Olası kast ve bilinçli taksir, failin suçun neticesini öngördüğü iki kusurluluk hâlidir. Olası kastta kişi neticenin gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işler ve kasıtlı suçtan sorumlu olur (TCK m.21/2). Bilinçli taksirde kişi öngördüğü neticeyi istemez, gerçekleşmeyeceğine güvenir ve taksirli suçtan sorumlu olur (TCK m.22/3). Olası kast ile bilinçli taksiri ayıran şey, failin öngördüğü neticeye karşı tutumudur.
Bu yazı, trafik kazası, silahla yaralama veya iş kazası gibi bir olayda şüpheli, sanık ya da mağdur olan ve fiilin olası kast mı bilinçli taksir mi sayılacağını, bu nitelendirmenin cezayı, görevli mahkemeyi ve şikâyet şartını nasıl değiştirdiğini öğrenmek isteyen kişi için Türk Ceza Kanunu’nun 21. ve 22. maddelerini karşılaştırır.
1. Olası Kast ve Bilinçli Taksir: Öne Çıkanlar
- Olası kast ile bilinçli taksirde fail neticeyi iki hâlde de öngörür; bilinçli taksir ayrıca neticenin istenmemesini arar (TCK m.21/2, m.22/3).
- Olası kast bir kast türüdür: müebbet hapis gerektiren suçta yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis verilir, diğer suçlarda temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK m.21/2).
- Bilinçli taksir bir taksir türüdür: taksirli suçun cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3).
- Bilinçli taksir yalnız kanunun taksirli hâlini düzenlediği suçlarda mümkündür (TCK m.22/1).
- Bilinçli taksirle verilen uzun süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilemez (TCK m.50/4).
- Olası kastla öldürme davasına ağır ceza mahkemesi, taksirle öldürmenin temel hâline asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11, m.12; TCK m.81, m.85/1).
2. Olası Kast Nedir? (TCK 21/2)
Olası kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesidir (TCK m.21/2). Olası kastta fail neticeyi kesin olarak değil, muhtemel olarak görür ve bu ihtimale rağmen hareket eder. Olası kast, kastın bir türüdür; fail kasıtlı suçtan sorumlu olur, ancak ceza doğrudan kasta göre indirilir.
Kast, Türk Ceza Kanunu’nda suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanır ve suçun oluşması kural olarak kastın varlığına bağlıdır (TCK m.21/1). Olası kast bu tanımın içinde ayrı bir fıkrada düzenlenir. Olası kastın kanuni tanımında “istenerek” unsuru yer almaz; madde yalnız unsurların gerçekleşebileceğinin öngörülmesini ve buna rağmen fiilin işlenmesini arar (TCK m.21/2).
Olası kast için hukuk dilinde kullanılan “olursa olsun” ifadesi ve “kabullenme” ölçütü kanun metninde geçmez. Bu ifadeler, TCK 21/2’nin aradığı iki unsurun (neticeyi öngörme ve buna rağmen fiili işleme) failin iç tutumunda nasıl göründüğünü anlatmak için kullanılır. Fail neticeyi öngörmüş, gerçekleşmemesi için bir şey yapmamış ve ihtimali göze alarak hareket etmişse olası kast tartışılır. Örneğin kalabalık bir düğünde birine isabet ihtimalini bilerek havaya ateş etmeye devam eden kişi bakımından olası kast tartışılır; diğer varsayımsal örnekler aşağıdaki örnekler bölümündeki tablodadır.
2.1. Olası Kast ile Doğrudan Kast Farkı
Olası kast ile doğrudan kast arasındaki fark, failin neticeye ilişkin bilgisi ve iradesindedir. Doğrudan kastta fail suçun unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirir (TCK m.21/1). Olası kastta fail unsurların gerçekleşebileceğini öngörür ama bunu hedeflemez; muhtemel neticeye rağmen fiili işler (TCK m.21/2).
Bu ayrım cezayı doğrudan değiştirir. Doğrudan kastla işlenen suçta kanunun o suç için öngördüğü ceza uygulanır. Aynı suç olası kastla işlenmişse TCK 21/2’deki indirimli rejim devreye girer. Kasten öldürmede doğrudan kastın cezası müebbet hapistir (TCK m.81); olası kastla öldürmede ise yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.21/2).
2.2. Olası Kast Cezası Ne Kadar?
Olası kast cezası, işlenen suçun kanunda öngörülen cezasına göre üç kademede belirlenir (TCK m.21/2):
| Suçun kanundaki cezası | Olası kast hâlinde uygulanacak ceza |
|---|---|
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | Müebbet hapis |
| Müebbet hapis | Yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis |
| Diğer suçlar | Temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir |
Olası kast cezası, doğrudan kasta göre hafifletici bir düzenlemedir. Nitelikli kasten öldürme ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektirir (TCK m.82/1); bu suç olası kastla işlenmişse müebbet hapis cezasına hükmolunur (TCK m.21/2). Kasten yaralama gibi süreli hapis öngören suçlarda ise önce temel ceza belirlenir, ardından üçte birden yarısına kadar indirim yapılır. Olası kastın hafifletici etkisi yalnız doğrudan kasta göredir: fail yine kasıtlı suçtan sorumlu olduğu için olası kast, taksire göre hafifletici bir hâl değildir.
3. Bilinçli Taksir Nedir? (TCK 22/3)
Bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesidir (TCK m.22/3). Bilinçli taksirde fail sonucu öngörmüştür, fakat gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket eder. Bilinçli taksir bir taksir türüdür; fail taksirli suçtan sorumlu olur ve taksirli suçun cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.
Taksirin genel tanımı, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.22/2). Bilinçli taksir bu tanımdan tek noktada ayrılır: netice öngörülmüştür. Kanun bu hâli ayrı bir fıkrada düzenler ve neticenin istenmemesi şartını açıkça yazar (TCK m.22/3).
Bilinçli taksir yalnız kanunun taksirli hâlini açıkça düzenlediği suçlarda söz konusu olabilir, çünkü taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1). Taksirle öldürme ve taksirle yaralama bu suçlara örnektir (TCK m.85, m.89). Taksirli hâli düzenlenmemiş bir suçta fail neticeyi öngörüp istememişse bilinçli taksirden cezalandırılamaz.
3.1. Bilinçli Taksirin Şartları Nelerdir?
Bilinçli taksirin şartları, TCK 22’nin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarından birlikte okunur. Bir olayın bilinçli taksir sayılabilmesi için şu dört unsurun birlikte bulunması gerekir:
- Taksirli hâlin kanunda düzenlenmesi: İşlenen suçun taksirle işlenebileceği kanunda açıkça belirtilmiş olmalıdır (TCK m.22/1).
- Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık: Fail, uyması gereken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmalıdır (TCK m.22/2).
- Neticenin öngörülmesi: Fail, davranışının suçun kanuni tanımındaki neticeye yol açabileceğini öngörmüş olmalıdır (TCK m.22/3).
- Neticenin istenmemesi: Fail öngördüğü neticeyi istememeli, buna karşın netice meydana gelmiş olmalıdır (TCK m.22/3).
3.2. Bilinçli Taksir Cezası Ne Kadar Artırılır?
Bilinçli taksir cezası, işlenen taksirli suçun kanundaki cezasının üçte birden yarısına kadar artırılmasıyla belirlenir (TCK m.22/3). Artırım suçun kendi ceza aralığı üzerinden yapılır. Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.85/1); fiil bilinçli taksirle işlenmişse bu ceza üzerinden artırım uygulanır. Birden fazla kişinin ölümüne ya da ölümle birlikte yaralanmaya neden olan fiilde temel aralık iki yıldan on beş yıla kadardır (TCK m.85/2) ve artırım bu aralık üzerinden yapılır.
Taksirle işlenen suçtan verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir; birden fazla kişinin taksirle işlediği suçta her failin cezası kendi kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir (TCK m.22/4, m.22/5). Bilinçli taksir artırımı bu kusur değerlendirmesinden ayrı bir sonuçtur. Temel cezanın nasıl belirlendiği TCK 61 cezanın belirlenmesi yazısında anlatılmıştır.
3.3. Bilinçli Taksir ile Bilinçsiz (Basit) Taksir Farkı
Bilinçli taksir ile bilinçsiz (basit) taksir arasındaki fark, neticenin öngörülüp öngörülmediğidir. Basit (bilinçsiz) taksirde kişi neticeyi öngörmez (TCK m.22/2); bilinçli taksirde öngörür ama gerçekleşmesini istemez (TCK m.22/3). Bu ayrım yalnız artırımı değil, adli para cezasına çevirme, şikâyet şartı ve cezasızlık hâlini de etkiler. Taksirin türleri ve bu dört sonuç taksir ne demek yazısında fıkra fıkra ele alınmıştır.
4. Olası Kast ile Bilinçli Taksir Arasındaki Fark
Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki fark, failin öngördüğü neticeye karşı tutumundadır. İki hâlde de netice öngörülür. Bilinçli taksir, neticenin istenmemesini ve failin gerçekleşmeyeceğine güvenmesini gerektirir (TCK m.22/3). Olası kastta ise fail neticenin gerçekleşme ihtimalini göze alarak fiili işler (TCK m.21/2). Bu tutum farkı, sorumluluğun kasıtlı suç mu taksirli suç mu üzerinden kurulacağını belirler.
Kanun metnindeki ayırıcı unsur, TCK 22/3’teki “istememesine karşın” ibaresidir. TCK 21/2 olası kast için neticenin istenmemesinden söz etmez; yalnız öngörmeye rağmen fiilin işlenmesini arar. Bu nedenle neticeyi öngören kişi, neticeyi istemediği ve gerçekleşmeyeceğine güvendiği sürece bilinçli taksirle hareket etmiş olur. Neticenin gerçekleşebileceğini bildiği hâlde bu ihtimale kayıtsız kalarak hareket eden kişi ise olası kastla hareket etmiş sayılır.
| Ölçüt | Olası kast | Bilinçli taksir |
|---|---|---|
| Kusurluluk türü | Kast (TCK m.21/2) | Taksir (TCK m.22/3) |
| Netice öngörüldü mü? | Evet, gerçekleşebileceği öngörüldü | Evet, öngörüldü |
| Failin tutumu | Neticenin gerçekleşme ihtimalini göze alır | Neticeyi istemez, gerçekleşmeyeceğine güvenir |
| Hangi suçlarda mümkün? | Kasten işlenebilen suçlarda | Yalnız taksirli hâli kanunda düzenlenen suçlarda (TCK m.22/1) |
| Cezaya etkisi | Kasıtlı suç cezası indirilir | Taksirli suç cezası artırılır |
| Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi | Yalnız kısa süreli hapiste (TCK m.49/2, m.50/1) | Uzun süreli hapiste TCK 50/4 imkânı yok |
4.1. Olası Kast mı Daha Ağır, Bilinçli Taksir mi?
Olası kast, bilinçli taksirden daha ağırdır. Olası kastta fail kasıtlı suçtan sorumlu olur ve kanun yalnız doğrudan kasta göre indirim yapar (TCK m.21/2). Bilinçli taksirde fail taksirli suçtan sorumlu olur; artırım yapılsa bile ceza taksirli suçun aralığından hesaplanır (TCK m.22/3).
Ölümle sonuçlanan bir olayda fark şöyle görünür. Fiil olası kastla işlenmişse sorumluluk kasten öldürme üzerinden kurulur ve yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.81, m.21/2). Aynı olay bilinçli taksir sayılırsa sorumluluk taksirle öldürme üzerinden kurulur ve iki yıldan altı yıla kadar öngörülen hapis cezası üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.85/1, m.22/3). Nitelendirme bu yüzden cezanın hem türünü hem miktarını değiştirir.
4.2. Olası Kast ile Bilinçli Taksir Nasıl Ayırt Edilir?
Olası kast ile bilinçli taksir, failin olay anındaki iç tutumunu gösteren dış olgulardan hareketle ayırt edilir. İç tutum doğrudan gözlenemediği için olayın somut koşulları incelenir. Kanun bu olguları saymaz; aşağıdaki sorular TCK 21/2 ve 22/3’teki unsurların (öngörme, istememe, gerçekleşmeyeceğine güvenme) somut olayda var olup olmadığını tartışmak için kullanılır:
- Neticeyi önlemeye yönelik davranış: Fail neticenin gerçekleşmemesi için fren, manevra, uyarı veya güvenlik önlemi gibi bir davranışta bulunmuş mu? Bu tür bir davranış, neticenin istenmediğini ve gerçekleşmeyeceğine güvenildiğini gösterebilir.
- Neticenin ihtimal derecesi: Failin hareketi neticeyi yalnız mümkün mü kılıyordu, yoksa neredeyse kaçınılmaz hâle mi getiriyordu? İhtimal yükseldikçe failin gerçekleşmeyeceğine güvendiğini savunması güçleşir.
- Failin güvendiği etken: Fail kendi becerisine, tecrübesine veya çevre koşullarına mı güvenmiş, yoksa sonuca kayıtsız mı kalmış? Güven duygusu bilinçli taksirin, kayıtsızlık olası kastın göstergesi olarak tartışılır.
- Olay sonrası davranış: Fail neticeden sonra yardım çağırmış, müdahale etmiş veya olay yerinden uzaklaşmış olabilir. Bu davranışlar olay anındaki tutum hakkında ipucu verebilir, ancak tek başına belirleyici sayılmaz.
Bu soruların hiçbiri tek başına sonucu belirlemez. Aynı davranış, yol, saat, kalabalık ve failin durumu gibi koşullara göre farklı değerlendirilebilir. Nitelendirmeyi yapan mahkemedir ve değerlendirme her dosyanın delillerine göre ayrı ayrı yapılır.
5. Olası Kast ve Bilinçli Taksir Örnekleri
Olası kast ve bilinçli taksir örnekleri, aynı dış görünüşteki olayın failin tutumuna göre iki farklı kusurluluk hâline girebildiğini gösterir. Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır; gerçek bir dosyada sonuç delillere ve olayın ayrıntısına göre değişir.
| Varsayımsal olay | Olası kast yönünde tartışılan olgu | Bilinçli taksir yönünde tartışılan olgu |
|---|---|---|
| Kalabalık bir düğünde havaya ateş etmek | Kalabalıkta birine isabet ihtimalini bilerek ateşe devam etmek | Boş alana yönelik ateş edildiğine ve kimseye isabet etmeyeceğine güvenmek |
| Hedeflenen kişiye, yanında başkaları varken ateş etmek | Yanındakilerin vurulabileceğini bilerek ateş etmek | Yanındakilere isabet etmeyeceğine güvenerek ateş etmek |
| Kırmızı ışıkta hızla kavşağa girmek | Kavşaktaki yayalara çarpma ihtimaline kayıtsız kalmak | Boş olduğunu düşündüğü kavşaktan kaza olmadan geçeceğine güvenmek |
| Alkollü araç kullanırken kaza yapmak | Kazanın ihtimalini göze alarak sürmeye devam etmek | Sürüş becerisine güvenerek kaza olmayacağını düşünmek |
5.1. Alkollü Araç Kullanmak Olası Kast mıdır?
Alkollü araç kullanmak tek başına olası kast sayılmaz. Kanun olası kastı da bilinçli taksiri de alkol derecesine veya belirli bir promil sınırına bağlamaz; iki maddede de ölçüt, failin neticeyi öngörmesi ve neticeye karşı tutumudur (TCK m.21/2, m.22/3). Alkollü araç kullanmanın trafik cezası bakımından sonuçları ayrıdır ve alkollü araç kullanma cezası yazısında anlatılmıştır.
Alkol, hız, ters yöne girme veya kırmızı ışıkta geçme gibi olgular, failin neticeyi öngörüp öngörmediğini ve göze alıp almadığını gösteren deliller olarak değerlendirilir. Bu ihlallerin ağır olması, nitelendirmeyi kendiliğinden olası kasta çevirmez. Kural ihlali bilinçli olsa bile fail neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenmişse bilinçli taksir gündeme gelir (TCK m.22/3).
6. Olası Kastla Öldürme ve Bilinçli Taksirle Ölüme Neden Olma Cezası
Olası kastla öldürme ile bilinçli taksirle ölüme neden olma, ölümle sonuçlanan aynı olayın iki farklı nitelendirmesidir. Olası kastla öldürmede sorumluluk kasten öldürme suçu üzerinden kurulur; kasten öldürmenin cezası müebbet hapis olduğu için olası kastta yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.81, m.21/2). Kasten öldürmenin nitelikli hâllerinde ceza ağırlaştırılmış müebbet hapistir; bu hâllerde olası kast müebbet hapis cezasına yol açar (TCK m.82/1, m.21/2). Suçun unsurları ve nitelikli hâlleri kasten öldürme suçu ve nitelikli kasten öldürme yazılarında ayrıca anlatılmıştır.
Bilinçli taksirle ölüme neden olmada sorumluluk taksirle öldürme suçu üzerinden kurulur. Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; birden fazla kişinin ölümünde veya ölümle birlikte yaralanmada ceza iki yıldan on beş yıla kadardır (TCK m.85/1, m.85/2). Fiil bilinçli taksirle işlenmişse bu cezalar üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3). Taksirle öldürmenin diğer koşulları taksirle öldürme (TCK 85) yazısında ele alınmıştır.
6.1. Olası Kast ile Bilinçli Taksir Ayrımı Görevli Mahkemeyi Değiştirir
Olası kast ile bilinçli taksir ayrımı, davaya hangi mahkemenin bakacağını da değiştirebilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarla ilgili davalara ağır ceza mahkemeleri bakar (5235 sayılı Kanun m.12). Kasten öldürme müebbet hapis gerektirdiği için olası kastla öldürme iddiasıyla açılan dava ağır ceza mahkemesinde görülür (TCK m.81).
Taksirle öldürmenin temel hâli iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.85/1). Ağır ceza ve sulh ceza görevleri dışında kalan davalara asliye ceza mahkemeleri bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Birden fazla kişinin ölümüne neden olan taksirli fiilde ise cezanın üst sınırı on beş yıldır (TCK m.85/2) ve bu dava ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer (5235 sayılı Kanun m.12). İki mahkemenin görev alanı ağır ceza mahkemesi ve asliye ceza mahkemesi yazılarında ayrıca açıklanmıştır.
7. Olası Kastla Yaralama ve Bilinçli Taksirle Yaralama
Olası kastla yaralama ile bilinçli taksirle yaralama arasındaki fark, ölüm olaylarındaki farkla aynı unsura dayanır. Olası kastla yaralamada sorumluluk kasten yaralama suçu üzerinden kurulur ve kasten yaralamanın temel cezası üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK m.21/2). Kasten yaralamanın güncel cezaları ve nitelikli hâlleri kasten yaralama suçu ve cezası yazısında anlatılmıştır.
Bilinçli taksirle yaralamada sorumluluk taksirle yaralama üzerinden kurulur. Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m.89/1). Kemik kırılması veya yaşamı tehlikeye sokan durum gibi ağır sonuçlarda bu ceza yarısı oranında, iyileşmesi olanağı bulunmayan hastalık gibi daha ağır sonuçlarda bir kat artırılır (TCK m.89/2, m.89/3). Bilinçli taksir hâlinde ayrıca TCK 22/3 artırımı uygulanır. Ayrıntılar taksirle yaralama suçu yazısındadır.
7.1. Olası Kast ve Taksir: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suç
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçta fail, kastettiğinden daha ağır veya başka bir neticeden ancak o netice bakımından en azından taksirle hareket etmişse sorumlu tutulur (TCK m.23/1). Örneğin kasten yaralama fiili ölüme yol açmışsa, ölüm neticesi bakımından failin kusurluluğu ayrıca değerlendirilir. Ölüm bakımından olası kast varsa sorumluluk kasten öldürme üzerinden kurulur (TCK m.81, m.21/2). Ölüm bakımından en azından taksir varsa kanun, kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmesini ayrıca cezalandırır ve kasten yaralamanın temel ve nitelikli hâllerine göre ayrı ceza aralıkları öngörür (TCK m.87/4). Bu ayrım neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama yazısında ele alınmıştır.
8. Bilinçli Taksirin Diğer Sonuçları: Adli Para Cezası, Şikâyet ve Cezasızlık
Bilinçli taksirin sonuçları ceza artırımıyla sınırlı değildir; kanun üç ayrı hükümde bilinçli taksiri basit taksirden farklı düzenler. Bu farklar olası kast ile bilinçli taksir ayrımından sonra ikinci bir soruyu, bilinçli taksir ile basit taksir ayrımını da önemli kılar.
- Adli para cezasına çevirme: Taksirli suçtan verilen hapis cezası uzun süreli olsa bile diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebilir; bu hüküm bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz (TCK m.50/4). Bilinçli taksirde çevirme yalnız genel kurala göre, bir yıl veya daha az süreli hapis cezası için mümkündür (TCK m.49/2, m.50/1). Çevirmenin hesabı adli para cezası yazısında anlatılmıştır.
- Taksirle yaralamada şikâyet: Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Birinci fıkra kapsamındaki yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaz (TCK m.89/5). Şikâyete bağlı hâlde vazgeçmenin sonuçları şikâyetten vazgeçme yazısındadır.
- Failin kendisinin mağdur olması: Taksirli hareketin neticesi münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyete yol açmışsa ceza verilmez. Bilinçli taksir hâlinde ise ceza verilir, yalnız yarıdan altıda bire kadar indirilebilir (TCK m.22/6).
Olası kastta bu üç hükmün hiçbiri uygulanmaz, çünkü üçü de taksirli suçlara ilişkindir. Olası kastla işlenen suçta hapis cezası yalnız kısa süreli ise seçenek yaptırıma çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1).
9. Olası Kastta Teşebbüs Olur mu?
Olası kastta teşebbüsün mümkün olup olmadığı kanun metninden açıkça çıkmaz. Kanun teşebbüsü, kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması olarak tanımlar (TCK m.35/1). Madde kastın türünü ayırmaz; olası kastı ne kapsamına alır ne de dışarıda bırakır.
Teşebbüs tanımındaki “işlemeyi kastettiği bir suç” ibaresi, failin belirli bir suça yönelmiş olmasını anlatır. Olası kastta ise fail neticeyi hedeflemez, yalnız gerçekleşme ihtimalini göze alır. Bu iki yapının nasıl birleşeceği somut olayda ayrıca tartışılır ve sonuç, failin hareketinin hangi neticeye yönelik olduğuna göre değişebilir. Teşebbüs hâlinde uygulanan cezalar ve teşebbüsün unsurları suça teşebbüs (TCK 35) yazısında anlatılmıştır.
Bilinçli taksirde ise teşebbüs söz konusu olmaz. Teşebbüs tanımı kastedilen bir suçu gerektirir (TCK m.35/1); bilinçli taksirde fail neticeyi istemez (TCK m.22/3).
10. Olası Kast ile Bilinçli Taksir Arasında Nitelendirme Değişirse Ne Olur?
Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki nitelendirme, soruşturmadan hükme kadar değişebilir ve bu değişiklik sanığın savunma hakkını doğrudan etkiler. Sanık, suçun hukuki niteliğinin değişmesinden önce haber verilip savunmasını yapabilecek hâle getirilmedikçe, iddianamede kanuni unsurları gösterilen suçun değindiği kanun hükmünden başkasıyla mahkûm edilemez (CMK m.226/1). İddianamede bilinçli taksirle ölüme neden olma yazılıyken mahkeme olası kastla öldürme üzerinden hüküm kurmak isterse, önce sanığa bu değişikliği bildirmesi gerekir.
Cezanın artırılmasını gerektiren hâller ilk defa duruşmada ortaya çıktığında da aynı kural uygulanır (CMK m.226/2). Basit taksir üzerinden açılan davada bilinçli taksir artırımının gündeme gelmesi bu kapsamdadır. Ek savunma verilmesini gerektiren hâllerde istem üzerine sanığa ek savunmasını hazırlaması için süre verilir ve bildirimler sanığa ve varsa müdafiye yapılır (CMK m.226/3, m.226/4). İddianamede hangi suçun ve hangi kusurluluk türünün yazıldığı iddianame nedir yazısında anlatılan unsurlardan okunur.
Nitelendirme tartışmasında savunma ve mağdur tarafı için şu işlemler öne çıkar:
- İddianamede fiilin hangi maddeye dayandırıldığı ve kusurluluk türünün (TCK m.21/2 mi, m.22/3 mü) hangisi olarak yazıldığı belirlenir.
- Failin neticeyi önlemeye yönelik davranışları, olay yerinin ve zamanın koşulları, tanık ve bilirkişi anlatımları, öngörme ve istememe unsurları bakımından ayrı ayrı değerlendirilir.
- Duruşmada nitelendirme değişikliği bildirilirse ek savunma için süre istenebilir (CMK m.226/3).
- Nitelendirmenin görevli mahkemeyi, adli para cezasına çevirme imkânını ve şikâyet şartını nasıl değiştirdiği ayrıca incelenir (5235 sayılı Kanun m.11, m.12; TCK m.50/4, m.89/5).
Sıkça Sorulan Sorular
Olası kast nedir?
Olası kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngördüğü hâlde fiili işlemesidir (TCK m.21/2). Fail neticeyi kesin değil muhtemel görür ve bu ihtimale rağmen hareket eder. Olası kast bir kast türüdür; fail kasıtlı suçtan sorumlu olur, ancak ceza doğrudan kasta göre indirilir.
Bilinçli taksir nedir?
Bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine rağmen neticenin meydana gelmesidir (TCK m.22/3). Fail sonucu öngörmüştür ama gerçekleşmeyeceğine güvenerek hareket eder. Bilinçli taksir bir taksir türüdür; fail taksirli suçtan sorumlu olur ve taksirli suçun cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.
Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki fark nedir?
Olası kast ile bilinçli taksirde netice iki hâlde de öngörülür. Fark, failin öngördüğü neticeye karşı tutumundadır. Bilinçli taksir neticenin istenmemesini arar ve fail gerçekleşmeyeceğine güvenir (TCK m.22/3). Olası kastta fail neticenin gerçekleşme ihtimalini göze alarak fiili işler (TCK m.21/2); sorumluluk kasıtlı suç üzerinden kurulur.
Olası kast mı daha ağır, bilinçli taksir mi?
Olası kast daha ağırdır. Olası kastta fail kasıtlı suçtan sorumlu olur; örneğin ölümle sonuçlanan olayda kasten öldürme üzerinden yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.81, m.21/2). Bilinçli taksirde ise taksirle öldürmenin iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası artırılarak uygulanır (TCK m.85/1, m.22/3).
Olası kast cezayı hafifletir mi?
Olası kast, doğrudan kasta göre cezayı hafifletir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarda müebbet hapis, müebbet hapis gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis verilir; diğer suçlarda temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK m.21/2). Taksire göre ise hafifletici değildir, çünkü fail kasıtlı suçtan sorumludur.
Bilinçli taksirde ceza ne kadar artırılır?
Bilinçli taksir hâlinde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3). Artırım, işlenen taksirli suçun kendi cezası üzerinden yapılır; örneğin taksirle öldürmede iki yıldan altı yıla kadar öngörülen hapis cezası esas alınır (TCK m.85/1). Basit taksirde böyle bir artırım yoktur ve ceza failin kusuruna göre belirlenir (TCK m.22/4).
Bilinçli taksir adli para cezasına çevrilir mi?
Taksirli suçtan verilen hapis cezası uzun süreli olsa bile diğer koşullar varsa adli para cezasına çevrilebilir; ancak bu imkân bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz (TCK m.50/4). Bilinçli taksirle verilen hapis cezası bu nedenle yalnız genel kurala göre, yani bir yıl veya daha az süreli ise seçenek yaptırıma çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1).
Bilinçli taksirin şartları nelerdir?
Bilinçli taksir için dört unsur birlikte aranır: işlenen suçun taksirli hâli kanunda açıkça düzenlenmiş olmalı (TCK m.22/1), fail dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmış olmalı (TCK m.22/2), neticeyi öngörmüş olmalı ve öngördüğü neticeyi istememesine karşın netice meydana gelmiş olmalıdır (TCK m.22/3).
Olası kastta teşebbüs olur mu?
Kanun teşebbüsü, kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması olarak tanımlar (TCK m.35/1). Madde kastın türünü ayırmaz ve olası kastı ayrıca anmaz. Olası kastla hareket eden kişinin teşebbüsten sorumlu tutulup tutulamayacağı lafızdan açıkça çıkmaz; somut olayda ayrıca tartışılır.
Alkollü araç kullanmak olası kast mıdır?
Alkollü araç kullanmak tek başına olası kast sayılmaz. Kanun ne olası kastı ne de bilinçli taksiri alkol derecesine bağlar; iki hâlde de ölçüt failin neticeyi öngörmesi ve neticeye karşı tutumudur (TCK m.21/2, m.22/3). Alkol, hız ve yol koşulları failin neticeyi göze alıp almadığını gösteren olgular olarak değerlendirilir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler