Çarpma sonucu ezilmiş araç ön kısmı

Tazminat Hukuku

Haksız Fiil Nedir? Unsurları, Örnekleri ve Sorumluluk

15 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar verilmesidir; zarar veren kişi, aralarında bir sözleşme olmasa bile bu zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.49/1). Haksız fiil sorumluluğunun doğması için dört unsur birlikte aranır: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı. Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiil tarihinden itibaren on yıl içinde ileri sürülmelidir (TBK m.72). Bu yazı, bir kaza, saldırı, itibar zedelenmesi veya mala verilen zarar nedeniyle karşı taraftan tazminat isteyip isteyemeyeceğini anlamak isteyen kişi için haksız fiilin unsurlarını, örneklerini, ispat yükünü ve davanın nerede açılacağını anlatır.

1. Haksız Fiil: Öne Çıkanlar

  • Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verilmesidir; ahlaka aykırı bir fiille kasten zarar vermek de haksız fiildir (TBK m.49).
  • Haksız fiilin dört unsuru hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağıdır; zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat eder (TBK m.50).
  • Kanunun saydığı kusursuz sorumluluk hâllerinde zarar görenin kusur ispatlaması gerekmez: adam çalıştıran, hayvan bulunduran, bina maliki, tehlikeli işletme ve motorlu araç işleteni (TBK m.66, m.67, m.69, m.71, KTK m.85).
  • Haksız fiil zamanaşımı öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıldır; suç oluşturan fiilde daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır (TBK m.72).
  • Haksız fiil davası asliye hukuk mahkemesinde açılır; zarar gören kendi yerleşim yeri mahkemesini de seçebilir (HMK m.2/1, m.16/1).
  • 31 Temmuz 2026’dan sonra meydana gelen haksız fiillerde çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatının faiz başlangıcı kanunla belirlendi (TBK m.55, 7589 sayılı Kanun geçici m.1/9).

2. Haksız Fiil Nedir? (TBK 49)

Haksız fiil, bir kişinin kusurlu ve hukuka aykırı davranışıyla başka bir kişinin malvarlığına veya kişilik değerlerine zarar vermesidir. Zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49/1). Haksız fiil sorumluluğu sözleşmeden değil doğrudan kanundan doğar: trafik kazasında karşı taraf, kavgada yaralanan kişi ya da itibarı zedelenen kişi ile zarar veren arasında önceden bir hukuki ilişki bulunması gerekmez.

Türk Borçlar Kanunu haksız fiili iki kalıpla tanımlar. Birinci kalıp genel kuraldır: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür. İkinci kalıp, yasak bir kuralın bulunmadığı durumu kapsar: zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı olmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49/2). İkinci kalıpta kusurun ağır biçimi olan kast aranır; ihmal yetmez.

Haksız fiil hükümleri Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ile 76. maddeleri arasında yer alır. Kanunun güncel metni mevzuat.gov.tr’deki Türk Borçlar Kanunu sayfasından okunabilir.

2.1. Haksız Fiilden Kaynaklanan Ne Demek?

Haksız fiilden kaynaklanan borç (ya da tazminat), taraflar arasında sözleşme olmaksızın, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla verilen zarar nedeniyle kanundan doğan tazminat borcudur (TBK m.49/1). Mahkeme evrakında, icra takibinde veya arabuluculuk tutanağında geçen “haksız fiilden kaynaklanan alacak” ifadesi, alacağın bir sözleşmeye değil zarar verici bir olaya dayandığını gösterir.

Bu nitelendirme sonuç doğurur. Alacak haksız fiilden kaynaklanıyorsa ispat yükü zarar görendedir (TBK m.50), zamanaşımı iki ve on yıllık sürelere bağlıdır (TBK m.72) ve dava zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir (HMK m.16/1). Alacak sözleşmeden kaynaklanıyorsa bu üç konuda farklı kurallar uygulanır (aşağıda § “Haksız Fiil ile Sözleşmeye Aykırılık Farkı”).

3. Haksız Fiilin Unsurları (Şartları) Nelerdir?

Haksız fiilin unsurları dört tanedir ve haksız fiil sorumluluğunun doğması için dördü birlikte bulunmalıdır:

  1. Hukuka aykırı fiil: Zarar veren kişinin hukuk düzeninin yasakladığı bir davranışta bulunması.
  2. Kusur: Zarar verenin bu davranışı kasten ya da ihmalle gerçekleştirmesi.
  3. Zarar: Zarar görenin malvarlığında veya kişilik değerlerinde bir eksilme meydana gelmesi.
  4. İlliyet (nedensellik) bağı: Zararın o fiilin sonucu olarak doğması.

Dört unsur doğrudan kanunun ifadesinden çıkar: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren sorumludur (TBK m.49/1). Kanun, zarar görenin zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmesini de ayrıca arar (TBK m.50/1). Unsurlardan biri eksikse kusur sorumluluğuna dayanan tazminat istenemez. Kanunun kusuru aramadığı hâller ise ayrıca düzenlenmiştir; bu hâllerde dördüncü unsur olan illiyet bağı yine gerekir, ancak kusur ispatı gerekmez (aşağıda § “Haksız Fiil Sorumluluğu Türleri”).

3.1. Haksız Fiilde Hukuka Aykırılık ve Hukuka Uygunluk Sebepleri

Haksız fiilde hukuka aykırılık, davranışın hukuk düzeninin koruduğu bir hakkı veya menfaati ihlal etmesidir. Kişinin vücut bütünlüğüne, malına, onuruna veya özel hayatına saldırı hukuka aykırıdır. Hukuka aykırılık yalnız bir eylemle değil, hukuken yapılması gereken bir davranıştan kaçınmakla da gerçekleşebilir; örneğin bina malikinin binanın bakımını yapmaması (TBK m.69).

Kanun, zarara yol açsa bile hukuka aykırı sayılmayan davranışları ayrıca sayar. Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan fiil hukuka aykırı değildir (TBK m.63/1). Zarar görenin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar, haklı savunma, yetkili kamu makamlarının müdahalesi zamanında sağlanamayacaksa kişinin hakkını kendi gücüyle koruması ve zorunluluk hâli de fiili hukuka uygun kılar (TBK m.63/2).

Hukuka uygunluk sebebinin tazminata etkisi her hâlde aynı değildir. Haklı savunmada bulunan kişi, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz (TBK m.64/1). Buna karşılık kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden korumak için üçüncü bir kişinin malına zarar veren kişinin, yani zorunluluk hâlinde davranan kişinin giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler (TBK m.64/2). Ceza hukukundaki karşılığı için meşru müdafaa yazımıza bakabilirsiniz.

3.2. Haksız Fiilde Kusur ve Haksız Fiil Ehliyeti

Haksız fiilde kusur, zarar verenin kınanabilir irade durumudur ve iki biçimde ortaya çıkar: kast, zarar verici sonucu bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektir; ihmal, gerekli özeni göstermeyerek sonuca yol açmaktır. Kusur hukuka aykırılıktan ayrı bir unsurdur: hukuka aykırılık davranışın kendisine, kusur ise davranan kişinin iradesine ilişkindir. Hâkim tazminatın kapsamını belirlerken kusurun ağırlığını da göz önüne alır (TBK m.51/1).

Kusurdan söz edebilmek için zarar verenin ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç doğurmaz (Türk Medeni Kanunu m.15). Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar ise haksız fiillerinden sorumludur; sözleşme yaparken aranan yasal temsilci rızası haksız fiil sorumluluğu için aranmaz (TMK m.16). Buna haksız fiil ehliyeti denir.

Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zarar ise tamamen karşılıksız kalmayabilir. Hakkaniyet gerektiriyorsa hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir (TBK m.65). Bu hakkaniyet sorumluluğu kusura dayanmaz; kusur unsuru eksik olduğu hâlde kanunun tanıdığı bir istisnadır.

Zarar verenin kusurunun ağırlığı ve kusur oranı, özellikle birden çok kişinin katıldığı olaylarda ayrıca incelenir. Kusur oranının nasıl dağıtıldığı için asli kusur ve tali kusur yazımıza bakabilirsiniz.

3.3. Haksız Fiilde Zarar: Maddi Zarar ve Manevi Zarar

Haksız fiilde zarar, zarar görenin malvarlığında ya da kişilik değerlerinde, iradesi dışında meydana gelen eksilmedir. Zarar yoksa, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranış tek başına tazminat doğurmaz. Kanun zararı iki ana grupta düzenler.

Maddi zarar malvarlığındaki eksilmedir. Bedensel zararlar özellikle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplardır (TBK m.54). Ölüm hâlinde cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ve çalışma gücü kayıpları ile ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin kayıpları istenir (TBK m.53). Bu son kalem için destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

Manevi zarar kişilik değerlerindeki eksilmedir. Kişilik hakkı zedelenen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir; hâkim bunun yerine veya yanında saldırıyı kınayan bir karar verip yayımlanmasına da hükmedebilir (TBK m.58). Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde zarar görene, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde yakınlarına da manevi tazminat ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56). Kalemlerin tamamı ve hesaplama ilkeleri için maddi ve manevi tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

3.4. Haksız Fiilde İlliyet Bağı Nedir, Ne Zaman Kesilir?

Haksız fiilde illiyet bağı, zararın zarar verenin fiilinin sonucu olarak doğmasıdır; fiil olmasaydı zarar da doğmayacaktır. Kanun bu unsuru, zarar verenin sorumluluğunu “bir fiille” verilen zarara bağlayarak kurar (TBK m.49/1). Kusur ispatlansa bile fiil ile zarar arasında bu neden-sonuç ilişkisi kurulamıyorsa tazminat sorumluluğu doğmaz. İlliyet bağı kusursuz sorumluluk hâllerinde de aranan unsurdur: işleten, motorlu aracın işletilmesinin sebep olduğu zarardan sorumludur (Karayolları Trafik Kanunu m.85/1).

İlliyet bağını kesen hâller, trafik sorumluluğunda kanunda adıyla sayılır. İşleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın mücbir sebepten, zarar görenin ağır kusurundan veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur (KTK m.86/1). Bu üç hâl, zararın asıl sebebinin zarar verenin fiili değil başka bir olay olduğunu gösterir. İspat yükü sorumluluktan kurtulmak isteyen taraftadır. Mücbir sebebin hangi olayları kapsadığı için mücbir sebep yazımıza bakabilirsiniz.

Başka bir sebebin zarara katkıda bulunması, zarar vereni kendiliğinden kurtarmaz. Zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa sorumluluk kalkmaz; hâkim tazminatı indirebilir veya koşullar gerektiriyorsa tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Sorumluluktan kurtulamayan işleten için de hâkim, zarar görenin kusurunu ispatlaması hâlinde tazminatı indirebilir (KTK m.86/2). Birden çok kişi birlikte bir zarara sebep olmuşsa, her biri zarar görene karşı müteselsilen sorumludur (TBK m.61).

4. Haksız Fiil Örnekleri

Haksız fiil örnekleri, sorumluluğun hangi kurala dayandığına göre gruplanabilir. Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır; her olayda unsurların ayrıca incelenmesi gerekir.

Örnek olaySorum­lu­luk sebebiKusur ispatı gerekir mi?Dayanak
Kavgada bir kişiyi yara­la­makKusur sorum­lu­luğuEvetTBK m.49, m.54
Gerçek olmayan haber­lerle bir kişinin onurunu zede­le­mekKişilik hak­kı­nın zede­len­mesiEvetTBK m.49, m.58
Gerçek olmayan ilan­larla bir işlet­me­nin müş­te­ri­le­rini azalt­makDürüst­lüğe aykırı dav­ra­nışZararın gide­ril­mesi için evetTBK m.57
Motorlu aracın işle­til­me­siyle bir yayanın yara­lan­masıİşle­te­nin sorum­lu­luğuHayırKTK m.85
Çalı­şa­nın iş sıra­sında müş­te­riye zarar vermesiAdam çalış­tı­ra­nın sorum­lu­luğuHayır; işveren özen ispa­tıyla kur­tu­la­bi­lirTBK m.66
Bakımı yapıl­ma­yan binadan düşen par­ça­nın yoldan geçene çarp­masıYapı mali­ki­nin sorum­lu­luğuHayırTBK m.69
Bir köpeğin yoldan geçeni ısır­masıHayvan bulun­du­ra­nın sorum­lu­luğuHayır; özen ispa­tıyla kur­tu­luş mümkünTBK m.67
Teh­li­keli bir tesisin faa­li­ye­tin­den çevreye zarar doğmasıTehlike sorum­lu­luğuHayırTBK m.71

Tablodaki ayrım sonuç doğurur. Kavgada yaralanan kişi karşı tarafın kusurunu ispat etmek zorundadır; motorlu aracın çarptığı yaya ise işletenin kusurunu ispat etmeden de tazminat isteyebilir (TBK m.50/1, KTK m.85/1). Trafik ve iş ortamındaki olaylar için trafik kazası tazminat davası ve iş kazası tazminat davası yazılarımıza bakabilirsiniz. Ticari işlerde dürüstlüğe aykırı rekabet ise Türk Ticaret Kanunu’na tabidir (TBK m.57/2); ayrıntısı haksız rekabet nedir yazımızdadır.

5. Haksız Fiilde İspat Yükü: Zararı ve Kusuru Kim İspatlar?

Haksız fiilde ispat yükü zarar görendedir: zarar gören, hem zararını hem de zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır (TBK m.50/1). Zarar verici fiili ve fiil ile zarar arasındaki illiyet bağını da tazminat isteyen taraf ortaya koyar. Bu kural, haksız fiili sözleşmeye aykırılıktan ayıran en önemli farktır.

Zararın varlığı ispatlandığı hâlde miktarı tam olarak ispatlanamıyorsa, dava bu yüzden reddedilmez. Hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler (TBK m.50/2). Örneğin tamir faturası bulunmayan bir hasarda zararın varlığı fotoğraf ve bilirkişi incelemesiyle ortaya konmuşsa, miktar belirsizliği tek başına talebi düşürmez.

Kusur ispatı kuralının istisnası kusursuz sorumluluk hâlleridir. Bu hâllerde zarar gören, karşı tarafın kusurunu ispat etmez; sorumlu kişi ancak kanunun tanıdığı kurtuluş kanıtını getirirse sorumluluktan kurtulur (TBK m.66/2, m.67/2, KTK m.86/1).

6. Haksız Fiil Sorumluluğu Türleri: Kusur Sorumluluğu ve Kusursuz Sorumluluk

Haksız fiil sorumluluğu iki türe ayrılır. Kusur sorumluluğu genel kuraldır ve zarar görenin, zarar verenin kusurunu ispatlamasını gerektirir (TBK m.49, m.50). Kusursuz sorumluluk ise kanunun saydığı hâllerde, kusur aranmaksızın belirli kişileri sorumlu tutar. Kusursuz sorumluluk hâllerinin bir kısmında sorumlu, gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek kurtulabilir; bir kısmında bu imkân yoktur.

Kurtuluş kanıtı getirilebilen kusursuz sorumluluk hâlleri şunlardır:

  • Adam çalıştıranın sorumluluğu: Adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı giderir. Çalışanı seçerken, talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/1-2). Ayrıntısı adam çalıştıranın sorumluluğu yazımızdadır.
  • Hayvan bulunduranın sorumluluğu: Hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı giderir; zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.67/1-2).

Kurtuluş kanıtı öngörülmeyen kusursuz sorumluluk hâlleri şunlardır:

  • Yapı malikinin sorumluluğu: Bina veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı giderir; intifa ve oturma hakkı sahipleri bakım eksikliğinden malikle birlikte müteselsilen sorumludur (TBK m.69). Ayrıntısı yapı malikinin sorumluluğu yazımızdadır.
  • Tehlike sorumluluğu: Önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğarsa işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur (TBK m.71/1).
  • Motorlu araç işleteninin sorumluluğu: Motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK m.85/1). İşleten ancak illiyet bağını kesen hâllerden birini ispatlarsa kurtulur (KTK m.86/1).

Kusursuz sorumlulukta kusur aranmaması, zarar görenin kusurunu önemsiz kılmaz. Zarar gören zararın doğmasında etkili olmuşsa tazminat indirilebilir (TBK m.52/1, KTK m.86/2). Bir kişinin sorumluluğu birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir (TBK m.60).

7. Haksız Fiilde Tazminat: Kapsam, İndirim ve Faiz

Haksız fiilde tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini hâkim, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK m.51/1). Tazminatın irat (dönemsel ödeme) biçiminde ödenmesine hükmedilirse borçlu güvence göstermekle yükümlüdür (TBK m.51/2).

Tazminat iki durumda indirilebilir. Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Zarara hafif kusuruyla sebep olan kişi, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52/2). Zarar görenin kusurunun etkisi için müterafik kusur ve tazminattan indirim yazımıza bakabilirsiniz.

Haksız fiil davası uzun sürebileceği için kanun zarar görene iki güvence daha tanır. Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunar ve ekonomik durumu da gerektirirse hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir (TBK m.76). Bedensel zararın kapsamı karar sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir (TBK m.75).

7.1. Haksız Fiilde Faiz Başlangıcı: 31 Temmuz 2026 Değişikliği

Haksız fiilde çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatına işletilecek faizin başlangıcı, 7589 sayılı Kanun’la Türk Borçlar Kanunu’nun 55. maddesine eklenen fıkrayla ikiye ayrıldı. Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten; kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir (TBK m.55). Aynı kalemler için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55).

Değişiklik 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdi (7589 sayılı Kanun m.26/1-c). Yeni fıkralar yalnız bu tarihten sonra meydana gelen haksız fiillere uygulanır; daha önce meydana gelen haksız fiiller hakkında maddenin değişiklikten önceki hükümleri uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/9). Belirleyici olan dava tarihi değil, haksız fiilin meydana geldiği tarihtir.

8. Haksız Fiil Zamanaşımı (TBK 72)

Haksız fiil zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıldır (TBK m.72/1). İki süre birlikte işler; hangisi önce dolarsa tazminat istemi zamanaşımına uğrar. İki yıllık süre için zararı ve sorumluyu birlikte öğrenmek gerekir; yalnız zararın bilinmesi süreyi başlatmaz.

Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunları o suç için daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat davasında bu daha uzun süre uygulanır (TBK m.72/1). Zamanaşımına uğramış tazminat alacağı da tamamen işlevsiz kalmaz: haksız fiil dolayısıyla zarar gören aleyhine bir borç doğmuşsa, zarar gören tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile bu borcu ifadan her zaman kaçınabilir (TBK m.72/2). Sürelerin başlangıcı, kesilmesi, durması ve suç türüne göre uzayan süreler için haksız fiil zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

9. Haksız Fiil Davası: Görevli ve Yetkili Mahkeme, Arabuluculuk

Haksız fiilden doğan tazminat davasında görevli mahkeme, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir; dava konusunun değeri ve miktarı bu kuralı değiştirmez (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2/1). Kanunun başka bir mahkemeyi görevlendirdiği uyuşmazlıklarda o mahkeme görevlidir; görev kuralının istisnaları için maddi ve manevi tazminat davası yazımızdaki görevli mahkeme bölümüne bakabilirsiniz.

9.1. Haksız Fiil Davasında Yetkili Mahkeme (HMK 16)

Haksız fiil davasında yetkili mahkeme birden fazladır ve seçim zarar görene aittir. Genel yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6/1). Haksız fiilden doğan davalarda bunun yanında haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16/1). Böylece zarar gören, karşı tarafın yaşadığı şehre gitmeden davayı kendi yerleşim yerinde açabilir.

9.2. Haksız Fiil Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

Haksız fiil davasında arabuluculuk, her uyuşmazlıkta değil kanunun saydığı alanlarda dava şartıdır. Haksız fiilden doğan tazminat davası ticari dava niteliğindeyse ve konusu bir miktar paraysa, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (Türk Ticaret Kanunu m.5/A). Komşu hakkından ve kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B). Örneğin komşu dairenin tesisatından sızan suyun verdiği zarar bu kapsama girebilir. Ticari davalarda başvuru usulü için ticari davalarda arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.

9.3. Haksız Fiil Davasında Belirsiz Alacak Davası Kaldırıldı

Haksız fiil davasında sıkça başvurulan belirsiz alacak davası, 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırıldı (HMK m.107, mülga). Kaldırılma tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında eski hüküm uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10). Yeni davalarda alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse, talep aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilir; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Davanın açılış adımları, harç ve kısmi dava için maddi ve manevi tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

10. Haksız Fiil ile Sözleşmeye Aykırılık Farkı

Haksız fiil ile sözleşmeye aykırılık arasındaki temel fark ispat yükünün yönüdür. Haksız fiilde zarar gören, karşı tarafın kusurunu ispat eder (TBK m.50/1). Sözleşmeye aykırılıkta ise borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Sözleşmesel sorumlulukta kusur karinesi borçlu aleyhine işler.

ÖlçütHaksız fiilSözleşmeye aykırılık
KaynakKanun (TBK m.49)Taraflar arasındaki sözleşme (TBK m.112)
Kusurun ispatıZarar gören ispatlar (TBK m.50)Borçlu kusur­suz­lu­ğunu ispatlar (TBK m.112)
Zamanaşımı2 yıl / 10 yıl, suçta ceza süresi (TBK m.72)Kanunda aksi yoksa 10 yıl (TBK m.146)
Ek yetkili mahkemeFiilin işlendiği, zararın doğduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri (HMK m.16)Sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK m.10)

Aynı olay hem sözleşmeye aykırılık hem haksız fiil oluşturabilir; örneğin taşıma sırasında yolcunun yaralanması. Bu durumda hâkim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir (TBK m.60).

11. Haksız Fiil ile Suç Arasındaki Fark

Haksız fiil ile suç arasındaki fark, sonuçtadır: suç ceza kanununda yaptırıma bağlanmış fiildir ve sonucu cezadır; haksız fiil ise zarar verici davranıştır ve sonucu tazminattır. Aynı olay hem suç hem haksız fiil olabilir. Kasten yaralama, hakaret veya mala zarar verme hem ceza davasına hem tazminat davasına konu olur ve iki dava ayrı yürür.

Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunun olup olmadığı ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı değildir; ceza hâkiminin beraat kararıyla da bağlı değildir (TBK m.74/1). Ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz (TBK m.74/2). Bu nedenle ceza davasında beraat eden kişi, aynı olay nedeniyle tazminat ödemeye mahkûm edilebilir.

Suç ile haksız fiilin kesiştiği ikinci nokta zamanaşımıdır. Tazminata yol açan fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa, tazminat davasında o süre uygulanır (TBK m.72/1).

Sıkça Sorulan Sorular

Haksız fiil nedir?

Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla başkasına zarar verilmesidir. Zarar veren kişi, taraflar arasında bir sözleşme bulunmasa bile bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir kural olmasa da ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren kişi de aynı yükümlülük altındadır (Türk Borçlar Kanunu m.49).

Haksız fiilin 4 unsuru nedir?

Haksız fiil sorumluluğu için dört unsurun birlikte bulunması gerekir: hukuka aykırı bir fiil, zarar verenin kusuru, zarar görenin malvarlığında veya kişilik değerlerinde bir zarar ve bu zararın o fiilden doğmuş olması, yani illiyet bağı. Unsurlardan biri eksikse kusur sorumluluğuna dayanan tazminat istenemez; kanunun kusur aramadığı hâller ayrıca düzenlenmiştir (TBK m.49, m.50).

Haksız fiilden kaynaklanan ne demek?

Haksız fiilden kaynaklanan borç, taraflar arasında sözleşme olmaksızın, kusurlu ve hukuka aykırı bir davranışla verilen zarar nedeniyle kanundan doğan tazminat borcudur. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası da bu borca dayanır: zarar gören, zararın giderilmesini mahkemeden ister ve fiilin, kusurun, zararın ve illiyet bağının varlığını ispat eder (TBK m.49, m.50).

Haksız fiil örnekleri nelerdir?

Dikkatsiz sürüş sonucu başkasının aracına çarpmak, kavgada birini yaralamak, gerçek olmayan haberlerle bir kişinin ya da işletmenin itibarını zedelemek, bakımı yapılmayan binadan düşen parçayla yoldan geçene zarar vermek ve çalışanın iş sırasında üçüncü kişiye zarar vermesi haksız fiil örnekleridir. Her örnekte sorumluluk sebebi ve ispat yükü farklı olabilir (TBK m.49, m.58, m.66, m.69).

Haksız fiilde zararı ve kusuru kim ispatlar?

Haksız fiilde zarar gören, hem zararını hem de zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Zararın varlığı ispatlandığı hâlde miktarı tam olarak gösterilemiyorsa dava bu yüzden reddedilmez; hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak miktarı hakkaniyete uygun biçimde belirler (TBK m.50).

Kusursuz sorumluluk haksız fiilden farklı mıdır?

Kusursuz sorumluluk da haksız fiil sorumluluğunun içindedir, fakat zarar görenin karşı tarafın kusurunu ispat etmesi gerekmez. Adam çalıştıranın, hayvan bulunduranın, bina malikinin, önemli ölçüde tehlikeli işletmenin sahibinin ve motorlu aracın işleteninin sorumluluğu bu türdendir. Bazılarında sorumlu, gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek kurtulabilir (TBK m.66, m.67, m.69, m.71, KTK m.85).

Haksız fiil davası hangi mahkemede açılır?

Haksız fiilden doğan tazminat davalarında kural olarak asliye hukuk mahkemesi görevlidir; kanunda başka bir mahkeme gösterilmişse o uygulanır. Davalının yerleşim yeri mahkemesinin yanında fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.2/1, m.6/1, m.16/1).

Haksız fiil zamanaşımı ne kadardır?

Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa tazminat davasında o daha uzun süre uygulanır (TBK m.72).

Haksız fiil ile suç arasındaki fark nedir?

Suç, ceza kanununda yaptırıma bağlanmış fiildir ve sonucu cezadır; haksız fiil ise zarar verici davranıştır ve sonucu tazminattır. Aynı olay ikisini birden oluşturabilir. Hukuk hâkimi kusurun ve ayırt etme gücünün değerlendirilmesinde ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ve ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir (TBK m.74).

Haksız fiil ile sözleşmeye aykırılık arasındaki fark nedir?

Temel fark ispat yükündedir. Haksız fiilde zarar gören, karşı tarafın kusurunu ispat eder. Sözleşmeye aykırılıkta ise borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zarardan sorumludur. Zamanaşımı da farklıdır: haksız fiilde iki ve on yıllık süreler, sözleşmeden doğan alacakta kanunda aksi yoksa on yıl uygulanır (TBK m.50, m.72, m.112, m.146).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp