Yatırımla Türk vatandaşlığı, 5901 sayılı Kanun m.12’deki istisnai yola dayanır ve somut şartları Uygulama Yönetmeliği m.20/2’de sayılır. Bu fıkra yedi ayrı yol tanır: en az 500.000 dolarlık sabit sermaye yatırımı, en az 400.000 dolarlık taşınmaz (üç yıl satılmama şerhiyle), en az 50 kişilik istihdam, üç yıl tutma şartıyla 500.000 dolarlık banka mevduatı, aynı tutarda devlet borçlanma aracı, yatırım fonu katılma payı ve bireysel emeklilik katkı payı. Her bendin kendi tutarı, kendi elde tutma süresi ve kendi tespit makamı vardır.
Tutar, tespit tarihindeki Merkez Bankası kurundan hesaplanır (Uygulama Yönetmeliği m.20/6) ve beş bentte döviz, işlem öncesinde bankaya ve banka eliyle Merkez Bankasına satılır (m.20/10). Bu tutarlar ikincil mevzuatla belirlendiği için değişir; başvuru anında ayrıca doğrulanmalıdır. Şartın sağlanması sonucu garanti etmez (5901 sayılı Kanun m.10). Kazanılan vatandaşlık, yalan beyan hâlinde iptal (m.31), hukuki şartlar oluşmadan verilmişse geri alma (m.40) konusu olabilir. Aynı konunun İngilizce anlatımı Turkish citizenship by investment sayfasındadır.
1. Yatırımla Türk Vatandaşlığının Dayanağı: İstisnai Yol (5901 m.12)
Yatırımla Türk vatandaşlığı, genel yoldaki beş yıllık ikamet şartına bağlı değildir. Dayanağı, Kanunun istisnai hâlleri düzenleyen maddesidir: millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hâli bulunmamak şartıyla, maddede sayılan yabancılar Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir (5901 sayılı Kanun m.12). Yatırımcılar bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendine girer; bent, 6458 sayılı Kanunun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahiplerini ve bunların yabancı eşini, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğunu kapsar.
Madde metninde yatırım tutarları sayılmaz. Hangi yatırımın yeterli sayılacağını Uygulama Yönetmeliği m.20 belirler ve yedi seçeneğin tamamı m.12/1-b bendi kapsamında düzenlenir. Bu yapı iki kademelidir: kapıyı Kanun açar, ölçüyü Yönetmelik koyar. Eşiklerin sık değişmesinin sebebi de budur; tutar Kanunda değil, ikincil mevzuatta durur.
Kanunun genel uyarısı burada da geçerlidir. Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancı, Kanunda belirtilen şartları taşıması hâlinde yetkili makam kararıyla vatandaşlığı kazanabilir; ancak aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz (5901 sayılı Kanun m.10). Yatırım şartını yerine getirmek istisnai yola başvuru imkânı verir, sonucu tek başına doğurmaz. Nihai kararı Cumhurbaşkanı verir ve millî güvenlik ile kamu düzeni incelemesi süreç boyunca ayrıca yürür. Vatandaşlığın diğer kazanma yolları ve genel yolun şartları için Türk vatandaşlığı nasıl kazanılır yazısına bakılabilir.
2. Yatırımla Türk Vatandaşlığının Yedi Yolu ve Tutarları
Uygulama Yönetmeliği m.20/2, seçenekleri alternatif olarak düzenler: aşağıdaki şartlardan herhangi birini sağlayan yabancı, m.12/1-b kapsamında Cumhurbaşkanı kararıyla vatandaşlığı kazanabilir. Yani yollardan birini sağlamak yeterlidir, birden fazlasını birleştirme zorunluluğu yoktur.
| Bent | Yatırım | Tutar | Elde tutma | Tespit makamı |
|---|---|---|---|---|
| a | Sabit sermaye yatırımı | 500.000 USD | (bentte süre yok) | Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı |
| b | Taşınmaz | 400.000 USD | 3 yıl | Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı |
| c | İstihdam | (parasal eşik yok) | (bentte süre yok) | Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı |
| ç | Banka mevduatı | 500.000 USD | 3 yıl | Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu |
| d | Devlet borçlanma aracı | 500.000 USD | 3 yıl | Hazine ve Maliye Bakanlığı |
| e | Yatırım fonu katılma payı | 500.000 USD | en az 3 yıl | Sermaye Piyasası Kurulu |
| f | Bireysel emeklilik katkı payı | 500.000 USD | 3 yıl sistemde kalma | Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu |
Tabloda pratikte en çok karıştırılan üç ayrım vardır. Birincisi, istihdam bendinde parasal eşik yoktur; ölçüt yatırılan tutar değil, oluşturulan kişi sayısıdır. İkincisi, taşınmaz tek başına 400.000 dolarlık bendi oluşturur; diğer beş parasal bentte eşik 500.000 dolardır, yani en düşük giriş eşiği taşınmaz yolundadır. Üçüncüsü, tespit makamı bende göre değişir. Yolları yalnız eşik tutarına bakarak karşılaştırmak bu nedenle eksik kalır: aynı tutarın arkasında farklı bir kurum, farklı bir belge düzeni ve farklı bir süre ifadesi durur.
3. Taşınmazla Yatırımla Türk Vatandaşlığı: 400.000 Dolar ve Üç Yıl Şerhi
Gayrimenkul yolunun şartı, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki taşınmazın, tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın alınması ve bunun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca tespit edilmesidir (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b). Bent son olarak 13.05.2022 tarihli ve 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla değiştirilmiştir.
İki unsur birlikte aranır ve biri olmadan diğeri yetmez: değer eşiği ve tapu şerhi. Şerh olmadan yapılan bir alım, tutarı karşılasa bile taşınmaz yolunu tamamlamaz.
Taşınmazın niteliği de serbest değildir. Bent, taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş ya da üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı olmasını arar. Bu sınır 12.12.2023 tarihli ve 7938 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla getirilmiştir; öncesinde bent sade biçimde “taşınmazı” diyordu. Bugünden bağlayıcı sonuç şudur: kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış ve üzerinde yapı bulunmayan çıplak arsa tek başına yeterli değildir, tutarı karşılasa bile. Yabancıların taşınmaz edinme ehliyeti, ülke şartı ve alan sınırları ayrı bir rejimdir ve yabancıların taşınmaz edinimi yazısında ele alınmıştır.
3.1. Yatırımla Türk Vatandaşlığında Noterde Satış Vaadi: Bendin İkinci Seçeneği
Aynı bent, tapuda doğrudan satış dışında ikinci bir yol daha tanır. Bu seçenekte kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş taşınmaz için en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılır, tapu siciline üç yıl süreyle devir ve terkini yapılmayacağı taahhüdü şerh edilir ve satış, noterde düzenlenmiş sözleşmeyle vaat edilir (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b).
İki seçenek arasındaki fark şerhin konusudur. Birinci yolda tapuya konulan şerh satılmama şerhidir; ikinci yolda ise üç yıl süreyle devir ve terkin yapılmayacağı taahhüdüdür. Ortak unsur üç yıllık elde tutma süresidir; değişen, mülkiyetin bu süre boyunca kimde durduğudur. Satış vaadi sözleşmesinin tapuya şerhi ve şerhin süresi hakkında satış vaadi sözleşmesi ile tapuda şerh yazılarına bakılabilir.
4. Sabit Sermaye Yatırımıyla Türk Vatandaşlığı: 500.000 Dolar
Fıkranın ilk bendi, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarında sabit sermaye yatırımı gerçekleştirildiğinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca tespit edilmesini arar (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-a).
Bent, taşınmaz bendinden iki noktada ayrılır. Eşik 500.000 dolardır ve bent metninde ayrı bir elde tutma süresi yazmaz. Süre yazmaması, yatırımın yapılıp bırakılabileceği anlamına gelmez; ölçüt, yatırımın gerçekleştiğinin ilgili Bakanlıkça tespit edilmesidir ve tespit usulünü kurum kendi düzenlemesiyle belirler (m.20/9). Türkiye’de şirket kurma adımları için yabancıların Türkiye’de şirket kurması yazısına bakılabilir.
5. Banka Mevduatıyla Yatırımla Türk Vatandaşlığı: 500.000 Dolar, Üç Yıl
Mevduat yolu, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki mevduatın üç yıl tutma şartıyla Türkiye’de faaliyet gösteren bankalara yatırıldığının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca tespit edilmesine dayanır (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-ç).
Üç unsur birlikte aranır: tutar, üç yıllık süre ve paranın Türkiye’de faaliyet gösteren bir bankaya yatırılması. Yurt dışındaki bir hesapta tutulan aynı tutar bu bendi karşılamaz.
Bu yol, taşınmaz seçme ve değerleme yükü getirmediği için pratikte en sade seçenek gibi görünür. Sadelik bir noktada aldatıcıdır: aşağıda ele alınan kural gereği üç yıl boyunca tutulacak olan dolar değil, Merkez Bankasına satılarak elde edilen Türk Lirasıdır (m.20/10). Mevduat yolunu seçen yatırımcı, eşiği dolar üzerinden karşılar ama üç yıllık süreyi Türk Lirası cinsinden geçirir.
6. Devlet Borçlanma Aracı ve Yatırım Fonuyla Türk Vatandaşlığı: 500.000 Dolar, Üç Yıl
Sermaye piyasası ekseninde iki ayrı bent vardır ve tutarları aynı, tespit makamları farklıdır.
Devlet borçlanma aracı bendi, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki devlet borçlanma araçlarının üç yıl tutmak şartıyla satın alındığının Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit edilmesini arar (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-d). Bentte “satın aldığı” ve “üç yıl tutmak şartıyla” ifadeleri birlikte geçer; araçların satın alınması tek başına yetmez, süre boyunca elde tutulması gerekir.
Yatırım fonu bendi ise en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki gayrimenkul yatırım fonu katılma payı veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payının en az üç yıl elde tutma şartıyla satın alındığının Sermaye Piyasası Kurulunca tespit edilmesini düzenler (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-e). Bent iki ayrı fon türünü kapsar ve süre ifadesi burada “en az üç yıl elinde tutma” biçimindedir. Fonun kendisinin tasfiyeye girmesi hâlinde katılma payının akıbeti ayrı bir konudur; yatırım fonu tasfiyesi yazısına bakılabilir.
7. Bireysel Emeklilikle Türk Vatandaşlığı: 500.000 Dolar Katkı Payı, Üç Yıl
Bu bent yedi seçeneğin en yenisidir ve 13.05.2022 tarihli, 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla eklenmiştir. Şart, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki katkı payının, kapsamı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenen fonlarda tutulması ve üç yıl sistemde kalınması kaydıyla bireysel emeklilik sistemine yatırıldığının aynı Kurumca tespit edilmesidir (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-f).
Burada iki ayrı şart üst üste biner ve ikisi de yatırımcının serbest tercihine bırakılmamıştır. Katkı payı, herhangi bir emeklilik fonunda değil kapsamı Kurumca belirlenen fonlarda tutulacaktır; ayrıca sistemde kalma süresi üç yıldır. Fon seçimi yanlış yapılırsa tutar karşılansa bile bent sağlanmış olmaz.
8. İstihdamla Türk Vatandaşlığı: En Az 50 Kişi
Parasal eşik içermeyen tek bent budur. Şart, en az 50 kişilik istihdam oluşturulduğunun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca tespit edilmesidir (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-c).
Ölçüt yatırılan tutar değil, oluşturulan istihdamdır. Bu yol, Türkiye’de hâlihazırda işletmesi olan veya kuracak olan yabancılar bakımından anlamlıdır; sermayesini tek kalemde bağlamak istemeyen ama istihdam yaratan bir yatırımcı için diğer altı bentten daha erişilebilir olabilir. Yatırım teşviki sağlayan bölgeler için yatırım bölgeleri: serbest bölge, teknopark ve OSB yazısına bakılabilir.
9. Yatırımla Türk Vatandaşlığında Dövizin Merkez Bankasına Satılması
Yatırımcıların çoğunun işlem sonrasında fark ettiği kural budur. Taşınmaz, mevduat, devlet borçlanma aracı, yatırım fonu ve bireysel emeklilik bentlerindeki döviz tutarları, işlem öncesinde Türkiye’de faaliyet gösteren bir bankaya ve bu bankaca da Merkez Bankasına satılır (Uygulama Yönetmeliği m.20/10). Satım sonucunda mevduat bendi gereğince elde edilen Türk Lirası tutarlar Türk Lirası mevduatta, devlet borçlanma aracı bendi gereğince elde edilenler Türk Lirası cinsinden devlet borçlanma araçlarında, bireysel emeklilik bendi gereğince elde edilenler ise ilgili Kurumca belirlenen fonlarda üç yıl süreyle tutulur.
Fıkradan iki sonuç doğar. Birincisi, satış işlem öncesinde yapılır. Yatırımı tamamlayıp dövizi sonradan bozdurmak bu şartı karşılamaz; sıra bozulduğunda eksiklik sonradan giderilemez. İkincisi, mevduat, devlet borçlanma aracı ve bireysel emeklilik yollarında üç yıl boyunca tutulacak olan Türk Lirasıdır, dolar değil. Dolayısıyla bu üç yolu seçen yatırımcı, üç yıllık sürede kur riskini kendi üstlenir. Taşınmaz ve yatırım fonu bentlerinde ise elde tutulan şey varlığın kendisidir, dönüştürülmüş nakit değil. Yolları yalnız eşik tutarına bakarak karşılaştırmak bu nedenle eksiktir: aynı 500.000 dolar, seçilen bende göre farklı bir risk taşır.
10. Yatırım Tutarı Hangi Kurdan Hesaplanır? İşlem Tarihi Değil Tespit Tarihi
Eşiklerin tamamı dolar cinsindendir, işlem ise Türkiye’de yapılır. Yönetmelik dönüşümün hangi ana ait kurdan yapılacağını açıkça yazar: parasal değerlerin belirlenmesinde tespit tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının efektif satış kuru ve/veya çapraz döviz kuru esas alınır (Uygulama Yönetmeliği m.20/6).
Belirleyici tarih işlem tarihi değil, tespit tarihidir. Bu ayrım pratikte sonuç doğurur: satın alma ile tespit arasında geçen sürede kur oynarsa, işlem anında eşiği rahatça aşan bir tutar tespit anında eşiğin altında kalabilir. Taşınmaz yolunda buna değerleme raporundaki takdir farkı da eklenir, çünkü taşınmazın değeri tek bir sayı değildir; tapudaki satış bedeli ile değerleme raporundaki piyasa değeri ayrışabilir ve tespit makamı ikisini birlikte değerlendirir.
Pratik sonuç şudur: eşiğe çok yakın bir tutarla işlem yapmak tek başına bir risktir. İki ayrı değişken (kur ve değerleme) aynı yönde hareket ettiğinde, işlem anında yeterli görünen bir yatırım tespit anında yetersiz kalabilir. Tutarı eşiğin bir miktar üstünde tutmak, hukuki bir zorunluluk değil ama ölçülebilir bir tedbirdir.
11. Yatırımla Türk Vatandaşlığında Yatırım Türleri Arasında Geçişkenlik
Süre dolmadan yol değiştirmek, sürenin baştan başlaması anlamına gelmez. İkinci fıkra kapsamında yapılacak yatırım türleri arasında, belirtilen süreyi tamamlamak amacıyla geçişkenlik mümkündür (Uygulama Yönetmeliği m.20/8).
Fıkranın anahtar ifadesi “süreyi tamamlamak amacıyla”dır. Yani mevduatta geçirilen bir yıl, devlet borçlanma aracına geçildiğinde silinmez; üç yıllık sürenin tamamlanmasına sayılır. Buna karşılık geçişin usul ve esaslarını tespiti yapan kurum belirler (m.20/9), dolayısıyla geçiş serbest bir tercih değil, ilgili kurumun düzenlemesi çerçevesinde yürüyen bir işlemdir. Tür değiştirmeden önce hedef bendin tespit makamından usulün doğrulanması gerekir.
12. Yatırımla Türk Vatandaşlığı Eşikleri Nasıl Değişti?
Bu alanda en sık yapılan hata, internette kalmış eski bir rakama göre plan yapmaktır. Yönetmelik m.20’nin resmî dipnotları değişiklikleri tarihleriyle kaydeder:
| Tarih | Düzenleme | Ne değişti |
|---|---|---|
| 12.12.2016 | 2016/9601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı | Yatırım yollarını sayan ikinci fıkra eklendi; kur kuralını getiren altıncı fıkra da aynı Kararla geldi |
| 13.03.2017 | 2017/10008 sayılı Karar | Yatırım fonu katılma payı bendi (e) eklendi |
| 19.09.2018 | 106 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı | Karar mercii “Bakanlığın teklifi ve Bakanlar Kurulu”ndan Cumhurbaşkanına geçti; kur kuralına “ve/ |
| 06.01.2022 | 5072 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı | a, b, c, ç, d ve e bentlerinin tamamı değiştirildi; dövizin bankaya ve Merkez Bankasına satılmasını şart koşan onuncu fıkra eklendi |
| 13.05.2022 | 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı | Taşınmaz eşiği 250.000 dolardan 400.000 dolara çıkarıldı; bireysel emeklilik bendi (f) eklendi |
| 12.12.2023 | 7938 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı | Taşınmaz tanımı daraltıldı: sade “taşınmazı” ibaresi “kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş ya da üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı taşınmazı” oldu |
Tablodan iki sonuç çıkar. Birincisi, eşikler beş yılda üç kez değişti; bu alanda hiçbir rakam kalıcı sayılamaz. İkincisi, 2023 değişikliği bir tutar değişikliği değil nitelik değişikliğidir ve tutarı fazlasıyla karşılayan bir taşınmazı bile kapsam dışına çıkarabilir. İki değişiklik türü birbirinin yerine geçmez: tutarı kontrol etmek, niteliği kontrol etmenin yerini tutmaz.
Bugün hâlâ aranan 250.000 dolar rakamı bu tablonun beşinci satırında kalmıştır. 13.05.2022’den bu yana yürürlükteki eşik 400.000 dolardır ve eski rakama göre kurulan her plan, tespit aşamasında eşiğin altında kalır. Güncel tutar ve güncel taşınmaz niteliği, işlem öncesinde yürürlükteki metinden ayrıca doğrulanmalıdır.
13. Yatırımla Türk Vatandaşlığı Başvurusunda Hangi Belgeler İstenir?
Yatırımın tespiti ayrı, vatandaşlık dosyası ayrıdır. Dosya, Bakanlığın yazılı talimatı üzerine müracaat makamlarınca düzenlenir ve tamamlandığında karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir (Uygulama Yönetmeliği m.20/3 ve m.20/4).
Yönetmelik dosyayı şu kalemlerde toplar: isteği belirten form dilekçe; kişinin hangi devlet vatandaşı olduğunu gösteren pasaport veya benzeri belge, vatansız ise temini mümkünse buna ilişkin belge; medenî hal belgesi ve evli ise evlenme, boşanmış ise boşanma, dul ise eşine ait ölüm belgesi; kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği ile evli ise eş ve çocukların aile bağını kanıtlayan kayıt; varsa Türk vatandaşı birinci veya ikinci derece yakınlara ait nüfus kayıt örneği; doğum tarihinin ay ve günü bulunmuyorsa tamamlanmasına ilişkin belge veya 5490 sayılı Kanunun 39 uncu maddesi uyarınca işlem yapılmasını kabul ettiğine dair imzalı beyan; ve hizmet bedelinin Maliye veznesine yatırıldığını gösteren makbuz.
Listede dikkat edilecek nokta, belgelerin tamamının kişiye ve aileye ilişkin olmasıdır. Yatırımın kendisini kanıtlayan belgeler bu dosyada değil, ilgili kurumun yaptığı tespit aşamasında değerlendirilir. İki aşamayı tek dosya sanmak, uygunluk tespiti alınmadan vatandaşlık başvurusu yapılmasına ve dosyanın eksik dönmesine yol açar.
14. Yatırımla Türk Vatandaşlığı Süreci ve Yatırımcının İkamet İzni
Süreç, yatırımın seçilmesiyle başlar ve Cumhurbaşkanı kararıyla biter. Beşinci aşamada yatırımcı ve ailesi kısa dönem ikamet izni alır; dayanağı, Türkiye’de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşine, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğuna bu iznin verilebileceğini düzenleyen hükümdür (6458 sayılı Kanun m.31/1-j).
Bu izin türünün süre rejimi iki fıkrada birden durur ve ikisini birlikte okumak gerekir. Kısa dönem ikamet izninin her defasında en fazla ikişer yıllık sürelerle verilebileceği kuralı, (j) ve (k) bentleri hariç tutularak düzenlenmiştir (6458 sayılı Kanun m.31/2). Buna karşılık aynı maddenin beşinci fıkrası, (j) ve (k) bentleri kapsamında verilen ikamet izinlerinin en fazla beşer yıllık sürelerle verilebileceğini belirtir (m.31/5).
Bu iki fıkra sık karıştırılır ve sonuç ters okunur. Yatırımcı izni ikişer yıllık tavandan muaftır, ama tavansız değildir; kendi tavanı beş yıldır. Genel kuraldan muafiyet, süresiz izin anlamına gelmez. Ayrıca 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunla eklenen altıncı fıkra, kısa dönem ikamet izni verilmesine esas olacak taşınmazın niteliği ve değerinin Bakanlıkça belirleneceğini düzenler (m.31/6); yani ikamet izni ayağındaki taşınmaz ölçütü, vatandaşlık ayağındaki Yönetmelik m.20 ölçütünden ayrı bir idari belirlemeye tabidir. Türlerin şartları ve süreleri için ikamet izni türleri, şartları ve süreleri yazısına bakılabilir.
İzin reddedilir veya iptal edilirse açılacak davada özel bir usul işler. Yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı tarafından yapılan başvurularda dosya, savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle tekemmül etmiş sayılır; davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamazsa 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki süre iki ay olarak uygulanır; duruşma yapılması mahkemenin takdirindedir (6458 sayılı Kanun m.31/7, 21.11.2024 tarihli ve 7533 sayılı Kanunla eklenmiştir). Yatırımcının ikamet izni ayağındaki uyuşmazlık, bu nedenle genel idari yargılama usulünden daha sıkı bir takvimle yürür.
Süreç birden çok bakanlığı ilgilendirdiği için Yönetmelik ayrı bir koordinasyon yapısı öngörür: başvuruların sürecini takip etmek amacıyla İçişleri Bakanlığı bünyesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temsilcilerinden oluşan bir komisyon kurulabilir (Uygulama Yönetmeliği m.20/7). Fıkra komisyonun kurulmasını zorunlu tutmaz; dolayısıyla bu, başvurana tanınmış bir usul güvencesi değil, idarenin iç koordinasyon imkânıdır. Başvurunun reddi hâlinde izlenecek yargı yolu için vatandaşlık başvurusunun reddi ve yargı yolu yazısına bakılabilir.
15. KDV İstisnasının Üç Yılı ile Vatandaşlık Şerhinin Üç Yılı Ayrıdır
Taşınmaz yolunu seçen yabancı çoğu zaman ayrı bir vergi istisnasından da yararlanır ve bu iki “üç yıl” düzenli olarak birbirine karıştırılır. İstisna, vatandaşlık mevzuatında değil Katma Değer Vergisi Kanunundadır: konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmek kaydıyla, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere yapılan konut veya iş yeri teslimleri istisna kapsamındadır (3065 sayılı Kanun m.13/i).
İstisnanın kendi yaptırımı da aynı bentte durur: istisna kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin üç yıl içerisinde elden çıkarılması hâlinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenir (3065 sayılı Kanun m.13/i). Bent ayrıca, şartlar taşınmadığı hâlde istisna uygulanmışsa alıcıyı mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu tutar.
İki sürenin ayrımı şöyledir. Kaynakları farklıdır: biri Yönetmelikten, diğeri Kanundan doğar. Konuları farklıdır: şerh vatandaşlık şartının unsurudur, istisna süresi verginin tahsiline ilişkindir. Yaptırımları farklıdır: şerhe aykırılık vatandaşlık şartını sakatlarken, istisna süresine aykırılık verginin tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce ödenmesi sonucunu doğurur. İkisi aynı anda işler ama biri sona erdiğinde diğeri kendiliğinden sona ermez. Yabancıların Türkiye’deki vergi yükümlülükleri hakkında genel çerçeve için yabancı şirketin Türkiye’de vergilendirilmesi yazısına bakılabilir.
16. Yatırımla Türk Vatandaşlığında Eş ve Çocukların Durumu
Yatırımla kazanılan vatandaşlık, aileyi kendiliğinden kapsamaz. Yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez; ana veya babanın velayeti kendisinde bulunan çocukları ise diğer eşin muvafakat etmesi hâlinde Türk vatandaşlığını kazanır. Muvafakat verilmemesi hâlinde ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hâkim kararına göre işlem yapılır; Türk vatandaşlığını birlikte kazanan ana ve babanın çocukları da vatandaşlığı kazanır (5901 sayılı Kanun m.20/2).
Eş bakımından sonuç nettir: yatırımcının eşi, ancak kendi adına ayrıca başvurup şartları sağlarsa vatandaş olur. Çocuklar bakımından ise Yönetmelik, çocukların ana veya baba ile birlikte işlem görmesini esas alır (Uygulama Yönetmeliği m.37/8). Ebeveynle birlikte işlem görmeyen çocuk, ergin olduktan sonra ancak genel yoldan kendi adına başvurabilir; yatırımcı ebeveynin istisnai yolu ona sonradan açılmaz. Bu nedenle aile bireylerinin dosyaya hangi aşamada dâhil edileceği, başvuru planının başında kararlaştırılmalıdır.
17. Yatırımla Kazanılan Vatandaşlığın İptali (m.31) ve Geri Alınması (m.40)
Yatırım yoluyla kazanılan vatandaşlık, dokunulmaz bir statü değildir. Kanun, kazanma kararının sonradan ortadan kaldırılmasını iki ayrı kurumla düzenler ve bu ikisi uygulamada en sık karıştırılan çiftlerden biridir.
İptal, sakatlığın kişinin beyanından kaynaklandığı hâli karşılar. Türk vatandaşlığını kazanma kararı, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda verilmişse, kararı veren makam tarafından iptal edilir (5901 sayılı Kanun m.31). Yatırım dosyası bakımından bu, değerlemeye, fonun kaynağına veya kimlik bilgilerine ilişkin gerçeğe aykırı beyanı kapsayabilir.
Geri alma ise sakatlığın kararın kendisinde olduğu hâli karşılar. Vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır (5901 sayılı Kanun m.40).
Ayrımın dört ekseni vardır. Sebep bakımından m.31 beyandaki sakatlığa, m.40 karardaki sakatlığa dayanır. Zaman bakımından m.31 başvuru anındaki beyanı, m.40 karar anındaki hukuki şartları esas alır. Fail bakımından m.31’de sakatlığı doğuran kişinin kendi davranışıdır, m.40’ta ise şartların objektif olarak oluşmamış olmasıdır; kişinin kusuru aranmaz. İşlem bakımından ikisi de idari işlemdir ve her ikisine karşı da iptal davası açılabilir. İki kurumu tek bir “vatandaşlığın kaybı” başlığı altında toplamak, dava dilekçesinde yanlış hukuki sebebe dayanılmasına yol açar.
18. Geri Alma Kararına Karşı Dava: Süre, Yetki ve Yürütmenin Durdurulması
İptal ve geri alma işlemleri idari işlemdir; bunlara karşı iptal davası açılır. Üç usul noktası pratikte belirleyicidir.
Süre. Özel kanununda ayrı bir süre gösterilmediği için genel süre uygulanır: dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür (2577 sayılı Kanun m.7/1). Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar (m.7/2-a). Altmış günlük süre hak düşürücüdür; kaçırılması esasa girilmeden ret sonucu doğurur ve aynı işleme karşı ikinci bir dava açmak yeni bir süre kazandırmaz.
Yetkili mahkeme. İşlemi hangi merci tesis etmişse, o merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi yetkilidir (2577 sayılı Kanun m.32). Valilik il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünce tesis edilen bir işlemde yetkili yer, valiliğin bulunduğu ildir; dosyanın Ankara’ya gönderilmesi gerekmez. Buna karşılık geri alma bir Cumhurbaşkanı kararıyla yapıldığında dava doğrudan Danıştayda görülür. İki yol karıştırılırsa dava yetki veya görev yönünden reddedilir ve altmış günlük süre bu sırada işlemeye devam eder.
Yürütmenin durdurulması. Dava açmak işlemi kendiliğinden durdurmaz. Durdurma için iki şartın birlikte gerçekleşmesi aranır: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması. Karar, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilerek verilir (2577 sayılı Kanun m.27/2). Şartlardan birinin bulunması yeterli değildir; dilekçede ikisinin de ayrı ayrı gösterilmesi gerekir.
19. Yatırımla Kazanılan Vatandaşlık Geri Alınırsa Taşınmaza Ne Olur?
Geri alma kararı kesinleşen kişi yabancı statüsüne döner. Bu andan itibaren elindeki taşınmaz, yabancıların taşınmaz edinimini düzenleyen genel rejime tabi olur. Yabancı uyruklu gerçek kişilerin edindikleri taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikteki sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez (2644 sayılı Kanun m.35).
Aynı maddede bir tasfiye usulü öngörülmüştür: madde hükümlerine aykırı olarak edinilen, edinim amacına aykırı kullanıldığı tespit edilen, süresi içinde ilgili Bakanlığa başvurulmayan veya süresi içinde projeleri gerçekleştirilmeyen taşınmazlar ile birinci fıkra kapsamındaki sınırlamalar dışında miras yoluyla edinilenler, Maliye Bakanlığınca verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde maliki tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir (2644 sayılı Kanun m.35).
Bu hükmün nasıl okunacağı konusunda iki dürüst sınır çizmek gerekir. Birincisi, vatandaşlığın geri alınması madde metninde tasfiye sebepleri arasında sayılmamıştır. Tasfiye rejimi, taşınmazın madde hükümlerine aykırı edinilmiş olması veya sayılan diğer hâllerin gerçekleşmesi şartına bağlıdır. Dolayısıyla “vatandaşlık geri alınırsa taşınmaz otomatik olarak satılır” cümlesi maddenin söylediği şey değildir. Uygulamada sonuç doğuran şey, kişinin yabancı statüsüne dönmesiyle birlikte ülke, alan ve yüzölçüm sınırlarının kendisine uygulanmaya başlaması ve bu sınırların aşıldığının tespit edilmesidir.
İkincisi, tasfiye bir müsadere değildir. Süre içinde malik kendisi satmazsa taşınmaz tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedel hak sahibine ödenir. Malikin kaybettiği şey mülkiyetin kendisi ve satış zamanlamasını seçme imkânıdır, bedelin tamamı değildir. Ülke listesi, ilçe yüzde onu ve otuz hektar sınırlarının ayrıntısı için yabancıların taşınmaz edinimi yazısına bakılabilir.
İlgili yazılar: Türk Vatandaşlığı Nasıl Kazanılır? Yolları ve Şartları · Vatandaşlık Başvurusunun Reddi: Hangi Yargı Yolu Açık? · Turkuaz Kart Nedir? Şartları ve Süresi · Yabancıların Türkiye’de Taşınmaz Edinimi · Turkish Citizenship by Investment (English)
- Yedi yatırım yolundan hangisi seçilecek?Bendin aradığı asgari tutarı veya istihdam sayısını ve şartın sağlandığını tespit edecek makamı belirleyin.Uygulama Yönetmeliği m.20/2
- En az 400.000 dolarlık taşınmaz, tapuya üç yıl satılmama şerhiyleUygulama Yönetmeliği m.20/2-b
- Mevduat, devlet borçlanma aracı, yatırım fonu veya bireysel emeklilik: 500.000 dolar, üç yılUygulama Yönetmeliği m.20/2
- 500.000 dolarlık sabit sermaye veya en az 50 kişilik istihdamUygulama Yönetmeliği m.20/2
- Döviz, Türkiye'deki bankaya ve banka eliyle Merkez Bankasına satılırBeş bentte bu adım işlem öncesinde tamamlanır; sonradan bozdurma şartı karşılamaz.Uygulama Yönetmeliği m.20/10
- Yatırım yapılır ve elde tutma yükümlülüğü kayda geçirilirTaşınmazda tapuya üç yıl satılmama şerhi konur; parasal bentlerde üç yıllık tutma şartı belgelenir.Uygulama Yönetmeliği m.20/2
- Tutar, tespit tarihindeki Merkez Bankası kurundan hesaplanırBelirleyici tarih işlem tarihi değil tespit tarihidir; arada kur oynarsa eşiğin altına düşülebilir.Uygulama Yönetmeliği m.20/6
- Seçilen yola göre yetkili kurumdan uygunluk tespiti alınırTespiti yapan makam bende göre değişir; taşınmazda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıdır.Uygulama Yönetmeliği m.20/2
- Yatırımcıya ve ailesine kısa dönem ikamet izni verilirBu bent, kısa dönem ikamet izinlerini bağlayan ikişer yıllık tavanın dışında tutulmuştur.6458 sayılı Kanun m.31/1-j
- Vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar için Bakanlığa gönderilirDosya, Bakanlığın yazılı talimatı üzerine müracaat makamlarınca düzenlenir.Uygulama Yönetmeliği m.20/3
- Cumhurbaşkanı kararıyla kazanma; millî güvenlik ve kamu düzeni incelemesi saklıdırYatırım şartını sağlamak başvuru imkânı verir; şartları taşımak mutlak hak sağlamaz.5901 sayılı Kanun m.12
Sıkça Sorulan Sorular
Yatırımla Türk vatandaşlığında kaç ayrı yol var?
Uygulama Yönetmeliği m.20/2 yedi seçenek sayar: en az 500.000 Amerikan Doları sabit sermaye yatırımı (a), en az 400.000 Amerikan Doları taşınmaz (b), en az 50 kişilik istihdam (c), üç yıl tutma şartıyla en az 500.000 Amerikan Doları banka mevduatı (ç), aynı tutarda devlet borçlanma aracı (d), gayrimenkul yatırım fonu veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payı (e) ve bireysel emeklilik sistemine katkı payı (f). Her bendin kendi tutarı, kendi elde tutma süresi ve kendi tespit makamı vardır.
Yatırımla Türk vatandaşlığı için en az ne kadar yatırım gerekir?
En düşük parasal eşik taşınmaz bendindedir ve en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarıdır (Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b). Diğer beş parasal bentte eşik 500.000 Amerikan Dolarıdır. İstihdam bendinde parasal eşik yoktur; ölçüt en az 50 kişilik istihdamdır.
Banka mevduatıyla Türk vatandaşlığı kazanılır mı?
Evet. Uygulama Yönetmeliği m.20/2-ç, en az 500.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki mevduatın üç yıl tutulması şartıyla Türkiye'de faaliyet gösteren bankalara yatırılmasını bir seçenek olarak sayar; tespiti Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yapar. Bu yolda döviz önce bankaya, banka tarafından da Merkez Bankasına satılır ve elde edilen Türk Lirası tutar üç yıl Türk Lirası mevduatta tutulur (m.20/10).
Devlet borçlanma aracı veya yatırım fonuyla vatandaşlık mümkün mü?
Evet. Uygulama Yönetmeliği m.20/2-d en az 500.000 Amerikan Doları tutarındaki devlet borçlanma aracının üç yıl tutulmasını arar ve tespiti Hazine ve Maliye Bakanlığı yapar. Aynı fıkranın (e) bendi ise aynı tutardaki gayrimenkul yatırım fonu veya girişim sermayesi yatırım fonu katılma payının en az üç yıl elde tutulmasını düzenler; tespiti Sermaye Piyasası Kurulu yapar.
Bireysel emeklilik sistemiyle vatandaşlık kazanılabilir mi?
Evet. Uygulama Yönetmeliği m.20/2-f, en az 500.000 Amerikan Doları tutarındaki katkı payının Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenen fonlarda tutulması ve üç yıl sistemde kalınması şartıyla bireysel emeklilik sistemine yatırılmasını sayar. Bu bent 13.05.2022 tarihli ve 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla eklenmiştir ve yedi seçeneğin en yenisidir.
İstihdam yoluyla vatandaşlık için kaç kişi çalıştırmak gerekir?
Uygulama Yönetmeliği m.20/2-c, en az 50 kişilik istihdam oluşturulmasını arar; tespiti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yapar. Bu bentte parasal bir eşik yoktur, ölçüt kişi sayısıdır.
Yatırım tutarı hangi kurdan hesaplanır?
Uygulama Yönetmeliği m.20/6'ya göre parasal değerlerin belirlenmesinde tespit tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının efektif satış kuru ve/veya çapraz döviz kuru esas alınır. Ölçüt işlem tarihi değil tespit tarihi olduğundan, arada geçen sürede kurun oynaması tutarı eşiğin altına düşürebilir.
Dövizi Merkez Bankasına satmak zorunlu mu?
Taşınmaz, mevduat, devlet borçlanma aracı, yatırım fonu ve bireysel emeklilik bentleri bakımından evet. Uygulama Yönetmeliği m.20/10, bu bentlerdeki döviz tutarlarının işlem öncesinde Türkiye'de faaliyet gösteren bir bankaya, bu bankaca da Merkez Bankasına satılmasını şart koşar. Mevduat, devlet borçlanma aracı ve bireysel emeklilik yollarında elde edilen Türk Lirası tutarlar üç yıl Türk Lirası cinsinden tutulur, yani kur riski yatırımcıda kalır.
Bir yatırım türünden diğerine geçilebilir mi?
Uygulama Yönetmeliği m.20/8, ikinci fıkra kapsamındaki yatırım türleri arasında belirtilen süreyi tamamlamak amacıyla geçişkenliğin mümkün olduğunu düzenler. Yani üç yıllık süre, tür değiştirildiğinde sıfırdan başlamaz. Uygulanacak usul ve esasları tespiti yapan kurum belirler (m.20/9).
Yatırımla Türk vatandaşlığı başvurusunda hangi belgeler istenir?
Uygulama Yönetmeliği m.20/3'e göre dosya şu belgelerden oluşur: isteği belirten form dilekçe, vatandaşlığı gösteren pasaport veya benzeri belge, medenî hal belgesi (evli, boşanmış veya dul ise ilgili belge), kimlik bilgilerini gösteren doğum belgesi veya nüfus kayıt örneği ile eş ve çocukların aile bağını kanıtlayan kayıt, varsa Türk vatandaşı birinci veya ikinci derece yakınlara ait nüfus kayıt örneği, doğum tarihi eksikse tamamlanmasına ilişkin belge veya imzalı beyan ve hizmet bedelinin yatırıldığını gösteren makbuz.
Yatırımcı hangi ikamet iznini alır?
6458 sayılı Kanun m.31/1-j, Türkiye'de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşine ve ergin olmayan veya bağımlı çocuğuna kısa dönem ikamet izni verilebileceğini düzenler. Aynı maddenin ikinci fıkrası, kısa dönem ikamet izninin her defasında en fazla ikişer yıllık sürelerle verileceği kuralının (j) bendi bakımından uygulanmayacağını belirtir. Bu muafiyet izni tavansız kılmaz: beşinci fıkra, (j) ve (k) bentleri kapsamındaki izinlerin en fazla beşer yıllık sürelerle verilebileceğini düzenler (m.31/5).
Taşınmaz alımında KDV istisnası var mı?
3065 sayılı Kanun m.13/i, konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde ve bedelin döviz olarak Türkiye'ye getirilmesi şartıyla, Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere yapılan teslimleri istisna kapsamına alır. İstisnanın kendi üç yıllık kuralı vardır: taşınmaz üç yıl içinde elden çıkarılırsa zamanında tahsil edilmeyen vergi, tecil faiziyle birlikte tapu işleminden önce ödenir. Bu süre, vatandaşlık için konulan üç yıl satmama şerhinden ayrı bir yükümlülüktür.
Gayrimenkul alarak Türk vatandaşlığı kazanılır mı?
Evet. 5901 sayılı Kanun m.12'deki istisnai yol kapsamında, Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b'ye göre nitelikleri uyan bir taşınmazı yeterli tutarda satın alıp tapuya üç yıl satılmaması şerhi koyduran yabancı, Cumhurbaşkanı kararıyla Türk vatandaşlığını kazanabilir. Şartları sağlamak başvuru imkânı verir; sonucu tek başına garanti etmez (m.10).
Taşınmaz yatırımıyla vatandaşlık için güncel eşik nedir?
Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b'ye göre yürürlükteki eşik en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarıdır; bu rakam 13.05.2022 tarihli ve 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla önceki 250.000 dolardan yükseltilmiştir. Eşik ikincil mevzuatla belirlenip zaman içinde değişebildiğinden, başvuru anında güncel tutarın ayrıca doğrulanması gerekir.
250.000 dolarla Türk vatandaşlığı hâlâ alınabiliyor mu?
Hayır. 250.000 Amerikan Doları eşiği 13.05.2022 tarihli ve 5554 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 400.000 Amerikan Dolarına yükseltilmiştir; Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b'nin yürürlükteki metninde geçen rakam 400.000 dolardır. Aramalarda ve eski kaynaklarda hâlâ görülen 250.000 dolar rakamı bugün için geçerli değildir.
Her taşınmaz bu yola girer mi?
Hayır. 12.12.2023 tarihli ve 7938 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yapılan değişiklikle Uygulama Yönetmeliği m.20 kapsamı daraltıldı: taşınmazın kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş olması ya da üzerinde yapı bulunan arsa niteliğinde olması gerekir. Kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış ve üzerinde yapı bulunmayan çıplak arsa, bu değişiklikten sonra tek başına yeterli sayılmaz.
Alınan taşınmaz hemen satılabilir mi?
Hayır. Uygulama Yönetmeliği m.20/2-b, taşınmazın tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmasını şart koşar. Alternatif olarak, bedelin peşin yatırılıp noterde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesiyle taşınmazın devrinin üç yıl süreyle ertelendiği bir seçenek de vardır; her iki yolda da üç yıllık elde tutma unsuru ortaktır.
Şartları sağlayan herkes kesin vatandaş olur mu?
Hayır. 5901 sayılı Kanun m.10'a göre aranan şartları taşımak, vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz; ayrıca m.12, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel hâli bulunmamasını arar. Yatırım şartını yerine getirmek istisnai yola başvuru imkânı verir; nihai kararı Cumhurbaşkanı verir.
Yalan beyanla kazanılan vatandaşlığa ne olur?
5901 sayılı Kanun m.31'e göre Türk vatandaşlığını kazanma kararı, ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda verilmişse kararı veren makam tarafından iptal edilir. Bu, m.40'taki geri alma kurumundan ayrıdır: m.31 kişinin beyanındaki sakatlığa, m.40 ise kararın hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer verilmiş olmasına dayanır.
Vatandaşlık kazanıldıktan sonra geri alınabilir mi?
Evet, belirli şartlarda. 5901 sayılı Kanun m.40'a göre vatandaşlığın kazanılmasına veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır. Geri alma ve iptal işlemleri idari işlemdir; bunlara karşı iptal davası açılabilir.
Geri alma kararına karşı ne kadar sürede dava açılır?
2577 sayılı Kanun m.7/1'e göre özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür ve süre yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Dava açmak işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz; durdurma için telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık şartlarının birlikte gerçekleşmesi aranır (m.27/2).
Eşim otomatik olarak Türk vatandaşı olur mu?
Hayır. 5901 sayılı Kanun m.20/2'ye göre yetkili makam kararıyla Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez; eş kendi adına ayrıca başvurup şartları sağlamadıkça vatandaş olmaz. Buna karşılık velayetindeki çocuklar, diğer eşin muvafakati şartıyla ana veya babaya bağlı olarak vatandaşlığı birlikte kazanabilir.
Çocuklarım nasıl kapsanır?
Uygulama Yönetmeliği m.37'ye göre, Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran ana veya babanın çocuklarının ana veya baba ile birlikte işlem görmesi esastır. 5901 sayılı Kanun m.20/2 uyarınca velayeti kendisinde bulunan çocuklar diğer eşin muvafakatiyle vatandaşlığı kazanır; muvafakat verilmezse ana veya babanın mutad meskeninin bulunduğu ülkedeki hâkim kararına göre işlem yapılır.
Vatandaşlık geri alınırsa taşınmaz elden çıkar mı?
Doğrudan değil. 2644 sayılı Tapu Kanunu m.35 vatandaşlığın geri alınmasını tasfiye sebepleri arasında saymaz. Kişi yabancı statüsüne döndüğünde ülke, ilçe yüzölçümünün yüzde onu ve kişi başına otuz hektar sınırları kendisine uygulanmaya başlar; bu sınırların aşıldığı tespit edilirse taşınmaz, verilecek bir yılı geçmeyen süre içinde malik tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedeli hak sahibine ödenir.
İlgili çalışma alanı: Yabancılar Hukuku
← Tüm makaleler