Loş ışıkta boş yatak

Aile Hukuku

Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma: Şartları ve 1 Yıllık Süre

12 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, daha önce açılan bir boşanma davası reddedilip bu karar kesinleştikten sonra bir yıl geçtiği hâlde ortak hayatı yeniden kuramamış eşlerden birinin istemiyle verilen boşanma kararıdır (Türk Medeni Kanunu m.166/4). Bu yazı, boşanma davası reddedilmiş ve o tarihten sonra eşinden ayrı yaşayan kişinin yeniden boşanma davası açıp açamayacağını ele alır. Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada kanun salt ayrı yaşamayı yeterli saymaz: önce reddedilip kesinleşmiş bir dava bulunmalı, süre de ayrı yaşamaya başlanan günden değil ret kararının kesinleştiği tarihten başlamalıdır. Şartlar gerçekleşince evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve hâkim ayrıca sarsılma ispatı aramaz.

1. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma: Öne Çıkanlar

  • Fiili ayrılık nedeniyle boşanma için daha önce açılmış bir boşanma davasının reddedilmiş ve bu ret kararının kesinleşmiş olması gerekir (TMK m.166/4).
  • Fiili ayrılık süresi bugün bir yıldır ve ret kararının kesinleştiği tarihten başlar; dördüncü fıkra 7532 sayılı Kanun’la 2024’te değiştirilmiştir (TMK m.166/4).
  • Bir yıl içinde eşler ortak hayatı yeniden kurmuşsa bu yol işlemez; kurulamamışsa sebebi araştırılmaz (TMK m.166/4).
  • Terk nedeniyle boşanmadan farklı olarak ihtar veya birleşme çağrısı gerekmez (TMK m.164/2, m.166/4).
  • Boşanma kararı için kusur aranmaz; maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasında kusur durumu ayrıca değerlendirilir (TMK m.174, 175).
  • Edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanmaya karar verilen davanın tarihinden geçerli olmak üzere sona erer; ayrı yaşanan dönem kendiliğinden rejimi bitirmez (TMK m.225/2).

2. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Nedir?

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinin kanunda ayrıca düzenlenmiş bir hâlidir. Genel kurala göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.166/1). Genel sebebe dayanan davada bu sarsılmanın delillerle ispatı gerekir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada ise kanun, belirli olgular gerçekleştiğinde evlilik birliğinin temelden sarsılmış sayılacağını söyler: önceki boşanma davasının reddi, bu kararın kesinleşmesi, kesinleşmeden itibaren bir yılın geçmesi ve bu sürede ortak hayatın yeniden kurulamaması (TMK m.166/4).

“Fiili ayrılık” ifadesi kanun metninde geçmez. Dördüncü fıkra, reddedilen davadan sonra ortak hayatın yeniden kurulamamasını düzenler; uygulamada bu hâle fiili ayrılık nedeniyle boşanma denir. Bu yüzden terimdeki “ayrılık” sözcüğü, mahkemenin verdiği ayrılık kararı ile karıştırılmamalıdır. Aradaki fark aşağıda ayrı bir başlıkta açıklanmıştır.

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada hâkim, şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler; evliliğin neden yürümediğini ve eşlerden hangisinin haklı olduğunu boşanma kararının koşulu olarak araştırmaz. Kanun, ortak hayatın “her ne sebeple olursa olsun” yeniden kurulamamasını yeterli görür (TMK m.166/4). Genel sebebe dayanan davanın ispat ve kusur tartışması için evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazısına bakabilirsiniz.

3. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Şartları

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma için dört şart birlikte gerçekleşmelidir. Biri eksikse dava bu sebebe dayanarak kabul edilemez (TMK m.166/4):

  1. Önceki boşanma davası açılmış olmalı. Dava, boşanma sebeplerinden herhangi birine dayanabilir; genel sebep, zina, terk veya başka bir özel sebep fark etmez.
  2. Önceki dava reddedilmiş olmalı. Kanun “davanın reddine karar verilmesi”ni arar. Önceki dava kabul edilseydi eşler zaten boşanmış olurdu.
  3. Ret kararı kesinleşmiş olmalı. Bir yıllık süre kararın verildiği gün değil, kesinleştiği tarihten itibaren işler.
  4. Kesinleşmeden itibaren bir yıl geçmiş ve bu sürede ortak hayat yeniden kurulamamış olmalı. Eşlerin bu dönemde birlikte yaşamaya dönmemiş olması gerekir.

Bu şartlar gerçekleşince eşlerden biri dava açabilir. Kanun önceki davanın davacısı olmayı aramaz; reddedilen davanın davalısı da fiili ayrılık nedeniyle boşanma isteyebilir (TMK m.166/4).

3.1. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada Önceki Dava Feragatle veya Usulden Biterse

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmanın lafzı, önceki davanın “reddine karar verilmesi”ni arar ve davanın hangi gerekçeyle reddedildiğini ayırmaz. Önceki dosyanın nasıl sona erdiği bu yüzden hüküm fıkrası üzerinden incelenir:

  • Esastan ret: Mahkeme boşanma sebebinin ispat edilmediği sonucuna varıp davayı reddetmişse ikinci şart açıkça gerçekleşmiştir.
  • Feragat: Feragat, davacının talep sonucundan vazgeçmesidir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.307/1, m.311/1). Kanun m.166/4’te feragat hâlini ayrıca düzenlemez; önceki dosyadaki hüküm fıkrasının ve kesinleşme kaydının hangi tarihi gösterdiği birlikte değerlendirilir. Feragatin sonuçları için davadan feragat nedir yazısına bakabilirsiniz.
  • Açılmamış sayılma: İşlemden kaldırılan ve süresinde yenilenmeyen ya da yenilendikten sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılan dava açılmamış sayılır ve bu davadaki talep hiç yapılmamış sayılır (HMK m.150/6-7). Böyle bir dosya, m.166/4’ün aradığı ret kararı koşulunu lafzen karşılamaz.

Önceki dosyada hangi kararın verildiği belirsizse, kesinleşme kaydı taşıyan ilamın örneği alınmadan fiili ayrılık süresi hesaplanmamalıdır.

4. Fiili Ayrılık Süresi: 1 Yıl Ne Zaman Başlar?

Fiili ayrılık süresi bir yıldır ve önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten başlar (TMK m.166/4). Eşlerin ayrı yaşamaya başladığı gün, dava açıldığı gün ya da ret kararının verildiği gün süreyi başlatmaz.

Kararın kesinleştiği tarih, ilamın altına veya arkasına yazılan, tarih ve mahkeme mührü taşıyan ve hâkim tarafından imzalanan kesinleşme kaydıyla gösterilir; uygulamada bu kayda kesinleşme şerhi denir (HMK m.302/4). Ret kararına karşı istinaf süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.345/1); bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz süresi de tebliğden itibaren iki haftadır (HMK m.361/1). Taraflardan biri kanun yoluna başvurursa kesinleşme tarihi, bu yolun tamamlandığı tarihe kayar. Aile hukukuna ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilememesi de bu tarihin önemini gösterir (HMK m.350/2, m.367/2).

Bu nedenle bir yıllık süre hesaplanırken ilk iş, önceki dosyanın kesinleşme kaydındaki tarihi görmektir. Karar tarihi ile kesinleşme tarihi arasında tebliğ ve kanun yolu süreleri kadar fark oluşabilir.

4.1. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada 3 Yıl Şartı Kalktı mı?

Evet. Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada bugün aranan süre bir yıldır; dördüncü fıkra 14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiştir (TMK m.166/4). Bugünkü metinde üç yıllık bir bekleme süresi yoktur. “3 yıl ayrı yaşama nedeniyle boşanma” ifadesini kullanan kaynaklar bu değişiklikten önceki metne göre yazılmıştır.

Değişiklikten önce reddedilip kesinleşmiş bir dava, değişiklikten önce açılmış bir fiili ayrılık davası ya da kanun yolunda bekleyen bir dosya varsa hangi metnin uygulanacağı o dosyanın tarihlerine göre ayrıca incelenir. Bu inceleme yapılmadan eski ya da yeni süreye dayanarak dava açılmamalıdır.

4.2. Fiili Ayrılık Süresi İçinde Barışmak Ne Sonuç Doğurur?

Fiili ayrılık süresi içinde eşler ortak hayatı yeniden kurmuşsa m.166/4’ün son şartı gerçekleşmez; kanun, bir yılın geçmesiyle birlikte ortak hayatın yeniden kurulamamış olmasını arar (TMK m.166/4). Eşler kanunen birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmakla yükümlüdür ve oturacakları konutu birlikte seçerler (TMK m.185/3, m.186/1). Ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı bu yükümlülüklerin fiilen yeniden yerine getirilmeye başlanıp başlanmadığıyla değerlendirilir.

Kısa bir görüşme, çocuklarla ilgili bir buluşma ya da tek seferlik bir ziyaretin ortak hayatın yeniden kurulması sayılıp sayılmayacağını kanun ayrıca düzenlemez. Hâkim bu olguların varlığına vicdani kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz ve delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184/1, m.184/4). Bu yüzden görüşmenin süresi, amacı ve eşlerin yeniden aynı konutta yaşamaya başlayıp başlamadığı delillerle ortaya konur. Ortak hayatın kurulamamasının sebebi ise araştırılmaz; kanun “her ne sebeple olursa olsun” ifadesini kullanır (TMK m.166/4).

5. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma ile Terk, Ayrı Yaşama ve Ayrılık Kararı Farkı

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, adı benzeyen üç kurumla karıştırılır. Aralarındaki fark; hangi olayın aranacağı, hangi sürenin nereden başlayacağı ve kararın evliliği bitirip bitirmediğidir:

KurumAranan olaySüre ve başlangıcıİhtar / çağrıSonuç
Fiili ayrılık nedeniyle boşanma (TMK m.166/4)Reddedilip kesinleşmiş önceki boşanma davası ve ortak hayatın kuru­la­ma­masıBir yıl; ret kararının kesin­leş­tiği tarihtenAranmazBoşanma
Terk nedeniyle boşanma (TMK m.164)Eşin, evlilik yüküm­lü­lük­le­rin­den kaçmak amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı sebep olmadan ortak konuta dönmemesiAyrılığın en az altı ay sürmesiHâkim veya noter ihtarı; dönüş için iki ayBoşanma
Ayrı yaşama hakkı (TMK m.197)Ortak hayat sebebiyle kişiliğin, ekonomik güvenliğin veya ailenin huzurunun ciddî biçimde tehlikeye düşmesiTehlike sürdükçeAranmazEvlilik sürer; parasal katkı ve konut önlemleri alınabilir
Ayrılık kararı (TMK m.170, 171)İspatlanmış boşanma sebebi ve ortak hayatın yeniden kurulması olasılığıBir yıldan üç yıla kadar; ayrılık kararının kesin­leş­me­sin­denAranmazEvlilik sona ermez

Terk nedeniyle boşanmada terk edilen eş, ayrılığın dördüncü ayı bitmeden ihtar isteyemez; ihtardan sonra iki ay geçmeden de dava açamaz (TMK m.164/2). Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada bu ihtar ya da birleşme çağrısı aşaması yoktur; önceki davanın reddi ve kesinleşme kaydı bu aşamanın yerini tutar. Terk davasının ayrıntıları için terk nedeniyle boşanma yazısına bakabilirsiniz.

Ayrılık kararı ise boşanma davasında hâkimin, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğunda boşanma yerine verebildiği bir karardır; dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez (TMK m.170/2-3). Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işler (TMK m.171). Adı geçen üç yıl, fiili ayrılık süresiyle ilgili değildir. Ayrılık kararı evliliği sona erdirmez; fiili ayrılık nedeniyle boşanma ise evliliği bitirir.

5.1. Ayrı Evde Yaşamak Tek Başına Boşanma Sebebi mi?

Ayrı evde yaşamak, kaç yıl sürerse sürsün, kanunda kendi başına sayılmış bir boşanma sebebi değildir. Fiili ayrılık nedeniyle boşanmanın ön koşulu, önceden açılmış ve reddedilip kesinleşmiş bir boşanma davasıdır (TMK m.166/4). Böyle bir dava yoksa ayrı yaşayan eş iki yoldan birini seçer:

  • Genel sebebe dayanmak: Evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ispat ederek dava açmak (TMK m.166/1). Ayrı yaşama bu davada bir olgu olarak anlatılabilir; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184/4).
  • Özel sebebe dayanmak: Terk gibi bir özel sebebin şartları varsa o sebebe dayanmak (TMK m.164).

Bu nedenle “bir yıl ayrı kaldık, boşanabilir miyiz?” sorusunun cevabı, bir yılın hangi tarihten sayıldığına bağlıdır. Sayım reddedilip kesinleşmiş bir davadan başlıyorsa fiili ayrılık yolu açıktır; böyle bir dava yoksa süre fiili ayrılık yolunu açmaz.

5.2. Fiili Ayrılık Döneminde Nafaka ve Ayrı Yaşama Talebi

Fiili ayrılık süresi boyunca eşler hâlâ evlidir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine diğerine yapılacak parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve malların yönetimine ilişkin önlemleri alır (TMK m.197/2). Eşlerden biri haklı bir sebep olmadan birlikte yaşamaktan kaçınıyorsa ya da ortak hayat başka bir sebeple olanaksız hâle gelmişse diğer eş de aynı istemlerde bulunabilir (TMK m.197/3). Ergin olmayan çocuklar varsa hâkim çocuklarla ilgili gerekli önlemleri de alır (TMK m.197/4).

6. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davası, önceki dosyanın kesinleşme bilgisi ve ortak hayatın kurulamadığını gösteren delillerle aile mahkemesinde açılır. İşlem sırası şöyledir:

  1. Önceki dosyanın kesinleşme tarihini belgeleyin. Ret kararını veren mahkemeden kesinleşme kaydı taşıyan ilam örneği alınır; bir yıllık süre bu kayıttaki tarihten hesaplanır (HMK m.302/4, TMK m.166/4).
  2. Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin. Boşanma davasına aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).
  3. Dava dilekçesini hazırlayın. Dilekçede mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, iddianın dayanağı olan vakıaların sıra numarası altında açık özetleri ve her vakıanın hangi delille ispat edileceği yazılır (HMK m.119/1). Fiili ayrılık davasında bu vakıalar; önceki dosyanın mahkemesi ve numarası, ret kararı, kesinleşme tarihi ve o tarihten bu yana ortak hayatın kurulmamış olmasıdır. Dilekçede ayrıca dayanılan hukuki sebep (TMK m.166/4), açık bir talep sonucu ve imza bulunur (HMK m.119/1-g, ğ, h). Dilekçe yapısı için boşanma dilekçesi yazısına bakabilirsiniz.
  4. Fer’î talepleri aynı dilekçede kurun. Maddi ve manevi tazminat, nafaka, velayet ve kişisel ilişki talepleri dilekçede açıkça yazılır (TMK m.174, 175, 182).
  5. Geçici önlemleri isteyin. Dava açılınca hâkim, dava süresince eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Tedbir nafakası bu çerçevede istenir.
  6. Dilekçeyi mahkemeye kaydettirin. Dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır (HMK m.118/1). Davalının cevap süresi, dilekçenin kendisine tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m.127/1).

Taraflardan biri isterse hâkim duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m.184/6). Boşanma davasının genel akışı için boşanma davası nasıl açılır yazısına bakabilirsiniz.

6.1. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer, Kaç Celse Olur?

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasının süresi veya duruşma (celse) sayısı kanunda belirlenmemiştir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi (cevap süresi tebliğden itibaren iki hafta, HMK m.127/1), önceki dosyanın getirtilmesi, tanıkların dinlenmesi ve karara karşı istinaf ile temyiz yollarına başvurulması (her biri tebliğden itibaren iki hafta, HMK m.345/1, m.361/1) davanın süresini belirler. Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Önceki davanın reddi ve kesinleşmesi ilamla gösterildiğinden, fiili ayrılık davasında tanık ve delil incelemesi ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığına ve fer’î taleplere yönelir.

6.2. Fiili Ayrılık Davası Anlaşmalı Boşanmaya Dönebilir mi?

Evlilik en az bir yıl sürmüşse ve davalı eş davayı kabul ederse, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır (TMK m.166/3). Bu durumda boşanma kararı için hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir; hâkim bu düzenlemede değişiklik yapabilir (TMK m.166/3). Anlaşmalı boşanmanın şartları için anlaşmalı boşanma yazısına bakabilirsiniz.

7. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada İspat ve Deliller

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada ispat iki olguya yönelir: önceki davanın reddedilip kesinleştiği ve kesinleşmeden sonraki bir yıl içinde ortak hayatın yeniden kurulmadığı (TMK m.166/4). İlk olgu, kesinleşme kaydı taşıyan ilamla gösterilir (HMK m.302/4). İkinci olgu için kanun belirli bir delil türü öngörmez; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184/4).

Boşanma davasında üç özel ispat kuralı uygulanır ve fiili ayrılık davası da bunlara tabidir (TMK m.184):

  • Hâkim, davanın dayandığı olguların varlığına vicdani kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz (TMK m.184/1).
  • Hâkim bu olgular hakkında taraflara yemin öneremez (TMK m.184/2).
  • Tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3). Davalının “bir yıldır ayrıyız” demesi tek başına ispat sayılmaz.

Ortak hayatın kurulmadığını gösterebilecek deliller, eşlerin ayrı konutlarda yaşadığını ortaya koyan kayıtlar (örneğin adres kayıtları, konutun kira ve abonelik belgeleri) ve bu dönemi bilen tanıklardır. Bu sayım örnek niteliğindedir; kanun delil türünü sınırlamaz. Dava dilekçesinde her vakıanın hangi delille ispat edileceği ayrı ayrı gösterilir (HMK m.119/1-f).

7.1. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada Davalının İtirazı

Davacının kusurunun daha ağır olduğu hâllerde davalıya tanınan itiraz hakkı, kanunda birinci fıkradaki genel sebebe bağlanmıştır (TMK m.166/2). Dördüncü fıkra böyle bir itiraz öngörmez; şartlar gerçekleşince evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4). Davalının “boşanmak istemiyorum” demesi bu yüzden tek başına davayı sonuçsuz bırakmaz.

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasında davalı, şartların kendisine itiraz edebilir: önceki davanın reddedilmediğini, ret kararının kesinleşmediğini, kesinleşmeden itibaren bir yıl geçmediğini ya da bu sürede ortak hayatın yeniden kurulduğunu ileri sürebilir. Bu itirazlar, kesinleşme kaydı ve ortak hayata ilişkin delillerle değerlendirilir (TMK m.184).

8. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada Kusur, Tazminat ve Nafaka

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada kusur, boşanma kararının koşulu değildir; ancak tazminat ve yoksulluk nafakasının koşuludur. Dördüncü fıkra, ortak hayatın “her ne sebeple olursa olsun” kurulamamasını yeterli görür (TMK m.166/4). Boşanmanın malî sonuçları ise kendi maddelerine göre ayrıca incelenir:

  • Maddi tazminat: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1).
  • Manevi tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174/2).
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175).
  • Tedbir nafakası: Dava süresince eşlerin geçimi geçici önlem olarak düzenlenir (TMK m.169).

Kanun tazminatın tutarını belirlemez; hâkim, takdir yetkisi tanınan konularda hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Tazminat talebinin kuruluşu için boşanmada maddi ve manevi tazminat, nafaka türleri için nafaka nedir ve tedbir nafakası yazılarına bakabilirsiniz.

9. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanmada Velayet ve Mal Paylaşımı

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada velayet, diğer boşanma davalarındaki kurallarla düzenlenir. Mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra onların haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler; velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılır (TMK m.182/1, m.182/3). Velayet ölçütleri için velayet davası yazısına bakabilirsiniz.

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada mal paylaşımı bakımından belirleyici tarih, boşanmaya karar verilen davanın açıldığı tarihtir. Eşler arasında kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (TMK m.202/1). Mahkeme boşanmaya karar verdiğinde mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2). Önceki dava reddedildiği için o dava evliliği ve mal rejimini sona erdirmemiştir; eşlerin ayrı yaşadığı yıllar da rejimi kendiliğinden bitirmez. Bu dönemde edinilen mallar, fiili ayrılık davasının açıldığı tarihe kadar rejimin içinde kalır. Tasfiyenin ayrıntıları için boşanmada mal paylaşımı yazısına bakabilirsiniz.

Madde metinleri için Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfalarına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma nedir?

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu m.166/4'teki boşanma yoludur. Daha önce açılan bir boşanma davası reddedilmiş, ret kararı kesinleşmiş ve kesinleşmeden itibaren bir yıl geçtiği hâlde ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır. Bu durumda eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma için kaç yıl ayrı yaşamak gerekir?

Bugünkü metinde aranan süre bir yıldır. Süre, ayrı yaşamaya başlanan günden değil, önceki boşanma davasının reddine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten başlar. Bu bir yıl içinde eşler ortak hayatı yeniden kurmamış olmalıdır (TMK m.166/4). Dördüncü fıkra 7532 sayılı Kanun'la 2024'te değiştirilmiştir; üç yıllık bir süre bugün aranmaz.

Boşanmada 3 yıl şartı kalktı mı?

Evet, bugünkü metinde üç yıllık bir bekleme süresi yoktur. TMK m.166/4, 14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilmiş ve süre bir yıl olarak yazılmıştır. Değişiklikten önce yayımlanmış kaynaklar bu yüzden güncel değildir. Önceki bir dosyada hangi metnin uygulanacağı, o dosyanın tarihlerine göre ayrıca incelenir.

Ayrı evde yaşamak tek başına boşanma sebebi midir?

Hayır. Kanun, eşlerin ayrı evde yaşamasını kendi başına bir boşanma sebebi olarak saymaz. Fiili ayrılık yolunun ön koşulu, önceden açılmış ve reddedilip kesinleşmiş bir boşanma davasıdır (TMK m.166/4). Böyle bir dava yoksa dava genel sebebe (m.166/1) ya da terk gibi özel sebeplerden birine dayanır ve o sebebin şartları ispat edilir.

Bir yıl dolmadan boşanma davası açılabilir mi?

Fiili ayrılık sebebine dayanarak açılamaz; m.166/4 ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesini açıkça arar. Eşler bu süreyi beklemeden de dava açabilir, ancak o dava genel sebebe (TMK m.166/1) ya da özel bir sebebe dayanır. Bu durumda evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ayrıca ispat edilmelidir.

Feragatle biten boşanma davası fiili ayrılık için yeterli mi?

Kanun, önceki davanın reddine karar verilmiş olmasını arar ve feragat hâlini ayrıca düzenlemez. Feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311/1). Bu yüzden önceki dosyanın hüküm fıkrası ve kesinleşme kaydı birlikte okunur. Açılmamış sayılan davadaki talep ise hiç yapılmamış sayılır (HMK m.150/7); böyle bir dosya ret koşulunu lafzen karşılamaz.

Fiili ayrılık davasında birleşme çağrısı ya da ihtar gerekir mi?

Hayır. İhtar, terk nedeniyle boşanmaya özgü bir şarttır: terk edilen eşin istemiyle hâkim veya noter, terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiğini bildirir (TMK m.164/2). Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada kanun böyle bir çağrı aramaz; şartlar ret kararı, kesinleşme, bir yıllık süre ve ortak hayatın kurulamamasıdır (TMK m.166/4).

Fiili ayrılık nedeniyle boşanma davasını kim açabilir?

Şartlar gerçekleştiğinde eşlerden biri açabilir. Kanun istemi eşlerden birine tanır ve önceki davanın davacısı olmayı şart koşmaz; reddedilen davanın davalısı da bu davayı açabilir (TMK m.166/4). Davacının kusurlu olması boşanma kararını engellemez, ancak maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakasında kusur durumu ayrıca değerlendirilir (TMK m.174, 175).

Fiili ayrılık nedeniyle boşanmada tazminat ve nafaka alınır mı?

Alınabilir, ancak boşanma kararından ayrı şartlara bağlıdır. Maddi tazminatı kusursuz veya daha az kusurlu taraf kusurlu taraftan ister; manevi tazminat da kusurlu taraftan istenir (TMK m.174). Yoksulluk nafakası için isteyen tarafın kusuru daha ağır olmamalıdır (TMK m.175). Dava sürerken geçici önlem olarak barınma ve geçim de düzenlenir (TMK m.169).

Fiili ayrılık davası hangi mahkemede açılır ve ne kadar sürer?

Dava aile mahkemesinde açılır (4787 sayılı Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Kanunda davanın süresi veya duruşma sayısı belirlenmemiştir; süre dilekçe aşamasına, delillerin toplanmasına ve kanun yoluna başvurulup başvurulmamasına göre değişir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp