İş göremezlik raporu, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle çalışamadığını ya da çalışma gücünü kalıcı olarak kaybettiğini gösteren sağlık raporudur. İş göremezlik raporu iki ayrı sonuç doğurur: geçici iş göremezlikte istirahat süresi boyunca günlük ödenek, sürekli iş göremezlikte ise iş göremezlik oranına göre gelir. Sürekli iş göremezlik geliri için meslekte kazanma gücünün en az %10 azalmış olması yeterlidir; malûl sayılmak için bu oran %60’tır. Bu yazı, iş kazası veya meslek hastalığı sonrasında iş göremezlik raporu alan ya da raporundaki orana itiraz etmek isteyen sigortalı ile aynı kazadan tazminat isteyecek kişi için oranın nasıl ölçüldüğünü, hangi eşiğin hangi hakkı doğurduğunu ve tazminat davasında nasıl kullanıldığını açıklar.
1. İş Göremezlik Raporu: Öne Çıkanlar
- İş göremezlik raporu geçici ve sürekli iş göremezlik olarak ikiye ayrılır; geçici ödenek istirahat raporuna, sürekli gelir Kurum Sağlık Kurulunun tespit ettiği orana bağlanır (5510 sayılı Kanun m.18, m.19).
- İş göremezlik oranı en az %10 olan sigortalı sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır; %60 eşiği malullük içindir (m.19, m.25).
- Geçici iş göremezlik ödeneği yatarak tedavide günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide üçte ikisidir; bu oran iş kazasında da aynıdır (m.18).
- Birden fazla arızada iş göremezlik oranları toplanmaz, Balthazard formülüyle birleştirilir (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.24).
- Kurum Sağlık Kurulunun oranına itirazı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar (5510 sayılı Kanun m.95).
- Tazminat davasında rücu edilemeyen SGK ödemeleri tazminattan indirilemez; 31 Temmuz 2026’dan sonraki olaylarda faiz ve mahsup için yeni kurallar uygulanır (TBK m.55).
2. İş Göremezlik Raporu Nedir? Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Farkı
İş göremezlik raporu, çalışamama hâlinin süresini ya da kalıcı kaybın derecesini belgeleyen sağlık raporudur ve kanunda iki ayrı rejime bağlanır. Geçici iş göremezlik, tedavi süresince çalışılamayan dönemdir; karşılığında günlük ödenek verilir. Sürekli iş göremezlik, tedavi bittikten sonra kalan kalıcı kayıptır; karşılığında orana göre gelir bağlanır (5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.18, m.19).
İki rejimin belge şartı da farklıdır. Geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olmasına bağlıdır; yetkisiz bir hekimden alınan rapor bu şartı karşılamaz (m.18/1). Sürekli iş göremezlikte ise karar, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulu raporlarına dayanılarak Kurum Sağlık Kurulu tarafından verilir (m.19/1). Sağlık kurulu raporunun nasıl ve nereden alındığı heyet raporu nasıl alınır yazısında ayrıca anlatılır.
2.1. İş Göremezlik Raporu ile İstirahat Raporu Arasındaki Fark
Kanun geçici iş göremezlik ödeneği için “istirahat raporu” ifadesini kullanır; günlük dilde “iş göremezlik raporu” ya da “rapor parası” denilen belge budur (m.18/1). Sürekli iş göremezlikte ise tek başına istirahat raporu yeterli değildir: gelirin dayanağı, sağlık kurulu raporlarına göre Kurum Sağlık Kurulunun tespit ettiği meslekte kazanma gücü kaybı oranıdır (m.19/1). Bu nedenle aynı kazadan sonra önce istirahat raporu, tedavi tamamlanınca da oran tespiti için sağlık kurulu raporu düzenlenir.
3. İş Göremezlik Raporu Parası: Geçici İş Göremezlik Ödeneği
İş göremezlik raporu parası olarak bilinen geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası veya meslek hastalığında ilk günden itibaren her gün için verilir (5510 sayılı Kanun m.18/1-a). Hastalık hâlinde ise ödenek, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla üçüncü günden başlar (m.18/1-b). Aradaki farkın sebebi, iş kazasının ayrı bir sigorta koluna tabi olmasıdır.
4/b kapsamındaki (kendi adına ve hesabına çalışan) sigortalıda kural farklıdır. Bu sigortalıya iş kazası, meslek hastalığı veya analık hâlinde ödenek, genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması şartıyla yalnız yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrasında bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu aldığı sürede ödenir (m.18/2).
3.1. İş Göremezlik Ödeneği Ne Kadar Ödenir?
Geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavide m.17’ye göre hesaplanan günlük kazancın yarısı, ayaktan tedavide ise üçte ikisidir (5510 sayılı Kanun m.18/3). Bu oran iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinin hepsinde aynıdır; iş kazasında ödeneğin kazancın tamamı olarak ödendiğine dair bir hüküm maddede yer almaz. Hesabın tabanı çıplak ücret değil, prime esas günlük kazançtır; günlük kazanç alt sınırı değiştiğinde ödenek de değişen alt sınıra göre ödenir (m.18/4).
Yatarak tedavide ödeneğin ayaktan tedaviden düşük olması, hastanede yatan sigortalının daha yüksek ödenek alacağı yönündeki beklentinin tersidir. Bu yüzden raporda tedavinin yatarak mı ayaktan mı yapıldığının doğru işlenmesi, ödenek tutarını doğrudan değiştirir.
Bir sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinden birkaçı birleşirse ödenekler toplanmaz; bunlardan en yükseği verilir (m.18/5). İş kazası işveren tarafından Kuruma süresinde bildirilmemişse ödenek yine sigortalıya ödenir; bildirim tarihine kadar geçen süre için ödenen tutar Kurumca işverenden tahsil edilir (m.21/2). Bildirim yükümlülüğü iş kazası bildirimi yazısında anlatılır.
4. İş Göremezlik Oranı Nedir, Nasıl Belirlenir?
İş göremezlik oranı, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu sigortalının meslekte kazanma gücünün yüzde kaç azaldığını gösteren orandır. Oranı, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulu raporlarına dayanarak Kurum Sağlık Kurulu tespit eder (5510 sayılı Kanun m.19/1). Hesabın usulü Kurumun çıkardığı yönetmelikle düzenlenir (m.19, son fıkra).
Bu yönetmelik, 1 Ekim 2008’den geçerli olarak yürürlüğe giren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğidir ve kapsamına 4/a ile 4/b sigortalılarının iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağı girer (Yönetmelik m.2/1-a, m.26). Tek bir arızada oran beş cetvel birlikte okunarak bulunur (Yönetmelik m.23/1):
- Arıza, vücudun bölgelerine veya sistemlerine göre hazırlanmış 14 listeden oluşan A Cetvelinde bulunur ve arızanın sıra numarası ile ağırlık ölçüsü kaydedilir.
- B Cetvelinde sigortalının iş kolu ve bu iş kolundaki mesleği bulunarak meslek grup numarası belirlenir; meslek listede yoksa benzeri veya en yakını esas alınır.
- C Cetvelinde arıza sıra numarası ile meslek grup numarasının kesiştiği yerdeki sürekli iş göremezlik simgesi bulunur.
- D Cetvelinde arıza ağırlık ölçüsü ile meslek simgesinin kesiştiği sayı, meslekte kazanma gücü azalma oranına esas sayıdır.
- E Cetvelinde bu oran, sigortalının sürekli iş göremezlik hâlinin tespit tarihindeki yaşına göre düzeltilir.
Bu yöntemin sonucu şudur: aynı arıza, farklı meslekteki ve farklı yaştaki iki sigortalıda farklı iş göremezlik oranı verebilir. Oran yalnız yaralanmanın ağırlığını değil, o yaralanmanın sigortalının mesleğinde kazanma gücünü ne ölçüde azalttığını ölçer.
4.1. İş Göremezlik Oranında Balthazard Formülü
Birden fazla arıza bir arada bulunuyorsa veya eski bir arızaya yenisi eklenmişse iş göremezlik oranları toplanmaz; Balthazard formülüyle birleştirilir (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.24/1). Yönetmelikteki sıra şöyledir:
- Her arızanın oranı ayrı ayrı tespit edilir ve oranlar en yükseğinden başlanarak sıraya konur.
- En yüksek oran %100’den çıkarılır.
- Kalan miktar ikinci oranla çarpılıp 100’e bölünür ve sonuca en yüksek oran eklenir.
- Arıza ikiden fazlaysa bulunan toplam birinci sıraya, üçüncü arızanın oranı ikinci sıraya alınarak işlem tekrarlanır.
Varsayımsal bir örnekle: %30 ve %20 oranlı iki arızada kalan miktar 70’tir; 70 × 20 / 100 = 14, buna 30 eklenince birleşik oran %44 olur. Aynı iki oran düz toplansaydı %50 bulunurdu. Bir arıza, listede yer alan başka bir hastalığın veya arızanın doğal sonucuysa ayrı sebebe bağlı arıza gibi ele alınmaz ve bu formüle girmez (m.24/1-e).
4.2. İş Göremezlik Oranı Sonradan Değişir mi?
Evet. Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalı yeniden tedavi ettirilirse, meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği sağlık kurulu raporlarına göre yeniden tespit edilir (5510 sayılı Kanun m.19/2). Sigortalı yeni bir iş kazasına uğrar veya yeni bir meslek hastalığına tutulursa, oluşan engelliliklerin bütünü göz önüne alınarak gelir yeniden hesaplanır; son kazanca göre bulunan gelir ilk gelirden azsa ilk kazanç üzerinden ödeme sürer (m.19). Gelir bağlanan kişinin durumu gelirin düzeltilmesini gerektirecek biçimde değişirse gelir, değişiklikten sonraki ödeme dönemi başından itibaren yeni duruma göre düzeltilir (m.55/1).
5. İş Göremezlik Oranı Eşikleri: %10, %50 ve %60
İş göremezlik oranında üç eşik farklı haklara bağlanır ve en sık yapılan hata %10 ile %60’ı aynı eşik sanmaktır. %10, sürekli iş göremezlik gelirinin eşiğidir; %60, malullüğün eşiğidir; %50 ise gelir alırken ölen sigortalının hak sahiplerine hangi gelirin bağlanacağını belirler.
| İş göremezlik oranı | Doğurduğu sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Meslekte kazanma gücünde en az %10 azalma | Sürekli iş göremezlik geliri bağlanır | 5510 sayılı Kanun m.19/1 |
| Meslekte kazanma gücünde %50 veya daha fazla kayıp | Gelir alırken ölen sigortalının hak sahiplerine, ölüm iş kazasına bağlı olmasa da m.20/1’deki ölüm geliri tutarı bağlanır | m.20/2 |
| Çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az %60 kaybı | Sigortalı malûl sayılır (malullük aylığı ekseni) | m.25 |
Bu tablonun pratik sonucu şudur: iş göremezlik oranı %10 ile %60 arasında olan sigortalı malûl sayılmaz, ama sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanabilir. “Oranım %60’ın altında, hiçbir şey alamam” düşüncesi bu nedenle yanlıştır. %10’un altındaki oranda ise sürekli iş göremezlik geliri bağlanmaz. %60 eşiği, malullük aylığının diğer şartları ve başvuru süreci malulen emeklilik yazısında ayrıca ele alınır.
%50 eşiğinin altında gelir alırken ölen sigortalıda ölüm iş kazasına veya meslek hastalığına bağlı değilse, sigortalının almakta olduğu sürekli iş göremezlik geliri hak sahiplerine bağlanır (m.20/3). Hak sahiplerine bağlanan aylıkların genel şartları ölüm aylığı yazısındadır.
6. İş Göremezlik Raporu ile Sürekli İş Göremezlik Geliri Nasıl Hesaplanır?
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte m.17’ye göre hesaplanan aylık kazancın %70’i oranında gelir bağlanır. Kısmî iş göremezlikte gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanır ve bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı ödenir. Sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaçsa gelir bağlama oranı %100 olarak uygulanır (5510 sayılı Kanun m.19).
Gelir, günlük kazanç hesabına giren son ay ile gelir başlangıç tarihi arasında m.55/2’deki yönteme göre artırılarak belirlenir (m.19). 4/b kapsamındaki sigortalıya gelir bağlanabilmesi için genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması zorunludur (m.19). Sürekli iş göremezlik geliri için kanunda ayrıca bir prim gün sayısı şartı yazılmamıştır.
6.1. Sürekli İş Göremezlik Geliri Ne Zaman Başlar?
Sürekli iş göremezlik geliri, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından başlar. Geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse başlangıç, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden ay başıdır (5510 sayılı Kanun m.19). Gelir bağlanmış sigortalı aynı engellilik veya meslek hastalığı nedeniyle yeniden istirahat raporu alırsa, yazılı istek tarihinden itibaren bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık gelirin otuzda biri arasındaki fark her gün için ödenek olarak verilir (m.19).
6.2. Sürekli İş Göremezlik Geliri Her Yıl Artar mı?
Evet. 5510 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar, her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılır (5510 sayılı Kanun m.55/2). Kanunun güncel metni 5510 sayılı Kanun sayfasında yayımlanır.
7. İş Göremezlik Raporuna İtiraz: SGK Kararı ile Dava İçindeki Rapor
İş göremezlik raporuna itiraz, raporun hangi işlemde kullanıldığına göre üç ayrı yoldan yapılır ve bu yollar birbirinin yerine geçmez. İtiraz dilekçesi yazılmadan önce itiraz edilen işlemin ne olduğu belirlenmelidir: SGK’nın oran kararı mı, dava dosyasındaki bilirkişi raporu mu, yoksa bir hastanenin düzenlediği sağlık kurulu raporu mu?
| İtiraz edilen işlem | Merci | Dayanak |
|---|---|---|
| Kurumun meslekte kazanma gücü kaybı veya derecesi kararı | Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu | 5510 sayılı Kanun m.95/2 |
| Tazminat davasında alınan maluliyet (bilirkişi) raporu | Davaya bakan mahkeme | HMK m.266 |
| Hastanenin dava dışında düzenlediği sağlık kurulu raporu | İdari itiraz zinciri | sağlık kurulu raporuna itiraz |
7.1. SGK’nın İş Göremezlik Oranına İtiraz
İş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücü kaybı veya kaybın derecesi hakkında Kurumca verilen karara ilgililer itiraz ederse, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından karara bağlanır (5510 sayılı Kanun m.95/2). Kanun maddesi bu itiraz için ayrı bir süre yazmaz; maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmeliğe bırakır (m.95/3). Süre sınırı kanun metninde bulunmadığı için “itiraz süresi şu kadar gündür” gibi genel bir cevap bu maddeye dayanmaz; itiraz, Kurum kararı tebliğ edildikten sonra gecikmeden yapılmalıdır.
Kurum, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporunu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek yeniden düzenlenmesini isteyebilir (m.95/1). Bu nedenle itirazda eksik muayene, eksik tıbbî belge veya yanlış cetvel kullanımı gibi somut rapor kusurları ayrı ayrı gösterilmelidir.
7.2. Tazminat Davasındaki Maluliyet Raporuna İtiraz
Tazminat davasında maluliyet oranı tıbbi uzmanlık gerektirdiği için mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişi görüşüne başvurur (HMK m.266). Bu rapora itiraz, dava içinde bilirkişi raporuna itiraz usulüyle yapılır. Usul bilirkişi raporuna itiraz yazısında, Adli Tıp Kurumu raporlarına özgü üst kurul yolu ise adli tıp raporuna itiraz yazısında anlatılır. Kurum raporu ile dava raporu farklı oranlar veriyorsa, aşağıda açıklanan iki ayrı ölçüt bu farkın ilk açıklamasıdır; çelişkinin giderilmesi dava içinde istenir.
8. İş Göremezlik Raporu ve Maluliyet Oranı Tazminat Davasında Nasıl Kullanılır?
Kazaya sebep olan kişiden veya sigortacısından tazminat istenirken iş göremezlik oranı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıpların hesabına girer; bu kalem tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarla birlikte bedensel zarar sayılır (Türk Borçlar Kanunu m.54). Oran yükseldikçe bu kalemin hesabı değişir; hesabın mantığı yaralanmalı trafik kazası tazminat hesaplama aracında denenebilir.
8.1. İş Göremezlik Oranı ile Maluliyet Oranı: İki Ayrı Ölçüt
SGK’nın iş göremezlik oranı ile tazminat davasındaki maluliyet oranı aynı yönetmelikle ölçülmez. SGK geliri için oran, meslek ve yaş cetvelleri kullanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenir (Yönetmelik m.2/1-a, m.23). 20.02.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ise engellilik sağlık kurulu raporunu ve terör, kaza ve yaralanmaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporunu kapsar; aynı yönetmelik, 5510 sayılı Kanuna göre bağlanacak sürekli iş göremezlik geliri ve malullük aylığı için istenen durum bildirir raporları kendi kapsamı dışında bırakır (Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.2/1, m.2/3).
Erişkinler yönetmeliğinde engel durumu, Ek-2’deki engel alanları kılavuzundaki oranlara göre yüzde olarak belirlenir; birden fazla hastalık veya fonksiyon kaybında Balthazard yöntemi uygulanır ve 65 yaş ve üzerindeki kişinin engellilik oranına Balthazard formülüyle %10 eklenir (m.10/3-4). Yönetmelik ayrıca raporların tek başına hakların verilmesi için dayanak olmadığını, ilgili mevzuattaki diğer şartların da aranacağını yazar (m.10/1). Bu farklar nedeniyle SGK’nın belirlediği oran ile dava dosyasındaki oran farklı çıkabilir; biri diğerinin yerine kendiliğinden geçmez.
Oranı ölçen yönetmelikler zaman içinde değişmiştir: Erişkinler yönetmeliği, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır (m.18). Bu yüzden dosyaya bir maluliyet raporu geldiğinde yalnız orana değil, raporun hangi yönetmeliğe ve hangi cetvele göre düzenlendiğine de bakılır; olay tarihi ile uygulanan yönetmeliğin yürürlük tarihi karşılaştırılır. Rapor talep edilirken olay tarihi açıkça bildirilmelidir.
8.2. İş Göremezlik Oranı Dava Sırasında Kesinleşmemişse
Bedensel zararın kapsamı karar verilirken tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir (Türk Borçlar Kanunu m.75). Tedavisi süren ve iş göremezlik oranı henüz kalıcı hâle gelmemiş kişide bu yetkinin kullanılması davada ayrıca istenmelidir. Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suçsa o süre uygulanır (m.72). Zamanaşımının ayrıntısı haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazısındadır.
8.3. İş Göremezlik Tazminatından SGK Ödemeleri Düşülür mü?
Yalnız rücu edilebilen kısım düşülebilir. Destekten yoksun kalma ve bedensel zararlar Türk Borçlar Kanunu ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır; kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zararın belirlenmesinde gözetilemez ve tazminattan indirilemez (Türk Borçlar Kanunu m.55/1). SGK’nın rücu hakkı iki durumda doğar: iş kazası işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı hareketi sonucu meydana gelmişse Kurum, sigortalının veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarla sınırlı olarak ödemelerini işverene ödettirir ve işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesini dikkate alır (5510 sayılı Kanun m.21/1); kaza üçüncü bir kişinin kusuruyla meydana gelmişse ödemeler ile bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin yarısı üçüncü kişiye rücu edilir (m.21/4). Bu hesabın işveren davasındaki uygulaması iş kazası tazminat davası yazısındadır.
31 Temmuz 2026’dan sonraki olaylar için yeni kural. 7589 sayılı Kanunla Türk Borçlar Kanunu m.55’e iki fıkra eklenmiş ve 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir (7589 sayılı Kanun m.18, m.26/1-c). Buna göre çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplarda, kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata olay tarihinden, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir; ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55/3-4). Bu değişiklik yalnız yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylara uygulanır; daha önceki olaylarda maddenin değişiklikten önceki hükümleri uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/9). Kazanın tarihi bu yüzden faiz ve mahsup hesabının hangi kurala göre yapılacağını belirler.
9. İş Göremezlik Raporu Sonrası Adım Adım Yapılacaklar
İş göremezlik raporu alındıktan sonra hak kaybını önleyen işlemler şu sırayla ele alınır:
- İstirahat raporunu yetkili hekimden alın. Geçici iş göremezlik ödeneği ancak Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulunun istirahat raporuyla ödenir (5510 sayılı Kanun m.18/1).
- Kazanın iş kazası olarak bildirildiğini kontrol edin. Ödeneğin ilk günden başlaması iş kazası kaydına bağlıdır; geç bildirimde ödenen tutar işverenden tahsil edilir (m.18/1-a, m.21/2).
- Tedavi bitince oran tespiti için sağlık kurulu raporu isteyin. Sürekli iş göremezlik geliri Kurum Sağlık Kurulunun tespit ettiği orana bağlıdır (m.19/1).
- Kurumun oran kararını inceleyin, gerekirse itiraz edin. İtirazı Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar (m.95/2).
- Tazminat davasında ayrı maluliyet raporu isteyin. Dava raporu farklı yönetmelikle ölçülür ve mahkeme bilirkişiye başvurur (HMK m.266; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.2/3).
- Oran kesinleşmemişse hükmün değiştirilmesinin saklı tutulmasını isteyin. Hâkim bu yetkiyi kararın kesinleşmesinden itibaren iki yıl için saklı tutabilir (Türk Borçlar Kanunu m.75).
9.1. İş Göremezlik Tazminat Davası Avukatsız Açılır mı?
İş göremezlik nedeniyle tazminat davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Bu davada şu usul noktaları sonucu doğrudan etkiler:
- Arabuluculuk: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz; diğer işçi alacaklarında ise arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1-2, m.3/3).
- Zamanaşımı: Tazminat istemi, zararı ve yükümlüyü öğrenmeden itibaren iki yılda, her hâlde fiilden itibaren on yılda zamanaşımına uğrar (Türk Borçlar Kanunu m.72).
- Oranın kesinleşmemesi: Bedensel zararın kapsamı karar sırasında belirlenemiyorsa hâkimin hükmü değiştirme yetkisini saklı tutması istenmelidir; bu yetki kararın kesinleşmesinden itibaren iki yılla sınırlıdır (m.75).
- SGK ödemelerinin mahsubu: Rücu edilemeyen ödemenin tazminattan düşülmesi TBK m.55/1’e aykırıdır; 31.07.2026 sonrası olaylarda faiz ve mahsup yeni fıkralara göre hesaplanır (m.55; 7589 sayılı Kanun geçici m.1/9).
Maluliyet raporunun hangi yönetmeliğe göre istendiği, bilirkişi raporuna itirazın içeriği ve mahsup hesabı bu kurallara göre hazırlanmalıdır; bu işlerde bir avukattan destek alınabilir. Meslek hastalığına bağlı davaların özel yönleri meslek hastalığı tazminat davası, trafik kazasına bağlı olanlar trafik kazası tazminat davası yazısında anlatılır.
Sıkça Sorulan Sorular
İş göremezlik raporu nedir?
İş göremezlik raporu, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle çalışamadığını ya da çalışma gücünü kalıcı olarak kaybettiğini gösteren sağlık raporudur. Geçici iş göremezlikte Kurumca yetkilendirilen hekimin istirahat raporu ödeneğe dayanak olur; sürekli iş göremezlikte sağlık kurulu raporuna dayanarak kayıp oranını Kurum Sağlık Kurulu tespit eder (5510 sayılı Kanun m.18, m.19).
İş göremezlik raporu ile istirahat raporu arasındaki fark nedir?
Geçici iş göremezlik ödeneğinin kanundaki şartı, Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulundan alınmış istirahat raporudur; günlük dilde buna iş göremezlik raporu denir. Sürekli iş göremezlik ise istirahatle değil, sağlık kurulu raporlarına dayanarak Kurum Sağlık Kurulunun belirlediği meslekte kazanma gücü kaybı oranıyla ölçülür (5510 sayılı Kanun m.18, m.19).
İş göremezlik ödeneği kaçıncı günden başlar?
İş kazası veya meslek hastalığında geçici iş göremezlik ödeneği her gün için verilir. Hastalık hâlinde ise ödenek, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yılda en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla üçüncü günden başlar. İki şart da Kurumca yetkilendirilen hekimden istirahat raporu alınmasına bağlıdır (5510 sayılı Kanun m.18).
İş göremezlik raporu yüzde kaç olmalı?
Amaca göre değişir. Sürekli iş göremezlik geliri için iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %10 azalması yeterlidir. Malûl sayılmak için ise çalışma gücünün veya meslekte kazanma gücünün en az %60'ının kaybı aranır. %10 ile %60 arasındaki oran malullük doğurmaz ama sürekli iş göremezlik geliri doğurabilir (5510 sayılı Kanun m.19, m.25).
Sürekli iş göremezlik geliri ne zaman bağlanır?
Gelir, geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarihi takip eden ay başından başlar. Geçici iş göremezlik tespit edilemeden doğrudan sürekli iş göremezlik durumuna girilmişse başlangıç, buna ait sağlık kurulu raporu tarihini takip eden ay başıdır. Gelir için prim gün sayısı şartı kanunda yer almaz; 4/b sigortalısında ise prim borcu bulunmaması gerekir (5510 sayılı Kanun m.19).
Sürekli iş göremezlik geliri her yıl artar mı?
Evet. 5510 sayılı Kanuna göre bağlanan gelir ve aylıklar her yılın Ocak ve Temmuz ödeme tarihlerinden geçerli olmak üzere, bir önceki altı aylık döneme göre Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranı kadar artırılır. Gelir ilk bağlanırken de son kazanç ayı ile başlangıç arasındaki dönem için aynı yöntemle güncellenir (m.55/2, m.19).
Maluliyet oranı nasıl hesaplanır?
Tek arızada oran, SGK yönetmeliğindeki cetvellerden arızanın ağırlığı, sigortalının mesleği ve tespit tarihindeki yaşı birleştirilerek bulunur. Birden fazla arıza varsa oranlar toplanmaz; en yüksek orandan başlayarak Balthazard formülüyle birleştirilir. Kaza ve engellilik raporlarında da Balthazard yöntemi uygulanır ve 65 yaş ve üzerindeki kişiye %10 eklenir (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği m.23, m.24; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik m.10/4).
Maluliyet oranını kim tespit eder?
Sosyal sigorta bakımından oranı, Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulu raporlarına dayanarak Kurum Sağlık Kurulu tespit eder. Tazminat davasında ise oran tıbbi uzmanlık gerektirdiği için mahkeme bilirkişi görüşüne başvurur. SGK geliri için istenen durum bildirir raporlar Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin kapsamı dışındadır (5510 sayılı Kanun m.19, HMK m.266, Yönetmelik m.2/3).
SGK'nın belirlediği iş göremezlik oranına nasıl itiraz edilir?
Meslekte kazanma gücü kaybı veya derecesi hakkında Kurumca verilen karara ilgili itiraz ederse durumu Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu karara bağlar. Kanun maddesi itiraz için ayrı bir süre yazmaz; usul ve esasları Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmeliğe bırakır. Bu yüzden itiraz, Kurum kararının tebliğinden sonra gecikmeden yapılmalıdır (5510 sayılı Kanun m.95).
SGK ödemeleri iş göremezlik tazminatından düşülür mü?
Yalnız rücu edilebilen kısmı düşülebilir. Türk Borçlar Kanunu, kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemelerinin bedensel zararın belirlenmesinde gözetilemeyeceğini ve tazminattan indirilemeyeceğini açıkça yazar. 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen olaylarda ayrıca ifa amacıyla ödenen bedelin oransal mahsubu kuralı uygulanır (TBK m.55; 7589 sayılı Kanun geçici m.1/9).
