Dengede duran yassı taşlar

Aile Hukuku

Tedbir Nafakası Nedir? Şartları, Miktarı ve Süresi

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşin ve çocukların barınma ve geçimi için hâkimin aldığı geçici önlemdir. Tedbir nafakasının dayanağı Türk Medeni Kanunu m.169’dur: hâkim boşanma davası açılınca davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri talep olmasa da re’sen alır. Tedbir nafakası kusura bağlı değildir, kanunda sabit bir tutarı yoktur ve dava sona erince biter. Bu yazı, boşanma davası açmış ya da açmayı düşünen ve dava sürerken geçimini nasıl karşılayacağını soran eş için tedbir nafakasının şartlarını, miktarını, süresini ve ödenmediğinde başvurulacak yolları anlatır.

Tedbir nafakası yalnız boşanma davası içinde istenmez. Dava açmadan ayrı yaşayan eş TMK m.197’ye göre parasal katkı isteyebilir; aile içi şiddette koruma kararı veren hâkim de 6284 sayılı Kanun m.5/4’e göre tedbir nafakasına hükmedebilir. Üç yolun şartları farklıdır ve karıştırılmaları talebin reddine yol açabilir.

1. Tedbir Nafakası: Öne Çıkanlar

  • Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkimin davanın devamı süresince aldığı geçici önlemdir ve talep şartına bağlı değildir (TMK m.169).
  • Tedbir nafakasının kanunda tarifesi veya maaş yüzdesi yoktur; hâkim miktarı hukuka ve hakkaniyete göre takdir eder (TMK m.4, m.186/3).
  • Tedbir nafakası dava sona erince, kanun yoluna gidilmişse kural olarak kesinleşmeyle biter; eş için yoksulluk nafakası ayrıca istenir ve kusur eşiğine bağlıdır (TMK m.169, m.175; HMK m.350/2).
  • Boşanma davası açılmadan istenen katkıda eşin istemi ve ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayanması gerekir (TMK m.197/2).
  • 6284 sayılı Kanun, şiddet uygulayan kişi ailenin geçimini sağlıyorsa hâkime talep olmasa da tedbir nafakasına hükmetme yetkisi verir (6284 sayılı Kanun m.5/4).
  • Tedbir nafakası ödenmezse icra takibi yapılır; alacaklının şikâyeti üzerine borçlu hakkında üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir (İİK m.344).

2. Tedbir Nafakası Nedir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken hâkimin eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için aldığı geçici önlemin parasal biçimidir. Kanun “tedbir nafakası” adını TMK m.169’da kullanmaz; madde, hâkimin davanın devamı süresince özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alacağını söyler (Türk Medeni Kanunu m.169). Tedbir nafakası bu önlemlerden biridir.

Tedbir nafakasının maddi temeli, evlilik birliğinin dava sürerken hukuken devam etmesidir. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıklarıyla katılır ve bu yükümlülük boşanma kararı verilene kadar sürer (TMK m.186/3). Tedbir nafakası, ayrı yaşamaya başlayan eşler arasında bu katılma yükümlülüğünü paraya çevirir.

2.1. Tedbir Nafakasının Üç Kanuni Dayanağı: TMK 169, TMK 197 ve 6284

Tedbir nafakası üç ayrı hükme dayanarak istenebilir ve her birinin şartı farklıdır. Hangi hükmün uygulanacağı, boşanma davasının açılıp açılmadığına ve aile içi şiddet bulunup bulunmadığına göre belirlenir.

Boşanma davası içindeDava açmadan ayrı yaşamaAile içi şid­dette koruma kararı
DayanakTMK m.169TMK m.1976284 sayılı Kanun m.5/4
TalepAranmaz, hâkim re’sen alırEşin istemi şartTalep edil­mese dahi hük­me­di­le­bi­lir
Ek şartAçılmış boşanma veya ayrılık davasıAyrı yaşa­ma­nın haklı sebebe dayan­ması ya da diğer eşin haklı sebep­siz kaçın­masıŞiddet uygu­la­ya­nın ailenin geçi­mini sağ­la­ması veya katkıda bulun­ması; TMK’ya göre nafa­kaya hük­me­dil­me­miş olması
KusurŞart değilHaklı sebep ince­le­me­sine girerŞart değil

Boşanma davası içindeki yol en sık kullanılanıdır. Dava açılmadan ayrı yaşayan eşin TMK m.197 yolu ve şiddet mağdurunun 6284 sayılı Kanun yolu aşağıda ayrı başlıklarda anlatılır.

3. Tedbir Nafakası Şartları

Tedbir nafakası şartları, boşanma davası içinde tek bir olguya bağlıdır: açılmış bir boşanma veya ayrılık davası. TMK m.169 önlemi “boşanma veya ayrılık davası açılınca” doğan bir yükümlülük olarak kurar; ayrıca kusur, talep ya da isteyen eşin yoksulluğa düşmesi şartı saymaz. Ayrılık davası açılmışsa da aynı hüküm uygulanır; ayrılık davasının şartlarını ayrılık davası yazısı anlatır.

Tedbir nafakasının miktarını belirleyen ölçütler şart değildir; hâkimin takdirine yön verir. İsteyen eşin barınma ve geçim ihtiyacı, çocukların bakım ihtiyacı ve iki eşin gücü bu takdirde incelenir (TMK m.169, m.186/3). Anlaşmalı boşanmada da dava açılmış olduğundan m.169 uygulanır; anlaşmalı boşanmada boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu tarafların sunduğu düzenlemeyle belirlenir ve hâkim bu düzenlemeyi uygun bulmalıdır (TMK m.166/3). Anlaşmalı boşanmanın şartları için anlaşmalı boşanma yazısına bakabilirsiniz.

3.1. Tedbir Nafakası İçin Talep Şart mı?

Tedbir nafakası için talep şart değildir. TMK m.169 hâkimin geçici önlemleri “re’sen alır” der; bu ifade hâkime yalnız bir imkân tanımaz, önlemi alma yükümlülüğü yükler. Bazı kaynaklarda geçen “hâkim talep olmasa da karar verebilir” anlatımı, maddenin emredici lafzını daraltır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu hâkimi kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlar, ama hâkimin tarafların talebiyle bağlı olmadığını düzenleyen kanun hükümlerini saklı tutar (HMK m.26). TMK m.169 bu hükümlerden biridir. Buna rağmen dava dilekçesinde tedbir nafakasının ve istenen başlangıç tarihinin açıkça yazılması, hâkimin önlemi geciktirmeden almasını ve miktar tartışmasının belgelerle yürütülmesini kolaylaştırır.

3.2. Tedbir Nafakasında Kusurun Etkisi

Tedbir nafakasında kusur şart değildir. TMK m.169 hâkimin önlem alma yükümlülüğünü kusur koşuluna bağlamaz ve boşanma davası açıldığı anda eşlerden hangisinin kusurlu olduğu henüz belirlenmemiştir. Bu yüzden boşanma davasında kusurlu bulunma ihtimali olan eş de tedbir nafakası isteyebilir.

Kusur, boşanmadan sonraki yoksulluk nafakasında ölçüttür. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m.175). Tedbir nafakası ile yoksulluk nafakasının bu farkı, dava sonunda kusurlu bulunan eşin tedbir nafakasını alıp boşanmadan sonra nafaka alamaması sonucunu doğurabilir.

3.3. Tedbir Nafakası Çalışan Eşe Verilir mi?

Tedbir nafakası çalışan eşe de verilebilir. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılır (TMK m.186/3); bu ölçü, geliri olan eşin payını azaltır ama kendiliğinden sıfırlamaz. Çalışan eşin maaşı, hâkimin miktarı hakkaniyete göre belirlerken dikkate aldığı olgulardan biridir (TMK m.4).

Tedbir nafakası kadına özgü değildir. TMK m.169 ve m.186 “eşler” der; geliri daha düşük olan koca da tedbir nafakası isteyebilir.

4. Tedbir Nafakası Kimlere Verilir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davasının tarafı olan eşe ve eşlerin çocuklarına verilir. TMK m.169 önlem alanlarını sayarken eşlerin barınmasını ve geçimini, çocukların bakımını ve korunmasını ayrı ayrı anar.

Tedbir nafakası evi terk eden eşe de verilebilir. Boşanma davası içindeki m.169 yolunda evden kimin ayrıldığı bir şart değildir; terk olgusu kusur tartışmasına ve boşanma sebebine ilişkin bir iddiadır ve dava sonunda değerlendirilir. Dava açılmadan istenen m.197 katkısında ise ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayanması gerektiği için evden ayrılan eşin ayrılma sebebini ispat etmesi gerekir.

Boşanmadan sonra çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü devam eder. Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Bu katılım iştirak nafakası adıyla anılır.

5. Tedbir Nafakası Ne Kadar, Nasıl Hesaplanır?

Tedbir nafakasının kanunda sabit bir tutarı, tarifesi, maaş yüzdesi veya hesaplama formülü yoktur. Kanun hâkimin takdir yetkisi bulunan konularda hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceğini söyler (TMK m.4). “Tedbir nafakası maaşın dörtte biridir” gibi oranlar kanunda yer almaz. İcra takibinde maaşın dörtte birine ilişkin kural, haczedilecek miktarın alt sınırını düzenler ve tedbir nafakasının miktarını belirlemez (İİK m.83).

Tedbir nafakasının miktarı hâkimin takdirindedir ve takdirde şu olgular incelenir:

  • İsteyen eşin ihtiyacı: Barınma ve geçim giderleri, TMK m.169’un saydığı önlem alanlarıdır.
  • Çocukların ihtiyacı: Çocuğun bakım, sağlık ve eğitim giderleri, m.169’daki “çocukların bakım ve korunması” alanına girer.
  • İki eşin gücü: Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katıldığından, iki tarafın geliri, malvarlığı ve zorunlu giderleri birlikte değerlendirilir (TMK m.186/3).
  • Hakkaniyet: Hâkim bu olguları somut dosyanın koşullarına göre tartar (TMK m.4).

Tedbir nafakasının ne kadar olacağı bu yüzden dosyada sunulan belgelere bağlıdır. Maaş bordrosu, kira sözleşmesi, kredi ödemeleri, çocuğun okul ve sağlık giderleri ve karşı tarafın gelirine ilişkin bilgiler miktar tartışmasının dayanağıdır. İnternetteki nafaka hesaplama araçları kullanıcıya bir fikir verebilir ama mahkemeyi bağlamaz; bu sitedeki hesaplama aracı da aynı sınırla çalışır.

Tedbir nafakasının en fazla veya en az ne kadar olabileceğine ilişkin kanuni bir sınır da yoktur. Boşanma sonrasında nafakanın ileriki yıllarda ne kadar ödeneceğini hâkimin karara bağlayabileceğini söyleyen hüküm, irat biçimindeki yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası içindir (TMK m.176/5, m.182/4); tedbir nafakası için benzer bir hüküm bulunmaz.

6. Tedbir Nafakası Ne Zaman Başlar, Ne Zaman Biter?

Tedbir nafakası boşanma veya ayrılık davası açılınca doğar ve davanın devamı süresince devam eder (TMK m.169). Kanun ayrı bir başlangıç tarihi yazmaz; önlemin kapsadığı dönemi dava açılmasına ve davanın süresine bağlar. Ödemenin hangi tarihten itibaren yapılacağı hâkimin kararında gösterilir.

Başlangıç tarihi konusunda taleple bağlılık önemlidir. Hâkim m.169 kapsamında talep olmadan önlem almakla yükümlüdür; ama taraf belirli bir tarihten itibaren nafaka istemişse hâkim kural olarak talep sonucundan fazlasına karar veremez (HMK m.26/1). Bazı kaynaklarda geçen “sonradan istenen tedbir nafakası talep tarihinden başlar” kuralı kanun lafzında yer almaz. Dava dilekçesinde tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren istenmesi bu tartışmayı baştan önler.

Tedbir nafakası dava sona erince biter. Önlem “davanın devamı süresince gerekli olan” önlem olduğu için dava sona erdiğinde dayanağı da ortadan kalkar (TMK m.169). Boşanma kararına karşı kanun yoluna başvurulmuşsa dava kesinleşmemiştir; aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemediğinden (HMK m.350/2, m.367/2) tedbir nafakası kural olarak kesinleşmeye kadar sürer.

6.1. Tedbir Nafakası Yoksulluk Nafakasına Dönüşür mü?

Tedbir nafakası yoksulluk nafakasına kendiliğinden dönüşmez. Boşanmadan sonra eş için nafaka, yoksulluğa düşecek tarafın istemesi ve kusurunun daha ağır olmaması koşuluyla bağlanır (TMK m.175). Yoksulluk nafakası talep edilmemişse tedbir nafakası kesinleşmeyle sona erer ve yerine bir şey gelmez.

Çocuk için durum farklıdır: velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğü kanundan doğar (TMK m.182/3). Nafaka türlerinin karşılaştırması için nafaka türleri ve nasıl belirlendiği yazısına, boşanma sonrasında süresiz nafaka tartışması için süresiz nafaka yazısına bakabilirsiniz.

6.2. Tedbir Nafakası Boşanma Davası Reddedilirse Ne Olur?

Boşanma davası reddedilip bu karar kesinleşince tedbir nafakasının dayanağı olan dava da sona erer (TMK m.169). Eşler ayrı yaşamaya devam ediyorsa, geçim katkısı bundan sonra dava dışındaki TMK m.197 yoluyla, eşin istemi ve ayrı yaşamanın haklı sebebe dayanması şartıyla istenebilir.

7. Tedbir Nafakası Boşanma Davası Açılmadan İstenebilir mi?

Tedbir nafakası boşanma davası açılmadan da istenebilir, ama dayanak TMK m.169 değil m.197’dir. Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir (TMK m.197/1). Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m.197/2).

TMK m.197 yolu iki bakımdan m.169’dan ayrılır. Birincisi, hâkim yalnız eşin istemi üzerine karar verir. İkincisi, ayrı yaşamanın haklı bir sebebe dayandığı ispat edilmelidir; “anlaşamıyoruz” düzeyinde soyut bir beyan bu şartı karşılamaz. Ayrı yaşamayı gerektiren olayların tanık, mesaj, sağlık kaydı veya kolluk tutanağı gibi delillerle somutlaştırılması gerekir.

Kanun ikinci bir dayanak daha tanır. Eşlerden biri haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hâle gelmesi üzerine de aynı istemlerde bulunabilir (TMK m.197/3). Bu yolda istemde bulunan eşin kendi ayrılma sebebini değil, diğer eşin birlikte yaşamaktan kaçındığını veya ortak hayatın olanaksızlaştığını ortaya koyması gerekir. Ergin olmayan çocuklar varsa hâkim ana-baba ile çocuklar arasındaki ilişkiler için gerekli önlemleri de alır (TMK m.197/4).

Evlilik birliği sürerken eşlerden birinin istemi üzerine hâkim ailenin geçimi için her birinin yapacağı parasal katkıyı da belirleyebilir ve bu katkı geçmiş bir yıl ile gelecek yıllar için istenebilir (TMK m.196/1, m.196/3). Eşlerden biri birliğin giderlerine katılma yükümlülüğünü yerine getirmezse hâkim onun borçlularına, örneğin işverenine, ödemenin tamamını veya bir kısmını diğer eşe yapmalarını emredebilir (TMK m.198).

8. Tedbir Nafakası Koruma Kararıyla İstenebilir mi? (6284 Sayılı Kanun)

Tedbir nafakası adını kanun metninde açıkça kullanan hüküm 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’dur. Şiddet uygulayan kişi aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyor veya geçimine katkıda bulunuyorsa, TMK’ya göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (6284 sayılı Kanun m.5/4).

Bu yol boşanma davası açılmasına bağlı değildir. Koruma kararı veren hâkim, 6284’teki tedbirlerle birlikte TMK hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki konularında da karar verebilir (6284 sayılı Kanun m.5/3). Hangi tedbirlerin istenebileceğini ve başvurunun nereye yapılacağını koruma kararı yazısı anlatır.

9. Tedbir Nafakası Nasıl Alınır?

Tedbir nafakası boşanma davası içinde aile mahkemesinden istenir. Aile mahkemeleri TMK’nın aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Kanun m.4); TMK m.169 ve m.197 bu kitaptadır. Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).

Tedbir nafakası boşanma davasında şu sırayla istenir:

  1. Dava dilekçesinde tedbir nafakası, eş ve her çocuk için ayrı tutar ve dava tarihinden itibaren başlaması istenerek açıkça yazılır; hâkim talep olmadan da önlem almakla yükümlüdür (TMK m.169), ama yazılı talep başlangıç tarihi tartışmasını önler (HMK m.26).
  2. Dilekçeye isteyen eşin gelir ve giderlerini gösteren belgeler eklenir: maaş bordrosu, kira sözleşmesi, kredi ödemeleri, çocuğun okul ve sağlık giderleri.
  3. Karşı tarafın gelirine ve malvarlığına ilişkin bilinen olgular yazılır ve mahkemeden bu konuda araştırma yapılması istenir; miktar iki eşin gücüne göre belirlenir (TMK m.186/3).
  4. Dava sürerken koşullar önemli ölçüde değişirse, örneğin gelir kaybı veya çocuğun yeni bir gideri doğarsa, önlemin buna göre değiştirilmesi mahkemeden istenir.

Dava açılmadan TMK m.197 yoluna gidilecekse aynı belgelere ek olarak ayrı yaşamanın haklı sebebini gösteren deliller sunulur. Boşanma davasının genel akışı için boşanma davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.

10. Tedbir Nafakası Kararına İtiraz

Tedbir nafakası kararına itiraz eden eş, kararı veren mahkemeye gecikmeden gerekçeli bir dilekçeyle başvurmalı ve kendi gelir ve giderlerini belgelemelidir. Bu itirazın yolunu TMK m.169 ayrıca düzenlemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki bir hafta süreli itiraz, karşı taraf dinlenmeden verilmiş ihtiyati tedbir kararları için öngörülmüştür (HMK m.394); TMK m.169’daki geçici önlemin bu hükme tabi olup olmadığını kanun lafzı açıkça söylemez. Gecikmeden başvurma önerisi bu belirsizlikten doğar.

Tedbir nafakası, dava sona erdiğinde hükümle birlikte kanun yoluna taşınabilir. İstinaf ve temyiz başvurusu kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1, m.367/1). Aile hukukuna ilişkin kararlarda kesinleşme kuralını kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar yazısı anlatır.

11. Tedbir Nafakası Artırılabilir mi, Kaldırılabilir mi?

Tedbir nafakası dava sürerken koşullar değişirse artırılabilir, azaltılabilir veya kaldırılabilir. Dayanak TMK m.169’un kendisidir: hâkim davanın devamı süresince gerekli olan önlemleri almakla yükümlüdür, bu yüzden gereklilik değişince önlem de değişir. Artırma, azaltma veya kaldırma talebi boşanma davasına bakan mahkemeye yapılır.

TMK m.176’daki artırma ve azaltma kuralı ise boşanma sonrasına ilişkindir. O madde irat biçiminde ödenen maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyet gereği artırılabileceğini ya da azaltılabileceğini düzenler (TMK m.176/4). Boşanma sonrasındaki artırım davası için nafaka artırım davası yazısı ayrıca bilgi verir.

12. Tedbir Nafakası Ödenmezse Ne Olur?

Tedbir nafakası ödenmezse alacaklı eş icra takibi yapabilir ve borçlu hakkında tazyik hapsi isteyebilir. Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin uygulanmasına başlandıktan sonra borçlu ödeme yaparsa tahliye edilir (İİK m.344/1). Tazyik hapsi ödemeye zorlama aracıdır ve alacağın tahsili için icra takibi ayrıca yürütülür.

Borçlu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, tazyik hapsinin uygulanması ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak bu davanın sonuna bırakılabilir (İİK m.344/2). Ödenmeyen aylar biriktiğinde bunlar da takibe konu edilir; birikmiş tedbir nafakası için takip, dava sürerken de yapılabilir, çünkü istinaf ve temyiz nafaka kararının icrasını durdurmaz (HMK m.350/1, m.367/1).

Borçlunun emekli aylığı nafaka borcu için haczedilebilir. SGK’nın bağladığı gelir, aylık ve ödenekler kural olarak haczedilemez; nafaka borçları bu yasağın dışındadır (5510 sayılı Kanun m.93/1). Takip usulünün ayrıntıları için nafaka alacağının icra takibi yazısına bakabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Tedbir nafakası nedir?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşin ve çocukların geçimi için hâkimin aldığı geçici önlemdir. Hâkim davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri talep olmasa da re'sen alır (TMK m.169). Dava açılmadan ayrı yaşayan eş için TMK m.197, aile içi şiddette 6284 sayılı Kanun m.5/4 ayrı yollardır.

Tedbir nafakası şartları nelerdir?

Boşanma davası içinde tek şart açılmış bir boşanma veya ayrılık davasıdır; hâkim talep olmasa da önlem alır ve kusur aranmaz (TMK m.169). Dava açılmadan istenen katkıda ise eşin istemi ve birlikte yaşamaya ara vermenin haklı bir sebebe dayanması gerekir (TMK m.197/2). Miktarda iki eşin gücü dikkate alınır (TMK m.186/3).

Tedbir nafakası ne kadar olur?

Tedbir nafakasının kanunda sabit bir tutarı, tarifesi veya maaş yüzdesi yoktur. Hâkim miktarı hukuka ve hakkaniyete göre takdir eder (TMK m.4). Takdirde isteyen eşin ve çocukların barınma ve geçim ihtiyacı ile eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılma yükümlülüğü esas alınır (TMK m.169, m.186/3); gelir ve gider belgeleri bu yüzden önemlidir.

Tedbir nafakası ne zaman başlar?

TMK m.169'a göre önlem boşanma veya ayrılık davası açılınca doğar ve davanın devamı süresini kapsar; bu yüzden tedbir nafakasının kapsadığı dönem dava açılmasıyla başlar. Ödemenin hangi tarihten itibaren yapılacağı hâkimin kararında gösterilir. Taraf belirli bir başlangıç tarihi istemişse hâkim kural olarak talep sonucundan fazlasına karar veremez (HMK m.26/1).

Tedbir nafakası ne zaman biter, kaç ay sürer?

Tedbir nafakasının kanunda ay olarak bir süresi yoktur; davanın devamı süresince gerekli önlem olduğu için boşanma veya ayrılık davası sona erince biter (TMK m.169). Karara karşı kanun yoluna gidilmişse aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemediğinden kural olarak kesinleşmeye kadar sürer (HMK m.350/2, m.367/2). Boşanmadan sonra eş için yoksulluk nafakası ayrıca istenir (TMK m.175).

Boşanma davası açılmadan tedbir nafakası istenebilir mi?

İstenebilir, ama dayanak TMK m.197'dir ve hâkim bu yolda yalnız eşin istemi üzerine karar verir. Birlikte yaşamaya ara verilmesinin haklı bir sebebe dayanması gerekir; diğer eşin haklı sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksızlaşması da aynı istemin dayanağı olabilir (TMK m.197/2-3).

Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi?

TMK m.169 tedbir nafakasını kusur koşuluna bağlamaz; hâkim boşanma davası açılınca davanın devamı süresince gerekli geçici önlemleri alır. Kusur boşanma sonrasındaki yoksulluk nafakasında ölçüttür: orada isteyen eşin kusurunun daha ağır olmaması aranır (TMK m.175). Dava sürerken kusur henüz belirlenmediği için tedbir nafakasında aynı eşik uygulanmaz.

Çalışan kadın tedbir nafakası alabilir mi?

Çalışmak tedbir nafakasını tek başına ortadan kaldırmaz, çünkü eşler birliğin giderlerine güçleri oranında katılır ve bu yükümlülük dava sürerken devam eder (TMK m.186/3). Çalışan eşin geliri, hâkimin miktarı hakkaniyete göre takdirinde dikkate alınır (TMK m.4). Aynı kural çalışan kocanın talebi için de geçerlidir; kanun cinsiyet ayrımı yapmaz.

Tedbir nafakası ödenmezse ne olur?

Tedbir nafakası kararı icra takibine konulabilir; ödenmeyen aylar için takip yapılır. Nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir ve borçlu ödeme yapınca tahliye edilir (İİK m.344). SGK'dan alınan emekli aylığı nafaka borcu için haczedilebilir (5510 sayılı Kanun m.93).

Tedbir nafakası yoksulluk nafakasına dönüşür mü?

Kendiliğinden dönüşmez. Tedbir nafakası dava süresince alınan geçici önlemdir (TMK m.169). Boşanmadan sonra eş için nafaka ancak yoksulluğa düşecek tarafın istemesiyle ve kusurunun daha ağır olmaması koşuluyla bağlanır (TMK m.175). Bu yüzden yoksulluk nafakası boşanma davasında ayrıca talep edilmelidir; talep yoksa tedbir nafakası kesinleşmeyle sona erer.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp