Adli kontrol, tutuklama sebepleri bulunan şüpheli veya sanığın cezaevine konulmak yerine imza, yurt dışına çıkış yasağı veya ev hapsi gibi bir ya da birden fazla yükümlülük altında serbest bırakılmasıdır (Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.109/1, 109/3). Adli kontrol bir ceza değildir. Süresi kanunla sınırlıdır, kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir ve yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir (CMK m.110/A, 111/2, 268/1, 112/1). Bu yazı, hakkında adli kontrol kararı verilen ya da bir yakını “adli kontrol şartıyla serbest bırakılan” kişi için kararın anlamını, süresini, imza yükümlülüğünü ve kararın nasıl kaldırılacağını anlatır.
1. Adli Kontrol: Öne Çıkanlar
- Adli kontrol, tutuklama sebepleri varken tutuklama yerine verilebilen bir koruma tedbiridir; kişi cezaevine girmez, belirlenen yükümlülüklere uyar (CMK m.109/1).
- Adli kontrolün süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok iki yıldır ve zorunlu hâlde bir yıl uzatılabilir; ağır ceza işlerinde en çok üç yıldır (CMK m.110/A).
- Adli kontrol kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir; kaldırma istemi için kanunda bir süre yoktur (CMK m.111, 268/1).
- Adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek cezanın süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112/1).
- Adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan düşülmez; ev hapsinde geçen her iki gün cezadan bir gün düşülür (CMK m.109/6).
- Ev hapsi uygulanan kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilirse devletten tazminat istenebilir (CMK m.141/1-l).
2. Adli Kontrol Nedir?
Adli kontrol, bir suç soruşturmasında tutuklama sebepleri bulunduğu hâlde şüphelinin tutuklanması yerine kanunda sayılan yükümlülüklerden bir veya birkaçına tabi tutulmasıdır (CMK m.109/1, 109/3). Kişi cezaevine girmez; hâkimin belirlediği yükümlülüklere uyarak serbest kalır. Hâkim, dosyaya göre yükümlülüklerden yalnız birini ya da birkaçını birlikte seçebilir. Halk arasında “adli kontrol şartı” denilen şey, bu kararda kişiye yüklenen yükümlülüktür; imzaya gitmek, yurt dışına çıkmamak ve evden ayrılmamak bunlara örnektir (CMK m.109/3-a, b, j).
Adli kontrolün ön koşulu, tutuklama için aranan sebeplerin bulunmasıdır. Tutuklama, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve bir tutuklama nedeni bulunduğunda verilebilir (CMK m.100/1). Kaçma veya saklanma şüphesini uyandıran somut olgular ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık ve mağdur üzerinde baskı kurma girişimi konusunda kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni sayılabilir (CMK m.100/2). Tutuklama nedeni olan bu şüphe, TCK m.281’deki delil karartma suçuyla aynı şey değildir: delil karartma suçu (TCK 281). Adli kontrol bu nedenler varken kişiyi cezaevine koymadan uygulanan daha hafif tedbirdir. Tutuklamanın şartları ve süreleri için tutuklama nedir yazısına bakılabilir.
Adli kontrol ceza değildir ve adli sicile işlemez. Adli sicile yalnız Türk mahkemelerinin verdiği ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (Adli Sicil Kanunu m.4/1). Adli kontrol ise dava sürerken, hüküm kesinleşmeden uygulanan bir koruma tedbiridir. Sicil kaydının hangi hükümlerle oluştuğu ve nasıl silindiği adli sicil kaydı nasıl silinir yazısında anlatılmıştır.
2.1. Adli Kontrol Şartıyla Serbest Bırakılmak Ne Demek?
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılmak, şüphelinin tutuklanmayıp hâkimin belirlediği yükümlülüklere uyması koşuluyla serbest kalması demektir (CMK m.109/1, 109/3). Haberlerde sık geçen bu ifade, kişinin suçsuz bulunduğunu ya da soruşturmanın bittiğini göstermez. Soruşturma devam eder ve yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112/1).
Adli kontrol şartıyla serbest bırakmayı Cumhuriyet savcısı sulh ceza hâkiminden isteyebilir. Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii de aynı istemde bulunabilir (CMK m.103/1). Tutuklu kişinin adli kontrolle salıverilmesi bu yoldan istenir; kararı yine hâkim verir.
2.2. Adli Kontrol ile Denetimli Serbestlik Arasındaki Fark
Adli kontrol, dava sürerken tutuklama yerine uygulanan tedbirdir (CMK m.109). Denetimli serbestlik ise kesinleşmiş hükümden sonra, hükümlünün cezasının bir kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesidir (5275 sayılı Kanun m.105/A/1). Biri yargılama sırasında, öteki cezanın infazı sırasında uygulanır.
İki kurumun karıştırılmasının nedeni aynı müdürlüğün görev almasıdır. Denetimli serbestlik müdürlüğü, soruşturma evresinde CMK m.109/3’ün (b), (c), (e), (j), (k) ve (l) bentlerine göre adli kontrol altına alınan şüphelilerin yükümlülüklerine ilişkin çalışmaları yürütür (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m.12/1-a). İmza yükümlülüğü ve ev hapsi bu bentler arasındadır; yurt dışına çıkış yasağı olan (a) bendi sayılmamıştır.
3. Adli Kontrol Hangi Suçlarda ve Kimlere Uygulanır?
Adli kontrol belirli bir suç listesine bağlı değildir. Hangi suç olursa olsun, tutuklama sebepleri bulunuyorsa şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109/1). Tutuklama sebebinin var sayılabildiği suçlar için katalog suçlar yazısına bakılabilir.
Adli kontrol, kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de uygulanabilir (CMK m.109/2). Tutuklama yasağının sınırı şöyledir: yalnız adli para cezasını gerektiren suçlarda ve vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4). Bu suçlarda tutuklama mümkün olmadığı hâlde adli kontrol mümkündür.
Kanun bazı kişiler için tutuklama yerine adli kontrolü ayrıca anar:
- Ağır hasta veya engelli şüpheli: Maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurumunda hayatını yalnız idame ettiremediği 5275 sayılı Kanun m.16/3 uyarınca tespit edilen şüpheli hakkında tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/4).
- Gebe veya yeni doğum yapmış kadın: Gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren altı ay geçmemiş kadın şüpheli hakkında da aynı hüküm geçerlidir (CMK m.109/4).
- Azami tutukluluk süresi dolan kişi: Kanundaki tutukluluk süreleri dolduğu için salıverilen kişi hakkında adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK m.109/7). “Tutukluluğun adli kontrole çevrilmesi” diye anılan durum çoğunlukla budur.
- Çocuklar: Adli kontrol çocuklara da uygulanır; ancak CMK m.110/A’daki süreler çocuklar bakımından yarı oranında uygulanır (CMK m.110/A-3).
4. Adli Kontrol Yükümlülükleri Nelerdir?
Adli kontrol, şüphelinin CMK m.109/3’te sayılan yükümlülüklerden bir veya birkaçına tabi tutulmasıdır. Kanundaki liste on iki bentten oluşur:
| Bent | Adli kontrol yükümlülüğü (CMK m.109/3) | Uygulamadaki adı |
|---|---|---|
| a | Yurt dışına çıkamamak | Yurt dışına çıkış yasağı |
| b | Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak | İmza yükümlülüğü |
| c | Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşa veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak | Çağrıya ve kontrol tedbirine uyma |
| d | Taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak, gerektiğinde sürücü belgesini makbuz karşılığında teslim etmek | Taşıt kullanma yasağı |
| e | Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak için, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak | Tedavi yükümlülüğü |
| f | Savcının isteği üzerine hâkimce belirlenen güvence miktarını yatırmak | Güvence (kefalet) |
| g | Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde silahları adli emanete teslim etmek | Silah yasağı |
| h | Hâkimin belirlediği parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak için aynî veya kişisel güvenceye bağlamak | Mağdur lehine güvence |
| i | Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve mahkûm edildiği nafakayı düzenli ödeyeceğine dair güvence vermek | Nafaka güvencesi |
| j | Konutunu terk etmemek | Ev hapsi |
| k | Belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek | Şehir dışına çıkış yasağı |
| l | Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek | Yer yasağı |
Adli kontrol listesinde ayrı bir “meslek yasağı” ya da “elektronik kelepçe” bendi yoktur. (c) bendi mesleki uğraşı yasaklamaz; mesleki uğraşa veya eğitime ilişkin kontrol tedbirlerine uymayı düzenler. Elektronik izleme ise bir yükümlülük değil, bazı yükümlülüklerin denetim yöntemidir; hangi kararlarda kullanıldığı elektronik kelepçe nedir yazısında anlatılmıştır.
Hâkim adli kontrol yükümlülüklerini sabit tutmak zorunda değildir. Cumhuriyet savcısının istemiyle şüpheliye yeni yükümlülük ekleyebilir, yükümlülükleri bütünüyle veya kısmen kaldırabilir, değiştirebilir ya da şüpheliyi bazılarına uymaktan geçici olarak muaf tutabilir (CMK m.110/2). Taşıt kullanma yasağında hâkim veya savcı, şüphelinin mesleki uğraşında araç kullanmasına sürekli veya geçici izin verebilir (CMK m.109/5).
4.1. Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü
Adli kontrolde imza yükümlülüğü, hâkimin belirlediği yere, kararda belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmaktır (CMK m.109/3-b). İmzanın atılacağı yer, günler ve sıklık kanunda değil, adli kontrol kararında yazar. Bu yüzden “adli kontrol imza saatleri” veya “imza ne zaman başlar” sorusunun cevabı kararın kendisindedir.
İmza yükümlülüğünün takibini soruşturma evresinde de kovuşturma evresinde de denetimli serbestlik müdürlüğü yürütür (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m.12/1-a, 13/1-a). Hakkında adli kontrol kararı verilen yetişkinin müdürlüğe gelip başvurması istenmez. Adresine tebligatla bir bilgilendirme formu gönderilir; formda, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazeret olmadan yükümlülüğün yerine getirilmemesinin hukuki sonuçları bildirilir (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.41/4). Form ulaşmadıysa kararın hangi yeri ve hangi günleri belirlediğini kararı veren hâkimlik veya mahkeme dosyasından öğrenmek, yükümlülüğün kaçırılmasını önler.
4.2. Adli Kontrolde Güvence (Kefalet)
Adli kontrolde güvence, halk arasında “kefaletle serbest bırakılma” denilen yükümlülüktür. Miktarı ve ödeme süreleri, şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak savcının isteği üzerine hâkimce belirlenir (CMK m.109/3-f). Güvence iki amaca ayrılır: kişinin bütün usul işlemlerinde ve hükmün infazında hazır bulunması ile katılanın masrafları, suçun neden olduğu zarar, kamusal giderler ve para cezalarının ödenmesi (CMK m.113/1).
Güvencenin iadesi bu iki kısma göre işler. Hazır bulunma yükümlülüklerini yerine getiren kişiye güvencenin o kısmı geri verilir (CMK m.115/1). Mağdura veya nafaka alacaklısına verilmemiş ikinci kısım ise kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verildiğinde de şüpheli veya sanığa geri verilir; aksi hâlde, geçerli mazeret dışında güvence Hazineye gelir yazılır (CMK m.115/2).
5. Adli Kontrol Kararını Kim Verir?
Adli kontrol kararını soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine verir (CMK m.110/1). Savcı adli kontrolü kendisi koyamaz; ister, karar hâkimindir. Dava açıldıktan sonra, yani kovuşturma evresinde, adli kontrole görevli ve yetkili mahkeme her aşamada karar verebilir (CMK m.110/3).
Hakkında mahkûmiyet hükmü verilen ve dosyası istinaf veya temyizde olan kişi için, hükmü veren ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek adli kontrol kararı verebilir (CMK m.109/4).
5.1. Adli Kontrol Kararını Savcı Kaldırabilir mi?
Adli kontrolü savcı soruşturma evresinde kaldırabilir. Cumhuriyet savcısı, adli kontrolün artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi re’sen serbest bırakır (CMK m.103/2). Savcı bunun yanında yükümlülüklerin kaldırılmasını, değiştirilmesini veya şüphelinin bazılarından geçici olarak muaf tutulmasını hâkimden isteyebilir (CMK m.110/2).
Bu yetki soruşturma evresine özgüdür. Dava açıldıktan sonra adli kontrol yükümlülüğünün devamına mahkeme en geç dört aylık aralıklarla resen karar verir (CMK m.110/4).
6. Adli Kontrol Verildikten Sonra Ne Olur?
Adli kontrol verildikten sonra kişi serbest kalır, ancak soruşturma sürer ve kararda yazan yükümlülüklere uymak zorundadır. Adli kontrol sonrasında süreç şu sırayla ilerler:
- Karar öğrenilir. Hangi bentten, hangi yere ve hangi sıklıkla yükümlü olunduğu adli kontrol kararında yazar (CMK m.109/3). Takibi denetimli serbestlik müdürlüğüne verilen yükümlülüklerde adrese bilgilendirme formu tebliğ edilir (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.41/4).
- İtiraz süresi başlar. Adli kontrol kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir (CMK m.111/2, 268/1).
- Yükümlülük yerine getirilir. İmza, konutu terk etmeme gibi yükümlülüklere kararda yazılan biçimde uyulur. İsteyerek yerine getirmemek tutuklama sonucunu doğurabilir (CMK m.112/1).
- Devamı incelenir. Adli kontrolün gerekip gerekmediği en geç dört aylık aralıklarla incelenir: soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada resen mahkeme karar verir (CMK m.110/4).
- Soruşturma sonuçlanır. Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde şüpheli serbest kalır (CMK m.103/2). İddianame düzenlenip dava açılırsa kovuşturma evresi başlar ve adli kontrol hükümleri mahkeme tarafından da uygulanır (CMK m.110/3).
- Süre sınırı işler. Adli kontrol, CMK m.110/A’daki azami süreyi aşamaz; süreler aşağıda ayrı başlıkta verilmiştir.
- Lehe sonuçta tazminat değerlendirilir. Ev hapsi veya tedavi yükümlülüğü uygulanan kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilirse tazminat istenebilir (CMK m.141/1-l).
Adli kontrol sonrası mahkeme süreci, dava açıldığında başlar. Adli kontrolü düzenleyen CMK m.109-112, soruşturmada verilen adli kontrolün iddianamenin kabulüyle kendiliğinden sona ereceğini söylemez. Kovuşturma evresinde yükümlülüğün devamına mahkeme en geç dört ayda bir resen karar verir (CMK m.110/3-4). Kişinin kendisi de her aşamada kaldırma isteminde bulunabilir (CMK m.111/1).
7. Adli Kontrol Ne Kadar Sürer?
Adli kontrol süresi işin hangi mahkemenin görevine girdiğine göre değişir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok iki yıl sürer; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir (CMK m.110/A-1). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde süre en çok üç yıldır; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek uzatılabilir, ancak uzatma süresi toplam üç yılı geçemez (CMK m.110/A-2). Türk Ceza Kanunu İkinci Kitap Dördüncü Kısmın dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci bölümlerinde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda uzatma toplamı dört yılı geçemez (CMK m.110/A-2).
| Adli kontrolde işin türü | Azami süre | Uzatma |
|---|---|---|
| Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler | 2 yıl | Zorunlu hâlde 1 yıl |
| Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler | 3 yıl | Toplam en çok 3 yıl |
| TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısım 4-7. bölüm suçları ve terör suçları | 3 yıl | Toplam en çok 4 yıl |
| Çocuklar | Yukarıdaki sürelerin yarısı | Yukarıdaki sürelerin yarısı |
Adli kontrol süre sınırları, 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’la eklenen CMK m.110/A ile getirildi. Aynı Kanun, adli kontrol yükümlülüğünün devamının en geç dört aylık aralıklarla incelenmesini de zorunlu kıldı (CMK m.110/4). Kovuşturmada bu inceleme mahkemece resen yapılır; dört aydan uzun süre inceleme yapılmadıysa bu durum kaldırma isteminde ileri sürülebilir.
7.1. Adli Kontrol Ne Zaman Kalkar?
Adli kontrol, kanunda sayılan şu hâllerden biri gerçekleştiğinde kalkar:
- Azami sürenin dolması: CMK m.110/A’daki süre ve uzatma sınırı aşılamaz.
- Hâkim veya mahkemenin kaldırması: Yükümlülükler bütünüyle veya kısmen kaldırılabilir (CMK m.110/2); dört aylık incelemede devamı gereksiz görülebilir (CMK m.110/4).
- Kaldırma isteminin kabulü: Şüpheli veya sanığın istemi üzerine, savcının görüşü alınarak beş gün içinde karar verilebilir (CMK m.111/1).
- İtirazın kabulü: Adli kontrole ilişkin kararlara itiraz edilebilir (CMK m.111/2).
- Savcının serbest bırakması: Soruşturma evresinde savcı, adli kontrolü gereksiz görürse şüpheliyi re’sen serbest bırakır (CMK m.103/2).
- Kovuşturmaya yer olmadığı kararı: Bu karar verildiğinde şüpheli serbest kalır (CMK m.103/2). Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sonuçları ayrı yazıda anlatılmıştır.
“Adli kontrol imza ne zaman biter” sorusunun cevabı da bu listededir. İmza yükümlülüğü, kararda belirli bir süre yazılmadıysa bu hâllerden biri gerçekleşene kadar devam eder.
8. Adli Kontrol Kararına İtiraz ve Kaldırma İstemi
Adli kontrol kararına itiraz edilebilir (CMK m.111/2). İtiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilecek bir dilekçeyle ya da zabıt kâtibine yapılacak ve tutanağa geçirilecek beyanla yapılır (CMK m.268/1). Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili merciye gönderir (CMK m.268/2).
Adli kontrol kararına itiraz nereye yapılır sorusunun cevabı iki aşamalıdır: dilekçe kararı veren merciye verilir, itirazı ise başka bir merci inceler. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). Bu bent 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’la değiştirildi.
İtiraz süresi geçse bile adli kontrolün kaldırılması her zaman istenebilir. Şüpheli veya sanığın istemi üzerine hâkim veya mahkeme, savcının görüşünü aldıktan sonra beş gün içinde karar verebilir (CMK m.111/1). Kaldırma istemi için kanunda bir süre öngörülmemiştir; delillerin toplanması, tanıkların dinlenmesi, iş veya sağlık durumunun değişmesi gibi yeni koşullarda yeniden yapılabilir. İstemin reddine karşı da itiraz yolu açıktır (CMK m.111/2).
8.1. Adli Kontrol Kararına İtiraz Dilekçesi
Adli kontrol kararına itiraz dilekçesi, kararı veren sulh ceza hâkimliğine veya mahkemeye hitaben yazılır (CMK m.268/1). Dilekçede şu bilgiler açıkça yer almalıdır:
- Karar ve öğrenme tarihi: Hangi merciin hangi tarihli kararına itiraz edildiği ve kararın ne zaman öğrenildiği yazılır; iki haftalık süre bu tarihten başlar (CMK m.268/1).
- İtiraz edilen yükümlülük: Kararın tamamına mı, yoksa belirli bir bente, örneğin yurt dışına çıkış yasağına mı itiraz edildiği belirtilir (CMK m.109/3).
- Tutuklama sebeplerinin bulunmadığı: Adli kontrol, tutuklama sebeplerinin varlığını ön koşul olarak arar; somut olayda kaçma şüphesi veya delil karartma tehlikesi yoksa bu açıklanır (CMK m.109/1, 100/2).
- Yükümlülüğün değiştirilmesi talebi: Kaldırma yerine daha hafif bir yükümlülüğe geçiş veya geçici muafiyet de istenebilir (CMK m.110/2).
- Süre ve inceleme aksaklıkları: Dört aylık inceleme yapılmadıysa veya CMK m.110/A’daki süre dolduysa bu ayrıca yazılır (CMK m.110/4, 110/A).
Dilekçeye kararın, işin ve sağlık durumunun değiştiğini gösteren belgeler eklenebilir. Soruşturmada müdafiin rolü için müdafi ne demek yazısına bakılabilir.
9. Adli Kontrol İhlali: İmzaya Gitmezseniz Ne Olur?
Adli kontrol ihlalinin sonucu tutuklamadır. Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). Bu kural, normalde tutuklama yasağı bulunan hafif suçlarda da uygulanır.
Adli kontrol imza ihlalinde belirleyici olan sayı değil, ihlalin isteyerek yapılıp yapılmadığıdır. Kanun “üç imza” gibi bir ihlal sayısı öngörmez ve tek bir kaçırılmış imzayı otomatik tutuklama sebebi saymaz (CMK m.112/1). Madde “verebilir” der; tutuklama yetkili merciin takdirine bırakılmıştır. Bilgilendirme formu da sonuçları, haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelendirilebilen bir mazeret olmadan yükümlülüğün yerine getirilmemesi için bildirir (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.41/4). Bu nedenle adli kontrol imza atmayı unutan ya da hastalık gibi bir engel yüzünden imzaya gidemeyen kişi, mazeretini belgeleriyle birlikte kararı veren mercie gecikmeden bildirmelidir.
Azami tutukluluk süresi dolduğu için salıverilip adli kontrole alınan kişi yükümlülüğü ihlal ederse de tutuklanabilir. Ancak bu durumda tutukluluk, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde dokuz aydan, diğer işlerde iki aydan fazla olamaz (CMK m.112/2).
10. Adli Kontrolde Ev Hapsi: Cezadan Mahsup ve Tazminat
Adli kontrolde ev hapsi, kanundaki adıyla konutunu terk etmeme yükümlülüğüdür (CMK m.109/3-j). Ev hapsi, adli kontrol yükümlülükleri içinde cezadan mahsup ve tazminat bakımından ayrı kurallara bağlanan yükümlülüktür.
Cezadan mahsup. Kural olarak adli kontrol altında geçen süre cezadan mahsup edilmez. Bu kural tedavi yükümlülüğü (e) ve ev hapsi (j) için uygulanmaz; ev hapsinde geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak dikkate alınır (CMK m.109/6). İki günün bir gün sayılması kuralı 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun’la eklendi. İmza yükümlülüğü, yurt dışına çıkış yasağı ve diğer bentlerde mahsup yoktur. Tutuklulukta ise hüküm kesinleşmeden önce şahsi hürriyeti sınırlayan bütün süreler hapis cezasından indirilir (Türk Ceza Kanunu m.63/1). Mahsubun hesaplanması mahsup ne demek yazısında anlatılmıştır.
Tazminat. Ev hapsi veya tedavi yükümlülüğü uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi her türlü zararını devletten isteyebilir (CMK m.141/1-l). Bu bent, 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun’la eklendi. Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişi de tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-k).
Adli kontrol tazminatında başvuru mercii bende göre değişir. CMK m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentlerindeki istemler ağır ceza mahkemesine değil, 6384 sayılı Kanun’la kurulan Tazminat Komisyonuna yapılır; ev hapsi ve tedavi yükümlülüğüne dayanan istem (l) bendindedir. Ağır ceza mahkemesine yapılmış böyle bir istem Komisyona gönderilir (CMK m.142/2). Komisyona başvuru, kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır (6384 sayılı Kanun m.5/B/1). Başvuru imkânından yararlandırılmamaya dayanan (k) bendi gibi diğer istemler, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde, aynı üç aylık ve bir yıllık süreler içinde karara bağlanır (CMK m.142/1-2). Beraat ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının diğer sonuçları ayrı yazılarda anlatılmıştır.
Ev hapsinin denetiminde kullanılan elektronik izleme için elektronik kelepçe nedir yazısına bakılabilir.
11. Adli Kontrol ve Yurt Dışına Çıkış Yasağı
Adli kontrolde yurt dışına çıkış yasağı, CMK m.109/3’ün (a) bendindeki yükümlülüktür. Bu yükümlülük de diğer bentler gibi hâkim kararıyla konur, en geç dört aylık aralıklarla incelenir ve itiraz ya da kaldırma istemiyle sona erdirilebilir (CMK m.110/4, 111). Süresi, CMK m.110/A’daki genel adli kontrol süre sınırlarına tabidir.
Yurt dışına çıkış yasağının nasıl sorgulanacağı, kaldırma usulü ve pasaporta işlenen idari tahditten farkı ayrı yazıda ele alınmıştır: yurt dışına çıkış yasağı nasıl sorgulanır ve kaldırılır.
12. Adli Kontrol ile Tutuklama Arasındaki Farklar
Adli kontrol ile tutuklama aynı ön koşula, yani tutuklama sebeplerinin varlığına dayanır; farkları uygulandıkları yer, süre, mahsup ve inceleme sıklığındadır.
| Konu | Adli kontrol | Tutuklama |
|---|---|---|
| Nerede geçer | Toplum içinde, yükümlülük altında | Ceza infaz kurumunda |
| Ön koşul | Tutuklama sebeplerinin varlığı (CMK m.109/1) | Kuvvetli suç şüphesi ve bir tutuklama nedeni (CMK m.100/1) |
| Hafif suçlarda | Uygulanabilir (CMK m.109/2) | Yasak (CMK m.100/4) |
| Azami süre | Asliye işlerde 2 yıl + 1 yıl uzatma; ağır ceza işlerinde 3 yıl + toplam en çok 3 yıl uzatma (CMK m.110/A) | Asliye işlerde 1 yıl + 6 ay uzatma; ağır ceza işlerinde 2 yıl + toplam en çok 3 yıl uzatma (CMK m.102/1-2) |
| Cezadan mahsup | Kural olarak yok; ev hapsinde iki gün bir gün sayılır (CMK m.109/6) | Hapis cezasından indirilir (TCK m.63/1) |
| Periyodik inceleme | En geç dört ayda bir (CMK m.110/4) | Soruşturmada en geç otuz günde bir (CMK m.108/1) |
| İhlalin sonucu | Tutuklamaya dönüşebilir (CMK m.112) | Yok |
| Tazminat | Ev hapsi ve tedavi yükümlülüğünde (CMK m.141/1-l) | Kanuna aykırı tutuklamada ve lehe sonuçta (CMK m.141/1) |
Tutuklamanın şartları, itiraz yolu ve süreleri tutuklama nedir yazısında ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
İlgili yazılar: Katalog Suçlar Nedir, Nelerdir? · Uzaklaştırma Kararı: Nasıl Alınır, Süresi, İtiraz ve İhlali · Mahsup Ne Demek? · Müdafi Ne Demek? · Beraat Ne Demek? · Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir?
Sıkça Sorulan Sorular
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılmak ne demek?
Şüphelinin tutuklanmayıp hâkimin belirlediği yükümlülüklere, örneğin imzaya gitmeye veya yurt dışına çıkmamaya uyması koşuluyla serbest bırakılması demektir (CMK m.109/1, 109/3). Bu, soruşturmanın bittiği veya kişinin suçsuz bulunduğu anlamına gelmez. Yükümlülük isteyerek yerine getirilmezse kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir (CMK m.112/1).
Adli kontrol ne kadar sürer?
Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok iki yıl sürer; zorunlu hâllerde gerekçe gösterilerek bir yıl uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde süre en çok üç yıldır ve uzatma toplamı üç yılı, bazı devlet ve terör suçlarında dört yılı geçemez. Çocuklarda bu süreler yarı oranında uygulanır (CMK m.110/A).
Adli kontrol kararına itiraz süresi ne kadar, itiraz nereye yapılır?
Adli kontrol kararına, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde itiraz edilir. Dilekçe kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye verilir ya da zabıt kâtibine beyanda bulunulur (CMK m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin adli kontrol kararına itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b).
Adli kontrolde imzaya gitmeyi unutursam ne olur?
Kanun tek bir imzanın kaçırılmasını otomatik tutuklama sebebi saymaz ve ihlal sayısı öngörmez. Belirleyici olan, yükümlülüğün isteyerek yerine getirilmemesidir; bu durumda yetkili merci, cezanın süresine bakmadan tutuklama kararı verebilir (CMK m.112/1). Haklı ve belgelendirilebilen bir mazeret varsa bunu belgeleriyle birlikte kararı veren mercie bildirmek gerekir.
Adli kontrol sicile işler mi?
Hayır. Adli sicile yalnız Türk mahkemelerinin verdiği ve kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri kaydedilir (Adli Sicil Kanunu m.4/1). Adli kontrol ise dava sürerken uygulanan bir koruma tedbiridir; mahkûmiyet hükmü değildir. Soruşturma veya kovuşturma sonunda mahkûmiyet kesinleşirse sicile giren kayıt adli kontrol değil, o hükümdür.
Adli kontrolü savcı kaldırabilir mi?
Evet, soruşturma evresinde. Cumhuriyet savcısı adli kontrolün artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi re'sen serbest bırakır (CMK m.103/2). Savcı ayrıca yükümlülüklerin kaldırılmasını veya değiştirilmesini hâkimden isteyebilir (CMK m.110/2). Dava açıldıktan sonra yükümlülüğün devamına mahkeme en geç dört aylık aralıklarla karar verir (CMK m.110/4).
Ev hapsinde geçen süre cezadan düşülür mü?
Kısmen düşülür. Adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez; ancak konutunu terk etmeme yükümlülüğü, yani ev hapsi altında geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün sayılır (CMK m.109/6). Bu oran 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun'la eklendi. İmza ve yurt dışına çıkış yasağında mahsup yoktur.
Haksız ev hapsi için tazminat istenebilir mi?
Evet. Ev hapsi veya tedavi yükümlülüğü uygulandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi zararını devletten isteyebilir (CMK m.141/1-l). Bu istem ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonuna yapılır; süre, kesinleşmenin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde bir yıldır (CMK m.142/2, 6384 sayılı Kanun m.5/B/1).
Adli kontrol ile denetimli serbestlik aynı şey mi?
Hayır. Adli kontrol, dava sürerken tutuklama yerine uygulanan tedbirdir (CMK m.109). Denetimli serbestlik ise hükümlünün cezasının bir kısmının toplum içinde infazıdır (5275 sayılı Kanun m.105/A/1). İkisi karıştırılır, çünkü imza ve ev hapsi gibi bazı adli kontrol yükümlülüklerinin takibini de denetimli serbestlik müdürlüğü yürütür (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu m.12/1-a, 13/1-a).
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan kişi tekrar tutuklanır mı?
Adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmezse tutuklanabilir; kanun bu durumda suçun cezasına bakmaz (CMK m.112/1). Azami tutukluluk süresi dolduğu için adli kontrole alınan kişi yükümlülüğü ihlal ederse de tutuklanabilir, ancak bu tutukluluk ağır ceza işlerinde dokuz ayı, diğer işlerde iki ayı geçemez (CMK m.112/2).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler