Kalp biçiminde kırmızı mühür mumu

Aile Hukuku

İmam Nikâhı Hukuken Geçerli mi? İmam Nikâhlı Eşin Hakları

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

İmam nikâhı tek başına hukuken geçerli bir evlilik doğurmaz: evlenme, taraflar evlendirme memuru önünde olumlu cevap verdikleri anda kurulur ve evliliğin geçerliliği dinî törene bağlı değildir. Bu yüzden yalnız imam nikâhıyla yaşayan çiftlerde yasal mirasçılık, yoksulluk nafakası, mal rejimi ve dul aylığı doğmaz; ortak çocuğun babayla soybağı ise tanıma veya babalık davasıyla kurulur. Bu yazı, yalnız imam nikâhıyla birlikte yaşayan ya da birlikteliği sona eren kişi için hangi hakların doğmadığını, hangi taleplerin genel hükümlere göre hâlâ açık olduğunu ve çocuğun haklarının nasıl güvenceye alınacağını anlatır.

1. İmam Nikâhı: Öne Çıkanlar

  • İmam nikâhı tek başına evlilik doğurmaz; evlenme evlendirme memuru önünde verilen olumlu cevaplarla kurulur (TMK m.142-143).
  • Resmî nikâhsız dinî töreni cezalandıran TCK m.230/5-6’yı Anayasa Mahkemesi iptal etti ve fıkralar 10 Haziran 2015’te yürürlükten kalktı; çok eşlilik ve kimlik saklayarak evlenme suç olmaya devam eder (TCK m.230, Anayasa m.153/3).
  • İmam nikâhlı eş yasal mirasçı olmaz; kazandırma ancak saklı paylar dışında kalan kısımda ölüme bağlı tasarrufla yapılabilir (TMK m.499, m.505).
  • İmam nikâhlı eşe dul aylığı bağlanmaz; bakmakla yükümlü olunan kişi olarak genel sağlık sigortasından da eş sıfatıyla yararlanamaz (5510 sayılı Kanun m.3, m.34).
  • İmam nikâhlı kadının babasından kalan ölüm aylığı yalnız imam nikâhı kıyıldığı için kesilmez; kanunun saydığı kesme sebebi, boşandığı eşle fiilen birlikte yaşamaktır (5510 sayılı Kanun m.34, m.56).
  • Ortak çocuğun babayla soybağı tanıma veya babalık davasıyla kurulur; soybağı kurulan çocuk mirasçılık, nafaka ve ölüm aylığı bakımından tam hak sahibidir (TMK m.282, m.295, m.301).

2. İmam Nikâhı Nedir, Hukuken Geçerli mi?

İmam nikâhı, tarafların evlilik iradesini din görevlisi veya şahitler önünde dinî usulle açıkladıkları törendir; Türk hukukunda tek başına evlilik doğurmaz. Kanuna göre evlendirme memuru evleneceklerin her birine birbiriyle evlenmek isteyip istemediklerini sorar ve evlenme, tarafların olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda oluşur (Türk Medeni Kanunu m.142).

İmam nikâhının hukuki konumu ayrıca düzenlenmiştir. Evlenme töreni biter bitmez evlendirme memuru eşlere aile cüzdanı verir, aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreni yapılamaz ve evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir (TMK m.143). Bu hüküm iki sonuç doğurur: kanunun öngördüğü sırada dinî tören resmî nikâhtan sonra yapılır, ve dinî tören evliliğin kurucu unsuru değildir. İmam nikâhı resmî nikâhın yerine geçmez; resmî nikâh ise dinî tören yapılmasa da tam bir evliliktir. Kanun imam nikâhına hiçbir durumda evlilik sonucu bağlamadığı için hukuk bakımından “geçerli imam nikâhı” ile “geçersiz imam nikâhı” arasında bir ayrım da yoktur: dinî usulün eksiksiz uygulanması sonucu değiştirmez (TMK m.143).

Uzun süre birlikte yaşamak da bu sonucu değiştirmez. Türk hukukunda fiilî birliktelik, süresi ne olursa olsun evlilik sayılmaz; evliliği kuran tek an, evlendirme memuru önündeki beyandır (TMK m.142).

2.1. İmam Nikâhı ile Müftülükte Kıyılan Resmî Nikâh Arasındaki Fark

İmam nikâhı ile müftülükte kıyılan nikâh aynı şey değildir. Evlendirme memuru, belediye bulunan yerlerde belediye başkanı veya görevlendireceği memur, köylerde muhtardır; Bakanlık il ve ilçe müftülüklerine de evlendirme memurluğu yetkisi ve görevi verebilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.22/2). Müftülük bu yetkiyle nikâh kıydığında evlendirme memuru sıfatıyla işlem yapar ve ortaya çıkan evlilik resmî nikâhtır; eşlere aile cüzdanı verilir. İmam nikâhı ise evlendirme memuru önünde yapılmayan dinî tören olduğu için bu yetkiye dayanmaz ve hukuki evlilik doğurmaz.

2.2. İmam Nikâhı Önce, Resmî Nikâh Sonra Kıyılırsa Ne Olur?

İmam nikâhından sonra resmî nikâh kıyılırsa evlilik, resmî nikâhta olumlu cevapların verildiği anda kurulur ve sonuçlarını o andan itibaren doğurur (TMK m.142). İmam nikâhıyla geçen önceki dönem evlilik sayılmaz. Yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi de “eşler arasında” uygulanır (TMK m.202); bu nedenle resmî evlenme tarihinden önce edinilen mallar bu rejimin kapsamına girmez. Resmî nikâhtan önce birlikte edinilen mallar için katkıyı gösteren belgelerin saklanması, ileride genel hükümlere dayanan bir talepte ispatı kolaylaştırır.

3. İmam Nikâhı Suç mu, Cezası Var mı? Resmî Nikâh Olmadan Dinî Tören

İmam nikâhı kıymak veya kıydırmak 10 Haziran 2015’ten beri tek başına cezalandırılmaz. TCK m.230’un “Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören” başlığı altındaki beşinci fıkra, aralarında evlenme olmaksızın evlenmenin dinsel törenini yaptıranları; altıncı fıkra ise evlenmenin kanuna göre yapıldığını gösteren belgeyi görmeden dinsel tören yapanı hapis cezasıyla cezalandırıyordu. Anayasa Mahkemesi bu iki fıkrayı 27 Mayıs 2015 tarihinde iptal etti. İptal kararı 10 Haziran 2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve fıkralar o gün yürürlükten kalktı, çünkü kanun hükümleri iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar ve bu kararda ayrı bir yürürlük tarihi belirlenmedi (Anayasa m.153/3). Kanun metninde iki fıkranın yerinde bugün yalnız iptal şerhi bulunur (Türk Ceza Kanunu m.230/5-6); maddenin ilk dört fıkrası ise birden çok evlilik ve hileli evlenmeyi düzenlemeye devam eder.

TCK m.230’un yürürlükteki fıkraları evlenme işlemini esas aldığı için resmî nikâhsız birlikte yaşamayı bu madde cezalandırmaz.

Cezanın kalkması, Medeni Kanun’daki kuralın da kalktığı anlamına gelmez. Aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreninin yapılamayacağına ilişkin hüküm yürürlüktedir (TMK m.143). İmam nikâhı resmî nikâhtan önce kıyıldığında bu kurala aykırı davranılmış olur; ancak bu aykırılığa bağlanmış bir ceza artık uygulanmaz.

Aynı maddenin ayakta kalan fıkraları ise farklı fiilleri cezalandırır ve karıştırılmamalıdır:

  • Birden çok evlilik: Evli olmasına rağmen başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.230/1).
  • Evli olduğunu bildiği kişiyle evlenme: Kendisi evli olmamakla birlikte evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de aynı cezayla cezalandırılır (TCK m.230/2).
  • Hileli evlenme: Gerçek kimliğini saklayarak bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.230/3).

Bu üç suçta zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar (TCK m.230/4).

3.1. İmam Nikâhı Evli Biriyle Kıyılırsa Suç Olur mu?

İmam nikâhı evli biriyle kıyıldığında, yalnız dinî tören TCK m.230/1’in aradığı resmî evlenme işlemi olmadığından bu fıkranın lafzına girmez; birlikteliğin hukuki sonucu aile hukukunda ortaya çıkar. Fıkranın aradığı unsur “evlenme işlemi” yaptırmaktır. Maddenin zamanaşımını evlenmenin iptali kararının kesinleşmesine bağlaması (TCK m.230/4), fıkranın resmî evlenme işlemini esas aldığını gösterir: iptal kararı ancak kurulmuş bir resmî evlilik için verilebilir. Tek başına dinî tören resmî evlenme işlemi değildir ve kanun onu evlilik saymaz (TMK m.142-143). Bu nedenle evli bir erkeğin veya kadının başka biriyle yalnız imam nikâhı kıyması, m.230/1’in lafzındaki evlenme işlemiyle aynı şey değildir.

Bu birlikteliğin hukuki sonucu ise aile hukukunda ortaya çıkar. Resmî eşlerden biri zina ederse diğer eş boşanma davası açabilir; dava hakkı, boşanma sebebini öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer, affeden tarafın dava hakkı yoktur (TMK m.161). Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmek beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.166/1). Zinanın boşanma sebebi olarak ispatı ve süreleri için: zina nedeniyle boşanma. Zinanın bugün ceza hukukundaki yeri için: zina suç mu.

4. İmam Nikâhlı Eşin Hakları Nelerdir?

İmam nikâhlı eş, resmî eşe tanınan yasal mirasçılık, yoksulluk nafakası, boşanmaya bağlı tazminat, mal rejimi ve dul aylığı haklarından yararlanamaz. Buna karşılık genel hükümlere dayanan bazı talepler açıktır ve ortak çocuğun hakları soybağı kurulduğunda evlilik içinde doğan çocukla aynıdır. Aşağıdaki tablo iki durumu aynı ölçütlerle karşılaştırır.

KonuResmî evlilikteYalnız imam nikâhında
Yasal mirasçılıkSağ kalan eş mirasçıdır (TMK m.499)Doğmaz
Mal rejimiEdinilmiş mallara katılma uygulanır (TMK m.202)Uygulanmaz
Yoksulluk nafakasıBoşanmada istenebilir (TMK m.175)İstenemez
Boşanmaya bağlı tazminatİstenebilir (TMK m.174)İstenemez; genel hükümler incelenir
Dul aylığıDul eşe bağlanır (5510 m.34)Bağlanmaz
Genel sağlık sigor­ta­sında bakmakla yükümlü olunan kişiEş kapsama girer (5510 m.3)Eş sıfatıyla girmez
Destekten yoksun kalma tazminatıİstenebilir (TBK m.53)Desteğin varlığı ispat­la­nırsa incelenir
Şiddete karşı koruma tedbiri6284 sayılı Kanun uygulanır6284 sayılı Kanun uygulanır
Çocukla baba arasında soybağıEvlilikle kurulur (TMK m.282)Tanıma veya babalık hükmüyle kurulur

4.1. İmam Nikâhlı Eşin Miras Hakkı

İmam nikâhlı (dinî nikâhlı veya nikâhsız) eşin yasal miras hakkı yoktur. Kanun sağ kalan eşi, birlikte bulunduğu zümreye göre mirasın dörtte biri, yarısı, dörtte üçü veya tamamı oranında mirasçı yapar (TMK m.499); bu sıfat resmî evlilikle doğar. İmam nikâhlı birliktelik yıllarca sürmüş olsa da sağ kalan kişi yasal mirasçılar arasına girmez; ölümle sona erecek bir hukuki evlilik bağı bulunmadığından sağ kalan kişi eş sıfatıyla mirasçı olmaz (TMK m.499).

İmam nikâhlı eşe mal bırakmak isteyen kişi için yol ölüme bağlı tasarruftur. Mirasçı olarak altsoyu, ana ve babası veya eşi bulunan mirasbırakan, mirasının saklı paylar dışında kalan kısmında ölüme bağlı tasarrufta bulunabilir; bu mirasçılardan hiçbiri yoksa mirasının tamamında tasarruf edebilir (TMK m.505). Mirasbırakan miras sözleşmesiyle de mirasını veya belirli malını sözleşme yaptığı kişiye bırakma yükümlülüğü altına girebilir (TMK m.527). Vasiyetnamenin şekil şartları için: vasiyetname nasıl yazılır. Saklı paylı mirasçılar saklı paylarını aşan kazandırmayı tenkis davasıyla sınırlandırabilir; hesap için: tenkis davası ve saklı pay. Yasal payların genel şeması için: miras paylaşımı ve miras payları.

4.2. İmam Nikâhlı Eş Nafaka Alabilir mi?

İmam nikâhlı (dinî nikâhlı) eş, birliktelik sona erdiğinde kendisi için yoksulluk nafakası isteyemez. Kanun bu nafakayı boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa tanır (TMK m.175); boşanma ise ancak resmî evlilikte mümkündür. İmam nikâhının dinî usulle bozulması hukuken bir boşanma değildir ve nafaka hakkı doğurmaz.

Ortak çocuk için durum farklıdır. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329). İmam nikâhından doğan çocuk için bu davanın ön şartı, çocuk ile baba arasında soybağının kurulmuş olmasıdır. Çocuk nafakasının kapsamı ve miktarı için: iştirak nafakası.

4.3. İmam Nikâhlı Eşin Mal Paylaşımı ve Katkı Payı Talebi

İmam nikâhlı eşler arasında mal paylaşımı yapılmaz, çünkü edinilmiş mallara katılma rejimi yalnız eşler arasında uygulanır (TMK m.202). Birlikte yaşanan dönemde birinin parasıyla veya emeğiyle diğeri adına edinilen mal için talep, genel hükümlere dayanır. Haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.77). Bu talepte katkının miktarı ve mala dönüştüğü banka dekontu, tapu kaydı veya tanık gibi somut delillerle ispat edilir; evlilikteki mal rejiminin sağladığı kolaylık yoktur. Sebepsiz zenginleşme davasının şartları için: sebepsiz zenginleşme.

4.4. İmam Nikâhlı Eşin Tazminat Hakkı

İmam nikâhlı eş, boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminatı isteyemez; kanun bu tazminatı boşanma yüzünden menfaati zedelenen veya kişilik hakkı saldırıya uğrayan eşe tanır (TMK m.174). Ayrılık hâlindeki tazminat talebi bu yüzden genel hükümlere dayanır. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49); kişilik hakkı zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir (TBK m.58).

İmam nikâhı resmî nikâh vaadiyle kıyılmışsa nişanlılık hükümleri de gündeme gelebilir, çünkü nişanlanma evlenme vaadiyle olur (TMK m.118). Nişanı haklı bir sebep olmaksızın bozan veya bozulmasına kusuruyla sebep olan taraf, diğerinin evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakârlıklar için uygun bir tazminat öder (TMK m.120); kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat isteyebilir (TMK m.121). Ancak nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez (TMK m.119): imam nikâhlı eş, diğerini resmî nikâh kıymaya dava yoluyla zorlayamaz. Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir (TMK m.122). Tazminat davasının genel çerçevesi için: maddi ve manevi tazminat davası.

4.5. İmam Nikâhlı Eş Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Alabilir mi?

İmam nikâhlı eş, birlikte yaşadığı kişi bir kaza veya haksız fiil sonucu öldüğünde destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilir; bunun için ölenin kendisine fiilen destek sağladığını ispatlaması gerekir. Kanun ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar”ı sayar (TBK m.53/3). Hüküm bu kalemi eş sıfatına değil, ölenin desteğinden yoksun kalmaya bağlar; talepte düzenli ve sürekli desteğin varlığı gelir belgesi, ortak hane ve tanıkla gösterilir. Tazminatın hesabı ve kimlerin isteyebileceği için: destekten yoksun kalma tazminatı.

4.6. İmam Nikâhlı Eş Şiddete Karşı Koruma Kararı İsteyebilir mi?

İmam nikâhlı eş, şiddete uğradığında veya şiddete uğrama tehlikesi bulunduğunda 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri isteyebilir; bu kanun resmî nikâh şartı aramaz. Kanunun amacı şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların ve aile bireylerinin korunmasıdır (6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun m.1/1). Ev içi şiddet tanımı da şiddet mağduru ile şiddet uygulayanın aynı haneyi paylaşmasa da aile veya hanede meydana gelen şiddeti kapsar (6284 sayılı Kanun m.2/1-b). Uzaklaştırma ve diğer tedbirlerin nasıl isteneceği için: 6284 sayılı Kanun’a göre koruma kararı.

5. İmam Nikâhı ve SGK: Dul Aylığı, Yetim Aylığı ve Sağlık Sigortası

İmam nikâhı sosyal güvenlik hakları bakımından da evlilik sayılmaz: 5510 sayılı Kanun ölüm aylığında ve genel sağlık sigortasında “eş” sıfatını esas alır. Kanunda dinî nikâhı adıyla anan bir hüküm bulunmaz; aşağıdaki sonuçlar kanunun eş, dul eş ve evli olmayan kız çocuğu için kullandığı ölçütlerden çıkar.

5.1. İmam Nikâhlı Eşe Dul Aylığı Bağlanır mı?

İmam nikâhlı eşe, birlikte yaşadığı sigortalının ölümünden sonra dul aylığı bağlanmaz. Kanun hak sahibini sigortalının ölümü hâlinde gelir veya aylık bağlanmasına hak kazanan eş, çocuk, ana ve babası olarak tanımlar (Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu m.3/7) ve ölüm aylığındaki payı “dul eşine” bağlar (5510 sayılı Kanun m.34/1-a). İmam nikâhlı eş bu anlamda eş veya dul eş sayılmaz. Ölüm aylığının şartları ve kesilme sebepleri için: ölüm aylığı şartları ve kesilmesi.

5.2. İmam Nikâhlı Kadın Babasından Maaş Alabilir mi?

İmam nikâhlı kadın, babasından veya annesinden kalan ölüm aylığını (halk arasında yetim maaşı) yalnız imam nikâhı kıydığı için kaybetmez. Kanun ölüm aylığında, çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan “yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya dul kalan kızlarını” hak sahibi sayar (5510 sayılı Kanun m.34/1-b-3). İmam nikâhı resmî evlilik doğurmadığı için (TMK m.142-143) kadının bu anlamda evli olmayan statüsünü kendiliğinden değiştirmez. Resmî nikâh kıyılırsa durum değişir: kanun evlenmesi nedeniyle aylığı kesilmesi gereken kız çocuğuna, talep ederse aylığının iki yıllık tutarını evlenme ödeneği olarak bir defada öder (5510 sayılı Kanun m.37/1).

Karıştırılan ikinci durum, boşandıktan sonra aynı kişiyle yaşamaya devam etmektir. Kanun, eşinden boşandığı hâlde boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların bağlanmış gelir ve aylıklarını keser ve ödenmiş tutarları geri alır (5510 sayılı Kanun m.56/2). Resmî olarak boşanıp aynı kişiyle imam nikâhıyla yaşamayı sürdüren kadın için belirleyici hüküm budur; bu durumda imam nikâhı değil, boşandığı eşle fiilî birlikte yaşama kesme sebebidir. Hak sahipliğinin diğer koşulları, özellikle çalışmama ve kendi sigortalılığından aylık almama, ayrıca aranır.

5.3. İmam Nikâhlı Eş Genel Sağlık Sigortasından Yararlanabilir mi?

İmam nikâhlı eş, diğerinin genel sağlık sigortasından bakmakla yükümlü olunan kişi olarak yararlanamaz. Kanun bakmakla yükümlü olunan kişiyi sayarken genel sağlık sigortalısının “eşini”, belirli yaşları doldurmamış ve evli olmayan çocuklarını ve geçimi sağlanan ana ve babasını anar (5510 sayılı Kanun m.3/10). İmam nikâhlı eş bu sayımdaki eş değildir. Ortak çocuk ise baba ile soybağı kurulduktan sonra babanın çocuğu olarak bu kapsama girebilir.

6. İmam Nikâhından Doğan Çocuğun Hakları

İmam nikâhından doğan çocuk, babayla soybağı kurulduğunda evlilik içinde doğan çocukla aynı haklara sahiptir; soybağı kurulmadıkça ise babaya karşı nafaka, mirasçılık ve ölüm aylığı talepleri dayanaksız kalır. Bu nedenle imam nikâhlı birliktelikte önceliklendirilmesi gereken işlem soybağının kurulmasıdır.

6.1. İmam Nikâhından Doğan Çocuğun Soybağı: Tanıma ve Babalık Davası

İmam nikâhından doğan çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur; baba ile soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulur (TMK m.282). Resmî evlilik bulunmadığından baba yönünden iki yol kalır.

  1. Tanıma: Baba, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusuyla ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla çocuğu tanır. Tanıyan kişi küçük veya kısıtlıysa veli veya vasisinin rızası gerekir; başka bir erkekle soybağı bulunan çocuk bu bağ geçersiz kılınmadıkça tanınamaz (TMK m.295).
  2. Babalık davası: Baba tanımazsa çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir; dava babaya, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır (TMK m.301/1-2). Dava doğumdan önce veya sonra açılabilir ve ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı varsa bir yıllık süre bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte başlar; gecikmeyi haklı kılan sebep varsa sebebin ortadan kalkmasından başlayarak bir ay içinde dava açılabilir (TMK m.303).

Ana, babalık davasıyla birlikte veya ayrı olarak babadan ya da mirasçılarından doğum giderlerini, doğumdan önceki ve sonraki altışar haftalık geçim giderlerini ve gebelik ile doğumun gerektirdiği diğer giderleri isteyebilir (TMK m.304). Bu talep, imam nikâhlı birliktelik gebelik sırasında sona erdiğinde ananın kendi adına ileri sürebileceği somut bir alacaktır. Davanın usulü ve deliller için: babalık davası ve soybağının reddi.

6.2. İmam Nikâhından Doğan Çocuğun Velayeti ve Nafakası

İmam nikâhından doğan çocuğun velayeti anaya aittir, çünkü kanun ana ve baba evli değilse velayeti anaya verir (TMK m.337/1). Ana küçük, kısıtlı veya ölmüşse ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim, çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m.337/2). Soybağı kurulduktan sonra çocuğa fiilen bakan ana, babaya karşı çocuk adına nafaka davası açabilir (TMK m.329). Velayetin değiştirilmesi için: velayet davası.

6.3. İmam Nikâhından Doğan Çocuğun Mirası ve Ölüm Aylığı

İmam nikâhından doğan çocuk, soybağı kurulduktan sonra babasının birinci derece yasal mirasçısıdır: mirasbırakanın birinci derece mirasçıları altsoyudur ve çocuklar eşit olarak mirasçıdır (TMK m.495). Babanın resmî evliliğinden olan çocuklarla imam nikâhından olan çocuk arasında miras payı bakımından fark yoktur.

Ölüm aylığında da aynı kural geçerlidir. Sigortalı tarafından tanınmış veya babalığı hükme bağlanmış çocuklar, bağlanacak aylıktan kanundaki esaslara göre yararlanır (5510 sayılı Kanun m.34/2). Kanun, ana ve babaları arasında evlilik bağı bulunmayan hak sahibi çocuklar için yüzde elli oranını ayrıca öngörür (5510 sayılı Kanun m.34/1-c). Bu hükümlerin ortak koşulu, çocuk ile sigortalı arasında soybağının kurulmuş olmasıdır.

7. İmam Nikâhlı Birliktelikte Hak Kaybını Önlemek İçin Yapılacaklar

İmam nikâhlı birliktelikte hak kaybını önlemenin yolu, kanunun evliliğe bağladığı sonuçların hangilerinin doğmadığını bilmek ve kalan hakları zamanında belgelemektir. Aşağıdaki sıra bu işlemleri önceliğe göre toplar.

  1. Resmî nikâh kıyın. Evlilik, mal rejimi, mirasçılık ve dul aylığı resmî nikâhla doğar ve resmî nikâh tarihinden itibaren işler (TMK m.142, m.202). Belediye evlendirme memurluğu veya evlendirme yetkisi verilmiş müftülük bu işlemi yapar (5490 sayılı Kanun m.22/2).
  2. Çocuk varsa soybağını kurun. Tanıma dava açmayı gerektirmez; baba tanımazsa ananın bir yıllık süresi içinde babalık davası açılır (TMK m.295, m.303).
  3. Birlikte edinilen mallara katkıyı belgeleyin. Mal rejimi uygulanmayacağı için katkı talebi sebepsiz zenginleşme gibi genel hükümlere ve somut delile dayanır (TBK m.77).
  4. Kazandırma isteniyorsa ölüme bağlı tasarruf yapın. İmam nikâhlı eşe mal bırakmanın yolu, saklı paylar dışında kalan kısımda vasiyetname veya miras sözleşmesidir (TMK m.505, m.527).
  5. SGK aylığı alan hak sahibi iseniz durumu kanun ölçütüne göre değerlendirin. Evli olmayan kız çocuğunun aylığı imam nikâhıyla kendiliğinden kesilmez; boşandığı eşle fiilen birlikte yaşamak ise açık kesme sebebidir (5510 sayılı Kanun m.34, m.56).

Dinî nikâh sırasında düzenlenen mehir senedinin hangi durumda hüküm doğurduğu ve mehir alacağının nasıl istendiği ayrı bir konudur: mehir senedi. Kanun metinlerinin güncel hâline Türk Medeni Kanunu ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

İmam nikâhı hukuken geçerli mi?

İmam nikâhı tek başına hukuken geçerli bir evlilik doğurmaz. Türk Medeni Kanunu'na göre evlenme, taraflar evlendirme memuru önünde olumlu sözlü cevaplarını verdikleri anda kurulur. Kanun ayrıca evlenmenin geçerliliğinin dinî törenin yapılmasına bağlı olmadığını açıkça söyler. İmam nikâhlı çift, kaç yıl birlikte yaşarsa yaşasın kanun bakımından evli sayılmaz.

Resmî nikâh olmadan imam nikâhı kıyılır mı, suç mu?

Medeni Kanun, aile cüzdanı gösterilmeden evlenmenin dinî töreninin yapılamayacağını söyler ve bu kural yürürlüktedir. Buna karşılık resmî nikâhsız dinî töreni cezalandıran TCK m.230'un beşinci ve altıncı fıkralarını Anayasa Mahkemesi iptal etti; fıkralar 10 Haziran 2015'te yürürlükten kalktı. Bugün yalnız imam nikâhı kıymak veya kıydırmak için bir ceza hükmü uygulanmaz; çok eşlilik ve kimlik saklayarak evlenme ise suç olmaya devam eder.

Evli bir erkek başka bir kadınla imam nikâhı kıyarsa ne olur?

TCK m.230/1, evli olmasına rağmen başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişiyi cezalandırır ve zamanaşımını evlenmenin iptali kararının kesinleşmesine bağlar. Madde resmî evlenme işlemini esas alır; tek başına dinî tören resmî evlenme işlemi değildir. Resmî eş bakımından ise bu birliktelik zina veya evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davasına konu olabilir.

İmam nikâhlı eş mirasçı olur mu?

Olmaz. Yasal mirasçılık kanunun sağ kalan eş dediği kişiye tanınır ve bu sıfat resmî evlilikle doğar. İmam nikâhlı eş, mirasbırakan yıllarca onunla yaşamış olsa bile yasal mirasçı sayılmaz. Mirasbırakan, saklı paylar dışında kalan kısımda vasiyetname veya miras sözleşmesiyle imam nikâhlı eşine kazandırma yapabilir.

İmam nikâhlı eş nafaka veya tazminat alabilir mi?

Yoksulluk nafakası ve boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat boşanma davasına bağlı haklardır; resmî evlilik olmadığı için imam nikâhlı eş bunları isteyemez. Evlenme vaadi, kişilik hakkının zedelenmesi, katkı payı veya sebepsiz zenginleşme gibi genel hükümlere dayanan talepler ise ayrıca incelenir ve somut delille ispat edilir.

İmam nikâhlı eşe dul aylığı bağlanır mı?

Bağlanmaz. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ölüm aylığını dul eşe bağlar ve hak sahibi eş, kanunun kullandığı anlamda resmî eştir. İmam nikâhlı eş bu sıfatı taşımaz. Ortak çocuk, sigortalı tarafından tanınmışsa veya babalığı hükme bağlanmışsa ölüm aylığından kendi payıyla yararlanır.

İmam nikâhlı kadın babasından maaş alabilir mi?

5510 sayılı Kanun, yaşı ne olursa olsun evli olmayan, boşanan veya dul kalan kız çocuğunu ölüm aylığında hak sahibi sayar; çalışmama ve kendi sigortalılığından aylık almama koşulları da aranır. İmam nikâhı resmî evlilik doğurmadığı için bu statüyü kendiliğinden değiştirmez. Kanunun açıkça saydığı kesme sebebi, boşandığı eşle fiilen birlikte yaşamaktır.

İmam nikâhından doğan çocuğun babayla soybağı nasıl kurulur?

Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kurulur; baba ile soybağı ise tanıma veya babalık davasıyla kurulur. Tanıma, babanın nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu, resmî senedi ya da vasiyetnamesiyle yapılır. Baba tanımazsa ana veya çocuk babalık davası açar; ananın dava hakkı doğumdan başlayarak bir yıl geçmekle düşer.

İmam nikâhından doğan çocuk babasının mirasçısı olur mu?

Soybağı kurulduktan sonra olur. Tanıma veya babalık hükmüyle soybağı kurulan çocuk, babanın altsoyu olarak birinci derece mirasçıdır ve kanun çocukların eşit mirasçı olduğunu söyler. Belirleyici olan ana ile babanın evli olması değil, çocuk ile baba arasında soybağının kurulmuş olmasıdır; soybağı kurulmadıkça çocuk babanın mirasçısı sayılmaz.

Önce imam nikâhı sonra resmî nikâh kıyılırsa ne olur?

Evlilik, resmî nikâhta evlendirme memuru önünde olumlu cevapların verildiği anda kurulur ve hukuki sonuçlarını o andan itibaren doğurur. İmam nikâhıyla geçen önceki dönem evlilik sayılmaz. Yasal mal rejimi eşler arasında uygulandığı için edinilmiş mallara katılma rejimi de resmî evlenme tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp