İçindekiler 13
- Kısa Cevap
- Merkez Nerede: Resmî Kayıt “KIRKLARELİ” Adıyla Tutulur
- Pehlivanköy ile Binkılıç Karıştırılmamalıdır
- Telefon: Numara Merkezin Değil, İl Müdürlüğünündür
- Kabul ve Barınma Merkezi Olarak Yapıldı, Geri Gönderme Merkezine Dönüştürüldü
- Kapasite ile Fiilî Mevcut Arasındaki Fark
- Nakil Zinciri: Her Merkez Yeni Bir Sulh Ceza Hâkimliği Demektir
- Sınır Dışı Kararının İptali Hangi İdare Mahkemesinde Açılır?
- Dürüst Sınır: Kırklareli Valiliğinin Kararında Yetkili Mahkeme Teyit Edilmelidir
- Tutulma Sebebini Bilmeyen Kişi İtirazını Nasıl Kullanır?
- Ceza Mahkemesinin Serbest Bırakması Merkeze Alınmayı Engellemez
- Merkez Hakkında Yayımlanmış Bilgi Nerede Bitiyor
- İlk Yapılacaklar
Kısa Cevap
Bir yakınının Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezine götürülmesi, hakkında idari gözetim kararı uygulandığı anlamına gelir. Bu, sınır dışı edilmiş olmak demek değildir: sınır dışı etme kararı ayrı bir işlemdir ve ayrı bir yargı yoluna tabidir. İlk yapılacak iş, kişiye hangi kararların tebliğ edildiğini öğrenmektir; çünkü süreler ve başvurulacak merci buna göre değişir.
Bu merkezde ikinci bir güçlük daha vardır ve merkezin coğrafyasından doğar. Pehlivanköy, kişinin hakkında karar verilen yerden çok uzakta olabilir; nitekim merkeze çoğu zaman başka bir ilin valiliğinin kararıyla gelinir ve kişi buradan başka bir merkeze nakledilebilir. Bunun pratik sonucu şudur: idari gözetime itiraz kişinin bulunduğu yere göre yer değiştirirken, sınır dışı kararının iptali davası yer değiştirmez. Aşağıda bu ayrımın yayımlanmış örnekleri var.
İdari gözetimin genel çerçevesi, süreler ve merkezlerde sağlanan hizmetlerin tamamı için geri gönderme merkezi, haklar ve süreler yazısına bakılmalıdır; burada yalnız bu merkeze ve Kırklareli’ye özgü noktalar ele alınıyor.
Merkez Nerede: Resmî Kayıt “KIRKLARELİ” Adıyla Tutulur
Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında merkezin kaydı Pehlivanköy adıyla değil, KIRKLARELİ adıyla yer alır. Sayfada gösterilen adres şudur:
Kazımdirik Mahallesi, Edirne Caddesi No:51 Pehlivanköy/KIRKLARELİ
Bu ayrım pratikte önemlidir. Merkezi internette “Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi” diye arayan kişi, resmî listeye baktığında bu başlığı bulamaz; ilçe adı yalnız adres satırının içinde geçer. Aynı şey ters yönde de geçerlidir: Kırklareli’de birden fazla merkez olduğu izlenimi doğar, oysa resmî sayfada il için tek kayıt vardır.
Adresin kendisi de bir yanılgı üretir. Sokak adı Edirne Caddesi’dir ve merkez Kırklareli il merkezinde değil, ilçededir. Edirne Caddesi bir cadde adıdır, merkezin Edirne ilinde bulunduğunu göstermez.
Merkezlerin güncel listesi, adres ve telefon bilgileri Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında yayımlanır. Resmî iletişim sayfasında bir son güncelleme tarihi bulunmadığı için, adres ve telefonun gitmeden önce teyit edilmesi gerekir.
Pehlivanköy ile Binkılıç Karıştırılmamalıdır
İki merkez sık karıştırılır ve karışıklığın kaynağı yine adrestir. Binkılıç merkezinin resmî adresi Eski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca/İSTANBUL’dur. Buradaki “Kırklareli” bir sokak adının parçasıdır, merkezin bulunduğu il değildir. Binkılıç İstanbul’un Çatalca ilçesinde, Pehlivanköy ise Kırklareli ilindedir. Bu ayrım, aşağıda ele alınan nakil örneğinde ikisi peş peşe geçtiği için ayrıca önem taşır. Binkılıç Geri Gönderme Merkezi için ayrı yazıya bakılabilir.
Telefon: Numara Merkezin Değil, İl Müdürlüğünündür
Resmî iletişim sayfasında Pehlivanköy merkezi için gösterilen numara 0288 212 00 72’dir ve yanında İl Müd. ibaresi yer alır. Bu ibare atlanmamalıdır.
İbarenin anlamı şudur: numara merkezin kendi santrali değil, Kırklareli İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarasıdır. Bunun pratik sonucu, bu numaradan yapılan aramada karşınıza çıkan görevlinin merkezin içindeki kişiyle ilgili işlem yapan birim olmayabileceğidir. İnternette dolaşan ve bu numarayı “Pehlivanköy’ün telefonu” diye sunan listeler, resmî sayfadaki İl Müdürlüğü ibaresini düşürdükleri için yanıltıcıdır.
Göç İdaresinin ayrıca YİMER 157 hattı bulunmaktadır. Hattın kapsamı ikiye ayrılır: bilgi edinme hizmeti Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça ve Farsça dillerinde hafta içi 08:00-18:00 saatleri arasında verilir, yedi gün yirmi dört saat kesintisiz olan kısım ise acil durum ve ihbar hattıdır. Yakınının hangi merkezde tutulduğunu soran kişi bilgi edinme kolundadır.
Kabul ve Barınma Merkezi Olarak Yapıldı, Geri Gönderme Merkezine Dönüştürüldü
Merkezin bugünkü işlevi, kuruluş amacı değildir. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi Ziyareti Raporunda merkezin yapımına 03.02.2012 tarihinde başlandığı ve merkezin 01.04.2016 tarihinde faaliyete geçtiği kaydedilmiştir. Rapora göre merkez, Avrupa Birliği tarafından sağlanan fonlarla başlangıçta Kabul ve Barınma Merkezi olarak inşa edilmiş, daha sonraki süreçte Geri Gönderme Merkezine dönüştürülmüştür (Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi Ziyareti Raporu, Rapor No 2023/06; Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurulunun 23.02.2023 tarihli ve 2023/204 sayılı kararıyla oy çokluğu ile kabul edilmiştir).
Bu, yalnızca bir bina geçmişi değildir. İki merkez türü aynı yönetmelikte düzenlenir ama farklı kişi gruplarına ve farklı hukuki rejimlere aittir: kabul ve barınma merkezi uluslararası koruma başvuru sahiplerinin barındırıldığı yerdir, geri gönderme merkezi ise idari gözetim altına alınan yabancıların tutulduğu yerdir. Kanun ikincisini açıkça tanımlar:
⚠ Dönüştürme bu kümede tek örnek değildir, ama her dönüşüm aynı şeyi anlatmaz. Muğla Geri Gönderme Merkezi hakkındaki ziyaret raporu o merkezin daha önce açık ceza infaz kurumu olarak kullanıldığını ve tadilat geçirmediğini kaydeder. Pehlivanköy’de devralınan yapı koruma amacıyla inşa edilmişti, Muğla’da ise ceza infazı için yapılmış bir yapı devralınmıştır; ikisinin fiziki koşulları bu yüzden aynı ölçüyle değerlendirilemez.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.58 — Geri gönderme merkezleri
“İdari gözetime alınan yabancılar, geri gönderme merkezlerinde tutulurlar.”
Ayrımın pratik önemi, uluslararası koruma başvurusu bulunan kişide ortaya çıkar. Uluslararası koruma başvurusunda bulunmuş olmak tek başına idari gözetim sebebi değildir ve bu kişiler bakımından süre de farklıdır. Konunun ayrıntısı için uluslararası koruma, türleri ve başvuru yazısına bakılabilir.
Kapasite ile Fiilî Mevcut Arasındaki Fark
Aynı ziyaret raporu merkezin fiziksel ölçülerini de kaydeder: merkez 4.933 metrekarelik kapalı alan üzerine kuruludur, 750 kişilik kapasiteye sahiptir ve artırılmış kapasitesi 850 olarak belirtilmiştir. Merkezde 111 personel görev yapmaktadır ve bunların 75’i iç güvenlik görevlisidir; dış güvenlik görevi kapsamında ayrıca 60 jandarma personeli bulunmaktadır. Merkezin dış güvenliği jandarma tarafından, iç güvenliği merkezin güvenlik personeli tarafından sağlanır.
Raporun aynı bölümündeki bir başka rakam, kapasite bilgisinin nasıl okunması gerektiğini gösteriyor. Ziyaret tarihinde merkezde 907 özgürlüğünden mahrum bırakılan kişi bulunmaktaydı. Bu sayı, aynı raporda belirtilen 750 kişilik kapasitenin de 850 kişilik artırılmış kapasitenin de üzerindedir. Rapora göre bu kişiler 27 farklı uyrukludur; 615’i Afganistan, 107’si Suriye, 50’si Pakistan, 31’i Bangladeş ve 24’ü Irak uyrukludur. Aynı tarihte merkezde 19 kadın, 12 çocuk ve 2 engelli bulunmaktaydı (Rapor No 2023/06).
Buradan çıkan sonuç şudur: ilan edilen kapasite, merkezdeki fiilî mevcudu göstermez. Ziyarete veya görüşmeye gidecek kişinin bekleyeceği süre, görüşme odası sırası ve telefona erişim, kapasiteye değil o günkü mevcuda bağlıdır.
Nakil Zinciri: Her Merkez Yeni Bir Sulh Ceza Hâkimliği Demektir
Merkezler arası nakil istisnai bir olay değildir; yönetmelikte merkezlerde verilecek hizmetler arasında ayrıca sayılmıştır (m.14/1-f). Pehlivanköy bakımından bunun somut bir örneği yayımlanmıştır.
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun bir kararında, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığından alınan yazılı görüşte aktarıldığına göre bir kişi hakkında İstanbul Valiliği tarafından sınır dışı etme ve idari gözetim kararı alınmış, ardından kişi sırasıyla 18.05.2025 tarihinde Kocaeli, 18.07.2025 tarihinde İstanbul Binkılıç, 27.08.2025 tarihinde Kırklareli Pehlivanköy ve 16.09.2025 tarihinde Ankara Akyurt geri gönderme merkezlerine sevk edilmiştir. Her sevkte idari gözetimin devamına karar verilmiş ve itirazlar ayrı ayrı mercilere yapılmıştır: Kocaeli Sulh Ceza Hâkimliği, sonra Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliği, sonra Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire, E. 2025/2841, K. 2026/416, T. 22.04.2026). Kurul, başvuruda kötü muamele yasağının ihlal edilmediğine oy birliğiyle karar vermiştir.
Bu tablodan çıkan kural, itiraz mercii bakımından nettir: idari gözetim kararına itirazda merci, kişinin o an bulunduğu yerin sulh ceza hâkimliğidir. Kişi Pehlivanköy’e nakledildiğinde itiraz Kırklareli’ye taşınır; Akyurt’a nakledildiğinde Ankara’ya. Dolayısıyla nakil öğrenildiği anda, önceki merkez için yapılmış başvurunun yerine yenisinin yapılması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir.
Kanunun kurduğu çerçeve bu yolu süreye bağlamaz ve tekrarına izin verir:
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57 — İdari gözetim şartlarının değişmesi
“İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.”
Nakil, çoğu zaman tam da bu “değişme” kapsamında değerlendirilebilecek bir olgudur: kişinin ailesine, avukatına ve yakınlarına olan uzaklığı değişmiştir. İdari gözetim kararına itirazın usulü ve dilekçe içeriği için idari gözetim kararına itiraz yazısına bakılabilir.
Sınır Dışı Kararının İptali Hangi İdare Mahkemesinde Açılır?
Yukarıdaki nakil zinciri, sık yapılan bir hatayı da görünür kılıyor. Kişi dört ayrı merkeze sevk edilmiş olmasına rağmen, sınır dışı etme kararının iptali davası yer değiştirmemiştir: aynı kararda aktarıldığına göre İstanbul Valiliğinin sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davası İstanbul 1. İdare Mahkemesinde görülmüştür.
Sebebi kanunun kurduğu bağdır. Dava, kişinin bulunduğu merkeze değil, kararı veren makama bağlanmıştır:
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.53 — Sınır dışı etme kararına karşı dava
“Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.”
Fıkra iki şey söyler. Birincisi süredir: yedi gün ve tebliğden itibaren. İkincisi, başvurunun kararı veren makama da bildirilmesidir; yani davanın referans noktası merkez değil, kararı veren valiliktir. Bu fıkra 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunla değiştirilmiştir, dolayısıyla daha eski tarihli kaynaklarda farklı bir usul anlatılıyor olabilir.
Yakını Pehlivanköy’de olan kişinin ilk sorması gereken şey bu nedenle “Kırklareli’de hangi mahkeme” değil, sınır dışı kararını hangi valiliğin verdiğidir.
Dürüst Sınır: Kırklareli Valiliğinin Kararında Yetkili Mahkeme Teyit Edilmelidir
Sınır dışı kararı Kırklareli Valiliği tarafından verilmişse, yayımlanmış kayıtlar tek bir mahkemeyi göstermiyor ve bu yazı hangisinin bugün yetkili olduğunu iddia etmiyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkçe resmî nüshası yayımlanan bir kararında, Kırklareli Valiliğinin 2016 tarihli sınır dışı ve idari gözetim kararına karşı açılan iptal davasının Edirne İdare Mahkemesinde görüldüğü kaydedilmiştir. Buna karşılık, Pehlivanköy merkezinde tutulan bir kişi adına yapılan 2026 tarihli bir başvuruda, sınır dışı etme kararına karşı açılan iptal davasında Tekirdağ 1. İdare Mahkemesinin karar verdiği aktarılmıştır (Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu 1. Daire E. 2025/2781, K. 2026/149, T. 17.02.2026).
İki kayıt arasındaki on yıl içinde idare mahkemelerinin yargı çevrelerinde değişiklik yapılmış olabilir; ancak bu yazı, yargı çevresi düzenlemesini doğrulayan bir metne dayanmadığı için bu sonucu iddia etmiyor. Yedi günlük süre kısa ve hak düşürücü olduğundan, yetkili mahkeme dava açılmadan önce kararı veren valilikten ve mahkeme teşkilatının güncel yargı çevresinden teyit edilmelidir. Sınır dışı kararına karşı dava yolunun ayrıntısı için sınır dışı kararına itiraz ve iptal davası yazısına bakılabilir.
Tutulma Sebebini Bilmeyen Kişi İtirazını Nasıl Kullanır?
Yukarıdaki iki bölüm de aynı ön şarta dayanır: kişinin hakkında hangi kararın verildiğini bilmesi. Ziyaret raporu bu ön şartın merkezde her zaman karşılanmadığını kaydediyor. Rapora göre yabancılarla yapılan görüşmelerde personelin sahip oldukları haklara ilişkin bilgilendirmede bulunmadığı ifade edilmiş, ziyaret heyeti de kişilerin genel olarak merkezde tutulma nedenleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarını gözlemlemiştir. Kurum bu nedenle merkez idaresine, yabancılara ilk gelişlerinden itibaren tutulma sebepleri, tahmini kalış süreleri, hakları ve şikâyet prosedürleri konusunda anlayabilecekleri bir dilde sistematik bilgilendirme yapılmasını tavsiye etmiştir (Rapor No 2023/06).
Kurumun tavsiyesi bir nezaket kuralı değil, kanunun zaten yüklediği bir yükümlülüğün hatırlatılmasıdır:
“İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.”
(6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57/5)
Fıkra üç ayrı belgeyi tebliğ kapsamına alır: gözetim kararının kendisi, uzatma kararı ve her ayki değerlendirmenin sonucu. Üçü de gerekçesiyle birlikte tebliğ edilir. Nakil zinciri içindeki bir dosyada bu, her aşamada yeni bir belge doğduğu anlamına gelir.
⭐ İkinci cümle, avukatı olmayan kişi bakımından ayrı bir yükümlülük kurar: kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirme. Ziyaret raporundaki “tutulma nedenleri hakkında bilgi sahibi olmama” tespiti, bu cümlenin karşılanmadığı hâlleri işaret eder. Dosyayı takip eden yakın veya avukat için pratik sonuç şudur: tebliğ evrakının hangi tarihte ve kime yapıldığı, itiraz dilekçesinden önce sorulacak ilk sorudur.
Bu tespitin hukuki karşılığı vardır, çünkü kanun bilgilendirmeyi idarenin ödevi sayar:
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.57 — Tebliğ ve bilgilendirme
“İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.”
Fıkra iki ayrı yükümlülük kurar ve ikisi de gerekçe ile bağlıdır: tebliğ gerekçesiyle birlikte yapılacaktır, ve avukatı bulunmayan kişi itiraz usulleri ile süreleri hakkında ayrıca bilgilendirilecektir. Yalnız “merkeze alındınız” denmesi bu şartı karşılamaz.
Pratik sonuç şudur: merkezdeki kişi neden tutulduğunu bilmiyorsa, yapılacak ilk iş tahminde bulunmak değil, tebliğ edilen kararların suretlerini istemektir. Süreler tebliğden işlediği için belirleyici belge tebligat belgesidir. Yabancıya yakınlarına, notere, yasal temsilcisine ve avukatına erişme imkânı sağlanması kanunda ayrıca güvence altına alınmıştır (m.59/1-b).
Ceza Mahkemesinin Serbest Bırakması Merkeze Alınmayı Engellemez
Pehlivanköy bakımından yayımlanmış en açık örnek, idari gözetimin ceza yargılamasından ayrı bir yol olduğunu gösteriyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkçe resmî nüshası yayımlanan kararının olaylar bölümünde, tarafların anlatımına dayanılarak olay şöyle aktarılmıştır:
“Bununla birlikte, bir gün önce, 18 Ekim 2016 tarihinde, başvuran Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararıyla serbest bırakıldığında, aslında serbest bırakılmadan doğrudan Kırklareli Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezine (GGM) götürülmüştü. Başvuran, idari gözetim kararına itiraz etmiştir. Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliği, 4 Kasım 2016 tarihli bir kararla, başvuranın 6458 sayılı Kanun’un 54 § 1-d maddesi anlamında kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturdukları gerekçesiyle sınır dışı edilebilecek kişilere dahil olduğu gerekçesiyle bu itirazı reddetmiştir.”
(AİHM, Yapuquan / Türkiye, Başvuru No. 70333/16, T. 20.09.2022 — kısmen kabul edilemez)
Pasajın gösterdiği iki nokta önemlidir. Birincisi, ceza mahkemesinin tahliye kararı kişiyi fiilen serbest bırakmamıştır; kişi doğrudan merkeze götürülmüştür. İkincisi, sulh ceza hâkimliğinin itirazı reddederken dayandığı ölçüt kanunda sayılan sınır dışı sebepleri arasındadır:
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu m.54 — Sınır dışı etme kararı alınacaklar
“d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar”
Bu nedenle ceza dosyasından alınan olumlu bir sonuç, idari gözetimin kendiliğinden sona ereceği anlamına gelmez. İki yol ayrıdır ve ayrı ayrı takip edilmesi gerekir. Sınır dışı kararının sebepleri ve istisnaları için sınır dışı kararı, sebepler ve istisnalar yazısına bakılabilir.
Merkez Hakkında Yayımlanmış Bilgi Nerede Bitiyor
Bu yazının dayandığı kaynaklar üç tanedir: Göç İdaresi Başkanlığının resmî iletişim sayfası, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun Pehlivanköy ziyaret raporu ile Pehlivanköy’ü adıyla anan kararları, ve kanun metni. Bunların dışında kalan noktalar bilinçli olarak yazılmamıştır:
- Ziyaret gün ve saatleri yayımlanmış mevzuatta yoktur; merkezden teyit alınmalıdır.
- Toplu taşıma hat ve sefer bilgisi verilmemiştir; idari düzenlemelerle değişir ve yanlış bilgi merkeze kadar gidip görüşememek anlamına gelir.
- Güncel mevcut ve güncel kapasite bilinmemektedir; yukarıdaki rakamlar 2023 tarihli ziyaret raporunun tespitleridir ve o tarihe aittir.
- Kırklareli Valiliğinin kararlarında bugün yetkili idare mahkemesi teyit edilememiştir; yukarıda dürüst sınır olarak ayrıca belirtilmiştir.
Merkezler idari kararla kurulup kapandığı, kapasiteleri ve iletişim bilgileri idari kararla değiştiği için güncel liste yalnız Göç İdaresinin resmî sayfasından teyit edilebilir.
İlk Yapılacaklar
- Hangi kararların tebliğ edildiğini öğrenin. İdari gözetim kararı ile sınır dışı etme kararı ayrı işlemlerdir; biri varken diğeri olmayabilir. Süreler ve merciler buna göre değişir.
- Tebligat belgesinin suretini isteyin. Yedi günlük dava süresi tebliğden işler; tebligat tarihi belirleyicidir.
- Sınır dışı kararını hangi valiliğin verdiğini tespit edin. İptal davasının açılacağı yer merkeze değil, kararı veren makama bağlıdır.
- Kişinin hâlen Pehlivanköy’de olup olmadığını teyit edin. Nakil öngörülmüş bir işlemdir ve itiraz mercii kişinin bulunduğu yere göre değişir.
- İdari gözetime itirazı sulh ceza hâkimliğine yöneltin. Bu yol süreye bağlı değildir ve şartların değiştiği iddiasıyla yeniden kullanılabilir.
- Gitmeden önce adres ve telefonu resmî sayfadan teyit edin. Sayfada son güncelleme tarihi bulunmamaktadır.
İtiraz dilekçesinin hangi bilgileri taşıması gerektiği ve doldurulabilir bir şablon idari gözetim kararına itiraz dilekçesi örneğinde ele alınmıştır. Vekâlet ücretini karşılayamayacak durumda olanlar için adli yardım başvurusunun şartları ve avukat tutacak parası olmayanın önündeki yollar ayrı yazılarda incelenmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi nerededir?
Merkez, Kırklareli ilinin Pehlivanköy ilçesindedir. Göç İdaresi Başkanlığının geri gönderme merkezleri iletişim sayfasında adresi Kazımdirik Mahallesi, Edirne Caddesi No:51 Pehlivanköy/KIRKLARELİ olarak gösterilir.
Merkez resmî listede hangi adla yer alır?
Resmî iletişim sayfasında kaydın başlığı KIRKLARELİ'dir, Pehlivanköy değildir. İlçe adı yalnız adres satırının içinde geçer. Bu nedenle merkezi adıyla arayan kişi resmî listede doğrudan bulamayabilir.
Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezinin telefon numarası kaçtır?
Resmî iletişim sayfasında merkez için 0288 212 00 72 numarası ve İl Müd. ibaresi yer alır. Bu ibare, numaranın merkezin kendi santrali değil Kırklareli İl Göç İdaresi Müdürlüğünün numarası olduğunu gösterir. Göç İdaresinin ayrıca YİMER 157 hattı bulunmaktadır; bilgi edinme hizmeti hafta içi 08:00-18:00 saatleri arasında verilir, yedi gün yirmi dört saat kesintisiz olan kısım acil durum ve ihbar hattıdır.
Merkez ne zaman açıldı?
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi Ziyareti Raporuna göre merkezin yapımına 03.02.2012 tarihinde başlanmış ve merkez 01.04.2016 tarihinde faaliyete geçmiştir (Rapor No 2023/06).
Merkez başından beri geri gönderme merkezi miydi?
Hayır. Aynı ziyaret raporuna göre merkez, Avrupa Birliği tarafından sağlanan fonlarla başlangıçta Kabul ve Barınma Merkezi olarak inşa edilmiş, daha sonraki süreçte Geri Gönderme Merkezine dönüştürülmüştür. İkisi farklı hukuki rejimlere tabidir: kabul ve barınma merkezi uluslararası koruma başvuru sahiplerinin barındırıldığı yerdir, geri gönderme merkezi ise idari gözetim altındakilerin tutulduğu yerdir.
Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezinin kapasitesi nedir?
Ziyaret raporuna göre merkez 4.933 metrekarelik kapalı alan üzerine kurulu olup 750 kişilik kapasiteye sahiptir; artırılmış kapasitesi ise 850'dir (Rapor No 2023/06). Kapasite ve merkez listesi idari kararla değiştiği için güncel bilgi Göç İdaresinin resmî sayfasından teyit edilmelidir.
Merkezde ilan edilen kapasiteden fazla kişi tutulabiliyor mu?
Ziyaret raporunda, ziyaret tarihinde merkezde 907 özgürlüğünden mahrum bırakılan kişi bulunduğu kaydedilmiştir. Bu sayı, raporun aynı bölümünde belirtilen 750 kişilik kapasitenin de 850 kişilik artırılmış kapasitenin de üzerindedir (Rapor No 2023/06). Kapasite rakamı tek başına merkezdeki fiilî mevcudu göstermez.
Merkezde kimler tutuluyor?
Ziyaret raporuna göre ziyaret tarihinde merkezde 27 farklı uyruktan kişi barınmaktaydı; bunların 615'i Afganistan, 107'si Suriye, 50'si Pakistan, 31'i Bangladeş ve 24'ü Irak uyrukluydu. Aynı tarihte merkezde 19 kadın, 12 çocuk ve 2 engelli bulunmaktaydı (Rapor No 2023/06).
Yakınımın Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezine gönderilmesi sınır dışı edildiği anlamına gelir mi?
Hayır. Merkeze alınmak idari gözetim kararının uygulanmasıdır; sınır dışı etme kararı ayrı bir işlemdir ve ayrı bir yargı yoluna tabidir. Kişi hakkında yalnız idari gözetim kararı da bulunabilir, iki karar birden de bulunabilir. İlk yapılacak iş, hangi kararların tebliğ edildiğini öğrenmektir.
Yakınım başka bir merkeze nakledilebilir mi?
Edilebilir. Merkezler arası nakil, yönetmelikte merkezlerde verilecek hizmetler arasında ayrıca sayılmıştır (m.14/1-f). Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunun bir kararında aktarılan idare beyanına göre bir kişi sırasıyla Kocaeli, İstanbul Binkılıç, Kırklareli Pehlivanköy ve Ankara Akyurt merkezlerine sevk edilmiştir (1. Daire E. 2025/2841, K. 2026/416, T. 22.04.2026). Görüşmeye gitmeden önce kişinin hâlen o merkezde bulunup bulunmadığı teyit edilmelidir.
Nakil olunca idari gözetime itiraz yeniden mi yapılır?
Aynı kararda aktarılan idare beyanına göre her sevkte idari gözetimin devamına karar verilmiş ve itirazlar her merkez için ayrı sulh ceza hâkimliğine yapılmıştır: Kocaeli Sulh Ceza Hâkimliği, ardından Kırklareli Sulh Ceza Hâkimliği, ardından Ankara 2. Sulh Ceza Hâkimliği. İdari gözetim kararına itirazda mercii, kişinin o an bulunduğu yerin sulh ceza hâkimliğidir.
Sınır dışı kararının iptali davası da nakille birlikte yer değiştirir mi?
Hayır. İptal davası kararı veren makama bağlıdır, kişinin bulunduğu merkeze değil. Aynı kararda İstanbul Valiliğinin sınır dışı etme kararına karşı dava İstanbul 1. İdare Mahkemesinde görülmüştür; kişi bu sırada dört ayrı merkeze sevk edilmiştir (1. Daire E. 2025/2841, K. 2026/416, T. 22.04.2026).
Pehlivanköy'den açılan dava hangi idare mahkemesinde görülür?
Tek bir cevap verilemez, çünkü belirleyici olan merkez değil sınır dışı kararını veren makamdır. Yayımlanmış iki kayıt farklı mahkeme gösteriyor: Kırklareli Valiliğinin 2016 tarihli kararına karşı dava Edirne İdare Mahkemesinde görülmüş, Pehlivanköy'de tutulan bir kişinin 2026 tarihli başvurusunda ise Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi anılmıştır. Yedi günlük süre kısa olduğu için yetkili mahkeme, dava açılmadan önce kararı veren valilikten ve mahkeme teşkilatının güncel yargı çevresinden teyit edilmelidir.
Sınır dışı kararına karşı dava süresi ne kadardır?
Kararın tebliğinden itibaren yedi gündür ve dava idare mahkemesinde açılır (6458 sayılı Kanun m.53/3). Bu fıkra 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. İdari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvuru ise süreye bağlı değildir. İki yol birbirinden bağımsızdır.
Merkezde tutulan kişi neden tutulduğunu bilmiyorsa ne yapılmalı?
Ziyaret raporunda, yabancıların personelin haklarına ilişkin bilgilendirme yapmadığını ifade ettikleri ve ziyaret heyetinin de kişilerin genel olarak merkezde tutulma nedenleri hakkında bilgi sahibi olmadıklarını gözlemlediği kaydedilmiştir (Rapor No 2023/06). Bu durumda ilk iş, tebliğ edilen kararların suretlerinin merkez idaresinden veya kararı veren valilikten istenmesidir; süreler tebliğden işlediği için tebligat belgesi belirleyicidir.
Ziyaret saatleri nedir?
Ziyaret gün ve saatleri yayımlanmış mevzuatta düzenlenmemiştir. Kanun ziyaretçiyle görüşebilme imkânı sağlanmasını öngörür (6458 sayılı Kanun m.59/1-c) ama zamanını belirlemez; ayrıntı Göç İdaresinin idari düzenlemelerine bırakılmıştır. Bu nedenle ziyaretten önce merkezden teyit alınması gerekir.
Pehlivanköy ile Binkılıç aynı yer mi?
Hayır, iki ayrı merkezdir ve iki ayrı ildedir. Karışıklık adresten doğar: Binkılıç merkezinin resmî adresi Eski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca/İSTANBUL'dur. Buradaki Kırklareli bir sokak adının parçasıdır, merkezin bulunduğu il değildir. Binkılıç İstanbul'un Çatalca ilçesinde, Pehlivanköy ise Kırklareli ilindedir.
Merkezin güvenliğini kim sağlar?
Ziyaret raporuna göre merkezin dış güvenliği jandarma tarafından, iç güvenliği ise merkezin güvenlik personeli tarafından sağlanmaktadır. Rapor, merkezde 111 personelin görev yaptığını ve bunların 75'inin iç güvenlik görevlisi olduğunu, ayrıca dış güvenlik görevi kapsamında 60 jandarma personelinin bulunduğunu kaydeder (Rapor No 2023/06).
Merkez denetleniyor mu?
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, ulusal önleme mekanizması görevi kapsamında merkeze habersiz ziyaret gerçekleştirmiştir. Kurumun ziyaret raporu, Kurulun 23.02.2023 tarihli ve 2023/204 sayılı kararıyla oy çokluğu ile kabul edilmiştir (Rapor No 2023/06). Ayrıca göç alanında uzmanlığı bulunan sivil toplum kuruluşu temsilcileri, Göç İdaresinin izniyle merkezleri ziyaret edebilir (6458 sayılı Kanun m.59/2).
Merkezde tutulmak için sınır dışı kararının kesinleşmiş olması gerekir mi?
Hayır. İdari gözetim, sınır dışı etme kararı alınanlardan kanunda sayılan ölçütleri taşıyanlar hakkında uygulanır ve sınır dışı kararına karşı açılan dava devam ederken de sürebilir. Nitekim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bir kararında, ceza mahkemesince serbest bırakılan kişinin serbest bırakılmadan doğrudan Pehlivanköy merkezine götürüldüğü kaydedilmiştir (Yapuquan / Türkiye, Başvuru No. 70333/16, T. 20.09.2022).
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler