Sade çağdaş adliye görüşme alanında avukatı yanında bekleyen yetişkinin elleri ve kapalı dosyası

Ceza Muhakemesi

Tutuklama Nedir? Şartları, Süresi ve İtiraz (CMK 100)

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Tutuklama, hüküm kesinleşmeden önce şüpheli veya sanığın hâkim kararıyla özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Tutuklama bir ceza değil, koruma tedbiridir: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ile kaçma ya da delil karartma gibi bir tutuklama nedeni birlikte bulunmalı ve tedbir beklenen cezayla ölçülü olmalıdır (Ceza Muhakemesi Kanunu m.100/1-2).

Tutuklama kararına iki hafta içinde itiraz edilebilir ve tutukluluğun kanunda yazılı azami süreleri vardır (CMK m.268/1, m.102). Bu yazı, kendisi ya da yakını hakkında tutuklama istenen, tutuklanan veya tutukluluğu devam eden kişi için tutuklamanın şartlarını, kararı veren merciyi, itiraz süresini ve itiraz mercisini, tutukluluk incelemesini, azami süreleri ve haksız tutuklamada tazminat yolunu madde dayanaklarıyla açıklar.

1. Tutuklama: Öne Çıkanlar

  • Tutuklama kararını yalnız hâkim veya mahkeme verir; savcı tutuklama ister ama tutuklayamaz (CMK m.101/1).
  • Tutuklama için kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük birlikte aranır (CMK m.100/1-2).
  • Tutuklamaya itiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren iki haftadır; 7499 sayılı Kanunla yapılan 2024 değişikliğinden önce yedi gündü (CMK m.268/1).
  • Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına yapılan itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b).
  • Ağır ceza işlerinde tutukluluk en çok iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, belirli suçlarda beş yılı geçemez (CMK m.102/2).
  • Soruşturmada tutukluluk en geç otuz günde bir incelenir; kovuşturmada mahkeme her oturumda tutukluluğun devamını değerlendirir (CMK m.108/1, m.108/3).
  • Kanuna uygun tutuklamanın ardından gelen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararında tazminat istemi, 1 Haziran 2024’ten beri Tazminat Komisyonu usulüne tabidir (CMK m.142/2).

2. Tutuklama Nedir?

Tutuklama, suç işlediği konusunda kuvvetli şüphe bulunan şüpheli veya sanığın, hüküm kesinleşmeden önce hâkim ya da mahkeme kararıyla tutukevine konulmasıdır. Tutuklama cezalandırma aracı değildir; amacı yargılama sürerken kişinin kaçmasını, delillerin yok edilmesini veya tanık ve mağdurlar üzerinde baskı kurulmasını önlemektir (CMK m.100/2).

Tutuklamanın anayasal dayanağı kişi hürriyeti ve güvenliği hakkıdır. Anayasa, suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişilerin ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek amacıyla ya da kanunda gösterilen benzer zorunlu hâllerde hâkim kararıyla tutuklanabileceğini söyler (Anayasa m.19/3). Tutuklanan kişinin makul süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest bırakılmayı isteme hakkı vardır (Anayasa m.19/7).

Tutuklama geçici bir tedbir olduğu için kişi tutuklu kaldığı sürece şüpheli veya sanık sıfatını korur. Tutuklanan kişiye tutuklama sebepleri ve hakkındaki iddialar yazılı olarak, bu hemen mümkün değilse sözlü olarak derhâl bildirilir (Anayasa m.19/4). Kişinin tutuklandığı yakınlarına derhâl bildirilir (Anayasa m.19/6).

2.1. Tutuklu Ne Demek? Tutuklu ile Hükümlü Farkı

Tutuklu, hakkında tutuklama kararı verilmiş ve hüküm kesinleşmeden tutukevinde bulunan şüpheli veya sanıktır. Hükümlü ise mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş ve cezası infaz edilen kişidir. İkisini ayıran ölçüt hükmün kesinleşmesidir: mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz edilemez (5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.4/1).

Bu ayrımın pratik sonuçları vardır. Tutuklu hakkında tutuklama şartlarının sürüp sürmediği düzenli olarak incelenir ve tutuklu her aşamada salıverilmesini isteyebilir (CMK m.104/1, m.108). Hükümlünün durumunda ise tutuklama şartları değil, kesinleşmiş hükmün infazı söz konusudur. Tutuklu sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş ama hüküm henüz kesinleşmemişse sanık hükümlü değil, hâlâ tutukludur; uygulamada bu durumdaki kişi “hükmen tutuklu” diye anılır. Hüküm kesinleşmedikçe infaz başlamaz (5275 sayılı Kanun m.4/1). Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar dosya üzerinden verilir (CMK m.104/3).

2.2. Tutuklulukta Geçen Süre Cezadan Düşer mi?

Tutuklulukta geçen süre cezadan düşer. Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir; buna mahsup denir (TCK m.63/1). Gözaltında ve tutuklulukta geçen günler bu kapsamdadır.

Adli para cezasına hükmedilirse bir gün beş yüz Türk lirası sayılarak cezadan indirim yapılır (TCK m.63/1). Mahkûm olan kişinin gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazlaysa, fazla kısım için tazminat istenebilir (CMK m.141/1-f).

3. Tutuklama Şartları Nelerdir? (CMK 100)

Tutuklama kararı verilebilmesi için üç şart birlikte bulunmalıdır: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni ve ölçülülük (CMK m.100/1). Şartlardan biri eksikse tutuklama kararı verilemez; hâkim bu durumda şüpheliyi serbest bırakır veya adli kontrol tedbirine başvurur.

  1. Kuvvetli suç şüphesi ve somut delil: Soyut iddia veya genel ifade yetmez. Şüpheli veya sanığın suçu işlediğine dair kuvvetli şüpheyi gösteren somut deliller bulunmalıdır (CMK m.100/1).
  2. Tutuklama nedeni: Kanun iki tutuklama nedeni sayar. Birincisi, şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması ya da kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgulardır. İkincisi, şüpheli veya sanığın davranışlarının delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme ya da tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı girişiminde bulunma konusunda kuvvetli şüphe oluşturmasıdır (CMK m.100/2). Bu tutuklama nedeni, TCK m.281’de düzenlenen suç delillerini yok etme suçundan ayrıdır; fark için: delil karartma suçu (TCK 281).
  3. Ölçülülük: İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1).

3.1. Tutuklama Nedenleri ve Katalog Suçlar

Tutuklama nedeni kural olarak somut olgularla gösterilir. Kanunun üçüncü fıkrasında sayılan suçlarda ise, suçun işlendiği konusunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri varsa tutuklama nedeninin “var sayılabileceği” kabul edilir (CMK m.100/3). Bu listeye katalog suçlar denir; kasten öldürme, birinci fıkra dışındaki cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, hırsızlık ve yağma bunlar arasındadır.

Katalog suç, tutuklamayı zorunlu kılmaz. Fıkradaki ifade “var sayılabilir” biçimindedir ve yalnız tutuklama nedeniyle ilgilidir. Kuvvetli şüpheyi gösteren somut delil ve ölçülülük şartı katalog suçlarda da aranır (CMK m.100/1, m.100/3).

4. Tutuklama Kararı Verilemeyecek Haller (Tutuklama Yasağı)

Tutuklama yasağı, kanunun belirli suçlarda tutuklama kararı verilmesini tamamen yasakladığı hâllerdir. Yasağın üç kaynağı vardır:

  • Hafif suçlar: Yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışında tutulmuştur (CMK m.100/4).
  • On beş yaşından küçük çocuklar: On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezası gerektiren fiillerden dolayı tutuklama kararı verilemez (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.21/1).
  • Ölçüsüz tutuklama: Suç yukarıdaki sınırların üstünde olsa bile, işin önemi veya beklenen ceza ile ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1).

Üst sınır ölçütü, suç için kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırıdır; somut dosyada verilebilecek cezanın tahmini değildir (CMK m.100/4).

5. Tutuklama Kararını Kim Verir?

Tutuklama kararını yalnız hâkim veya mahkeme verir. Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına savcının istemi üzerine veya re’sen davaya bakan mahkeme karar verir (CMK m.101/1). Soruşturmadaki merci sulh ceza hâkimliğidir; kovuşturmada dosyanın görüldüğü asliye ceza veya ağır ceza mahkemesi karar verir.

Cumhuriyet savcısı tutuklama kararı veremez. Savcı tutuklama isteminde gerekçe göstermek ve adli kontrolün neden yetersiz kalacağını belirten hukuki ve fiilî nedenlere yer vermek zorundadır (CMK m.101/1). Soruşturma evresinde savcı tutuklamanın artık gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi re’sen serbest bırakır; kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinde de şüpheli serbest kalır (CMK m.103/2). Kovuşturmaya yer olmadığı kararının sonuçları ayrı bir yazıda anlatılmıştır.

5.1. Tutuklama Sorgusu ve Müdafi Hakkı

Tutuklama istenen şüpheli veya sanık, kendi seçeceği ya da baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır (CMK m.101/3). Hâkim tutuklama kararı vermezse şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır (CMK m.101/4).

Tutuklama kararının içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca kararın bir örneği yazılı olarak kendisine verilir ve bu husus kararda belirtilir (CMK m.101/2). Kararın örneği, itiraz dilekçesinde kararın hangi gerekçeye dayandığını göstermek için gereklidir.

5.2. Tutuklama Kararında Hangi Gerekçe Yazılmalı?

Tutuklama kararında dört unsuru gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça yazılmalıdır: kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedenlerinin varlığı, tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu ve adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı (CMK m.101/2). Aynı yükümlülük tutukluluğun devamı kararları ve tahliye isteminin reddi kararları için de geçerlidir.

Dördüncü unsur olan adli kontrolün yetersizliği, 8 Temmuz 2021 tarihli 7331 sayılı Kanun ile eklenmiştir (CMK m.101/2-d). Bu nedenle hâkim, neden adli kontrolle yetinmeyip tutuklamaya karar verdiğini somut olgularla açıklamak zorundadır. Tutuklamaya itiraz dilekçesi bu nedenle dört unsuru ayrı ayrı ele alır ve kararda hangisinin somut olguyla değil yalnız genel ifadeyle karşılandığını gösterir.

6. Tutukluluk Süresi Ne Kadar? (CMK 102)

Tutukluluk süresi, suçun ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediğine ve dosyanın soruşturma ya da kovuşturma evresinde olmasına göre değişir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır ve zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir (CMK m.102/1). Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk en çok iki yıldır; bu süre zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek uzatılabilir, ancak uzatma süresi toplam üç yılı geçemez (CMK m.102/2).

Türk Ceza Kanunu İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümde tanımlanan suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda uzatma süresi beş yılı geçemez (CMK m.102/2). Uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilir (CMK m.102/3).

Evre / işAzami tutuk­lu­lukUzatmaDayanak
Soruş­turma, ağır ceza göre­vine gir­me­yen iş6 ayyokCMK m.102/4
Soruş­turma, ağır ceza göre­vine giren iş1 yılyokCMK m.102/4
Soruş­turma, TCK 2. Kitap 4. Kısım 4-7. Bölüm, TMK kapsamı ve toplu suçlar1 yıl 6 ay+ 6 ayCMK m.102/4
Ağır ceza göre­vine gir­me­yen iş1 yıl+ 6 ayCMK m.102/1
Ağır ceza göre­vine giren iş2 yıltoplam en çok 3 yılCMK m.102/2
Aynı iş, TCK 2. Kitap 4. Kısım 4-7. Bölüm ve TMK kapsamı suçlar2 yıltoplam en çok 5 yılCMK m.102/2

6.1. Çocuklarda Tutukluluk Süresi

Bu tablodaki tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından dörtte üç oranında uygulanır (CMK m.102/5). Soruşturma evresine özgü sınırlar ve çocuklara ilişkin indirim, 17 Ekim 2019 tarihli 7188 sayılı Kanun ile eklenmiştir (CMK m.102/4-5).

Azami tutukluluk süresi dosyanın evresine ve suçun ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediğine göre belirlenir (CMK m.102). Şüpheli veya sanık, sürenin dolduğunu ileri sürerek her aşamada salıverilmesini isteyebilir (CMK m.104/1).

7. Tutuklamaya İtiraz: Süre, Merci ve Usul

Tutuklama kararına ve tutukluluğun devamı kararına itiraz edilebilir (CMK m.101/5). Tutuklamaya itiraz süresi, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki haftadır. İtiraz, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye dilekçe verilerek ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunarak yapılır (CMK m.268/1). Dilekçenin yapısı ve içermesi gereken unsurlar tutukluluğa itiraz dilekçesi yazısında anlatılmıştır.

Tutuklama kararı hazır bulunan şüpheli veya sanığın yüzüne karşı açıklanır ve bir örneği kendisine verilir (CMK m.35/1, m.101/2). Bu nedenle tutuklanan kişi bakımından iki haftalık süre çoğu durumda kararın açıklandığı gün başlar.

Tutuklamaya itiraz süresi eskiden yedi gündü; 2024’te 7499 sayılı Kanun bu süreyi iki haftaya çıkardı (CMK m.268/1). Yedi günlük süreyi yazan kaynaklar bu değişiklikten önceki metne dayanır.

7.1. Tutuklamaya İtiraz Nereye Yapılır?

Tutuklamaya itiraz dilekçesi, tutuklama kararını veren hâkimliğe veya mahkemeye verilir. Kararı veren merci itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili merciye gönderir (CMK m.268/2). İtirazı inceleyecek merci kararı verene göre değişir:

Tutuklama kararını verenİtirazı inceleyenDayanak
Sulh ceza hâkimliğiYargı çev­re­sin­deki asliye ceza mahkemesi hâkimiCMK m.268/3-b
Sulh ceza işlerine bakan asliye ceza hâkimiAğır ceza mahkemesi başkanıCMK m.268/3-b
Asliye ceza mahkemesiYargı çev­re­sin­deki ağır ceza mahkemesiCMK m.268/3-c
Ağır ceza mahkemesiNumara olarak izleyen daire; tek daire varsa en yakın ağır ceza mahkemesiCMK m.268/3-c

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı düzenleyen (b) bendi, 7331 sayılı Kanun ile değiştirilerek bugünkü hâlini almıştır (CMK m.268/3-b). Sulh ceza hâkimliğinin bunların dışındaki kararlarına yapılan itirazı ise numara olarak kendisini izleyen sulh ceza hâkimliği inceler (CMK m.268/3-a). Dilekçe biçimi ve örneği için sulh ceza hâkimliğine itiraz dilekçesi yazısına, asliye ceza kararları için asliye ceza mahkemesi kararına itiraz dilekçesi yazısına bakılabilir.

7.2. Tutuklamaya İtiraz Reddedilirse Ne Olur?

Tutuklamaya itiraz reddedilse bile tutukluluk kesinleşmiş bir durum değildir. Şüpheli veya sanık soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir ve bu istem hakkındaki karara da itiraz edilebilir (CMK m.104/1-2). Soruşturmada tutukluluk en geç otuz günde bir yeniden incelenir; kovuşturmada mahkeme her oturumda tutukluluğun devamını değerlendirir (CMK m.108/1, m.108/3). Yeni bir delil veya değişen bir olgu, bu yollardan biriyle ileri sürülür.

8. Tutukluluğun İncelenmesi (Gözden Geçirilmesi) Ne Demek?

Tutukluluğun incelenmesi, uygulamada “tutukluluğun gözden geçirilmesi” diye de anılan ve tutukluluğun devam edip etmeyeceğine yeniden karar verilen işlemdir. Soruşturma evresinde şüpheli tutukevinde bulunduğu sürece, en geç otuzar günlük aralıklarla, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından ve şüpheli veya müdafii dinlenerek karar verilir (CMK m.108/1). Şüpheli bu otuz günlük süre içinde incelemeyi kendisi de isteyebilir (CMK m.108/2).

Kovuşturma evresinde hâkim veya mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluğunun devamının gerekip gerekmediğine her oturumda, koşullar gerektirdiğinde oturumlar arasında veya otuz günlük süre içinde re’sen karar verir (CMK m.108/3). Tutuklu sanığın ara duruşmada tahliye edilmesi bu hükme dayanır: tutuklama şartlarından biri ortadan kalkmışsa mahkeme tutukluluğun devamına değil, tahliyeye veya adli kontrole karar verir.

8.1. Tutukluluk Hâlinde Tahliye Talebi Ne Zaman Sonuçlanır?

Tahliye talebi, şüpheli veya sanığın serbest bırakılmasını istemesidir ve soruşturma ile kovuşturmanın her aşamasında yapılabilir (CMK m.104/1). Hakkında tutuklama kararı verilmiş şüpheli ve müdafii, adli kontrol altına alınarak serbest bırakılmayı da sulh ceza hâkiminden isteyebilir (CMK m.103/1).

Bu istemler hakkında merci, üç gün içinde istemin kabulüne, reddine veya adli kontrol uygulanmasına karar verir. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda bu süre, savcının adli kontrol istemi dışında, yedi gündür. Duruşma dışında verilen bu kararda savcının, şüpheli veya sanığın ve müdafiin görüşü alınmaz ve karara itiraz edilebilir (CMK m.105/1). Dosya bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya geldiğinde salıverilme istemi hakkındaki karar dosya üzerinden verilir (CMK m.104/3).

9. Yakalama, Gözaltı ve Tutuklama Farkı

Yakalama, gözaltı ve tutuklama özgürlüğü kısıtlayan üç ayrı işlemdir; kararı veren merci, süre ve amaç bakımından ayrılırlar. Tutuklamayı diğer ikisinden ayıran temel ölçüt, tutuklamanın yalnız hâkim kararıyla verilmesi ve kanunun azami sürelerine bağlı olmasıdır (CMK m.101/1, m.102).

Yaka­lamaGözaltıTutuk­lama
NeSuçüstü hâlinde her­ke­sin, belirli hâl­lerde kol­lu­ğun yaptığı geçici yaka­lama (CMK m.90)Yaka­la­nan kişinin soruş­turma ama­cıyla tutul­ması (CMK m.91)Hâkim kara­rıyla tutu­ke­vine konulma (CMK m.100-101)
Kim karar verirSuçüs­tünde kolluk veya herkes; ya da hâkimin yaka­lama emri (CMK m.90, m.98)Cum­hu­ri­yet savcısı (CMK m.91)Yalnız hâkim veya mahkeme (CMK m.101/1)
SüreYaka­lama emriyle yaka­la­nan kişi en geç 24 saat içinde hâkim önüne çıka­rı­lır (CMK m.94/1)Yaka­lama anından iti­ba­ren kural olarak 24 saat (CMK m.91/1); ayrıntı gözaltı süresi yazı­sındaCMK m.102’deki azami süre­lere kadar

9.1. Tutuklamaya Yönelik Yakalama Emri Nedir?

Tutuklamaya yönelik yakalama emri, hazır bulunmayan şüpheli veya sanığın hâkim önüne getirilmesi için çıkarılan yakalama emridir; halk arasında “gıyabi tutuklama” diye de anılır. Soruşturmada çağrıya gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada kaçak sanık hakkında hâkim veya mahkeme yakalama emri düzenler (CMK m.98/1, m.98/3). Tutuklama isteminin reddi kararına itiraz edildiğinde itiraz mercii de yakalama emri düzenleyebilir (CMK m.98/1).

Yakalama emri, tutuklama kararı değildir. Yakalama emri üzerine yakalanan kişi en geç yirmi dört saat içinde yetkili hâkim veya mahkeme önüne çıkarılır (CMK m.94/1). Tutuklama ancak hâkim önünde, müdafi yardımıyla ve CMK m.100’deki şartlar o anda da varsa kararlaştırılabilir (CMK m.100/1, m.101/3). Yakalama emrinden kaçmak ise kaçma şüphesini uyandıran somut olgu olarak değerlendirilebilir (CMK m.100/2-a); teslim olma süreci bu nedenle bir avukatla planlanabilir.

9.2. Tutuklama ile Adli Kontrol Arasındaki Fark

Adli kontrol, tutuklama nedenlerinin bulunduğu dosyada tutuklama yerine uygulanabilen tedbirdir; kişi tutukevine konulmaz, yurt dışına çıkamamak veya hâkimin belirlediği yerlere düzenli olarak başvurmak gibi yükümlülüklere tabi olur (CMK m.109/1, m.109/3). Halk arasında “kefalet” diye bilinen güvence yatırma da bir adli kontrol yükümlülüğüdür: hâkim, şüphelinin parasal durumunu gözeterek güvence miktarını ve ödeme süresini belirler (CMK m.109/3-f). Tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/2). Tutuklama isteminde ve kararında adli kontrolün neden yetersiz kalacağının gösterilmesi zorunludur (CMK m.101/1, m.101/2-d). Adli kontrolün türleri ve süresi adli kontrol yazısında ayrıca anlatılmıştır.

10. Haksız Tutuklama Tazminatı (CMK 141-142)

Kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen kişi, maddi ve manevi her türlü zararını Devletten isteyebilir (CMK m.141/1-a). Kanuna uygun tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişi (CMK m.141/1-d) ile kanuna uygun tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişi de tazminat isteyebilir (CMK m.141/1-e). Mahkûm olup gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süre hükümlülük süresinden fazla olan kişi de bu kapsamdadır (CMK m.141/1-f).

Tazminat istemi, karar veya hükmün kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır (CMK m.142/1). İstem kural olarak zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde görülür (CMK m.142/2). Tazminat miktarı için kanunda bir hesap formülü yoktur; miktar tazminat hukukunun genel prensiplerine göre belirlenir ve mahkeme bunun için gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapabilir (CMK m.142/6). Anayasa da kişi hürriyetine aykırı işleme tabi tutulan kişinin zararının bu prensiplere göre Devletçe ödeneceğini söyler (Anayasa m.19/9). Karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m.142/8). Kesinleşen tazminat, davacının idareye bildirdiği banka hesabına bildirimden itibaren otuz gün içinde ödenir (CMK m.142/10).

10.1. Haksız Tutuklama Tazminatında 2024 Değişikliği

2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanunun 1 Haziran 2024’te yürürlüğe giren hükmüyle CMK m.141/1’in (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemlerde 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir (CMK m.142/2). Kanuna uygun tutuklandıktan sonra beraat eden veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişinin istemi bu nedenle ağır ceza mahkemesine değil Tazminat Komisyonu usulüne tabidir. Bu kapsamda olduğu hâlde ağır ceza mahkemesine yapılan istem Komisyona gönderilir ve ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır (CMK m.142/2).

Kanunlarda belirtilen koşullar dışında tutuklama (CMK m.141/1-a) ve makul sürede yargılanmama (CMK m.141/1-d) istemleri ise ağır ceza mahkemesinde görülmeye devam eder (CMK m.142/2). İstem dilekçesine açık kimlik ve adres, zarara uğranılan işlem ve zararın nitelik ve niceliği yazılır ve bunların belgeleri eklenir (CMK m.142/3).

11. Tutuklama Kurallarında Hangi Değişiklikler Yapıldı?

Tutuklama bir ceza muhakemesi kurumudur ve güncel dosyalarda bugün yürürlükte olan CMK hükümleri uygulanır. Son yıllardaki üç değişiklik, eski tarihli bir kaynağı okurken hesaba katılmalıdır:

  • 7188 sayılı Kanun (17 Ekim 2019): Soruşturma evresi için ayrı azami tutukluluk süreleri ve çocuklar için yarı ve dörtte üç oranında indirimli süreler eklendi (CMK m.102/4-5).
  • 7331 sayılı Kanun (8 Temmuz 2021): Tutuklama kararlarında adli kontrolün yetersiz kalacağının somut olgularla gösterilmesi zorunlu hâle geldi (CMK m.101/2-d). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına itirazı düzenleyen hüküm değiştirildi; bu itirazları bugün asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b).
  • 7499 sayılı Kanun (2 Mart 2024 tarihli): Hâkim ve mahkeme kararlarına, dolayısıyla tutuklama kararına itiraz süresi yedi günden iki haftaya çıkarıldı (CMK m.268/1). Kanuna uygun tutuklamadan sonra beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen kişilerin tazminat istemleri Tazminat Komisyonu usulüne bağlandı; bu hüküm 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girdi (CMK m.142/2, 7499 sayılı Kanun m.40/1-a).

2019 öncesi kaynaklar soruşturma evresi sınırlarını, 2021 öncesi kaynaklar adli kontrol gerekçesi zorunluluğunu ve itiraz mercisindeki değişikliği, 2024 öncesi kaynaklar ise iki haftalık itiraz süresini ve Tazminat Komisyonu yolunu içermez. Kanunun güncel metni Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu sayfalarından okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Tutuklama nedir, kısaca?

Tutuklama, hüküm kesinleşmeden önce şüpheli veya sanığın hâkim kararıyla özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Ceza değil, koruma tedbiridir. Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller ve kaçma ya da delil karartma gibi bir tutuklama nedeni birlikte bulunmalı, tedbir beklenen cezayla ölçülü olmalıdır (CMK m.100/1-2).

Tutuklama şartları nelerdir?

Tutuklama için üç şart birlikte aranır: kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller, bir tutuklama nedeni (kaçma, saklanma, delil karartma veya tanık ve mağdura baskı şüphesi) ve ölçülülük. İşin önemi veya beklenen cezayla ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez. Kaçma şüphesi de soyut değil, somut olgularla gösterilmelidir (CMK m.100/1-2).

Tutuklama kararını kim verir, savcı tutuklayabilir mi?

Tutuklama kararını yalnız hâkim veya mahkeme verir. Soruşturmada savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimi, kovuşturmada savcının istemi üzerine veya re'sen davaya bakan mahkeme karar verir (CMK m.101/1). Savcı tutuklama kararı veremez; tutuklama ister ya da soruşturmada tutuklamanın gereksiz olduğu kanısına varırsa şüpheliyi serbest bırakır (CMK m.103/2).

Tutukluluk süresi en fazla ne kadar?

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok bir yıldır, zorunlu hâllerde altı ay uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde temel süre iki yıldır; uzatma süresi toplam üç yılı, TCK'nın belirli bölümleri ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlarda beş yılı geçemez (CMK m.102/1-2). Soruşturma evresi ve çocuklar için ayrıca daha kısa sınırlar vardır.

Tutuklamaya itiraz süresi kaç gün?

Tutuklama kararına itiraz, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır. İtiraz, kararı veren hâkimliğe veya mahkemeye dilekçe verilerek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunularak yapılır (CMK m.101/5, m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına yapılan itirazı asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). Süre 2024'teki 7499 sayılı Kanun değişikliğinden önce yedi gündü.

Tutukluluk incelemesi ne demek, kaç günde bir yapılır?

Tutukluluk incelemesi, tutukluluğun devam edip etmeyeceğinin yeniden değerlendirilmesidir. Soruşturmada sulh ceza hâkimi en geç otuzar günlük aralıklarla, şüpheli veya müdafii dinlenerek karar verir. Kovuşturmada mahkeme her oturumda ya da oturumlar arasında ve otuz günlük süre içinde re'sen karar verir (CMK m.108/1, m.108/3).

Tutuklu ara mahkemede (ara duruşmada) tahliye olur mu?

Olabilir. Mahkeme, tutukevinde bulunan sanığın tutukluluğunun devamının gerekip gerekmediğine her oturumda karar verir (CMK m.108/3). Tutuklama şartları artık bulunmuyorsa ara duruşmada tahliyeye veya adli kontrole karar verilebilir. Sanık ayrıca yargılamanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir; tutukluluğun devamı kararına itiraz edilebilir (CMK m.104/1-2).

Tutuklu ile hükümlü arasındaki fark nedir?

Tutuklu, hakkında hüküm kesinleşmeden hâkim kararıyla özgürlüğü kısıtlanan şüpheli veya sanıktır; tutuklama bir koruma tedbiridir (CMK m.100/1). Hükümlü ise mahkûmiyet hükmü kesinleşmiş kişidir; mahkûmiyet hükmü kesinleşmedikçe infaz edilemez (5275 sayılı Kanun m.4/1). Tutuklulukta geçen süre, mahkûmiyet hâlinde hapis cezasından indirilir (TCK m.63/1).

Hangi suçlarda tutuklama yapılmaz?

Yalnız adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda tutuklama kararı verilemez; vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışındadır (CMK m.100/4). On beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezası gerektiren fiillerde de tutuklama yasaktır (5395 sayılı Kanun m.21/1).

Haksız tutuklama tazminatı nereye ve ne zaman istenir?

Kanuna aykırı tutuklanan kişi tazminatı ağır ceza mahkemesinden, karar veya hükmün kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren bir yıl içinde ister (CMK m.141/1-a, m.142/1-2). Kanuna uygun tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilen kişinin istemi ise 1 Haziran 2024'ten beri Tazminat Komisyonu usulüne tabidir (CMK m.142/2).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp