Kent meydanında hafif rüzgârda dalgalanan Türk bayrağı

Ceza Hukuku

TCK 301 Nedir? Türk Milletini ve Devleti Aşağılama Suçu

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

TCK 301, Türk Ceza Kanunu’nun Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını ve askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamayı suç sayan maddesidir. TCK 301 cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz ve bu suçtan soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır (TCK m.301). Bu yazı, bir sözü, paylaşımı veya yazısı nedeniyle TCK 301 kapsamında ifadeye çağrılan ya da hakkında soruşturma izni istenen kişi için maddenin unsurlarını, cezasını ve usulünü açıklar.

1. TCK 301: Öne Çıkanlar

  • TCK 301 cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir; maddede adli para cezası seçeneği yoktur (TCK m.301/1).
  • TCK 301 yalnız alenen yapılan aşağılamayı cezalandırır; aleni olmayan söz bu suçu oluşturmaz (TCK m.301/1-2).
  • Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz (TCK m.301/3).
  • TCK 301’den soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır; Cumhurbaşkanına hakarette izin kovuşturma için aranır (TCK m.301/4, m.299/3).
  • Belirli bir polis memuruna, hâkime veya bakana görevinden dolayı yönelen söz, kurumu değil kişiyi hedef aldığı için kamu görevlisine hakaret hükmüyle karşılaştırılır (TCK m.125/3-a).
  • TCK 301’de dava zamanaşımı sekiz yıldır ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar (TCK m.66/1-e; 5235 sayılı Kanun m.11).

2. TCK 301 Nedir? 301. Madde Neyi Düzenler?

TCK 301, Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesinde düzenlenen Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçudur ve Devletin ve Devlet organlarının saygınlığını korur (TCK m.301). Madde, Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında, “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” başlıklı Üçüncü Bölümün son maddesidir. Aynı bölümde Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.299) ve Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (TCK m.300) da yer alır. Uygulamada suç çoğunlukla adıyla değil, TCK 301 veya 301. madde diye anılır; halk arasında “Türk milletine hakaret” veya “devlete hakaret” adları da kullanılır.

TCK 301 dört fıkradan oluşur. İlk iki fıkra korunan kurumları ve cezayı, üçüncü fıkra eleştiri istisnasını, dördüncü fıkra soruşturma iznini düzenler. Maddenin güncel metni 30/4/2008 tarihli 5759 sayılı Kanunla yazılmıştır ve o tarihten beri değişmemiştir (TCK m.301). Güncel metin resmî konsolide biçimiyle Mevzuat Bilgi Sistemi’ndeki Türk Ceza Kanunu sayfasında okunabilir.

2.1. TCK 301/1: Türk Milletini, Devleti ve Kurumları Aşağılama

TCK 301’in birinci fıkrası beş değeri sayar: Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Devletin yargı organları. Bunlardan birini alenen aşağılayan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.301/1). Liste sınırlıdır; fıkrada sayılmayan bir kurum veya kişi bu fıkranın konusu olmaz.

2.2. TCK 301/2: Askerî veya Emniyet Teşkilatını Aşağılama

TCK 301’in ikinci fıkrası Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişiyi birinci fıkra hükmüne göre cezalandırır (TCK m.301/2). Yani ceza aynıdır: altı aydan iki yıla kadar hapis. Fıkranın konusu teşkilatın kendisidir; bu teşkilatta görev yapan belirli bir kişiye yönelen söz aşağıdaki kişi-kurum ayrımında ayrıca ele alınır.

2.3. TCK 301/3: Eleştiri Amacıyla Yapılan Düşünce Açıklamaları

TCK 301’in üçüncü fıkrası kısa bir cümledir: eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz (TCK m.301/3). Bu hüküm maddenin içine yazılmış bir sınırdır. Bir açıklamanın sert, rahatsız edici veya ağır olması tek başına TCK 301 suçunu kurmaz; ayrım, açıklamanın eleştiri amacı taşıyıp taşımadığına göre yapılır.

Eleştiri istisnası, Anayasa’daki düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetiyle birlikte okunur. Anayasa herkese düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkını tanır; bu hürriyet yalnız Anayasa’da sayılan amaçlarla sınırlanabilir (Anayasa m.26). Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m.299) ve hakaret (TCK m.125) maddelerinde bu biçimde yazılmış bir eleştiri fıkrası yoktur.

2.4. TCK 301/4: Adalet Bakanının İzni

TCK 301’in dördüncü fıkrasına göre bu suçtan dolayı soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır (TCK m.301/4). İznin anlamı ve sonucu aşağıdaki “TCK 301 Soruşturma İzni” bölümünde ayrıca açıklanmıştır.

3. TCK 301 Cezası Ne Kadar?

TCK 301 cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Aynı ceza hem birinci fıkradaki beş değer hem ikinci fıkradaki askerî veya emniyet teşkilatı için uygulanır (TCK m.301/1-2). Maddede hapis cezasının yanında veya yerine adli para cezası seçenek olarak yazılmamıştır.

TCK 301 hâliKorunan değerCeza
TCK 301/1Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, TBMM, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Devletin yargı organları6 aydan 2 yıla kadar hapis
TCK 301/2Devletin askerî veya emniyet teşkilatı6 aydan 2 yıla kadar hapis

Kanundaki ceza aralığı ile mahkemenin somut olayda hükmettiği ceza farklı şeylerdir. HAGB, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme, kanundaki aralığa değil hükmedilen cezaya göre değerlendirilir. Bu yüzden aşağıdaki kurumlar TCK 301’de uygulanabilir, ama her biri kendi koşuluna bağlıdır.

3.1. TCK 301 Cezasında HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme

TCK 301 cezası iki yıl veya daha az hapis olarak hükmedildiğinde üç kurum gündeme gelir:

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/5-6). HAGB kararı verilirse sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur (CMK m.231/8). Ayrıntı için hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazısına bakılabilir.
  • Hapis cezasının ertelenmesi: İki yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması gerekir (TCK m.51/1). Koşullar hapis cezasının ertelenmesi yazısında ayrıntılıdır.
  • Seçenek yaptırıma çevirme: Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır ve adli para cezasına ya da kanunda sayılan diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1). Hükmedilen ceza bir yılı aşarsa bu yol kapanır. Adli para cezası ayrı bir yazıda anlatılmıştır.

Bu kurumlar birlikte uygulanmaz. Açıklanması geri bırakılan hükümde hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olsa bile seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m.231/7).

3.2. TCK 301’de Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi

TCK 301 suçunda, dava açılmadan önceki aşamada da bir erteleme yolu vardır. Cumhuriyet savcısı, uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda yeterli şüphe bulunsa bile kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir (CMK m.171/2). TCK 301’in üst sınırı iki yıldır ve suç uzlaştırma ya da önödeme kapsamında değildir; bu yüzden madde bu yola engel değildir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi için şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış olması, erteleme hâlinde suç işlemekten çekineceği kanaatinin oluşması, ertelemenin şüpheli ve toplum açısından dava açılmasından daha yararlı olması ve savcılığın tespit ettiği zararın tamamen giderilmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir (CMK m.171/3). Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmezse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir (CMK m.171/4). Kurumun ayrıntısı kamu davasının açılmasının ertelenmesi yazısındadır.

4. TCK 301 Soruşturma İzni: Adalet Bakanının İzni Nasıl İşler?

TCK 301 soruşturma izni, bu suçtan soruşturma yapılabilmesinin ön şartıdır: kanun, TCK 301 suçundan dolayı soruşturma yapılmasını Adalet Bakanının iznine bağlar (TCK m.301/4). İzin yoksa bu suç yönünden soruşturma yürütülemez; dolayısıyla izin alınmadan TCK 301’den kamu davası da açılamaz. Suç şikâyete bağlı olmadığı için izin, şikâyetin yerine geçen bir işlem değil, soruşturmanın başlayabilmesi için aranan ayrı bir koşuldur.

TCK 301’deki izin ile Cumhurbaşkanına hakaretteki izin aynı aşamaya bağlanmamıştır. TCK 299’da Adalet Bakanının izni kovuşturma için aranır (TCK m.299/3); TCK 301’de ise daha önceki aşama olan soruşturma için aranır (TCK m.301/4). Kanun iki komşu maddede iki ayrı sözcük kullanmıştır ve izin şartının hangi aşamada devreye gireceği buna göre değişir.

4.1. TCK 301 İzni ile 4483 Sayılı Kanundaki Soruşturma İzni Farkı

TCK 301 soruşturma izni, kamu görevlileri hakkındaki soruşturma izniyle karıştırılmamalıdır. 4483 sayılı Kanun, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır (4483 sayılı Kanun m.2). TCK 301/4’teki izin ise şüphelinin kim olduğuna bakmaz; suçun kendisine bağlıdır ve her şüpheli için Adalet Bakanından istenir. 4483 sayılı Kanun kapsamındaki izin usulü ve itiraz yolu soruşturma izni yazısında anlatılmıştır.

TCK 301, iznin hangi süre içinde verileceğini ve izin vermeme işlemine karşı hangi yola başvurulacağını düzenlemez; madde yalnız soruşturmanın izne bağlı olduğunu söyler (TCK m.301/4).

5. TCK 301 ile Kamu Görevlisine Hakaret Farkı: Polis, Hâkim ve Bakan

TCK 301, emniyet teşkilatını, Devletin yargı organlarını ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini kurum olarak korur (TCK m.301/1-2). Söz belirli bir polis memuruna, belirli bir hâkime veya belirli bir bakana görevinden dolayı yöneldiğinde hedef kurum değil kişidir. Kanun lafzı bu durumda kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakareti gösterir ve bu hâlde cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz (TCK m.125/3-a).

İki hükmün usul sonuçları da farklıdır:

  • Mahkeme heyetine yönelen söz: Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır (TCK m.125/5). Devletin yargı organlarını aşağılama ise TCK 301/1’in konusudur.
  • Şikâyet: Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret şikâyete bağlı değildir (TCK m.131/1). TCK 301 de şikâyete bağlı değildir, ama soruşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır (TCK m.301/4); kamu görevlisine hakarette böyle bir izin şartı yoktur.
  • Aleniyet: Hakarette aleniyet cezayı altıda bir artırır (TCK m.125/4); TCK 301’de ise alenen işlenmeyen fiil suç oluşturmaz.
  • Cumhurbaşkanı: Cumhurbaşkanına yönelen söz TCK 301’in değil, TCK 299’un konusudur ve bir yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.299/1).

Sözün hangi hükme girdiği, sözün kime yöneldiği ve hangi bağlamda söylendiği birlikte değerlendirilerek belirlenir. Hakaret suçu (TCK 125) ve Cumhurbaşkanına hakaret suçu (TCK 299) ayrı yazılarda ele alınmıştır.

6. TCK 301 ile TCK 299, TCK 300 ve TCK 216 Farkı

TCK 301 ile komşu maddeler arasındaki fark ceza, izin, aleniyet ve eleştiri istisnası bakımından belirginleşir. TCK 299, 300 ve 301 aynı bölümde yer alır; TCK 216 ise halkın bir kesimine yönelik tahrik ve aşağılamayı düzenler.

ÖlçütTCK 299 Cum­hur­baş­ka­nına hakaretTCK 300 Bayrak ve İstiklal MarşıTCK 301 Millet, Devlet ve kurumlarTCK 216 Kin ve düşmanlığa tahrik
Ceza1-4 yıl hapis1-3 yıl (bayrak) · 6 ay-2 yıl (İstiklal Marşı)6 ay-2 yıl hapis1-3 yıl (f.1) · 6 ay-1 yıl (f.2-3)
Adalet Bakanının izniKovuşturma içinYokSoruşturma içinYok
AleniyetCezayı 1/6 artırırSuçun unsuruSuçun unsuruSuçun unsuru
Açık eleştiri fıkrasıYokYokVar (301/3)Yok
Yurt dışında Türk vatan­da­şınca işlenirse artırımYok1/3 artırımYokYok
3713 sayılı Kanun m.4 listesindeYokVarYokYok

Tablodaki satırların dayanağı TCK m.299, m.300, m.301 ve m.216 ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.4’tür. TCK 216’nın birinci fıkrasında tahrik tek başına yetmez; kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması da aranır (TCK m.216/1). 3713 sayılı Kanun m.4, listelediği suçları yalnız bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiklerinde terör suçu sayar (3713 sayılı Kanun m.4).

Komşu maddeler için: TCK 300 Devletin egemenlik alametlerini aşağılama · TCK 216 halkı kin ve düşmanlığa tahrik · Atatürk’e hakaret suçu (5816 sayılı Kanun).

7. TCK 301’de “Alenen” Şartı: Aleniyet Neden Belirleyicidir?

TCK 301’de aleniyet suçun unsurudur: iki fıkra da yalnız alenen aşağılayan kişiyi cezalandırır (TCK m.301/1-2). Aynı söz aleni olmayan bir ortamda söylenmişse TCK 301 suçu oluşmaz. Hakarette ve Cumhurbaşkanına hakarette ise aleniyet suçun kurulması için aranmaz, yalnız cezayı altıda bir oranında artırır (TCK m.125/4, m.299/2).

Türk Ceza Kanunu “alenen” sözcüğünü tanımlamaz; tanımlar maddesi yalnız “basın ve yayın yolu ile” deyimini her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar olarak tanımlar (TCK m.6/1-g). Bu nedenle aleniyet her olayda sözün söylendiği ortam, ulaştığı kişiler ve bu kişilerin sayısının belirli olup olmadığı üzerinden değerlendirilir. Herkese açık bir sosyal medya paylaşımı ile yalnız görevli makama verilen bir dilekçe bu bakımdan aynı sonucu doğurmaz. Sosyal medyadaki kişisel hakaret için sosyal medyada hakaret suçu yazısına bakılabilir.

8. TCK 301 Madde Son Hâli: 2008’de Ne Değişti?

TCK 301’in bugünkü metni 30/4/2008 tarihli 5759 sayılı Kanunla yazılmıştır (TCK m.301). “Türklüğü aşağılama” diye bilinen eski metin bu tarihte yürürlükten kalkmıştır; 2008 değişikliğinin ana başlıkları şunlardır:

  • Korunan değerin adı: Eski birinci fıkra “Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini” alenen aşağılamayı cezalandırıyordu. Yeni metin “Türk Milletini” ve “Türkiye Cumhuriyeti Devletini” sayar.
  • Cezanın üst sınırı: Eski birinci fıkranın cezası altı aydan üç yıla kadar hapisti. Yeni metinde bütün hâllerin cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir.
  • Yurt dışında işleme: Eski metinde Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi cezayı üçte bir oranında artırıyordu. Yeni metinde bu artırım yoktur.
  • Adalet Bakanının izni: Eski metinde soruşturma izni yoktu. İzin şartı 2008’de dördüncü fıkra olarak eklendi.
  • Eleştiri istisnası: Eski metinde de vardı ve yeni metinde üçüncü fıkra olarak korunmuştur.

Fiil 30/4/2008’den önce işlenmişse, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri karşılaştırılır ve failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Eski ve yeni metin karşılaştırmasında ceza sınırı, yurt dışı artırımı ve izin şartı ayrı ayrı ele alınır.

9. TCK 301 Şikâyete Tabi mi? Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

TCK 301 şikâyete tabi değildir, uzlaştırma kapsamında değildir, dava zamanaşımı sekiz yıldır ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Her birinin dayanağı aşağıdadır.

9.1. TCK 301 Şikâyet Koşulu

TCK 301’de şikâyet koşulu düzenlenmemiştir; madde soruşturmayı yalnız Adalet Bakanının iznine bağlar (TCK m.301/4). Bu yüzden ortada bir şikâyet dilekçesi olup olmaması veya şikâyetten vazgeçilmesi TCK 301 soruşturmasının akışını belirlemez. Hakaret suçunda ise kural olarak soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131/1).

9.2. TCK 301 Uzlaşma ve Önödeme

TCK 301 uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaştırma, şikâyete bağlı suçlarda ve Türk Ceza Kanununda tek tek sayılan suçlarda uygulanır; TCK 301 ne şikâyete bağlıdır ne de bu listede sayılmıştır (CMK m.253/1-a, b). Adli süreçteki çocuklar için ayrı bir kural vardır ve bu kural mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olmasını arar (CMK m.253/1-c). Önödeme de uygulanmaz, çünkü önödeme yalnız adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar içindir (TCK m.75/1); TCK 301’in üst sınırı iki yıldır. Uzlaştırmanın genel kuralları uzlaşma nedir yazısında anlatılmıştır.

9.3. TCK 301 Zamanaşımı

TCK 301’de dava zamanaşımı sekiz yıldır. Zamanaşımı süresi belirlenirken suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı esas alınır (TCK m.66/4); TCK 301’in yukarı sınırı iki yıl hapistir ve beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer (TCK m.66/1-e). Süre tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden başlar (TCK m.66/6). Ayrıntı: dava zamanaşımı (TCK 66).

9.4. TCK 301 Görevli Mahkeme

TCK 301 davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesi; yağma ve irtikâp gibi adıyla sayılan suçlara, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlara, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlara ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m.12). TCK 301 aynı kısmın Üçüncü Bölümünde yer alır, 3713 sayılı Kanunun terör suçları ve terör amacıyla işlenen suçlar listelerinde sayılmaz (3713 sayılı Kanun m.3-4) ve üst sınırı iki yıldır. Bu durumda ağır ceza ve sulh ceza görevleri dışında kalan davalara bakan asliye ceza mahkemesi görevlidir (5235 sayılı Kanun m.11). Mahkemenin işleyişi asliye ceza mahkemesi nedir yazısında açıklanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

TCK 301 nedir?

TCK 301, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesidir. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını ve Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılamayı suç olarak tanımlar. Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz ve soruşturma Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

301. madde cezası ne kadar?

TCK 301 cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir. Maddede adli para cezası seçenek olarak yazılmamıştır. Hükmedilen ceza iki yıl veya daha az olduğu için mahkeme koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ya da cezanın ertelenmesine karar verebilir; bir yıl veya daha az hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilebilir.

TCK 301 şikâyete tabi mi?

Hayır. TCK 301'de şikâyet koşulu yoktur; mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi gibi bir kurum da bu suçta işlemez. Buna karşılık soruşturma yapılabilmesi Adalet Bakanının iznine bağlıdır. Suç uzlaştırma kapsamında sayılmadığı için uzlaşma yoluna da gidilmez; önödeme de uygulanmaz, çünkü hapis cezasının üst sınırı altı ayı aşar.

TCK 301 soruşturma izni olmadan soruşturma yapılır mı?

TCK 301'e göre bu suçtan soruşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır; izin yoksa bu suç yönünden soruşturma yürütülemez. Bu izin, memurların görev suçları için 4483 sayılı Kanun'da düzenlenen soruşturma izninden farklıdır. Cumhurbaşkanına hakarette ise Adalet Bakanının izni soruşturma için değil kovuşturma için aranır (TCK m.299/3).

Eleştiri TCK 301 kapsamında suç mudur?

Hayır. TCK 301'in üçüncü fıkrası eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmadığını açıkça söyler. Bir açıklamanın sert olması tek başına suçu kurmaz; belirleyici olan açıklamanın eleştiri amacı taşıyıp taşımadığıdır. Bu istisna düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetiyle birlikte okunur (Anayasa m.26).

Polise, hâkime veya bakana söylenen söz TCK 301 kapsamına girer mi?

TCK 301 emniyet teşkilatını, yargı organlarını ve Hükümeti kurum olarak korur. Söz belirli bir polis memuruna, hâkime veya bakana görevinden dolayı yöneldiğinde lafız, kamu görevlisine hakaret hükmünü gösterir (TCK m.125/3-a). Mahkeme heyetine yönelen hakarette suç heyeti oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır (TCK m.125/5).

Türklüğü aşağılama suçu hâlâ var mı?

Bu adla yok. TCK 301, 30/4/2008 tarihli 5759 sayılı Kanunla değiştirildi. Eski metin Türklüğü, Cumhuriyeti veya TBMM'yi aşağılamayı altı aydan üç yıla kadar hapisle cezalandırıyordu. Yeni metin Türk Milletini ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini sayar, üst sınırı iki yıla indirir ve Adalet Bakanının izni şartını ekler.

TCK 301'de zamanaşımı kaç yıldır?

TCK 301'de dava zamanaşımı sekiz yıldır. Zamanaşımı süresi suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir; TCK 301'in üst sınırı iki yıl hapistir ve beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer (TCK m.66/1-e, m.66/4).

TCK 301 davasına hangi mahkeme bakar?

TCK 301 davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Ağır ceza mahkemesinin görev listesi TCK 301'i saymaz; madde, listede anılan Dördüncü Kısmın Dört-Yedinci Bölümlerinde değil Üçüncü Bölümünde yer alır ve cezası on yılı aşmaz. Bu durumda genel görev kuralı uygulanır (5235 sayılı Kanun m.11 ve m.12).

TCK 301 ile TCK 299 arasındaki fark nedir?

TCK 299 Cumhurbaşkanına hakareti bir yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırır, TCK 301 ise altı aydan iki yıla kadar hapis öngörür. TCK 299'da Adalet Bakanının izni kovuşturma için, TCK 301'de soruşturma için aranır. Aleniyet TCK 301'de suçun unsurudur, TCK 299'da cezayı artırır; açık eleştiri istisnası yalnız TCK 301'de vardır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp