Güveni kötüye kullanma suçu, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere kendisine teslim edilen başkasına ait bir mal üzerinde, teslim amacı dışında tasarrufta bulunmak ya da malın kendisine teslim edildiğini inkâr etmektir (Türk Ceza Kanunu m.155/1).
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır ve soruşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır. Mal meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare yetkisi gereği teslim edilmişse ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (m.155/2). 25 Aralık 2025 ve sonrasında işlenen fiillerde suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa bu cezalar bir kat artırılır (m.155/3).
Bu yazı, emanet ettiği malı geri alamayan ve şikâyet yoluna gitmeyi düşünen mağdur ile hakkında güveni kötüye kullanma suçundan soruşturma veya dava yürütülen şüpheli ya da sanık için; fiilin TCK 155’in hangi fıkrasına girdiğini ve bunun ceza, şikâyet, uzlaştırma, tutuklama, zamanaşımı ve görevli mahkeme bakımından ne sonuç doğurduğunu madde dayanaklarıyla açıklar.
1. Güveni Kötüye Kullanma Suçu: Öne Çıkanlar
- Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m.155/1-2).
- Güveni kötüye kullanma suçunun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa ceza bir kat artırılır; bu artırım 25 Aralık 2025 ve sonrasında işlenen fiillere uygulanır (TCK m.155/3, m.7/2).
- Güveni kötüye kullanma suçunun yalnız temel şekli şikâyete bağlıdır ve şikâyet süresi, fiil ile failin öğrenildiği günden itibaren altı aydır (TCK m.155/1, m.73/1-2).
- Güveni kötüye kullanma suçu uzlaştırma kapsamındadır; uzlaştırma kataloğu üçüncü fıkrayı, yani suçun konusunun taşıt olduğu hâli dışarıda bırakır (CMK m.253/1-b-7).
- Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde tutuklama kararı verilemez; adli kontrol uygulanabilir (CMK m.100/4, m.109/2).
- Güveni kötüye kullanma davasına asliye ceza mahkemesi bakar; araç artırımı görevi değiştirmez (5235 sayılı Kanun m.11, m.14).
2. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Nedir?
Güveni kötüye kullanma suçu, sahibinin muhafaza veya belirli bir kullanım amacıyla kendisine teslim ettiği malı, kendisinin veya başkasının yararına bu amacın dışında kullanan ya da teslimi inkâr eden kişinin işlediği suçtur (TCK m.155/1). Suçun ayırt edici yanı, malın faile hileyle ya da rıza dışı değil, sahibinin iradesiyle teslim edilmiş olmasıdır.
Güveni kötüye kullanma suçu Türk Ceza Kanunu’nun malvarlığına karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Madde üç fıkradan oluşur: birinci fıkra temel şekli, ikinci fıkra meslek, ticaret, hizmet ve idare ilişkisinden doğan nitelikli hâli, üçüncü fıkra ise 2025’te eklenen taşıt artırımını düzenler. Maddenin güncel metnine mevzuat.gov.tr’deki Türk Ceza Kanunu sayfasından ulaşılabilir.
2.1. Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşması için TCK m.155/1’in saydığı şu dört unsurun birlikte bulunması gerekir:
- Başkasına ait mal: Suçun konusu failin değil, başkasının malıdır. Kişinin kendi malı üzerindeki tasarrufu bu suçu oluşturmaz (TCK m.155/1).
- Zilyedliğin faile devredilmesi: Mal, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile teslim edilmiş olmalıdır. Teslim, malın kimde bulunacağını ve ne için kullanılacağını belirler (m.155/1).
- Devir amacı dışında tasarruf veya inkâr: Kanun iki seçimlik hareket sayar. Fail ya malı teslim amacının dışında kullanır (örneğin satar, rehin verir, tüketir) ya da malın kendisine teslim edildiğini inkâr eder (m.155/1).
- Yarar sağlama amacı: Tasarruf veya inkâr, failin kendisinin ya da başkasının yararına olmalıdır (m.155/1).
2.2. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Geç İadeyle Oluşur mu?
Güveni kötüye kullanma suçu, malın yalnızca geç iade edilmesiyle oluşmaz. TCK m.155/1 suçun hareketlerini “zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunmak” ve “devir olgusunu inkar etmek” olarak sayar; iadenin gecikmesi bu iki hareketten biri değildir. Malın satıldığını, rehin verildiğini, tüketildiğini ya da teslimin reddedildiğini gösteren bir olgu yoksa, iadenin gecikmesi teslimi doğuran sözleşmeden kaynaklanan bir iade uyuşmazlığı olarak kalabilir. Bu yüzden şikâyette “geri vermiyor” demekle yetinmek yerine, amaç dışı tasarrufu veya inkârı gösteren olgunun anlatılması gerekir.
2.3. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Örnekleri
Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır ve yalnız hangi fıkranın gündeme geldiğini göstermek içindir; sonuç, somut olayda teslimin amacına ve delile göre değişir:
- Emanet eşya: Birkaç günlüğüne kullanması için arkadaşına verilen dizüstü bilgisayarı rehin bırakan kişi, malı teslim amacı dışında kullanmıştır. Bu durum temel şekle (TCK m.155/1) girer.
- İnkâr: Saklaması için kendisine altın bırakılan kişinin, altının kendisine hiç verilmediğini söylemesi, devir olgusunu inkâr hareketidir (m.155/1).
- Meslek ilişkisi: Tamir için bırakılan telefonu sahibine vermeyip satan tamircinin fiili, malın sanat ve ticaret ilişkisi gereği teslim edilmiş olması nedeniyle nitelikli hâle (m.155/2) girer.
- İdare yetkisi: Tahsil ettiği aidatları kendi borcu için harcayan apartman yöneticisi, başkasının mallarını idare etme yetkisi gereği teslim edilen para üzerinde tasarrufta bulunmuş olur (m.155/2).
- Taşıt: Kiralanan aracın iade edilmeyip başkasına satılması, 25 Aralık 2025 ve sonrasında işlenmişse taşıt artırımını (m.155/3) gündeme getirir. Kira süresinin aşılması ile satış arasındaki fark kiralanan araç geri verilmezse hangi suç oluşur yazısında ayrıca ele alınmıştır.
3. Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası Ne Kadar?
Güveni kötüye kullanma suçunun cezası, malın faile hangi ilişki nedeniyle teslim edildiğine ve suçun konusunun taşıt olup olmadığına göre değişir. Temel şekilde ceza altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır (TCK m.155/1). Nitelikli hâlde ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (m.155/2). Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa bu fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır (m.155/3). Bir kat artırım cezanın iki katına çıkması anlamına gelir.
| Güveni kötüye kullanma suçunun şekli | Hapis cezası | Dayanak |
|---|---|---|
| Temel şekil | 6 ay – 2 yıl (ayrıca adli para cezası) | TCK m.155/1 |
| Hizmet nedeniyle nitelikli hâl | 1 yıl – 7 yıl (ayrıca 3.000 güne kadar adli para cezası) | TCK m.155/2 |
| Temel şekil, konu taşıt | 1 yıl – 4 yıl | TCK m.155/1, m.155/3 |
| Nitelikli hâl, konu taşıt | 2 yıl – 14 yıl | TCK m.155/2, m.155/3 |
Temel şekilde hapis ile adli para cezası birlikte verilir; kanun bu fıkrada gün sayısı belirtmediği için adli para cezası beş günden az ve yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenir (TCK m.52/1). Nitelikli hâlde kanun üst sınırı ayrıca üç bin gün olarak göstermiştir (m.155/2).
3.1. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Araç Artırımı (TCK 155/3)
Güveni kötüye kullanma suçunun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa ceza bir kat artırılır (TCK m.155/3). Fıkra, 7571 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle eklenmiştir. Kanun 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış ve 18. madde yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir (7571 sayılı Kanun m.39/b). Kanunun kabul tarihi 24 Aralık 2025’tir; yürürlük tarihi ise 25 Aralık 2025’tir.
Güveni kötüye kullanma suçunda artırımın hangi fiile uygulanacağını suç tarihi belirler. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklıysa failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Bu nedenle 24 Aralık 2025 veya öncesinde işlenen bir fiile taşıt artırımı uygulanmaz; bu fiillerde ceza birinci veya ikinci fıkradaki sınırlar içinde kalır.
Taşıt artırımı yalnız cezayı etkilemez; uzlaştırma kataloğu üçüncü fıkrayı dışarıda bırakır (CMK m.253/1-b-7). Buna karşılık artırım görevli mahkemeyi (5235 sayılı Kanun m.14) ve dava zamanaşımı bandını (TCK m.66/1-d, e) değiştirmez.
3.2. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Tekrarlanırsa: Zincirleme Suç
Güveni kötüye kullanma suçu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla işlenirse tek ceza verilir; bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK m.43/1). Suçun temel şekli ile nitelikli şekli aynı suç sayılır (m.43/1). Örneğin aynı kişinin mallarını idare eden birinin her ay ayrı bir tahsilatı kendi yararına kullanması bu hükmün kapsamında değerlendirilebilir; hükmün uygulanıp uygulanmayacağı, fiillerin tek bir karar kapsamında işlenip işlenmediğine bağlıdır.
3.3. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Şirket Yararına İşlenirse
Güveni kötüye kullanma suçunun işlenmesiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında onlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m.169). Bu hüküm tüzel kişiye ceza verilmesi anlamına gelmez: ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar ise saklıdır (TCK m.20/1-2).
4. Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155/2)
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlidir ve cezası bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m.155/2). Nitelikli hâl, suçun konusu olan eşyanın şu ilişkilerden birinin gereği olarak faile teslim edilmiş olmasını arar:
- meslek ve sanat ilişkisi,
- ticaret ilişkisi,
- hizmet ilişkisi,
- hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etme yetkisi.
Güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâlinde belirleyici olan, failin kim olduğu değil, malın ona neden teslim edildiğidir. Aynı kişi bir malı arkadaşlık ilişkisiyle almışsa temel şekil, işvereninin malını hizmet ilişkisi gereği almışsa nitelikli hâl gündeme gelir. İdare yetkisinin kaynağı önemli değildir; kanun “hangi nedenden doğmuş olursa olsun” ifadesini kullanır (m.155/2).
Güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâli şikâyete bağlı değildir. Birinci fıkrada yer alan “şikayet üzerine” ibaresi ikinci fıkrada bulunmaz; bu nedenle savcılık suçu öğrendiğinde şikâyet aranmadan soruşturma yapar ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Nitelikli hâl uzlaştırma kapsamında kalmaya devam eder (CMK m.253/1-b-7). Çalışan, yönetici ve vekil ilişkilerindeki ayrıntılar için hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma yazısına bakılabilir.
5. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Şikâyete Tabi mi?
Güveni kötüye kullanma suçunun yalnız temel şekli şikâyete tabidir. TCK m.155/1 cezayı “şikayet üzerine” verilecek ceza olarak düzenler; hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (m.155/2) ise bu ibareyi taşımaz ve re’sen soruşturulur.
Suçun konusu taşıt olduğunda da şikâyet şartı, fiilin girdiği fıkraya göre belirlenir. Üçüncü fıkra yalnız “yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza”nın artırılmasını düzenler ve şikâyet konusunda ayrı bir hüküm içermez (TCK m.155/3). Bu nedenle emanet verilen ya da kiralanan bir aracın sahiplenilmesi temel şekle giriyorsa şikâyet şartı sürer; şirket aracının çalışanına iş gereği teslim edilmesi gibi hizmet ilişkisiyle teslim edilen aracın sahiplenilmesi nitelikli hâle giriyorsa şikâyet aranmaz.
5.1. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Şikâyet Süresi
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde şikâyet süresi altı aydır; yetkili kişi bu süre içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1). Süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar ve dava zamanaşımı süresini geçemez (m.73/2). Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden biri süreyi kaçırırsa diğerlerinin hakkı düşmez (m.73/3).
Güveni kötüye kullanma suçunda şikâyetten vazgeçme, kanunda aksi yazılı olmadıkça davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m.73/4). Mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklarsa artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz (m.73/7). Vazgeçmenin sonuçları şikâyetten vazgeçme yazısında ayrıca anlatılmıştır.
5.2. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Şikâyet Nasıl Yapılır?
Güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılır (CMK m.158/1). İşlem sırası şöyledir:
- Şikâyet süresi hesaplanır: temel şekilde fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde başvurulmalıdır (TCK m.73/1-2).
- Başvuru mercii seçilir: şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılır; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan şikâyet ilgili başsavcılığa gönderilir (CMK m.158/1-2).
- Şikâyet yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılır (CMK m.158/5).
- Şikâyette malın kime ait olduğu, faile hangi amaçla teslim edildiği ve failin malı bu amaç dışında kullandığını ya da teslimi inkâr ettiğini gösteren olgular anlatılır; bunlar suçun unsurlarıdır (TCK m.155/1).
- Dosya uzlaştırmaya gönderilirse uzlaştırmacı taraflara teklifte bulunur; teklif alan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4).
Dilekçenin biçimi ve içeriği için şikâyet dilekçesi örneği yazısına bakılabilir.
6. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Uzlaşmaya Tabi mi?
Güveni kötüye kullanma suçu uzlaştırma kapsamındadır; ancak kanun üçüncü fıkrayı açıkça dışarıda bırakır. CMK m.253/1-b-7 şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırılacak suçlar arasında güveni kötüye kullanmayı “üçüncü fıkra hariç” kaydıyla sayar. Sonuç şöyledir:
- Temel şekil (TCK m.155/1) hem şikâyete bağlı olduğu hem de katalogda sayıldığı için uzlaştırmaya tabidir (CMK m.253/1-a, b-7).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (TCK m.155/2) şikâyete bağlı olmasa da katalogda sayıldığı için uzlaştırmaya tabidir (CMK m.253/1-b-7).
- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa (TCK m.155/2, m.155/3) uzlaştırma yoluna gidilmez: fiil şikâyete bağlı değildir ve katalog üçüncü fıkrayı hariç tutar (CMK m.253/1-b-7).
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şekli taşıt konusunda işlenmişse (TCK m.155/1, m.155/3) madde metni tek bir sonuç vermez. Fiil birinci fıkradaki “şikayet üzerine” ibaresi nedeniyle şikâyete bağlı kalır ve CMK m.253/1-a şikâyete bağlı suçları genel olarak uzlaştırma kapsamına alır; buna karşılık m.253/1-b-7 üçüncü fıkrayı hariç tutar. Kanun bu iki bent arasındaki ilişkiyi ayrıca düzenlemediği için, emanet araç dosyasında uzlaştırmaya gidilip gidilmeyeceği lafızdan kesin olarak çıkmaz.
Güveni kötüye kullanma suçu, uzlaştırma kapsamına girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3). Uzlaştırma sürecinin genel işleyişi uzlaşma nedir yazısında anlatılmıştır.
7. Güveni Kötüye Kullanmada Tutuklama Olur mu?
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler dışında, hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama yasaktır (CMK m.100/4). Temel şeklin üst sınırı iki yıldır (TCK m.155/1). Tutuklama yasağının bulunduğu hâllerde de adli kontrol hükümleri uygulanabilir (CMK m.109/2).
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada üst sınır yedi yıl olduğu için CMK m.100/4’teki tutuklama yasağı uygulanmaz. Tutuklama, kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin ve kaçma ya da delil karartma şüphesi gibi bir tutuklama nedeninin bulunmasına bağlıdır; işin önemi ve beklenen cezayla ölçülü olmayan tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/1-2). Güveni kötüye kullanma, tutuklama nedeninin var sayılabildiği katalog suçlar arasında sayılmamıştır (CMK m.100/3). Tutuklama şartları bulunsa bile tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir (CMK m.109/1).
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şekli taşıt konusunda işlenmişse ceza üst sınırı bir kat artırımla dört yıla çıkar. CMK m.100/4, üst sınır hesabında ağırlaştırıcı nedenlerin hesaba katılıp katılmayacağını ayrıca düzenlemez; görev bakımından bunu açıkça düzenleyen 5235 sayılı Kanun m.14 gibi bir hüküm tutuklama yasağında yoktur. Bu nedenle taşıt konulu temel şekilde tutuklama yasağının uygulanıp uygulanmayacağı, maddenin lafzından kesin olarak çıkmaz. Ayrıntılar için tutuklama nedir ve adli kontrol nedir yazılarına bakılabilir.
8. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Zamanaşımı
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde dava zamanaşımı sekiz yıl, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada on beş yıldır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda on beş yıl geçmesiyle düşer (TCK m.66/1-d, e). Süre belirlenirken suçun kanundaki cezasının yukarı sınırı esas alınır ve dosyadaki delillere göre suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri göz önünde bulundurulur (m.66/3-4).
Güveni kötüye kullanma suçunda taşıt artırımı zamanaşımı süresini değiştirmez. Temel şekilde artırımlı üst sınır dört yıldır ve sekiz yıllık bantta kalır; nitelikli hâlde artırımlı üst sınır on dört yıldır ve on beş yıllık bantta kalır (TCK m.66/1-d, e).
Zamanaşımı suçun işlendiği günden işlemeye başlar; zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden başlar (TCK m.66/6). Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser ve süre yeniden işlemeye başlar (TCK m.67/2-3). Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar (m.67/4). Genel kurallar için dava zamanaşımı (TCK 66) yazısına bakılabilir.
9. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme
Güveni kötüye kullanma davalarına asliye ceza mahkemesi bakar. Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işler asliye ceza mahkemesinindir (5235 sayılı Kanun m.11). Güveni kötüye kullanma, ağır ceza mahkemesinin görevine bırakılan katalog suçlar arasında sayılmamıştır (m.12).
Güveni kötüye kullanma suçunda taşıt artırımıyla nitelikli hâlin üst sınırı on dört yıla çıkar; ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda görevli olsa da bu artırım görevi değiştirmez (5235 sayılı Kanun m.12). Mahkemelerin görevi, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir (m.14). Kanunda yer alan üst sınır nitelikli hâl için yedi yıldır (TCK m.155/2).
Davaya bakmaya suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir; zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir (CMK m.12/1-2). Mahkemenin işleyişi için asliye ceza mahkemesi nedir yazısına bakılabilir.
10. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık (TCK 168)
Güveni kötüye kullanma suçunda fail, suç tamamlandıktan sonra ama kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderirse ceza üçte ikisine kadar indirilir (TCK m.168/1). Etkin pişmanlık kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gösterilirse indirim yarısına kadardır (m.168/2).
Güveni kötüye kullanma suçunda zarar kısmen giderilmişse etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m.168/4). Etkin pişmanlık cezayı kaldırmaz, indirir. İndirim yalnız fail, azmettiren veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek zararı gidermesine bağlanmıştır (m.168/1). Kurumun genel çerçevesi etkin pişmanlık nedir yazısında anlatılmıştır.
11. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Akraba Arasında İşlenirse
Güveni kötüye kullanma suçu, haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecedeki kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın ya da aynı konutta birlikte yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenirse ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz (TCK m.167/1). Bu bir şahsi cezasızlık sebebidir: fiil suç olmaya devam eder, ancak bu akrabaya ceza verilmez.
Güveni kötüye kullanma suçu, haklarında ayrılık kararı verilmiş eşlerden birinin, aynı konutta birlikte yaşamayan kardeşlerden birinin ya da aynı konutta birlikte yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına işlenirse, ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza yarısı oranında indirilir (TCK m.167/2). TCK m.167/2’deki akrabalar bakımından şikâyet şartı nitelikli hâl için de geçerlidir; çünkü şikâyeti bu durumda TCK m.167/2 arar.
12. Güveni Kötüye Kullanma Suçunda HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve hapis cezasının ertelenmesi, kanundaki üst sınır iki yıl olduğu için sonuç cezanın büyüklüğü bakımından mümkündür; nitelikli hâlde bu kurumlar ancak sonuç ceza ilgili sınırın altında kalırsa gündeme gelir:
- HAGB: Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olmalıdır (CMK m.231/5). Ayrıca sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve mağdurun zararının aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/6). Bu fıkralar 16 Temmuz 2026’da 7589 sayılı Kanunla değiştirilmiştir; burada yürürlükteki metin aktarılmıştır. Ayrıntı: HAGB nedir.
- Erteleme: İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir; fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde sınır üç yıldır (TCK m.51/1). Erteleme, zararın tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir (m.51/2). Ayrıntı: hapis cezasının ertelenmesi.
- Adli para cezasına çevirme: Yalnız bir yıl veya daha az süreli, yani kısa süreli hapis cezası adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1). Ayrıntı: adli para cezası nedir.
Güveni kötüye kullanma suçundan verilen süreli hapis cezasında koşullu salıverme için cezanın yarısının infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirilmesi gerekir (5275 sayılı Kanun m.107/2). Güveni kötüye kullanma, aynı fıkrada üçte iki oranına bağlanan suçlar arasında sayılmamıştır.
13. Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yüz Kızartıcı Suç mudur?
Güveni kötüye kullanma suçu yüz kızartıcı suçlar arasındadır. Anayasa, milletvekili seçilme engellerini sayarken “inancı kötüye kullanma” suçunu zimmet, hırsızlık ve dolandırıcılıkla birlikte “yüz kızartıcı suçlar” arasında sayar ve bu suçlardan hüküm giymiş olanların affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemeyeceğini düzenler (Anayasa m.76/2). Anayasa bu suçu eski adıyla anar.
Güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet, memurluğa alınmaya da engeldir. Devlet memurluğuna alınma şartları arasında, TCK m.53’teki süreler geçmiş olsa bile güveni kötüye kullanma suçundan mahkûm olmamak sayılır (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.48/A-5). Bu bentte güveni kötüye kullanma, cezanın süresine bakılmaksızın sayılan suçlar arasındadır. Aynı suçtan mahkûmiyet avukatlık mesleğine kabul için de engel olarak düzenlenmiştir (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5). HAGB kararının memuriyete etkisi HAGB memuriyete engel mi, diğer suçlar ise yüz kızartıcı suçlar nelerdir yazısında ele alınmıştır.
14. Güveni Kötüye Kullanma Suçu ile Benzer Suçların Farkı
Güveni kötüye kullanma suçunu benzer malvarlığı suçlarından ayıran ölçüt, malın faile nasıl geçtiğidir. Güveni kötüye kullanmada mal, sahibinin iradesiyle muhafaza veya belirli bir kullanım için teslim edilmiştir (TCK m.155/1). Aşağıdaki tablo ayırıcı ölçütü ve temel şeklin cezasını gösterir:
| Suç | Malın faile geçişi | Temel şeklin cezası | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Güveni kötüye kullanma | Muhafaza veya belirli kullanım için rızayla teslim | 6 ay – 2 yıl hapis ve adli para cezası | TCK m.155/1 |
| Hırsızlık | Zilyedin rızası olmadan bulunduğu yerden alma | 1 yıl – 3 yıl hapis | TCK m.141/1 |
| Dolandırıcılık | Hileli davranışlarla aldatarak yarar sağlama | 1 yıl – 5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası | TCK m.157/1 |
| Zimmet | Görevi nedeniyle zilyedliği kamu görevlisine devredilmiş mal | 5 yıl – 12 yıl hapis | TCK m.247/1 |
14.1. Güveni Kötüye Kullanma Suçu ile Dolandırıcılık Farkı
Güveni kötüye kullanma suçu ile dolandırıcılık arasındaki fark, malın teslim edildiği sıradaki iradedir. Dolandırıcılıkta fail hileli davranışlarla kişiyi aldatır ve bu yolla kendisine veya başkasına yarar sağlar (TCK m.157/1). Güveni kötüye kullanmada ise mal muhafaza veya belirli bir kullanım için teslim edilmiştir ve suç, teslimden sonraki amaç dışı tasarruf ya da inkâr ile oluşur (TCK m.155/1). Mal baştan hileyle alınmışsa dolandırıcılık, dürüst bir teslimden sonra sahiplenilmişse güveni kötüye kullanma gündeme gelir. Dolandırıcılığın unsurları ve nitelikli hâlleri için dolandırıcılık suçu ve cezası yazısına bakılabilir.
14.2. Güveni Kötüye Kullanma Suçu ile Hırsızlık Farkı
Güveni kötüye kullanma suçu ile hırsızlık arasındaki fark, malın alınmasında zilyedin rızasının bulunup bulunmadığıdır. Hırsızlıkta taşınır mal zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden alınır (TCK m.141/1). Güveni kötüye kullanmada zilyedlik faile rızayla devredilmiştir (TCK m.155/1). Bu nedenle bir malın yalnız yakınında bulunmak veya ona erişebilmek zilyedliğin devri anlamına gelmez; teslimin amacı ve kapsamı ayrıca belirlenmelidir. Hırsızlığın unsurları için hırsızlık suçu ve cezası yazısına bakılabilir.
14.3. Güveni Kötüye Kullanma Suçu ile Zimmet Farkı
Güveni kötüye kullanma suçu ile zimmet arasındaki fark, malın kamu görevlisine görevi nedeniyle mi teslim edildiğidir. Zimmet, görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisinin işlediği suçtur (TCK m.247/1). Mal kamu görevlisine görevi nedeniyle değil de başka bir ilişkiyle teslim edilmişse zimmetin bu unsuru gerçekleşmez ve fiil güveni kötüye kullanma kapsamında değerlendirilir. Zimmetin unsurları için zimmet suçu ve cezası yazısına, adı benzeyen ama ayrı bir suç olan görevi kötüye kullanma için TCK 257 görevi kötüye kullanma suçu yazısına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Güveni kötüye kullanma suçunun cezası ne kadar?
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinin cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır (TCK m.155/1). Mal meslek, sanat, ticaret veya hizmet ilişkisi ya da başkasının mallarını idare yetkisi gereği teslim edilmişse ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıdır (m.155/2). Konu motorlu taşıtsa bu cezalar bir kat artırılır (m.155/3).
Güveni kötüye kullanma suçu şikâyete tabi mi?
Güveni kötüye kullanma suçunun yalnız temel şekli şikâyete bağlıdır; TCK m.155/1 cezayı “şikayet üzerine” verilecek ceza olarak düzenler. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma (m.155/2) bu ibareyi taşımaz; savcılık suçu öğrenince şikâyet aranmadan soruşturur ve mağdurun vazgeçmesi davayı düşürmez. İki şekil de uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1).
Güveni kötüye kullanma suçunda şikâyet süresi ne kadar?
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde şikâyet süresi altı aydır ve mağdurun fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK m.73/1-2). Bu süre içinde şikâyet yapılmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Süre, dava zamanaşımını geçmemek koşuluyla işler; zamanaşımı dolmuşsa öğrenme tarihi süreyi yeniden başlatmaz.
Güveni kötüye kullanma suçu uzlaşmaya tabi mi?
Güveni kötüye kullanma suçu uzlaştırma kapsamındadır; ancak kanun üçüncü fıkrayı açıkça dışarıda bırakır (CMK m.253/1-b-7). Buna göre temel şekil ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma uzlaştırmaya tabidir. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmanın konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa (TCK m.155/3) uzlaştırma yoluna gidilmez.
Güveni kötüye kullanmada tutuklama olur mu?
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde tutuklama kararı verilemez; hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama yasaktır (CMK m.100/4). Bu durumda da adli kontrol uygulanabilir (CMK m.109/2). Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada üst sınır yedi yıl olduğu için tutuklama, somut delil ve tutuklama nedeni şartlarına bağlıdır (CMK m.100/1-2).
Güveni kötüye kullanma suçu yüz kızartıcı suç mudur?
Evet. Anayasa bu suçu eski adıyla, “inancı kötüye kullanma” olarak yüz kızartıcı suçlar arasında sayar ve bu suçtan hüküm giyenin milletvekili seçilemeyeceğini düzenler (Anayasa m.76/2). Güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet, cezanın süresine bakılmaksızın devlet memurluğuna alınmaya (657 sayılı Kanun m.48/A-5) ve avukatlığa kabule (1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.5) engeldir.
Güveni kötüye kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Güveni kötüye kullanma suçunun temel şeklinde dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e), hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmada on beş yıldır (m.66/1-d). Araç artırımı bu bantları değiştirmez. Zamanaşımı ifade alma, iddianame veya mahkûmiyet gibi işlemlerle kesilirse süre yeniden başlar ve kanundaki sürenin en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/2-4).
Kiralanan veya emanet edilen araçta güveni kötüye kullanma cezası artar mı?
Evet. Suçun konusu motorlu kara, deniz veya hava taşıtıysa güveni kötüye kullanma cezası bir kat artırılır (TCK m.155/3). Fıkra 7571 sayılı Kanunla eklendi ve 25 Aralık 2025'te yürürlüğe girdi. Failin lehine olan kanun uygulanacağından (TCK m.7/2) 24 Aralık 2025 veya öncesinde işlenen fiile bu artırım uygulanmaz.
Güveni kötüye kullanma ile dolandırıcılık arasındaki fark nedir?
Ayırıcı ölçüt malın nasıl ele geçtiğidir. Güveni kötüye kullanma suçunda mal muhafaza veya belirli bir kullanım için faile teslim edilmiştir ve fail sonradan amaç dışı tasarrufta bulunur (TCK m.155/1). Dolandırıcılıkta ise fail hileli davranışlarla kişiyi aldatarak yarar sağlar (TCK m.157/1); cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir.
Güveni kötüye kullanma davası hangi mahkemede görülür?
Güveni kötüye kullanma davalarına asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Suç ağır ceza mahkemesinin katalog suçları arasında değildir (m.12). Araç artırımıyla ceza on yılı aşsa bile görev değişmez, çünkü görev ağırlaştırıcı nedenler gözetilmeden kanundaki üst sınıra göre belirlenir (m.14). Yetkili mahkeme suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12/1).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler