Temerrüt faizi, bir para borcunu zamanında ödemeyen ve temerrüde düşen borçlunun geçmiş günler için ödediği faizdir. Kanun temerrüt faizini zarar şartına bağlamaz; oran önce sözleşmeye, sözleşmede yoksa faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuata göre belirlenir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.120/1, 3095 sayılı Kanun m.2/1). Kanuni oran 31.07.2026’dan beri sabit bir yüzde değildir: TCMB reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanır (3095 sayılı Kanun m.1).
Bu yazı, alacağını geç tahsil eden ya da borcunu geç ödeyen kişi ve şirketlerin temerrüt faizinin başlangıcını, oranını ve ticari işlerdeki farklı kuralları belirlemesi için hazırlandı. Faizin türü ve başlangıç tarihi alacağın tutarını doğrudan değiştirdiği için somut dosyada bir avukattan destek alınabilir.
1. Temerrüt Faizi: Öne Çıkanlar
- Temerrüt faizi, temerrüde düşen borçlunun geçmiş günler için ödediği faizdir ve kanun onu zarar şartına bağlamaz (3095 sayılı Kanun m.2/1).
- Temerrüt faizi kural olarak alacaklının ihtarıyla başlar; ödeme günü birlikte belirlenmişse, haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede ihtar gerekmez (TBK m.117).
- Temerrüt faizi oranında sıra sözleşme, sonra faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuattır; sözleşmedeki oran kanuni oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120).
- Kanuni temerrüt faizi 31.07.2026’dan beri TCMB reeskont oranının yüzde seksenine bağlıdır (3095 sayılı Kanun m.1, 7589 sayılı Kanun m.10).
- Ticari temerrüt faizinde avans oranı daha yüksekse sözleşme olmasa da istenebilir (3095 sayılı Kanun m.2/2); mal ve hizmet tedarikinde ise ihtarsız temerrüt ve TCMB’nin ilan ettiği oran uygulanır (TTK m.1530).
- Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m.121/3); ticari işlerde faizin anaparaya eklenmesi şartı yalnız TTK m.8/2’deki dar kapsamda geçerlidir.
2. Temerrüt Faizi Nedir?
Temerrüt faizi, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlunun, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça geçmiş günler için ödemekle yükümlü olduğu faizdir (3095 sayılı Kanun m.2/1). Kanun bu yükümlülüğü alacaklının zarara uğradığını göstermesine bağlamaz. Borcun geç ödenmesi tek başına temerrüt faizini doğurur. Oranın belirlenmesinde uygulanacak kural ise TBK m.120’dedir.
Temerrüt faizi, zarar şartı aranmadığı için gecikme tazminatından ayrılır. Gecikme tazminatında alacaklı geç ifadan doğan zararını ister ve borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir (TBK m.118). Temerrüt faizinde böyle bir kurtuluş kanıtı düzenlenmemiştir. Temerrüt faizini aşan zarar ise ayrı bir talep olarak istenir (TBK m.122). Temerrüt faizi sözleşmedeki ceza koşulundan da ayrı bir kurumdur; iki kurumun kanundaki bağlantısı aşağıda, gecikme tazminatı bölümünde anlatılmıştır.
2.1. Temerrüt Nedir? Temerrüt Faizi Bakımından Borçlu ve Alacaklı Temerrüdü
Temerrüt faizinin konusu borçlunun temerrüdüdür. Muaccel, yani ödeme zamanı gelmiş bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m.117/1). Borç muaccel olsa bile ihtar yapılmamışsa, kanunun ihtarsız saydığı hâller dışında borçlu henüz temerrüde düşmüş sayılmaz.
Alacaklı da temerrüde düşebilir. Kendisine yapma veya verme edimi gereği gibi önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabul etmezse ya da borçlunun ifa edebilmesi için kendisinin yapması gereken hazırlık fiillerinden kaçınırsa temerrüde düşmüş olur (TBK m.106/1). Alacaklı temerrüdü borçluya temerrüt faizi ödetmez; borçlunun borçtan nasıl kurtulacağı sorusunu doğurur. Bu yol için tevdi mahalli tayini yazısına bakılabilir.
2.2. Temerrüt Faizi, Akdî Faiz ve Kanuni Faiz Farkı
Temerrüt faizi borcun geç ödenmesinin karşılığıdır. Akdî faiz ise paranın kullandırılmasının karşılığı olarak sözleşmeyle kararlaştırılan faizdir. Sözleşmede oran yoksa faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık oran, faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuata göre belirlenir; sözleşmeyle kararlaştırılan akdî faiz oranı bu oranın yüzde elli fazlasını aşamaz (TBK m.88).
Kanuni faiz, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca faiz ödenmesi gereken hâllerde, miktar sözleşmeyle tespit edilmemişse uygulanan orandır (3095 sayılı Kanun m.1). Temerrüt faizi de sözleşmede oran yoksa bu orana göre ödenir (3095 sayılı Kanun m.2/1). İki kurumun bağlantısı oradadır: kanuni oran, sözleşmesiz temerrüt faizinin de ölçüsüdür.
2.3. Temerrüt Faizi ile Gecikme Faizi ve Gecikme Zammı Farkı
Temerrüt faizi, özel hukuktaki bir para borcunun geç ödenmesi hâlinde işler (TBK m.120). Aynı olayı anlatmak için kullanılan “gecikme faizi” ve “gecikme zammı” ise farklı kanunlarda farklı alacaklar için düzenlenmiştir:
- Gecikme zammı: Amme alacağının ödeme süresi içinde ödenmeyen kısmına vadenin bitiminden itibaren uygulanır; vergi ve benzeri kamu alacaklarının geç ödenmesinde gündeme gelen kurum budur (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.51). Kamu alacağının yaptırımları için vergi borcu ödenmezse ne olur yazısına bakılabilir.
- Kredi kartında gecikme faizi: Dönem borcunun asgari tutarın altında ödenmesi hâlinde kalan bakiyeye gecikme faizi uygulanır. Azami akdî ve gecikme faiz oranlarını TCMB tespit ve ilan eder. Temerrüt hâli dahil kart borçlarında bileşik faiz uygulanmaz (5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu m.26).
- TTK m.1530’daki gecikme faizi: Mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeye ilişkin bu faiz, aşağıda anlatılan ticari temerrüt faizi rejimine bağlıdır (TTK m.1530/6-8).
3. Temerrüt Faizi Ne Zaman Başlar?
Temerrüt faizi, borçlunun temerrüde düştüğü andan itibaren işler. Temerrüt anı borcun türüne göre değişir ve kanun her hâl için ayrı bir kural koyar:
- Muaccel borç, ödeme günü belirlenmemiş: Borçlu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer ve temerrüt faizi ihtarla doğan temerrüt tarihinden işler (TBK m.117/1). İhtarın çekilmesi ve tebliği için ihtarname nedir yazısına bakılabilir.
- Ödeme günü birlikte belirlenmiş borç: Borcun ifa edileceği gün taraflarca birlikte belirlenmişse ya da sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimle belirlemişse, borçlu bu günün geçmesiyle ihtarsız temerrüde düşer (TBK m.117/2).
- Haksız fiil: Borçlu, fiilin işlendiği tarihte ihtarsız temerrüde düşer; tazminat alacağında faiz kural olarak olay tarihinden işler (TBK m.117/2). Sorumluluğun unsurları için haksız fiil nedir yazısına bakılabilir.
- Sebepsiz zenginleşme: Borçlu, zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşer. Ancak zenginleşen iyiniyetliyse temerrüt için bildirim şarttır (TBK m.117/2). İade talebinin kapsamı için sebepsiz zenginleşme yazısına bakılabilir.
- Faiz, irat veya bağışlanan para borcu: Bu borçlarda temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi öder. Buna aykırı anlaşmalar ceza koşulu hükümlerine tabidir (TBK m.121/1-2).
- Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki: Borçlu sözleşmedeki tarihte veya ödeme süresinde ödemezse ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer; ödeme günü yoksa TTK m.1530/4’teki otuz günlük süreler işler (aşağıda).
Temerrüt faizinin başlangıç tarihinde en sık karışan konu, vadenin gelmesi ile temerrüdün doğmasıdır. Borcun muaccel olması, yani ödeme zamanının gelmesi, tek başına temerrüt doğurmaz. İhtarsız temerrüt, ödeme gününün TBK m.117/2’deki biçimde belirlenmiş olmasına bağlıdır. Bu nedenle temerrüt faizinin başlangıcı hesaplanırken önce ödeme gününün sözleşmede nasıl belirlendiği incelenir.
4. Temerrüt Faizi Oranı Nasıl Belirlenir?
Temerrüt faizi oranında sıra şöyledir: önce sözleşme, sözleşmede oran yoksa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat (TBK m.120/1). Ölçüt bugünkü oran değil, faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuattır. Uzun süren uyuşmazlıklarda farklı dönemlere farklı oranların uygulanması bu kuraldan doğar.
Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuni orana göre belirlenen yıllık oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120/2). Adi işlerde sözleşmeye yazılabilecek en yüksek temerrüt faizi bu nedenle kanuni oranın iki katıdır.
Sözleşmede akdî faiz oranı kararlaştırılmış ama temerrüt faizi yazılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı kanuni orandan yüksekse, temerrüt faizi hakkında akdî faiz oranı geçerli olur (TBK m.120/3). 3095 sayılı Kanun da aynı sonucu kurar: bu durumda temerrüt faizi akdî faiz miktarından az olamaz (3095 sayılı Kanun m.2/3).
4.1. Temerrüt Faizi Oranı 2026: Kanuni Oran Artık Sabit Yüzde Değil
Temerrüt faizinin sözleşmesiz hâllerdeki ölçüsü olan kanuni faiz, 31.07.2026’dan beri sabit bir yüzde değildir. Faiz ödemesi yıllık olarak, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. 30 Haziran günkü reeskont oranı önceki yılın 31 Aralık günündeki orandan beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur (3095 sayılı Kanun m.1).
Bu metin 7589 sayılı Kanunun 10. maddesiyle getirildi. Kanunun yürürlük maddesi yalnız 3, 11, 12 ve 22. maddeler için ayrı tarih öngördüğünden m.10 yayım tarihinde, 31.07.2026’da yürürlüğe girdi (7589 sayılı Kanun m.10, m.26/1-c). Değişiklikle birlikte önceki metindeki sabit yüzde kalktı. Değişiklik ve paketin diğer hükümleri için 12. Yargı Paketi yazısına bakılabilir.
Bu sayfada kanuni temerrüt faizi için bir yüzde hesaplanmamıştır. Kanun oranı yazmaz; hangi günün reeskont oranının esas alınacağını söyler. Oranın kaynağı olan reeskont ve avans faiz oranlarını TCMB, Reeskont ve Avans Faiz Oranları sayfasında yayımlar. 31.07.2026’dan önceki dönemler için o dönemde yürürlükte olan metne bakılır (TBK m.120/1). Tutarı dönem dönem hesaplamak için yasal faiz hesaplama aracı kullanılabilir.
4.2. Temerrüt Faizi Oranı: Sözleşme Dışı Borçlar
Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme gibi sözleşmeden kaynaklanmayan borçlarda kanuni oranın uygulanması ayrıca incelenmelidir. Mevzuat kaydı, 3095 sayılı Kanun m.1’in önceki metnini “sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri” yönünden kısmen iptal edilmiş, iptalin yürürlüğünü de 01.09.2026 olarak gösterir. Madde bu tarihten önce, 31.07.2026’da yeniden yazıldığı için iptalin yeni metne etkisi mevzuat kaydından çıkarılamaz ve bu sayfada bir sonuç olarak ileri sürülmemektedir. Haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme alacağında faiz kalemi için somut dosyada bir avukattan destek alınabilir.
5. Ticari Temerrüt Faizi: Avans Faizi ve TTK 1530
Ticari temerrüt faizi tek bir kural değildir. Ticari işlerde iki ayrı düzenleme vardır ve kapsamları farklıdır:
| Ölçüt | Kanuni temerrüt faizi | Ticari temerrüt faizi (avans) | TTK 1530 ticari temerrüt faizi |
|---|---|---|---|
| Uygulandığı ilişki | Sözleşmede oran olmayan para borçları | Ticari işler | Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki |
| Oranın kaynağı | TCMB reeskont oranının yüzde sekseni | TCMB kısa vadeli avans faiz oranı, kanuni orandan yüksekse | TCMB’nin her yıl ocak ayında ilan ettiği oran |
| Temerrüt için ihtar | Kural olarak gerekir (TBK m.117/1) | Kural olarak gerekir (TBK m.117/1) | Gerekmez (TTK m.1530/2) |
| Dayanak | 3095 sayılı Kanun m.1, m.2/1 | 3095 sayılı Kanun m.2/2 | TTK m.1530/2-7 |
5.1. Ticari Temerrüt Faizi ve Avans Faizi
Ticari işlerde TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı kanuni orandan fazlaysa, arada sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. 30 Haziran günkü avans oranı önceki yılın 31 Aralık günündeki orandan beş puan veya daha çok farklıysa yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur (3095 sayılı Kanun m.2/2).
Kanun avans oranı için “istenebilir” der. Avans oranına dayanabilmek için işin ticari iş olması ve faizin bu oran üzerinden talep edilmesi gerekir. Davada hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve talepten fazlasına karar veremez (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1). Bu nedenle dava dilekçesinde ya da takip talebinde faizin türü (kanuni ya da avans) ve başlangıç tarihi açıkça yazılır.
5.2. Ticari Temerrüt Faizi Oranı Serbestçe Belirlenir
Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.8/1). Kanuni, anapara ve temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümleri uygulanır (TTK m.9). Taraflar oran kararlaştırmamışsa 3095 sayılı Kanuna gidilir ve avans oranı daha yüksekse sözleşme olmasa da o oran istenebilir. Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır (TTK m.8/3).
5.3. TTK 1530 Temerrüt Faizi: Mal ve Hizmet Tedarikinde Geç Ödeme
TTK 1530 temerrüt faizi, ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde uygulanır. Alacaklı kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş, borçlu da sözleşmede öngörülen tarihte veya belirtilen ödeme süresinde ödememişse, borçlu ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Borçlunun gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller bu kuralın dışındadır (TTK m.1530/2). Alacaklı, sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, faiz şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır (TTK m.1530/3).
Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse ya da belirtilen süre kanuna aykırıysa, borçlu şu sürelerin sonunda ihtarsız temerrüde düşer ve alacaklı faize hak kazanır (TTK m.1530/4):
- Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
- Faturanın alınma tarihi belirsizse, mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
- Borçlu faturayı mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
- Kanunda veya sözleşmede kabul ya da gözden geçirme usulü öngörülmüşse ve fatura bu tarihte veya daha önce alınmışsa, kabul veya gözden geçirmeden sonraki otuz günlük sürenin sonunda.
Sözleşmedeki ödeme süresi, fatura veya mal ya da hizmetin alındığı ya da kabul usulünün tamamlandığı tarihten itibaren en fazla altmış gün olabilir. Taraflar, alacaklı aleyhine ağır bir haksız durum yaratmamak koşuluyla açıkça anlaşarak daha uzun süre öngörebilir. Alacaklı KOBİ veya tarımsal ya da hayvansal üreticiyse ya da borçlu büyük ölçekli işletmeyse ödeme süresi altmış günü aşamaz (TTK m.1530/5).
Gecikme faizi ödenmeyeceğini, ağır derecede haksız sayılacak kadar az faiz ödeneceğini ya da borçlunun geç ödemeden doğan zarardan sorumlu olmayacağını veya sınırlı sorumlu olacağını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir; bu durumda TCMB’nin ilan ettiği oran uygulanır (TTK m.1530/6-7). Taksitli ödemede süre kuralları birinci taksit için uygulanır ve her taksitin ödenmeyen kısmı aynı oranda gecikme faizine tabidir (TTK m.1530/8).
TTK 1530 temerrüt faizi oranını ve alacağın tahsili masrafları için istenebilecek asgari giderim tutarını TCMB her yıl ocak ayında ilan eder; oran, 3095 sayılı Kanundaki ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır (TTK m.1530/7).
Güncellik (28.09.2026): TCMB’nin kendi sitesindeki TTK Md. 1530 Uyarınca Belirlenen Temerrüt Faiz Oranı ve Asgari Giderim Tutarı tablosunda 01.01.2026 geçerlilik tarihli satır, mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüt faiz oranını yüzde 43,00, asgari giderim tutarını 2.020,00 TL olarak gösterir. Bu tablo bir mevzuat metni değildir; rakamları kanun değil, TTK m.1530/7’nin yetki verdiği TCMB ilanı belirler ve ilan her yıl ocak ayında yenilenir. Bu oran yalnız TTK m.1530 kapsamındaki geç ödemelere uygulanır; kanuni temerrüt faizinin ya da 3095 sayılı Kanun m.2/2’deki avans oranının yerine geçmez.
6. Temerrüt Faizi Nasıl Hesaplanır?
Temerrüt faizi basit faiz olarak hesaplanır. Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz, yani faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz yürütülmesi, uygulanamaz (3095 sayılı Kanun m.3). Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi de yürütülemez (TBK m.121/3). Hesap için dört bilgi gerekir: anapara, temerrüdün başladığı tarih, ödeme tarihi ve bu aralıktaki her dönemde yürürlükte olan oran. Oran dönem içinde değiştiyse her dönem kendi oranıyla ayrı hesaplanır (TBK m.120/1). Dönem dönem hesap için yasal faiz hesaplama aracı kullanılabilir.
6.1. Temerrüt Faizi ve Bileşik Faiz: TTK m.8/2 Sınırı
Ticari işlerde oran serbestisi, bileşik faiz serbestisi anlamına gelmez. Üç aydan kısa olmamak üzere faizin anaparaya eklenerek birlikte yeniden faiz yürütülmesi şartı yalnız şu durumda geçerlidir (TTK m.8/2):
- Dönem üç aydan kısa olamaz.
- Sözleşme cari hesap ya da her iki taraf bakımından ticari iş niteliğinde ödünç sözleşmesi olmalıdır.
- Sözleşenler tacir olmalıdır; kural tacir olmayanlara uygulanmaz.
Tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklıdır (TTK m.8/3). Bu şartlara aykırı olarak işletilen faiz yok hükmündedir (TTK m.8/4). Aylık bileşik faiz öngören bir ödünç sözleşmesi veya tacir olmayan tarafa bileşik faiz işletilen bir düzen bu sonuçla karşılaşır. Cari hesapta bileşik faizin şartları ve bakiye rejimi için cari hesap sözleşmesi yazısına bakılabilir.
7. Temerrüt Faizi, Gecikme Tazminatı ve Aşkın Zarar
Temerrüt faizi para borcundaki gecikmenin karşılığıdır; gecikme tazminatı ve aşkın zarar ise ayrı taleplerdir ve ispat kuralları farklıdır:
- Gecikme tazminatı: Temerrüde düşen borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat etmedikçe borcun geç ifasından alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.118).
- Beklenmedik hâl: Temerrüde düşen borçlu beklenmedik hâlden doğan zarardan da sorumludur. Kusursuzluğunu veya borcu zamanında ifa etse bile beklenmedik hâlin ifa konusu şeye zarar vereceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur (TBK m.119).
- Aşkın (munzam) zarar: Temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayan alacaklı, borçlu hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da isteyebilir. Zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim esas hakkında karar verirken bu zarara da hükmeder (TBK m.122). Şartları ve ispatı için munzam zarar nedir yazısına bakılabilir.
Temerrüt faizi ile sözleşmedeki ceza koşulu da farklı kurumlardır. Faiz, irat veya bağışlanan para borcunda temerrüt faizinin başlangıcına aykırı anlaşmaların ceza koşulu hükümlerine tabi olması (TBK m.121/2) bu ayrımın kanundaki örneğidir. Ceza koşulunun şartları ve indirilmesi için cezai şart nedir yazısına bakılabilir.
8. Temerrüt Faizi Alacağında Zamanaşımı
Temerrüt faizi alacağının zamanaşımı süresi kanunda ayrıca adıyla düzenlenmemiştir. Genel kural, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olmasıdır (TBK m.146). Beş yıllık zamanaşımı ise “kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler” için öngörülmüştür (TBK m.147/1). Temerrüt faizi bu bentte adıyla sayılmaz. Hangi sürenin uygulanacağı kanun lafzından tek başına çıkmadığı için bu sayfada bir süre kesin olarak verilmemektedir. Haksız fiilden doğan alacakta süreler için haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazısına bakılabilir.
9. Temerrüt Faizi Nasıl Talep Edilir?
Temerrüt faizi, alacakla birlikte dava dilekçesinde ya da icra takip talebinde istenir. Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talep edilmeyen bir faize veya talep edilenden yüksek bir orana karar veremez (HMK m.26/1). Bu nedenle talepte şu bilgiler açıkça yazılır:
- Faizin türü: kanuni temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanun m.2/2’ye göre avans faizi veya TTK m.1530 kapsamındaki oran.
- Faizin başlangıç tarihi ve bu tarihin dayanağı: ihtarın tebliği, belirlenmiş ödeme günü, fiil tarihi ya da fatura tarihi (TBK m.117, TTK m.1530/4).
- Sözleşmede oran varsa sözleşmedeki oran ve bu oranın TBK m.120/2 sınırına uygunluğu.
- Temerrüt faizini aşan zarar isteniyorsa ayrı talep olarak aşkın zarar (TBK m.122).
İcra takibinde ödeme emrine itiraz edilmesi hâlinde açılan dava için itirazın iptali davası, kira bedelinin ödenmemesine dayanan takip için tahliye talepli icra takibi yazısına bakılabilir. Sözleşmenin kurulması ve sona ermesiyle ilgili genel kurallar için sözleşme nedir yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Temerrüt faizi nedir?
Temerrüt faizi, bir para borcunu zamanında ödemeyen ve temerrüde düşen borçlunun geçmiş günler için ödemek zorunda olduğu faizdir. Kanun bu faizi zarar şartına bağlamaz; borcun geç ödenmesi faizi doğurur. Oran önce sözleşmeye, sözleşmede yoksa faiz borcunun doğduğu tarihteki mevzuata göre belirlenir (TBK m.120/1, 3095 sayılı Kanun m.2/1).
Temerrüt faizi ne zaman işlemeye başlar?
Borçlunun temerrüde düştüğü andan itibaren. Muaccel borçta kural alacaklının ihtarıdır. Ödeme günü birlikte belirlenmişse o günün geçmesiyle, haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte ihtarsız temerrüt doğar; zenginleşen iyiniyetliyse bildirim gerekir (TBK m.117).
Temerrüt faizi oranı 2026'da kaç?
Sözleşmede oran yoksa kanuni oran 31.07.2026'dan beri sabit bir yüzde değildir; TCMB'nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni esas alınır (3095 sayılı Kanun m.1). Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde geç ödeme için TCMB'nin 2026 ilanı yüzde 43,00'tür (TTK m.1530/7).
Ticari temerrüt faizi hangi hallerde uygulanır?
İki ayrı kural vardır. Ticari işlerde TCMB'nin kısa vadeli avans faiz oranı kanuni orandan yüksekse, sözleşme olmasa bile temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir (3095 sayılı Kanun m.2/2). Ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde ise sözleşmede oran yoksa veya geçersizse TCMB'nin ilan ettiği oran uygulanır (TTK m.1530/7).
TTK 1530'a göre temerrüt için ihtar gerekir mi?
Gerekmez. Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemde alacaklı edimini yerine getirmişse, borçlu sözleşmedeki tarihte veya ödeme süresinde ödemezse ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer. Ödeme günü yoksa kural olarak faturanın alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda temerrüt doğar; fatura tarihi belirsizse ya da kabul usulü varsa süre teslimden veya kabulden işler (TTK m.1530/2, m.1530/4).
Temerrüt faizi ile gecikme faizi aynı şey mi?
Aynı kurum değildir. Temerrüt faizi özel hukuktaki para borcunun geç ödenmesinin karşılığıdır (TBK m.120). Vadesinde ödenmeyen amme alacağına gecikme zammı uygulanır (6183 sayılı Kanun m.51). Kredi kartında asgari tutarın altında ödemede gecikme faizi işler ve azami oranı TCMB ilan eder (5464 sayılı Kanun m.26).
Sözleşmeye istediğimiz temerrüt faizi oranını yazabilir miyiz?
Adi işlerde sınır vardır. Sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, kanuni oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz (TBK m.120/2). Ticari işlerde ise faiz oranı serbestçe belirlenir (TTK m.8/1). Akdî faiz kararlaştırılıp temerrüt faizi yazılmamışsa ve akdî oran kanuni orandan yüksekse temerrüt döneminde akdî oran geçerli olur (TBK m.120/3).
Temerrüt faizine faiz işletilebilir mi?
Hayır. Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez (TBK m.121/3) ve kanuni faiz ile temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez (3095 sayılı Kanun m.3). Ticari işlerde faizin anaparaya eklenerek yeniden faiz yürütülmesi şartı ise yalnız tacirler arasındaki cari hesap ve iki taraf için ticari ödünç sözleşmesinde, üç aydan kısa olmamak üzere geçerlidir (TTK m.8/2).
Faiz zararımı karşılamıyorsa ne yapabilirim?
Temerrüt faizini aşan bir zarara uğrayan alacaklı, bu zararı da isteyebilir. Borçlu hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe aşkın zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim esas hakkında karar verirken bu zarara da hükmeder (TBK m.122).
Temerrüt nedir, alacaklı da temerrüde düşer mi?
Temerrüt, borcun zamanında ifa edilmemesinden doğan hukuki durumdur. Borçlu, muaccel borçta kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer (TBK m.117/1). Alacaklı da temerrüde düşebilir: gereği gibi önerilen edimi haklı sebep olmaksızın kabul etmez veya kendisine düşen hazırlık fiillerini yapmazsa alacaklı temerrüdü doğar (TBK m.106/1).
İlgili çalışma alanı: Sözleşmeler Hukuku
← Tüm makaleler