Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanmada ve boşanmanın sonuçlarında anlaşarak birlikte aile mahkemesine başvurduğu ya da bir eşin açtığı davayı diğerinin kabul ettiği boşanma yoludur. Anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, hâkimin eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir (Türk Medeni Kanunu m.166/3). Bu yazı, eşiyle boşanmanın bütün sonuçlarında uzlaşmış ve anlaşmalı boşanma davası açmayı düşünen eşler için şartları, süreci, hâkimin denetimini, kararın kesinleşmesini ve boşanmadan sonra açılabilecek davaları açıklar.
1. Anlaşmalı Boşanma: Öne Çıkanlar
- Anlaşmalı boşanma ancak en az bir yıl sürmüş evlilikte mümkündür; eşler birlikte başvurur ya da bir eş diğerinin davasını kabul eder (TMK m.166/3).
- Anlaşmalı boşanma davası aile mahkemesinde, eşlerden birinin yerleşim yerinde ya da davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerde açılır (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.168).
- Hâkim eşleri bizzat dinler; protokolü değiştirebilir, ancak boşanmaya değişiklik taraflarca da kabul edilirse hükmedilir (TMK m.166/3).
- Anlaşmalı boşanma kararı kesinleşmedikçe yerine getirilemez; istinaf süresi kararın tebliğiyle başlayan iki haftadır ve istinaftan feragat ancak tebliğden sonra yapılabilir (HMK m.345, m.349/1, m.367/2).
- Adli tatil anlaşmalı boşanma davasının açılmasına engel değildir; duruşmanın tatilde yapılması için mahkemenin ivedilik kararı gerekir (HMK m.103/1-h, m.103/3).
- Protokolde yer almayan nafaka ve tazminat istemleri için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı işler (TMK m.178).
2. Anlaşmalı Boşanma Nedir?
Anlaşmalı boşanma, evliliği en az bir yıl sürmüş eşlerin boşanma iradesinde ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumunda uzlaşarak aile mahkemesinden boşanma kararı almasıdır. Bu yolda kusur ispatı aranmaz: şartlar gerçekleşince evlilik birliği kanun gereği temelinden sarsılmış sayılır (TMK m.166/3).
Anlaşmalı boşanma ayrı bir boşanma sebebi değil, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinin özel bir görünümüdür. Genel kuralda eşlerden biri, ortak hayatın sürdürülmesinin kendisinden beklenemeyecek derecede sarsıldığını ileri sürer ve bunu ispatlar (TMK m.166/1). Anlaşmalı boşanmada ise kanun, bir yıllık evlilik ve eşlerin ortak başvurusu ya da kabulü hâlinde bu sarsılmayı kendiliğinden kabul eder. Türk hukukunda boşanma yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleştiği için anlaşmalı boşanmada da eşler noterde veya idari bir işlemle boşanamaz; karar aile mahkemesinden alınır.
Anlaşmalı boşanmanın bir usul özelliği daha vardır. Boşanma davalarında tarafların ikrarı kural olarak hâkimi bağlamaz (TMK m.184/3). Anlaşmalı boşanmada bu kural uygulanmaz; eşlerin evlilik birliğinin sarsıldığına ilişkin ortak beyanı, hâkimin kararına esas alınır (TMK m.166/3).
2.1. Anlaşmalı Boşanma ile Çekişmeli Boşanma Arasındaki Fark
Anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma arasındaki fark, eşlerin boşanmanın bütün sonuçlarında uzlaşıp uzlaşmadığıdır. Çekişmeli boşanmada eşler ya boşanmanın kendisinde ya da nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki veya mal paylaşımı gibi sonuçlarından birinde anlaşamaz; boşanmak isteyen eş boşanma sebebini delillerle ispatlar ve hâkim olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe onları ispatlanmış sayamaz (TMK m.184/1).
Anlaşmalı boşanmada ise ispat yükü yerine eşlerin ortak iradesi ve hâkimin denetimi vardır. Sonuçlardan yalnız birinde uyuşmazlık kalırsa hâkimin uygun bulacağı ortak bir düzenleme bulunmaz ve anlaşmalı boşanmanın şartı gerçekleşmez (TMK m.166/3). Bu nedenle anlaşmalı boşanma davası açılmadan önce boşanmanın bütün sonuçlarının konuşulup yazıya dökülmesi gerekir.
3. Anlaşmalı Boşanma Şartları Nelerdir?
Anlaşmalı boşanma şartları dört tanedir: evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi, hâkimin eşleri bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin hâkimce uygun bulunması (TMK m.166/3). Dört şart birlikte aranır; biri eksikse anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
- En az bir yıllık evlilik. Anlaşmalı boşanma yalnız en az bir yıl sürmüş evlilikte uygulanır (TMK m.166/3).
- Birlikte başvuru veya davanın kabulü. Eşler davayı birlikte açar ya da bir eşin açtığı boşanma davasını diğer eş kabul eder (TMK m.166/3). Tek taraflı boşanma iradesi, diğer eşin kabulü olmadan anlaşmalı boşanma sayılmaz.
- Hâkimin eşleri bizzat dinlemesi. Hâkim eşleri bizzat dinler ve boşanma iradelerinin baskı veya yanılma olmadan, serbestçe açıklandığına kanaat getirir (TMK m.166/3). Hâkimin eşleri bizzat dinlemesi gerektiğinden eşlerin duruşmada hazır bulunması gerekir.
- Düzenlemenin hâkimce uygun bulunması. Nafaka, tazminat, mal paylaşımı, velayet ve kişisel ilişkiye ilişkin düzenleme hâkim tarafından uygun bulunmalıdır (TMK m.166/3). Boşanmanın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5).
3.1. Anlaşmalı Boşanmada 1 Yıl Şartı
Anlaşmalı boşanmada 1 yıl şartı, evliliğin en az bir yıl sürmüş olmasıdır; süre dolmamışsa eşler anlaşmış olsa bile anlaşmalı boşanma kararı verilemez (TMK m.166/3). Bu durumda eşlerin başvurabileceği yol, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürüp ispatladıkları genel boşanma davasıdır (TMK m.166/1). Kanun bir yıllık sürenin hangi işlem tarihinde dolmuş olması gerektiğini ayrıca yazmaz; bu nedenle anlaşmalı boşanma başvurusu evlilik bir yılı doldurduktan sonra yapılmalıdır.
4. Anlaşmalı Boşanma Nasıl Olur?
Anlaşmalı boşanma, eşlerin protokolü hazırlayıp aile mahkemesine dava açması, duruşmada hâkim tarafından bizzat dinlenmesi ve kararın kesinleşmesiyle tamamlanır. Anlaşmalı boşanma sürecinin adımları şunlardır:
- Protokolün hazırlanması. Eşler nafaka, tazminat, mal paylaşımı, velayet ve kişisel ilişki konularındaki anlaşmalarını yazılı bir protokole döker; protokol hâkimin uygun bulacağı düzenlemenin taslağıdır (TMK m.166/3).
- Davanın açılması. Anlaşmalı boşanma dilekçesi ve protokol, yetkili aile mahkemesine verilir (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.168). Dilekçe birlikte verilebileceği gibi bir eşin açtığı dava da diğer eşin kabulüyle anlaşmalı boşanmaya dönüşebilir (TMK m.166/3).
- Duruşma ve bizzat dinlenme. Eşler duruşmada hazır bulunur; hâkim her birini dinleyerek boşanma iradesinin serbestçe açıklandığına ve protokolün uygun olduğuna kanaat getirir (TMK m.166/3).
- Hâkimin değişiklik önerisi. Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik yapabilir; değişiklikler eşlerce de kabul edilirse boşanmaya hükmolunur (TMK m.166/3).
- Kararın tebliği ve kesinleşme. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilir; iki haftalık istinaf süresi tebliğle başlar ve süre dolunca ya da taraflar tebliğden sonra feragat edince karar kesinleşir (HMK m.345, m.349/1).
Dava açılışındaki hazırlık, UYAP ve harç adımları boşanma davası nasıl açılır yazısında; dilekçenin zorunlu unsurları ve doldurulabilir örneği anlaşmalı boşanma dilekçesi ve örneği yazısında ayrıca anlatılmıştır.
4.1. Anlaşmalı Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Anlaşmalı boşanma davası aile mahkemesinde açılır; yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.168). Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukunu düzenleyen İkinci Kitabından (Üçüncü Kısım hariç) doğan dava ve işlere bakar; boşanma davası bu kapsamdadır (4787 sayılı Kanun m.4/1).
Yetki kuralı eşlere seçim imkânı verir. Eşler farklı şehirlerde yaşıyorsa anlaşmalı boşanma davası ikisinden birinin yerleşim yerinde açılabilir; iki eşin de duruşmaya bizzat katılması gerektiğinden yer seçilirken ikisinin de ulaşabileceği mahkeme gözetilebilir (TMK m.166/3, m.168).
4.2. Anlaşmalı Boşanma İçin Gerekli Evraklar
Anlaşmalı boşanma için temel belgeler, anlaşmalı boşanma dilekçesi ve eşlerin imzaladığı protokoldür; protokol boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi içerir (TMK m.166/3). Dilekçenin unsurları, eklenecek belgeler ve nüsha sayısı anlaşmalı boşanma dilekçesi ve örneği yazısında, protokolün madde madde örneği ise anlaşmalı boşanma protokolü örneği yazısında yer alır.
4.3. Anlaşmalı Boşanma Ücreti ve Masrafları
Anlaşmalı boşanma ücreti, dava açılırken ödenen harç ve yargılama giderleri ile varsa avukatlık ücretinden oluşur. Harç ve gider kalemleri her yıl yeniden belirlendiği için güncel tutarlar ve adli yardım yolu boşanma davası ücreti ve masrafları yazısında ayrıca tutulur.
4.4. Anlaşmalı Boşanma Avukatsız Açılır mı?
Anlaşmalı boşanma davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Avukatsız sürdürülen anlaşmalı boşanmada şu kurallar eşlerin kendileri tarafından gözetilmelidir:
- Bir yıllık süre: Evlilik bir yılı doldurmadan açılan dava anlaşmalı boşanma olarak sonuçlanmaz (TMK m.166/3).
- Bizzat katılım: Hâkim eşleri bizzat dinlemek zorundadır; duruşmaya gelmeyen eş için anlaşmalı boşanma kararı verilemez (TMK m.166/3).
- Protokolün eksiksizliği: Protokol hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz ve onaylanmayan düzenleme boşanma kararına dönüşmez (TMK m.184/5).
- Zamanaşımı: Protokolde düzenlenmeyen nafaka ve tazminat istemleri için boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık süre işler (TMK m.178).
- Feragatin zamanı: İstinaftan feragat, kararın tebliğinden önce yapılamaz (HMK m.349/1).
Protokolün infaza elverişli yazılması ve hak kaybına yol açabilecek boşlukların önceden görülmesi için bir avukattan destek alınabilir.
5. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Neler Yer Alır?
Anlaşmalı boşanma protokolü, boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi içerir: nafaka, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, velayet ve kişisel ilişki (TMK m.166/3). Kanun protokol için bir kalıp öngörmez; ancak hâkimin uygun bulacağı düzenlemenin konusu bu başlıklardır ve fer’î sonuçlara ilişkin anlaşma hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5).
- Nafaka. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş için yoksulluk nafakası, ortak çocuklar için iştirak nafakası kararlaştırılır; tutar, ödeme günü ve artış esası açıkça yazılır (TMK m.175, m.176, m.182). Nafaka türlerinin ölçütlerini Nafaka Hesaplama aracıyla inceleyebilirsiniz.
- Tazminat. Maddi ve manevi tazminat istenip istenmediği, isteniyorsa tutarı ve ödeme şekli yazılır; eşler karşılıklı olarak tazminat istemediklerini de protokole yazabilir (TMK m.174).
- Mal paylaşımı. Evlilik süresince edinilen malların tasfiyesi, taşınmaz ve araç devirleri, ev eşyası ve ziynet eşyasının kime kalacağı yazılır. Ziynet eşyasının hangi parçasının kime ait olduğu protokolde belirtilmezse aidiyet düğünde takılan takılar kime aittir yazısında anlatılan ölçütlere göre ayrıca tartışılır.
- Velayet. Ortak çocukların velayetinin hangi eşte kalacağı yazılır; mahkeme, olanak bulundukça anne ve babayı dinledikten sonra velayeti düzenler (TMK m.182). Velayetin sonradan değiştirilmesi velayet davası yazısında anlatılmıştır.
- Kişisel ilişki. Velayet kendisine bırakılmayan eşin çocukla görüşme günleri, saatleri, tatil ve bayram düzeni somut olarak yazılır; bu düzenlemede çocuğun sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182).
5.1. Anlaşmalı Boşanmada Nafaka
Anlaşmalı boşanmada nafaka, eşlerin protokolde kararlaştırdığı ve hâkimin uygun bulduğu tutarda hükme bağlanır (TMK m.166/3). Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek ve kusuru daha ağır olmayan eşin diğer eşten malî gücü oranında isteyebileceği nafakadır (TMK m.175). İştirak nafakası ise velayet kendisine bırakılmayan eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır (TMK m.182).
İrat biçiminde ödenen nafaka, alacaklı eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar; tarafların malî durumu değişirse artırılması veya azaltılması istenebilir (TMK m.176). Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.176). Bu nedenle protokolde nafakanın yıllık artış esasının yazılması, sonradan nafaka artırım davası açma ihtiyacını azaltır. Nafaka türlerinin ayrıntısı nafaka ve iştirak nafakası yazılarındadır. Dava süresince ödenen nafaka ayrı bir kurumdur; hâkim boşanma davası açılınca eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169, bkz. tedbir nafakası).
5.2. Anlaşmalı Boşanmada Tazminat ve Mal Paylaşımı
Anlaşmalı boşanmada tazminat ve mal paylaşımı, protokolde açıkça yazılması gereken iki ayrı başlıktır. Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen eş maddi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez (TMK m.176). Tazminat türlerinin koşulları boşanmada maddi ve manevi tazminat yazısında açıklanmıştır.
Mal paylaşımı, evlilik süresince edinilen malların mal rejimine göre tasfiyesidir. Protokolde mal rejimine hiç değinilmemişse bu konu boşanmadan sonra ayrı bir dava konusu olur; tasfiyenin nasıl yapıldığı boşanmada mal paylaşımı yazısında anlatılmıştır.
5.3. Anlaşmalı Boşanmada Kadının Hakları
Anlaşmalı boşanmada kadının hakları, kanunun boşanan eşlere cinsiyet ayrımı yapmadan tanıdığı nafaka, tazminat, mal paylaşımı ve velayet haklarıdır; protokolde yazılmayan hak kendiliğinden karara girmez (TMK m.166/3, m.184/5). Yoksulluk nafakası ve maddi-manevi tazminat, kanunda “eş” ya da “taraf” için düzenlenmiştir; kadın da erkek de koşulları varsa bu hakları ister (TMK m.174, m.175).
Boşanan kadına özgü düzenlemelerden biri soyadıdır. Boşanan kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur ve evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; evlenmeden önce dul idiyse bekârlık soyadını taşımak için hâkimden izin isteyebilir (TMK m.173). Kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlayan kadına hâkim, kocasının soyadını taşıma izni verir; koca, koşullar değişirse iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.173). Soyadına ilişkin istem de boşanmanın diğer sonuçları gibi protokolde açıkça yazılmalıdır; kanun bu izni kadının istemine bağlar (TMK m.173). Evlilik devam ederken kullanılacak soyadı ise ayrı bir konudur: evli kadının bekârlık soyadı.
5.4. Anlaşmalı Boşanma Protokolünde İnfaza Elverişlilik
Anlaşmalı boşanma protokolündeki her madde, taraflardan biri hiç iş birliği yapmasa bile icra dairesinde uygulanabilecek açıklıkta yazılmalıdır. Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleştikten sonra yerine getirilir (HMK m.367/2); belirsiz yazılan kalem ise kesinleşmiş kararla bile uygulanamaz ve ayrı bir uyuşmazlık olarak geri döner.
- “Nafaka her ay ödenecektir” cümlesi hangi gün, hangi hesaba ve hangi tutarda ödeneceğini söylemediği için uygulanamaz.
- “Ziynet eşyaları taraflar arasında paylaşılmıştır” cümlesi hangi parçanın kime kaldığını söylemediği için uygulanamaz.
- “Baba çocuğu uygun zamanlarda görür” cümlesi görüşme gününü ve saatini belirlemediği için kişisel ilişki düzenlemesi olarak işlemez (TMK m.182).
6. Anlaşmalı Boşanmada Hâkim Ne Sorar?
Anlaşmalı boşanmada hâkim, eşleri bizzat dinleyerek iki konuda kanaat edinmeye yönelik sorular sorar: boşanma iradesinin serbestçe açıklanıp açıklanmadığı ve protokoldeki düzenlemenin uygun olup olmadığı (TMK m.166/3). Kanun bir soru listesi saymaz; hâkimin sorduğu sorular bu iki kanaati kurmaya hizmet eder.
Bu iki kanaate yönelik olarak anlaşmalı boşanma duruşmasında hâkimin açıklığa kavuşturduğu konular şunlardır:
- Boşanma iradesi: Eşin boşanmayı kendi isteğiyle mi istediği ve kararında kesin olup olmadığı (TMK m.166/3).
- Protokolün kabulü: Protokoldeki imzanın eşe ait olup olmadığı, protokolü okuyup her maddesini kabul edip etmediği (TMK m.166/3).
- Baskı ve yanılma: Protokolün baskı, tehdit veya yanılma olmadan imzalanıp imzalanmadığı; iradenin serbestçe açıklanması şartı bunu gerektirir (TMK m.166/3).
- Çocukların durumu: Velayetin kimde kalacağı, kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı ve iştirak nafakasının çocuğun ihtiyacını karşılayıp karşılamadığı; mahkeme olanak bulundukça anne ve babayı dinler (TMK m.182).
- Malî sonuçlar: Nafaka ve tazminat istenip istenmediği, tutarı ve ödeme zamanı (TMK m.174, m.175).
Hâkim, cevaplardan sonra düzenlemeyi tarafların veya çocukların menfaatine aykırı bulursa değişiklik önerir. Anlaşmalı boşanmanın bu aşaması, protokolün hâkim onaylamadıkça geçerli olmadığı kuralının uygulandığı yerdir (TMK m.184/5).
6.1. Anlaşmalı Boşanmada Hâkim Protokolü Değiştirebilir mi?
Anlaşmalı boşanmada hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak protokolde gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur (TMK m.166/3). Eşlerden biri değişikliği kabul etmezse hâkimin uygun bulduğu ortak bir düzenleme kalmaz ve anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Protokolün hangi sebeplerle uygun bulunmadığı ve onay alınamadığında sürecin nasıl ilerlediği anlaşmalı boşanma protokolü örneği yazısında ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
6.2. Anlaşmalı Boşanmada Taraflardan Biri Duruşmaya Gelmezse
Anlaşmalı boşanmada taraflardan biri duruşmaya gelmezse o duruşmada anlaşmalı boşanma kararı verilemez, çünkü hâkimin her iki eşi bizzat dinlemesi şarttır (TMK m.166/3). Usulüne uygun davet edilen iki taraf da gelmezse dosya işlemden kaldırılır; gelen taraf gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilmesini ya da dosyanın işlemden kaldırılmasını isteyebilir (HMK m.150/1-2). Yokluğunda devam edilse bile gelmeyen eş dinlenmemiş olacağından anlaşmalı boşanmanın bizzat dinleme şartı o duruşmada gerçekleşmez (TMK m.166/3).
İşlemden kaldırılan dosya, kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçesiyle yenilenebilir (HMK m.150/4). Eşlerden biri duruşmaya gelmeyerek aslında anlaşmadan dönüyorsa aşağıdaki vazgeçme kuralları uygulanır.
6.3. Anlaşmalı Boşanmadan Vazgeçme
Anlaşmalı boşanmadan vazgeçme, eşlerden birinin hâkim karşısında boşanma iradesini ya da protokolü kabul etmemesidir; bu durumda anlaşmalı boşanmanın birlikte başvuru veya kabul şartı ortadan kalkar ve anlaşmalı boşanma kararı verilemez (TMK m.166/3). Dava bundan sonra ancak evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı genel sebep üzerinden, delillerle ispat edilerek görülebilir (TMK m.166/1, m.184/1).
Vazgeçme ile davadan feragat aynı işlem değildir. Anlaşmadan dönen eşin tutumu davayı kendiliğinden sona erdirmez; davacının talep sonucundan vazgeçmesi ise ayrı bir usul işlemidir ve anlaşmalı boşanma dilekçesi ve örneği yazısında karşılaştırılmıştır.
7. Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanmanın kanunda sabit bir toplam süresi yoktur; süre, dava açıldıktan sonra verilen duruşma gününe, duruşmadan sonra gerekçeli kararın tebliğine ve iki haftalık istinaf süresine bağlıdır (HMK m.345). Kanunun belirlediği süre yalnız kanun yolu süresidir: istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve kararın taraflara tebliğiyle başlar (HMK m.345).
Anlaşmalı boşanmanın ne kadar sürdüğü üç aşamaya bölünür:
- Duruşma gününe kadar geçen süre: Mahkemenin iş yüküne bağlıdır; kanun bu aşama için süre koymaz.
- Duruşma: Şartlar hazırsa hâkim eşleri dinleyip aynı duruşmada boşanmaya karar verebilir; anlaşmalı boşanmada tarafların ikrarının hâkimi bağlamayacağı kuralı uygulanmadığı için eşlerin ortak beyanı esas alınır (TMK m.166/3, m.184/3).
- Kesinleşme: Karar tebliğ edilir, iki haftalık istinaf süresi dolar ya da taraflar tebliğden sonra feragat eder (HMK m.345, m.349/1).
Anlaşmalı boşanmanın aynı gün tamamlandığı söylenemez: duruşma günü karar verilse bile boşanma, kararın kesinleşmesinden önce yerine getirilemez (HMK m.367/2).
7.1. Anlaşmalı Boşanma Kararı Ne Zaman Kesinleşir?
Anlaşmalı boşanma kararı, taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf süresi içinde kanun yoluna başvurulmazsa ya da taraflar tebliğden sonra istinaf hakkından feragat ederse kesinleşir (HMK m.345, m.349/1). Kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez; boşanma kararı da kesinleşinceye kadar evliliği sona erdiren bir hüküm olarak uygulanmaz (HMK m.367/2).
İstinaftan feragatin zamanı kanunda açıkça sınırlanmıştır: taraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez (HMK m.349/1). Bu nedenle anlaşmalı boşanmada kesinleşmeyi hızlandırmak isteyen eşlerin feragat beyanı, gerekçeli kararın tebliğinden sonra verilir. Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve başvuru reddedilir (HMK m.349/2). Dilekçenin biçimi istinaftan feragat dilekçesi yazısındadır.
7.2. Anlaşmalı Boşanma Adli Tatilde Görülür mü?
Anlaşmalı boşanma davası adli tatilde açılabilir, ancak duruşmanın tatil içinde görülmesi için mahkemenin davanın ivedi görülmesine karar vermesi gerekir (HMK m.103/1-h, m.103/3). Adli tatil her yıl yirmi temmuzda başlar ve otuz bir ağustosta sona erer (HMK m.102/1).
Adli tatilde görülecek dava ve işler kanunda tek tek sayılmıştır. Her çeşit nafaka davası ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler bu listededir; boşanma davası ise listede adıyla yer almaz (HMK m.103/1-b). Listenin son bendi, kanunlarda ivedi olduğu belirtilen ya da taraflardan birinin talebi üzerine mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işleri de kapsar (HMK m.103/1-h). Anlaşmalı boşanmada eşler, örneğin yurt dışına dönüş gibi bir sebeple, tatilde duruşma yapılması için bu bende dayanarak ivedilik talep edebilir; talebi kabul etmek mahkemenin kararıdır.
Listede olmayan dava ve işlerde de adli tatilde dava dilekçesi alınır, tebligat yapılır ve ilam verilir (HMK m.103/3). Yani anlaşmalı boşanma dilekçesi tatilde verilebilir; ivedilik kararı yoksa duruşma adli tatilden sonraya kalır. Adli tatilin tarihleri ve sürelere etkisi adli tatil ne zaman yazısında ayrıca anlatılmıştır.
8. Anlaşmalı Boşanmadan Sonra Dava Açılır mı?
Anlaşmalı boşanmadan sonra dava açılabilir; ancak kesin hüküm yalnız hükme bağlanmış talepler hakkında oluştuğu için protokolde düzenlenip karara geçen konular yeniden dava konusu yapılamaz (HMK m.303/2), protokolde yer almayan nafaka ve tazminat istemleri ise boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımına tabidir (TMK m.178). Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TMK m.178).
- Nafaka davası: Protokolde yoksulluk nafakası istenmemişse sonradan açılacak dava bu bir yıllık süreye tabidir (TMK m.178). Protokolde kararlaştırılmış nafakanın artırılması veya azaltılması ise ayrı bir istemdir ve tarafların malî durumunun değişmesine dayanır (TMK m.176).
- Tazminat davası: Protokolde maddi veya manevi tazminattan söz edilmemişse sonradan açılacak tazminat davası da boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır (TMK m.174, m.178).
- Mal paylaşımı davası: Protokolde mal rejimi tasfiye edilmemişse mal paylaşımı ayrı bir dava konusu olur; tasfiyenin nasıl yapıldığı boşanmada mal paylaşımı yazısında anlatılmıştır.
- Velayet ve kişisel ilişki: Anne veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olgular zorunlu kılarsa hâkim, re’sen veya anne ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183). Kişisel ilişki düzenlemesinin gerekleri yerine getirilmezse velayetin değiştirilebileceği boşanma kararında ihtar edilir (TMK m.182).
Protokolde bir hakkın saklı tutulup tutulmadığı, anlaşmalı boşanmadan sonra açılacak davanın kaderini belirler. Bu nedenle protokol imzalanmadan önce hangi hakkın talep edildiği, hangisinden açıkça vazgeçildiği ve hangisinin sonraya bırakıldığı yazıyla ayrılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma aynı gün olur mu?
Duruşma günü boşanma kararı verilebilir, ancak boşanma o gün hüküm doğurmaz. Aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez. Karar taraflara tebliğ edilir ve iki haftalık istinaf süresi dolduğunda ya da taraflar tebliğden sonra istinaftan feragat ettiğinde kesinleşir (HMK m.345, m.349/1, m.367/2).
Anlaşmalı boşanma protokolü hâkimi bağlar mı?
Hayır, protokol kendiliğinden geçerli olmaz. Boşanmanın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz. Hâkim tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek değişiklik yapabilir; boşanmaya ancak bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse hükmolunur (TMK m.166/3, m.184/5).
Anlaşmalı boşanma davası sürerken nafaka istenebilir mi?
Evet. Boşanma davası açılınca hâkim, dava süresince gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu önlemler özellikle eşlerin barınması ve geçimi, malların yönetimi ile çocukların bakım ve korunmasına ilişkindir. Dava süresince ödenen tedbir nafakası bu önlemlerdendir (TMK m.169).
Anlaşmalı boşanmada nafaka sonradan artırılabilir mi?
Evet. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde artırılabilir ya da azaltılabilir. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar. Protokolde nafakanın yıllara göre artış esası da baştan yazılabilir (TMK m.176).
Anlaşmalı boşanmada velayet kime verilir?
Velayeti eşler protokolde kararlaştırır, ancak düzenleme hâkim uygun bulmadıkça boşanma kararına dönüşmez. Mahkeme, olanak bulundukça anne ve babayı dinledikten sonra velayeti ve kişisel ilişkiyi düzenler. Kişisel ilişkide çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur (TMK m.166/3, m.182).
Anlaşmalı boşanmadan sonra kocamın soyadını kullanabilir miyim?
Kural, boşanan kadının evlenmeden önceki soyadını yeniden almasıdır. Kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlayan kadına hâkim izin verir. Evlenmeden önce dul olan kadın bekârlık soyadını taşımak için izin isteyebilir; koca, koşullar değişirse iznin kaldırılmasını isteyebilir (TMK m.173).
Anlaşmalı boşanmada tanık gerekir mi?
Anlaşmalı boşanma kararı tanık beyanına değil, eşlerin hâkim tarafından bizzat dinlenmesine dayanır. Kanun bu davada ikrarın hâkimi bağlamayacağı kuralını uygulamaz; yani eşlerin evlilik birliğinin sarsıldığına ilişkin ortak beyanı esas alınır. Hâkim ayrıca iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmelidir (TMK m.166/3).
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler