Suçun unsurları, bir fiilin suç sayılıp cezalandırılabilmesi için birlikte bulunması gereken koşullardır ve dört başlıkta incelenir: kanuni unsur (tipiklik), maddi unsurlar, manevi unsur ve hukuka aykırılık. Türk Ceza Kanunu bu unsurları tek bir maddede saymaz; her biri ayrı hükümlerden okunur. Ceza Muhakemesi Kanunu ise aynı ayrımı beraat sebeplerinde bent bent tekrarlar (CMK m.223/2). Bu yazı, hakkında soruşturma ya da kovuşturma yürütülen kişi ve dosyayı değerlendiren okur için suçun unsurlarını kanun maddeleriyle açıklar ve hangi unsur eksik kaldığında hangi kararın verileceğini gösterir.
1. Suçun Unsurları: Öne Çıkanlar
- Suçun unsurları kanuni unsur, maddi unsurlar, manevi unsur ve hukuka aykırılıktır; kanunun açıkça suç saymadığı fiil için ceza verilemez (TCK m.2/1).
- Suçun manevi unsurunda kural kasttır; taksirle işlenen fiil yalnız kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.21/1, m.22/1).
- Suçun maddi unsurlarında hataya düşen kişi kasten hareket etmiş olmaz, ancak taksirli sorumluluğu saklıdır (TCK m.30/1).
- Suçun unsurlarından biri eksikse beraat kararı verilir; hangi bendin uygulanacağı eksik unsura göre değişir (CMK m.223/2).
- Kusurluluğu kaldıran hâllerde (yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, zorunluluk hâli, cebir veya tehdit) beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3).
- Zorunluluk hâli Türk Ceza Kanunu’nda meşru savunmayla aynı maddede düzenlenir (TCK m.25), ama Ceza Muhakemesi Kanunu onu kusurluluk hâlleri arasında sayar (CMK m.223/3-b).
2. Suçun Unsurları Nelerdir?
Suçun unsurları; fiilin kanunda suç olarak tanımlanması (kanuni unsur), tanımdaki hareketin ve gerekiyorsa neticenin dış dünyada gerçekleşmesi (maddi unsurlar), failin kast ya da taksirle hareket etmesi (manevi unsur) ve fiilin bir hukuka uygunluk nedeniyle meşru hâle gelmemesidir (hukuka aykırılık). Bu dört koşuldan biri eksikse fiil suç oluşturmaz.
Ceza hukuku kaynaklarında unsurların sayısı farklı gösterilebilir. Kimi anlatım kanuni unsuru ayrı bir unsur saymaz ve suçun unsurlarını maddi unsur, manevi unsur ve hukuka aykırılık olarak üçe ayırır; kimi anlatım fail, mağdur ve konuyu maddi unsurun içinde, kimi ayrı başlıkta inceler. Sayım farkı sonucu değiştirmez. Belirleyici olan, kanunun her unsuru ayrı bir hükümde araması ve unsurun eksikliğine ayrı bir sonuç bağlamasıdır.
2.1. Suçun Unsurları Tablosu
Aşağıdaki tablo her unsuru, kanundaki dayanağıyla ve o unsur eksik kaldığında mahkemenin kuracağı hükümle birlikte gösterir.
| Unsur | Ne aranır? | Dayanak | Unsur eksikse verilecek karar |
|---|---|---|---|
| Kanuni unsur (tipiklik) | Fiilin kanundaki bir suç tanımına uyması | TCK m.2 | Beraat (CMK m.223/2-a) |
| Maddi unsurlar | Hareket, gerekiyorsa netice ve nedensellik bağı, fail, mağdur, konu | Her suçun kendi tanımı; TCK m.20 | Beraat; fiil suç tanımına uymuyorsa m.223/2-a |
| Manevi unsur | Kast; kanunun açıkça öngördüğü hâlde taksir | TCK m.21, m.22 | Beraat (CMK m.223/2-c) |
| Hukuka aykırılık | Hukuka uygunluk nedeninin bulunmaması | TCK m.24, m.25/1, m.26 | Beraat (CMK m.223/2-d) |
| Kusurluluk (unsurlardan ayrı) | Failin kusur yeteneği ve kusurunu kaldıran hâlin yokluğu | TCK m.28, m.31, m.32, m.34 | Ceza verilmesine yer olmadığı (CMK m.223/3) |
3. Suçun Kanuni Unsuru (Tipiklik) Nedir?
Suçun kanuni unsuru, işlenen fiilin kanundaki bir suç tanımına uymasıdır; bu uyuma tipiklik denir. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz; kanunda yazılı cezalardan başka bir cezaya da hükmolunamaz (TCK m.2/1). Bu ilke kanunilik ilkesi olarak anılır.
Suçun kanuni unsuru üç sınır daha koyar. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz (TCK m.2/2). Suç ve ceza içeren hükümlerin uygulanmasında kıyas yapılamaz ve bu hükümler kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz (TCK m.2/3). Bu nedenle bir fiil, suç tanımına benziyor diye o suçun cezasıyla karşılanamaz; tanımdaki her öğenin olayda bulunması gerekir.
Tipiklik incelemesi, suç tanımındaki kelimelerin tek tek olaya uygulanmasıdır. Hırsızlık tanımı örnek alınırsa zilyedin rızası olmadan, başkasına ait taşınır bir malın, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alınması aranır (TCK m.141/1). Alınan şey taşınmazsa, mal failin kendisine aitse ya da zilyet rıza göstermişse tanım gerçekleşmez. Fiilin hiçbir suç tanımına uymadığı durumda beraat kararı verilir (CMK m.223/2-a). Hırsızlığın cezası ve nitelikli hâlleri için hırsızlık suçu ve cezası yazısına bakılabilir.
4. Suçun Maddi Unsurları Nelerdir?
Suçun maddi unsurları, suçun dış dünyada gözlenebilen parçalarıdır: fiil (hareket), suç tanımı arıyorsa netice ve hareketle netice arasındaki nedensellik bağı, fail, mağdur ve suçun konusu. Hangi maddi unsurun arandığı her suçun kanuni tanımından okunur; bu nedenle maddi unsurlar tipiklik incelemesinin içeriğini oluşturur ve suçtan suça değişir.
4.1. Suçun Maddi Unsuru Olarak Fiil: İcrai ve İhmali Hareket
Suçun maddi unsurlarının ilki fiildir, yani kanuni tanımda anlatılan insan davranışıdır. Fiil çoğu suçta bir şey yapmaktır (icrai hareket): hırsızlıkta malı bulunduğu yerden almak gibi (TCK m.141/1). Bazı hâllerde ise yapılması gereken bir davranışın yapılmaması, yani ihmali hareket suçun fiilini oluşturur.
Kanun, ihmali hareketle ölüme sebebiyet verilmesini ayrı bir maddede düzenler. Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi nedeniyle meydana gelen ölümden sorumlu tutulabilmesi için yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir (TCK m.83/1). Eşdeğerlik için kişinin kanuni düzenlemeden veya sözleşmeden kaynaklanan bir icrai davranış yükümlülüğü bulunmalı ya da önceden gerçekleştirdiği davranış başkalarının hayatı bakımından tehlikeli bir durum oluşturmuş olmalıdır (TCK m.83/2). Bu hüküm ölüm neticesine özgüdür; başka suçlarda ihmalin fiil sayılıp sayılmayacağı o suçun tanımına bakılarak belirlenir.
4.2. Suçun Maddi Unsurları Arasında Netice ve Nedensellik Bağı
Netice, fiilin dış dünyada yol açtığı ve suç tanımında aranan değişikliktir. Kasten öldürmede netice bir insanın ölümüdür: tanım “bir insanı kasten öldüren” kişiyi cezalandırır (TCK m.81/1). Her suç tanımı netice aramaz; tanım yalnız hareketi anlatıyorsa hareketin yapılmasıyla suç tamamlanır. Kasten öldürme suçunun cezası ve nitelikli hâlleri TCK 81 kasten adam öldürme yazısında ele alınmıştır.
Netice arayan suçlarda hareket ile netice arasında nedensellik bağı bulunmalıdır. Türk Ceza Kanunu nedensellik bağını genel bir maddede tanımlamaz; bağ, suç tanımlarındaki “öldüren”, “sebebiyet veren” gibi netice ifadelerinden okunur. Örneğin kastedilenden daha ağır bir neticeden sorumluluk, fiilin o neticenin “oluşumuna sebebiyet vermesi” koşuluna bağlanmıştır (TCK m.23/1). Netice meydana gelmiş ama failin hareketinden doğmamışsa fail o neticeden sorumlu tutulamaz.
4.3. Suçun Maddi Unsurları Arasında Fail, Mağdur ve Suçun Konusu
Fail, suç tanımındaki fiili gerçekleştiren gerçek kişidir. Ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz (TCK m.20/1). Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır (TCK m.20/2). Şirket, dernek gibi yapıların hukuki niteliği için tüzel kişi nedir yazısına bakılabilir.
Mağdur, suç tanımında korunan hakkın sahibi olan kişidir; kasten öldürmede mağdur öldürülen insandır (TCK m.81/1). Suçun konusu ise fiilin üzerinde gerçekleştiği kişi ya da şeydir. Hırsızlıkta suçun konusu “başkasına ait taşınır bir mal”dır (TCK m.141/1). Konu tanımdaki niteliği taşımıyorsa, örneğin alınan şey failin kendi malıysa, suçun maddi unsuru gerçekleşmez.
5. Suçun Maddi Unsurlarında Hata (TCK 30)
Suçun maddi unsurlarında hata, failin fiili işlerken suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmemesidir. Fiilin icrası sırasında maddi unsurları bilmeyen kişi kasten hareket etmiş olmaz; ancak bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâli saklıdır (TCK m.30/1). Başkasına ait bir malı kendi malı sanarak alan kişi bu duruma örnektir: “başkasına ait” olma unsurunu bilmediği için hırsızlık kastı bulunmaz.
Maddi unsurlarda hatanın sonucu iki aşamada değerlendirilir. Önce kastın kalkıp kalkmadığına bakılır; kalkmışsa, aynı fiilin taksirle işlenmesinin kanunda cezalandırılıp cezalandırılmadığı incelenir (TCK m.22/1). Taksirli hâl düzenlenmemişse failin kast veya taksiri bulunmadığı için beraat kararı verilir (CMK m.223/2-c).
Suçun maddi unsurlarında hatanın yanında Türk Ceza Kanunu üç hata türünü daha düzenler ve bunların sonuçları farklıdır:
- Nitelikli hâlde hata: Suçun daha ağır ya da daha az cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleştiği konusunda hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır (TCK m.30/2).
- Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde hata: Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi bu hatasından yararlanır (TCK m.30/3).
- Haksızlık hatası: İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz (TCK m.30/4). Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi hâlinde beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-d).
6. Suçun Manevi Unsuru: Kast ve Taksir
Suçun manevi unsuru, failin fiile karşı iç tutumudur ve kast ile taksirden oluşur. Kural olarak suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır (TCK m.21/1). Taksirle işlenen fiiller ise yalnız kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1). Bu nedenle bir suç tanımında taksirli hâl ayrıca yazılmamışsa o suç yalnız kasten işlenebilir.
6.1. Suçun Manevi Unsuru Olarak Kast ve Olası Kast
Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Tanımda iki öğe vardır: fail tanımdaki unsurları bilmeli ve bunların gerçekleşmesini istemelidir. Maddi unsurlarda hata bilme öğesini ortadan kaldırdığı için kastı da kaldırır (TCK m.30/1).
Olası kast, kişinin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesidir (TCK m.21/2). Olası kast bir kast türüdür ve fail kasıtlı suçtan sorumlu olur; ancak ceza indirilir. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmi beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK m.21/2).
Bazı suç tanımları kastın yanında belirli bir amacı da arar. Hırsızlıkta malın “kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla” alınması gerekir (TCK m.141/1). Bu amaç tanımın parçası olduğu için olayda bulunmadığında tipiklik de gerçekleşmez; ceza hukuku anlatımlarında bu ek amaç özel kast olarak adlandırılır.
6.2. Suçun Manevi Unsuru Olarak Taksir ve Bilinçli Taksir
Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesinin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.22/2). Taksirde fail neticeyi istememiştir ve kural olarak öngörmemiştir. Taksirle işlenen suçtan verilecek ceza failin kusuruna göre belirlenir; birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda herkes kendi kusurundan sorumlu olur (TCK m.22/4, m.22/5).
Bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesidir; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır (TCK m.22/3). Taksirli hareket sonucu neden olunan netice münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir (TCK m.22/6). Olası kast ile bilinçli taksirin ayrımı olası kast ve bilinçli taksir farkı yazısında, taksirin türleri ise taksirli suç nedir yazısında ayrıntılı açıklanmıştır.
6.3. Suçun Manevi Unsurunda Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç
Netice sebebiyle ağırlaşmış suçta fail temel suçu kasten işler, fiil ise kastedilenden daha ağır veya başka bir neticeye yol açar. Kişinin bu ağır neticeden sorumlu tutulabilmesi için o netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir (TCK m.23/1). Ağır netice için hiç kusuru bulunmayan fail yalnız kastettiği temel suçtan sorumlu olur. Kasten yaralamanın ölüme veya ağır sonuçlara yol açtığı hâller TCK 87 neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama yazısında incelenmiştir.
7. Suçun Hukuka Aykırılık Unsuru ve Hukuka Uygunluk Nedenleri
Suçun hukuka aykırılık unsuru, kanuni tanıma uyan fiilin hukuk düzenince izin verilmemiş olmasıdır. Tanıma uyan bir fiil, kanunun saydığı hukuka uygunluk nedenlerinden biriyle işlenmişse hukuka aykırı olmaz ve suç oluşturmaz. Bu durumda yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda bir hukuka uygunluk nedeni bulunduğu için beraat kararı verilir (CMK m.223/2-d).
Türk Ceza Kanunu’ndaki hukuka uygunluk nedenleri şunlardır:
- Kanunun hükmünü yerine getirme: Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez (TCK m.24/1). Yetkili bir merciden verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan emri uygulayan da sorumlu olmaz (TCK m.24/2); ancak konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez, aksi hâlde emri yerine getiren ile emri veren birlikte sorumlu olur (TCK m.24/3).
- Meşru savunma: Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırıyla orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiilden dolayı faile ceza verilmez (TCK m.25/1). Koşulların ayrıntısı için meşru müdafaa yazısına bakılabilir.
- Hakkın kullanılması: Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez (TCK m.26/1).
- İlgilinin rızası: Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere açıkladığı rıza çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez (TCK m.26/2).
7.1. Suçun Hukuka Aykırılık Unsurunda Zorunluluk Hâlinin Yeri
Zorunluluk hâli Türk Ceza Kanunu’nda meşru savunmayla aynı maddede düzenlenir. Kendisine veya başkasına ait bir hakka yönelik olup bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunma olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğuyla, tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşuluyla işlenen fiilden dolayı faile ceza verilmez (TCK m.25/2).
İki kurumun hüküm bakımından sonucu farklıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu meşru savunmayı hukuka uygunluk nedeni olarak beraat bendine bağlarken (CMK m.223/2-d), yüklenen suçun zorunluluk hâli etkisiyle işlenmesini kusurun bulunmaması hâlleri arasında sayar ve bu hâlde ceza verilmesine yer olmadığı kararı öngörür (CMK m.223/3-b). Aynı ayrım meşru savunmada sınırın aşılmasında da görülür: sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmişse faile ceza verilmez (TCK m.27/2) ve bu hâlde de ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-c).
8. Suçun Unsurları ile Kusurluluk Arasındaki Fark
Suçun unsurları fiilin suç olup olmadığını, kusurluluk ise suç oluşturan fiil nedeniyle failin kınanıp cezalandırılıp cezalandırılamayacağını belirler. Ceza Muhakemesi Kanunu bu iki ekseni ayrı fıkralarda düzenler: unsur eksikliği beraat sebebidir (CMK m.223/2), kusurun bulunmaması ise ceza verilmesine yer olmadığı kararının sebebidir (CMK m.223/3).
Kusurluluğu kaldıran başlıca hâller şunlardır:
- Yaş küçüklüğü: Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış çocukların ceza sorumluluğu yoktur; bu kişiler hakkında ceza kovuşturması yapılamaz, ancak çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir (TCK m.31/1). On iki ile on beş yaş arasındaki çocukta ceza sorumluluğu, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine bağlanır (TCK m.31/2). Ayrıntı için TCK 31 yaş küçüklüğü yazısına bakılabilir.
- Akıl hastalığı: Akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış kişiye ceza verilmez; bu kişi hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur (TCK m.32/1). Kısmi ehliyet ve güvenlik tedbirleri TCK 32 akıl hastalığı yazısında açıklanmıştır.
- Geçici neden ve irade dışı alkol veya uyuşturucu: Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle aynı derecede algılama veya yönlendirme yeteneği kaybına uğrayan kişiye ceza verilmez (TCK m.34/1). İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi bu hükümden yararlanamaz (TCK m.34/2).
- Cebir, şiddet veya tehdit: Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet ya da muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez; bu hâlde cebir, şiddet, korkutma veya tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır (TCK m.28/1).
- Bağlayıcı emir: Emrin hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde emrin yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur (TCK m.24/4); hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle işlenen suçta ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3-b).
Beraat ile ceza verilmesine yer olmadığı kararı arasında öncelik sırası da kanunda yazılıdır: derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez (CMK m.223/9). Bu nedenle suçun unsurlarından biri eksikse ve beraat kararı verilebilecek durumdaysa mahkeme ceza verilmesine yer olmadığı kararı kuramaz; beraat kararı önce gelir.
9. Suçun Unsurları Oluşmazsa Hangi Karar Verilir?
Suçun unsurları oluşmazsa kural olarak beraat kararı verilir ve Ceza Muhakemesi Kanunu hangi eksikliğin hangi bende girdiğini ayrı ayrı sayar. Bent seçimi, kararın gerekçesini ve fiilin suç niteliğini gösterdiği için önemlidir. Beraat kararının sonuçları ve kanun yolu beraat ne demek yazısında anlatılmıştır.
| Durum | Karar | Dayanak |
|---|---|---|
| Fiil kanunda suç olarak tanımlanmamış (kanuni unsur yok) | Beraat | CMK m.223/2-a |
| Suçun sanık tarafından işlenmediği sabit | Beraat | CMK m.223/2-b |
| Fail bakımından kast veya taksir yok (manevi unsur yok) | Beraat | CMK m.223/2-c |
| Fiil işlenmiş ama hukuka uygunluk nedeni var | Beraat | CMK m.223/2-d |
| Suçun sanık tarafından işlendiği sabit değil | Beraat | CMK m.223/2-e |
| Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik ya da geçici nedenler | Ceza verilmesine yer olmadığı | CMK m.223/3-a |
| Bağlayıcı emir, zorunluluk hâli, cebir veya tehdit | Ceza verilmesine yer olmadığı | CMK m.223/3-b |
| Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaşla aşılması | Ceza verilmesine yer olmadığı | CMK m.223/3-c |
| Kusurluluğu ortadan kaldıran hata | Ceza verilmesine yer olmadığı | CMK m.223/3-d |
Tablodaki b ve e bentleri suçun unsurlarıyla değil, fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğinin ispatıyla ilgilidir. Unsurlar tam olsa bile fiili sanığın işlediği sabit değilse beraat kararı verilir (CMK m.223/2-e).
Suçun unsurları tam olduğu hâlde de ceza verilmeyebilir. İşlenen fiil suç olma özelliğini korurken etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık sebebinin varlığı, karşılıklı hakaret veya fiilin haksızlık içeriğinin azlığı nedeniyle faile ceza verilmiyorsa ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/4). Bu hâllerde fiil suç olmaya devam eder; eksik olan bir unsur değil, cezalandırmadır. Etkin pişmanlığın hangi suçlarda uygulandığı için etkin pişmanlık nedir yazısına bakılabilir.
10. Suçun Unsurları Tamamlanmazsa: Teşebbüs
Suçun unsurları başlanmış ama tamamlanmamışsa fail teşebbüsten sorumlu olabilir. Kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan nedenlerle tamamlayamazsa teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur (TCK m.35/1). Teşebbüste ceza, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre indirilir; ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine on dört yıldan yirmi bir yıla, müebbet hapis yerine on yıldan on sekiz yıla kadar hapis verilir, diğer hâllerde cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir (TCK m.35/2).
Teşebbüs hükmü, madde lafzı gereği “işlemeyi kastettiği” suç için kurulmuştur (TCK m.35/1). Taksirle işlenen fiilde neticeyi istemek söz konusu olmadığından bu tanım taksirli suçları kapsamaz. Teşebbüsün aşamaları ve gönüllü vazgeçme suça teşebbüs yazısında ele alınmıştır.
Türk Ceza Kanunu’nun ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun güncel metnine Mevzuat Bilgi Sistemi’nde Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Suçun unsurları nelerdir?
Suçun unsurları dört başlıkta incelenir: kanuni unsur (tipiklik), maddi unsurlar, manevi unsur ve hukuka aykırılık. Fiil kanunda suç olarak tanımlanmış olmalı (TCK m.2/1), kanuni tanımdaki hareket ve gerekiyorsa netice gerçekleşmeli, fail kasten ya da kanunun açıkça öngördüğü hâlde taksirle hareket etmeli (TCK m.21/1, m.22/1) ve olayda bir hukuka uygunluk nedeni bulunmamalıdır.
Suçun maddi unsurları nelerdir?
Suçun maddi unsurları, suçun dış dünyada görünen parçalarıdır: fiil (icrai ya da ihmali hareket), suç tanımı arıyorsa netice ve hareketle netice arasındaki nedensellik bağı, fail, mağdur ve suçun konusu. Örneğin hırsızlıkta hareket bulunduğu yerden almak, konu başkasına ait taşınır bir maldır (TCK m.141/1). Hangi maddi unsurun arandığı her suçun kanuni tanımından okunur.
Suçun manevi unsuru nedir?
Suçun manevi unsuru, failin fiile karşı iç tutumudur ve kast ile taksirden oluşur. Kural olarak suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; kast, kanuni tanımdaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.21/1). Taksirle işlenen fiil ise yalnız kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.22/1).
Tipiklik nedir?
Tipiklik, işlenen fiilin kanundaki suç tanımına birebir uymasıdır ve suçun kanuni unsuru olarak da anılır. Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez, suç ve ceza idarenin düzenleyici işlemleriyle konulamaz ve suç içeren hükümlerde kıyas yapılamaz (TCK m.2). Fiil hiçbir suç tanımına uymuyorsa beraat kararı verilir (CMK m.223/2-a).
Suçun maddi unsurlarında hata ne anlama gelir?
Suçun maddi unsurlarında hata, failin fiili işlerken suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmemesidir. Bu durumda kişi kasten hareket etmiş olmaz; ancak aynı hata nedeniyle taksirli sorumluluk saklıdır (TCK m.30/1). Fail suçun daha ağır ya da daha az cezalı nitelikli hâli konusunda hataya düşmüşse bu hatasından yararlanır (TCK m.30/2).
Suçun unsurları oluşmazsa hangi karar verilir?
Suçun unsurları oluşmazsa kural olarak beraat kararı verilir. Fiil kanunda suç olarak tanımlanmamışsa CMK m.223/2-a, failin kast veya taksiri yoksa m.223/2-c, olayda hukuka uygunluk nedeni varsa m.223/2-d uygulanır. Kusurluluğu kaldıran hâllerde ise beraat değil, ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3).
Hukuka aykırılık unsuru nedir?
Hukuka aykırılık unsuru, kanuni tanıma uyan fiilin hukuk düzenince izin verilmemiş olmasıdır. Kanunun hükmünü yerine getirme, meşru savunma, hakkın kullanılması ve kişinin mutlak surette tasarruf edebileceği hakka ilişkin rızası hukuka uygunluk nedenleridir (TCK m.24/1, m.25/1, m.26). Bu nedenlerden biri varsa fiil suç oluşturmaz ve beraat kararı verilir (CMK m.223/2-d).
Kusurluluk suçun unsuru mudur?
Kusurluluk, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda suçun unsurlarından ayrı tutulur. Unsurlardan biri eksikse beraat kararı verilir (CMK m.223/2). Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, zorunluluk hâli, cebir veya tehdit ya da kusurluluğu kaldıran hata gibi hâllerde fiil suç tanımına uysa bile failin kusuru bulunmadığı için ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir (CMK m.223/3).
Tüzel kişiler suçun faili olabilir mi?
Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır (TCK m.20/2). Ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz (TCK m.20/1). Bu nedenle şirket adına işlenen fiilde hapis veya adli para cezası, fiili işleyen gerçek kişi hakkında değerlendirilir.
Kast olmadan suç işlenir mi?
Kast olmadan suç ancak kanunun taksirli hâli açıkça düzenlediği durumlarda oluşur (TCK m.22/1). Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla suç tanımındaki neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (TCK m.22/2). Kanun bir suçun taksirle işlenebileceğini öngörmemişse kastı bulunmayan kişi hakkında beraat kararı verilir (CMK m.223/2-c).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler