Zina nedeniyle boşanma davası, günlük dilde aldatma nedeniyle boşanma olarak da anılan ve eşlerden biri zina ettiğinde diğer eşin Türk Medeni Kanunu (TMK) m.161’e dayanarak açtığı boşanma davasıdır. Zina, evlilik birliğinin temelinden sarsılması genel sebebinden (TMK m.166/1) ayrı bir maddede düzenlenmiş boşanma sebebidir. Zina nedeniyle boşanma davası açabilmek için dört koşul birlikte aranır: eş sıfatı, zina olgusunun ispatı, davanın öğrenmeden itibaren altı ay ve eylemden itibaren beş yıl içinde açılması ve davacı eşin zinayı affetmemiş olması (TMK m.161). Bu yazı, eşinin aldattığını öğrenen ve zina nedeniyle boşanma davası açmayı düşünen eşin sorularını; süre, af, ispat, tazminat, nafaka ve mal paylaşımı bakımından kanun maddeleriyle cevaplar.
1. Zina Nedeniyle Boşanma: Öne Çıkanlar
- Zina nedeniyle boşanma davası, öğrenmeden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemden başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır; süre geçerse dava hakkı düşer (TMK m.161/2).
- Zinayı affeden eşin o eyleme dayanarak boşanma davası açma hakkı yoktur (TMK m.161/3).
- Zina nedeniyle boşanmada hâkim, kusurlu eşin mal paylaşımındaki payını hakkaniyete uygun olarak azaltabilir veya kaldırabilir (TMK m.236).
- Zina nedeniyle boşanmada tazminat için kanunda sabit tutar yoktur; kusursuz veya daha az kusurlu eş uygun maddi ve manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174).
- Zina olgusunu ispat yükü davacı eştedir; davalı eşin ikrarı tek başına hâkimi bağlamaz (TMK m.6, m.184/3).
- Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, zinanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2).
- Zina davası aile mahkemesinde açılır; eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer mahkemesi yetkilidir (TMK m.168).
2. Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?
Zina nedeniyle boşanma davası, kısaca zina davası, bir eşin zina etmesi hâlinde diğer eşe tanınan ve yalnız zina olgusuna dayanan boşanma davasıdır. Kanun bu hakkı tek cümleyle kurar: eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir (TMK m.161/1). Davayı yalnız zinaya uğrayan eş açabilir; zina eden eşin kendi eylemine dayanarak bu davayı açma hakkı yoktur (TMK m.161/1).
Zina nedeniyle boşanma davasını genel boşanma sebebinden ayıran fark, aranan olgudur. Genel sebepte davacı, evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığını göstermelidir (TMK m.166/1). Zina nedeniyle boşanmada kanun böyle bir koşul koymaz; zina ispatlanırsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir (TMK m.170/1). Ayrılık yalnız ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı varsa verilebilir (TMK m.170/3).
Zina nedeniyle boşanma davası, kendine özgü süre ve af kuralları taşıyan ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Aynı yapı hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebinde de vardır (TMK m.162). Genel sebebe dayanan boşanma davasının ayrıntıları için çekişmeli boşanma yazımıza bakabilirsiniz. Zina bugün bir suç değildir; kanunun açıkça suç saymadığı fiil için ceza verilemez (TCK m.2/1). Zinanın eski ceza kanunundaki yeri ve ne zaman suç olmaktan çıktığı için zina suç mu yazımıza bakabilirsiniz.
3. Zina Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları
Zina nedeniyle boşanma davası; evli eşlerden birinin zina etmesi, davacı eşin bu olguyu ispat etmesi, davanın altı ay ve beş yıllık süreler içinde açılması ve zinanın affedilmemiş olması hâlinde kabul edilir (TMK m.161, m.6). Zina sebebiyle boşanma için aranan dört şart şunlardır:
- Evlilik ve eş sıfatı: Dava hakkı, evli eşlerden birinin zinası hâlinde diğer eşe tanınır (TMK m.161/1).
- Zina olgusunun ispatı: Davacı eş, hakkını dayandırdığı zina olgusunu ispat etmekle yükümlüdür (TMK m.6); hâkim bu olguya vicdanen kanaat getirmedikçe onu ispatlanmış sayamaz (TMK m.184/1).
- Sürenin geçmemiş olması: Dava, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmeden açılmalıdır (TMK m.161/2).
- Affın bulunmaması: Zinayı affeden eşin dava hakkı yoktur (TMK m.161/3).
Dört koşuldan biri eksikse zina nedeniyle boşanma talebi kabul edilmez. Aynı olaylar ise genel sebep kapsamında ayrıca değerlendirilebilir; bu ayrım aşağıda, zina ile aldatma arasındaki farkı anlatan bölümde açıklanmıştır.
3.1. Zina Nedeniyle Boşanmada Hangi Durumlar Zina Sayılır?
Zina nedeniyle boşanma davasının dayandığı TMK m.161, zinanın ne olduğunu tanımlamaz. Madde yalnız “zina ederse” ifadesini kullanır ve hangi davranışın bu kapsama girdiğini saymaz (TMK m.161/1). Bu nedenle bir davranışın zina sayılıp sayılmadığı, dosyadaki olgulara ve delillere göre hâkim tarafından değerlendirilir.
Kanun, zinadan daha geniş bir yükümlülük de kurar: eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadır (TMK m.185/3). Zina olarak nitelendirilemeyen bir sadakatsizlik, özel sebep olan m.161’in dışında kalsa bile, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını gösteren olgulardan biri olarak genel sebebe dayanan davada ileri sürülebilir (TMK m.166/1).
4. Zina Davası Açma Süresi: Altı Ay ve Beş Yıl
Zina davası açma süresi, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı aydır; öğrenme ne zaman olursa olsun zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmişse dava hakkı düşer (TMK m.161/2). İki süre birlikte işler ve hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte düşer.
Kanun bu süreler için “dava hakkı düşer” ifadesini kullanır (TMK m.161/2). Süre geçtiğinde sorun yalnız davanın geç açılması değildir; o zina eylemine dayanarak boşanma istenmesinin yolu kapanır. Boşanmadan doğan dava haklarının tabi olduğu bir yıllık zamanaşımı ise başka bir kuraldır ve boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra işlemeye başlar (TMK m.178).
4.1. Zina Davası Açma Süresi Ne Zaman Başlar?
Zina davası açma süresinin başlangıcı iki ayrı olaya bağlıdır. Altı aylık süre, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrendiği tarihte başlar; beş yıllık süre ise zina eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren hesaplanır (TMK m.161/2).
Kanun süreyi tek tek zina eylemine ve bu eylemin öğrenilmesine bağladığından, ilişki öğrenmeden sonra da sürüyorsa sonraki eylemlerin öğrenilmesi ayrı bir başlangıç tarihi oluşturabilir. Bunun için ilişkinin öğrenmeden sonra da devam ettiğinin ispatlanması gerekir; bu olguyu ispat yükü, ona dayanan davacı eştedir (TMK m.6). Öğrenme tarihi ve son eylemin tarihi, dilekçede ayrı ayrı gösterilmesi gereken vakıalardır (HMK m.119/1-e).
5. Zina Affedilir mi? Affeden Eşin Dava Hakkı
Zinayı affeden eşin, affettiği eyleme dayanarak zina nedeniyle boşanma davası açma hakkı yoktur (TMK m.161/3). Af, süreden bağımsız bir engeldir: altı aylık süre henüz dolmamış olsa bile affedilen eylem için bu özel sebebe dayanılamaz.
Kanun affın nasıl yapılacağını, yazılı veya sözlü olup olmayacağını belirlemez (TMK m.161/3). Kanun affı belirli bir biçime bağlamadığından af yalnız açık bir beyana dayanmak zorunda değildir ve öğrenmeden sonraki davranışlar üzerinden de ileri sürülebilir (TMK m.161/3); bunu ileri süren taraf ispatla yükümlüdür (TMK m.6).
6. Zina Nedeniyle Boşanmada İspat ve Aldatma Delilleri
Mahkemede zina, davacı eşin gösterdiği ve hâkimin serbestçe takdir ettiği delillerle ispatlanır (TMK m.184/4). Zinanın ispatında sınırı delilin elde ediliş biçimi çizer: hukuka uygun elde edilen tanık, belge veya kayıt gösterilebilir; hukuka aykırı elde edilen delil dikkate alınmaz (HMK m.189/2).
Zina nedeniyle boşanmada ispat yükü, zinaya dayanan davacı eştedir (TMK m.6). Tanık beyanı, belge, kayıt ve bilirkişi incelemesi gibi usule uygun her delil gösterilebilir; hâkim delilleri serbestçe takdir eder (TMK m.184/4) ve zina olgusuna vicdanen kanaat getirmedikçe onu ispatlanmış sayamaz (TMK m.184/1).
Boşanma davasında genel ispat kurallarından ayrılan üç özel kural vardır:
- İkrar hâkimi bağlamaz: Davalı eşin zinayı kabul etmesi, tek başına olgunun ispatlandığı anlamına gelmez; tarafların bu konudaki her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3).
- Yemin önerilemez: Hâkim, boşanmanın dayandığı olgular hakkında taraflara ne kendiliğinden ne de istem üzerine yemin önerebilir (TMK m.184/2).
- Hukuka aykırı delil dikkate alınmaz: Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2).
Hukuka aykırı delil kuralı, zina olgusunu ispat etmek isteyen eşin delili nasıl topladığını belirleyici kılar. Eşin telefonuna izinsiz erişim, gizli kayıt veya takip yoluyla elde edilen bir kayıt hukuka aykırı elde edilmiş sayılırsa, zinanın ispatında dikkate alınmaz (HMK m.189/2). Kayıt ve yazışmaların delil değeri ile sınırları için ses kaydı ve WhatsApp yazışması delil olur mu, boşanma davasında HTS kayıtları ve özel hayatın gizliliğini ihlal yazılarımıza bakabilirsiniz.
6.1. Zina Davasında Gizli Duruşma
Zina davasında taraflardan biri isterse hâkim duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir (TMK m.184/6). Gizlilik kendiliğinden uygulanmaz; taraflardan birinin istemine bağlıdır ve istemin kabulü hâkimin takdirindedir. Zina olgusunun tanık ve kayıtlarla tartışıldığı dosyalarda bu istem dilekçede ya da ilk duruşmada ileri sürülebilir.
7. Zina Nedeniyle Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Zina nedeniyle boşanma davası, yetkili aile mahkemesine verilen ve zina olgusunu, öğrenme tarihini ve delilleri gösteren bir dava dilekçesiyle açılır. Aile hukukundan doğan dava ve işler aile mahkemesinin görevindedir (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4). Dava şu sırayla hazırlanır:
- Yetkili mahkemeyi belirleme: Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer aile mahkemesinde açılır (TMK m.168).
- Vakıaları sıralama: Dilekçede zina olgusu, öğrenme tarihi ve eylemin tarihi sıra numarası altında açıkça özetlenir (HMK m.119/1-e).
- Delilleri vakıalara bağlama: Her vakıanın hangi delille ispat edileceği ayrı ayrı gösterilir (HMK m.119/1-f).
- Hukuki sebebi yazma: Dilekçede dayanılan hukuki sebep olarak TMK m.161 açıkça gösterilir; genel sebebe de dayanılacaksa TMK m.166/1 ayrıca yazılır (HMK m.119/1-g).
- Talep sonucunu yazma: Boşanma, maddi ve manevi tazminat, nafaka ve velayet istemleri talep sonucunda açıkça belirtilir (HMK m.119/1-ğ).
Dava açıldığında hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Dilekçenin genel yapısı için boşanma dilekçesi, sürecin bütünü için boşanma davası nasıl açılır, masraf kalemleri için boşanma davası ücreti ve masrafları yazılarımıza bakabilirsiniz.
7.1. Zina Davası Ne Kadar Sürer?
Zina davasının kaç yıl ya da ne kadar süreceğine ilişkin kanunda bir süre yoktur. Sürenin uzunluğu tanık sayısına, kayıtların getirtilmesine, bilirkişi incelemesine ve kanun yoluna gidilip gidilmemesine bağlıdır. Kanunun koyduğu süre, davanın açılması içindir: öğrenmeden itibaren altı ay, eylemden itibaren beş yıl (TMK m.161/2).
8. Zina Nedeniyle Boşanma ile Aldatma Arasındaki Fark
Zina nedeniyle boşanma, TMK m.161’deki özel sebebe dayanır; günlük dilde aldatma denilen davranışların tamamı bu maddenin kapsamına girmez. Zina olarak nitelendirilemeyen sadakatsizlik, eşlerin birbirine sadık kalma yükümlülüğüne (TMK m.185/3) aykırı bir davranış olarak genel sebebe dayanan boşanma davasında ileri sürülebilir (TMK m.166/1).
Bu ayrım dilekçenin kuruluşunu doğrudan etkiler. Dava dilekçesinde dayanılan hukuki sebepler gösterilir (HMK m.119/1-g); bu nedenle zina olgusunun ispatlanamama ihtimali bulunan dosyada, aynı olayların genel sebep bakımından da değerlendirilmesini isteyip istemeyeceğinizi dava açarken belirlemeniz gerekir. İki sebep arasındaki farklar şunlardır:
| Ölçüt | Zina (TMK m.161) | Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m.166/1) |
|---|---|---|
| Aranan olgu | Eşin zina etmesi | Ortak hayatın sürdürülmesi beklenemeyecek derecede sarsılma |
| Dava açma süresi | Öğrenmeden 6 ay, eylemden 5 yıl | Maddede süre yok |
| Af | Affeden eşin dava hakkı yok | Maddede af kuralı yok |
| Davalının itirazı | Maddede yok | Davacının kusuru daha ağırsa davalı itiraz edebilir (m.166/2) |
| Mal paylaşımında pay | Kusurlu eşin payı azaltılabilir veya kaldırılabilir (m.236) | m.236’daki azaltma yetkisi lafızda yok |
Genel sebebe dayanan dava için çekişmeli boşanma, diğer özel sebepler için terk nedeniyle boşanma, haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma ve onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yazılarımıza bakabilirsiniz.
9. Zina Nedeniyle Boşanmada Tazminat
Zina nedeniyle boşanmada tazminat, kusursuz veya daha az kusurlu eşin kusurlu eşten istediği maddi ve manevi tazminattır. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir (TMK m.174/1). Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK m.174/2).
Boşanma hükmünden sonra ayrıca açılacak tazminat davası için süre sınırı vardır: evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Tazminatın ayrıntıları için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.
9.1. Zina Davası Tazminat Miktarı Ne Kadar?
Zina davası tazminat miktarı için kanunda sabit bir tutar, alt veya üst sınır yoktur (TMK m.174). Madde yalnız “uygun” bir tazminattan söz eder. İnternette dolaşan TL aralıkları kanundan gelmez ve bağlayıcı değildir. Tutar, eşlerin kusur durumu ve dosyadaki olgular esas alınarak mahkeme tarafından belirlenir; tazminatın hüküm altına alınabilmesi için talep sonucunda açıkça istenmesi gerekir (HMK m.119/1-ğ).
9.2. Zina Davası Üçüncü Kişiye (3. Kişiye) Açılır mı?
Zina nedeniyle boşanma davası üçüncü kişiye (3. kişiye) açılmaz, yalnız eşe karşı açılır; kanun bu hakkı eşlerden birinin zinası hâlinde “diğer eş”e, eşine karşı kullanılmak üzere tanır (TMK m.161/1). Eşin birlikte olduğu üçüncü kişiye karşı tazminat istenip istenemeyeceği, boşanma davasından ayrı bir sorudur. Bu soru aldatılan eş üçüncü kişiye tazminat davası açabilir mi yazımızda ayrıca ele alınmıştır.
10. Zina (Aldatma) Nedeniyle Boşanmada Mal Paylaşımı
Zina nedeniyle boşanmada mal paylaşımı, eşler başka bir mal rejimi seçmemişse edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır (TMK m.202). Bu rejimde her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir (TMK m.236/1). Zina nedeniyle boşanma hâlinde ise hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m.236/2).
Bu kuralın üç sonucu vardır. İlk olarak, azaltma veya kaldırma kusurlu eşin payına ilişkindir; aldatılan eşin payı bu hükümle azaltılmaz. İkinci olarak, madde “karar verebilir” ifadesini kullanır; azaltmanın yapılıp yapılmayacağı ve oranı hâkimin hakkaniyete göre takdirindedir (TMK m.236/2). Üçüncü olarak, madde bu yetkiyi yalnız “zina veya hayata kast nedeniyle boşanma” hâlinde tanır; boşanma genel sebebe (TMK m.166/1) dayanılarak verilmişse m.236/2’deki yetki lafızda yer almaz.
Son sonuç, dilekçede hangi sebebe dayanıldığını mal paylaşımı bakımından da önemli kılar. Zina olgusu ispatlanabilecek durumdaysa ve süre ile af engeli yoksa, TMK m.161’e dayanmak m.236/2 yolunu açık tutar. Mal rejiminin tasfiyesi ve katılma alacağının hesabı için boşanmada mal paylaşımı ve boşanmada mal kaçırma yazılarımıza bakabilirsiniz.
11. Zina Nedeniyle Boşanmada Nafaka ve Velayet
Zina nedeniyle boşanmada nafaka ve velayet, zinanın kendisine değil, kanunun her biri için ayrı koyduğu ölçütlere bağlıdır. Yoksulluk nafakasında kusur karşılaştırması belirleyicidir; velayet ve iştirak nafakasında ise kanun kusura dayanan bir ölçüt koymaz.
Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz (TMK m.175). Zinası ispatlanan eşin yoksulluk nafakası isteyip isteyemeyeceği, kusurunun diğer eşin kusurundan daha ağır olup olmadığına göre belirlenir.
Velayet ve kişisel ilişki: Mahkeme boşanmaya karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile kişisel ilişkilerini düzenler (TMK m.182/1). Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182/3). Madde, velayet düzenlemesini boşanma sebebine veya eşin kusuruna bağlayan bir ölçüt içermez.
İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Bu yükümlülük eşin zina edip etmediğine bağlı değildir. Ayrıntılar için nafaka, iştirak nafakası ve velayet davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
12. Boşandıktan Sonra Zina Davası Açılır mı?
Boşandıktan sonra zina nedeniyle yeni bir boşanma davası açılamaz. TMK m.161 dava hakkını eşlerden birinin zinası hâlinde “diğer eş”e tanır; boşanma kararından sonra taraflar artık eş değildir ve ortadan kaldırılacak bir evlilik bulunmaz (TMK m.161/1).
Boşanmadan sonra sorulabilecek soru, boşanmadan doğan dava haklarının hâlâ kullanılıp kullanılamayacağıdır. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178). Anlaşmalı boşanmada boşanmanın mali sonuçları, taraflarca kabul edilen ve hâkimin uygun bulduğu düzenlemeyle belirlenir (TMK m.166/3); boşanmadan sonra bir istem ileri sürülmeden önce bu düzenlemede hangi taleplerin yer aldığı okunmalıdır. Protokol hakkında anlaşmalı boşanma yazımıza bakabilirsiniz.
13. Zina Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Zina davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile hukukundan doğan dava ve işler bu mahkemenin görevindedir (4787 sayılı Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Davacı eş, bu yerlerden birini seçerek davayı açabilir.
Kanun metinlerinin güncel hâline 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Zina nedeniyle boşanma davası nedir?
Zina nedeniyle boşanma davası, eşlerden biri zina ettiğinde diğer eşin Türk Medeni Kanunu m.161'e dayanarak açtığı boşanma davasıdır. Kanun bu davayı yalnız zina olgusuna bağlar; genel sebepteki gibi ortak hayatın sürdürülemeyecek derecede sarsıldığının ayrıca gösterilmesini istemez. Dava, öğrenmeden itibaren altı ay, eylemden itibaren beş yıl içinde açılmalı ve davacı eş zinayı affetmemiş olmalıdır.
Zina davası açma süresi ne kadardır?
Zina davası açma süresi, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı aydır. Öğrenme ne zaman olursa olsun, zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmişse dava hakkı yine düşer (TMK m.161/2). İki süre birlikte işler; hangisi önce dolarsa o eylem bakımından zinaya dayanarak boşanma istenemez.
Zina affedilir mi, affeden eş boşanma davası açabilir mi?
Zinayı affeden eş, o zina eylemine dayanarak boşanma davası açamaz; kanun affeden tarafın dava hakkı olmadığını açıkça söyler (TMK m.161/3). Af, altı ay ve beş yıllık sürelerden bağımsız bir engeldir. Kanun affın biçimini belirlemez; af iddiasını ileri süren taraf, dayandığı olguyu ispat etmekle yükümlüdür (TMK m.6).
Zina nedeniyle boşanmada mal paylaşımı nasıl yapılır?
Zina nedeniyle boşanmada mal paylaşımı, başka rejim seçilmemişse edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır ve her eş diğerinin artık değerinin yarısını ister. Zina nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki payının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir (TMK m.236). Bu yetki genel sebeple verilen boşanmada lafızda yer almaz.
Zina davası tazminat miktarı ne kadar?
Zina davası tazminat miktarı için kanunda sabit bir tutar veya alt ve üst sınır yoktur. Kusursuz veya daha az kusurlu eş uygun bir maddi tazminat, kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Tutarı, dosyadaki olgulara göre mahkeme belirler; önceden kesin bir rakam verilemez.
Zina davası 3. kişiye açılır mı?
Zina nedeniyle boşanma davası yalnız eşe karşı açılır; kanun bu hakkı eşlerden birinin zinası hâlinde diğer eşe tanır (TMK m.161/1). Eşin birlikte olduğu üçüncü kişiye karşı tazminat istenip istenemeyeceği boşanma davasından ayrı bir sorudur ve ayrı bir davanın konusudur. Bu soru üçüncü kişiye tazminat yazımızda ele alınmıştır.
Boşandıktan sonra zina davası açılır mı?
Boşandıktan sonra zina nedeniyle yeni bir boşanma davası açılamaz; boşanma kararı verildikten sonra taraflar artık eş değildir ve TMK m.161 dava hakkını eşlere tanır. Evliliğin boşanmayla sona ermesinden doğan tazminat gibi dava hakları ise boşanma hükmünün kesinleşmesinden başlayarak bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178).
Zina davasında hangi deliller kullanılır?
Zina davasında tanık, belge, kayıt ve bilirkişi incelemesi gibi usule uygun her delil gösterilebilir; hâkim delilleri serbestçe takdir eder ve olguya vicdanen kanaat getirmedikçe onu ispatlanmış sayamaz (TMK m.184). Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller ise vakıanın ispatında dikkate alınamaz (HMK m.189/2). Eşin ikrarı tek başına hâkimi bağlamaz.
Aldatan eş nafaka alabilir mi?
Aldatan eşin yoksulluk nafakası alabilmesi, kusurunun diğer eşten daha ağır olmamasına bağlıdır; kanun yoksulluğa düşecek tarafa bu koşulla süresiz nafaka hakkı tanır (TMK m.175). Zinası ispatlanan eşin kusur durumu bu karşılaştırmada değerlendirilir. Çocuk için ödenen iştirak nafakası ise eşin kusuruna değil, gücüne bağlıdır (TMK m.182).
Zina davası hangi mahkemede açılır?
Zina davası aile mahkemesinde açılır; aile hukukundan doğan dava ve işler bu mahkemenin görevindedir (4787 sayılı Kanun m.4). Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168). Davacı bu yerlerden birini seçebilir.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler