Kamu hizmet bankosunda kapalı başvuru dosyasını tutan vatandaşın elleri ve karşıda görevlinin elleri

Ceza Hukuku

İrtikap Nedir? İrtikap Suçu Cezası ve Rüşvetten Farkı

15 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

İrtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak bir kişiyi kendisine ya da başkasına yarar sağlamaya zorlaması (icbar), hileyle ikna etmesi ya da kişinin hatasından yararlanması suçudur (Türk Ceza Kanunu m.250). İrtikap suçunun cezası, suçun türüne göre bir yıldan on yıla kadar hapistir. Bu yazı, bir kamu görevlisinin kendisinden para veya başka bir menfaat istediği ya da böyle bir iddiayla soruşturma veya kovuşturma geçiren kişi için irtikabın unsurlarını, cezasını, görevli mahkemeyi ve rüşvetten farkını açıklar.

1. İrtikap: Öne Çıkanlar

  • İrtikap suçunun üç türü vardır ve cezası türe göre değişir: icbar suretiyle irtikap beş yıldan on yıla, ikna suretiyle irtikap üç yıldan beş yıla, hatadan yararlanma suretiyle irtikap bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.250/1-3).
  • İrtikap suçunda menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözetilerek ceza yarısına kadar indirilebilir (TCK m.250/4).
  • İrtikap suçunu yalnız kamu görevlisi işleyebilir; menfaati veren kişi cezalandırılmaz, kanun onu mağdur olarak anar (TCK m.250/1-4).
  • İrtikap suçunda görevli mahkeme fıkraya göre değişir: icbar ve ikna suretiyle irtikap ağır ceza mahkemesinde, hatadan yararlanma suretiyle irtikap asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m.11, m.12).
  • İrtikap suçunda rüşvetteki gibi bir etkin pişmanlık hükmü yoktur (TCK m.254).
  • İrtikap suçu şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında sayılmaz (CMK m.253/1).

2. İrtikap Ne Demek?

İrtikap, kamu görevlisinin görevinin kendisine verdiği güç veya güveni kullanarak bir kişiden haksız menfaat sağlamasıdır. Türk Ceza Kanunu bu fiili üç biçimde cezalandırır: kişiyi zorlama (icbar), hileli davranışla ikna etme ve kişinin hatasından yararlanma (TCK m.250/1-3). İrtikap suçunun faili yalnız kamu görevlisidir.

İrtikap kelimesi Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlük’ünde “irtikâp” biçiminde yer alır, Arapça irtikāb kökenlidir ve eskimiş kelime olarak işaretlenir. Sözlükteki üç anlamı “kötü iş yapma, kötülük etme”, “yiyicilik” ve “yalan söyleme, hile yapma”dır. Metinlerde “irtikâp”, “irtikab” ve “irtikâb” yazımları da görülür; Türk Ceza Kanunu’nun madde metni “irtikap”, 5235 sayılı Kanun ise “irtikâp” yazımını kullanır (TCK m.250/4; 5235 sayılı Kanun m.12).

Hukuki anlamı sözlük anlamından dardır. Her yiyicilik irtikap sayılmaz: fiilin kamu görevlisi tarafından, görevinin sağladığı nüfuz veya güven kullanılarak ve kanunun saydığı üç yoldan biriyle işlenmesi gerekir. Kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişidir (TCK m.6/1-c). Bu tanım memurla sınırlı değildir; kamusal faaliyete geçici olarak katılan kişiyi de kapsar.

3. İrtikap Suçunun Cezası

İrtikap suçunun cezası, fiilin hangi yolla işlendiğine göre bir yıldan on yıla kadar hapistir. En ağır tür icbar suretiyle irtikap, en hafif tür hatadan yararlanma suretiyle irtikaptır. Aşağıdaki tablo her türün cezasını, dava zamanaşımını ve görevli mahkemeyi birlikte gösterir.

İrtikap türüNasıl işlenir?Hapis cezasıDava zamanaşımıGörevli mahkeme
İcbar suretiyle irtikap (TCK m.250/1)Nüfuzu kötüye kullanarak zorlama5 – 10 yıl15 yıl (TCK m.66/1-d)Ağır ceza (5235 sayılı Kanun m.12)
İkna suretiyle irtikap (TCK m.250/2)Güveni kötüye kullanarak hileli davranışla ikna3 – 5 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)Ağır ceza (5235 sayılı Kanun m.12)
Hatadan yararlanma suretiyle irtikap (TCK m.250/3)Kişinin hatasından yararlanma1 – 3 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)Asliye ceza (5235 sayılı Kanun m.11)

Üç türde de mahkeme, irtikap edilen menfaatin değerini ve mağdurun ekonomik durumunu gözeterek cezayı yarısına kadar indirebilir (TCK m.250/4). Bu indirim zorunlu değildir; kanun “indirilebilir” der ve takdiri mahkemeye bırakır.

İrtikap suçunda hapis cezasına mahkûmiyet, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenme gibi bazı hakların kullanılmasını da engeller (TCK m.53/1-a, m.53/2). Mahkûmiyetin memuriyete ve mesleğe etkisi aşağıdaki ayrı bölümde açıklanmıştır.

4. İrtikap Türleri

İrtikap türleri, kamu görevlisinin menfaati nasıl elde ettiğine göre ayrılır. İcbarda kişinin iradesi baskı altındadır, iknada kişi aldatılmıştır, hatadan yararlanmada ise kişi kendiliğinden yanılmıştır ve görevli bu yanılgıyı kullanır. Tür ayrımı cezayı, zamanaşımını ve görevli mahkemeyi birlikte değiştirir.

4.1. İcbar Suretiyle İrtikap (TCK 250/1)

İcbar suretiyle irtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kişiyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya ya da bu yolda vaatte bulunmaya zorlamasıdır. Cezası beş yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m.250/1).

Kanun, icbarın nasıl anlaşılacağını da düzenler. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında kişi, haklı bir işinin gereği gibi, hiç ya da en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendini mecbur hissederek kamu görevlisine veya onun yönlendireceği kişiye menfaat temin etmişse icbarın varlığı kabul edilir (TCK m.250/1). Hüküm, icbarın varlığını kişinin haklı işi için kendini mecbur hissetmesine ve bunun kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışlarından kaynaklanmasına bağlar.

İcbar suretiyle irtikapta suç, menfaatin fiilen el değiştirmesiyle sınırlı değildir. Kanun, kişinin yarar sağlamaya zorlanmasının yanında “bu yolda vaatte bulunulmasına” zorlanmasını da aynı fıkrada cezalandırır (TCK m.250/1).

4.2. İkna Suretiyle İrtikap (TCK 250/2)

İkna suretiyle irtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak hileli davranışlarla bir kişiyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya ya da bu yolda vaatte bulunmaya ikna etmesidir. Cezası üç yıldan beş yıla kadar hapistir (TCK m.250/2).

Bu türde zorlama yoktur. Kişi, kamu görevlisinin sıfatına duyduğu güven nedeniyle aldatılır ve menfaati kendi isteğiyle verdiğini düşünür. İkna suretiyle irtikabı icbardan ayıran unsur, kanun metnindeki “hileli davranışlar” ve “güveni kötüye kullanma” ifadeleridir. İkna suretiyle irtikabın cezası üst sınırı beş yıl olduğu hâlde dava ağır ceza mahkemesinde görülür, çünkü 5235 sayılı Kanun m.12 bu fıkrayı adıyla sayar.

4.3. Hatadan Yararlanma Suretiyle İrtikap (TCK 250/3)

Hatadan yararlanma suretiyle irtikap, ikinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanılarak işlenmesidir. Cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.250/3). Bu türde kamu görevlisi hile yapmaz; kişi zaten yanılmıştır ve görevli bu yanılgıyı düzeltmek yerine ondan menfaat sağlar.

Hatadan yararlanma suretiyle irtikap, üç tür arasında cezası en düşük olanıdır ve asliye ceza mahkemesinde görülür. Suçun hangi fıkradan nitelendirildiği yargılama sırasında değişebilir; nitelendirme ikinci fıkradan üçüncü fıkraya dönerse görevli mahkeme de değişir (5235 sayılı Kanun m.11, m.12).

5. İrtikap Suçuna Örnekler

Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır. Her birinin sonucu, somut olaydaki davranışın ve delillerin değerlendirilmesine bağlıdır; örnekler yalnız kanun metnindeki unsurların hangi durumda gündeme geldiğini gösterir.

  • İcbar suretiyle irtikap örneği: İşyeri ruhsatı başvurusunu inceleyen görevli, eksiksiz dosyayı gerekçesiz bekletir ve “bu dosya böyle aylarca bekler” diyerek ödeme ister. Başvuru sahibi, haklı işinin vaktinde görülmeyeceği endişesiyle para verirse kanun icbarın varlığını kabul eder (TCK m.250/1).
  • İkna suretiyle irtikap örneği: Kurumda görevli bir kişi, gerçekte bulunmayan bir “dosya harcı” olduğunu söyler ve tutarın kendisine elden ödenmesi gerektiğine başvuru sahibini inandırır. Görevli burada sıfatının sağladığı güveni hileli davranışla kullanmıştır (TCK m.250/2).
  • Hatadan yararlanma suretiyle irtikap örneği: Vatandaş, veznede yatırması gereken bir ödemeyi yanlışlıkla görevliye elden vermeye kalkar. Görevli yanlışlığı söylemeden parayı kendisi alırsa, hileli davranış olmadan kişinin hatasından yararlanmış olur (TCK m.250/3).

Görevli, ödeme istemeden yalnız bir işi yapması veya yapmaması karşılığında menfaat konusunda kişiyle anlaşıyorsa fiil irtikap değil rüşvet olarak değerlendirilebilir. Bu ayrım bir sonraki bölümde açıklanmıştır.

6. İrtikap ile Rüşvet Farkı

İrtikap ile rüşvet arasındaki temel fark, menfaati veren kişinin iradesidir. İrtikapta kişi zorlanır, aldatılır ya da hatasından yararlanılır; kanun bu kişiyi “mağdur” olarak anar ve yalnız kamu görevlisini cezalandırır (TCK m.250/1-4). Rüşvette ise görevle ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat sağlanır; menfaati veren kişi de failidir ve kamu görevlisiyle aynı cezayı alır (TCK m.252/1-2). Rüşvet suçunun ayrıntıları için rüşvet suçu ve cezası (TCK 252) yazısına bakılabilir.

Ölçütİrtikap (TCK m.250)Rüşvet (TCK m.252)
Menfaati verenin durumuZorlanmış, aldatılmış veya yanılmıştır; kanun onu mağdur olarak anar (m.250/4)Görevle ilgili işin yapılması veya yapılmaması için menfaat sağlar; kendisi de faildir (m.252/1)
Ceza­lan­dı­rı­lan kişiYalnız kamu görevlisiRüşveti alan kamu görevlisi, rüşveti veren kişi ve aracılar (m.252/1, 252/2, 252/5)
Ceza1 – 10 yıl hapis (türe göre, m.250/1-3)4 – 12 yıl hapis (m.252/1)
Suçun tamam­lan­masıYararın sağlanması veya bu yolda vaatte bulunulması için icbar veya ikna (m.250/1-2)Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması hâlinde suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur (m.252/3)
Etkin pişmanlıkYokturVardır; öğre­nil­me­den önce yetkili makamlara başvuruda ceza verilmez (m.254/1-3)

Rüşvette talep veya teklifin karşı tarafça kabul edilmemesi hâli de ayrıca düzenlenmiştir: kamu görevlisinin rüşvet talebi kişi tarafından kabul edilmezse fail hakkında verilecek ceza yarı oranında indirilir (TCK m.252/4). Görevlinin talebine karşı kişinin baskı altında olup olmadığı, fiilin bu fıkra kapsamında rüşvet talebi mi yoksa icbar suretiyle irtikap mı sayılacağını belirleyen sorudur.

6.1. İrtikap Suçunda Etkin Pişmanlık Var mı?

İrtikap suçunda etkin pişmanlık hükmü yoktur. TCK m.254’ün ilk üç fıkrası yalnız rüşvet suçunu düzenler: rüşvet alan kişi, durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim ederse; rüşvet veren veya bu konuda anlaşmaya varan kişi ya da suça iştirak eden diğer kişiler, durum öğrenilmeden önce pişmanlık duyarak yetkili makamları haberdar ederse haklarında ceza verilmez (TCK m.254/1-3). TCK m.250 ise irtikaba özgü bir etkin pişmanlık hükmü içermez.

Bu fark uygulamada önemlidir. Aynı olay rüşvet olarak nitelendirildiğinde kanunun aradığı koşullarla cezasızlık mümkündür; irtikap olarak nitelendirildiğinde bu imkân yoktur ve kamu görevlisi bakımından yalnız TCK m.250/4’teki indirim ile genel indirim hükümleri kalır. Genel kural için etkin pişmanlık nedir yazısına bakılabilir.

7. İrtikap ile Zimmet ve Yağma Farkı

İrtikap, zimmet ve yağma suçları, menfaatin kimden ve hangi yolla alındığına göre ayrılır. Zimmette kamu görevlisi zaten elinde bulunan malı alır, irtikapta bir kişiden menfaat sağlar, yağmada ise fail cebir veya ağır bir tehdit kullanır.

7.1. İrtikap ile Zimmet Farkı

Zimmet suçunda kamu görevlisi, görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçirir. Cezası beş yıldan on iki yıla kadar hapistir (TCK m.247/1). İrtikapta ise mal kamu görevlisinin elinde değildir; görevli, nüfuzunu veya güvenini kullanarak menfaati bir kişiden sağlar (TCK m.250). Zimmet suçunun unsurları ve cezası için zimmet suçu ve cezası (TCK 247) yazısına bakılabilir.

SuçMenfaat nereden gelir?Menfaati verenin durumu
Zimmet (TCK m.247)Görevi nedeniyle kamu görev­li­si­nin elinde bulunan malAyrı bir veren kişi yoktur
İrtikap (TCK m.250)Zorlanan, aldatılan veya hatasından yarar­la­nı­lan kişiMağdurdur, ceza­lan­dı­rıl­maz
Rüşvet (TCK m.252)Görevle ilgili iş için menfaat sağlayan kişiFaildir, ceza­lan­dı­rı­lır

7.2. İrtikap ile Yağma Farkı

Yağma suçunda fail, bir başkasını kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılar (TCK m.148/1). İcbar suretiyle irtikapta baskının kaynağı ise görevin sağladığı nüfuzdur; kişi, haklı işinin görülmeyeceği endişesiyle kendini mecbur hisseder (TCK m.250/1).

Kamu görevlisi menfaati görev nüfuzuyla değil, cebir veya TCK m.148/1’de sayılan türden bir tehditle elde ediyorsa yağmanın unsurları gündeme gelir. Yağma suçunun cezası ve nitelikli hâlleri için yağma suçu ve cezası yazısına bakılabilir.

8. İrtikap Suçunu Kim İşleyebilir?

İrtikap suçunu yalnız kamu görevlisi işleyebilir; TCK m.250’nin üç fıkrası da faili “kamu görevlisi” olarak tanımlar. İrtikap özgü bir suçtur: özgü suçlarda ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir, bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur (TCK m.40/2). Kamu görevlisi olmayan kişi bu nedenle irtikabın faili olamaz. Kamu görevlisi kavramı atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak kamusal faaliyete katılan kişiyi kapsar (TCK m.6/1-c).

Menfaatin kamu görevlisinin kendisine değil “başkasına” sağlanması da suçu ortadan kaldırmaz. Kanun, kamu görevlisinin kendisine veya başkasına yarar sağlanmasını; icbar hâlinde kamu görevlisinin yönlendireceği kişiye menfaat temin edilmesini de aynı fıkrada sayar (TCK m.250/1-2).

8.1. İrtikap Suçunda Denetim Görevlisinin Sorumluluğu (TCK 251)

İrtikap suçunda denetimle yükümlü kamu görevlisinin sorumluluğu ayrıca düzenlenmiştir. İrtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur (TCK m.251/1). Denetim görevini ihmal ederek irtikap suçunun işlenmesine imkân sağlayan kamu görevlisi ise üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.251/2). Aynı hüküm zimmet suçu için de geçerlidir.

Denetim görevinin kasten göz yumma ile ihmal edilmesi arasındaki fark ceza bakımından belirleyicidir: ilk durumda denetçi irtikap suçunun cezasıyla, ikinci durumda ise TCK m.251/2’deki ayrı ve daha düşük cezayla sorumlu olur.

9. İrtikap Suçuna Teşebbüs

İrtikap suçuna teşebbüs, kamu görevlisinin icbar veya ikna için elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamaması hâlinde gündeme gelir (TCK m.35/1). Teşebbüs hâlinde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK m.35/2).

Teşebbüsün sınırını kanun metni belirler. TCK m.250/1-2, yarar sağlanmasına zorlamanın veya iknanın yanında “bu yolda vaatte bulunulmasına” zorlamayı ve iknayı da cezalandırır. Kişi menfaati henüz vermemiş olsa bile bu yolda vaatte bulunmuşsa, fıkranın tarif ettiği davranış gerçekleşmiş olur. Genel kural için suça teşebbüs (TCK 35) yazısına bakılabilir.

10. İrtikap Suçunda Değer Azlığı İndirimi (TCK 250/4)

İrtikap suçunda değer azlığı indirimi, menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak üç türde de verilecek cezanın yarısına kadar indirilmesidir (TCK m.250/4). Fıkra, 2 Temmuz 2012 tarihli 6352 sayılı Kanun’la eklenmiştir.

İndirim için kanun iki ölçütü birlikte sayar: irtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu. İndirimin oranı yarıya kadar olmak üzere mahkemenin takdirindedir. Bu indirim, HAGB ve erteleme bakımından iki yıllık sınıra inilip inilemeyeceğini de etkiler (aşağıdaki HAGB bölümü).

11. İrtikap Suçunda Görevli Mahkeme

İrtikap suçunda görevli mahkeme, suçun hangi fıkradan nitelendirildiğine göre değişir. İcbar suretiyle irtikap (TCK m.250/1) ve ikna suretiyle irtikap (TCK m.250/2) davalarına ağır ceza mahkemesi bakar. Hatadan yararlanma suretiyle irtikap (TCK m.250/3) davalarına ise asliye ceza mahkemesi bakar.

5235 sayılı Kanun m.12, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar arasında “irtikâp (m. 250/1 ve 2)” ibaresini açıkça sayar. Üçüncü fıkra bu listede yer almaz ve cezası on yıldan fazla hapis gerektirmediği için ağır ceza mahkemesinin genel görev ölçütüne de girmez (5235 sayılı Kanun m.12). Ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan davalara asliye ceza mahkemeleri bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Bu nedenle “irtikap davalarının tamamına ağır ceza mahkemesi bakar” ifadesi doğru değildir; üçüncü fıkradan açılan dava asliye ceza mahkemesinin görevindedir.

İkna suretiyle irtikabın cezası beş yılı geçmediği hâlde dava ağır ceza mahkemesinde görülür; bunun sebebi ceza miktarı değil, fıkranın 5235 sayılı Kanun m.12’de adıyla sayılmasıdır. Mahkemelerin görev alanı için ağır ceza mahkemesi nedir ve asliye ceza mahkemesi nedir yazılarına bakılabilir.

12. İrtikap Suçunda Şikâyet ve Dava Zamanaşımı

İrtikap suçu şikâyete bağlı değildir. TCK m.250’nin hiçbir fıkrası soruşturma veya kovuşturmayı şikâyet koşuluna bağlamaz; bu nedenle irtikap suçunda şikâyet süresi de işlemez ve suç resen soruşturulur. Menfaati veren kişinin şikâyetten vazgeçmesi, soruşturmayı veya kovuşturmayı sona erdirmez.

İrtikap suçunda dava zamanaşımı, kanunda yazılı cezanın üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66/4). İcbar suretiyle irtikabın üst sınırı on yıl olduğu için süre on beş yıldır (TCK m.66/1-d). İkna suretiyle irtikabın üst sınırı beş yıl, hatadan yararlanma suretiyle irtikabın üst sınırı üç yıl olduğu için bu iki türde süre sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).

İrtikap türüKanun­daki cezaÜst sınırDava zama­na­şımı
İcbar sure­tiyle (TCK m.250/1)5 – 10 yıl10 yıl15 yıl (TCK m.66/1-d)
İkna sure­tiyle (TCK m.250/2)3 – 5 yıl5 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)
Hatadan yarar­lanma sure­tiyle (TCK m.250/3)1 – 3 yıl3 yıl8 yıl (TCK m.66/1-e)

TCK m.250/4’teki değer azlığı indirimi zamanaşımı süresini değiştirmez, çünkü TCK m.66/4 mahkemenin uyguladığı indirimi değil, kanunda yazılı cezanın üst sınırını esas alır. Hesaplama yöntemi için dava zamanaşımı (TCK 66) yazısına bakılabilir.

13. İrtikap Suçunda Uzlaştırma, HAGB ve Erteleme

İrtikap suçunda uzlaştırma uygulanmaz; hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve cezanın ertelenmesi ise hükmolunan ceza iki yıl veya daha az olduğunda mümkündür. Bu üç kurumun her biri ayrı koşula bağlıdır.

13.1. İrtikap Suçunda Uzlaştırma

İrtikap suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaştırma, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar ile CMK m.253/1-b’de adıyla sayılan Türk Ceza Kanunu suçlarında uygulanır (CMK m.253/1). İrtikap şikâyete bağlı değildir ve TCK m.250 bu listede yer almaz.

13.2. İrtikap Suçunda HAGB

İrtikap suçunda HAGB, yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise verilebilir (CMK m.231/5). Ölçüt kanundaki ceza aralığı değil, mahkemenin hükmettiği cezadır.

İkna suretiyle irtikapta (alt sınır üç yıl) ve hatadan yararlanma suretiyle irtikapta (alt sınır bir yıl) ceza, değer azlığı indirimi (TCK m.250/4) ve takdiri indirim (TCK m.62/1) birlikte uygulandığında iki yılın altına inebilir. İcbar suretiyle irtikapta ise alt sınır beş yıldır; bu iki indirim en geniş oranda uygulansa bile ceza iki yılın üzerinde kalır (TCK m.250/1, m.250/4, m.62/1).

Ceza sınırı tek başına yetmez. HAGB kararı için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/6). İrtikapta menfaat çoğu zaman para olduğundan, zararın giderilmesi koşulu bu tür dosyalarda ayrıca incelenir.

HAGB kaldırılmamıştır. CMK m.231’in HAGB’ye ilişkin fıkraları 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la yeniden yazılmıştır ve bu metinle yürürlüktedir (CMK m.231/5, 7589 sayılı Kanun m.15 ile değişik). Güncel metne göre HAGB hükümlerinin uygulanmadığı suçlar işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlardır; irtikap bu sayımda yer almaz (CMK m.231/14). Değişikliğin kapsamı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) yazısına bakılabilir.

13.3. İrtikap Suçunda Cezanın Ertelenmesi ve Adli Para Cezası

İrtikap suçunda hükmolunan hapis cezası iki yıl veya daha az ise ceza ertelenebilir; bu süre, fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişiler bakımından üç yıldır (TCK m.51/1). Erteleme için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir. Mahkeme ertelemeyi zararın tamamen giderilmesi koşuluna da bağlayabilir (TCK m.51/2). Ayrıntı için hapis cezasının ertelenmesi (TCK 51) yazısına bakılabilir.

Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır (TCK m.49/2) ve adli para cezası gibi seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.50/1). Hatadan yararlanma suretiyle irtikapta alt sınır bir yıl olduğu için değer azlığı indirimi uygulandığında ceza bu sınırın altına inebilir. Ayrıntı için adli para cezası nedir yazısına bakılabilir.

14. İrtikap Mahkûmiyetinin Memuriyete ve Mesleğe Etkisi

İrtikap suçundan mahkûmiyet, hapis cezasının yanında kamu görevinden ve bazı mesleklerden yoksunluk sonucu doğurur. Bu sonuçların bir kısmı cezanın infazıyla sona erer, bir kısmı ise süresizdir.

  • Kamu görevi ve diğer haklar: Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûm olan kişi, kamu görevi üstlenmekten ve bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı ya da tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılır; bu haklar cezanın infazı tamamlanıncaya kadar kullanılamaz (TCK m.53/1-a, m.53/1-e, m.53/2).
  • Memuriyete girme: Devlet memuru olmak için, TCK m.53’teki süreler geçmiş olsa bile ve affa uğramış olsa bile irtikap suçundan mahkûm olmamak gerekir (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5). Bu şart, cezanın süresine bakmaz; kasten işlenen diğer suçlardaki bir yıllık eşik irtikap için aranmaz.
  • Hekimlik: Hekimlik mesleğinin icrası için TCK m.53’teki süreler geçmiş olsa bile irtikap suçundan hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir (1219 sayılı Kanun m.28).
  • Yasaklanmış hakların geri verilmesi: Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilmesi için yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir; bunun için öncelikle mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıl geçmiş olması gerekir (5352 sayılı Kanun m.13/A).

HAGB kararı ile mahkûmiyet arasındaki fark bu bölümde belirleyicidir, çünkü HAGB’de kurulan hüküm müsadere dışında sanık hakkında hukuki sonuç doğurmaz (CMK m.231/5). HAGB’nin memuriyete etkisi için HAGB memuriyete engel mi, suç listelerinin kapsamı için yüz kızartıcı suçlar nelerdir yazılarına bakılabilir. Madde metinlerinin tamamı Türk Ceza Kanunu sayfasında yer alır.

İlgili yazılar: Rüşvet Suçu ve Cezası (TCK 252) · Zimmet Suçu ve Cezası (TCK 247) · TCK 257 Görevi Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası · Yağma (Gasp) Suçu ve Cezası · Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası (TCK 155) · TCK 204 Resmî Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası

Sıkça Sorulan Sorular

İrtikap ne demek?

İrtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu veya güveni kötüye kullanarak bir kişiyi kendisine ya da başkasına yarar sağlamaya zorlaması, hileyle ikna etmesi veya kişinin hatasından yararlanmasıdır (TCK m.250). Türk Dil Kurumu sözlüğünde kelime eskimiş olarak işaretlenir ve kötü iş yapma, yiyicilik, yalan söyleme ve hile yapma anlamlarını taşır.

İrtikap suçunun cezası nedir?

İrtikap suçunun cezası türüne göre değişir. İcbar suretiyle irtikap beş yıldan on yıla kadar (TCK m.250/1), ikna suretiyle irtikap üç yıldan beş yıla kadar (TCK m.250/2), hatadan yararlanma suretiyle irtikap bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası gerektirir (TCK m.250/3). Menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu gözetilerek ceza yarısına kadar indirilebilir (TCK m.250/4).

İrtikap ile rüşvet farkı nedir?

İrtikapta kamu görevlisi kişiyi menfaat sağlamaya zorlar, hileyle ikna eder veya hatasından yararlanır; menfaati veren kişiyi kanun mağdur olarak anar ve cezalandırmaz (TCK m.250). Rüşvette ise görevle ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat sağlanır, anlaşma yeterlidir ve rüşveti veren de dört yıldan on iki yıla kadar hapis cezası alır (TCK m.252/1, m.252/3).

İcbar suretiyle irtikap ne demek?

İcbar suretiyle irtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kişiyi yarar sağlamaya veya bu yolda vaatte bulunmaya zorlamasıdır. Kanuna göre kişi, haklı işinin gereği gibi, hiç ya da vaktinde görülmeyeceği endişesiyle kendini mecbur hissederek menfaat temin etmişse icbarın varlığı kabul edilir. Cezası beş yıldan on yıla kadar hapistir (TCK m.250/1).

İkna suretiyle irtikap ne demek?

İkna suretiyle irtikap, kamu görevlisinin görevinin sağladığı güveni kötüye kullanarak hileli davranışlarla bir kişiyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya ya da bu yolda vaatte bulunmaya ikna etmesidir. Burada zorlama yoktur, kişi aldatılır. Cezası üç yıldan beş yıla kadar hapistir ve dava ağır ceza mahkemesinde görülür (TCK m.250/2; 5235 sayılı Kanun m.12).

İrtikap suçuna örnek nedir?

Varsayımsal bir örnek şudur: başvuruyu inceleyen görevli, para verilmezse dosyanın aylarca bekletileceğini hissettirir ve başvuru sahibi haklı işinin vaktinde görülmeyeceği endişesiyle ödeme yapar. Kanun bu durumda icbarın varlığını kabul eder (TCK m.250/1). Görevli olmayan bir harç uydurup parayı kendisine ödetirse ikna suretiyle irtikap gündeme gelir (TCK m.250/2).

İrtikap suçunda etkin pişmanlık var mı?

Hayır. TCK m.254'teki etkin pişmanlık hükümleri yalnız rüşvet suçunu kapsar: rüşvet alanın, rüşvet verenin ve suça iştirak edenlerin durum resmî makamlarca öğrenilmeden önce yetkili makamlara başvurması hâlinde ceza verilmez. TCK m.250 irtikaba özgü bir etkin pişmanlık hükmü içermez. Bu nedenle fiilin rüşvet mi irtikap mı sayılacağı, cezasızlık imkânını da belirler.

İrtikap suçu hangi mahkemede yargılanır?

İrtikap suçunda görevli mahkeme fıkraya göre değişir. İcbar suretiyle irtikap (TCK m.250/1) ve ikna suretiyle irtikap (TCK m.250/2) davalarına ağır ceza mahkemesi bakar, çünkü 5235 sayılı Kanun m.12 bu iki fıkrayı adıyla sayar. Hatadan yararlanma suretiyle irtikap (TCK m.250/3) bu maddede sayılmadığı için asliye ceza mahkemesinde görülür (5235 sayılı Kanun m.11).

İrtikap suçunda zamanaşımı kaç yıldır?

İrtikap suçunda dava zamanaşımı icbar suretiyle irtikapta on beş yıldır (TCK m.66/1-d); ikna suretiyle irtikapta ve hatadan yararlanma suretiyle irtikapta sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Süre, kanunda yazılı cezanın üst sınırına göre hesaplanır (TCK m.66/4). Bu yüzden TCK m.250/4'teki değer azlığı indirimi zamanaşımı süresini kısaltmaz.

İrtikap suçunda HAGB verilebilir mi?

Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az ise verilebilir (CMK m.231/5). İkna suretiyle ve hatadan yararlanma suretiyle irtikapta değer azlığı indirimi (TCK m.250/4) ile takdiri indirim (TCK m.62/1) birlikte uygulanırsa ceza bu sınırın altına inebilir. Ayrıca mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/6-c). HAGB, 7589 sayılı Kanun'la yeniden düzenlenmiş olarak yürürlüktedir.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp