Yalan tanıklık, tanık dinlemeye yetkili bir merci önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapmaktır ve Türk Ceza Kanunu’nun 272. maddesinde düzenlenir. Yalan tanıklık cezası beyanın verildiği yere göre değişir: soruşturmada dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleyen merci önünde bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.272/1-2). Günlük dilde aynı fiile yalancı şahitlik veya yalan şahitlik denir. Bu yazı, ceza veya hukuk dosyasında tanık olarak ifade vermiş ve beyanının gerçeğe aykırı sayılabileceğinden endişe eden kişi ile aleyhine yalan tanıklık yapıldığını düşünen kişi için yalan tanıklık suçunun unsurlarını, cezasını, etkin pişmanlığı ve başvuru yollarını madde dayanaklarıyla açıklar.
1. Yalan Tanıklık Suçu: Öne Çıkanlar
- Yalan tanıklık cezası soruşturmada dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda veya yemin ettiren merci önünde bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.272/1-2).
- Üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun dosyasında yapılan yalan tanıklığın cezası iki yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.272/3).
- Aleyhine tanıklık edilen kişiye hapis dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa yalan tanıklık yapanın cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapistir (TCK m.272/8).
- Yalan tanıklık yalnız kasten işlenebilir; unutma veya yanılma kaynaklı ifade farkı bu suçu oluşturmaz (TCK m.21/1, m.22/1).
- Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması doğuran karar verilmeden veya hükümden önce gerçeği söyleyen tanığa ceza verilmez (TCK m.274/1).
- Yalan tanıklık şikâyete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında sayılmaz (TCK m.272, CMK m.253/1).
- Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).
2. Yalan Tanıklık Suçu Nedir? (TCK 272)
Yalan tanıklık suçu, hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan soruşturmada ya da bir mahkeme önündeki davada tanık sıfatıyla dinlenen kişinin gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapmasıdır (TCK m.272/1-2). Suç, Türk Ceza Kanunu’nun adliyeye karşı suçlar bölümünde yer alır; kanun burada bir kişinin malvarlığını veya şerefini değil, yargı mercilerinin gerçeğe uygun karar verebilmesini korur.
Yalan tanıklık suçunun faili yalnız tanıktır. Davanın tarafı hukuk davasında yemin ederek gerçeğe aykırı beyanda bulunursa bu fiil ayrı bir suç olan yalan yere yemin kapsamına girer (TCK m.275/1). Bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaası ve tercümanın gerçeğe aykırı çevirisi de ayrı maddede düzenlenir (TCK m.276).
2.1. Yalan Tanıklık ile Yalancı Şahitlik Aynı Suç mu?
Yalan tanıklık ile yalancı şahitlik aynı suçu anlatır. Kanun “tanık” ve “tanıklık” terimlerini kullanır; “şahit”, “yalan şahitlik”, “yalan ifade vermek” ve “yalan yere şahitlik” ifadeleri günlük dildeki karşılıklardır. Yalancı şahitlik cezası sorulduğunda da cevap bu maddeden verilir. Hangi ifade kullanılırsa kullanılsın uygulanacak hüküm TCK m.272’dir ve cezayı beyanın verildiği merci ile dosyanın niteliği belirler.
2.2. Yalan Tanıklık Suçunun Unsurları
Yalan tanıklık suçunun oluşması için üç koşulun birlikte bulunması gerekir:
- Yetkili merci: Beyan, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde, bir soruşturma kapsamında ya da mahkeme huzurunda verilmelidir (TCK m.272/1-2).
- Gerçeğe aykırı tanıklık: Tanığın anlattığı olay gerçeğe uymamalıdır. Kanun “gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimse” ifadesini kullanır (TCK m.272/1).
- Kast: Tanık, beyanının gerçeğe aykırı olduğunu bilerek ve isteyerek hareket etmelidir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır ve kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1).
TCK m.272’nin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları beyanın kimin lehine veya aleyhine olduğunu aramaz. Lehe yapılan yalan tanıklık da bu fıkralara göre cezalandırılır. Dördüncü fıkradan sekizinci fıkraya kadar olan ağırlaştırıcı hâller ise “aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi” hakkında uygulanan tedbir veya verilen cezaya bağlanmıştır (TCK m.272/4-8).
2.3. Yalan Tanıklıkta İfade Değiştirmek Suç mu?
Yalan tanıklıkta ifadenin değişmesi tek başına suç değildir. Tanığın soruşturmada ve duruşmada farklı anlatımlarda bulunması, beyanlardan birinin bilerek gerçeğe aykırı verildiğini göstermez; suç için kast aranır (TCK m.21/1). Taksirle işlenen fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır ve TCK m.272 yalan tanıklığın taksirli biçimini düzenlemez (TCK m.22/1). Bu nedenle unutma, yanılma veya olayı farklı algılama sonucu ortaya çıkan fark yalan tanıklık cezası doğurmaz.
İfade farkı ortaya çıktığında incelenen soru, tanığın hangi beyanında gerçeğe aykırı anlatımı bildiği hâlde verdiğidir. Tanık önceki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu kendisi açıklarsa, açıklamanın aleyhine tanıklık edilen kişi hakkındaki karardan veya hükümden önce yapılıp yapılmadığı cezanın verilip verilmeyeceğini belirler (TCK m.274).
2.4. Yalan Tanıklıkta Yemin Şart mı?
Yalan tanıklık için yemin şart değildir. Birinci fıkra, yemin ettirme yetkisinden söz etmeden tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önündeki gerçeğe aykırı tanıklığı cezalandırır (TCK m.272/1). İkinci fıkra ise “mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde” yapılan tanıklığı daha ağır cezaya bağlar (TCK m.272/2). Kanun lafzında mahkeme huzurundaki tanıklık için ayrıca yemin edilmiş olması koşulu yoktur; yemin, mahkeme dışındaki mercilerde ikinci fıkrayı uygulatan ölçüttür.
Ceza muhakemesinde tanıklar tanıklıktan önce ayrı ayrı yemin eder ve soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları da tanıklara yemin verir (CMK m.54/1-2). Hukuk davasında yemin tanığın dinlenmesinden önce eda edilir; on beş yaşını bitirmemiş olanlar ve yeminin niteliğini kavrayamayacak durumdaki kişiler yeminsiz dinlenir (HMK m.257/1, m.258/1).
2.5. Yalan Tanıklık Karakolda Yalan İfade Vermekle Oluşur mu?
Yalan tanıklığın karakolda, yani polis veya jandarma önünde verilen ifadede oluşup oluşmadığı kanun metninde adıyla cevaplanmaz. Birinci fıkra, beyanın “tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde” verilmesini arar ve kolluğu ayrıca saymaz (TCK m.272/1). Tanıkların çağrılmasına ilişkin kurallar ise kişinin ancak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme önünde tanık olarak dinlenmesi hâlinde uygulanır (CMK m.43/5). Kolluk önündeki beyanın birinci fıkraya girip girmediği, o dosyada kolluk görevlisinin tanık dinlemeye yetkili merci sayılıp sayılmadığına bağlıdır ve bu soru madde lafzından doğrudan çıkmaz.
İkinci fıkra bakımından cevap daha açıktır. Soruşturma evresinde tanıklara yemin verme yetkisi Cumhuriyet savcısına tanınmıştır ve kolluk bu hükümde sayılmaz (CMK m.54/2). Bu nedenle kolluk önündeki ifade, yemin ettirerek dinleyen merci önünde verilmiş beyan sayılmaz; ikinci fıkranın bu hâli kolluk ifadesinde uygulanmaz (TCK m.272/2).
2.6. Tehdit Altında Yalan Tanıklık Suç mu?
Tehdit altında yapılan yalan tanıklıkta tanığa ceza verilip verilmeyeceği tehdidin ağırlığına bağlıdır. Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet ya da muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez; bu hâlde cebir, şiddet veya tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır (TCK m.28/1). Bu ağırlığa ulaşmayan baskı tanığın sorumluluğunu kaldırmaz. Tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi ayrıca TCK m.277’deki suçtan sorumlu olur.
3. Yalan Tanıklık (Yalancı Şahitlik) Cezası Ne Kadar?
Yalan tanıklık cezası, beyanın verildiği merciye, dosyadaki suçun ağırlığına ve aleyhine tanıklık edilen kişinin uğradığı sonuca göre sekiz ayrı fıkrada belirlenir (TCK m.272/1-8):
| Fıkra | Hâl | Yalan tanıklık cezası |
|---|---|---|
| 272/1 | Soruşturmada tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde | 4 ay – 1 yıl hapis |
| 272/2 | Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleyen yetkili merci önünde | 1 – 3 yıl hapis |
| 272/3 | Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun soruşturma veya kovuşturmasında | 2 – 4 yıl hapis |
| 272/4 | Aleyhine tanıklık edilene gözaltı ve tutuklama dışında koruma tedbiri uygulanmış, kişi beraat etmiş veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse | Önceki fıkralara göre ceza yarı oranında artırılır |
| 272/5 | Aleyhine tanıklık edilen gözaltına alınmış veya tutuklanmış, sonra beraat etmiş veya kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse | Fail ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur |
| 272/6 | Aleyhine tanıklık edilen ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm olmuşsa | 20 – 30 yıl hapis |
| 272/7 | Aleyhine tanıklık edilenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa | Altıncı fıkraya göre ceza yarısı kadar artırılır |
| 272/8 | Aleyhine tanıklık edilene hapis dışında adlî veya idari yaptırım uygulanmışsa | 3 – 7 yıl hapis |
3.1. Yalan Tanıklık Cezası Soruşturmada ve Mahkemede Neden Farklı?
Yalan tanıklık cezası, beyanın alındığı merciin niteliğine göre farklılaşır. Soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önündeki gerçeğe aykırı tanıklık suçun temel biçimidir ve dört aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.272/1). Aynı beyan mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleme yetkisi olan merci önünde verilirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapse çıkar (TCK m.272/2). Soruşturmada Cumhuriyet savcısı tanığa yemin verebildiği için yeminli savcılık beyanı ikinci fıkranın lafzına girer (CMK m.54/2).
Dosyadaki suçun ağırlığı da cezayı değiştirir. Yalan tanıklık, üç yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yapılmışsa ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.272/3).
3.2. Yalan Tanıklık Cezasını Artıran Hâller
Yalan tanıklık cezası, aleyhine tanıklık edilen kişinin bu tanıklık yüzünden uğradığı sonuca göre artar. Artırım hâllerinin ortak koşulu, beyanın bir kişinin aleyhine verilmiş olmasıdır:
- Koruma tedbiri: Aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmış ve kişi yüklenen fiili işlemediği için beraat etmiş veya hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.272/4).
- Gözaltı veya tutuklama: Aynı koşullarda kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa yalan tanıklık yapan ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu hükümlerine göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (TCK m.272/5). Bu suçun cezası ve unsurları için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yazısına bakılabilir.
- Hapis dışı yaptırım: Aleyhine tanıklık edilen kişiye hapis dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa ceza üç yıldan yedi yıla kadar hapistir (TCK m.272/8).
- İnfaza başlanması: Aleyhine tanıklık edilen kişinin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmışsa altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır (TCK m.272/7).
3.3. Yalan Tanıklıkta Altıncı Fıkranın Güncel Kapsamı
Yalan tanıklıkta altıncı fıkranın yürürlükteki metni yalnız aleyhine tanıklık edilen kişinin ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm olduğu hâli düzenler ve bu hâlde yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis öngörür (TCK m.272/6). Fıkranın süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâline ilişkin bölümü yürürlükteki metinde yer almaz; kanun metninde bu bölümün yerinde ”(…)” işareti bulunur. Bu nedenle aleyhine tanıklık edilen kişinin süreli hapse mahkûm olduğu olayda altıncı fıkra uygulanmaz; ceza birinci, ikinci veya üçüncü fıkraya ve varsa diğer artırım hâllerine göre belirlenir.
Fıkranın tamamen yürürlükten kalktığı da doğru değildir: müebbet hâline ilişkin bölüm yürürlüktedir. Fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2); eski tarihli bir fiilde karşılaştırma fiil tarihine göre yapılır.
3.4. Yalan Tanıklık Cezası Paraya Çevrilir mi, Ertelenir mi?
Yalan tanıklık cezasının paraya çevrilmesi ve ertelenmesi, hâkimin somut olayda hükmettiği ceza süresine bağlıdır. Kanunun öngördüğü bant değil, hükmolunan ceza esas alınır:
- Adli para cezasına çevirme: Bir yıl veya daha az süreli hapis kısa süreli hapis cezasıdır ve adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1). Birinci fıkradaki yalan tanıklıkta üst sınır bir yıl olduğundan hükmolunan ceza bu sınırın içinde kalır. Tutarın nasıl hesaplandığı adli para cezası yazısında anlatılır.
- Erteleme: İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir; kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir (TCK m.51/1).
- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ise mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir (CMK m.231/5). Koşullar ve denetim süresi için HAGB yazısına bakılabilir.
4. Yalan Tanıklıkta Etkin Pişmanlık (TCK 274)
Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık, gerçeğin ne zaman söylendiğine göre üç aşamada uygulanır. Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte bir karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz (TCK m.274/1):
| Gerçeğin söylendiği an | Sonuç |
|---|---|
| Hak kısıtlaması veya yoksunluğu doğuran karardan önce ya da hükümden önce | Cezaya hükmolunmaz (TCK m.274/1) |
| Böyle bir karardan sonra fakat hükümden önce | Ceza üçte ikisinden yarısına kadar indirilebilir (TCK m.274/2) |
| Aleyhine tanıklık edilen kişi hakkındaki mahkûmiyet kesinleşmeden önce | Ceza yarısından üçte birine kadar indirilebilir (TCK m.274/3) |
İkinci ve üçüncü fıkralar “indirilebilir” ifadesini kullanır; indirimin yapılıp yapılmayacağı ve oranı mahkemenin takdirindedir. Birinci fıkra ise zorunlu sonuç öngörür: koşullar gerçekleşmişse cezaya hükmolunmaz. Etkin pişmanlık koşulları soruşturma evresinde gerçekleşmişse Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir (CMK m.171/1). Etkin pişmanlık kurumunun genel işleyişi etkin pişmanlık yazısında anlatılır.
4.1. Yalan Tanıklıkta Etkin Pişmanlık Lehe Tanıklıkta Uygulanır mı?
TCK m.274’ün üç fıkrası da “aleyhine tanıklık yapılan kişi” ifadesini kullanır ve süreleri o kişi hakkında verilen karar, hüküm veya mahkûmiyete bağlar. Madde, bir kişinin lehine yapılan yalan tanıklıktan sonra gerçeğin söylenmesini ayrıca düzenlemez. Lehe yalan tanıklık TCK m.272’nin ilk üç fıkrasına göre suç oluşturduğu hâlde, gerçeğe dönüşün bu tanıklıktaki sonucu TCK m.274’ün lafzından doğrudan çıkmaz. Lehe tanıklık yapmış kişinin durumu bu nedenle dosyadaki beyanın içeriğine ve zamanına göre ayrıca değerlendirilir.
5. Yalan Tanıklıkta Şahsi Cezasızlık ve İndirim (TCK 273)
Yalan tanıklıkta şahsi cezasızlık, tanığın kendisini veya yakınını suçlamamak için gerçeğe aykırı beyan verdiği ya da tanıklıktan çekinme hakkı kendisine hatırlatılmadığı hâllerde uygulanır. İki durumda verilecek cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m.273/1):
- Kendini veya yakınını koruma: Kişinin kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir konuda yalan tanıklıkta bulunması (TCK m.273/1-a).
- Çekinme hakkının hatırlatılmaması: Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklık yapılması (TCK m.273/1-b).
Bu hükümler özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklıkta uygulanmaz (TCK m.273/2). Boşanma, alacak veya tazminat davasında tanık olarak verilen gerçeğe aykırı beyan bu nedenle birinci fıkradaki indirimden veya cezasızlıktan yararlanmaz.
5.1. Yalan Tanıklıkta Tanıklıktan Çekinme Hakkı Neden Önemlidir?
Yalan tanıklıkta çekinme hakkının hatırlatılıp hatırlatılmadığı, TCK m.273/1-b’nin uygulanıp uygulanmayacağını belirler. Ceza muhakemesinde şüpheli veya sanığın nişanlısı, evlilik bağı kalmasa bile eşi, kan veya kayın hısımlığından üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil kan ve ikinci derece dahil kayın hısımları ile evlatlık bağı bulunanlar tanıklıktan çekinebilir (CMK m.45/1). Bu kişilere dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir (CMK m.45/3).
Tanık, kendisini veya bu yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek sorulara cevap vermekten de çekinebilir ve bu hak kendisine önceden bildirilir (CMK m.48/1). Bildirimin yapılıp yapılmadığı ifade veya duruşma tutanağından anlaşılır. Tutanakta bildirim yoksa ve kişi çekinme hakkı bulunan biriyse şahsi cezasızlık veya indirim hükmü gündeme gelir. Tanığın hakları ve yükümlülükleri için tanık ne demek yazısına bakılabilir.
6. Yalan Tanıklık Şikâyeti ve Yargılama Usulü
Yalan tanıklık şikâyete bağlı bir suç değildir. TCK m.272 şikâyet şartı öngörmediği için Cumhuriyet başsavcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturma yapar; mağdurun şikâyetten vazgeçmesi soruşturmayı veya davayı sona erdirmez. Altı aylık şikâyet süresi yalnız soruşturulması şikâyete bağlı suçlar için öngörüldüğünden yalan tanıklıkta şikâyet süresi yoktur; geçerli sınır dava zamanaşımıdır (TCK m.73/1).
6.1. Yalan Tanıklık (Yalancı Şahitlik) Mahkemede Nasıl İspatlanır?
Yalan tanıklık (yalancı şahitlik) mahkemede, tanığın beyanının gerçeğe aykırı olduğu ve tanığın bunu bilerek verdiği gösterilerek ispat edilir; beyanların birbirinden farklı olması tek başına bu iki unsuru göstermez (TCK m.21/1). İspat sırasında üç konu ayrı ayrı ortaya konur:
- Beyanın kendisi: Tanığın ne söylediği, ifade veya duruşma tutanağındaki kayıtla belirlenir. Beyanın hangi merci önünde ve yeminli olup olmadığı da tutanaktan anlaşılır ve uygulanacak fıkrayı belirler (TCK m.272/1-2).
- Gerçeğe aykırılık: Beyanın olayla çeliştiği; belge, kayıt, başka tanıkların anlatımı veya olay yeri verileri gibi dosyadaki delillerle gösterilir.
- Kast: Tanığın olayı bildiği hâlde farklı anlattığı gösterilmelidir. Yanılma veya unutma ihtimalini ortadan kaldırmayan deliller kastı ispat etmez, çünkü yalan tanıklığın taksirle işlenen biçimi cezalandırılmaz (TCK m.22/1).
6.2. Yalan Tanıklık Suç Duyurusu Nasıl Yapılır?
Yalan tanıklık suç duyurusu, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki ihbar ve şikâyet kuralına göre Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır (CMK m.158/1). Başvuru yazılı dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir; mahkemeye verilen dilekçe de ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (CMK m.158/2, m.158/5). Suç duyurusunda şu bilgilerin yer alması, savcılığın iddiayı incelemesini kolaylaştırır:
- Tanığın beyanda bulunduğu dosyanın numarası ve merci (savcılık veya mahkeme), beyanın tarihi.
- Gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen beyanın içeriği ve tutanaktaki yeri.
- Beyanın gerçeğe aykırı olduğunu gösteren belge, kayıt veya diğer deliller.
- Beyan nedeniyle aleyhine tanıklık edilen kişiye uygulanan tedbir veya verilen karar varsa bunun belgesi; bu bilgi artırım hâllerini belirler (TCK m.272/4-8).
İhbarın konusu fiilin suç oluşturmadığı herhangi bir araştırma gerektirmeksizin açıkça anlaşılıyorsa ya da ihbar soyut ve genel nitelikteyse soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilir; bu karara itiraz edilebilir (CMK m.158/6). Hukuk davasında hâkim, tanığın yalan söylediğine dair yeterli delil veya emare elde ederse bir tutanak düzenleyip derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderir (HMK m.264/1).
6.3. Yalan Tanıklık Yapana Dava Açılır mı, Tazminat İstenir mi?
Yalan tanıklık yapana karşı ceza davasını mağdur açmaz; kamu davası, suç duyurusu üzerine yürütülen soruşturmanın sonunda Cumhuriyet başsavcılığınca açılır. Aleyhine tanıklık edilen kişi, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237/1).
Yalan tanıklık nedeniyle zarar gören kişi ayrıca hukuk mahkemesinde tazminat davası açabilir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49); kişilik hakkı zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir (TBK m.58). Tazminat talebinin koşulları ve zamanaşımı için maddi ve manevi tazminat davası yazısına bakılabilir.
6.4. Yalan Tanıklıkta Uzlaşma ve Kamu Davasının Ertelenmesi
Yalan tanıklıkta uzlaştırma yoluna gidilmez. Uzlaştırma şikâyete bağlı suçlarla ve CMK m.253/1-b’de tek tek sayılan suçlarla sınırlıdır; yalan tanıklık bu listede yer almaz ve şikâyete bağlı değildir (CMK m.253/1). Uzlaşma kurumunun kapsamı için uzlaşma yazısına bakılabilir.
Uzlaştırma kapsamı dışındaki suçlarda Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis gerektiren suçlarda kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteleyebilir (CMK m.171/2). Yalan tanıklığın birinci ve ikinci fıkralarında üst sınır bu eşiğin içindedir. Ertelemenin koşulları arasında şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmamış bulunması da vardır (CMK m.171/3).
6.5. Yalan Tanıklıkta Tutuklama ve Basit Yargılama
Yalan tanıklığın birinci fıkrasında tutuklama kararı verilemez; hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda, vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç, tutuklama yasaktır (CMK m.100/4). Birinci fıkradaki suçun üst sınırı bir yıldır. Aynı üst sınır nedeniyle asliye ceza mahkemesi iddianamenin kabulünden sonra basit yargılama usulünü uygulayabilir (CMK m.251/1). Hukuk davasında hâkim, yalan söylediğine dair yeterli delil bulunan tanığın tutuklanmasına karar verebilir ve kovuşturma yapılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına sevk edebilir (HMK m.264/2).
6.6. Yalan Tanıklıkta Görevli Mahkeme
Yalan tanıklık davalarına kural olarak asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Ağır ceza mahkemesi, adıyla sayılan suçlara, Türk Ceza Kanunu İkinci Kitap Dördüncü Kısmının dört, beş, altı ve yedinci bölümlerindeki suçlara ve ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlara bakar (5235 sayılı Kanun m.12). Yalan tanıklık aynı kısmın ikinci bölümü olan Adliyeye Karşı Suçlar arasında yer aldığı için bu listeye girmez. Altıncı fıkrada ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis olduğundan bu hâlde dava ağır ceza mahkemesinde görülür; diğer fıkralarda görev asliye ceza mahkemesindedir. Mahkemenin işleyişi için asliye ceza mahkemesi yazısına bakılabilir.
6.7. Yalan Tanıklıkta Zamanaşımı
Yalan tanıklıkta dava zamanaşımı, uygulanan fıkranın cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66/4). Süre tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m.66/6):
| Uygulanan fıkra | Üst sınır | Dava zamanaşımı |
|---|---|---|
| 272/1 · 272/2 · 272/3 | 1 · 3 · 4 yıl | 8 yıl (TCK m.66/1-e) |
| 272/8 | 7 yıl | 15 yıl (TCK m.66/1-d) |
| 272/6 | 30 yıl | 20 yıl (TCK m.66/1-c) |
Dava zamanaşımı belirlenirken dosyadaki mevcut delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3). Dördüncü fıkradaki yarı oranında artırım veya yedinci fıkradaki artırım uygulanacaksa süre bu hesaba göre değişebilir. Zamanaşımının genel kuralları için dava zamanaşımı yazısına bakılabilir.
7. Yalan Tanıklık Yüzünden Mahkûm Olan Kişi Ne Yapabilir?
Yalan tanıklık yüzünden mahkûm olan kişi, kesinleşmiş hükme karşı yargılamanın yenilenmesini isteyebilir. Yemin verilerek dinlenmiş bir tanığın hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu anlaşılırsa dava hükümlü lehine yeniden görülür (CMK m.311/1-b). Kanun bu sebep için tanığın yeminli dinlenmiş olmasını arar.
Bir suç iddiasına dayanan yenileme istemi, bu fiilden dolayı kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü verilmişse ya da ceza soruşturması kuvvetli delil yokluğu dışında bir nedenle başlatılamamış veya sürdürülememişse kabul edilebilir (CMK m.316/1). Bu nedenle önce tanık hakkındaki yalan tanıklık soruşturmasının sonucu belirleyici olur. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü yenileme istemine engel değildir; ölenin eşi, üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri de istemde bulunabilir (CMK m.313/1-2). Yol hakkında ayrıntı yargılamanın yenilenmesi yazısındadır.
7.1. Yalan Tanıklık Hukuk Davasında Yargılamanın İadesi Sebebi midir?
Yalan tanıklık hukuk davasında yargılamanın iadesi sebebidir. İfadesi karara esas alınan tanığın karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması hâlinde yargılamanın iadesi talep edilebilir (HMK m.375/1-e). Bu sebebe dayanılabilmesi, yalan tanıklığın kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olmasına bağlıdır; delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememişse ceza mahkemesi kararı aranmaz ve sebep iade davasında öncelikle ispat edilir (HMK m.375/2).
8. Yalan Tanıklık Hukuk Mahkemesinde Nasıl Sonuç Doğurur?
Yalan tanıklık hukuk mahkemesinde de suçtur; boşanma, alacak veya tazminat davasında tanık olarak gerçeğe aykırı beyan veren kişi mahkeme huzurunda tanıklık yaptığı için ikinci fıkraya göre bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.272/2). Hukuk davasında tanık kural olarak, dinlenmeden önce gerçeğe aykırı cevap vermeyeceğine ve bilgisinden hiçbir şey saklamayacağına yemin eder (HMK m.258/1-3).
Hukuk mahkemesindeki yalan tanıklığın ceza dosyasındakinden üç farkı vardır:
- Tutanak ve sevk: Hâkim, tanığın yalan söylediğine veya menfaat temin ederek tanıklık ettiğine dair yeterli delil veya emare elde ederse tutanak düzenleyip derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderir; tanığın tutuklanmasına da karar verebilir (HMK m.264/1-2).
- Şahsi cezasızlık uygulanmaz: Kendini veya yakınını korumak için yapılan yalan tanıklıkta ve çekinme hakkı hatırlatılmadan verilen beyanda öngörülen indirim veya cezasızlık, özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanmaz (TCK m.273/2).
- Kararın ortadan kaldırılması: Yalan tanıklığa dayanan hukuk kararı kesinleşmişse yargılamanın iadesi istenebilir (HMK m.375/1-e).
Davanın tarafı yalan tanıklık yapamaz; davacı veya davalının yalan yere yemin etmesi ayrı suçtur ve bir yıldan beş yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.275/1). Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde bu suçta cezaya hükmolunmaz (TCK m.275/2).
9. Yalan Tanıklık ile Karıştırılan Suçlar
Yalan tanıklık, adliyeye karşı suçlar arasında fail, fiil ve merci bakımından benzeyen başka suçlarla karıştırılır. Ayırıcı ölçüt, gerçeğe aykırı beyanı kimin, hangi sıfatla ve hangi merci önünde verdiğidir:
| Suç | Fail ve fiil | Ceza |
|---|---|---|
| Yalan tanıklık (TCK m.272) | Tanık, yetkili merci önünde gerçeğe aykırı tanıklık yapar | 4 ay – 1 yıl hapisten başlar |
| İftira (TCK m.267) | Herkes; ihbar, şikâyet veya basın yoluyla, işlemediğini bildiği kişiye hukuka aykırı fiil isnat eder | 1 – 4 yıl hapis |
| Suç uydurma (TCK m.271) | İşlenmediğini bildiği suçu işlenmiş gibi ihbar eder veya delil uydurur | 3 yıla kadar hapis |
| Suçu üstlenme (TCK m.270) | Yetkili makamlara gerçeğe aykırı olarak suçu işlediğini bildirir | 2 yıla kadar hapis |
| Yalan yere yemin (TCK m.275) | Hukuk davasında davacı veya davalı yalan yere yemin eder | 1 – 5 yıl hapis |
| Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık (TCK m.276) | Görevlendirilen bilirkişi gerçeğe aykırı mütalaa verir, tercüman gerçeğe aykırı çeviri yapar | 3 – 7 yıl hapis |
| Yargı görevini yapanı etkileme (TCK m.277) | Tanığı, bilirkişiyi veya hâkimi hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eder | 2 – 4 yıl hapis |
| Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK m.206) | Resmî belge düzenleyen kamu görevlisine yalan beyanda bulunur | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası |
9.1. Yalan Tanıklık ile İftira Arasındaki Fark
Yalan tanıklık ile iftira arasındaki fark, gerçeğe aykırı beyanın verildiği sıfattadır. Yalan tanıklıkta fail başlamış bir soruşturmada veya davada tanık olarak dinlenir ve bu sırada gerçeğe aykırı beyan verir (TCK m.272/1-2). İftirada fail, bir kimse hakkında soruşturma veya idari yaptırım başlatılmasını sağlamak için yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunur ya da basın ve yayın yoluyla, o kişinin işlemediğini bildiği bir fiili isnat eder (TCK m.267/1). İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8); yalan tanıklıkta böyle bir özel kural yoktur. İftiranın unsurları ve cezası iftira suçu yazısında, olmayan bir suçu ihbar etmek ise suç uydurma suçu yazısında anlatılır.
9.2. Tanığı Yalan Söylemeye Yönlendirmek Hangi Suçtur?
Tanığı yalan söylemeye yönlendirmek, görülmekte olan bir davada gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya haksızlık oluşturmak amacıyla yapılıyorsa yargı görevini yapanı etkileme suçunu oluşturur. Davanın taraflarından birinin, sanığın, katılanın veya mağdurun lehine ya da aleyhine beyanda bulunması için tanığı hukuka aykırı olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi iki yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırılır; teşebbüs iltimas derecesini geçmezse ceza altı aydan iki yıla kadardır (TCK m.277/1). Fiil başka bir suçu da oluşturuyorsa verilecek ceza yarısına kadar artırılır (TCK m.277/2).
10. Yalan Tanıklık İddiasıyla Karşılaşan Tanık Nelere Bakmalı?
Yalan tanıklık iddiasıyla karşılaşan tanığın durumu, beyanın verildiği merci, dosyanın türü ve gerçeğin söylenip söylenmediği ile bu açıklamanın zamanına göre belirlenir. Dosyada incelenen konular şunlardır:
- Beyanın alındığı merci: Beyan soruşturmada mı, mahkeme huzurunda mı verildi; merci yemin ettirdi mi? Uygulanacak fıkra bu bilgiye göre birinci veya ikinci fıkradır (TCK m.272/1-2).
- Asıl dosyadaki suçun cezası: Tanıklık üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suçun dosyasında yapıldıysa üçüncü fıkra uygulanır (TCK m.272/3).
- Gerçeğin söylenme zamanı: Aleyhine tanıklık edilen kişi hakkında hak kısıtlaması doğuran karar veya hüküm verilmeden önce gerçek söylendiyse ceza verilmez (TCK m.274/1).
- Çekinme hakkının bildirimi: Tanık çekinme hakkı bulunan biriyse ve bu hak tutanağa göre kendisine hatırlatılmadıysa şahsi cezasızlık veya indirim hükmü değerlendirilir (TCK m.273/1-b, CMK m.45/3).
- Dosyanın türü: Tanıklık boşanma, alacak veya tazminat gibi bir özel hukuk uyuşmazlığında verildiyse TCK m.273’teki indirim ve cezasızlık uygulanmaz (TCK m.273/2).
- Beyanlar arasındaki farkın nedeni: Farkın unutma, yanılma veya algı farkından kaynaklandığını gösteren olgular kastın bulunmadığı yönündeki savunmanın konusudur (TCK m.21/1, m.22/1).
Etkin pişmanlığın süreye bağlı olması ve fıkra seçiminin cezanın alt ve üst sınırını değiştirmesi nedeniyle, ifade tutanakları ve asıl dosyadaki kararların tarihleri bir avukatla birlikte incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yalan tanıklık (yalancı şahitlik) suçunun cezası nedir?
Yalan tanıklığın cezası merciye göre değişir. Soruşturmada tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı tanıklık dört aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır (TCK m.272/1). Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek dinleyen merci önünde ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.272/2). Üç yıldan fazla hapis gerektiren suçun dosyasında ceza iki yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.272/3).
Yalancı şahitlik ile yalan tanıklık aynı suç mu?
Evet. Kanunun kullandığı terim yalan tanıklıktır; günlük dilde aynı fiile yalancı şahitlik, yalan şahitlik veya yalan ifade vermek denir. Türk Ceza Kanunu'nun 272. maddesinin başlığı Yalan tanıklıktır ve ceza, beyanın hangi merci önünde ve hangi dosyada verildiğine göre bu maddenin fıkralarından belirlenir (TCK m.272).
Tanık ifadesini değiştirirse yalan tanıklıktan ceza alır mı?
İfadenin değişmesi tek başına ceza sebebi değildir. Yalan tanıklık kasten işlenen bir suçtur; tanığın gerçeğe aykırı beyanı bilerek ve isteyerek vermesi gerekir (TCK m.21/1). Kanun bu suçun taksirle işlenen biçimini düzenlemediği için unutma veya yanılma kaynaklı farklılık cezalandırılmaz (TCK m.22/1). Tanık önceki beyanının gerçeğe aykırı olduğunu söylerse etkin pişmanlık hükmü ayrıca değerlendirilir (TCK m.274).
Yalan tanıklıkta etkin pişmanlık nasıl uygulanır?
Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında hak kısıtlaması veya yoksunluğu doğuran karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi hâlinde cezaya hükmolunmaz (TCK m.274/1). Böyle bir karardan sonra fakat hükümden önce gerçek söylenirse ceza üçte ikiden yarıya kadar, mahkûmiyet kesinleşmeden önce söylenirse yarıdan üçte bire kadar indirilebilir (TCK m.274/2-3).
Yakınımı korumak için yalan tanıklık yaptım, ceza alır mıyım?
Kişinin kendisinin, üstsoyunun, altsoyunun, eşinin veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir konuda yalan tanıklık yapması hâlinde cezada indirim yapılabilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir (TCK m.273/1-a). Bu imkân özel hukuk uyuşmazlıklarında, örneğin boşanma veya alacak davasında verilen tanıklıkta uygulanmaz (TCK m.273/2).
Yalan tanıklık şikâyete tabi mi, şikâyet süresi var mı?
Hayır. TCK m.272'de şikâyet şartı yoktur; Cumhuriyet başsavcılığı suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur. Altı aylık şikâyet süresi yalnız soruşturulması şikâyete bağlı suçlar için işler (TCK m.73/1). Bu nedenle yalan tanıklıkta şikâyet süresi yoktur; sınır dava zamanaşımıdır ve şikâyetten vazgeçmek soruşturmayı sona erdirmez.
Yalan tanıklıkta zamanaşımı kaç yıldır?
Dava zamanaşımı uygulanan fıkranın cezasının üst sınırına göre belirlenir (TCK m.66/4). Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda üst sınır beş yılı aşmadığından süre sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Sekizinci fıkrada üst sınır yedi yıl olduğundan on beş yıl (TCK m.66/1-d), altıncı fıkrada yirmi yıldır (TCK m.66/1-c). Dosyadaki delillere göre artırım hâlleri de hesaba katılır (TCK m.66/3).
Yalancı şahitlik yapana tazminat davası açılır mı?
Açılabilir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49); kişilik hakkı zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir (TBK m.58). Tazminat hukuk mahkemesinde istenir. Ceza davasını ise Cumhuriyet başsavcılığı açar; aleyhine tanıklık edilen kişi hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237/1).
Yalan tanıklık yüzünden mahkûm olan kişi ne yapabilir?
Yemin verilerek dinlenmiş tanığın hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu anlaşılırsa hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi istenebilir (CMK m.311/1-b). Bu istem kural olarak tanık hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunmasını gerektirir (CMK m.316/1). Hukuk davasında aynı sebep yargılamanın iadesi yoluyla ileri sürülür (HMK m.375/1-e).
Yalan tanıklık ile iftira arasındaki fark nedir?
Yalan tanıklıkta fail, tanık sıfatıyla yetkili merci önünde gerçeğe aykırı beyan verir (TCK m.272). İftirada ise fail, yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat eder (TCK m.267/1). Birincisi tanıklık sırasında, ikincisi ihbar veya şikâyetle işlenir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler