İsim değiştirme davası, nüfus kütüğündeki adını haklı bir sebeple değiştirmek isteyen kişinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açtığı davadır; ad ancak haklı sebebe dayanılarak ve hâkim kararıyla değişir (Türk Medeni Kanunu m.27/1). Mahkemesiz isim değiştirme imkânı tanıyan geçici maddelerin başvuru süreleri dolduğu için bugün e-Devlet’ten ya da nüfus müdürlüğüne dilekçeyle genel bir isim değişikliği yapılamaz; nüfus müdürlüğü yalnız kütüğe hatalı işlenmiş bilgiyi dayanak belgesine göre düzeltir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.35/1, m.38/1). Bu yazı, kendi adını ya da velayeti altındaki çocuğunun adını değiştirmek isteyen kişi için isim değiştirme davasının şartlarını, görevli mahkemeyi, süreci, masrafı ve kararın sonuçlarını anlatır.
1. İsim Değiştirme Davası: Öne Çıkanlar
- İsim değiştirme davasında ad, haklı sebebe dayanılarak hâkimden istenir; kişinin kendi beyanıyla değişmez (TMK m.27/1).
- İsim değiştirme davası yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür (5490 sayılı Kanun m.36/1-a).
- E-Devlet ve nüfus müdürlüğü üzerinden mahkemesiz isim değiştirme yolunu açan geçici m.11’in üç yıllık başvuru süresi 24 Aralık 2022’de doldu (5490 sayılı Kanun geçici m.11/1; 7196 sayılı Kanun m.61, m.94).
- Aynı konuda yeniden düzeltme istemi 3 Kasım 2017’den beri haklı sebep bulunduğunda mümkündür; “yalnız bir kez açılabilir” kuralı değiştirildi (5490 sayılı Kanun m.36/1-b).
- Ad değişmekle kişisel durum değişmez; değişiklikten zarar gören, öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde kararın kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27/3, m.27/4).
- Ad değiştiğinde nüfus müdürlüğü kişinin çocuklarının kaydındaki baba veya ana adını da düzeltir (5490 sayılı Kanun m.36/1-b).
2. İsim Değiştirme Davası Nedir, Hangi Kanuna Dayanır?
İsim değiştirme davası, nüfus kütüğünde kayıtlı adın haklı bir sebeple değiştirilmesi için mahkemeden karar istenen davadır. Dayanağı Türk Medeni Kanunu m.27’dir: adın değiştirilmesi ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir (TMK m.27/1). Hukuk Muhakemeleri Kanunu da ad ve soyadın değiştirilmesini kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar (HMK m.382/2-a-2).
İsim değiştirme davasının zorunlu olmasının sebebi, nüfus kütüğünün kendiliğinden değiştirilemez olmasıdır. Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını değiştirecek şerh konulamaz; tek istisna, olayın aile kütüğüne tescili sırasında yapılan maddi hatanın nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilmesidir (5490 sayılı Kanun m.35/1). Bu nedenle nüfus müdürlüğüne verilen bir dilekçe, kayıt hatası yoksa adı değiştirmez.
İsim değiştirme davasının çekişmesiz yargı işi olması yargılamanın biçimini de belirler. Çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir; mahkeme gerekli gördüğü araştırmayı davacının göstermesini beklemeden kendiliğinden yapabilir. Basit yargılama usulü de işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır (HMK m.385/1, m.385/2). Usulün ayrıntısı için basit yargılama usulü yazısına bakılabilir.
3. İsim Değiştirme Davası Şartları: Haklı Sebep Nedir?
İsim değiştirme davasının tek maddi şartı haklı sebeptir. Kanun haklı sebebi tanımlamaz ve tek tek saymaz (TMK m.27/1). Kanunun haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Sonuç, bu nedenle somut olayın olgularına ve bu olguları gösteren delillere bağlıdır; yalnız “adımı beğenmiyorum” demek, hâkimin takdirine dayanak olacak bir olgu sunmaz.
İsim değiştirme davası dilekçesinde haklı sebep olarak ileri sürülebilecek olgulara örnekler şunlardır:
- Başka adla tanınma: Kişinin ailesinde, okulunda, iş ve sosyal çevresinde nüfustaki adından farklı bir adla tanınması ve iki adın birlikte kullanılmasının karışıklık doğurması.
- Gülünç veya uygunsuz ad: Adın toplumda gülünç karşılanması, alay konusu olması ya da genel ahlaka uygun bir anlam taşımaması.
- Yazım ve okunuş güçlüğü: Adın sürekli yanlış yazılmasına veya yanlış okunmasına yol açması, düzeltme işareti kullanılmaması nedeniyle anlamının değişmesi.
- Kişisel ve ailevi sebepler: Adın kişiye ağır bir olayı ya da kişiyi hatırlatması, kişinin inancı veya kimliğiyle bağdaşmaması gibi ciddi gerekçeler.
Kanun koyucu, mahkemesiz değişikliğe izin verdiği geçici maddelerde bu tür bir sayım yapmıştı: Soyadı Kanunu m.3’e aykırı soyadları, yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından kaynaklanan anlam değişiklikleri bulunan adlar, genel ahlaka uygun olmayan ve toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadları (5490 sayılı Kanun geçici m.8/1, geçici m.11/1). Bu sayım yalnız idari yolun kapsamını belirliyordu; isim değiştirme davasında haklı sebebi sınırlamaz.
Haklı sebebi gösteren olgular için tanık beyanı, okul ve iş kayıtları, kişinin başka adla anıldığı yazışmalar ve belgeler dilekçeye eklenir. Dava dilekçesinde her olgunun hangi delille ispat edileceği ayrıca gösterilir (HMK m.119/1-f). Mahkeme resen araştırma yapabilse de talebi taşıyan olguları dilekçede sunmak davacının işidir.
4. İsim Değiştirme Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İsim değiştirme davası, davacının yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Aile mahkemesi ve sulh hukuk mahkemesi bu davada görevli değildir. Asliye hukuk mahkemesinin genel görev alanı için asliye hukuk mahkemesi nedir yazısına bakılabilir.
4.1. İsim Değiştirme Davasında Görevli Mahkeme: Asliye Hukuk mu, Sulh Hukuk mu?
İsim değiştirme davasında görevli mahkemeyi belirlemek için iki kanun birlikte okunur. HMK, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemeyi aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olarak belirler (HMK m.383/1) ve ad ile soyadın değiştirilmesini çekişmesiz yargı işi sayar (HMK m.382/2-a-2). Nüfus Hizmetleri Kanunu ise nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağını söyler ve ad değişikliğinin sonuçlarını aynı maddede, mahkeme kararıyla yapılan kayıt düzeltmeleri arasında düzenler (5490 sayılı Kanun m.36/1-a, m.36/1-b). HMK m.383’teki “aksine bir düzenleme” kaydı bu özel hükme yer açar; bu nedenle isim değiştirme davası asliye hukuk mahkemesinde açılır.
Aile mahkemesinin görevi ise Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısım hariç İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işlerdir (4787 sayılı Kanun m.4/1-1). Ad değişikliği TMK m.27’de düzenlenir ve HMK onu aile hukukundaki değil, kişiler hukukundaki çekişmesiz yargı işleri arasında sayar (HMK m.382/2-a).
Mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Mahkeme dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve noksanlığı tespit ederse davayı usulden reddeder (HMK m.114/1-c, m.115/1, m.115/2). Yanlış mahkemede açılan isim değiştirme davası bu yüzden esasa girilmeden sonuçlanabilir.
4.2. İsim Değiştirme Davasında Yetkili Mahkeme
İsim değiştirme davasında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki mahkemedir (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). HMK’nın çekişmesiz yargı işleri için koyduğu genel yetki kuralı, talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesidir; bu kural da kanunda aksine hüküm bulunmamasına bağlıdır (HMK m.384/1).
4.3. İsim Değiştirme Davasında Davalı Kimdir?
İsim değiştirme davası çekişmesiz yargı işi olduğu için kanun, nüfus idaresini karşı taraf olan bir davalı olarak değil, davanın huzurunda görüleceği makam olarak anar: kayıt düzeltme davaları nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır (HMK m.382/2-a-2; 5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Davayı düzeltmeyi isteyen kişi açar; ilgili resmî dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet savcısı da açabilir (m.36/1-a).
Nüfus idaresinin davadaki yeri iki hükümle tamamlanır. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile nüfus müdürlükleri, mahkemenin verdiği karara karşı her türlü kanun yoluna başvurmaya yetkilidir ve kanuni harç ile mahkeme masraflarından muaftır (5490 sayılı Kanun m.37/1, m.37/2). Kanun yollarının genel işleyişi için istinaf nedir yazısına bakılabilir.
5. İsim Değiştirme Davası Nasıl Açılır?
İsim değiştirme bugün yalnız dava yoluyla yapılır: isim değiştirme davası, haklı sebebi ve istenen yeni adı gösteren bir dilekçenin, harç ve gider avansı yatırılarak yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesine verilmesiyle açılır. Sıra şöyledir:
- Haklı sebep olguları ve bunları gösteren deliller belirlenir; dilekçede istenen yeni ad açıkça yazılır (TMK m.27/1; HMK m.119/1).
- Dilekçe, yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine verilir (5490 sayılı Kanun m.36/1-a).
- Harç ve gider avansı yatırılır; gider avansı yatırılmamışsa dava şartı eksiktir (HMK m.114/1-g).
- Mahkeme gerekirse davacıyı ve tanıkları dinler; yargılama nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzurunda yürür ve mahkeme resen araştırma yapabilir (5490 sayılı Kanun m.36/1-a; HMK m.385/2).
- Kesinleşen karar nüfus siciline kaydedilir ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur (5490 sayılı Kanun m.35/1; TMK m.27/2).
Genel dava açma adımları için dava nasıl açılır yazısına bakılabilir.
5.1. İsim Değiştirme Davası Dilekçesinde Neler Yer Alır?
İsim değiştirme davası dilekçesi (kısaca isim değiştirme dilekçesi), HMK’nın dava dilekçesi için saydığı unsurları taşır: mahkemenin adı, davacının adı, soyadı, adresi ve T.C. kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ile vekilin bilgileri, davanın konusu, dayanılan bütün olayların sıra numarasıyla açık özeti, her olayın hangi delille ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler, açık talep sonucu ve imza (HMK m.119/1). İsim değiştirme davasında talep sonucu, nüfus kaydındaki adın hangi yeni adla değiştirilmesinin istendiğini açıkça söylemelidir.
Dilekçedeki bazı eksikler için hâkim bir haftalık kesin süre verir ve eksik bu sürede tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır; mahkemenin adı, davanın konusu, olayların özeti, deliller ve hukuki sebepler bu kesin süre kuralının dışındadır (HMK m.119/2). Hukuki sebep olarak TMK m.27 ile 5490 sayılı Kanun m.35 ve m.36 gösterilir. Diğer dilekçe türleri için dilekçe örnekleri yazısına bakılabilir.
5.2. İsim Değiştirme Davası Avukatsız Açılır mı?
İsim değiştirme davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Avukatsız açılan isim değiştirme davasında şu usul kuralları davacının sorumluluğundadır:
- Görevli mahkeme: Dava asliye hukuk mahkemesinde açılmazsa görev dava şartı eksik olur ve dava usulden reddedilebilir (HMK m.114/1-c, m.115/2; 5490 sayılı Kanun m.36/1-a).
- Gider avansı: Gider avansı yatırılmamışsa dava şartı eksiktir; mahkeme tamamlanabilir noksanlık için kesin süre verir, süre içinde giderilmezse dava usulden reddedilir (HMK m.114/1-g, m.115/2).
- Dilekçe: Olayların özeti, deliller ve açık talep sonucu dilekçede yer almalıdır; bazı eksiklerde hâkimin verdiği bir haftalık kesin sürede eksik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır (HMK m.119/1, m.119/2).
- Vekâletname: Dava vekille takip edilecekse vekil, hangileri için yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez (HMK m.74/1); vekâletnamede isim değiştirme davasının açıkça yazılması bu yetki tartışmasını önler.
Görevli mahkemenin seçilmesi, gider avansının yatırılması ve haklı sebebin delillerle dilekçeye yazılması bu kurallara göre hazırlanmalıdır; gerekirse bir avukattan destek alınabilir.
6. İsim Değiştirme Davası Ne Kadar Sürer?
Kanun, isim değiştirme davası için bir sonuçlanma süresi belirlemez. Çekişmesiz yargı işlerinde basit yargılama usulü işin niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır (HMK m.385/1). Bu usulde mahkeme mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya çağırmadan dosya üzerinden karar verir; duruşma gerekiyorsa tahkikatı ilk duruşmadan sonra iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesi veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek bu sınırları aşabilir (HMK m.320/1, m.320/3).
İsim değiştirme davasının toplam süresini mahkemenin iş yükü, tanıkların dinlenip dinlenmeyeceği, mahkemenin yapacağı araştırma ve kararın kesinleşmesi belirler. Kesinleşmeyen karar nüfus kütüğüne işlenmez (5490 sayılı Kanun m.35/1); karara karşı kanun yoluna başvurulursa kesinleşme de o incelemenin sonucuna bağlı kalır.
7. İsim Değiştirme Davası Ücreti: Harç, Masraf ve Avukatlık Ücreti
İsim değiştirme davasının maliyeti üç kalemden oluşur: dava açılırken ödenen harçlar, tanık ve tebligat gibi yargılama giderleri için yatırılan gider avansı ve dava avukatla takip ediliyorsa avukatlık ücreti.
Harç: Yargı harçları, değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden ya da işlemin nev’i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (Harçlar Kanunu m.15). İsim değiştirme davasının konusu parayla ölçülebilen bir değer taşımadığı için harç maktu esas üzerinden alınır. Maktu harç tutarları her yıl yeniden değerlenir; güncel tutarlar ve hesap için dava harcı hesaplama aracına bakılabilir.
Gider avansı: Tanık, tebligat ve ilan gibi giderler için dava açılırken gider avansı yatırılır ve bu avans dava şartıdır (HMK m.114/1-g). Nüfus idaresi kanuni harç ve mahkeme masraflarından muaftır (5490 sayılı Kanun m.37/2); gider avansını dava açılırken davacı yatırır. Kalemlerin tamamı için mahkeme masrafları, avansın kapsamı için gider avansı ve delil avansı yazılarına bakılabilir.
Avukatlık ücreti: Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen tutar 45.000,00 TL’dir (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, RG 04.11.2025, İkinci Kısım İkinci Bölüm); tarifenin tamamı avukatlık asgari ücret tarifesi yazısındadır. Avukatlık asgari ücret tarifesinin altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz (Avukatlık Kanunu m.164). İncelenebilen 13 baro çizelgesinden 8’inde isim ve yaş düzeltme için ayrı satır vardır; tavsiye edilen asgari tutarlar 60.750,00 TL ile 130.000,00 TL arasında değişir ve bu kalem çizelgelerde kural olarak maktudur. Baro çizelgeleri bağlayıcı değildir ve piyasa rayici anlamına gelmez; yönlendirici bir referanstır.
8. İsim Değiştirme e-Devlet’ten Yapılabilir mi?
İsim değiştirme bugün e-Devlet’ten yapılamaz; mahkemeye gitmeden isim değişikliği yolu da kapanmıştır. 28 Eylül 2026 itibarıyla haklı sebebe dayanan genel bir isim değiştirme başvurusu için e-Devlet’te ya da nüfus müdürlüğünde bir yol yoktur; ad, kesinleşmiş mahkeme kararıyla değişir (TMK m.27/1; 5490 sayılı Kanun m.35/1). E-Devlet’teki Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü hizmetleri arasında ad veya soyadı değişikliği hizmeti yer almaz; kayıt hatası için Nüfus Kayıtlarındaki Hataların Düzeltilmesi Talebi hizmeti vardır.
İsim değiştirme için e-Devlet’e başvurulabilen dönem iki geçici maddeye dayanıyordu. 2017’de eklenen geçici m.8, Soyadı Kanunu’na aykırı soyadları ile yazım ve imla hatası veya düzeltme işareti kullanılmamasından doğan anlam değişikliği bulunan ad ve soyadlarının, iki yıl içinde yerleşim yerindeki nüfus müdürlüğüne yazılı başvuru üzerine, mahkeme kararı aranmaksızın il veya ilçe idare kurulu kararıyla bir defaya mahsus değiştirilmesine izin verdi (5490 sayılı Kanun geçici m.8/1). 2019’da eklenen geçici m.11 aynı yolu üç yıllık süreyle yeniden açtı ve kapsama genel ahlaka uygun olmayan, toplum tarafından gülünç karşılandığı değerlendirilen ad ve soyadlarını da ekledi (geçici m.11/1).
Geçici m.11’i ekleyen 7196 sayılı Kanun 24 Aralık 2019’da Resmî Gazete’de yayımlandı ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdi; üç yıllık başvuru süresi bu nedenle 24 Aralık 2022’de doldu (7196 sayılı Kanun m.61, m.94). Madde, süreyi bir katına kadar uzatma yetkisini Cumhurbaşkanına veriyordu (geçici m.11/1); bu yetki kullanılmış olsaydı bile süre en geç 24 Aralık 2025’te sona ererdi. O dönemde il veya ilçe idare kurulunun verdiği karar kesindir (geçici m.11/1); başvurusu reddedilen ya da süreyi kaçıran kişi için bugün kalan yol isim değiştirme davasıdır. Genel ahlaka uygun olmayan veya toplum tarafından gülünç karşılanan bir ad da bugün nüfus müdürlüğünde değil, haklı sebebe dayanan isim değiştirme davasıyla değiştirilir (TMK m.27/1; 5490 sayılı Kanun m.35/1).
Soyadında ise nüfus müdürlüğü üzerinden yürüyen kalıcı bir yol vardır, ancak kapsamı dardır: boşandığı eşinin soyadını kullanmasına izin verilen kadının evlenmeden önceki soyadını, eşinin soyadıyla birlikte önceki soyadını taşıyan kadının yalnız eşinin soyadını kullanmak istemesi hâlinde nüfus müdürlüğü yazılı talep üzerine gerekli işlemi yapar (5490 sayılı Kanun ek m.3/1). Bu işlem e-Devlet’te Evli / Dul veya Boşanmış Kadınların Soyadı Değişikliği Başvurusu adıyla yer alır. Evli kadının kızlık soyadı için ayrıntı evli kadının bekarlık soyadı yazısındadır.
8.1. İsim Değiştirme ile Nüfus Kaydındaki Hatanın Düzeltilmesi Farkı
İsim değiştirme ile nüfus kaydındaki hatanın düzeltilmesi farklı işlemlerdir ve farkı dayanak belge belirler. Aile kütüğüne tescil edilmesi gereken bir bilgi, dayanak belgesinde doğru bulunduğu hâlde kütüğe hatalı veya eksik işlenmişse bu maddi hatadır ve nüfus müdürlüğünce ya da Genel Müdürlükçe düzeltilir (5490 sayılı Kanun m.35/1, m.38/1). Örneğin doğum belgesinde doğru yazılan bir ad kütüğe harf hatasıyla işlenmişse düzeltme idari yoldan istenebilir.
Ad dayanak belgesine de aynı biçimde yazılmışsa ortada tescil hatası değil, adın kendisini değiştirme talebi vardır ve bu talep isim değiştirme davasıyla ileri sürülür (TMK m.27/1; 5490 sayılı Kanun m.35/1). Doğum tarihi gibi nüfus kaydındaki başka bilgilerin gerçeğe aykırılığı da mahkeme kararıyla düzeltilir; bunlar için nüfus kaydının düzeltilmesi davası ve yaş küçültme ve yaş büyütme davası yazılarına bakılabilir.
9. İsim Değiştirme Davası Kaç Kez Açılabilir?
Türk Medeni Kanunu, isim değiştirme davası için bir sayı sınırı koymaz; her talepte haklı sebep aranır (TMK m.27/1). Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun ilk metni ise aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceğini söylüyordu. Bu hüküm 7039 sayılı Kanunla değiştirildi ve 3 Kasım 2017’den beri yürürlükteki metin şudur: haklı sebeplerin bulunması hâlinde aynı konuya ilişkin düzeltme yapılması hâkimden istenebilir (5490 sayılı Kanun m.36/1-b).
İsim değiştirme davasının “yalnız bir kez açılabileceği” bilgisi, bu nedenle 2017 öncesi metne dayanır. Çekişmesiz yargı kararları kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz (HMK m.388/1). Yeni bir talepte ise haklı sebebin yeniden ve ayrıca gösterilmesi gerekir. 2017 ve 2019 geçici maddelerindeki “bir defaya mahsus” sınırı yalnız idari yola aitti (geçici m.8/1, geçici m.11/1).
10. İsim Değiştirme Davası Çocuk İçin Nasıl Açılır?
Çocuğun isim değiştirme davası da haklı sebebe dayanılarak asliye hukuk mahkemesinde açılır (TMK m.27/1; 5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır ve ana ile baba velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m.335/1, m.342/1). Bu nedenle çocuğun isim değiştirme davasını çocuğu temsilen velayet sahibi açar.
Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır; ana ve babadan birinin ölümünde velayet sağ kalana, boşanmada çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m.336/1, m.336/3). Velayetin kime ait olduğu bu yüzden davayı kimin açacağını belirler; ayrıntı için velayet davası, vasi atanmış çocuk için vesayet nedir yazılarına bakılabilir.
11. İsim Değiştirme Davası ve Soyadı Değişikliği
Soyadı değiştirme talebi de isim değiştirme davasıyla aynı çekişmesiz yargı işi içinde sayılır: HMK “ad ve soyadın değiştirilmesi”ni tek bentte düzenler (HMK m.382/2-a-2). Soyadını haklı sebeple değiştirmek isteyen kişi de yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesine başvurur (5490 sayılı Kanun m.36/1-a).
Soyadı değişikliği aile üyelerinin kaydını da etkiler. Mahkeme kararıyla soyadı değiştiğinde nüfus müdürlüğü eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzeltir (5490 sayılı Kanun m.36/1-b). Evlilik ve boşanmaya bağlı soyadı soruları için evli kadının bekarlık soyadı yazısına, cinsiyet değişikliğine bağlı nüfus kaydı işlemleri için cinsiyet değiştirme davası yazısına bakılabilir.
12. İsim Değiştirme Davasının Sonuçları: Kayıt, İlan ve Kaldırma Davası
İsim değiştirme davasında verilen karar kesinleştikten sonra adın değiştirildiği nüfus siciline kaydedilir ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan olunur (5490 sayılı Kanun m.35/1; TMK m.27/2). İlanda kararı veren mahkeme, karar tarihi, dosyanın esas ve karar numarası, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yer, doğum tarihi, ana ve baba adı, önceki adı ve soyadı ile mahkeme kararıyla verilen yeni adı ve soyadı yer alır (TMK m.27/2). Bu fıkra 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; aktarılan kural 28 Eylül 2026 itibarıyla yürürlükteki metindir.
İsim değiştirme davasının sonucu yalnız adla sınırlıdır. Ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK m.27/3); kişinin yaşı, medeni hâli, hısımlığı ve mevcut borç ile alacak ilişkileri aynı kalır. Ad değiştirmek, örneğin mevcut bir icra takibinden veya sözleşme borcundan kurtulma sonucu doğurmaz.
İsim değiştirme kararı aile üyelerinin kaydına da yansır. Ad değişikliği hâlinde nüfus müdürlüğü, bu kişinin çocuklarının kaydındaki baba veya ana adını düzeltir (5490 sayılı Kanun m.36/1-b). Çocuğun kendi adı bu işlemle değişmez.
Adın değiştirilmesinden zarar gören kişi, bunu öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27/4). Kanun zararın türünü saymaz; süre, kararın verildiği tarihten değil, zarar görenin değişikliği öğrendiği günden başlar.
Sıkça Sorulan Sorular
İsim değiştirmek için dava açmak zorunlu mu?
Evet. Ad, ancak haklı sebebe dayanılarak hâkimden istenebilir (TMK m.27/1) ve kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüğündeki kayıt düzeltilemez (5490 sayılı Kanun m.35/1). Mahkemesiz değişikliğe izin veren geçici maddelerin başvuru süreleri dolduğu için bugün genel bir isim değişikliği yalnız isim değiştirme davasıyla yapılır.
E-Devlet'ten veya mahkemeye gitmeden isim değiştirme hâlâ yapılabiliyor mu?
Hayır. E-Devlet ve nüfus müdürlüğü üzerinden mahkemesiz isim değiştirme imkânı 5490 sayılı Kanun geçici m.11'e dayanıyordu ve üç yıllık başvuru süresi 24 Aralık 2022'de doldu. Süre Cumhurbaşkanınca en çok bir katı kadar uzatılabilirdi; uzatılmış olsaydı bile en geç 24 Aralık 2025'te sona ererdi. Bugün e-Devlet'te ad değişikliği hizmeti yoktur; kayıt hatası için düzeltme talebi vardır.
İsim değiştirme davası hangi mahkemede açılır?
İsim değiştirme davası, davacının yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde açılır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). HMK çekişmesiz yargı işlerinde genel olarak sulh hukuk mahkemesini görevli sayar, ancak aksine düzenleme bulunmasını saklı tutar (HMK m.383/1). Aile mahkemesi bu davada görevli değildir; mahkemenin görevli olması dava şartıdır.
İsim değiştirme davasında davalı kimdir?
Kanun, isim değiştirme davasını çekişmesiz yargı işi sayar (HMK m.382/2-a-2) ve nüfus idaresini davalı olarak değil, davanın huzurunda görüleceği makam olarak anar: dava, nüfus müdürü veya görevlendireceği nüfus memuru huzuru ile görülür ve karara bağlanır (5490 sayılı Kanun m.36/1-a). Nüfus müdürlüğü karara karşı kanun yoluna başvurabilir (m.37/1).
İsim değiştirme davası avukatsız açılabilir mi?
Evet. Dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi açıp takip edebilir (HMK m.71/1). Avukatsız açılan davada görevli mahkemenin doğru seçilmesi, gider avansının yatırılması ve haklı sebebi gösteren olguların delilleriyle dilekçeye yazılması davacıya düşer; görev ve gider avansı eksikliği dava şartı noksanlığıdır ve usulden ret sonucunu doğurabilir (HMK m.114/1, m.115/2).
İsim değiştirme davası ne kadar sürer?
Kanun, isim değiştirme davası için bir sonuçlanma süresi belirlemez. Basit yargılama usulünde mahkeme mümkünse dosya üzerinden karar verir; duruşma gerekirse tahkikatı ilk duruşmadan sonra kural olarak iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz (HMK m.320). Karar kesinleşmeden nüfus kütüğüne işlenmez (5490 sayılı Kanun m.35/1).
İsim değiştirme davası kaç kez açılabilir?
Türk Medeni Kanunu ad değişikliği için sayı sınırı koymaz (TMK m.27/1). 5490 sayılı Kanun m.36/1-b'nin 'ancak bir kere açılabilir' diyen eski metni 7039 sayılı Kanunla değiştirildi; 3 Kasım 2017'den beri haklı sebep bulunduğunda aynı konuya ilişkin düzeltme yeniden hâkimden istenebilir. Her talepte haklı sebep ayrıca aranır.
Çocuğun ismini değiştirmek için ne yapılır?
Ergin olmayan çocuğun adı da isim değiştirme davasıyla, haklı sebebe dayanılarak değiştirilir (TMK m.27/1). Davayı çocuğu temsilen velayet sahibi açar: ana ve baba velayetleri çerçevesinde çocuğun yasal temsilcisidir (TMK m.342/1). Evlilik sürerken velayeti ana ve baba birlikte kullanır; boşanmada velayet çocuğun bırakıldığı tarafa aittir (TMK m.336).
İsim değişikliği borçlarımı veya kişisel durumumu etkiler mi?
Hayır. Ad değişmekle kişisel durum değişmez (TMK m.27/3); kişinin yaşı, medeni hâli, hısımlığı ve mevcut borç ve alacak ilişkileri aynı kalır. Değişen yalnız nüfus kütüğündeki addır. Ad değişikliğinden zarar gören kişi ise öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde değiştirme kararının kaldırılmasını dava edebilir (TMK m.27/4).
İsim değişikliği çocuklarımın kaydını etkiler mi?
Evet, dolaylı olarak etkiler. Mahkeme kararıyla ad değiştiğinde nüfus müdürlüğü, bu kişinin çocuklarının nüfus kaydındaki baba veya ana adını da düzeltir; soyadı değişikliğinde ise eşin ve ergin olmayan çocukların soyadını düzeltir (5490 sayılı Kanun m.36/1-b). Çocuğun kendi adı ise bu işlemle değişmez; onun için ayrı talep gerekir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler