Türk lirası madenî paranın yakın planı

Aile Hukuku

Nafaka Artırım Davası: Şartları, Süresi, Nasıl Açılır?

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Nafaka artırım davası, mahkeme kararıyla aylık olarak bağlanmış nafakanın, tarafların malî durumları değiştiğinde ya da hakkaniyet gerektirdiğinde yükseltilmesi için aile mahkemesinde açılan davadır (Türk Medeni Kanunu m.176/4; 4787 sayılı Kanun m.4). Bu yazı, boşanma kararıyla kendisine veya çocuğuna nafaka bağlanmış ve bugün bu tutarın ihtiyacı karşılamadığını düşünen nafaka alacaklısı için; artırım davasının şartlarını, artışın neye göre belirlendiğini, davanın ne kadar sürdüğünü ve karardan sonra neler olduğunu anlatır. Nafaka türlerinin genel çerçevesi için nafaka nedir, çeşitleri ve nasıl belirlenir yazısına bakabilirsiniz.

1. Nafaka Artırım Davası: Öne Çıkanlar

  • Nafaka artırım davası, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde açılır; iki sebepten biri yeterlidir (TMK m.176/4).
  • Nafaka artırım davası için önceki karardan bu yana belirli bir sürenin geçmesi, artırımı düzenleyen maddelerde şart olarak yer almaz (TMK m.176/4, m.331).
  • Nafaka artırımında kanunda sabit bir oran veya endeks yoktur; hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4).
  • Nafaka, kararda gelecek yıllar için artış öngörülmemişse kendiliğinden artmaz; bu artış ancak istem hâlinde karara bağlanır (TMK m.176/5).
  • Nafaka artırım davası aile mahkemesinde açılır ve boşanmadan sonra nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (4787 sayılı Kanun m.4; TMK m.177).
  • Nafaka artırım davası basit yargılama usulüyle görülür; tahkikat kural olarak ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanır (HMK m.316/1-ç, m.320/3).
  • Nafaka artırım davasında reddedilen kısım için karşı taraf lehine avukatlık ücretine hükmedilemez (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.9/2).

2. Nafaka Artırım Davası Nedir?

Nafaka artırım davası, daha önce mahkemece irat biçiminde, yani her ay ödenmek üzere bağlanmış nafakanın miktarını yükseltmek için açılan davadır. Dava yeni bir nafaka hakkı kurmaz; var olan nafaka hükmünü koruyup yalnız tutarını bugünkü koşullara göre yeniden belirletir (TMK m.176/4, m.331).

Nafaka artırım davasının dayanağı, bağlanan nafakanın türüne göre değişir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşen eşe bağlanan yoksulluk nafakası ve irat olarak ödenen maddî tazminat için kanun, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına karar verilebileceğini söyler (TMK m.176/4). Çocuk için ödenen nafakada ise durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331).

Bu ayrım dilekçede önemlidir. Yoksulluk nafakasının artırılması istenirken dayanak m.176/4, iştirak nafakasının artırılması istenirken dayanak m.331’dir; aynı davada hem eş hem çocuk için artırım isteniyorsa her iki talebin dayanağı ayrı ayrı gösterilir.

2.1. Nafaka Artırım Davası Hangi Nafakalar İçin Açılır?

Nafaka artırım davası, mahkeme kararıyla irat olarak bağlanmış nafakalar için açılır. Uygulamada karşılaşılan üç nafaka türü şunlardır:

  • Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek tarafa, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak bağlanan nafakadır (TMK m.175). Artırımı m.176/4’e dayanır. Süresiz nafakanın kaldırılması ve azaltılması için süresiz nafaka yazısına bakabilirsiniz.
  • İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılma borcudur (TMK m.182/3). Artırımı m.331’e dayanır.
  • Yardım nafakası: Yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek üstsoy, altsoy ve kardeşlere ödenen nafakadır (TMK m.364). Bu nafakada da hâkim, istem hâlinde gelecek yıllardaki miktarı karara bağlayabilir (TMK m.365).

Boşanma davası sürerken bağlanan tedbir nafakası ise ayrı bir artırım davasının konusu olmaz. Boşanma davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince eşlerin geçimine ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Ayrıntısı için tedbir nafakası yazısına bakabilirsiniz.

3. Nafaka Artırım Davası Şartları

Nafaka artırım davasının şartları kanunda iki madde hâlinde düzenlenir. Yoksulluk nafakası için tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi (TMK m.176/4), iştirak nafakası için durumun değişmesi (TMK m.331) aranır. Dava açılabilmesi için şu koşulların birlikte bulunması gerekir:

  • İrat biçiminde bağlanmış bir nafaka bulunmalıdır. Kanun, artırımı “iradın artırılması” olarak düzenler; toptan ödenmesine karar verilen nafaka bakımından artırılacak bir aylık tutar yoktur (TMK m.176/1, m.176/4).
  • Malî durum değişmiş ya da hakkaniyet artırımı gerektiriyor olmalıdır. Kanun iki sebebi “veya” bağlacıyla sayar. Bu yüzden nafaka yükümlüsünün gelirinde bir artış olmasa bile, hakkaniyet artırımı gerektiriyorsa dava açılabilir (TMK m.176/4).
  • Çocuk nafakasında durum değişmiş olmalıdır. Çocuğun yaşı, eğitimi ve giderleri gibi ihtiyaçlardaki değişme bu kapsamdadır; nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınır (TMK m.330/1, m.331).
  • Talepte bulunulmalıdır. Hâkim nafaka miktarını ancak istem üzerine yeniden belirler (TMK m.331). Artırım kendiliğinden yapılmaz.

Nafaka artırım davasında davacı, dayandığı değişikliği ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Dilekçede yalnız “nafaka yetmiyor” demek yeterli değildir; önceki kararın verildiği tarihteki durum ile bugünkü durum arasındaki fark somut olgularla gösterilir.

3.1. Nafaka Artırım Davası Ne Zaman Açılabilir?

Nafaka artırım davası, şartları oluştuğu anda açılabilir. Artırımı düzenleyen maddeler, önceki nafaka kararından bu yana bir yıl ya da başka bir sürenin geçmesini şart koşmaz; aranan şey malî durumun değişmesi, hakkaniyet ya da çocuk bakımından durumun değişmesidir (TMK m.176/4, m.331).

Aynı nafaka için daha önce artırım davası açılmış olması, maddelerde sayılan bir engel değildir. Ancak yeni davada, önceki artırım kararından sonra ortaya çıkan değişikliğin gösterilmesi gerekir; çünkü ispat yükü davacıdadır (TMK m.6). Artırımı düzenleyen maddelerde bir hak düşürücü süre de yer almaz (TMK m.176/4, m.331).

3.2. Nafaka Artırım Davası Hangi Durumlarda Açılır?

Nafaka artırım davası, nafakanın bağlandığı tarihteki dengenin bozulduğu durumlarda açılır. Kanunun saydığı ölçütlere bağlanabilen tipik örnekler şunlardır:

  • Çocuğun ihtiyaçlarının artması: Çocuğun okula başlaması, eğitim ve sağlık giderlerinin yükselmesi, nafakanın belirlenmesinde esas alınan “çocuğun ihtiyaçları” ölçütünü değiştirir (TMK m.330/1).
  • Nafaka yükümlüsünün gelirinin artması: Yükümlünün ödeme gücü yükselmişse, hem yoksulluk nafakasında malî güç ölçütü hem çocuk nafakasında ödeme gücü ölçütü değişmiş olur (TMK m.175, m.330/1).
  • Nafakanın hayat pahalılığı karşısında ihtiyacı karşılamaması: Tarafların gelirinde değişiklik olmasa da, bağlanan tutarın geçim giderleri karşısında yetersiz kalması hakkaniyet sebebine dayanılarak ileri sürülür (TMK m.176/4, m.4).

Bu örnekler varsayımsaldır; her dosyada hangi değişikliğin ne ölçüde artırım gerektirdiği, sunulan delillere göre hâkimin takdirindedir (TMK m.4).

4. Nafaka Artırım Davasında Artış Neye Göre Belirlenir?

Nafaka artırım davasında artış miktarı için kanunda sabit bir oran, tavan ya da maaşa bağlı yüzde yoktur. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Artırımda hâkim, nafakayı ilk kez belirlerken kullanılan ölçütlerin bugünkü durumuna bakar:

  • İştirak nafakasında: çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun kendi gelirleri (TMK m.330/1).
  • Yoksulluk nafakasında: nafaka alacaklısının geçimi için gereken tutar ile nafaka yükümlüsünün malî gücü (TMK m.175).

Nafaka artırım davasında istenen tutar, talep sonucunda yeni aylık tutar olarak açıkça yazılır. Hâkim talep sonucuyla bağlıdır; ondan fazlasına karar veremez, duruma göre daha azına karar verebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1). Tutarın nasıl hesaplanıp dilekçeye yazılacağı nafaka artırım dilekçesi yazısında örnekle anlatılır.

4.1. Nafaka Artırım Davasında Artış Oranı: ÜFE mi TÜFE mi?

Nafaka artırım davasında artış oranı için kanunda sabit bir oran ya da endeks adı yoktur. Kanunda her yıl uygulanan sabit bir nafaka artış oranı belirlenmemiştir; kararınızda endeks yazılıysa o endeksin ilgili dönemdeki değişimi uygulanır (TMK m.176/5). Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ve yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), Türkiye İstatistik Kurumunun yayımladığı iki ayrı fiyat serisidir ve aynı dönem için farklı oranlar verir. Hangisinin uygulanacağı iki duruma göre ayrılır:

  • Kararınızda gelecek yıllar için endeks yazılmışsa: hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabildiği için (TMK m.176/5), yıllık artış kararınızda yazan endeksle yapılır. Başka bir endeks seçilemez.
  • Yeni bir artırım davası açıyorsanız: hangi endeksle ya da hangi tutarda artış istendiği talep sonucunda açıkça yazılmalıdır, çünkü hâkim talep sonucundan fazlasına karar veremez (HMK m.26/1). Kanun bir endeks belirlemediği için talep, hâkimin hukuka ve hakkaniyete göre yapacağı değerlendirmeye tabidir (TMK m.4).

Kararınızdaki endeksle yeni tutarı nafaka hesaplama aracının artış kipinde hesaplayabilirsiniz.

4.2. Nafaka Artırımı: Nafaka Her Yıl Kendiliğinden Artar mı?

Nafaka artırımı yapılmadan nafaka her yıl kendiliğinden artmaz; yıllık artış ancak mahkeme kararında gelecek yıllar için öngörülmüşse uygulanır. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir (TMK m.176/5). Aynı yetki çocuğun bakım ve eğitim giderleri için m.182/4’te, çocuk nafakası için m.330/3’te yer alır.

Bu hükümlerin üçü de “istem hâlinde” ifadesini taşır. Yani hâkim, nafakanın her yıl artmasına kendiliğinden hükmetmez; bunun talep edilmiş olması gerekir. Kararınızda böyle bir artış hükmü yoksa nafaka, kararda yazan tutarda kalır ve artış için nafaka artırım davası açılır. Artırım davasında gelecek yıllar için artış da istenirse, sonraki yıllarda yeniden dava açma ihtiyacı ortadan kalkabilir (TMK m.176/5, m.330/3).

5. Nafaka Artırım Davasını Kim Açabilir?

Nafaka artırım davasını, nafakanın alacaklısı açar. Kimin alacaklı olduğu nafakanın türüne göre değişir:

  • Yoksulluk nafakasında: nafaka bağlanan eş kendi adına dava açar (TMK m.175, m.176/4).
  • Küçük çocuğun iştirak nafakasında: küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir. Ayırt etme gücüne sahip küçük de nafaka davası açabilir; ayırt etme gücü olmayan küçük için gereken hâllerde dava atanacak kayyım veya vasi tarafından açılabilir (TMK m.329).
  • Yardım nafakasında: nafaka alacaklısı açar; dava, alacaklıya bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir (TMK m.365).

Nafaka yükümlüsü ise artırım davası açmaz; onun yolu azaltma veya kaldırma davasıdır.

5.1. Nafaka Artırım Davasına Karşı Azaltma veya Kaldırma İstenebilir mi?

Nafaka artırım davasının dayandığı hüküm iki yönlüdür: tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde irat artırılabileceği gibi azaltılabilir de (TMK m.176/4). Çocuk nafakasında da hâkim, durum değişince nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır (TMK m.331). Bu nedenle nafaka yükümlüsü, gelirinin azaldığını ya da nafakanın kaldırılması sebeplerinin oluştuğunu ileri sürerek kendi davasını açabilir.

Yoksulluk nafakası, alacaklı yeniden evlenirse ya da taraflardan biri ölürse kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır (TMK m.176/3). Nafaka borçlusu nafakanın kaldırılması veya azaltılması için dava açmışsa, ödenmeyen nafaka nedeniyle istenen tazyik hapsinin uygulanması, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak bu davanın sonuna bırakılabilir (İcra ve İflas Kanunu m.344/2).

5.2. Nafaka Artırım Davası Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Açılabilir mi?

Nafaka artırım davası anlaşmalı boşanmadan sonra da açılabilir. Artırımı düzenleyen m.176/4 ve m.331, nafakanın çekişmeli ya da anlaşmalı boşanmada bağlanmış olmasına göre bir ayrım yapmaz. Anlaşmalı boşanmada nafaka, hâkimin boşanmanın malî sonuçları ve çocukların durumu hakkında uygun bulduğu düzenlemeyle karara geçer (TMK m.166/3). Karara geçen nafaka irat biçiminde bağlanmışsa artırım davasının konusu olabilir (TMK m.176/1, m.176/4).

Protokolde nafakanın her yıl belirli bir endeksle artacağı yazılmış ve hâkim bu düzenlemeyi uygun bulmuşsa, yıllık artış bu hükme göre uygulanır. Protokolde böyle bir hüküm yoksa tutar sabit kalır ve artış için dava açılır. Protokolün hazırlanması için anlaşmalı boşanma protokolü örneği, sürecin genel kuralları için anlaşmalı boşanma yazısına bakabilirsiniz.

6. Nafaka Artırım Davası Hangi Mahkemede Açılır? Görevli ve Yetkili Mahkeme

Nafaka artırım davası aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından (Üçüncü Kısım hariç) doğan dava ve işlere bakar; nafaka bu kapsamdadır (4787 sayılı Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu dava ve işlere Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (m.2).

Nafaka artırım davasında yetkili mahkeme için iki kural vardır:

  • Nafaka alacaklısının yerleşim yeri: boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177). Nafaka alacaklısı davayı kendi yerleşim yerinde açabilir.
  • Davalının yerleşim yeri: genel yetkili mahkeme, davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6/1).

Yardım nafakasında yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.365).

7. Nafaka Artırım Davası Nasıl Açılır?

Nafaka artırım davası, yetkili aile mahkemesine verilen dava dilekçesiyle açılır; basit yargılama usulünde dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur (HMK m.317/1). Dava şu sırayla ilerler:

  1. Değişikliği gösteren belgeler toplanır. Davacı dayandığı değişikliği ispatla yükümlüdür (TMK m.6); bu yüzden önceki nafaka kararı ile bugünkü gelir ve gider durumunu gösteren belgeler dava açılmadan önce hazırlanır.
  2. Dava dilekçesi yazılır ve deliller bildirilir. Taraflar dilekçeleriyle birlikte tüm delillerini, hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmek ve ellerindeki delilleri dilekçeye eklemek zorundadır (HMK m.318).
  3. Talep sonucu açıkça yazılır. Yeni aylık tutar, artışın istendiği tarih ve gelecek yıllar için artış isteniyorsa endeks ya da miktar talep sonucunda gösterilir; hâkim talep sonucundan fazlasına karar veremez (HMK m.26/1; TMK m.176/5).
  4. Dilekçe aile mahkemesine verilir. Yetkili mahkeme, yukarıdaki kurala göre nafaka alacaklısının ya da davalının yerleşim yeridir (TMK m.177; HMK m.6/1).
  5. Davalı cevap verir. Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır; taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez (HMK m.317/2-3).
  6. Mahkeme dosya üzerinden ya da duruşmayla karar verir. Mahkeme mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden karar verir; duruşma yapılırsa tahkikat kuralları aşağıdaki süre bölümündedir (HMK m.320).

Dilekçenin unsurları, dava değerinin hesabı ve örnek metin için nafaka artırım dilekçesi yazısına; davalı tarafın savunması için cevap dilekçesi yazısına bakabilirsiniz. Avukatsız dava açarken dikkat edilmesi gereken riskler de dilekçe yazısında ayrıca ele alınır.

7.1. Nafaka Artırım Davasında Hangi Deliller Sunulur?

Nafaka artırım davasında sunulan deliller, önceki karardan bu yana neyin değiştiğini göstermelidir; çünkü her taraf hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür (TMK m.6). Kanunun ölçütlerine göre delillerin amacı şöyle ayrılır:

  • Çocuğun ihtiyaçlarını gösteren belgeler: okul, kurs, sağlık ve barınma giderlerine ilişkin faturalar ve kayıtlar, “çocuğun ihtiyaçları” ölçütünü ispat eder (TMK m.330/1).
  • Nafaka yükümlüsünün gelirini gösteren kayıtlar: maaş bordrosu, iş yeri ve mal varlığı bilgileri gibi, getirtilmesi istenen belgeler için bulunabilmelerini sağlayan bilgiler dilekçede yazılır (HMK m.318).
  • Nafaka alacaklısının geçim durumunu gösteren belgeler: kira sözleşmesi ve düzenli giderler, yoksulluk nafakasında geçim ihtiyacını gösterir (TMK m.175).

Delil gösterilmeyen bir artırım talebinde hâkim değişikliğin varlığını tespit edemez (TMK m.6). Tanık da delil olarak gösterilebilir; tanığın hangi olgu için dinletileceği dilekçede belirtilir (HMK m.318).

8. Nafaka Artırım Davası Ne Kadar Sürer?

Nafaka artırım davasının toplam süresi kanunda ay veya yıl olarak belirlenmemiştir; süreyi belirleyen, basit yargılama usulünün duruşma kurallarıdır. Her çeşit nafaka davası basit yargılama usulüne tabidir (HMK m.316/1-ç). Bu usulde mahkeme mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir (HMK m.320/1).

Duruşma yapılırsa süreyi etkileyen kurallar şunlardır:

  • Cevap süresi: davalı, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevap verir; zorunlu hâllerde bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir (HMK m.317/2).
  • İlk duruşma: mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında tarafları dinler, anlaşılan ve anlaşılamayan hususları tespit eder ve tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder (HMK m.320/2).
  • Tahkikat duruşmaları: tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat, ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanır; duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz (HMK m.320/3).
  • İstisna: bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için duruşma günü verebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir (HMK m.320/3).

Bu kurallar mahkemenin duruşmalarını düzenler; tebligatın ne zaman yapılacağı, delillerin getirtilmesi ve mahkemenin iş yükü gibi etkenler toplam süreyi uzatabilir. Karara karşı kanun yoluna gidilirse o aşamanın süresi de eklenir. Basit yargılamanın genel kuralları için basit yargılama usulü yazısına bakabilirsiniz.

8.1. Nafaka Artırım Davası Kaç Duruşma Sürer?

Nafaka artırım davası, duruşma yapılırsa kural olarak ilk duruşma ve iki tahkikat duruşmasıyla tamamlanır (HMK m.320/2-3). Mahkeme dosya üzerinden karar verebiliyorsa duruşma hiç yapılmayabilir (HMK m.320/1). Bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek ikiden fazla tahkikat duruşması yapabilir (HMK m.320/3).

9. Nafaka Artırım Kararı Ne Zamandan İtibaren Geçerli Olur?

Nafaka artırım kararının hangi tarihten itibaren uygulanacağı, artırımı düzenleyen maddelerde yazmaz (TMK m.176/4, m.331). Bu nedenle artışın hangi tarihten itibaren istendiği talep sonucunda açıkça gösterilmelidir. Hâkim talep sonucuyla bağlıdır ve ondan fazlasına karar veremez (HMK m.26/1); talep sonucunda yazılmayan bir başlangıç tarihi için artışa hükmedilemez.

Dava açılmadan önceki aylar için artış istenip istenemeyeceği de bu maddelerde düzenlenmez. Bu nedenle koşullar değiştiğinde davayı açmadan önce ilgili belgeleri toplamak ve talep sonucunda yeni tutarı, başlangıç tarihini ve gelecek yıllar için artışı eksiksiz yazmak gerekir (HMK m.26/1; TMK m.176/5).

10. Nafaka Artırım Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Nafaka artırım kararının kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı sorusuna kanun iki hükümle cevap verir ve bu hükümler birlikte okunur. Birincisi, kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). İkincisi, istinaf yoluna başvurma kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1). Aynı iki kural temyiz aşaması için de tekrarlanır (HMK m.367).

Nafaka artırım davası boşanma davasından ayrı açılan bağımsız bir davadır. Bu davada verilen artırım kararı bakımından lafız, nafaka kararlarına özgü m.350/1 hükmü ile aile hukukuna ilişkin m.350/2 kuralından hangisinin önceleneceğini tek başına söylemez. Artan tutar için takip başlatmadan önce kararın kesinleşme durumunu kontrol etmek, takibin sonradan tartışılması riskini azaltır. Kesinleşme şartı taşıyan kararlar için kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar yazısına bakabilirsiniz.

Artırılan nafaka ödenmezse nafaka ilamına dayanılarak icra takibi yapılır. Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapis başladıktan sonra borçlu kararın gereğini yerine getirirse tahliye edilir (İİK m.344/1). Takibin aşamaları için nafaka alacağının icra takibi yazısına bakabilirsiniz.

11. Nafaka Artırım Davası Reddi: Hangi Durumlarda Reddedilir?

Nafaka artırım davası, kanunun aradığı değişiklik ispatlanamazsa reddedilir. Yoksulluk nafakasında tarafların malî durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin artırımı gerektirmesi (TMK m.176/4), çocuk nafakasında durumun değişmesi (TMK m.331) gösterilemezse artırım şartı gerçekleşmemiş olur. Davacı dayandığı olguları ispatla yükümlü olduğu için (TMK m.6), delil sunulmaması ret sebebidir.

Nafaka artırım davasında talep kısmen de reddedilebilir. Hâkim talep sonucundan daha azına karar verebildiği için (HMK m.26/1), istenen tutarın yalnız bir bölümü kabul edilebilir. Bu durumda reddedilen kısım için karşı taraf lehine avukatlık ücretine hükmedilemez (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.9/2).

Ret kararından sonra da koşullar yeniden değişirse yeni bir artırım davası açılabilir; ancak yeni davada ret kararından sonra ortaya çıkan değişiklik gösterilmelidir (TMK m.176/4, m.6).

12. Nafaka Artırım Davası Vekalet Ücreti ve Masrafları

Nafaka artırım davasında vekalet ücreti, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanır; bu miktar, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen ücretten az olamaz (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.9/1). Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez (m.9/2).

Tarifenin lafzı nafaka davalarında “hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı” ibaresini kullanır; “fark” ibaresi aynı fıkrada yalnız kira tespiti davası için geçer (m.9/1). Dava değeri, harç ve yargılama giderlerinin dilekçeye nasıl yansıtılacağı nafaka artırım dilekçesi yazısında, boşanma ve nafaka davalarının açılış masrafları boşanma davası ücreti ve masrafları yazısında anlatılır. Kanun metinlerinin güncel hâline mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfalarından ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Nafaka artırım davası nedir?

Nafaka artırım davası, mahkeme kararıyla aylık (irat) olarak bağlanmış nafakanın, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde yükseltilmesi için aile mahkemesinde açılan davadır (TMK m.176/4; 4787 sayılı Kanun m.4). Çocuk için bağlanan iştirak nafakasında aynı talep, durumun değişmesine dayanılarak ileri sürülür (TMK m.331). Dava, mevcut nafaka hükmünü ortadan kaldırmaz; yalnız miktarını yeniden belirletir.

Nafaka artırım davası şartları nelerdir?

Nafaka artırım davası için önce irat biçiminde bağlanmış bir nafaka bulunmalıdır. Ardından tarafların malî durumları değişmiş ya da hakkaniyet artırımı gerektiriyor olmalıdır; kanun bu iki sebebi 'veya' bağlacıyla saydığı için biri yeterlidir (TMK m.176/4). İştirak nafakasında durumun değişmesi aranır ve hâkim istem üzerine karar verir (TMK m.331). Davacı dayandığı değişikliği ispatla yükümlüdür (TMK m.6).

Nafaka artırım davası ne zaman açılabilir?

Nafaka artırım davası, şartları oluştuğu anda açılabilir. Artırımı düzenleyen maddeler, önceki nafaka kararından bu yana belirli bir sürenin geçmesini şart koşmaz; aranan şey malî durumdaki değişme, hakkaniyet ya da çocuk bakımından durumun değişmesidir (TMK m.176/4, m.331). Aynı nafaka için daha önce artırım davası açılmış olması da maddelerde sayılan bir engel değildir.

Nafaka artırımı neye göre belirlenir?

Nafaka artırımında kanun sabit bir oran öngörmez. Hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). İştirak nafakasında çocuğun ihtiyaçları, ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirleri dikkate alınır (TMK m.330/1). Yoksulluk nafakası ise yükümlünün malî gücü oranında bağlanır (TMK m.175). Artırımda bu ölçütlerin bugünkü durumu değerlendirilir.

Nafaka her yıl kendiliğinden artar mı?

Nafaka ancak mahkeme kararında gelecek yıllar için artış öngörülmüşse her yıl kendiliğinden artar. Hâkim, istem hâlinde, nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir (TMK m.176/5; çocuk için m.182/4 ve m.330/3). Kararda böyle bir hüküm yoksa tutar değişmez ve artış için nafaka artırım davası açılır.

Nafaka artışında ÜFE mi TÜFE mi uygulanır?

Kanun nafaka artışı için bir endeks adı vermez. Kararınızda gelecek yıllar için bir endeks yazılmışsa o endeks uygulanır (TMK m.176/5). Yeni açılacak nafaka artırım davasında hangi endekse göre artış istendiği talep sonucunda açıkça yazılmalıdır; hâkim talep sonucuyla bağlıdır ve ondan fazlasına karar veremez (HMK m.26/1).

Nafaka artırım davası ne kadar sürer?

Nafaka artırım davasının toplam süresi kanunda ay olarak belirlenmemiştir. Dava basit yargılama usulüne tabidir (HMK m.316/1-ç). Mahkeme mümkünse dosya üzerinden karar verir; duruşma yapılırsa tahkikatı ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arası bir aydan uzun olamaz. Bilirkişi incelemesi gibi zorunlu hâllerde daha fazla duruşma yapılabilir (HMK m.320/1, m.320/3).

Nafaka artırım davası hangi mahkemede açılır?

Nafaka artırım davası aile mahkemesinde açılır (4787 sayılı Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (m.2). Boşanmadan sonra açılan nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (TMK m.177); genel yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6/1).

Nafaka artırım kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Kanun bu soruya iki hükümle cevap verir. Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Buna karşılık istinaf kararın icrasını durdurmaz ve nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1); temyiz için aynı iki kural m.367'dedir. Ayrı açılmış artırım davasında hangisinin önceleneceğini lafız tek başına söylemez.

Nafaka artırım davası reddedilirse vekalet ücreti ödenir mi?

Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.9/2). Bu nedenle istenen artışın bir kısmı reddedilirse, reddedilen kısım üzerinden karşı taraf lehine vekalet ücreti doğmaz. Kabul edilen kısımda ücret, hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır (m.9/1).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp