Yürütmenin durdurulması, idari bir işleme karşı açılan davada, işlemin dava sonuçlanıncaya kadar uygulanmamasını sağlayan mahkeme kararıdır. Dava açmak işlemi kendiliğinden durdurmaz; yürütmenin durdurulması ayrıca istenir (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27/1). Mahkeme bu kararı, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacaksa ve işlem açıkça hukuka aykırıysa, iki şart birlikte gerçekleştiğinde verir (İYUK m.27/2). Bu yazı, bir idari işleme karşı dava açan veya açmaya hazırlanan ve işlemin dava sürerken uygulanmasını durdurmak isteyen kişi için yürütmenin durdurulmasının şartlarını, dilekçede nasıl isteneceğini, kararın süresini, reddine itirazı ve kararın uygulanmasını anlatır.
1. Yürütmenin Durdurulması: Öne Çıkanlar
- Yürütmenin durdurulması için telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık şartları birlikte aranır (İYUK m.27/2).
- Yürütmenin durdurulması istemi için kanunda sabit bir karar süresi yoktur; mahkeme kural olarak idarenin savunmasını alır veya savunma süresinin geçmesini bekler (İYUK m.27/2).
- Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir kez itiraz edilir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (İYUK m.27/7).
- Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez (İYUK m.27/10).
- İdare yürütmenin durdurulması kararını gecikmeksizin ve kararın idareye tebliğinden başlayarak en geç otuz gün içinde uygular (İYUK m.28/1).
- İvedi yargılama usulüne tabi davalarda yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A-2-e).
2. Yürütmenin Durdurulması Nedir?
Yürütmenin durdurulması, idari yargıda dava konusu idari işlemin uygulanmasını dava sürerken durduran geçici bir mahkeme kararıdır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz (İYUK m.27/1). Bu nedenle işlemin uygulanmasını durdurmak isteyen davacı, davayla birlikte veya dava sürerken yürütmenin durdurulmasını ayrıca ister.
Yürütmenin durdurulmasının dayanağı Anayasadadır. İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir (Anayasa m.125/5). Usule ilişkin ayrıntılar İYUK m.27’dedir; maddenin fıkra fıkra açıklaması İYUK 27. Madde yazısında, güncel metni mevzuat.gov.tr’deki İYUK sayfasında okunabilir.
2.1. Yürütmenin Durdurulması Ne Demek?
Yürütmenin durdurulması, idarenin aldığı kararın (örneğin bir atama, ruhsat iptali veya yıkım kararının) mahkeme davayı sonuçlandırana kadar uygulanamaması demektir. Halk arasında “yürütmeyi durdurma kararı” ve kısaca “YD” olarak da anılır. Kanun bu kararı davanın esasına ilişkin karardan ayrı tutar: idarenin uygulama yükümlülüğü, mahkemelerin “esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararları” için ayrı ayrı sayılmıştır (İYUK m.28/1).
Yürütmenin durdurulması davayı sonuçlandırmaz. Dava, işlemin iptali veya davanın reddiyle ayrıca sonuçlanır. İptal davasının şartları ve açma süresi İptal Davası Nedir? yazısında, idari yargı mercilerinin görev dağılımı İdari Yargı Nedir? yazısında anlatılmıştır.
2.2. Yürütmenin Durdurulması ile Yürürlüğün Durdurulması Farkı
Yürütmenin durdurulması ile yürürlüğün durdurulması farklı mercilerde ve farklı işlemlere karşı istenir. Yürütmenin durdurulması, idare mahkemesinde, vergi mahkemesinde veya Danıştayda dava edilen idari işlemin uygulanmasını durdurur (İYUK m.27/1-2). Yürürlüğün durdurulması ise Anayasa Mahkemesine yapılan iptal davası veya itiraz başvurusunda kanun kuralı hakkında istenir. İptal davası dilekçesinde ve itiraz başvurusu kararında, yürürlüğü durdurma talebi varsa yürürlüğün durdurulmaması durumunda doğacak telafisi imkânsız zararlar açıklanır (Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.45/1-c, m.46/1-b).
İki yol birbirinin yerine kullanılamaz. İdari işlemin dayandığı kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması, tek başına yürütmenin durdurulması gerekçesi olamaz (İYUK m.27/2). Anayasa Mahkemesi bir kanun hükmünü iptal ederse o hüküm, kural olarak iptal kararının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar (Anayasa m.153/3).
3. Yürütmenin Durdurulması Şartları
Yürütmenin durdurulması şartları iki tanedir ve birlikte aranır (İYUK m.27/2):
- Telafisi güç veya imkânsız zarar: İdari işlemin uygulanması, dava sonunda iptal kararı alınsa bile giderilemeyecek veya güçlükle giderilebilecek bir zarar doğurmalıdır.
- Açık hukuka aykırılık: İdari işlem açıkça hukuka aykırı olmalıdır. Mahkeme bu aşamada işlemin iptal edilip edilmeyeceğine karar vermez; hukuka aykırılığın açık olup olmadığını inceler.
Yürütmenin durdurulması şartlarından yalnız biri varsa istem reddedilir. Zarar ağır olsa bile hukuka aykırılık açık değilse ya da işlem açıkça hukuka aykırı olsa bile uygulanması telafisi güç bir zarar doğurmuyorsa yürütmenin durdurulması kararı verilmez. Açık hukuka aykırılık, iptal davasındaki unsurlar üzerinden anlatılır: idari işlem yetki, şekil, sebep, konu veya maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olabilir (İYUK m.2/1-a).
3.1. Yürütmenin Durdurulması Kararında Gerekçe ve Teminat
Yürütmenin durdurulması kararında mahkeme, idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğunu ve işlemin uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunu belirtmek zorundadır (İYUK m.27/2). Bu zorunluluk dilekçenin nasıl yazılacağını da belirler: mahkemenin gerekçeyi kurabilmesi için davacının iki şartı somut olaylar ve belgelerle göstermesi gerekir.
Yürütmenin durdurulması kararları kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. Taraflar arasında teminata ilişkin çıkan anlaşmazlıkları, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözer (İYUK m.27/6).
3.2. Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilemeyecek Haller
Yürütmenin durdurulması kararı, sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle verilemez (İYUK m.27/2). Mahkeme iki şartı bu durumda da kendisi arar.
Anayasa ayrıca kanunun, olağanüstü hâllerde, seferberlik ve savaş hâlinde, ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlık nedenleriyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabileceğini öngörür (Anayasa m.125/6). Böyle bir sınırlama ancak kanunla getirilebilir; bu yüzden sınırlamanın varlığı, işlemin dayandığı özel kanunda ayrıca aranır.
4. Yürütmenin Durdurulması Nasıl İstenir?
Yürütmenin durdurulması, işlemin iptali için açılan davada, davanın görüldüğü mahkemeye verilen dilekçeyle istenir. İstem çoğunlukla dava dilekçesinde yapılır ve dilekçenin başlığında davanın “yürütmenin durdurulması istemli” olduğu belirtilir. İşlem sırası şöyledir:
- İşlemin yazılı bildiriminden itibaren dava süresi içinde idare veya vergi mahkemesine hitaben dava dilekçesi hazırlanır; dava açma süresi, özel kanunda ayrı süre yoksa idare mahkemesinde altmış, vergi mahkemesinde otuz gündür (İYUK m.7/1).
- Dilekçede tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu ve sebepleri, deliller ve işlemin yazılı bildirim tarihi gösterilir (İYUK m.3/2).
- Dilekçede yürütmenin durdurulması istemi için telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık ayrı ayrı anlatılır (İYUK m.27/2).
- İşlem uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteyse, bu durum belirtilerek idarenin savunması alınmadan karar verilmesi istenebilir (İYUK m.27/2).
- Dava konusu işlemin ve belgelerin asılları veya örnekleri dilekçeye eklenir; dilekçe ve ekler karşı taraf sayısından bir fazla örnek olarak verilir (İYUK m.3/3).
Dilekçe, ait olduğu mahkemenin başkanlığına verilebileceği gibi, oraya gönderilmek üzere başka bir idare veya vergi mahkemesi başkanlığına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk hâkimliğine, yurt dışında Türk konsolosluklarına da verilebilir (İYUK m.4). Dava dilekçesinin tam örneği İdari İşlemin İptali Dava Dilekçesi yazısındadır.
4.1. Yürütmenin Durdurulması Dilekçesinde Neler Yazılır?
Yürütmenin durdurulması dilekçesi, İYUK m.3’teki genel unsurlara ek olarak iki şartı ayrı başlıklar altında anlatır. Aşağıdaki iskelet, dava açıldıktan sonra verilen yürütmenin durdurulması istemli dilekçenin bölümlerini gösterir; köşeli parantezler dosyaya göre doldurulur:
[İL] [NUMARA]. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DOSYA NO : E. [yıl/sayı]
(YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİDİR)
DAVACI : [Ad Soyad, T.C. kimlik no, adres]
VEKİLİ : [Varsa ad soyad ve adres]
DAVALI : [İşlemi yapan idare]
KONU : [Tarih ve sayısı] [işlemin adı] işleminin
yürütmesinin durdurulması istemidir.
AÇIKLAMALAR
1. Dava konusu işlem ve yazılı bildirim tarihi.
2. Varsa önceki istem ve bu dilekçenin dayandığı yeni sebep.
TELAFİSİ GÜÇ VEYA İMKÂNSIZ ZARAR
[İşlem uygulanırsa doğacak somut sonuç ve bu sonucun
dava sonunda neden giderilemeyeceği.]
AÇIK HUKUKA AYKIRILIK
[İşlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat
yönlerinden hangisiyle açıkça hukuka aykırı olduğu.]
HUKUKİ SEBEPLER : Anayasa m.125, İYUK m.27 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : [Ek listesindeki belgeler.]
SONUÇ VE İSTEM : Dava konusu işlemin [varsa: idarenin
savunması alınmaksızın] yürütmesinin durdurulmasına
karar verilmesini arz ederim.
[Tarih, ad soyad, imza]
EKLER: [Belge listesi]
Teminat konusunda talepte bulunulabilir, ancak karar mahkemenindir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir (İYUK m.27/6).
4.2. Yürütmenin Durdurulması Ayrı Dilekçeyle İstenebilir mi?
Yürütmenin durdurulması ayrı dilekçeyle de istenebilir: İYUK m.27 istemin yalnız dava dilekçesinde yapılmasını şart koşmaz. Dava dilekçesinde istem yapılmamışsa ya da istemden sonra yeni bir sebep ortaya çıkmışsa, dava sürerken davanın görüldüğü mahkemeye verilen dilekçeyle istenir. Sınır, aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamamasıdır (İYUK m.27/10). Önceki istem reddedilmişse yeni dilekçe, ilk istemde dayanılmayan sebebi açıkça gösterir.
5. Yürütmenin Durdurulması Kararı Kaç Günde Çıkar?
Yürütmenin durdurulması kararı için kanunda sabit bir karar verme süresi yoktur; süre, büyük ölçüde idarenin savunmasının beklenmesine bağlıdır. Mahkeme kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verir (İYUK m.27/2). Taraflar yapılan tebliğlere tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde cevap verebilir (İYUK m.16/3); yürütmenin durdurulması istemli davalarda mahkeme bu süreleri kısaltabilir ve tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verebilir (İYUK m.27/5).
Yürütmenin durdurulması kararının süresini etkileyen kurallar şunlardır:
- Savunma alınmadan durdurma: Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere idarenin savunması alınmadan da durdurulabilir (İYUK m.27/2).
- Savunma alınmadan ret: Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa, istem davalı idarenin savunması alınmadan reddedilebilir (İYUK m.27/3).
- Yazım süresi: Yürütmenin durdurulmasına dair kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır (İYUK m.27/9).
- Adli tatil: Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl yirmi temmuzdan otuz bir ağustosa kadar çalışmaya ara verir; kanunda sayılan bazı tek mahkemeli yerler bu aradan yararlanamaz (İYUK m.61/1); bu sürede yürütmenin durdurulmasına ait işleri nöbetçi mahkeme görür (İYUK m.62). Tarih hesabı Adli Tatil Ne Zaman? yazısındadır.
Kanunun belirlemediği bir süreyi “kesin gün” olarak vermek yanıltıcı olur. Dilekçede zararın ne zaman gerçekleşeceği (örneğin idarenin bildirdiği uygulama tarihi) belgeyle gösterilirse, mahkemenin savunmayı beklemeden karar vermesini gerektiren durum da ortaya konmuş olur.
5.1. Yürütmenin Durdurulması ve Uygulanmakla Etkisi Tükenecek İşlemler
Yürütmenin durdurulmasının savunma beklenmeden verilebildiği tek durum, işlemin uygulanmakla etkisinin tükenecek olmasıdır. Bu kararın niteliği geçicidir: kanun onu “savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere” verilen karar olarak düzenler (İYUK m.27/2). Savunma geldikten sonra mahkeme istemi yeniden değerlendirir.
Kanun hangi işlemlerin uygulanmakla etkisinin tükeneceğini tek tek saymaz; yalnız bir grubu bu kapsamdan açıkça çıkarır. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz (İYUK m.27/2). Bu işlemlerde yürütmenin durdurulması istemi, savunma alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karara bağlanır. Kamu görevlisi hakkındaki geçici bir tedbir olan görevden uzaklaştırmanın süresi ve itiraz yolu Görevden Uzaklaştırma yazısında ayrıca anlatılmıştır.
6. Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus olmak üzere yapılır (İYUK m.27/7). İtiraz yolu hem ret hem kabul kararı için açıktır: kanun “yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar” ifadesini kullanır. Bu nedenle davalı idare de yürütmenin durdurulması kararına aynı süre içinde itiraz edebilir.
İtiraz mercii, kararı veren yargı merciine göre değişir (İYUK m.27/7):
| Kararı veren | İtiraz mercii |
|---|---|
| İdare veya vergi mahkemesi, tek hâkim | Bölge idare mahkemesi |
| Bölge idare mahkemesi | En yakın bölge idare mahkemesi |
| Danıştay dava dairesi | Konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulu |
İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir (İYUK m.27/7); bu karara karşı ayrıca istinaf veya temyiz yoluna gidilemez. Dava bu aşamadan sonra esastan incelenmeye devam eder.
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz yolu, ivedi yargılama usulüne tabi davalarda kapalıdır. İhale işlemleri (ihaleden yasaklama kararları hariç), acele kamulaştırma işlemleri, Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları ve kanunda sayılan diğer işlemlerden doğan davalarda yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A-1, m.20/A-2-e). Bu usulün diğer süreleri İYUK 20/A ve 20/B yazısındadır.
6.1. Yürütmenin Durdurulması Reddine İtiraz Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir?
Yürütmenin durdurulması reddine itiraz dilekçesi, kararı veren mahkemeye değil, kanunun gösterdiği itiraz merciine hitaben yazılır; idare mahkemesinin ret kararına karşı bu merci bölge idare mahkemesidir (İYUK m.27/7). Dilekçe itiraz merciine gönderilmek üzere herhangi bir idare veya vergi mahkemesi başkanlığına da verilebilir (İYUK m.4). İtiraz süresi, ret kararının tebliğini izleyen günden başlar ve yedi gündür; tebliğ günü süreye katılmaz (İYUK m.27/7).
İtiraz dilekçesinde şu bilgiler yer alır:
- Dosya ve karar bilgisi: Kararı veren mahkeme, esas numarası, itiraz edilen kararın tarihi ve kararın tebliğ tarihi.
- Ret gerekçesinin karşılanması: Mahkeme zarar şartını yeterli bulmadıysa itiraz zararın somut olarak neden giderilemeyeceğini, açık hukuka aykırılığı yeterli bulmadıysa işlemin hangi unsurunun açıkça hukuka aykırı olduğunu gösterir (İYUK m.27/2).
- Sonuç ve istem: İtirazın kabulü, ret kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması.
Merci itiraz üzerine kesin karar verdiği için (İYUK m.27/7), itiraz dilekçesi ikinci bir itiraz imkânı olmadığı varsayılarak hazırlanır. İdari yargıdaki diğer süreler İdari Yargıda Süreler yazısında toplanmıştır.
6.2. Yürütmenin Durdurulması İsteminin Aynı Sebeple Yenilenmesi
Yürütmenin durdurulması istemi reddedildikten ve itiraz da sonuç vermedikten sonra aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz (İYUK m.27/10). Yasak aynı sebeplerle sınırlıdır. İlk istemde ileri sürülmeyen bir sebep (örneğin idarenin işlemi uygulamak için sonradan belirlediği tarih ve bundan doğan yeni zarar) yeni bir istemin konusu olabilir. Bu yüzden ilk dilekçenin iki şartı eksiksiz anlatması, sonradan aynı gerekçeyle istemde bulunulamayacağı için ayrıca önemlidir.
7. Yürütmenin Durdurulması Kararından Sonra Ne Olur?
Yürütmenin durdurulması kararından sonra dava konusu işlemin uygulanması durur ve idare kararın gereğini yerine getirmek zorunda kalır. İdare, yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez (İYUK m.28/1). Otuz gün bir üst sınırdır; idare sürenin dolmasını bekleme hakkına sahip değildir.
Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır (İYUK m.27/8). İYUK m.28’in tamamı İYUK 28. Madde yazısında açıklanmıştır.
7.1. Yürütmenin Durdurulması Kararının Uygulanmasında 2026 Değişikliği
2/7/2026 tarihli ve 7588 sayılı Kanun, İYUK m.28/1’e yeni bir cümle ekledi. Bu cümleye göre kanunda sayılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir (İYUK m.28/1).
Cümle belirli personel gruplarını kapsar: Millî Savunma Bakanlığı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve adayları, Millî Savunma Üniversitesindeki askerî öğrenciler ve adayları, Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve adayları, bu teşkilatların akademi ve eğitim kurumlarındaki öğrenciler ve adayları ile Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli. Bu kişiler bakımından kapsama giren davalar şunlardır (İYUK m.28/1):
- Terör örgütleriyle eylem birliği içinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak veya kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak ya da bu örgütlerle iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmama, kamu görevinden veya meslekten ayrılma ya da çıkarılma veya sözleşmenin feshi işlemlerine karşı açılan davalar.
- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen işlemlere karşı açılan davalar.
- Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu tesis edilen işleme karşı açılan davalar.
Bu davalarda yürütmenin durdurulması kararı göreve iade sonucunu doğursa bile göreve iade işlemi otuz günlük süre içinde değil, nihai karar kesinleştikten sonra yapılır. Değişiklikten önceki dönem için anlatılan “otuz gün içinde göreve iade” bilgisi bu davalar bakımından artık geçerli değildir. Güvenlik soruşturmasına karşı dava yolu Güvenlik Soruşturması Olumsuz Gelirse İtiraz ve İptal Davası yazısında anlatılmıştır.
7.2. Yürütmenin Durdurulması Kararı Uygulanmazsa Ne Yapılır?
Yürütmenin durdurulması kararı uygulanmazsa idare aleyhine tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarına göre işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine Danıştayda ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3). Kararın süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir (İYUK m.28/4).
Kanun idarenin kararı kendiliğinden uygulamasını öngörür; idareye ayrıca dilekçe verilmesi uygulamanın şartı değildir (İYUK m.28/1). Buna rağmen kararın gereğinin yazılı olarak istenmesi ve kararın idareye tebliğ tarihinin belgelenmesi, otuz günlük sürenin aşıldığını göstermeye yarar. Tazminat davasının süre ve usulü Tam Yargı Davası Nedir? yazısında anlatılmıştır.
8. Yürütmenin Durdurulması İstinaf ve Temyiz Aşamasında
Yürütmenin durdurulması istinaf ve temyiz aşamasında da istenebilir, ancak bu kez durdurulan şey ilk derece mahkemesinin kararıdır. İstinaf veya temyiz yoluna başvurulmuş olması hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz; bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesi veya temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi ya da kurulu karar verebilir (İYUK m.52/1).
İstinaf ve temyiz aşamasında yürütmenin durdurulmasına ilişkin kurallar şunlardır:
- Ret kararına karşı başvuru: Davanın reddine ilişkin kararlara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuşsa, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi İYUK m.27’deki koşulun varlığına bağlıdır (İYUK m.52/1).
- Teminat: İptal davalarında teminat istenmeyebilir; idareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz (İYUK m.52/2, m.52/3).
- Kesinlik: Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir (İYUK m.52/4).
- Bozma: Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur (İYUK m.52/5).
- Dilekçenin gönderilmesi: Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri, karşı tarafa tebliğ edilmeden, istem hakkında karar verilmek üzere dosyayla birlikte gönderilir (İYUK m.48/5). İstinaf da temyizin şekil ve usullerine tabidir (İYUK m.45/2).
İdare ve vergi mahkemesi kararlarına karşı istinaf süresi kararın tebliğinden itibaren otuz gündür (İYUK m.45/1); bölge idare mahkemesi kararlarının kanunda sayılan davalar hakkında temyiz süresi de otuz gündür (İYUK m.46/1). İstinafta yürütmenin durdurulması istemi, istinaf dilekçesinde ayrı bir başlıkla ve sonuç kısmında ayrı bir istem olarak yazılır. Temyiz dilekçesinin aşamaları Danıştay Temyiz yazısında anlatılmıştır.
9. Yürütmenin Durdurulması Vergi Davalarında
Vergi davalarında yürütmenin durdurulması genel kuraldan farklı işler: dava açılması, dava konusu edilen bölüm için tahsili kendiliğinden durdurur. Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur (İYUK m.27/4). Bu davalarda tahsilin durması için ayrıca yürütmenin durdurulması istemek gerekmez.
Kanun bu kuralın dışında kalan davaları da sayar (İYUK m.27/4):
- İYUK m.26/3’e göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder.
- İşlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz; bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir.
Vergi mahkemesinin görev alanı ve vergi davasının açılışı Vergi Mahkemesi Nedir? yazısında anlatılmıştır.
10. Yürütmenin Durdurulması Tam Yargı, Yıkım ve Kentsel Dönüşüm Davalarında
Yürütmenin durdurulması, dava türüne ve işlemin dayandığı kanuna göre farklı sonuçlar doğurur. Aşağıdaki üç durum en çok aranan uygulamalardır.
10.1. Yürütmenin Durdurulması Tam Yargı Davasında İstenebilir mi?
Yürütmenin durdurulması, kanunda dava edilen idari işlemin yürütülmesine bağlanmıştır (İYUK m.27/1-2). Tam yargı davası ise idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların (yani doğrudan zarar görenlerin) açtığı davadır (İYUK m.2/1-b). İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla doğrudan tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir (İYUK m.12). İki dava birlikte açıldığında yürütmenin durdurulması istemi, durdurulması istenen işlem hakkındadır; istenen tazminat miktarı bu istemin konusu değildir.
10.2. Yürütmenin Durdurulması Yıkım Kararında
Yürütmenin durdurulması yıkım kararına karşı açılan iptal davasında da aynı iki şarta bağlıdır: dava açılması yıkım kararını kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.27/1). Yıkım, uygulandığı anda sonucu gerçekleşen bir işlem olduğu için davacı dilekçede işlemin uygulanmakla etkisinin tükeneceğini ileri sürerek savunma alınmadan karar verilmesini isteyebilir; bu nitelendirmeyi mahkeme yapar (İYUK m.27/2). Yıkım kararının aşamaları ve dava yolu Yıkım Kararı Nasıl Durdurulur? yazısında anlatılmıştır.
10.3. Yürütmenin Durdurulması Kentsel Dönüşümde
Kentsel dönüşümde yürütmenin durdurulması, 6306 sayılı Kanun kapsamındaki işleme karşı açılan davada istenir. Bu Kanun uyarınca tesis edilen idari işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde İYUK uyarınca dava açılabilir (6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m.6/9). Süre genel altmış günlük süreden kısadır (İYUK m.7/1).
6306 sayılı Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarına karşı açılan davalar ise ivedi yargılama usulüne tabidir (İYUK m.20/A-1-f). Bu davalarda yürütmenin durdurulması talebine ilişkin kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A-2-e). Kanunun diğer hükümleri 6306 Sayılı Kanun yazısında anlatılmıştır.
11. Yürütmenin Durdurulması ile İhtiyati Tedbir Farkı
Yürütmenin durdurulması idari yargıda idari işlemin uygulanmasını durdurur; ihtiyati tedbir ise adli yargıda uyuşmazlık konusu hakkında verilen geçici koruma kararıdır. İki yol şartları ve istendiği mahkeme bakımından ayrılır:
| Yürütmenin durdurulması | İhtiyati tedbir | |
|---|---|---|
| Yargı kolu | İdari yargı | Adli yargı |
| Neye yönelir | Dava konusu idari işlemin uygulanması | Uyuşmazlık konusu hak |
| Şart | Telafisi güç veya imkânsız zarar ve açık hukuka aykırılık, birlikte | Hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, imkânsızlaşması, gecikme sebebiyle sakınca veya ciddi zarar endişesi |
| Nereden istenir | İdari işleme karşı davanın görüldüğü mahkeme | Dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkeme, dava açıldıktan sonra asıl davanın görüldüğü mahkeme |
| Dayanak | İYUK m.27/2 | HMK m.389/1, m.390/1 |
İdari işlemin uygulanmasını durdurmak için adli yargıda ihtiyati tedbir istenmez; yol, işleme karşı idari yargıda açılan davada yürütmenin durdurulmasıdır (İYUK m.27/1). İhtiyati tedbirin türleri ve itiraz yolu İhtiyati Tedbir Nedir? yazısında anlatılmıştır.
Sıkça Sorulan Sorular
Yürütmenin durdurulması nedir?
Yürütmenin durdurulması, idari işleme karşı açılan davada işlemin uygulanmasının dava sonuçlanmadan mahkeme kararıyla durdurulmasıdır. Dava açmak işlemi kendiliğinden durdurmaz (İYUK m.27/1). Mahkeme, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacaksa ve işlem açıkça hukuka aykırıysa, iki şart birlikte gerçekleştiğinde gerekçe göstererek bu kararı verebilir (İYUK m.27/2).
Yürütmenin durdurulması hangi durumlarda verilir?
Yürütmenin durdurulması iki şart birlikte gerçekleştiğinde verilir: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması (İYUK m.27/2; Anayasa m.125/5). Şartlardan biri eksikse istem reddedilir. Kararda hukuka aykırılığın gerekçesi ve doğacak zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır.
Yürütmenin durdurulması kararı kaç günde çıkar?
Kanun yürütmenin durdurulması istemi için sabit bir karar süresi koymaz. Mahkeme kural olarak idarenin savunmasını alır veya savunma süresinin geçmesini bekler (İYUK m.27/2). Cevap süresi otuz gündür (İYUK m.16/3), ancak yürütmenin durdurulması istemli davalarda bu süre kısaltılabilir (İYUK m.27/5). Verilen karar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır (İYUK m.27/9).
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi ne kadardır?
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kabul veya ret kararına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İdare ve vergi mahkemesi kararlarında itiraz mercii bölge idare mahkemesidir. Merci yedi gün içinde karar verir ve itiraz üzerine verilen karar kesindir (İYUK m.27/7).
Yürütmenin durdurulması talebi reddedilirse ne yapılır?
Ret kararına tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde itiraz merciine bir kez itiraz edilebilir (İYUK m.27/7). İtiraz da reddedilirse bu karar kesindir ve işlem dava sonuçlanıncaya kadar uygulanabilir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez; yeni bir istem ancak önceki istemde dayanılmayan bir sebebe dayanabilir (İYUK m.27/10).
Yürütmenin durdurulması kararından sonra ne olur?
İdare, yürütmenin durdurulması kararının gereğine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez (İYUK m.28/1). Karar verilen dava dosyası öncelikle incelenir (İYUK m.27/8). Karar uygulanmazsa idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3).
Yürütmenin durdurulması dava açıldıktan sonra istenebilir mi?
Evet. İstem çoğunlukla dava dilekçesinde yapılır, ancak İYUK m.27 istemi dava dilekçesiyle sınırlamaz; dava sürerken davanın görüldüğü mahkemeye verilen dilekçeyle de istenebilir. Sınır, aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez istemde bulunma yasağıdır (İYUK m.27/10). Dilekçe ait olduğu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir idare veya vergi mahkemesine de verilebilir (İYUK m.4).
Yürütmenin durdurulması ile yürürlüğün durdurulması aynı şey mi?
Hayır. Yürütmenin durdurulması idari yargıda, dava edilen idari işlemin uygulanmasına yöneliktir (İYUK m.27). Yürürlüğün durdurulması ise Anayasa Mahkemesine yapılan iptal davası veya itiraz başvurusunda, bir kanun kuralı için istenir; dilekçede yürürlüğün durdurulmaması durumunda doğacak telafisi imkânsız zararlar açıklanır (Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü m.45/1-c, m.46/1-b).
İstinafta yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
Evet. İstinaf veya temyiz başvurusu kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; ancak başvuruyu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesi veya Danıştay kararın teminat karşılığında yürütülmesini durdurabilir. Davanın reddine ilişkin karara karşı başvuruda işlem hakkında durdurma için İYUK m.27'deki koşul aranır. Bu aşamada verilen kararlar kesindir (İYUK m.52/1, m.52/4).
Yürütmenin durdurulması talebinde teminat aranır mı?
Kural olarak evet. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir, ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin anlaşmazlıkları kararı veren daire, mahkeme veya hâkim çözer (İYUK m.27/6). İstinaf ve temyiz aşamasında iptal davalarında teminat istenmeyebilir (İYUK m.52/2).
İlgili çalışma alanı: İdare Hukuku
← Tüm makaleler