Cezai şart, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi ya da belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi hâli için taraflarca önceden kararlaştırılan cezadır; çoğunlukla belirli bir para tutarıdır. Türk Borçlar Kanunu bu kuruma ceza koşulu, Türk Ticaret Kanunu ise sözleşme cezası der. Cezai şartın alacaklıya sağladığı temel avantaj, zarar ispatı gerektirmemesidir: alacaklı hiç zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan ceza ödenir. Buna karşılık hâkim aşırı gördüğü cezayı kendiliğinden indirir; tacir sıfatını taşıyan borçlu ise bu indirimi isteyemez. Bu yazı, sözleşmesine cezai şart koymak isteyen ya da imzaladığı sözleşmedeki cezai şartla karşılaşan kişi ve şirketler için Türk Borçlar Kanunu m.179-182 hükümlerini ve iş ile kira sözleşmesindeki özel sınırları açıklar.
1. Cezai Şart: Öne Çıkanlar
- Cezai şartta alacaklı hiç zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir (Türk Borçlar Kanunu m.180/1).
- Cezai şart sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için konmuşsa alacaklı, sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça ya borcun ya cezanın ifasını ister (m.179/1).
- Cezai şart gecikme veya ifa yeri için konmuşsa alacaklı, ifayı çekincesiz kabul etmedikçe asıl borçla birlikte cezayı da isteyebilir (m.179/2).
- Hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (m.182/3); tacir sıfatını haiz borçlu bu indirimi mahkemeden isteyemez (Türk Ticaret Kanunu m.22).
- Asıl borç geçersizse cezai şart da istenemez; cezai şartın geçersizliği ise asıl borcu etkilemez (TBK m.182/2).
- Hizmet sözleşmesine yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir (m.420/1).
2. Cezai Şart Nedir?
Cezai şart, borçlunun asıl borcunu hiç, gereği gibi ya da zamanında ifa etmemesi ihtimaline karşı sözleşmede önceden belirlenen cezadır. Asıl borca bağlı bir yan edimdir: alacaklıyı zarar ispatından kurtarır ve borçluyu ifaya zorlar. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler; tutar aşırıysa hâkim indirir (Türk Borçlar Kanunu m.179, m.180/1, m.182).
Cezai şart Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerinde düzenlendiği için kural olarak her sözleşmeye konabilir; iş ve kira sözleşmelerinde ise aşağıda anlatılan özel sınırlar vardır. Sözleşmenin kuruluşu, geçerliliği ve sona ermesine ilişkin genel çerçeve sözleşme nedir, türleri ve geçerliliği yazısında anlatılır.
3. Cezai Şart ve TBK 179, 180, 181, 182. Maddeler
Cezai şartın dayanağı Türk Borçlar Kanunu’nun 179 ile 182. maddeleri arasındaki dört hükümdür. Kanun bu hükümlerde kurumu “ceza koşulu” adıyla düzenler. Metinlerin tamamı Türk Borçlar Kanunu sayfasında yayımlanır.
| Madde | Düzenlediği konu | Temel kural |
|---|---|---|
| TBK m.179 | Cezanın sözleşmenin ifası ile ilişkisi | Seçimlik ceza, ifaya eklenen ceza ve borçlunun cezayı ödeyerek sözleşmeyi sona erdirme yetkisi |
| TBK m.180 | Ceza ile zarar arasındaki ilişki | Zarar olmasa da ceza ödenir; aşan zarar borçlunun kusuru ispat edilirse istenir |
| TBK m.181 | Kısmi ifanın yanması | Dönmede ifa edilen kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de ceza koşulu hükümleri uygulanır |
| TBK m.182 | Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi | Miktar serbesttir; asıl borç geçersizse ceza istenemez; hâkim aşırı cezayı kendiliğinden indirir |
Tacir borçlu bakımından madde 182’deki indirim kuralının istisnası Türk Ticaret Kanunu m.22’dedir; aşağıda ayrıca açıklanır.
4. Cezai Şartın Türleri
Cezai şartın üç türü vardır: seçimlik cezai şart, ifaya eklenen cezai şart ve dönme (cayma) cezası (TBK m.179). Tür, alacaklının cezayı asıl borç yerine mi yoksa asıl borçla birlikte mi isteyebileceğini ve borçlunun cezayı ödeyerek sözleşmeden çıkıp çıkamayacağını belirler. Sözleşme metni cezanın hangi ihlale bağlandığını açıkça yazmalıdır; aksi hâlde türü tespit etmek için hükmün lafzı yorumlanır.
4.1. Cezai Şartın Seçimlik Türü (TBK m.179/1)
Seçimlik cezai şartta ceza, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâli için kararlaştırılır. Bu durumda alacaklı, sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir; ikisini birlikte isteyemez (TBK m.179/1).
Kanundaki “aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça” kaydı, tarafların bu kuralı değiştirebileceğini gösterir. Sözleşme, ifa edilmeme hâlinde de cezanın asıl borçla birlikte istenebileceğini açıkça öngörürse alacaklı her ikisini de talep edebilir.
4.2. Cezai Şartın İfaya Eklenen Türü (TBK m.179/2)
İfaya eklenen cezai şartta ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi için kararlaştırılır; teslimde gecikme cezası bu türün tipik örneğidir. Alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK m.179/2).
Bu hükmün uygulamadaki sonucu şudur: gecikmeli yapılan teslimi hiçbir kayıt koymadan kabul eden alacaklı, gecikme cezasını isteme hakkını yitirebilir. Gecikme cezası talep edilecekse teslim alınırken çekince konulmalıdır (m.179/2). Kat karşılığı inşaat gibi teslim tarihine bağlı sözleşmelerde bu ayrım ayrıca önemlidir; ayrıntı kat karşılığı inşaat sözleşmesi yazısındadır.
4.3. Cezai Şartın Dönme Cezası Türü (TBK m.179/3)
Dönme cezasında (cayma cezası) borçlu, kararlaştırılan cezayı ödeyerek sözleşmeyi dönme veya fesih yoluyla sona erdirebilir. Kanun bu yetkiyi karine olarak kabul etmez: borçlunun böyle bir yetkisi olduğunu ispat etme hakkı saklı tutulmuştur (TBK m.179/3).
Bu nedenle cezai şart kural olarak borçlunun “cezayı öder, sözleşmeden çıkarım” diyebileceği bir seçenek değildir. Sözleşme, cezanın ödenmesiyle borçlunun ifa borcundan kurtulacağını açıkça yazmıyorsa alacaklı seçimlik cezada ifayı da talep edebilir. Sözleşme bağlanırken verilen ve dönme hâlinde kaybedilen para için kaparo (pey akçesi) yazısına bakılabilir.
4.4. Cezai Şart Hükümlerinin Uygulandığı Yanma Şartı (TBK m.181)
Sözleşmeden dönülmesi hâlinde ifa edilmiş olan kısmın alacaklıya kalacağını öngören sözleşmelere de cezai şart (ceza koşulu) hükümleri uygulanır; taksitle satışa ilişkin özel hükümler saklıdır (TBK m.181).
Bu kuralın sonucu olarak ödenen kısmın yanmasını öngören hüküm, madde 180 ve 182’deki kurallara tabi olur. Hâkim yanan tutarı aşırı görürse indirir; asıl borç geçersizse yanma şartı da uygulanamaz.
5. Cezai Şartta Zarar Şartı Aranmaz (TBK m.180)
Cezai şartın ödenmesi için alacaklının zarara uğraması gerekmez. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir; alacaklı zararın varlığını ve miktarını ispat etmek zorunda değildir (TBK m.180/1).
Cezai şartın zararla ilişkisi tek yönlüdür. Alacaklının uğradığı zarar kararlaştırılan ceza tutarını aşıyorsa alacaklı, borçlunun kusuru bulunduğunu ispat etmedikçe aşan miktarı isteyemez (m.180/2). Buna göre ceza tutarına kadar zarar ispatı gerekmez; ceza tutarını aşan zarar istenecekse borçlunun kusurunun ispatı alacaklıya düşer.
6. Cezai Şartın Geçerlilik Şartları
Cezai şartın istenebilmesi için geçerli bir asıl borcun bulunması gerekir. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse cezanın ifası istenemez (TBK m.182/2).
Cezai şart ile asıl borç arasındaki bağ tek yönlüdür. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi asıl borcun geçerliliğini etkilemez (m.182/2). Cezai şart hükmü düşse bile alacaklı asıl borcun ifasını isteyebilir.
Cezai şartın geçerliliği bakımından şu hususlar incelenir:
- Asıl sözleşmenin şekli: Sözleşmelerin geçerliliği kanunda aksi öngörülmedikçe şekle bağlı değildir; ancak kanunun öngördüğü şekle uyulmadan kurulan sözleşme hüküm doğurmaz (m.12). Şekil eksikliği nedeniyle asıl borç geçersizse cezanın ifası da istenemez (m.182/2).
- Kesin hükümsüzlük sebepleri: Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür (m.27/1). Asıl sözleşme bu sebeplerle hükümsüzse cezanın ifası da istenemez (m.182/2).
- Özel yasaklar: Hizmet sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulu (m.420/1) ve konut ile çatılı işyeri kirasında kira bedelinin zamanında ödenmemesine bağlanan ceza koşulu (m.346) kanunen geçersizdir.
- Miktar: Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler (m.182/1). Tutarın yüksekliği cezai şartı geçersiz kılmaz; aşırı tutarı hâkim indirir (m.182/3).
7. Cezai Şartın İndirilmesi (TBK m.182/3)
Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir (TBK m.182/3). “Kendiliğinden” ifadesi, borçlu ayrıca indirim talep etmese bile hâkimin cezanın aşırı olup olmadığını değerlendireceği anlamına gelir. Cezai şartın indirilmesi uygulamada “cezai şartın tenkisi” olarak da anılır.
Cezai şartın indirilmesi cezai şartı ortadan kaldırmaz; yalnız tutarını azaltır. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebildiği için (m.182/1) yüksek bir ceza tek başına geçersiz değildir; hâkim aşırı gördüğü cezayı indirir (m.182/3).
Kanun, indirimin ölçütlerini ve oranını saymaz; cezanın aşırı olup olmadığını değerlendirme yetkisini hâkime bırakır. Cezai şart için kanunda sabit bir üst sınır veya oran yoktur (m.182).
8. Cezai Şart ve Tacir: İndirim İstenemez (TTK m.22)
Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanunu’nun 121. maddesinin ikinci fıkrasıyla 182. maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525. maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez (Türk Ticaret Kanunu m.22). Metnin tamamı Türk Ticaret Kanunu sayfasındadır.
Bu istisnayı uygulamak için iki soru sorulur:
- Cezayı ödeyecek borçlu tacir mi? Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişi tacirdir (TTK m.12/1). Hükmün ölçütü borçlunun sıfatıdır; sözleşmenin karşı tarafının tacir olup olmaması tek başına sonucu belirlemez. Tacir sıfatının kazanılması tacir kimdir ve tacir olmanın sonuçları yazısında ayrıntılı anlatılır.
- İndirim talebi hangi hükme dayanıyor? Madde 22 üç hâli sayar: temerrüt faizine aykırı anlaşmalar (TBK m.121/2), aşırı ceza koşulu (m.182/3) ve eser sözleşmesindeki aşırı ücret (m.525).
Tacirden beklenen, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesidir (TTK m.18/2). Bu nedenle ticari sözleşmedeki cezai şartın tutarı imzadan önce değerlendirilmelidir; sonradan “ceza fahiş” itirazı tacir borçlu bakımından madde 22 nedeniyle indirim sonucu doğurmaz.
Madde 22’nin kapsamı lafzıyla sınırlıdır. Hüküm yalnız indirim talebini kapatır; sözleşmelerin kesin hükümsüzlüğünü düzenleyen TBK m.27’ye atıf yapmaz. Asıl sözleşmenin ya da cezai şart hükmünün kesin hükümsüz olup olmadığı madde 27’deki sebeplere göre ayrıca incelenir.
9. Cezai Şart Sözleşme Feshedildikten Sonra İstenir mi?
Kanun, sözleşme feshedildikten veya sözleşmeden dönüldükten sonra cezai şartın istenip istenemeyeceğini ayrı bir hükümle düzenlemez. Cevap, cezanın hangi ihlale bağlandığına ve fesih sebebine göre madde 179 ile 182’den kurulur (TBK m.179, m.182/2).
Fesih veya dönme hâlinde cezai şart talebi şu sırayla değerlendirilir:
- Ceza hangi ihlal için kararlaştırılmış? Ceza sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için konmuşsa alacaklı, sözleşmeden aksi anlaşılmadıkça ya borcun ya cezanın ifasını ister (m.179/1). Ceza gecikme veya ifa yeri için konmuşsa, alacaklı ifayı çekincesiz kabul etmedikçe cezayı asıl borçla birlikte de isteyebilir (m.179/2).
- Borçluya cezayı ödeyerek sözleşmeyi sona erdirme hakkı tanınmış mı? Borçlu, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih yoluyla sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat ederse sözleşmeyi bu yolla sona erdirebilir (m.179/3).
- Sona erme sebebi asıl borcun geçersizliği veya kusursuz imkânsızlık mı? Asıl borç geçersizse veya aksi kararlaştırılmadıkça borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsızlaşmışsa ceza istenemez (m.182/2).
Temerrüt hâlinde dönme, tarafları karşılıklı ifa yükümlülüğünden kurtarır ve daha önce ifa edilen edimlerin geri istenmesine imkân verir (m.125/3). Kanun bu kuralın cezai şart üzerindeki etkisini ayrıca düzenlemediği için sözleşme metni, cezanın fesih veya dönme hâlinde de istenip istenemeyeceğini açıkça yazmalıdır. Tacirler arasında temerrüde düşürme, fesih ve dönme ihbarları noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta ile yapılır (TTK m.18/3). Fesih bildiriminin biçimi için sözleşmenin feshi ve ihtarname nedir yazılarına bakılabilir.
10. Cezai Şart İş Sözleşmesinde
Cezai şart iş sözleşmesine konulabilir; ancak hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir (TBK m.420/1). Ceza yalnız işçiye yükleniyorsa hüküm bu yasağın kapsamına girer.
İş sözleşmesindeki cezai şart çoğunlukla şu yükümlülüklere bağlanır:
- Rekabet yasağı: Rekabet yasağına aykırılık bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine hüküm yoksa işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır (m.446/2). Genel kuralda ise borçlu, cezayı ödeyerek sözleşmeyi sona erdirme yetkisini ispat etmedikçe borcundan kurtulamaz (m.179/3). Rekabet yasağının diğer şartları işçi rekabet yasağı sözleşmesi yazısındadır.
- Gizlilik yükümlülüğü: Ticari sırların korunması için konan cezai şart da madde 420/1’e tabidir; ayrıntı personel gizlilik sözleşmesi yazısındadır.
- Belirli süre boyunca çalışma taahhüdü: Süre dolmadan sözleşmenin feshine ceza bağlanıyorsa, aynı hâlde işverenin durumu da düzenlenmeli; yalnız işçi aleyhine kurulan hüküm geçersizdir (m.420/1).
İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesi ise ayrıca madde 420’nin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki şekil ve ödeme şartlarına tabidir; bu şartlar ibraname geçerlilik şartları yazısında açıklanır.
11. Cezai Şart Kira Sözleşmesinde
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir (TBK m.346).
Bu yasak, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin uygulandığı sözleşmelerde geçerlidir. Niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreyle kiralanmasında bu hükümler uygulanmaz; kamu kurum ve kuruluşlarının yaptığı bütün kira sözleşmelerine ise uygulanır (m.339). Kiracının sözleşme süresi dolmadan taşınması hâlinde ne ödeneceği kiracı erken çıkarsa yazısında, kiracının diğer korumaları kiracının hakları yazısında anlatılır.
12. Cezai Şart Maddesi Örneği
Cezai şart maddesi, cezanın hangi ihlale bağlandığını, tutarını ve asıl borçla ilişkisini açıkça yazmalıdır. Aşağıdaki metin madde 179-182’deki ayrımları gösteren varsayımsal bir örnektir; her sözleşmenin konusu, tarafların sıfatı ve özel kanun hükümleri (iş ve kira sözleşmeleri gibi) ayrıca değerlendirilmelidir.
Örnek 1: Gecikme için ifaya eklenen cezai şart
“Yüklenici, işi [tarih] tarihinde teslim etmekle yükümlüdür. Teslimin gecikmesi hâlinde yüklenici, geciken her gün için [tutar] TL cezai şart öder. İş sahibinin gecikmeli teslimi kabul etmesi, gecikme cezasını talep hakkından feragat anlamına gelmez; iş sahibi teslimi kabul ederken cezai şart talebini saklı tuttuğunu yazılı olarak bildirir.”
Bu örnek, gecikme cezasını asıl borçla birlikte isteme hakkını ve çekincesiz kabulün sonucunu (TBK m.179/2) sözleşmeye taşır.
Örnek 2: İfa edilmeme için seçimlik cezai şart
“Satıcının malı hiç veya sözleşmeye uygun olarak teslim etmemesi hâlinde alıcı, dilerse teslimin ifasını, dilerse [tutar] TL cezai şartın ödenmesini ister. Satıcı cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme hakkına sahip değildir. Alıcının zararı cezai şart tutarını aşarsa, aşan kısım genel hükümlere göre istenir.”
Bu örnek seçimlik ilişkiyi (m.179/1), borçluya dönme hakkı tanınmadığını (m.179/3) ve aşan zarar talebini (m.180/2) açıkça yazar. Aşan zarar için borçlunun kusurunu ispat yükü alacaklıdadır.
Örnek maddeyi uyarlarken şu noktalar yazılmalıdır:
- Cezanın hangi ihlale bağlandığı: hiç ifa etmeme, gereği gibi ifa etmeme, gecikme veya belirli bir yan yükümlülüğün ihlali.
- Cezanın asıl borç yerine mi, asıl borçla birlikte mi isteneceği (m.179/1-2).
- Borçluya cezayı ödeyerek dönme veya fesih hakkı tanınıp tanınmadığı (m.179/3).
- Fesih veya dönme hâlinde cezanın istenip istenemeyeceği; kanun bunu ayrıca düzenlemediği için metinde açıkça yazılması gerekir.
- Taraflardan birinin tacir olması hâlinde tacir borçlunun indirim isteyemeyeceği (TTK m.22).
Farklı sözleşmelerde cezai şartın nasıl kurulduğuna dair örnekler gizlilik sözleşmesi (NDA), danışmanlık sözleşmesi ve franchise sözleşmesi yazılarında yer alır.
Sıkça Sorulan Sorular
Cezai şart nedir?
Cezai şart, bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi ya da belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi hâli için taraflarca önceden kararlaştırılan cezadır; çoğunlukla belirli bir para tutarıdır. Kanundaki adı ceza koşuludur. Alacaklı hiç zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir (Türk Borçlar Kanunu m.179, m.180/1).
Cezai şartın türleri nelerdir?
Kanun üç ilişki kurar. Seçimlik cezai şartta alacaklı ya borcun ya cezanın ifasını ister. İfaya eklenen cezai şartta, borç belirlenen zaman veya yerde ifa edilmezse alacaklı asıl borçla birlikte cezayı da ister. Dönme cezasında borçlu cezayı ödeyerek sözleşmeyi dönme veya fesihle sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat edebilir (TBK m.179).
Zarara uğramasam da cezai şartı isteyebilir miyim?
Evet. Alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir; zararın varlığını ve miktarını ispat etmek zorunda değildir. Zarar cezayı aşıyorsa aşan kısım ayrıca istenebilir, ancak bunun için borçlunun kusurlu olduğunu alacaklı ispat etmelidir (TBK m.180).
Sözleşme feshedildikten sonra cezai şart istenir mi?
Kanun bu soruya ayrı bir hükümle cevap vermez; sonuç cezanın hangi ihlal için kararlaştırıldığına bağlıdır. Seçimlik cezada alacaklı ya ifayı ya cezayı ister, gecikme cezasında ifayı çekincesiz kabul ederse cezayı isteyemez. Asıl borç geçersizse veya borçlunun sorumlu olmadığı bir sebeple imkânsızlaşmışsa ceza istenemez (TBK m.179, m.182/2).
Hâkim cezai şartı indirebilir mi?
Evet. Taraflar cezanın miktarını serbestçe belirler, ancak hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir; borçlunun ayrıca indirim talep etmesi gerekmez. Bu yetkinin tek kanuni istisnası tacir sıfatını taşıyan borçludur: tacir, cezanın aşırı olduğu iddiasıyla indirim isteyemez (TBK m.182/3, Türk Ticaret Kanunu m.22).
Tacir cezai şartın indirilmesini isteyebilir mi?
Hayır. Tacir sıfatını haiz borçlu, TBK m.182/3'te yazılı hâlde aşırı ceza kararlaştırıldığı iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez. Sonuç borçlunun sıfatına bağlıdır; karşı tarafın tacir olup olmaması değil, cezayı ödeyecek borçlunun tacir olup olmadığı belirleyicidir (Türk Ticaret Kanunu m.22).
Cezai şartın geçerli olması için hangi şartlar gerekir?
Cezai şart geçerli bir asıl borca bağlıdır: asıl borç herhangi bir sebeple geçersizse cezanın ifası istenemez. Kanunda şekil öngörülmüş sözleşmede şekle uyulmazsa sözleşme hüküm doğurmaz ve ceza da istenemez. Ayrıca iş sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine, konut ve çatılı işyeri kirasında kira borcuna bağlanan ceza geçersizdir (TBK m.12/2, m.182/2, m.346, m.420/1).
İş sözleşmesine cezai şart konulabilir mi?
Konulabilir, ancak hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir. Rekabet yasağına aykırılık bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine hüküm yoksa işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağı borcundan kurtulabilir; bu miktarı aşan zararı ise gidermek zorundadır (TBK m.420/1, m.446/2).
Kira sözleşmesinde cezai şart geçerli mi?
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ilişkin anlaşma geçersizdir. Bu hükümler, niteliği gereği geçici kullanıma özgülenmiş taşınmazların altı ay ve daha kısa süreli kiralanmasında uygulanmaz (TBK m.339/1, m.346).
Borçlu cezayı ödeyerek sözleşmeden kurtulabilir mi?
Kural olarak hayır; cezai şart borçluyu ifaya zorlayan bir yaptırımdır. Borçlu, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi dönme veya fesih yoluyla sona erdirmeye yetkili olduğunu ancak ispat ederse bu yola gidebilir. İş sözleşmesindeki rekabet yasağında ise sözleşmede aksine hüküm yoksa işçi cezayı ödeyerek yasaktan kurtulur (TBK m.179/3, m.446/2).
İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku
← Tüm makaleler