Tavan lambalarıyla aydınlanan, iki yanında kapılar ve bekleme bankları bulunan loş koridor

Aile Hukuku

Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası (TMK 162)

14 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma, eşlerden birinin, diğer eşin hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması sebebiyle açtığı özel boşanma davasıdır (TMK m.162/1). Bu yazı, eşinin şiddetine, aşağılamasına veya hakaretine maruz kalıp bu sebebe dayanarak boşanmak isteyen eş için hazırlanmıştır. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, sebebi öğrenmeden başlayarak altı ay, her hâlde sebebin doğumundan başlayarak beş yıl içinde açılır ve olayı affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.162/2, m.162/3).

1. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma: Öne Çıkanlar

  • Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma, hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış olmak üzere üç ayrı olguyu düzenler; herhangi birinin gerçekleşmesi dava hakkı verir (TMK m.162/1).
  • Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, sebebi öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan başlayarak beş yıl içinde açılmazsa dava hakkı düşer (TMK m.162/2).
  • Onur kırıcı davranışı affeden eş, affettiği olaya dayanarak bu davayı açamaz (TMK m.162/3).
  • Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmada sebebin ispatı yeterlidir; kanun, ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini ayrıca koşul olarak aramaz (TMK m.162/1, m.170/1).
  • Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası aile mahkemesinde, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya son altı ay birlikte oturulan yerde açılır (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.168).
  • Şiddet varsa koruma tedbiri boşanma davası beklenmeden istenebilir ve koruyucu tedbir için delil veya belge aranmaz (6284 sayılı Kanun m.8/3).

2. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine dayanan özel bir boşanma davasıdır. Eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi, kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle bu davayı açabilir (TMK m.162/1). Madde üç ayrı olguyu birlikte düzenlediği için uygulamada “hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma” adıyla da anılır.

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma, kanunun saydığı özel boşanma sebeplerinden biridir. Diğer özel sebepler zina (TMK m.161), suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163), terk (TMK m.164) ve akıl hastalığıdır (TMK m.165). Bunların yanında evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel boşanma sebebidir (TMK m.166/1). Özel sebeplerin her biri kendi koşullarıyla ileri sürülür; bu nedenle dava dilekçesinde hangi sebebe dayanıldığının açıkça yazılması gerekir.

3. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanmada Üç Ayrı Sebep

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma maddesi üç bağımsız olgu içerir: hayata kast, pek kötü davranış ve ağır derecede onur kırıcı davranış. Üçünün birlikte gerçekleşmesi gerekmez; herhangi biri dava hakkı doğurur ve üçü de aynı altı ay, beş yıl ve af kuralına tabidir (TMK m.162).

OlguKanundaki ifadeAğırlık eşiği
Hayata kast”hayatına kas­te­dil­mesi”Kanun ayrıca bir eşik koymaz
Pek kötü davranış”kendisine pek kötü dav­ra­nıl­ması”Davranışın “pek kötü” olması aranır
Onur kırıcı davranış”ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması”Davranışın “ağır derecede” onur kırıcı olması aranır

3.1. Hayata Kast Nedeniyle Boşanma

Hayata kast nedeniyle boşanma, bir eşin diğer eşin hayatına kastetmesine dayanır (TMK m.162/1). Kanun, bu olgu için ayrıca bir ağırlık eşiği veya sonucun gerçekleşmesi koşulu yazmaz. Hayata kast aynı zamanda bir suç soruşturmasının konusu olabilir. Kanun, boşanma davasının açılmasını ceza yargılamasının sonuçlanmasına bağlamaz; boşanma hâkimi olguları kendi önündeki delillerle ve serbestçe değerlendirir (TMK m.184/1, m.184/4).

3.2. Pek Kötü Davranış (Pek Kötü Muamele) Nedeniyle Boşanma

Pek kötü davranış nedeniyle boşanma, bir eşin diğer eşe pek kötü davranmasına dayanır (TMK m.162/1). Kanun “pek kötü davranılması” ifadesini tanımlamaz ve kapsamına giren davranışları saymaz; davranışın bu ağırlığa ulaşıp ulaşmadığını hâkim olayın koşullarına göre takdir eder (TMK m.184/4). Günlük dilde ve hukuk yazılarında kullanılan “pek kötü muamele” ifadesi aynı olguyu anlatır; kanun lafzı “pek kötü davranılması”dır. Eşe yönelik fiziksel şiddet ayrıca bir suçtur: kasten yaralama eşe karşı işlendiğinde ceza şikâyet aranmaksızın yarı oranında artırılır (TCK m.86/3-a).

4. Onur Kırıcı Davranışlar Nelerdir?

Kanun onur kırıcı davranışları tek tek saymaz. Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma bakımından aranan tek ölçüt, davranışın ağır derecede onur kırıcı olmasıdır (TMK m.162/1). Bu nedenle hangi davranışın bu kapsama girdiğini önceden kesin olarak belirleyen bir liste yoktur; davranışın bu ağırlığa ulaşıp ulaşmadığını hâkim somut olguları ve delilleri serbestçe takdir ederek belirler (TMK m.184/4).

Onur kırıcı davranışlar nelerdir sorusuna yaklaşırken iki kanunun kavramları yol gösterir, ancak bunlar TMK m.162’nin tanımı değildir:

  • Hakaret ve sövme: Türk Ceza Kanunu, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmeyi ya da sövmeyi hakaret suçu olarak tanımlar; sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi de aynı cezayı gerektirir (TCK m.125/1, m.125/2). Eşe yönelik ağır hakaret, iftira niteliğindeki isnat ve mesajla yapılan sövme bu çerçevede değerlendirilir.
  • Şiddetin türleri: 6284 sayılı Kanun şiddeti fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranış olarak tanımlar; tehdit, baskı ve özgürlüğün keyfî engellenmesi de bu tanıma girer (6284 sayılı Kanun m.2/1-d). Eşi toplum içinde aşağılamak, sürekli tehdit etmek veya temel ihtiyaçlarından yoksun bırakmak bu tanımda karşılık bulur.
  • Aşağılama ve küçük düşürme: 6284 sayılı Kanun, şiddet uygulayan hakkında hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması tedbirini ayrıca sayar (6284 sayılı Kanun m.5/1-a).

Bir davranışın suç olması veya 6284 sayılı Kanun’daki şiddet tanımına girmesi, onu kendiliğinden TMK m.162 anlamında ağır derecede onur kırıcı davranış yapmaz. Boşanma hâkimi olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz (TMK m.184/1). Eşik aşılmıyorsa aynı olaylar genel boşanma sebebi çerçevesinde ileri sürülebilir (TMK m.166/1).

4.1. Hakaret Boşanma Sebebi mi? Hangi Sözler Sayılır?

Hakaret, ağır derecede onur kırıcı bir davranış niteliği taşıyorsa onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasına dayanak olabilir (TMK m.162/1). Kanun hangi sözlerin boşanma sebebi olduğunu saymaz; her kaba söz bu eşiği kendiliğinden aşmaz ve sözün içeriği, tekrarı ve söylendiği ortam hâkimin takdirinde değerlendirilir (TMK m.184/4).

Hakaret suçunun tanımı, hangi sözlerin bu çerçevede ele alınabileceğini gösteren iki biçim içerir (TCK m.125/1):

  • Somut isnat: Eşe, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu yüklemek. Eşi asılsız biçimde bir suçla veya ahlak dışı bir davranışla itham etmek bu biçime girer.
  • Sövme: Somut bir olay yüklemeden eşin onur, şeref ve saygınlığına saldıran sözler söylemek.

Sözün yüz yüze değil de eşi muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle, örneğin mesajla söylenmesi de aynı kapsamdadır (TCK m.125/2). Hakaret aynı zamanda bir suçtur ve soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131/1). Suçun unsurları için hakaret suçu ve cezası, sosyal medya paylaşımları için sosyal medyada hakaret suçu yazılarımıza bakabilirsiniz.

5. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanmanın Şartları

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasının kabul edilmesi için kanunun aradığı koşullar şunlardır (TMK m.162):

  1. Davranış, davacı eşe karşı diğer eş tarafından gerçekleştirilmiş olmalıdır (TMK m.162/1).
  2. Olay hayata kast, pek kötü davranış veya ağır derecede onur kırıcı davranış niteliğinde olmalıdır (TMK m.162/1).
  3. Dava, sebebi öğrenmeden başlayarak altı ay içinde ve her hâlde sebebin doğumundan başlayarak beş yıl dolmadan açılmalıdır (TMK m.162/2).
  4. Davacı eş, dayandığı olayı affetmemiş olmalıdır (TMK m.162/3).
  5. Olay, hâkimin vicdani kanaatini oluşturacak delillerle ispatlanmalıdır (TMK m.170/1, m.184/1).

Bu koşullar birlikte gerçekleştiğinde hâkim boşanmaya veya, istenmişse, ayrılığa karar verir (TMK m.170/1). Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunuyorsa, boşanma istenmiş olsa bile ayrılığa karar verilebilir (TMK m.170/3).

6. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Açma Süresi

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, boşanma sebebini öğrenmeden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır; her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçince dava hakkı düşer (TMK m.162/2). İki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte sona erer.

  • Altı aylık süre davacı eşin sebebi öğrendiği tarihten başlar.
  • Beş yıllık süre öğrenmeye bakılmaksızın sebebin doğumundan, yani olayın gerçekleştiği tarihten başlar.
  • Süreler hak düşürücüdür; kaçırılırsa aynı olaya dayanarak onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılamaz.

Süre kaçırıldığında olaylar tamamen değersiz hâle gelmez. Aynı olaylar, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren vakıalar olarak genel boşanma sebebine dayanan davada ileri sürülebilir (TMK m.166/1); ancak bu davada hâkim ortak hayatın sürdürülmesinin beklenemeyecek derecede sarsıldığını ayrıca araştırır.

6.1. Onur Kırıcı Davranışta Süre: Zina ve Haysiyetsiz Hayat Sürme ile Farkı

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmadaki süre yapısı zina sebebine benzer, fakat beş yıllık sürenin başlangıcı farklı yazılmıştır. TMK m.161’de beş yıl “zina eyleminin” üzerinden, TMK m.162’de ise “bu sebebin doğumunun” üzerinden hesaplanır (TMK m.161/2, m.162/2). Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebinde ise kanun hiç süre koymaz; bu sebebe dayanan eş “her zaman” dava açabilir (TMK m.163).

Altı ay ve beş yıllık süreler TMK m.163’te değil, TMK m.162’nin ikinci fıkrasındadır. İki madde komşu olduğu için süre kuralının TMK m.163’e bağlandığı açıklamalara rastlanır; bu doğru değildir. Zina ve haysiyetsiz hayat sürme sebeplerinin ayrıntıları kendi yazılarında ele alınır.

7. Onur Kırıcı Davranışı Affeden Eş Dava Açabilir mi?

Onur kırıcı davranışı affeden eş, affettiği olaya dayanarak onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açamaz: kanun “Affeden tarafın dava hakkı yoktur.” der (TMK m.162/3). Af, altı aylık ve beş yıllık süreden bağımsız bir engeldir; süre dolmamış olsa bile affedilen olay için dava hakkını ortadan kaldırır.

Kanun affın biçimini düzenlemez; affın açık bir beyanla mı yoksa davranışlarla mı gerçekleştiği, olayın bütün koşullarıyla birlikte hâkim tarafından değerlendirilir (TMK m.184/4). Af yalnız affedilen olayı kapsar. Affedildiği ileri sürülen olaydan sonra yaşanan yeni bir hayata kast, pek kötü davranış veya onur kırıcı davranış, kendi altı aylık ve beş yıllık süresiyle ayrıca dava sebebi olur (TMK m.162/2).

8. Onur Kırıcı Davranış Mutlak Boşanma Sebebi mi?

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma, mutlak boşanma sebebi olarak anılır. Bu adlandırma kanunda geçmez; TMK m.162’nin, olayın ispatı dışında ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini ayrıca koşul olarak aramamasını anlatır. Madde yalnız olayı ve süreleri düzenler; boşanma sebebi ispatlanmış olursa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir (TMK m.162/1, m.170/1).

Diğer boşanma sebepleriyle karşılaştırıldığında fark şöyledir:

Boşanma sebebiOlay dışında aranan ek koşulSüre
Onur kırıcı davranış, hayata kast, pek kötü davranış (TMK m.162)YokAltı ay ve beş yıl
Zina (TMK m.161)YokAltı ay ve beş yıl
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK m.163)Diğer eşten birlikte yaşamanın bek­le­ne­me­mesiHer zaman
Terk (TMK m.164)Ayrılığın en az altı ay sürmesi, devam etmesi ve hâkim veya noter ihtarının sonuçsuz kalmasıİhtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz
Akıl hastalığı (TMK m.165)Ortak hayatın çekilmez hâle gelmesi ve resmî sağlık kurulu raporuKanunda süre yok
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1)Ortak hayatı sürdürmenin eşlerden bek­le­ne­me­ye­cek derecede sarsılmaKanunda süre yok

Tablonun pratik sonucu şudur: onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmada olay ispatlandığında hâkimin ayrıca evliliğin sarsılma derecesini araştırması gerekmez. Buna karşılık olay ispatlanamazsa veya süre kaçırılmışsa bu avantaj ortadan kalkar.

9. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanmada Genel Sebebe de Dayanmak

Dava dilekçesinde yalnız TMK m.162’ye mi, yoksa aynı olaylar nedeniyle genel boşanma sebebine de mi dayanıldığı davanın sonucunu doğrudan etkiler. Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m.26/1). Dilekçede yalnız TMK m.162’ye dayanılmışsa ve olay ispatlanamazsa, dava bu sebep bakımından reddedilir.

Bu riskin iki kaynağı vardır:

  • Eşik riski: Olay ispatlansa bile hâkim davranışı “ağır derecede” onur kırıcı veya “pek kötü” bulmayabilir (TMK m.162/1, m.184/4).
  • Genişletme yasağı: Taraflar iddialarını cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletebilir; dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia genişletilemez veya değiştirilemez. Islah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır (HMK m.141/1, m.141/2).

Bu nedenle onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açılırken aynı olayların evlilik birliğini temelinden sarstığı da ileri sürülerek genel boşanma sebebine birlikte dayanılması değerlendirilir (TMK m.162/1, m.166/1). Genel sebepte hâkim, ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyecek derecede sarsılıp sarsılmadığını inceler; davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır (TMK m.166/1, m.166/2). Dilekçenin kurulması için boşanma dilekçesi, genel sebep için çekişmeli boşanma ve sonradan yapılacak değişiklik için davada ıslah yazılarımıza bakabilirsiniz.

Dava reddedilirse ayrıca TMK m.166’nın dördüncü fıkrası gündeme gelir. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan davanın reddine karar verilir ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Fıkra 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiştir (TMK m.166/4). Ayrıntı için fiili ayrılık nedeniyle boşanma yazımıza bakınız.

10. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, yetkili aile mahkemesine verilen bir dava dilekçesiyle açılır; dilekçede dayanılan olay, olayın öğrenildiği tarih ve deliller gösterilir. Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2, m.4). İşlem sırası şöyledir:

  1. Süre hesaplanır. Olayın öğrenildiği tarihten başlayarak altı ay ve olayın gerçekleştiği tarihten başlayarak beş yıl dolmamış olmalıdır (TMK m.162/2).
  2. Yetkili mahkeme belirlenir. Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m.168).
  3. Talep seçilir. Davaya hakkı olan eş, dilerse boşanma, dilerse ayrılık isteyebilir (TMK m.167).
  4. Dayanılan sebepler yazılır. Dilekçede TMK m.162’deki olgu ve gerekiyorsa genel boşanma sebebi açıkça gösterilir; hâkim talep sonucuyla bağlıdır (HMK m.26/1).
  5. Deliller dilekçeye eklenir veya gösterilir. Tanık, sağlık raporu, yazışma ve ceza soruşturması belgeleri gibi deliller belirtilir (TMK m.184/4).
  6. Geçici önlemler ve fer’î talepler eklenir. Hâkim dava süresince eşlerin barınması, geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır; tazminat, nafaka ve velayet talepleri de bu davada ileri sürülür (TMK m.169, m.174, m.175, m.182).

Taraflardan birinin istemi üzerine hâkim duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m.184/6). Sürecin bütünü için boşanma davası nasıl açılır, masraf kalemleri için boşanma davası ücreti ve masrafları yazılarımıza bakabilirsiniz.

11. Onur Kırıcı Davranışın İspatı ve Deliller

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmada tanık beyanı, sağlık raporu, yazışmalar ve ceza soruşturması belgeleri delil olarak sunulur; tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3). Olayı ispat yükü, bu olaya dayanan davacı eştedir. Hâkim boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.184/1, m.184/4). Boşanma davasına özgü iki kural da ispatı etkiler: hâkim bu olgular hakkında taraflara yemin öneremez ve tarafların bu konudaki ikrarları hâkimi bağlamaz (TMK m.184/2, m.184/3). Bu nedenle davalı eşin olayı kabul etmesi tek başına yeterli sayılmaz; olay başka delillerle de desteklenmelidir.

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasında sıkça başvurulan deliller şunlardır:

  • Tanık beyanı: Olayı gören veya işiten kişilerin anlatımı. Tanıklığın usulü için tanık ne demek yazımıza bakabilirsiniz.
  • Sağlık raporu: Fiziksel şiddette yaralanmayı gösteren rapor. Nasıl alındığı darp raporu yazımızda anlatılır.
  • Yazışma ve kayıtlar: Mesaj, e-posta ve sosyal medya içerikleri. Ses kaydı ve yazışmaların hukuka uygun delil olup olmadığı ses kaydı ve WhatsApp yazışması delil olur mu yazımızda ele alınır.
  • Ceza soruşturması ve koruma kararı belgeleri: Şikâyet dilekçesi, ifade tutanakları ve 6284 sayılı Kanun kapsamında verilmiş tedbir kararları.

Olayın ne zaman öğrenildiği de ispat konusudur. Altı aylık sürenin dolmadığı, dilekçede öğrenme tarihi ve bu tarihi gösteren delillerle ortaya konur (TMK m.162/2).

12. Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanmada Tazminat, Nafaka ve Velayet

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davasında maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve velayet aynı davada istenebilir. Bu taleplerin sonucunda eşlerin kusuru ve çocuğun menfaati belirleyicidir; onur kırıcı davranışın ispatlanması kusur değerlendirmesine yansır.

  • Maddi tazminat: Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1).
  • Manevi tazminat: Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda para isteyebilir (TMK m.174/2). Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma kişilik hakkına yönelen olaylara dayandığı için bu talep, davanın konusu olan olaylarla doğrudan bağlantılıdır.
  • Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175).
  • Velayet ve kişisel ilişki: Mahkeme boşanmaya karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler; kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182/1, m.182/3).

12.1. Onur Kırıcı Davranış ve Kusur Değerlendirmesi

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmada kusur, fer’î taleplerin sonucunu belirleyen ölçüttür. Kanun kusuru bu taleplerde farklı derecelerle arar: maddi tazminatı ancak “kusursuz veya daha az kusurlu” taraf, manevi tazminatı ise “kusurlu olan diğer taraftan” isteyebilir (TMK m.174/1, m.174/2). Yoksulluk nafakası için isteyen tarafın “kusuru daha ağır olmamak” koşulu aranır (TMK m.175/1). Genel sebebe dayanan davada da davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır (TMK m.166/2). Bu nedenle ispatlanan onur kırıcı davranış, boşanmanın yanında tazminat ve nafaka taleplerinde de davalı eşin kusuru olarak ileri sürülür. Kanun “ağır kusur” diye ayrı bir kategori tanımlamaz; kusurların karşılaştırılması somut olaylara göre hâkim tarafından yapılır (TMK m.184/4).

Ayrıntı için boşanmada maddi ve manevi tazminat, süresiz nafaka ve velayet davası yazılarımıza bakabilirsiniz.

13. Onur Kırıcı Davranış TCK’da Suç mu? Boşanma, Şikâyet ve Koruma Kararı Farkı

Onur kırıcı davranış, Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir suç adı değildir; bu ifade TMK m.162’deki boşanma sebebinin adıdır. Aynı olay ise çoğu zaman bir suç da oluşturur: hakaret (TCK m.125) veya eşe karşı kasten yaralama (TCK m.86/3-a). Bu durumda üç ayrı yol vardır ve her birinin mercii, amacı ve koşulu farklıdır:

YolNe sağlarMerciDayanak
Onur kırıcı dav­ra­nış nede­niyle boşanma davasıEvli­li­ğin sona ermesi ve fer’î sonuç­larAile mah­ke­mesiTMK m.162, m.168
Ceza şikâ­yetiFailin ceza­lan­dı­rıl­masıCum­hu­ri­yet baş­sav­cı­lığı veya kollukCMK m.158/1 · TCK m.125, m.131/1 · TCK m.86/3-a
6284 sayılı Kanun’a göre tedbirŞid­de­tin önlen­mesi ve korunmaHâkim, mülki amir veya kolluk6284 sayılı Kanun m.3, m.4, m.5, m.8/1

Hakaret suçunun soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131/1). Eşe karşı kasten yaralamada ise ceza şikâyet aranmaksızın yarı oranında artırılır (TCK m.86/3-a). Bu yollar birbirini beklemez; boşanma davası açmak için ceza soruşturmasının sonuçlanması gerekmez. Kasten yaralamanın cezası için kasten yaralama suçu yazımıza bakabilirsiniz.

13.1. Şiddet Varsa Koruma Kararı

Onur kırıcı davranış veya pek kötü davranış şiddet niteliğindeyse, şiddet gören eş boşanma davasını beklemeden koruyucu ve önleyici tedbir isteyebilir. Tedbir kararı ilgilinin talebi, Bakanlık veya kolluk görevlileri ya da Cumhuriyet savcısının başvurusu üzerine verilir; en çabuk ve en kolay ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden talep edilebilir (6284 sayılı Kanun m.8/1).

Koruyucu tedbir kararı verilebilmesi için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz ve önleyici tedbir kararı geciktirilmeksizin verilir (6284 sayılı Kanun m.8/3). Hâkim, şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhâl uzaklaştırılmasına, korunan kişiye yaklaşmamasına ve hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmamasına karar verebilir (6284 sayılı Kanun m.5/1-a, m.5/1-b, m.5/1-c). Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir (6284 sayılı Kanun m.8/2).

Ayrıntı için 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı ve uzaklaştırma kararı yazılarımıza bakabilirsiniz. Kanun metinlerinin tamamı Türk Medeni Kanunu ve 6284 sayılı Kanun sayfalarında yayımlanır.

Sıkça Sorulan Sorular

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası nedir?

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin, diğer eşin hayatına kastetmesi, kendisine pek kötü davranması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması sebebiyle açtığı özel boşanma davasıdır. Dayanağı TMK m.162'dir. Dava aile mahkemesinde görülür ve öğrenmeden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır.

Onur kırıcı davranışlar nelerdir?

Kanun onur kırıcı davranışları tek tek saymaz; aranan ölçüt davranışın ağır derecede onur kırıcı olmasıdır. Eşin şerefine ve saygınlığına yönelik söz, yazı ya da eylemler bu kapsamda değerlendirilebilir. Davranışın bu ağırlığa ulaşıp ulaşmadığını hâkim somut olgulara ve delillere göre serbestçe takdir eder (TMK m.162/1, m.184/4).

Hakaret boşanma sebebi midir?

Hakaret, ağır derecede onur kırıcı bir davranış niteliği taşıyorsa TMK m.162'ye dayanan özel boşanma sebebi olabilir. Her kaba söz bu eşiği kendiliğinden aşmaz; eşik aşılmıyorsa olay genel boşanma sebebi çerçevesinde değerlendirilebilir. Hakaret ayrıca TCK m.125'te suçtur ve soruşturulması mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131/1).

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası ne zaman açılmalı?

Dava, boşanma sebebini öğrenmeden başlayarak altı ay içinde açılmalıdır. Her hâlde sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçince dava hakkı düşer (TMK m.162/2). Bu süreler TMK m.163'te değil, m.162/2'dedir ve hak düşürücüdür; kaçırılırsa aynı olaya dayanarak bu özel sebeple dava açılamaz, ancak olaylar genel boşanma sebebi olarak ileri sürülebilir.

Onur kırıcı davranışı affeden eş boşanma davası açabilir mi?

Affeden eş, affettiği olaya dayanarak onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası açamaz (TMK m.162/3). Af, altı aylık ve beş yıllık süreden bağımsız bir engeldir; süre dolmamış olsa bile dava hakkını ortadan kaldırır. Affedildiği ileri sürülen olaydan sonra yaşanan yeni bir onur kırıcı davranış ise ayrıca değerlendirilir.

Onur kırıcı davranış mutlak boşanma sebebi midir?

Evet, hukuk yazılarında TMK m.162 mutlak boşanma sebebi olarak anılır; bu ad kanunda geçmez. Adlandırma, TMK m.162'nin ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini ayrıca koşul olarak aramamasını anlatır. Buna karşılık suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebinde, diğer eşten birlikte yaşamanın beklenemeyeceği ayrıca gösterilir (TMK m.163).

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmada hangi deliller kullanılır?

Tanık beyanı, sağlık raporu, yazışmalar, ceza soruşturması belgeleri ve koruma kararı gibi deliller sunulabilir. Hâkim boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış saymaz ve delilleri serbestçe takdir eder. Tarafların ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m.184/1, m.184/3, m.184/4).

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma davası hangi mahkemede açılır?

Dava aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2, m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).

Onur kırıcı davranış nedeniyle boşanmada tazminat ve nafaka istenebilir mi?

İstenebilir. Boşanma yüzünden menfaati zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla nafaka isteyebilir (TMK m.175/1).

Şiddet gören eş boşanma davasını beklemeden ne yapabilir?

Şiddet gören eş, boşanma davasını beklemeden 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir isteyebilir. Talep en çabuk ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden ya da kolluk biriminden yapılır. Koruyucu tedbir için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz (6284 sayılı Kanun m.8/1, m.8/3).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp