu yüzden ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf ve şartları varsa temyiz yolu işletildiği sürece kovuşturma evresi devam eder ve kişi sanık sıfatını korur (CMK m.2/1-b).
3. Kovuşturma ile Soruşturma Arasındaki Fark
Kovuşturma ile soruşturma arasındaki temel fark, evreyi kimin yürüttüğü ve evrenin hangi işlemle sınırlandığıdır. Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar savcılığın yürüttüğü evredir; kovuşturma, iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar mahkemenin yürüttüğü evredir (CMK m.2/1-e, f). Kanun iki evreyi aynı maddede ardışık iki bent olarak tanımlar ve aralarındaki sınırı iddianamenin kabulüne koyar.
| Ölçüt | Soruşturma | Kovuşturma |
|---|---|---|
| Başlangıç | Suç şüphesinin yetkili mercilerce öğrenilmesi (CMK m.2/1-e) | İddianamenin kabulü (CMK m.2/1-f, m.175/1) |
| Bitiş | İddianamenin kabulü veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (CMK m.2/1-e, m.172/1) | Hükmün kesinleşmesi (CMK m.2/1-f) |
| Yürüten | Cumhuriyet savcısı (CMK m.170/1) | Ceza mahkemesi (CMK m.175/2) |
| Kişinin sıfatı | Şüpheli (CMK m.2/1-a) | Sanık (CMK m.2/1-b) |
| Açıklık | Usul işlemleri kural olarak gizli (CMK m.157) | Duruşma herkese açık (CMK m.182/1) |
| Kişinin dinlenmesi | İfade alma (kolluk veya savcı) ya da sorgu (hâkim) (CMK m.2/1-g, h) | Sorgu (mahkeme) (CMK m.2/1-h) |
| Tutukluluk üst sınırı | 6 ay / 1 yıl; bazı suçlarda 1,5 yıl + 6 ay (CMK m.102/4) | 1 yıl + 6 ay / 2 yıl + uzatma (CMK m.102/1-2) |
Soruşturmanın gizliliği mutlak değildir: kanunun başka hüküm koyduğu hâller saklıdır ve gizlilik savunma haklarına zarar veremez (CMK m.157). Kovuşturmada da duruşma, genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde kısmen veya tamamen kapalı yapılabilir (CMK m.182/2).
4. Kovuşturma Evresinin Aşamaları
Kovuşturma evresi, iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar sırasıyla duruşma hazırlığı, duruşma, hüküm ve kanun yolu aşamalarından geçer. Kanundaki sıraya göre adımlar şunlardır:
- İddianamenin kabulü ve duruşma gününün belirlenmesi: Mahkeme iddianameyi kabul ettikten sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır (CMK m.175/2). Duruşma hazırlığına ilişkin bildirimler tensip zaptı hazırlandı ne demek yazısında anlatılmıştır.
- İddianamenin tebliği ve çağrı: İddianame, çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ edilir; dosyada telefon veya elektronik posta gibi iletişim bilgisi varsa bu araçlarla da bildirim yapılır, ancak çağrı kâğıdına bağlanan sonuçlar bu bildirimde uygulanmaz (CMK m.176/1). Tutuklu olmayan sanığın çağrı kâğıdına, mazeretsiz gelmezse zorla getirileceği yazılır (CMK m.176/2). Çağrı kâğıdının tebliği ile duruşma günü arasında en az bir hafta bulunmalıdır (CMK m.176/4).
- Savunma delillerinin istenmesi: Sanık tanık veya bilirkişi çağrılmasını ya da savunma delillerinin toplanmasını istiyorsa, bunların hangi olayla ilgili olduğunu göstererek dilekçesini duruşma gününden en az beş gün önce mahkeme başkanına veya hâkime verir (CMK m.177/1). Mahkeme tanık veya uzman kişinin çağrılması talebini reddederse sanık veya katılan o kişiyi duruşmaya getirebilir ve kişi dinlenir; davayı uzatmak amacıyla yapılan talepler reddedilir (CMK m.178/1).
- Duruşmanın açılması ve sorgu: Sanığın, müdafiin, tanık ve bilirkişilerin hazır olup olmadığı saptanır; mahkeme iddianamenin kabulü kararını okuyarak duruşmayı açar (CMK m.191/1). Sanığın kimliği saptanır, suçlamanın dayanağı olan eylemler, deliller ve hukuki nitelendirme anlatılır, sanığa susma hakkı ve diğer hakları bildirilir, açıklama yapmaya hazırsa sorgusu yapılır (CMK m.191/3).
- Delillerin tartışılması ve esas hakkında söz: Ortaya konulan deliller hakkında söz sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet savcısına, sanığa ve müdafiine verilir; taraflar birbirinin açıklamalarına cevap verebilir (CMK m.216/1-2). Savcının bu aşamada esas hakkında açıkladığı görüş uygulamada mütalaa olarak anılır.
- Son söz ve hüküm: Hükümden önce son söz hazır bulunan sanığa verilir (CMK m.216/3). Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra mahkeme hükmünü verir (CMK m.223/1).
- Kanun yolu ve kesinleşme: Hükme karşı istinaf ve şartları varsa temyiz yoluna başvurulabilir. Kovuşturma evresi, hüküm kesinleştiğinde sona erer (CMK m.2/1-f).
4.1. Kovuşturma Aşamasında İfade Alınır mı?
Kovuşturma aşamasında ifade alınmaz, sorgu yapılır. İfade alma, şüphelinin soruşturma evresinde kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir; sorgu ise şüpheli veya sanığın hâkim ya da mahkeme tarafından dinlenmesidir (CMK m.2/1-g, h). Kovuşturmada sanığı dinleyen merci mahkeme olduğu için bu işlem sorgudur.
Duruşmada sanığa önce yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı ve CMK m.147’de sayılan diğer hakları bildirilir; sanık açıklama yapmaya hazır olduğunu söylerse usulüne göre sorgusu yapılır (CMK m.191/3-c, d). Müdafinin rolü ve zorunlu müdafilik müdafi ne demek yazısında anlatılmıştır.
4.2. Kovuşturma Aşamasında Duruşma Herkese Açık mı?
Kovuşturma aşamasında duruşma kural olarak herkese açıktır (CMK m.182/1). Mahkeme, genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verebilir; bu durumda bile kapalılık kararının gerekçesi ve hüküm açık duruşmada açıklanır (CMK m.182/2-3).
Kovuşturmada hâkim kararını yalnız duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; deliller hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir ve suç hukuka uygun elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m.217/1-2). Soruşturmada toplanan bir delil, duruşmada tartışılmadıkça hükme esas alınamaz.
5. Kovuşturmayı Hangi Mahkeme Yapar?
Kovuşturmayı iddianamenin gönderildiği ceza mahkemesi yapar; hangi mahkemenin görevli olduğu suçun cezasına ve türüne göre belirlenir. Ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ile yağma (TCK m.148), irtikâp (TCK m.250/1-2), resmî belgede sahtecilik (TCK m.204/2), hileli iflas (TCK m.161), TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmın Dört ila Yedinci Bölümlerindeki suçlar (bazı maddeler hariç) ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ağır ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m.12). Sulh ceza hâkimliğinin ve ağır ceza mahkemesinin görevi dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11).
Sulh ceza hâkimliği kovuşturma yapmaz: soruşturma evresinde hâkim tarafından verilmesi gereken kararları (örneğin tutuklama) almak ve bunlara yapılan itirazları incelemek için kurulmuştur (5235 sayılı Kanun m.10). Mahkemeler arasındaki görev sınırı asliye ceza mahkemesi ve ağır ceza mahkemesi yazılarında ayrıca anlatılmıştır.
6. Kovuşturma Ne Kadar Sürer?
Kovuşturma evresi için Ceza Muhakemesi Kanunu’nda sabit bir süre yoktur. Evre hükmün kesinleşmesiyle biter; bu yüzden süre delil ve tanık sayısına, celse aralıklarına ve kanun yoluna gidilip gidilmediğine göre değişir (CMK m.2/1-f). “Basit suçlarda ortalama bir yıl” gibi kalıp sürelerin kanuni bir dayanağı yoktur. Kanunun kovuşturma evresi içinde koyduğu süreler belirli işlemlere aittir: iddianamenin incelenmesi için on beş gün, çağrı ile duruşma arasında en az bir hafta, savunma delili dilekçesi için duruşmadan en az beş gün önce (CMK m.174/1, m.176/4, m.177/1).
6.1. Kovuşturma Süresinin Dış Sınırı: Dava Zamanaşımı
Kovuşturmanın dış sınırı dava zamanaşımıdır: kanunda yazılı süre geçtiğinde kamu davası düşer ve mahkeme düşme kararı verir (TCK m.66/1, CMK m.223/8). Süreler cezanın üst sınırına göre belirlenir; örneğin beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıldır (TCK m.66/1-d, e, m.66/4).
İddianamenin düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı verilmesi dava zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre yeniden işlemeye başlar (TCK m.67/2-c, d, m.67/3). Kesilme sınırsız değildir: kesilme hâlinde zamanaşımı süresi kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/4). Sürelerin tamamı ve başlangıç günü dava zamanaşımı yazısında anlatılmıştır.
6.2. Kovuşturma Evresinde Tutukluluk Süresi
Kovuşturma evresinde tutukluluk süresi, işin ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediğine göre değişir:
- Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler: Tutukluluk en çok bir yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir (CMK m.102/1).
- Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler: Tutukluluk en çok iki yıldır; zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir. Uzatma toplam üç yılı, TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü ila Yedinci Bölümlerdeki suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez (CMK m.102/2).
- Çocuklar: Bu süreler, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklarda yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır (CMK m.102/5).
Uzatma kararları Cumhuriyet savcısının, sanığın ve müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (CMK m.102/3). Mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluğunun devamının gerekip gerekmediğine her oturumda, koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında veya en geç otuzar günlük sürelerle kendiliğinden karar verir (CMK m.108/3, m.108/1).
7. Kovuşturma Nasıl Sonuçlanır?
Kovuşturma, duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra mahkemenin verdiği hükümle sonuçlanır. Kanun hüküm sayılan kararları altı kalem olarak sayar: beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşme (CMK m.223/1).
| Hüküm | Ne zaman verilir |
|---|---|
| Beraat | Fiil kanunda suç değilse, suçun sanık tarafından işlenmediği sabitse, kast veya taksir yoksa, hukuka uygunluk nedeni varsa ya da suçun sanık tarafından işlendiği sabit değilse (CMK m.223/2) |
| Ceza verilmesine yer olmadığı | Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, zorunluluk hâli gibi sebeplerle kusur yoksa ya da etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık sebebi gibi nedenlerle faile ceza verilmiyorsa (CMK m.223/3-4) |
| Mahkûmiyet | Yüklenen suçu işlediği sabit olursa (CMK m.223/5) |
| Güvenlik tedbiri | Suç sabit olduğunda cezanın yerine veya yanında güvenlik tedbirine hükmolunursa (CMK m.223/6) |
| Davanın reddi | Aynı fiil nedeniyle aynı sanık hakkında önceden verilmiş hüküm veya açılmış dava varsa (CMK m.223/7) |
| Düşme | TCK’daki düşme sebepleri (örneğin zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme) varsa veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa (CMK m.223/8) |
Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde mahkeme durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı veremez (CMK m.223/9). Mahkûmiyet hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması ayrı bir kurumdur ve HAGB yazısında anlatılmıştır.
7.1. Kovuşturmanın Durması (Durma Kararı)
Kovuşturmanın durması, hüküm değil bekleme kararıdır. Soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması bir şarta bağlıysa ve şart henüz gerçekleşmemişse mahkeme, şartın gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verir; bu karara itiraz edilebilir (CMK m.223/8). Şartın gerçekleşmeyeceği anlaşılırsa durma değil düşme kararı verilir (CMK m.223/8).
Kovuşturma evresinde durma kararının ikinci kaynağı uzlaşmadır. Uzlaşmada sanığın edimi ileri bir tarihe bırakılmış, taksite bağlanmış veya sürekli nitelikteyse mahkeme durma kararı verir ve durma süresince zamanaşımı işlemez (CMK m.254/2).
7.2. Kovuşturma Aşamasında Uzlaşma
Kovuşturma aşamasında da uzlaşma mümkündür: kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılırsa kovuşturma dosyası uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m.254/1). Uzlaşma gerçekleşir ve sanık edimini defaten yerine getirirse mahkeme davanın düşmesine karar verir; edim ileri tarihe bırakılmışsa durma kararı verilir, uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse yargılamaya kaldığı yerden devam edilir (CMK m.254/2). Bu fıkra 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir. Uzlaşma kapsamındaki suçlar ve uzlaştırma süreci uzlaşma nedir yazısında anlatılmıştır.
7.3. Kovuşturma Aşamasında Şikâyetten Vazgeçme
Kovuşturması şikâyete bağlı bir suçta suçtan zarar gören kişinin şikâyetinden vazgeçmesi, kanunda aksi yazılı olmadıkça davayı düşürür (TCK m.73/4). Vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez; iştirak hâlinde suç işleyen sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme ise diğerlerini de kapsar (TCK m.73/5-6). Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK m.73/4). Bu düşme sonucu yalnız kovuşturması şikâyete bağlı suçlar içindir; suç re’sen kovuşturuluyorsa vazgeçme davayı düşürmez. Ayrıntılar şikâyetten vazgeçme yazısındadır.
7.4. Kovuşturma Adli Sicile İşler mi?
Kovuşturmanın başlaması adli sicile kaydedilmez. Adli sicile Türk mahkemelerinin verdiği ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri ile kanunda tek tek sayılan bağlantılı kararlar (infaz, erteleme, hak yoksunluğu gibi) kaydedilir (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4/1). İddianamenin kabulü de beraat kararı da bu listede yer almaz. Kovuşturma sürerken sanık hakkındaki dosyanın durumu savcılık ve mahkeme kayıtlarından izlenir; bu konu savcılık dosya sorgulama yazısında anlatılmıştır.
8. Kovuşturma ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Farkı
Kovuşturma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar isim benzerliğine rağmen zıt anlamlara gelir. Kovuşturma, dosyanın mahkemeye geçtiği yargılama evresidir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ise soruşturma sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinde veya kovuşturma olanağı bulunmadığında Cumhuriyet savcısının verdiği karardır (CMK m.172/1). Bu kararla iddianame düzenlenmez, dosya mahkemeye gitmez ve kovuşturma evresi hiç başlamaz.
“Kovuşturmaya yer yok”, “kovuşturmaya gerek yok” veya kısaca takipsizlik olarak anılan karar suçtan zarar gören kişiye ve önceden ifadesi alınmış ya da sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir; kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir (CMK m.172/1). Bir bildirimde “kovuşturma” sözcüğü geçtiğinde dosyanın hangi aşamada olduğunu anlamak için bu ayrım gereklidir: “kovuşturma evresi başladı” ifadesi dava açıldığını, “kovuşturmaya yer olmadığına” ifadesi dava açılmadığını gösterir.
Ceza muhakemesinin taraflarına ilişkin terimler sanık ne demek, müşteki ne demek ve kamu davası nedir yazılarında anlatılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde yayımlanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kovuşturma ne demek, kısaca?
Kovuşturma, ceza davasının mahkeme önünde görülen evresidir. Savcının düzenlediği iddianame mahkemece kabul edildiğinde başlar ve hükmün kesinleşmesine kadar sürer. Bu evrede dosyayı mahkeme yürütür, şüpheli sanık sıfatını alır ve yargılama kural olarak herkese açık duruşmalarla yapılır (CMK m.2/1-f, m.175/1).
Kovuşturma aşamasına geçildi ne demek?
Kovuşturma aşamasına geçilmesi, savcının iddianame düzenlediği ve mahkemenin bu iddianameyi kabul ettiği anlamına gelir. İddianamenin kabulüyle kamu davası açılmış olur. Mahkeme bundan sonra duruşma gününü belirler, iddianameyi çağrı kâğıdıyla birlikte sanığa tebliğ eder ve duruşmada bulunması gereken kişileri çağırır (CMK m.175/1-2, m.176/1).
Soruşturma ile kovuşturma arasındaki fark nedir?
Soruşturma, suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar savcılığın yürüttüğü evredir ve usul işlemleri kural olarak gizlidir. Kovuşturma ise iddianamenin kabulünden hükmün kesinleşmesine kadar mahkemenin yürüttüğü evredir ve duruşma herkese açıktır. Kişi soruşturmada şüpheli, kovuşturmada sanık olarak anılır (CMK m.2/1-a, b, e, f; m.157; m.182/1).
Kovuşturma ne kadar sürer?
Kovuşturma evresi için kanunda sabit bir süre yoktur. Evre, hükmün istinaf ve temyiz yollarından geçerek kesinleşmesiyle biter. Dış sınır dava zamanaşımıdır: süre dolarsa kamu davası düşer. İddianamenin düzenlenmesi zamanaşımını keser, ancak kesilmeyle süre kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzayabilir (TCK m.66/1, m.67/2-c, m.67/4).
Kovuşturmayı kim yapar?
Kovuşturmayı iddianameyi kabul eden ceza mahkemesi yürütür; savcı bu evrede duruşmaya katılır ama dosyayı yönetmez. On yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar ve kanunda sayılan bazı suçlar ağır ceza mahkemesinde, diğerleri asliye ceza mahkemesinde görülür. Sulh ceza hâkimliği soruşturma evresinde görev yapar (5235 sayılı Kanun m.10-12).
Kovuşturma aşamasında ifade alınır mı?
Hayır. İfade alma, şüphelinin soruşturma evresinde kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından dinlenmesidir. Kovuşturma evresinde sanık mahkeme tarafından dinlenir ve buna sorgu denir. Duruşmada sanığa önce susma hakkı ve kanundaki diğer hakları bildirilir, açıklama yapmaya hazır olduğunu söylerse sorgusu yapılır (CMK m.2/1-g, h; m.191/3).
Kovuşturma evresinde tutukluluk süresi ne kadardır?
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok iki yıldır; uzatma toplam üç yılı, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda ve TCK'nın kanunda gösterilen bazı bölümlerindeki suçlarda beş yılı geçemez. Mahkeme tutukluluğun devamını her oturumda değerlendirir (CMK m.102/1-2, m.108/3).
Kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilirse ne olur?
Kovuşturması şikâyete bağlı bir suçta suçtan zarar gören kişi şikâyetinden vazgeçerse, kanunda aksi yazılı değilse dava düşer. Vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bundan etkilenmez; iştirak hâlindeki sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar. Hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazını engellemez (TCK m.73/4-6).
Kovuşturma adli sicile işler mi?
Kovuşturmanın başlaması adli sicile kaydedilmez. Adli sicile Türk mahkemelerinin verdiği ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri ile bunların infazına ilişkin kanunda sayılan kararlar kaydedilir. Kovuşturma beraatle biterse, beraat kararı kanunun adli sicile kaydedilecek kararlar listesinde yer almaz (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m.4/1).
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kovuşturma mıdır?
Hayır, tam tersidir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma sonunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil bulunamadığında veya kovuşturma olanağı olmadığında Cumhuriyet savcısının verdiği karardır. Bu kararla dosya mahkemeye gitmez ve kovuşturma evresi hiç başlamaz. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir (CMK m.172/1).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler