Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi durumunda açılan özel bir boşanma davasıdır. Kanun, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesini ayrıca şart koşar (Türk Medeni Kanunu m.165). Bu yazı, eşinin ruhsal hastalığı yüzünden evliliği sürdüremeyen ve hangi davayı, hangi raporla, kime karşı açacağını öğrenmek isteyen eş için hazırlanmıştır.
1. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma: Öne Çıkanlar
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanma için hastalık, çekilmezlik ve iyileşme olanağının bulunmadığını gösteren resmî sağlık kurulu raporu birlikte aranır; kanun raporu verecek hastaneyi adıyla saymaz, raporun resmî bir sağlık kurulundan alınmasını ister (TMK m.165).
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasını hastalık yüzünden ortak hayatı çekilmez hâle gelen diğer eş açar; hasta eş ve vasisi bu maddeye dayanarak dava açamaz (TMK m.165). Davalı eşe vasi atanması kendiliğinden zorunlu değildir (TMK m.405/1, m.409/2).
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası için kanunda hak düşürücü süre yoktur; zina ve onur kırıcı davranıştaki altı ay ve beş yıllık süreler uygulanmaz (TMK m.161, m.162, m.165).
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası aile mahkemesinde, eşlerden birinin yerleşim yerinde veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerde açılır (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.168).
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada yoksulluk nafakası istenebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175).
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada hastalığın evlilikten sonra başlamış olması şart değildir (TMK m.165); ancak hastalık evlenme sırasında evlenmeye engel olacak derecede varsa evlenme mutlak butlanla batıldır (TMK m.145/3).
2. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Nedir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun saydığı özel boşanma sebeplerinden biridir ve eşin hastalığının evlilik üzerindeki etkisine dayanır. Kanuna göre eşlerden biri akıl hastası olup bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir (TMK m.165).
Kanun boşanma sebeplerini genel ve özel olarak ikiye ayırır. Genel sebep, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmasıdır (TMK m.166/1). Özel sebepler zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır (TMK m.161-165).
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, eşin kusurlu bir eylemine değil sağlık durumuna dayandığı için diğer özel sebeplerden ayrılır. Zina, onur kırıcı davranış veya terk gibi sebepler eşin bir eylemine dayanır. Akıl hastalığında ise mahkeme bir kusuru değil, sağlık durumunu ve bu durumun ortak hayata etkisini inceler. Kusura dayanmama tazminat ve nafaka sonuçlarında da kendini gösterir (aşağıda “Nafaka ve Tazminat” bölümü).
3. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmanın Şartları
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın üç şartı vardır ve üçü birlikte gerçekleşmelidir: eşlerden biri akıl hastası olmalı, bu hastalık yüzünden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmeli ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir (TMK m.165). Hastalığın varlığı tek başına yetmez; ortak hayatın zorlaşmış olması da raporla desteklenen iyileşmezlik tespiti olmadan bu sebebe dayanak olmaz. Hâkim, üç şarttan biri eksikse bu sebebe dayanarak boşanma kararı veremez. Kanun hastalığın evlilikten önce mi sonra mı başladığını şart olarak aramaz (TMK m.165).
3.1. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Eşin Akıl Hastası Olması
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın ilk şartı, davalı eşin akıl hastası olmasıdır. TMK m.165 akıl hastalığını tanımlamaz ve hastalık adı saymaz. Bu nedenle şizofreni, bipolar bozukluk veya başka bir tanının adı sonucu kendiliğinden belirlemez; bu sorunun cevabı, TMK m.165’in aradığı resmî sağlık kurulu raporunda aranır; hâkim raporu diğer delillerle birlikte değerlendirir (TMK m.184/4).
Akıl hastalığı, kanunun başka bir yerde kullandığı “ayırt etme gücü” kavramıyla aynı şey değildir. Ayırt etme gücü, akla uygun biçimde davranma yeteneğidir ve kanun akıl hastalığını bu yeteneği ortadan kaldırabilecek sebeplerden biri olarak sayar (TMK m.13). Bir kişi akıl hastası olduğu hâlde bazı işlemler bakımından ayırt etme gücüne sahip olabilir. Bu ayrım, davayı kimin açabileceği ve davalının nasıl temsil edileceği sorularında önem kazanır.
3.2. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Ortak Hayatın Çekilmez Hâle Gelmesi
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın ikinci şartı, ortak hayatın hastalık yüzünden diğer eş için çekilmez hâle gelmesidir (TMK m.165). Kanun burada iki bağ arar: çekilmezlik davacı eş bakımından değerlendirilir ve çekilmezliğin sebebi hastalıktır. Evlilikte hastalıkla ilgisi olmayan başka sorunlar varsa, bunlar m.165’in değil genel sebebin (TMK m.166/1) konusudur.
Bu yönüyle akıl hastalığı nedeniyle boşanma, küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme sebebine benzer. O sebepte de kanun, eşle birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesini ayrıca arar (TMK m.163). Zina (TMK m.161) ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m.162) sebeplerinde ise kanun böyle bir ek koşul öngörmez.
3.3. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Hastalığın Geçmesine Olanak Bulunmaması
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın üçüncü şartı, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesidir (TMK m.165). Tedaviyle düzelebilecek bir hastalık bu şartı karşılamaz. Kanun iyileşmezliğin tanıkla veya tek bir hekimin görüşüyle değil, resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesini ister.
4. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Resmî Sağlık Kurulu Raporu
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada resmî sağlık kurulu raporu, kanunun açıkça saydığı bir şarttır; rapor olmadan TMK m.165’e dayanılarak boşanma kararı verilemez. Kanun raporun dava öncesinde mi dava sırasında mı alınacağını ayrıca düzenlemez. Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine ya da kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.266/1). Davacının elindeki hastane kayıtları ve önceki raporlar ise davalı eşin hastalık geçmişini gösteren delil olarak kullanılır.
4.1. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Raporunda Hangi Sorular Cevaplanmalı?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma raporu, madde metnindeki koşulların her birine ayrı ayrı cevap vermelidir. Madde metninden çıkan sorular şunlardır:
| Raporun cevaplaması gereken soru | Madde metnindeki karşılığı |
|---|---|
| Davalı eş akıl hastası mıdır? | ”Eşlerden biri akıl hastası olup da” (TMK m.165) |
| Hastalık ortak hayatı diğer eş için çekilmez hâle getirecek nitelikte midir? | “bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse” (TMK m.165) |
| Hastalığın geçmesine olanak var mıdır? | “hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı” (TMK m.165) |
Rapor yalnız tanıyı yazıp iyileşme olanağına veya ortak hayata etkisine değinmiyorsa, maddenin aradığı tespitlerden biri eksik kalır. Bu nedenle dava dilekçesinde raporun bu üç soruyu ayrı ayrı cevaplayacak biçimde istenmesi talep edilmelidir.
4.2. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Raporunu Hangi Kurum Verir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma bakımından kanun, raporun resmî bir sağlık kurulundan alınmasını şart koşar; hangi hastanenin veya kurumun raporu vereceğini ise saymaz (TMK m.165). Sağlık mevzuatı, tek hekim tarafından düzenlenen durum bildirir raporu kurul raporundan ayrı bir rapor türü olarak tanımlar (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.4/1-c); bu nedenle tek hekim raporu maddenin aradığı kurul raporunun yerine geçmez.
4.3. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Raporuna İtiraz
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında rapor mahkemenin bilirkişi incelemesi yoluyla alınmışsa, taraflar raporun kendilerine tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik görülen hususların tamamlanmasını, belirsiz noktaların açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden isteyebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.281/1). Mahkeme gerekli görürse ek rapor veya yeni bir inceleme de yaptırabilir (HMK m.281/2-3). Ayrıntı için bkz. Bilirkişi Raporuna İtiraz. Mahkeme dışında bir kurum için düzenlenen sağlık kurulu raporlarına itiraz ise il sağlık müdürlüğüne yapılır ve ayrı kurallara bağlıdır (Sağlık Raporları Yönetmeliği m.55/1): Sağlık Kurulu Raporuna İtiraz.
Rapor tek başına hükmü belirlemez. Hâkim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz ve kanıtları serbestçe takdir eder (TMK m.184/1, m.184/4). Bu yüzden tanık beyanları, hastane kayıtları ve tedavi belgeleri raporla birlikte değerlendirilir.
5. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma ve Psikolojik Rahatsızlıklar
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, her psikolojik rahatsızlığı kapsamaz. TMK m.165’in uygulanması için rahatsızlığın ortak hayatı çekilmez kılması ve geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir. Tedavi edilebilen bir rahatsızlık, hangi tanıyı taşırsa taşısın, iyileşmezlik şartını karşılamaz. Kanun ne bir tanı listesi verir ne de antidepresan gibi bir ilacın kullanılmasını tek başına boşanma sebebi olarak sayar.
Psikolojik rahatsızlık iyileşebilir nitelikte olsa bile evlilik birliğini temelinden sarsmışsa, eşler genel sebebe dayanabilir. Evlilik birliği ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK m.166/1). Bu yolda resmî sağlık kurulu raporu şartı yoktur; buna karşılık ortak hayatın sarsıldığını gösteren olayların ispatı gerekir. Genel sebebin şartları için bkz. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması.
Dava dilekçesinde hem TMK m.165 hem m.166/1 hukuki sebep olarak gösterilebilir (HMK m.119/1-g). Dilekçede iddianın dayanağı olan bütün vakıaların açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği ve dayanılan hukuki sebepler yazılır (HMK m.119/1-e, f, g). TMK m.165 ve m.166/1 vakıaları dilekçede ayrı ayrı gösterilirse, rapor iyileşmezliği tespit etmese bile genel sebebe dayanan vakıalar da ileri sürülmüş olur.
6. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasını Kim Açabilir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasını, eşinin hastalığı yüzünden ortak hayatı çekilmez hâle gelen eş açar. Madde, ortak hayatın “diğer eş için” çekilmez hâle gelmesini aradıktan sonra “bu eş boşanma davası açabilir” der (TMK m.165). Dava hakkı, hastalığa katlanmak zorunda kalan eşe aittir; dava hasta eşe karşı açılır.
6.1. Akıl Hastası Eş Boşanma Davası Açabilir mi?
Akıl hastası eş, kendi hastalığına dayanarak akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açamaz; TMK m.165 bu hakkı hasta eşe değil diğer eşe verir. Hasta eşin vasisi de bu maddeye dayanarak dava açamaz. Vasi, vesayet altındaki kişiyi hukuki işlemlerinde temsil eder (TMK m.448); ancak temsil yetkisi, TMK m.165’in yalnız diğer eşe tanıdığı dava hakkını hasta eşe kazandırmaz.
Akıl hastası eşin başka bir sebeple, örneğin genel sebeple boşanma davası açıp açamayacağı ayırt etme gücüne bağlıdır. Dava ehliyeti medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (HMK m.51/1); ayırt etme gücü bulunmayanların fiil ehliyeti yoktur (TMK m.14). Medeni hakları kullanma ehliyeti olmayanlar davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilir (HMK m.52/1). Vasinin dava açması, acele hâllerdeki geçici önlemler dışında vesayet makamının iznine bağlıdır (TMK m.462/8). Ayırt etme gücüne sahip kısıtlılar ise kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanırken yasal temsilcinin rızasına ihtiyaç duymaz (TMK m.16/1). Kanun, boşanma davasının bu hakların arasında sayılıp sayılmadığını ayrıca belirtmez; bu nedenle hasta eşin ayırt etme gücü dosyada ayrıca incelenir. Kavramlar için bkz. Fiil Ehliyeti Nedir?
6.2. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Vasi Atanması Zorunlu mu?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında davalı eşe vasi atanması kendiliğinden zorunlu değildir. Kısıtlama, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen, korunması ve bakımı için sürekli yardıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin için öngörülür (TMK m.405/1). Akıl hastalığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir (TMK m.409/2).
Davalı eşin ayırt etme gücü yoksa dava ehliyeti de yoktur ve davada kanuni temsilcisi tarafından temsil edilmesi gerekir (HMK m.51/1, m.52/1). Bu durumda kısıtlama için yetkili vesayet makamına başvurulur. Görevleri sırasında vesayeti gerektiren bir durumu öğrenen mahkemeler de bunu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadır (TMK m.405/2). Davalı zaten vesayet altındaysa dava dilekçesinde vasinin adı, soyadı ve adresi gösterilir (HMK m.119/1-ç). Vesayet süreci için bkz. Vesayet Nedir?
7. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Süre
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası için kanunda hak düşürücü süre yoktur; TMK m.165 davanın belirli bir süre içinde açılmasını şart koşmaz. Zina ile hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebeplerinde dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde beş yıl geçmekle düşer (TMK m.161/2, m.162/2). Bu süreler akıl hastalığı nedeniyle boşanmaya uygulanmaz.
Boşanma kararı kesinleştikten sonra ise ayrı bir süre işler. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Tazminat veya nafaka boşanma davasında istenmemişse, ayrı davanın bu süre içinde açılması gerekir.
8. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemeleri Türk Medeni Kanunu’na göre aile hukukundan doğan dava ve işlere bakar (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Davacı eş kendi yerleşim yerinde de davayı açabilir.
9. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, davacı eşin yetkili aile mahkemesine TMK m.165’e dayanan bir dava dilekçesi vermesiyle açılır. İşlem sırası şöyledir:
- Belgeleri toplayın. Davalı eşin hastane kayıtlarını, tedavi belgelerini, varsa önceki sağlık kurulu raporlarını ve vesayet dosyasına ilişkin bilgileri bir araya getirin. Bu belgeler hastalığın geçmişini ve ortak hayata etkisini gösteren deliller olarak dilekçede gösterilir (HMK m.119/1-f).
- Davalının temsil durumunu belirleyin. Davalı eş vesayet altındaysa vasinin adı, soyadı ve adresi dilekçede yazılır (HMK m.119/1-ç). Davalının ayırt etme gücü yoksa ve henüz vasisi bulunmuyorsa yetkili vesayet makamına bildirim gerekir (TMK m.405/2).
- Yetkili aile mahkemesini seçin. Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesi yetkilidir (TMK m.168).
- Dilekçede vakıaları ve rapor talebini açıkça yazın. Hastalığın ortak hayatı nasıl etkilediğini gösteren olaylar sıra numarasıyla özetlenir, hukuki sebep olarak TMK m.165 gösterilir ve davalı hakkında maddedeki üç soruyu cevaplayacak resmî sağlık kurulu raporu alınması talep edilir (HMK m.119/1-e, g).
- Gerekirse genel sebebe de dayanın. Ortak hayatı sarsan olaylar ayrıca varsa bunlar TMK m.166/1 kapsamında ayrı vakıalar olarak yazılır.
- Geçici önlemleri isteyin. Dava süresince eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakımıyla ilgili geçici önlemleri hâkim re’sen alır (TMK m.169); somut ihtiyaç dilekçede belirtilir. Ayrıntı için bkz. Tedbir Nafakası.
- Raporu inceleyin. Rapor tebliğ edildikten sonra eksik veya belirsiz görülen noktalar için iki hafta içinde mahkemeye başvurulur (HMK m.281/1).
Dilekçenin genel unsurları için bkz. Boşanma Dilekçesi; boşanma davasının genel akışı için Boşanma Davası Nasıl Açılır?
10. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Anlaşmalı Yol Mümkün mü?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada anlaşmalı yolun kullanılıp kullanılamayacağı, hasta eşin ayırt etme gücüne bağlıdır. Anlaşmalı boşanmada evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi gerekir. Hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi de şarttır (TMK m.166/3).
Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15). Bu nedenle ayırt etme gücü bulunmayan eşten kanunun aradığı serbest irade açıklaması alınamaz ve anlaşmalı boşanma yolu kullanılamaz. Hasta eşin ayırt etme gücü yerindeyse anlaşmalı boşanma kanun bakımından engellenmiş değildir. Bu yolun şartları için bkz. Anlaşmalı Boşanma.
11. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma ile Evliliğin İptali Arasındaki Fark
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma geçerli bir evliliği sona erdirir; evliliğin iptali ise evlenme anındaki bir sakatlığa dayanır. TMK m.165, hastalığın evlilikten önce mi sonra mı başladığını ayrıca şart koşmaz. Hastalığın başlangıç zamanı, boşanmanın yanında iptal yolunun da açık olup olmadığını belirler.
Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemez (TMK m.133). Evlenme sırasında eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması veya eşin sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olması evlenmeyi mutlak butlanla batıl kılar (TMK m.145/2-3). Hastalık evlenmeden önce var olduğu hâlde gizlenmişse veya eş, birlikte yaşamayı çekilmez kılacak önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse iptal davası söz konusu olabilir (TMK m.149/2, m.150/2).
| Yol | Dayanak | Kim açar | Süre |
|---|---|---|---|
| Akıl hastalığı nedeniyle boşanma | TMK m.165 | Hastalık yüzünden ortak hayatı çekilmez hâle gelen eş | Hak düşürücü süre yok |
| Mutlak butlan (evlenmeye engel akıl hastalığı veya sürekli ayırt etme gücü yokluğu) | TMK m.145/2-3 | Cumhuriyet savcısı re’sen; ilgisi olan herkes (TMK m.146). Hastalık iyileşmişse yalnız iyileşen eş (TMK m.147/2) | Maddelerde süre öngörülmemiş |
| İptal (hastalığın gizlenmesi veya önemli nitelikte yanılma) | TMK m.149/2, m.150/2 | Aldatılan veya yanılan eş | Öğrenmeden başlayarak altı ay, her hâlde evlenmeden başlayarak beş yıl (TMK m.152) |
Evliliğin iptali bakımından TMK m.150/2 yalnız davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın gizlenmesini kapsar. Her gizlenen hastalık bu bende girmez; o durumda yanılmaya ilişkin m.149/2 ayrıca değerlendirilebilir.
Sonuçlar bakımından da iki yol birbirine yaklaşır. Batıl bir evlilik ancak hâkim kararıyla sona erer ve mutlak butlan hâlinde bile karara kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m.156). Butlan kararı verildiğinde mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konusunda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.158/2). İptal yolunun ayrıntıları için bkz. Evliliğin İptali Davası.
12. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Nafaka ve Tazminat
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada yoksulluk nafakası yükümlünün kusuru aranmadan istenebilir (TMK m.175); maddi ve manevi tazminat ise karşı eşin kusuruna bağlıdır (TMK m.174). TMK m.165 davası kusura değil hastalığa dayandığı için bu fark sonuca doğrudan yansır.
12.1. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Nafaka
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada yoksulluk nafakası genel kurala tabidir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175). Hasta eş de yoksulluğa düşecekse nafaka isteyebilir; hasta eşin malî gücü varsa nafaka yükümlüsü de olabilir.
Nafaka toptan veya irat biçiminde ödenebilir. İrat biçimindeki nafaka alacaklının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; tarafların malî durumu değişirse artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m.176). Dava süresince eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri ise hâkim re’sen alır (TMK m.169). Nafaka türleri için bkz. Nafaka.
12.2. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada maddi ve manevi tazminat, karşı eşin kusuruna bağlıdır. Kanun maddi tazminatı, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın kusurlu taraftan isteyebileceği bir hak olarak düzenler. Manevi tazminat da kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu olan diğer taraftan isteyebileceği bir haktır (TMK m.174).
TMK m.165 ise boşanmayı kusura değil, hastalığa ve bunun ortak hayata etkisine bağlar. Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin fiilleri kural olarak hukuki sonuç doğurmaz (TMK m.15). Bu nedenle akıl hastalığı nedeniyle boşanmada tazminat istemi, hastalığın kendisinden ayrı olarak karşı eşe yüklenebilecek bir kusurun ispatına bağlıdır. TMK m.165 davasında tazminatı ayrıca düzenleyen bir hüküm yoktur; talep yapısı bu yüzden her dosyada ayrıca değerlendirilir. Tazminatın genel şartları için bkz. Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat.
13. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanmada Velayet ve Mal Rejimi
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada velayet, hâkimin takdirine bırakılmıştır. Mahkeme boşanmaya karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinler ve çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini alır; ardından ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m.182/1). Boşanmada velayet, çocuğun kendisine bırakıldığı tarafa aittir (TMK m.336/3). Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182/3). Velayet davasının ayrıntıları için bkz. Velayet Davası.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada mal rejimi, boşanma sebebinden bağımsız olarak sona erer. Mahkemece evliliğin boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verilirse mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer ve tasfiyede eşlerin bağlı olduğu rejimin hükümleri uygulanır (TMK m.225/2, m.179). Tasfiyenin nasıl yapıldığı için bkz. Boşanmada Mal Paylaşımı.
14. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Davası Reddedilirse
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası reddedilirse, ret kararının kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçtikten sonra genel sebebe dayanan yol açılır. Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddine karar verilir ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl içinde ortak hayat yeniden kurulamazsa, evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir (TMK m.166/4).
Bu fıkra 14/11/2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle değiştirilmiştir ve bugün uygulanan süre bir yıldır. Rapor iyileşmezliği tespit etmediği için akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası reddedilmişse, davacı eş bu fıkraya dayanabilir. Uygulaması için bkz. Fiili Ayrılık Nedeniyle Boşanma.
15. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma ve Diğer Özel Boşanma Sebepleri
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, özel sebepler arasında hem ek koşul hem de süre bakımından ayrı bir yerde durur:
| Sebep | Madde | Ek koşul | Hak düşürücü süre |
|---|---|---|---|
| Zina | m.161 | Yok | Öğrenmeden başlayarak altı ay, her hâlde beş yıl |
| Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış | m.162 | Yok | Öğrenmeden başlayarak altı ay, her hâlde beş yıl |
| Küçük düşürücü suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme | m.163 | Birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi | Yok, dava “her zaman” açılabilir |
| Terk | m.164 | En az altı ay ayrılık ve sonuçsuz kalan ihtar | Maddede süre yerine ihtar takvimi var |
| Akıl hastalığı | m.165 | Çekilmezlik ve resmî sağlık kurulu raporu | Yok |
Sebep seçimi, ispat edilecek olguları ve alınacak raporu doğrudan belirler. Komşu özel sebepler için bkz. Zina Nedeniyle Boşanma, Onur Kırıcı Davranış Nedeniyle Boşanma, Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma ve Terk Nedeniyle Boşanma. Kanun metninin tamamı Türk Medeni Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfalarından okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası nedir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası, eşlerden birinin akıl hastası olması ve bu yüzden ortak hayatın diğer eş için çekilmez hâle gelmesi durumunda açılan özel bir boşanma davasıdır. Hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi şarttır (TMK m.165). Dava kusurlu bir davranışa değil, hastalığın evlilik üzerindeki etkisine dayanır.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmanın şartları nelerdir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma için üç şart birlikte aranır: eşlerden biri akıl hastası olmalı, bu hastalık yüzünden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmeli ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmelidir (TMK m.165). Şartlardan biri eksikse bu özel sebebe dayanılarak boşanma kararı verilemez.
Akıl hastası boşanma davası açabilir mi?
Akıl hastası eş, kendi hastalığına dayanarak TMK m.165 davası açamaz; madde bu hakkı ortak hayatı çekilmez hâle gelen diğer eşe verir. Hasta eşin vasisi de bu maddeye dayanarak dava açamaz; vasinin temsil yetkisi (TMK m.448) maddenin tanımadığı dava hakkını kazandırmaz. Başka bir sebeple dava açılması ayırt etme gücüne bağlıdır (TMK m.14, HMK m.52).
Psikolojik hastalıklar boşanma sebebi midir?
Kanun hastalık adı saymaz; şizofreni, bipolar bozukluk veya depresyon gibi bir tanı tek başına akıl hastalığı nedeniyle boşanma sebebi oluşturmaz. Antidepresan gibi bir ilacın kullanılması da kanunda boşanma sebebi olarak sayılmaz. TMK m.165 için hastalığın ortak hayatı çekilmez kılması ve geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespiti gerekir. Tedavi edilebilir durumlarda evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanılabilir (TMK m.166/1).
Boşanma davasında akıl sağlığı raporu gerekli midir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasında resmî sağlık kurulu raporu kanunun açık şartıdır; rapor olmadan TMK m.165'e dayanılarak boşanma kararı verilemez. Kanun raporu verecek hastaneyi veya kurumu adıyla saymaz (TMK m.165). Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılan davada ise böyle bir rapor aranmaz; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184/4).
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada tazminat alınabilir mi?
Maddi ve manevi tazminatı kanun kusurlu taraftan istenebilecek bir hak olarak düzenler (TMK m.174). Akıl hastalığı nedeniyle boşanma ise kusura değil, hastalığa ve çekilmezliğe dayanır (TMK m.165). Bu nedenle tazminat istemi, hastalığın kendisinden ayrı olarak karşı eşe yüklenebilecek bir kusurun ispatına bağlıdır.
Akıl hastalığı nedeniyle boşanmada nafaka ödenir mi?
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan malî gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175). Bu kural akıl hastalığı nedeniyle boşanmada da uygulanır; hasta eşin malî gücü varsa nafaka yükümlüsü de olabilir. Dava süresince geçici önlemleri hâkim re'sen alır (TMK m.169).
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası için süre var mı?
TMK m.165 hak düşürücü süre öngörmez; zina ve onur kırıcı davranıştaki altı ay ve beş yıllık süreler (TMK m.161, m.162) bu davaya uygulanmaz. Boşanma kesinleştikten sonra ise boşanmadan doğan tazminat ve nafaka gibi dava hakları, hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178).
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma ile evliliğin iptali arasındaki fark nedir?
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma, geçerli bir evliliği hastalığın ortak hayata etkisi sebebiyle sona erdirir (TMK m.165). Evlenme sırasında evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı varsa evlenme mutlak butlanla batıldır (TMK m.145/3). Hastalık gizlenerek veya önemli bir nitelikte yanılarak evlenilmişse iptal davası altı ay ve her hâlde beş yıl içinde açılır (TMK m.149, m.150, m.152).
Akıl hastası eşe vasi atanması zorunlu mu?
Hayır, akıl hastalığı tek başına vasi atanmasını zorunlu kılmaz. Kısıtlama, akıl hastalığı sebebiyle işlerini göremeyen veya sürekli yardıma muhtaç olan ergin için öngörülür ve resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir (TMK m.405, m.409/2). Davalı eşin ayırt etme gücü yoksa davada kanuni temsilcisiyle temsil edilmesi gerekir (HMK m.52).
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler