Temsili fotoğraf: Yuvarlak masa çevresinde görüşme yapan üç kişi

Usul Hukuku

Arabuluculuk Nedir? Zorunlu Arabuluculuk, Süreç ve Süreler

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Arabuluculuk, tarafların bir hukuk uyuşmazlığını, sicile kayıtlı, tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun katılımıyla görüşerek kendilerinin çözmeye çalıştığı yöntemdir. Arabulucu karar vermez; çözümü taraflar üretir. Arabuluculuk kural olarak gönüllüdür, ancak işçi-işveren, ticari, tüketici, kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarının kanunda sayılan türlerinde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu yazı, bir uyuşmazlıkta arabulucuya gitmesi gerekip gerekmediğini, sürecin nasıl işlediğini, ne kadar sürdüğünü ve sonunda ne olacağını öğrenmek isteyen işçi, işveren, kiracı, ev sahibi, tüketici ve tacir için yazılmıştır.

1. Arabuluculuk: Öne Çıkanlar

  • Arabuluculuk, sicile kayıtlı bir arabulucunun katılımıyla yürüyen ve çözümü tarafların ürettiği bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir (6325 sayılı Kanun m.2).
  • Arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıkta arabulucuya başvurmadan açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir (6325 m.18/A/2).
  • Dava şartı arabuluculuk üç haftada, zorunlu hâllerde bir hafta uzatmayla sonuçlanır; ticari davalarda bu süre altı hafta artı en çok iki haftadır (6325 m.18/A/9, TTK m.5/A/2).
  • Arabuluculuktan sonra dava açma süresi her uyuşmazlıkta aynı değildir; iki haftalık süre işe iade talebine özgüdür (4857 sayılı Kanun m.20/1).
  • Arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 m.18/A/15).
  • Geçerli mazeret olmadan ilk toplantıya katılmayan taraf, davayı kazansa bile yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur (6325 m.18/A/11).

2. Arabuluculuk Nedir?

Arabuluculuk, sistematik teknikler uygulayan, uzmanlık eğitimi almış, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin tarafları bir araya getirdiği, aralarında iletişim kurarak çözümü kendilerinin üretmesini sağladığı ve ihtiyari olarak yürütülen bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir (6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.2/1-b).

Arabuluculukta arabulucu hâkim gibi karar vermez. Niteliği gereği yargısal yetki kullanımı olan ve yalnız hâkimin yapabileceği işlemler arabulucu tarafından yapılamaz (m.15/4). Tarafların çözüm üretemediği anlaşılırsa arabulucu bir çözüm önerisinde bulunabilir (m.15/7); öneriyi kabul edip etmemek taraflara aittir. Taraflar arabulucuya başvurmakta, süreci devam ettirmekte, sonuçlandırmakta ve süreçten vazgeçmekte serbesttir; dava şartı arabuluculuğa ilişkin m.18/A hükmü bu serbestliğin istisnasıdır (m.3/1). Taraflar başvuruda ve bütün süreç boyunca eşit haklara sahiptir (m.3/2).

2.1. Arabulucu Kimdir, Kimler Arabulucu Olabilir?

Arabulucu, arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Adalet Bakanlığınca düzenlenen arabulucular siciline kayıtlı gerçek kişidir (m.2/1-a). Sicile kayıt için şu şartlar birlikte aranır (m.20/2):

  • Vatandaşlık ve ehliyet: Türk vatandaşı ve tam ehliyetli olmak.
  • Mesleki kıdem: mesleğinde en az beş yıllık kıdeme sahip hukuk fakültesi mezunu olmak.
  • Adli sicil: kanunda sayılan suçlardan mahkûm olmamak ve terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak.
  • Eğitim ve sınav: arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve mesleğinde yirmi yıl kıdemi olanlar dışında Bakanlığın yazılı sınavında başarılı olmak.

Arabulucu sicile kayıt tarihinden itibaren faaliyete başlayabilir (m.20/3). Bu şartlar nedeniyle arabulucu hukuk fakültesi mezunudur; ancak arabuluculuk sürecinde taraflardan birini temsil etmez, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişidir (m.2/1-b). Arabuluculuk Daire Başkanlığının sıkça sorulan sorular sayfası kurumun kendi açıklamalarını içerir.

2.2. Arabuluculuğa Elverişli Uyuşmazlıklar

Arabuluculuk, yabancılık unsuru taşıyanlar dahil, yalnız tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır (6325 sayılı Kanun m.1/2). Aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir (m.1/2). Süreç sırasında uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığı tespit edilirse arabuluculuk faaliyeti sona erer (m.17/1-d).

3. Arabuluculuk Türleri: İhtiyari ve Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuğun iki türü sürecin başlatılması bakımından ayrılır. İhtiyari arabuluculukta taraflar arabulucuya kendi iradeleriyle gider; zorunlu (dava şartı) arabuluculukta ise kanun, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmasını şart koşar. Anlaşmaya varma yükümlülüğü iki türde de yoktur; taraflar süreci sonuçlandırmakta serbesttir ve dava şartı arabuluculukta zorunlu olan yalnız başvurmak ve süreci işletmektir (m.3/1, m.18/A/10).

Ölçütİhtiyari ara­bu­lu­cu­lukZorunlu (dava şartı) ara­bu­lu­cu­luk
BaşvuruTarafların iradesine bağlıdır (m.3/1, m.13/1)Dava açmadan önce zorunludur (m.18/A, m.18/B)
Ara­bu­lu­cu­nun belir­len­mesiTaraflarca seçilir (m.14)Büro listeden belirler; taraflar listedeki bir arabulucuda anlaşırsa o görev­len­di­ri­lir (m.18/A/5)
SüreKanunda süre yokturÜç hafta + bir hafta; ticari davada altı hafta + iki hafta (m.18/A/9, TTK m.5/A/2)
Başvurmadan dava açılırsaDava görülürDava usulden reddedilir (m.18/A/2)
Sürelere etkisiSüreç baş­lan­gı­cın­dan sona ermesine kadar geçen süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerde hesaba katılmaz (m.16/2)Büroya başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur, hak düşürücü süre işlemez (m.18/A/15)

3.1. İhtiyari Arabuluculuk Nasıl Başlar?

İhtiyari arabuluculuğa taraflar dava açılmadan önce veya dava sürerken başvurmak konusunda anlaşabilir; mahkeme de tarafları arabulucuya başvurma konusunda aydınlatıp teşvik edebilir (6325 sayılı Kanun m.13/1). Taraflardan birinin arabulucuya başvuru teklifine, aksi kararlaştırılmadıkça otuz gün içinde olumlu cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (m.13/2). Arabulucu, başkaca bir usul kararlaştırılmadıkça taraflarca seçilir (m.14).

Dava açıldıktan sonra taraflar birlikte arabulucuya başvuracaklarını beyan ederse yargılama üç ayı geçmemek üzere ertelenir; bu süre tarafların birlikte başvurusuyla üç aya kadar uzatılabilir (m.15/5). Dava öncesi başvuruda süreç, tarafların ilk toplantıya davet edildiği ve sürecin devamı konusunda anlaşmanın tutanakla belgelendiği tarihten işlemeye başlar (m.16/1).

4. Zorunlu Arabuluculuk Hangi Davalarda Var?

Zorunlu arabuluculuk, dava açmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmanın dava şartı sayıldığı uyuşmazlıklarda uygulanır. Dava şartını 6325 sayılı Kanunun kendisi ve özel kanunlar ayrı ayrı kurar; dava şartı arabuluculukta süreç ise 6325 sayılı Kanunun m.18/A hükümlerine göre yürür (m.18/A/1).

UyuşmazlıkDava şartı olan davalarDayanak
İşKanuna, bireysel veya toplu iş söz­leş­me­sine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı, işe iade; bunlarla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1
TicariTicari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarıTürk Ticaret Kanunu m.5/A/1
TüketiciTüketici mah­ke­me­le­rinde görülen uyuş­maz­lık­lar6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A/1
KiraKiralanan taşın­maz­la­rın ilamsız icra yoluyla tahliyesi dışında kira iliş­ki­sin­den kaynaklanan uyuş­maz­lık­lar6325 m.18/B/1-a
OrtaklıkTaşınır ve taşın­maz­la­rın pay­laş­tı­rıl­ması ve ortaklığın giderilmesi6325 m.18/B/1-b
Kat mülkiyeti634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuş­maz­lık­lar6325 m.18/B/1-c
KomşulukKomşu hakkından kaynaklanan uyuş­maz­lık­lar6325 m.18/B/1-ç

Her uyuşmazlık türünde arabuluculuğun davaya etkisi ilgili yazılarda ayrıca ele alınmıştır: işe iade davası şartları, ticari davalarda zorunlu arabuluculuk, kira tespit davası, ortaklığın giderilmesi davası, Kat Mülkiyeti Kanunu ve komşuluk hukuku.

4.1. Zorunlu Arabuluculuğun İstisnaları

Zorunlu arabuluculuk, aynı alandaki her davayı kapsamaz. Kanunlar şu istisnaları açıkça sayar:

  • İş kazası ve meslek hastalığı: bunlardan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında arabuluculuk dava şartı değildir (7036 m.3/3). Ayrıntı: iş kazası tazminat davası.
  • Tüketici hakem heyeti: tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar, hakem heyeti kararlarına itirazlar ve tüketici işlemi niteliğindeki taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk dışındadır (6502 m.73/A/1). Ayrıntı: tüketici hakem heyetine başvuru ve itiraz.
  • İlamsız icrayla tahliye: kiralanan taşınmazın 2004 sayılı Kanuna göre ilamsız icra yoluyla tahliyesi kira uyuşmazlıklarındaki dava şartının dışındadır (6325 m.18/B/1-a).
  • Tahkim ve özel çözüm yolları: özel kanunda tahkime veya başka bir alternatif çözüm yoluna başvurma zorunluluğu varsa ya da taraflar arasında tahkim sözleşmesi bulunuyorsa dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (6325 m.18/A/18). Tahkimin işleyişi için bkz. tahkim nedir.

4.2. Arabuluculuk Zorunlu mu? Başvurmadan Dava Açılırsa Ne Olur?

Arabuluculuğun dava şartı olduğu bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa mahkeme herhangi bir işlem yapmadan davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder (6325 sayılı Kanun m.18/A/2). Davacı arabulucuya başvurmuş, ancak anlaşmaya varılamadığını gösteren son tutanağı dava dilekçesine eklememişse sonuç farklıdır: mahkeme, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmasını, sunulmazsa davanın usulden reddedileceğini ihtar eden davetiye gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden dava usulden reddedilir (m.18/A/2).

İşe iade talebinde ayrıca bir süre vardır: arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açıldığı için verilen usulden ret kararı taraflara resen tebliğ edilir ve kesinleşen ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (4857 sayılı İş Kanunu m.20/1).

5. Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

Dava şartı arabuluculuk süreci, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki arabuluculuk bürosuna başvuruyla başlar ve arabulucunun son tutanağı düzenlemesiyle biter. Adımlar kanunda şu sırayla düzenlenmiştir:

  1. Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır (6325 m.18/A/4). İş uyuşmazlıklarında başvuru karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroya yapılır (7036 m.3/5).
  2. Başvuran taraf, kendisinin ve elinde varsa karşı tarafın iletişim bilgilerini büroya verir; büro resmî kayıtlardaki iletişim bilgilerini de araştırabilir (6325 m.18/A/6).
  3. Arabulucu, adalet komisyonuna bildirilen listeden büro tarafından belirlenir; taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa o arabulucu görevlendirilir (m.18/A/5).
  4. Arabulucu tarafları görevlendirme konusunda bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; avukatı olsa bile asıl tarafı da bilgilendirir ve bu işlemleri belgeye bağlar (m.18/A/7).
  5. Görüşmeler, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı olduğu adalet komisyonunun yetki alanında yürütülür (m.18/A/17).
  6. Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması, anlaşma veya anlaşamama hâllerinde faaliyeti sona erdirir, son tutanağı düzenler ve durumu büroya bildirir (m.18/A/10).

Tutanak arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır; taraflar imzalamazsa sebebi belirtilerek yalnız arabulucu imzalar (6325 m.17/2). Arabulucu son tutanağın bir örneğini faaliyetin sona ermesinden itibaren bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir (m.17/4).

5.1. Arabuluculuk Görüşmesine Kimler Katılır?

Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir; uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de görüşmede hazır bulundurulabilir (6325 sayılı Kanun m.15/6). İş uyuşmazlıklarında işverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir (7036 m.3/18). Taraflardan biri kamu idaresi ise idareyi, üst yöneticinin belirlediği iki üye ile hukuk birimi amiri veya onun belirleyeceği bir avukat ya da hukuk müşavirinden oluşan komisyon temsil eder (6325 m.15/8).

5.2. Arabuluculukta Yetki İtirazı

Arabulucu, kendisini görevlendiren büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunarak büronun yetkisine itiraz edebilir (6325 sayılı Kanun m.18/A/8). Bu durumda dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilir; mahkeme harç almadan, dosya üzerinden ve en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak belirler (m.18/A/8). İtiraz reddedilirse aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar; itiraz kabul edilirse kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir ve yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi sayılır (m.18/A/8).

5.3. Arabuluculuk Başvurusu Avukatsız Yapılır mı?

Arabuluculuk başvurusu avukatsız yapılabilir: taraflar arabuluculuk görüşmelerine bizzat katılabilir (6325 sayılı Kanun m.15/6), sonraki davayı da dava ehliyeti bulunan herkes kendisi açıp takip edebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.71/1). Kanun avukat zorunluluğu koymaz; ancak arabuluculuk sürecindeki usul kuralları hak kaybına yol açabilir:

  • Dava şartı: arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir; son tutanak dilekçeye eklenmezse bir haftalık kesin süre işler (6325 m.18/A/2).
  • İlk toplantı: geçerli mazeret olmadan katılmamak, davayı kazanan taraf için bile yargılama giderlerinin yarısı ve vekâlet ücretinin yarıya inmesi sonucunu doğurur (m.18/A/11).
  • Yetki itirazı: arabulucu büronun yetkisizliğini kendiliğinden dikkate alamaz; karşı taraf yetkiye en geç ilk toplantıda, belgelerini sunarak itiraz edebilir (m.18/A/8).
  • Anlaşmanın kapsamı: anlaşılan hususlar hakkında sonradan dava açılamaz; anlaşma belgesine neyin yazıldığı bu yüzden belirleyicidir (m.18/5).
  • İşe iade süreleri: fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak, son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açmak gerekir (4857 m.20/1).

Anlaşma belgesinin kapsamının belirlenmesi ve arabuluculuktan sonra açılacak davanın süresi bu kurallara göre değerlendirilmelidir; bu konularda bir avukattan destek alınabilir.

6. Arabuluculuk Süreci Ne Kadar Sürer?

Dava şartı arabuluculukta arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir (6325 sayılı Kanun m.18/A/9). Bu süre, özel bir süre öngörülmeyen bütün dava şartı arabuluculuk uyuşmazlıklarında uygulanır; çünkü dava şartı arabuluculuk süreci m.18/A hükümlerine tabidir (m.18/A/1).

Uyuş­maz­lıkSüreUzatmaDayanak
İş uyuş­maz­lık­ları3 haftaen fazla 1 hafta7036 m.3/10
Ticari davalar6 haftaen fazla 2 haftaTTK m.5/A/2
Tüke­tici, kira, ortak­lı­ğın gide­ril­mesi, kat mül­ki­yeti, komşu hakkı3 haftaen fazla 1 hafta6325 m.18/A/9
İhti­yari ara­bu­lu­cu­lukKanunda süre yok—6325 m.15/2-3

İhtiyari arabuluculukta taraflar emredici hukuk kurallarına aykırı olmamak kaydıyla usulü serbestçe kararlaştırabilir; kararlaştırmamışsa arabulucu, uyuşmazlığın hızlı çözümü için gereken usulü göz önüne alarak süreci yürütür (6325 m.15/2-3).

7. Arabuluculuktan Sonra Dava Açma Süresi

Arabuluculuktan sonra dava açma süresi için 6325 sayılı Kanunda bütün uyuşmazlıklara uygulanan tek bir süre yoktur. Son tutanaktan itibaren iki hafta içinde dava açılması kuralı işe iade talebine özgüdür: arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamazsa son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir; taraflar anlaşırsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme de götürülebilir (4857 sayılı İş Kanunu m.20/1).

İşe iade dışındaki uyuşmazlıklarda dava, uyuşmazlığın kendi zamanaşımı veya hak düşürücü süresi içinde açılır. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 m.18/A/15); iş uyuşmazlıklarında aynı kural ayrıca düzenlenmiştir (7036 m.3/17). Zamanaşımının kendisi uyuşmazlığa göre değişir: işçilik alacaklarında zamanaşımı ve haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazıları bu süreleri ele alır.

7.1. Arabuluculuk, İhtiyati Tedbir ve İcra Takibi Süreleri

Arabuluculuk bazı kısa dava açma sürelerini de işletmez. Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı alınmışsa HMK m.397/1’deki, ihtiyati haciz kararı alınmışsa İcra ve İflas Kanunu m.264/1’deki dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez (6325 m.18/A/16). Başvurudan sonra başvuran taraf aleyhine uyuşmazlık konusuyla ilgili icra takibi yapılırsa, bu taraf son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde İcra ve İflas Kanunu m.72 uyarınca menfi tespit davası açıp talep ederse aynı maddenin ikinci fıkrası uygulanır (6325 m.18/A/16). Konunun ayrıntıları için bkz. ihtiyati tedbir ve menfi tespit davası.

8. Arabuluculuk İlk Toplantısına Katılmamanın Sonucu

Arabuluculuk ilk toplantısına geçerli bir mazeret göstermeden katılmayan tarafın adı son tutanakta belirtilir. Bu taraf, sonra açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (6325 sayılı Kanun m.18/A/11; iş uyuşmazlıklarında 7036 m.3/12). Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa, açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır (m.18/A/11).

Bu yaptırım davanın esasından bağımsızdır; ölçüt katılmamanın geçerli mazerete dayanıp dayanmadığıdır. Tüketici uyuşmazlıklarında m.18/A/11 tüketici aleyhine uygulanmaz (6502 sayılı Kanun m.73/A/2).

Güncellik: fıkranın vekâlet ücretine ilişkin ikinci cümlesi 7/11/2024 tarihli 7531 sayılı Kanunla değiştirilmiştir (6325 m.18/A/11; 7036 m.3/12). Yukarıdaki metin bugün yürürlükte olan lafızdır; bu değişiklikten önce yürütülen arabuluculuk süreçlerinde yaptırımın kapsamı farklıydı. Somut bir dosyada hangi lafzın uygulanacağı, sürecin yürütüldüğü tarihe göre belirlenir.

9. Arabuluculuk Ücretini Kim Öder?

Arabuluculuk ücretini kimin ödeyeceği, dava şartı arabuluculukta sürecin nasıl bittiğine bağlıdır (6325 sayılı Kanun m.18/A/12-13):

  • Anlaşma olursa: ücret, Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre ve aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir; bu durumda ücret Birinci Kısımdaki iki saatlik ücret tutarından az olamaz (m.18/A/12).
  • Ulaşılamaz, görüşülemez veya iki saatten kısa görüşmede anlaşılamazsa: iki saatlik ücret, Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir (m.18/A/13).
  • İki saatten uzun görüşmede anlaşılamazsa: iki saati aşan kısım, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır (m.18/A/13).

Bütçeden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır (m.18/A/13). Tüketici uyuşmazlıklarında taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması, anlaşma veya anlaşamama hâllerinde tüketicinin ödemesi gereken ücret, iki saatlik ücret tutarını geçmemek üzere bütçeden karşılanır; dava tüketici lehine sonuçlanırsa bu ücret davalıdan tahsil edilir (6502 m.73/A/3-4). Ücreti karşılamak için adli yardıma ihtiyaç duyan taraf, arabuluculuk bürosunun bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinin kararıyla adli yardımdan yararlanabilir (6325 m.13/3); bkz. adli yardım başvurusu.

Tarifedeki tutarlar her yıl yeniden belirlenir; güncel tutarı ve anlaşma hâlindeki ücreti arabuluculuk ücreti hesaplama aracıyla görebilirsiniz.

10. Arabuluculukta Gizlilik ve Beyanların Delil Olarak Kullanılamaması

Arabuluculukta gizlilik esastır. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, kendisine sunulan veya başka şekilde elde ettiği bilgi, belge ve kayıtları gizli tutmakla yükümlüdür (6325 sayılı Kanun m.4/1); taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de bu gizliliğe uymak zorundadır (m.4/2).

Gizliliğin davaya etkisi m.5’te ayrıca düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkla ilgili hukuk davası açıldığında veya tahkime gidildiğinde taraflar, arabulucu ve arabuluculuğa katılanlar şu beyan ve belgeleri delil olarak ileri süremez ve bunlar hakkında tanıklık yapamaz (m.5/1):

  • arabuluculuk daveti veya bir tarafın arabuluculuğa katılma isteği;
  • uyuşmazlığın çözümü için taraflarca ileri sürülen görüş ve teklifler;
  • süreç sırasında ileri sürülen öneriler veya bir vakıanın ya da iddianın kabulü;
  • yalnız arabuluculuk faaliyeti için hazırlanan belgeler.

Bu bilgilerin açıklanması mahkeme, hakem veya idari makam tarafından istenemez; delil olarak sunulmuş olsalar bile hükme esas alınamaz (m.5/3). İstisna, bilginin bir kanun hükmüyle emredildiği veya varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüdür (m.5/3). Buna karşılık davada zaten ileri sürülebilecek bir delil, yalnız arabuluculukta sunulduğu için kullanılamaz hâle gelmez (m.5/5).

11. Arabuluculukta Anlaşma Olursa Ne Olur?

Arabuluculukta anlaşma sağlanırsa anlaşmanın kapsamını taraflar belirler; anlaşma belgesi düzenlenirse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır (6325 sayılı Kanun m.18/1). Anlaşılan hususlar hakkında taraflar artık dava açamaz (m.18/5).

Anlaşma belgesinin icraya konulabilmesi için iki yol vardır:

  • İcra edilebilirlik şerhi: taraflar anlaşma belgesine şerh verilmesini isteyebilir. Dava açılmadan önce başvurulmuşsa şerh arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, dava sırasında başvurulmuşsa davanın görüldüğü mahkemeden istenir. Şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır (m.18/2). Şerh çekişmesiz yargı işidir ve inceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır; arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında inceleme duruşmalıdır (m.18/3).
  • Avukat imzası: kanunlarda şerhin zorunlu tutulduğu hâller dışında, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklarda ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi şerh aranmadan ilam niteliğindedir (m.18/4).

Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında şerh zorunludur; taşınmazla ilgili anlaşma belgelerinde şerh taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden alınır (m.18/B/3). Taşınmazın devrine veya üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin şerhli anlaşma belgesiyle taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil isteyebilir; tapu müdürlüğü gerekli incelemeden sonra resmî senet düzenlemeden tescili yapar (m.18/B/5). Şerhin başvuru usulü, harcı ve reddi hâlinde izlenecek yol için bkz. icra edilebilirlik şerhi.

12. Arabuluculukta Anlaşma Olmazsa Ne Olur?

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa arabulucu son tutanağı düzenler ve taraflar dava yoluna gidebilir (6325 sayılı Kanun m.18/A/10). Dava şartı arabuluculukta davacı, son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır (m.18/A/2). Eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir; süre içinde sunulmazsa dava usulden reddedilir (m.18/A/2).

Dava ise uyuşmazlığın türüne göre açılır: işe iade talebinde son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde (4857 m.20/1), diğer uyuşmazlıklarda zamanaşımı ve hak düşürücü süreler içinde (6325 m.18/A/15). Dava dilekçesinin içeriği ve dava açma işlemleri için bkz. dava nasıl açılır ve itirazın iptali davası.

13. Arabuluculuk ile Tahkim ve Uzlaştırma Farkı

Arabuluculuk ile tahkim ve uzlaştırma aynı kurum değildir. Arabuluculukta arabulucu yargısal yetki kullanamaz ve karar vermez; anlaşma ancak tarafların iradesiyle kurulur (6325 sayılı Kanun m.15/4, m.18/1). Taraflar arasında tahkim sözleşmesi varsa dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmaz (m.18/A/18); uyuşmazlık hakem önünde görülür. Tahkimin işleyişi tahkim nedir yazısında, ceza soruşturmasındaki uzlaştırma ise uzlaşma nedir yazısında ele alınmıştır.

Kanunun güncel metni mevzuat.gov.tr’de 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu sayfasından okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Arabuluculuk nedir?

Arabuluculuk, tarafların bir hukuk uyuşmazlığını, sicile kayıtlı, tarafsız ve bağımsız bir arabulucunun katılımıyla görüşerek kendilerinin çözmesini amaçlayan yöntemdir. Arabulucu hâkim değildir ve karar vermez; taraflar çözüm üretemezse yalnız çözüm önerisi getirebilir. Kural olarak ihtiyaridir, bazı uyuşmazlıklarda ise dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m.2, m.15/7, m.18/A).

Zorunlu arabuluculuk hangi davalarda var?

Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak şu uyuşmazlıklarda dava şartıdır: işçi ve işveren alacak ve tazminatı ile işe iade, konusu bir miktar para olan ticari davalar, kanundaki istisnalar dışında tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklar, kira ilişkisi, ortaklığın giderilmesi, Kat Mülkiyeti Kanunu ve komşu hakkından doğan uyuşmazlıklar (7036 m.3, TTK m.5/A, 6502 m.73/A, 6325 m.18/B).

Arabulucuya gitmeden dava açarsam ne olur?

Arabuluculuğun dava şartı olduğu bir uyuşmazlıkta arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa mahkeme başka bir işlem yapmadan davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Başvurulmuş ama son tutanak dilekçeye eklenmemişse, tutanağı sunmak için bir haftalık kesin süre verilir (6325 sayılı Kanun m.18/A/2).

Arabuluculuk süreci ne kadar sürer?

Dava şartı arabuluculukta arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır ve bu süreyi zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatabilir. Ticari davalarda süre altı hafta, uzatma en fazla iki haftadır. İhtiyari arabuluculuk için kanunda süre öngörülmemiştir (6325 m.18/A/9, TTK m.5/A/2).

Arabuluculuktan sonra dava açma süresi ne kadar?

Tek bir genel süre yoktur. İşe iade talebinde son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir (4857 sayılı Kanun m.20/1). Diğer uyuşmazlıklarda dava, alacağın kendi zamanaşımı veya hak düşürücü süresi içinde açılır; arabuluculukta geçen süre bu sürelere sayılmaz (6325 m.18/A/15).

Arabuluculuk ücretini kim öder?

Taraflar anlaşırsa ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir. Taraflara ulaşılamaz, görüşme yapılamaz veya iki saatten kısa görüşmede anlaşma olmazsa iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan kısmı taraflar eşit karşılar. Tüketicinin payı ise belirli hâllerde bütçeden karşılanır (6325 m.18/A/12-13, 6502 m.73/A/3).

Arabuluculuk ilk toplantısına katılmazsam ne olur?

Geçerli mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmayan tarafın adı son tutanağa yazılır. Bu taraf, sonra açılan davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Bu kural tüketici aleyhine uygulanmaz (6325 m.18/A/11, 6502 m.73/A/2).

Arabuluculukta anlaşma olursa ne olur?

Anlaşılan hususlar hakkında taraflar artık dava açamaz. Anlaşma belgesine sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınırsa belge ilam niteliğinde sayılır ve ilamlı icraya konabilir. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge, şerhin zorunlu olduğu uyuşmazlıklar dışında, şerh aranmadan ilam niteliğindedir (6325 m.18/2, m.18/4-5).

Arabuluculukta söylediklerim davada delil olarak kullanılabilir mi?

Hayır, kural olarak kullanılamaz. Arabuluculuk daveti, taraflarca ileri sürülen görüş, teklif ve öneriler, bir vakıanın kabulü ve yalnız arabuluculuk için hazırlanan belgeler sonraki davada veya tahkimde delil olarak ileri sürülemez; sunulsa bile hükme esas alınamaz. Arabulucu ve taraflar gizlilik yükümlülüğü altındadır (6325 sayılı Kanun m.4, m.5).

Arabulucu kimdir, kimler arabulucu olabilir?

Arabulucu, Adalet Bakanlığının arabulucular siciline kayıtlı gerçek kişidir. Sicile kayıt için Türk vatandaşı ve tam ehliyetli olmak, mesleğinde en az beş yıllık kıdemi olan hukuk fakültesi mezunu olmak, arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve yirmi yıl kıdemi olanlar dışında Bakanlığın yazılı sınavını geçmek gerekir (6325 sayılı Kanun m.2/1-a, m.20/2).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp