Üretim atölyesinde makinenin şeffaf koruyucu kapağını inceleyen görevli

Tazminat Hukuku

Kusursuz Sorumluluk Nedir? Halleri ve Kurtuluş Kanıtı

14 dk okumaYayımlanma:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Kusursuz sorumluluk, kanunun saydığı hallerde bir kişinin başkasına verilen zarardan kusuru aranmaksızın sorumlu tutulmasıdır. Genel kuralda zarar gören, zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır (Türk Borçlar Kanunu m.49/1, m.50/1). Kusursuz sorumluluk hallerinde bu ispat aranmaz: zarar gören, zararını ve zararın kanunda sayılan sebepten doğduğunu ispat eder. Sorumlu kişi bazı hallerde kanunun tanıdığı kurtuluş kanıtıyla sorumluluktan çıkabilir, bazı hallerde ise ilgili maddede böyle bir imkân yoktur.

Bu yazı, çalışanın, hayvanın, binanın, motorlu aracın ya da tehlikeli bir işletmenin verdiği zarar yüzünden tazminat istemek veya böyle bir istemle karşılaşmak durumunda olan kişi için kusursuz sorumluluk hallerini, türlerini ve her halde hangi kurtuluş kanıtının kabul edildiğini madde dayanaklarıyla açıklar.

1. Kusursuz Sorumluluk: Öne Çıkanlar

  • Kusursuz sorumluluk hallerinde zarar gören, sorumlunun kusurunu ispat etmez; zararı ve zararın kanunda sayılan sebepten doğduğunu ispat eder (TBK m.50/1, m.66/1, m.69/1, KTK m.85/1).
  • Adam çalıştıran ve hayvan bulunduran, gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/2, m.67/2).
  • Yapı maliki ve önemli ölçüde tehlike arz eden işletmenin sahibi için ilgili maddelerde özen kanıtıyla kurtulma hükmü yoktur (TBK m.69, m.71).
  • Motorlu araç işleteni yalnız mücbir sebep veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurunu ispat ederek kurtulabilir (KTK m.86/1).
  • Zarar görenin kendi kusuru, kusursuz sorumluluk hallerinde de tazminatın indirilmesine yol açabilir (TBK m.52/1, KTK m.86/2).
  • Borçlar Kanunu’ndaki hallerde zamanaşımı öğrenmeden iki yıl, her hâlde fiilden on yıldır (TBK m.72/1).

2. Kusursuz Sorumluluk Nedir?

Kusursuz sorumluluk, haksız fiil sorumluluğunda kusur şartının istisnasıdır ve yalnız kanunun adıyla saydığı kişi ve durumlar için geçerlidir. Genel kural kusur sorumluluğudur: kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür ve zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK m.49/1, m.50/1). Kusursuz sorumluluk hallerinde ise sorumluluk, zarar verenin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın doğar.

Kusursuz sorumlulukta kusur aranmaması, sorumluluğun kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez. Her kusursuz sorumluluk hali, zarar ile sorumlu tutulan kişinin alanındaki belirli bir sebep arasında bağ kurar: adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında verdiği zarardan (TBK m.66/1), yapı maliki yapımdaki bozukluklardan veya bakımdaki eksikliklerden doğan zarardan (TBK m.69/1), işleten ise motorlu aracın işletilmesinin sebep olduğu zarardan sorumludur (Karayolları Trafik Kanunu m.85/1). Zarar gören bu bağı ve zararın varlığını ispat eder. Zararın hangi hukuki sebepten doğduğunun genel çerçevesi haksız fiil nedir yazımızdadır.

2.1. Kusursuz Sorumluluk ile Kusur Sorumluluğu Arasındaki Fark

Kusursuz sorumluluk ile kusur sorumluluğu arasındaki temel fark ispat yüküdür. Kusur sorumluluğunda zarar gören, zarar verenin kusurunu ispat etmezse tazminat alamaz (TBK m.50/1). Kusursuz sorumlulukta kusur ispatı aranmaz ve bazı hallerde sorumlu, kendi özenini ispat ederek sorumluluktan kurtulma imkânına sahiptir.

ÖlçütKusur sorumluluğuKusursuz sorumluluk
DayanakGenel kural (TBK m.49/1)Kanunun saydığı haller (TBK m.65-71, TMK m.369, m.730, KTK m.85)
Zarar görenin ispat ettiğiZarar ve zarar verenin kusuru (TBK m.50/1)Zarar ve zararın kanundaki sebepten doğması
Sorumlunun kurtulmasıZarar gören kusuru ispat edemezse sorumluluk doğmaz (TBK m.50/1)Yalnız kanunun tanıdığı kurtuluş kanıtıyla; bazı hallerde maddede kurtuluş kanıtı yoktur
Zarar görenin kusuruTazminat indi­ri­le­bi­lir veya kal­dı­rı­la­bi­lir (TBK m.52/1)Aynı kural uygulanır (TBK m.52/1, KTK m.86/2)

Bir kişinin sorumluluğu hem kusura hem de kusursuz sorumluluk hükmüne dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemedikçe veya kanunda aksi öngörülmedikçe zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir (TBK m.60).

3. Kusursuz Sorumluluk Halleri Nelerdir?

Kusursuz sorumluluk halleri Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil bölümünde ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Aşağıdaki tablo her hali, sorumlu kişiyi, dayanağını ve sorumlunun hangi kurtuluş kanıtıyla sorumluluktan çıkabileceğini gösterir.

Kusur­suz sorum­lu­luk haliSorumlu kişiDayanakKur­tu­luş kanıtı
Hak­ka­ni­yet sorum­lu­luğuAyırt etme gücü bulun­ma­yan kişiTBK m.65Kur­tu­luş kanıtı yoktur; hâkim hak­ka­ni­yet gerek­ti­ri­yorsa zararın tamamen veya kısmen gide­ril­me­sine karar verir
Adam çalış­tı­ra­nın sorum­lu­luğuAdam çalış­tı­ranTBK m.66/1-2Seçme, talimat, gözetim ve dene­timde gerekli özeni gös­ter­di­ğini ispat ederse sorumlu olmaz
İşlet­mede adam çalış­tı­ra­nın sorum­lu­luğuİşlet­mede adam çalış­tı­ranTBK m.66/3İşlet­me­nin çalışma düze­ni­nin zararın doğ­ma­sını önle­meye elve­rişli oldu­ğunu ispat etmesi gerekir
Hayvan bulun­du­ra­nın sorum­lu­luğuHay­va­nın bakı­mını ve yöne­ti­mini üst­le­nen kişiTBK m.67/1-2Gerekli özeni gös­ter­di­ğini ispat ederse sorumlu olmaz
Ev baş­ka­nı­nın sorum­lu­luğuEv başkanıTMK m.369/1Gözetim dik­ka­tini ya da bu dikkat gös­te­ril­seydi de zararın engel­le­ne­me­ye­ce­ğini ispat ederse sorumlu olmaz
Yapı mali­ki­nin sorum­lu­luğuBina veya yapı ese­ri­nin malikiTBK m.69/1Maddede kur­tu­luş kanıtı öngö­rül­me­miş­tir
Taşın­maz mali­ki­nin sorum­lu­luğuMül­ki­yet hakkını yasal kısıt­la­ma­lara aykırı kul­la­nan malikTMK m.730/1Maddede kur­tu­luş kanıtı öngö­rül­me­miş­tir
Tehlike sorum­lu­luğuİşletme sahibi ve varsa işletenTBK m.71/1Maddede kur­tu­luş kanıtı öngö­rül­me­miş­tir
Motorlu araç işle­te­ni­nin sorum­lu­luğuİşleten ve bağlı olduğu teşeb­bü­sün sahibiKTK m.85/1, m.86/1Yalnız mücbir sebep, zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusuru
Çevre kir­li­li­ğin­den sorum­lu­lukÇevreyi kir­le­ten ve çevreye zarar verenÇevre Kanunu m.28Maddede kur­tu­luş kanıtı öngö­rül­me­miş­tir; sorum­lu­luk kusur şartı aran­mak­sı­zın doğar

Tablodaki “maddede kurtuluş kanıtı öngörülmemiştir” ifadesi, ilgili maddenin adam çalıştıran veya hayvan bulunduran için olduğu gibi bir özen kanıtını saymadığını anlatır. Bu hallerde de sorumluluk, zararın maddede yazılı sebepten doğmasına bağlıdır: yapı malikinin sorumluluğu yapımdaki bozukluk veya bakımdaki eksiklikle (TBK m.69/1), işletme sahibinin sorumluluğu işletmenin faaliyetiyle (TBK m.71/1) sınırlıdır.

4. Kusursuz Sorumluluk Türleri: Hakkaniyet, Olağan Sebep ve Tehlike Sorumluluğu

Kusursuz sorumluluk türleri üç grupta toplanır. Türk Borçlar Kanunu iki grubu madde başlığıyla adlandırır: “Hakkaniyet sorumluluğu” (TBK m.65) ve “Tehlike sorumluluğu ve denkleştirme” (TBK m.71). Aradaki grup (adam çalıştıran, hayvan bulunduran ve yapı maliki, TBK m.66-69) olağan sebep sorumluluğu veya özen sorumluluğu diye anılır; bu hallerin ortak özelliği, sorumlunun gözetimi altındaki kişi, hayvan veya yapıdan doğan zarara katlanmasıdır.

4.1. Kusursuz Sorumluluk Türü Olarak Hakkaniyet Sorumluluğu

Hakkaniyet sorumluluğu, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zarardan, hakkaniyet gerektiriyorsa o kişinin sorumlu tutulmasıdır. Hâkim bu durumda zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir (TBK m.65). Genel kural kusurlu bir fiil aradığı için (TBK m.49/1), ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zarar ayrı bir hükümle hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Hakkaniyet sorumluluğu kurtuluş kanıtına dayanmaz. Sorumluluğun doğup doğmayacağı ve kapsamı hâkimin hakkaniyet değerlendirmesine bırakılmıştır; bu yüzden tazminatın tamamı yerine bir kısmına hükmedilmesi de mümkündür (TBK m.65).

4.2. Kusursuz Sorumluluk Türü Olarak Olağan Sebep Sorumluluğu

Olağan sebep sorumluluğu, bir kişinin gözetimi altındaki çalışan, hayvan, ev halkı veya yapıdan doğan zarardan sorumlu tutulmasıdır. Bu grubun çoğunda sorumlu, gerekli özeni gösterdiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir; yapı malikinde bu imkân maddede yer almaz.

  • Adam çalıştıranın sorumluluğu: Adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/1-2). Ayrıntısı adam çalıştıranın sorumluluğu yazımızdadır.
  • İşletmede adam çalıştıranın sorumluluğu: Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmedikçe o işletmenin faaliyetleri dolayısıyla sebep olunan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.66/3). Burada ispat konusu tek bir çalışanın seçimi değil, işletmenin çalışma düzenidir.
  • Hayvan bulunduranın sorumluluğu: Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.67/1-2). Sorumluluk hayvanın sahibine değil, bakımını ve yönetimini üstlenen kişiye bağlanmıştır.
  • Ev başkanının sorumluluğu: Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün, kısıtlının, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunan kişinin verdiği zarardan sorumludur. Alışılmış şekilde ve durumun gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat ederse sorumlu olmaz (Türk Medeni Kanunu m.369/1).
  • Yapı malikinin sorumluluğu: Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. İntifa ve oturma hakkı sahipleri, bakımdaki eksikliklerden doğan zarardan malikle birlikte müteselsilen sorumludur (TBK m.69/1-2). Ayrıntısı yapı malikinin sorumluluğu yazımızdadır.

Taşınmaz malikinin sorumluluğu da bu gruba yakındır. Mülkiyet hakkının yasal kısıtlamalara aykırı kullanılması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve zararın giderilmesini dava edebilir (TMK m.730/1). Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine de karar verebilir (TMK m.730/2).

4.3. Kusursuz Sorumluluk Türü Olarak Tehlike Sorumluluğu

Tehlike sorumluluğu, önemli ölçüde tehlike arz eden bir işletmenin faaliyetinden doğan zarardan işletme sahibinin ve varsa işletenin müteselsilen sorumlu tutulmasıdır (TBK m.71/1). Kanun, bir işletmeyi şu ölçütle önemli ölçüde tehlikeli sayar: işletmenin mahiyeti veya faaliyette kullanılan malzeme, araçlar ya da güçler göz önünde tutulduğunda, bu işlerde uzman bir kişiden beklenen tüm özen gösterilse bile sıkça veya ağır zararlar doğurmaya elverişli olması (TBK m.71/2).

Tehlike sorumluluğunun üç ayrıntısı madde metninden okunur:

  • Özel kanunlarla ilişki: Herhangi bir kanunda benzer tehlikeler arz eden işletmeler için özel bir tehlike sorumluluğu öngörülmüşse, o işletme de önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sayılır; belirli bir tehlike hali için öngörülen özel sorumluluk hükümleri saklıdır (TBK m.71/2-3). Motorlu araç işleteninin sorumluluğu ve çevre kirliliğinden sorumluluk bu özel hükümlere örnektir (KTK m.85, Çevre Kanunu m.28).
  • İzinli faaliyet: İşletmenin bu tür faaliyetine hukuk düzenince izin verilmiş olsa bile zarar görenler, işletmenin faaliyetinin sebep olduğu zararlarının uygun bir bedelle denkleştirilmesini isteyebilir (TBK m.71/4). Ruhsat veya izin, tehlike sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
  • Çevre zararı: Çevreyi kirletenler ve çevreye zarar verenler, sebep oldukları kirlenme ve bozulmadan doğan zararlardan kusur şartı aranmaksızın sorumludur; kirletenin genel hükümlere göre tazminat sorumluluğu da saklıdır (Çevre Kanunu m.28).

5. Kusursuz Sorumlulukta Kurtuluş Kanıtı: Hangi Halde Sorumluluktan Kurtulunur?

Kusursuz sorumlulukta kurtuluş kanıtı getirilebilen haller adam çalıştıranın, işletmede adam çalıştıranın, hayvan bulunduranın, ev başkanının ve motorlu araç işleteninin sorumluluğudur. Hakkaniyet sorumluluğunda, yapı ve taşınmaz malikinin sorumluluğunda, tehlike sorumluluğunda ve çevre kirliliğinden sorumlulukta ise ilgili maddeler kurtuluş kanıtı öngörmez. Bu yüzden “kusursuz sorumlu olan hiçbir şekilde kurtulamaz” genellemesi madde metinleriyle örtüşmez; kurtuluş imkânı dört ayrı biçimde düzenlenmiştir.

  1. Özen kanıtı: Adam çalıştıran ve hayvan bulunduran, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/2, m.67/2). Ev başkanı, alışılmış gözetim dikkatini gösterdiğini veya bu dikkat gösterilseydi de zararın engellenemeyeceğini ispat ederek kurtulur (TMK m.369/1).
  2. Çalışma düzeni kanıtı: Bir işletmede adam çalıştıran, işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmek zorundadır (TBK m.66/3). Tek tek çalışanlara gösterilen özen bu kanıtın yerini tutmaz.
  3. Sınırlı sayılmış sebepler: Motorlu araç işleteni, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse kurtulur (KTK m.86/1). Kurtuluş için üç koşul birlikte aranır: işletenin ve yardımcılarının kusursuzluğu, araçtaki bir bozukluğun kazayı etkilememiş olması ve kazanın sayılan üç sebepten birinden doğması.
  4. Maddede kurtuluş kanıtı yok: Yapı maliki, taşınmaz maliki, önemli ölçüde tehlike arz eden işletmenin sahibi ve çevreyi kirleten için ilgili maddeler bir özen kanıtı saymaz (TBK m.69, m.71, TMK m.730, Çevre Kanunu m.28). Hakkaniyet sorumluluğunda da kurtuluş kanıtı yoktur; sorumluluğun doğup doğmayacağına ve kapsamına hâkim hakkaniyete göre karar verir (TBK m.65). Bu hallerde sorumluluk, zararın maddede yazılı sebepten doğduğunun ispatına bağlıdır.

Kurtuluş kanıtı getirilemese bile tazminat miktarı zarar görenin davranışına göre değişebilir. Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Motorlu araç kazasında sorumluluktan kurtulamayan işleten, zarar görenin kusurunu ispat ederse hâkim tazminatı durum ve şartlara göre indirebilir (KTK m.86/2). Zarar görenin kusurunun tazminata etkisi müterafik kusur yazımızda ayrıca ele alınmıştır.

6. Kusursuz Sorumluluk ve Motorlu Araç İşleteni

Motorlu araç işleteninin kusursuz sorumluluğu, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olduğunda doğar. Araç bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletiliyorsa işleten ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur (KTK m.85/1). İşleten ve teşebbüs sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85/5).

“Araç sahibinin” veya “araç malikinin” kusursuz sorumluluğu, kanundaki adıyla işletenin sorumluluğudur. İşleten, araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen kişidir; aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işleten sayılır. Başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiilî tasarrufu bulunduğu ispat edilirse o kişi işleten sayılır (KTK m.3).

İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasında kural farklıdır. Bu durumda işletenin sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını ya da araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir (KTK m.85/3). Trafik kazasından doğan tazminat isteminin usulü trafik kazası tazminat davası yazımızdadır.

7. Kusursuz Sorumluluk ve İdare: İdarenin Kusursuz Sorumluluğu

İdarenin kusursuz sorumluluğu Anayasa’daki genel hükümden hareket eder: idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür (Anayasa m.125). Bu hüküm idarenin sorumluluğunu kusura bağlamaz; ancak idarenin kusursuz sorumluluğunun hangi ilkelere dayanacağını ve hangi hallerde uygulanacağını da saymaz. İdare hukukunda kusursuz sorumluluk hallerine ilişkin ölçütler Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu metninde yer almaz; bu yüzden somut olayda idarenin kusur olmaksızın sorumlu tutulup tutulamayacağı, zararın idarenin hangi eylem veya işleminden doğduğuna göre ayrıca incelenir.

İdarenin eylem veya işleminden doğan zararın tazmini idari yargıda tam yargı davasıyla istenir. Tam yargı davası, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarar görenlerin açtığı davadır (İYUK m.2/1-b). Usul, zararın bir işlemden mi yoksa bir eylemden mi doğduğuna göre ayrılır:

  • İdari işlemden doğan zarar: Hakları ihlal edilen kişi doğrudan tam yargı davası açabilir, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir ya da önce iptal davası açıp bu davanın sonucunda dava süresi içinde tam yargı davası açabilir (İYUK m.12).
  • İdari eylemden doğan zarar: Dava açmadan önce, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması gerekir. İstek reddedilirse veya otuz gün içinde cevap verilmezse dava süresi içinde dava açılabilir (İYUK m.13/1). İdare mahkemelerinde dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre gösterilmemişse altmış gündür (İYUK m.7/1).

Tam yargı davasının türleri ve dilekçesi tam yargı davası nedir, süreleri tam yargı davasında süre ve zamanaşımı yazılarımızdadır.

8. Kusursuz Sorumluluk ve İş Kazası: İşveren Kusursuz Sorumlu mudur?

Kusursuz sorumluluk halleri arasında iş kazası ayrıca sayılmaz; işçinin iş kazasında uğradığı zarar Türk Borçlar Kanunu’nda sözleşme hükümlerine bağlanmıştır. İşveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlüdür; işverenin kanuna ve sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle işçinin ölümü, vücut bütünlüğünün zedelenmesi veya kişilik haklarının ihlaline bağlı zararların tazmini sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluk hükümlerine tabidir (TBK m.417/2-3).

Bu bağlantının ispat bakımından sonucu önemlidir. Sözleşmeye aykırılıkta borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Yani iş kazasında işçi, işverenin kusurunu ispat etmek zorunda değildir; işveren, kusursuz olduğunu ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Bu kural kusursuz sorumluluk değildir: işverenin sorumluluğu kusura bağlı kalır, yalnız kusurun bulunmadığını ispat yükü işverene geçer (TBK m.112). Kusursuz sorumluluk hallerinde ise sorumluluk kusura hiç bağlı değildir. Çalışanın işi sırasında üçüncü kişilere verdiği zarar ise adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamındadır (TBK m.66/1). İş kazası tazminatının usulü iş kazası tazminat davası yazımızdadır.

9. Kusursuz Sorumlulukta Zamanaşımı ve Rücu

Kusursuz sorumlulukta zamanaşımı, sorumluluğun dayandığı kanuna göre değişir. Borçlar Kanunu’ndaki hallerde tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır (TBK m.72/1).

  • Motorlu araç kazası: Maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar (KTK m.109/1).
  • Çevre zararı: Çevreye verilen zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren beş yıl sonra zamanaşımına uğrar (Çevre Kanunu m.28).

Haksız fiil zamanaşımının başlangıcı ve kesilmesi haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Kusursuz sorumlu kişi, zarar görene ödediği tazminatı zarara asıl sebep olan kişiden kanunun izin verdiği ölçüde geri isteyebilir:

  • Adam çalıştıran, ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebilir (TBK m.66/4).
  • Hayvan bir başkası veya başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüşse, hayvanı bulunduranın bu kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m.67/3).
  • Yapı maliki ve birlikte sorumlu olanların, yapım bozukluğu veya bakım eksikliği nedeniyle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır (TBK m.69/3).
  • Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirine rücu hakkı, yükümlülüğünü tam olarak yerine getirdiği ve rücu edilecek kişiyi öğrendiği günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar (KTK m.109/4).

Birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumluysa haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (TBK m.61). Zarar gören bu durumda tazminatın tamamını sorumlulardan birinden isteyebilir; iç ilişkideki paylaşım müteselsil sorumluluk yazımızdadır.

10. Kusursuz Sorumluluk Örnekleri

Aşağıdaki kusursuz sorumluluk örnekleri varsayımsaldır ve yalnız kuralın hangi olaya nasıl uygulandığını göstermek için verilmiştir.

  • Kurye kazası: Bir şirketin kuryesi teslimat sırasında yayaya çarparsa yaya, şirketin kusurunu ispat etmeden adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanabilir; şirket, kuryeyi seçerken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/1-2). Kurye motorlu araç kullanıyorsa işletenin sorumluluğu da ayrıca doğar (KTK m.85/1).
  • Köpek ısırması: Komşusunun köpeğine birkaç günlüğüne bakan kişi, köpeğin bir çocuğu ısırmasından sorumlu tutulabilir; çünkü sorumluluk, hayvanın bakımını ve yönetimini geçici olarak üstlenen kişiye bağlanmıştır (TBK m.67/1).
  • Balkondan düşen parça: Bakımsız bir binanın balkonundan kopan sıva yoldan geçen birini yaralarsa bina maliki, bakım eksikliğinden doğan zarardan sorumludur; binada oturma hakkı sahibi de malikle birlikte müteselsilen sorumludur (TBK m.69/1-2).
  • Park hâlindeki araç: Park hâlindeki bir araç freni boşalarak kayar ve başka bir araca çarparsa, araç işletilme hâlinde değilse zarar görenin işletenin kusurunu veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir (KTK m.85/3).
  • Fabrika patlaması: Patlayıcı madde kullanan bir tesiste meydana gelen patlamada çevredeki evler zarar görürse ve tesis, uzman özeni gösterilse bile sıkça veya ağır zarar doğurmaya elverişli bir işletme sayılırsa, işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumlu tutulabilir; tesisin faaliyet izninin bulunması zarar görenin denkleştirme isteğini engellemez (TBK m.71/1-2, m.71/4).

Kusursuz sorumluluk hallerinde tazminatın kapsamı, maddi ve manevi zarar kalemleri bakımından genel hükümlere göre belirlenir; hâkim tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğine göre belirler (TBK m.51/1). Tazminat kalemleri maddi ve manevi tazminat davası yazımızda açıklanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kusursuz sorumluluk nedir?

Kusursuz sorumluluk, kanunun saydığı hallerde bir kişinin zarardan kusuru aranmaksızın sorumlu tutulmasıdır. Genel kuralda zarar gören, zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır (TBK m.49/1, m.50/1). Kusursuz sorumluluk hallerinde bu ispat aranmaz; zarar gören, zararı ve zararın kanunda sayılan sebepten, örneğin çalışanın işi, hayvan, yapı bozukluğu ya da motorlu aracın işletilmesinden doğduğunu ispat eder.

Kusursuz sorumluluk halleri nelerdir?

Türk Borçlar Kanunu'nda hakkaniyet sorumluluğu (m.65), adam çalıştıranın (m.66), hayvan bulunduranın (m.67) ve yapı malikinin sorumluluğu (m.69) ile tehlike sorumluluğu (m.71) düzenlenir. Bunlara Türk Medeni Kanunu'ndaki ev başkanının (m.369) ve taşınmaz malikinin sorumluluğu (m.730), motorlu araç işleteninin sorumluluğu (KTK m.85) ve çevre kirliliğinden sorumluluk (Çevre Kanunu m.28) eklenir.

Kurtuluş kanıtı getirilebilen kusursuz sorumluluk halleri hangileridir?

Adam çalıştıran ve hayvan bulunduran, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/2, m.67/2). Ev başkanı gözetim dikkatini ya da bu dikkat gösterilseydi de zararın engellenemeyeceğini ispat ederek kurtulur (TMK m.369/1). Motorlu araç işleteni ise yalnız mücbir sebep veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurunu ispat ederek kurtulabilir (KTK m.86/1).

Kusursuz sorumlulukta kusur hiç önemli değil mi?

Sorumlunun kusuru sorumluluğun doğması için aranmaz, ancak zarar görenin kusuru tazminatı etkiler. Zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Motorlu araç kazasında sorumluluktan kurtulamayan işleten, zarar görenin kusurunu ispat ederse tazminat durum ve şartlara göre indirilebilir (KTK m.86/2).

Kusursuz sorumlulukta zamanaşımı ne kadardır?

Borçlar Kanunu'ndaki hallerde tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar; ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa o süre uygulanır (TBK m.72/1). Motorlu araç kazalarında maddi zarar için iki yıl ve kaza gününden on yıl (KTK m.109/1), çevre zararında öğrenmeden beş yıl uygulanır (Çevre Kanunu m.28).

Araç sahibi kaza yapmasa da kusursuz sorumlu olur mu?

Evet, motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa sorumlu olan, aracı kullanan sürücü değilse bile işletendir (KTK m.85/1). İşleten, kural olarak araç sahibidir; uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi işleten sayılır (KTK m.3). İşleten, sürücünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur (KTK m.85/5).

İdarenin kusursuz sorumluluğu hangi kanuna dayanır?

Anayasa, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu söyler ve bu yükümlülüğü kusura bağlamaz (Anayasa m.125). Kusursuz sorumluluğun ilkeleri Anayasa ve İdari Yargılama Usulü Kanunu metninde sayılmaz. İdareden tazminat, idari yargıda tam yargı davasıyla istenir (İYUK m.2/1-b); idari eylemden doğan zararda dava açmadan önce idareye başvurulması gerekir (İYUK m.13/1).

İş kazasında işveren kusursuz sorumlu mudur?

Türk Borçlar Kanunu iş kazasını kusursuz sorumluluk hali olarak saymaz. İşveren iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür ve işçinin ölümü veya vücut bütünlüğünün zedelenmesinden doğan zarar sözleşmeye aykırılık hükümlerine tabidir (TBK m.417/2-3). Bu hükümlere göre işveren, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.112).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp