Karşı karşıya duran siyah ve beyaz satranç atları

Ticaret Hukuku

Haksız Rekabet Nedir? Davaları, Zamanaşımı ve Cezası

15 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Haksız rekabet, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına başka şekilde aykırı davranışlar ve ticari uygulamalardır (Türk Ticaret Kanunu m.54/2). Haksız rekabet nedeniyle zarar gören ya da zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat davaları açabilir (m.56/1). Bu davalar öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde üç yıl içinde açılmalıdır (m.60/1). Kasten işlenen haksız rekabet fiilleri ayrıca şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gerektiren bir suçtur (m.62/1).

Bu yazı; bir rakibin, eski çalışanın ya da benzer ticaret unvanı kullanan bir şirketin davranışından etkilenen işletme sahipleri ile haksız rekabet iddiasıyla karşılaşan kişiler için hazırlanmıştır. Haksız rekabet hükümleri Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ilâ 63. maddelerindedir; güncel metin mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Ticaret Kanunu sayfasında okunabilir.

1. Haksız Rekabet: Öne Çıkanlar

  • Haksız rekabet, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalardır; başlıca hâller TTK m.55’te sayılır ve bu liste sınırlı değildir (TTK m.54/2, m.55/1).
  • Haksız rekabetten zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması, maddi tazminat ve manevi tazminat isteyebilir (m.56/1).
  • Haksız rekabet davaları öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde hakların doğumundan itibaren üç yıl içinde açılmalıdır (m.60/1).
  • Haksız rekabet davası asliye ticaret mahkemesinde açılır; tazminat talebi varsa önce arabulucuya başvurulur (m.5/1, m.5/A/1).
  • Haksız rekabet suçu şikâyete bağlıdır ve cezası iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (m.62/1).
  • Benzer ticaret unvanı kullanımında hak sahibi, tescilli unvanın değiştirilmesini veya silinmesini de isteyebilir (m.52/1).

2. Haksız Rekabet Nedir?

Haksız rekabet, rakipler arasındaki ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına başka şekilde aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların genel adıdır. Kanun bu davranışları haksız ve hukuka aykırı sayar (TTK m.54/2). Rekabet etmek serbesttir; hukuka aykırı olan, rekabetin dürüstlük kuralını aşan biçimde yapılmasıdır.

Haksız rekabet hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır (TTK m.54/1). “Bütün katılanlar” ifadesi korumanın yalnız rakip işletmeye değil, müşterilere ve piyasadaki diğer aktörlere de yöneldiğini gösterir. Bu nedenle kanun, dava hakkını rakiplerle sınırlamaz; müşterilere, odalara ve tüketici kuruluşlarına da tanır (m.56/2-3).

2.1. Haksız Rekabet, Rekabet Yasağı ve Rekabet Hukuku Farkı

Haksız rekabet, “rekabet” sözcüğünü paylaşan iki başka kurumla sık karıştırılır. Üçü dayanak, muhatap ve konu bakımından ayrıdır:

KurumDayanakKonusu
Haksız rekabetTTK m.54-63Herkes için geçerli dürüstlük kuralına aykırı ticari davranışlar
Rekabet yasağıTBK m.444, TTK m.396İşçinin yazılı olarak üstlendiği ya da yönetim kurulu üyesine kanunla yüklenen rekabet etmeme yükümlülüğü
Rekabet hukuku4054 sayılı Kanun m.1Rekabeti bozan anlaşmalar ve piyasaya hâkim teşebbüsün bu hâkimiyeti kötüye kullanması

Rekabet yasağı bir sözleşmeden ya da kanunun belirli bir sıfata yüklediği yükümlülükten doğar: işçi, sözleşmenin sona ermesinden sonra işverenle rekabet etmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir (Türk Borçlar Kanunu m.444). Haksız rekabet ise böyle bir taahhüt gerektirmez; dürüstlük kuralına aykırı davranış kimden gelirse gelsin TTK m.54-63 uygulanır.

3. Haksız Rekabetin Şartları Nelerdir?

Haksız rekabetin temel şartı, rakipler arasındaki ya da tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı bir davranış ya da ticari uygulamanın bulunmasıdır (TTK m.54/2). Dava açmak için ise bu davranış nedeniyle müşterilerin, kredinin, meslekî itibarın, ticari faaliyetlerin veya diğer ekonomik menfaatlerin zarar görmesi ya da böyle bir tehlikeyle karşılaşılması yeterlidir (m.56/1).

Kanunun lafzından çıkan şartlar ve aranmayanlar şöyledir:

  • Dürüstlüğe aykırı davranış: Davranış TTK m.55’teki hâllerden birine girebilir; girmiyorsa m.54/2’deki genel ilkeye göre değerlendirilir. TTK m.55 bu hâlleri “haksız rekabet hâllerinin başlıcaları” olarak sayar (m.55/1).
  • Rekabet ilişkisi şartı yoktur: Kanun, rakipler arasındaki ilişkinin yanında tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkiyi de sayar (m.54/2) ve müşterilere de dava hakkı tanır (m.56/2).
  • Zararın gerçekleşmesi şart değildir: Zarar görme tehlikesiyle karşılaşabilecek kişi de dava açabilir (m.56/1).
  • Kusur yalnız maddi tazminatta aranır: Kanun kusuru yalnız zarar ve ziyanın tazmini talebinin koşulu olarak yazar (m.56/1-d); manevi tazminat Türk Borçlar Kanunu m.58’deki şartlara bağlıdır (m.56/1-e).
  • Tarafların tacir olması gerekmez: TTK’da öngörülen hususlardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır (m.4/1-a).

4. Haksız Rekabet Örnekleri: TTK m.55’teki Hâller

Haksız rekabet örnekleri kanunda altı başlık altında sayılır. Bu hâller haksız rekabetin başlıcalarıdır; listede yer almayan bir davranış da m.54/2’deki genel ilkeye aykırıysa haksız rekabet olabilir (TTK m.55/1).

BentHaksız rekabet hâliKanunda sayılan örnekler
(a)Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleriBaşkasını yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açık­la­ma­larla kötülemek; kendisi hakkında gerçek dışı açıklama yapmak; karış­tı­rıl­maya yol açan önlemler almak; saldırgan satış yöntemleri
(b)Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmekMüşterileri baş­ka­la­rıyla yaptıkları söz­leş­me­lere aykırı davranmaya yöneltmek; çalışanları işverenin sırlarını ifşa etmeye yöneltmek
(c)Baş­ka­la­rı­nın iş ürün­le­rin­den yetkisiz yararlanmaKendisine emanet edilen teklif, hesap veya plandan yetkisiz yararlanmak; pazar­lan­maya hazır ürünü teknik çoğaltma yöntemiyle devralmak
(d)Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı ifşaGizlice ve izinsiz ele geçirilen bilgileri değer­len­dir­mek veya başkalarına bildirmek
(e)İş şartlarına uymamakKanun veya sözleşmeyle rakiplere de yüklenmiş ya da meslek dalında olağan iş şartlarına uymamak
(f)Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartlarıKanuni düzen­le­me­den önemli ölçüde ayrılan genel işlem şartlarını yanıltıcı biçimde kullanmak

Haksız rekabet örnekleri arasında uygulamada en çok ele alınan hâl, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almaktır (TTK m.55/1-a-4). Hüküm karışıklığın fiilen gerçekleşmesini değil, karışıklığa yol açan önlemin alınmasını arar. Benzer ticaret unvanı, işletme adı veya ambalaj kullanımı bu bentte değerlendirilir; ticaret unvanına özgü kurallar aşağıda ayrı başlıkta anlatılmıştır.

Bent (d)‘deki üretim ve iş sırları, özellikle ayrılan çalışanların eski işverenin bilgilerini kullandığı uyuşmazlıklarda gündeme gelir. Hangi bilginin sır sayıldığı ticari sır nedir yazısında ayrıca açıklanmıştır.

4.1. Haksız Rekabet ve Karşılaştırmalı Reklam

Haksız rekabet, karşılaştırmalı reklamı tümüyle yasaklamaz; yasaklanan, karşılaştırmanın belirli biçimlerde yapılmasıdır. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini veya fiyatlarını gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici ya da gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkalarıyla karşılaştırmak haksız rekabettir (TTK m.55/1-a-5). Doğru, yanıltıcı olmayan ve rakibi gereksiz yere kötülemeyen bir karşılaştırma bu bende girmez.

Bir açıklamanın içeriği doğru olsa bile gereksiz yere incitici ise kötüleme hâli oluşabilir. Kanun kötülemeyi “yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar” diye üç ayrı biçimde sayar (TTK m.55/1-a-1).

4.2. Haksız Rekabet ve İşçi Ayartma

Haksız rekabet hükümleri, başka bir işletmenin çalışanını işe almayı tek başına bir haksız rekabet hâli olarak saymaz. Kanunun saydığı hâl, üçüncü kişilerin işçilerine hak etmedikleri yararlar sağlayarak veya önererek onları yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltmek ve işçileri işverenlerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmektir (TTK m.55/1-b-2, b-3).

Bu nedenle işçi ayartma iddiasında, çalışanın yalnız başka işletmeye geçtiği değil, bu geçişin çalışanı yükümlülüklerine aykırı davranmaya veya sır ifşasına yöneltecek biçimde sağlandığı ortaya konmalıdır. Bu kalıba girmeyen bir davranış ancak m.54/2’deki genel ilkeye göre değerlendirilebilir. Çalışanın ayrıldıktan sonra rekabet etmeme borcu varsa dayanak, işçiyle yapılan yazılı rekabet yasağı sözleşmesidir (Türk Borçlar Kanunu m.444).

5. Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanında İltibas

Haksız rekabet ile ticaret unvanında iltibas, benzer bir unvanın ya da işletme adının karışıklık yaratacak biçimde kullanıldığı uyuşmazlıklarda birlikte ele alınır. Başkasının işletmesiyle karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet hâlidir (TTK m.55/1-a-4); ticaret unvanı ise ayrıca TTK’nın ticaret unvanı hükümleriyle korunur (m.50, m.52).

Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı yalnız sahibine aittir (TTK m.50). Bir ticaret unvanı, Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş başka bir unvandan ayırt edilmesi için gerekliyse ek alır (m.45). İşletme sahibiyle ilgili olmaksızın işletmeyi tanıtmak ve benzer işletmelerden ayırt etmek için kullanılan işletme adları da tescil ettirilir ve tescilli işletme adlarına m.50 ile m.52 uygulanır (m.53).

5.1. Haksız Rekabet ve Ticaret Unvanı Davaları

Haksız rekabet ve ticaret unvanı davalarında hak sahibi, unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde başkası tarafından kullanılması hâlinde şunları isteyebilir (TTK m.52/1):

  • Tespit ve yasaklama: Kullanımın hukuka aykırılığının tespiti ve kullanımın yasaklanması istenir.
  • Unvanın değiştirilmesi veya silinmesi: Haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse, unvanın kanuna uygun şekilde değiştirilmesi veya silinmesi ayrıca istenir. Kanun bu talebi yasaklamadan ayrı saydığı için dilekçede ayrıca yazılır.
  • Maddi durumun ortadan kaldırılması: Tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması ve gerektiğinde araçların ve ilgili malların imhası istenir.
  • Tazminat: Zarar varsa kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat istenir; mahkeme maddi tazminat olarak, tecavüz edenin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedebilir.
  • Kararın yayımlanması: Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kişiye ait olmak üzere kararın gazete ile yayımlanmasına karar verebilir (m.52/2).

Ticaret unvanına eklenen ibare, tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında üçüncü kişilerde yanlış görüş oluşturacak nitelikte olamaz (TTK m.46/1). Bu kuralı ihlal edenler üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (m.51/3). Bu ceza, haksız rekabet suçundan ayrı bir düzenlemedir.

Benzerlik bir markada ya da alan adında ise dayanak Sınai Mülkiyet Kanunu’na kayar. Markada karıştırılma değerlendirmesi marka hakkına tecavüzde karıştırılma ihtimali, yaptırımlar marka hakkına tecavüzün cezası ve tazminatı, alan adına ilişkin yollar ise alan adı uyuşmazlıkları yazısında anlatılmıştır. Ürünün görünümü ya da buluşu taklit edilmişse tasarım hakkına tecavüz ve patent hakkına tecavüz hükümleri de incelenmelidir.

6. Haksız Rekabet Sonrası Açılabilecek Hukuk Davaları

Haksız rekabet sonrası açılabilecek hukuk davaları beş taleptir ve her biri ayrı bir hukuki korumayı sağlar. Haksız rekabet sebebiyle ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek kişi şunları isteyebilir (TTK m.56/1):

  1. Tespit davası: Fiilin haksız olup olmadığının tespiti istenir.
  2. Men davası: Haksız rekabetin men’i, yani fiilin yasaklanması istenir.
  3. Maddi durumun ortadan kaldırılması: Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılması, fiil yanlış veya yanıltıcı beyanlarla işlenmişse bu beyanların düzeltilmesi ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa haksız rekabette kullanılan araçların ve malların imhası istenir.
  4. Maddi tazminat davası: Kusur varsa zarar ve ziyanın tazmini istenir.
  5. Manevi tazminat davası: Türk Borçlar Kanunu m.58’deki şartlar varsa manevi tazminat istenir. Bu şart, kişilik hakkının zedelenmesidir (TBK m.58).

Maddi tazminat talebinde hâkim, davacı lehine, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir (TTK m.56/1). Bu hüküm, davacının kendi zararını hesaplamakta güçlük çektiği durumlarda tazminatın davalının kazancı üzerinden ölçülebilmesini sağlar.

Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemiyle, gideri haksız çıkan taraftan alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verebilir; ilanın şeklini ve kapsamını mahkeme belirler (TTK m.59/1). Kanun ilanı davayı kazanan tarafın istemine bağladığı için bu talep dilekçede ayrıca yazılır.

6.1. Haksız Rekabet Davasını Kimler Açabilir?

Haksız rekabet davasını açabilecek kişiler kanunda üç grupta sayılır ve her grubun isteyebileceği talepler farklıdır:

  • Zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi: Beş talebin tamamını ileri sürebilir (TTK m.56/1).
  • Müşteriler: Ekonomik çıkarları zarar gören veya zarar tehlikesiyle karşılaşan müşteriler aynı davaları açabilir, ancak araçların ve malların imhasını isteyemez (m.56/2).
  • Odalar, borsalar, meslekî birlikler ve tüketici kuruluşları: Ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, borsalar, üyelerinin ekonomik menfaatlerini korumaya yetkili meslekî ve ekonomik birlikler, tüketicileri koruyan sivil toplum kuruluşları ve kamusal nitelikteki kurumlar yalnız tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davalarını açabilir (m.56/3).

Men ve maddi durumun ortadan kaldırılmasına ilişkin hüküm, haksız rekabete konu malları doğrudan veya dolaylı olarak davalıdan ticari amaçla elde etmiş kişiler hakkında da icra olunur (TTK m.56/4).

6.2. Haksız Rekabet Davası Kime Karşı Açılır?

Haksız rekabet davası kural olarak fiili işleyen kişiye karşı açılır; kanun buna iki önemli ek yapar:

  • Çalıştıran: Fiil, çalışanlar veya işçiler tarafından hizmetlerini gördükleri sırada işlenmişse tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davaları çalıştırana karşı da açılabilir. Maddi ve manevi tazminat davalarında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır (TTK m.57).
  • Basın, yayın ve bilişim yoluyla işlenen fiil: Haksız rekabet bu işletmeler aracılığıyla işlenmişse tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması davaları içeriğin sahipleri ile ilan verenlere karşı açılır. İçerik sahiplerinin haberi olmadan yayımlanma, sahibin kim olduğunun bildirilmemesi veya ortaya çıkarılamaması hâllerinde bu davalar kanunda sayılan yazı işleri müdürü, genel yayın yönetmeni, program yapımcısı gibi yayın sorumlularına karşı açılabilir (m.58/1). Fiilin iletimini başlatmamış, alıcıyı veya içeriği seçmemiş ya da içeriği değiştirmemiş hizmet sağlayıcıya karşı bu davalar açılamaz (m.58/4).

7. Haksız Rekabet Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Haksız rekabet davası asliye ticaret mahkemesinde açılır. TTK’da öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır (TTK m.4/1-a) ve asliye ticaret mahkemesi, dava olunan şeyin değerine bakılmaksızın tüm ticari davalara bakmakla görevlidir (m.5/1). Mahkemenin görev alanı asliye ticaret mahkemesi nedir yazısında ayrıca açıklanmıştır.

Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresinde ticari dava asliye hukuk mahkemesinde görülür; görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez (TTK m.5/4).

Talep aynı zamanda Sınai Mülkiyet Kanunu’na dayanıyorsa, örneğin marka veya tasarım hakkına tecavüz de ileri sürülüyorsa, o kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu mahkemenin kurulmadığı yerlerde bu davalara asliye hukuk mahkemesi bakar (Sınai Mülkiyet Kanunu m.156/1).

Haksız rekabet suçunda görev ceza mahkemesindedir. Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışındaki davalara asliye ceza mahkemesi bakar (5235 sayılı Kanun m.11). TTK m.62’deki suç ağır ceza mahkemesinin görev listesinde yer almadığından yargılama asliye ceza mahkemesinde yapılır (5235 sayılı Kanun m.12).

8. Haksız Rekabet Davasında Arabuluculuk

Haksız rekabet davasında arabuluculuk yalnız para talep eden davalarda dava şartıdır. Ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A/1). Haksız rekabetten doğan maddi ve manevi tazminat talepleri bu kapsama girer.

Tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması talepleri TTK m.5/A/1’de sayılan dava türleri arasında yer almaz. Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (m.5/A/2). Ticari uyuşmazlıklarda başvurunun nasıl yapıldığı ticari davalarda arabuluculuk ve arabuluculuk nedir yazılarında, kurumsal bilgiler ise Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı sitesinde yer alır.

9. Haksız Rekabet Davası Nasıl Açılır?

Haksız rekabet davası, fiili gösteren delillerin toplanması ve taleplerin belirlenmesiyle başlayan bir süreçtir. Tazminat talebi varsa dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur. Adımlar şöyledir:

  1. Delillerin korunması: Reklam, internet sayfası, ambalaj veya satış belgesi gibi deliller kaybolabilecekse, dava açılmadan önce keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi yoluyla delil tespiti istenebilir (HMK m.400/1-2).
  2. Fiilin nitelendirilmesi: Davranışın TTK m.55’teki hangi hâle girdiği belirlenir; hiçbirine girmiyorsa m.54/2’deki genel ilkeye dayanılır.
  3. Taleplerin belirlenmesi: Tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat talepleri ayrı ayrı yazılır (TTK m.56/1). Uyuşmazlık ticaret unvanıyla ilgiliyse unvanın değiştirilmesi veya silinmesi de ayrıca istenir (m.52/1).
  4. Arabuluculuk başvurusu: Maddi veya manevi tazminat istenecekse dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur (TTK m.5/A/1).
  5. İhtiyati tedbir: Fiilin dava sürerken devam etmesi zarar doğuracaksa mevcut durumun korunması veya haksız rekabetin önlenmesi için ihtiyati tedbir istenebilir (TTK m.61/1).
  6. Davanın açılması: Dava, bir yıllık ve üç yıllık zamanaşımı süreleri içinde asliye ticaret mahkemesinde açılır (TTK m.60/1, m.5/1).

9.1. Haksız Rekabet Davasında İhtiyati Tedbir

Haksız rekabet davasında dava açma hakkı olan kişinin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun korunmasına, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ilişkin tedbirlere karar verebilir (TTK m.61/1). Madde, yürürlükten kaldırılan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na yollama yapar; bu yollamalar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun karşılık gelen maddelerine yapılmış sayılır (HMK m.447/2).

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre ihtiyati tedbir, mevcut durumdaki bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağından endişe edilen hâllerde verilir (HMK m.389/1). Genel şartlar ihtiyati tedbir nedir yazısında anlatılmıştır.

Cezayı gerektiren haksız rekabet konusu mallara, ithalat veya ihracat sırasında hak sahibinin talebi üzerine gümrük idarelerince ihtiyati tedbir niteliğinde el konulabilir (TTK m.61/2). Gümrük idaresindeki tedbir veya el koyma kararının tebliğinden itibaren on gün içinde esas hakkında dava açılmaz veya mahkemeden tedbir niteliğinde karar alınmazsa idarenin el koyma kararı ortadan kalkar (m.61/4).

9.2. Haksız Rekabet Davası Avukatsız Açılır mı?

Haksız rekabet davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Ancak haksız rekabet davasının usul kuralları, hatalı kurulan bir dilekçenin hak kaybına yol açmasına elverişlidir:

  • Kısa zamanaşımı: Dava, hakların doğumunu öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde üç yıl içinde açılmazsa zamanaşımı itirazıyla karşılaşır (TTK m.60/1).
  • Arabuluculuk dava şartı: Tazminat talebi arabulucuya başvurulmadan dava edilirse dava şartı eksik kalır (TTK m.5/A/1).
  • Talep ayrımı: Kanun tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminatı ayrı talepler olarak sayar; ticaret unvanı uyuşmazlığında unvanın değiştirilmesi veya silinmesi de ayrı bir taleptir (m.56/1, m.52/1).
  • Görevli mahkeme: Talep Sınai Mülkiyet Kanunu’na da dayanıyorsa görevli mahkeme değişebilir (Sınai Mülkiyet Kanunu m.156/1).

Delillerin korunması, taleplerin ayrılması ve sürelerin hesaplanması bu kurallara göre yapılmalıdır; dilekçenin hazırlanmasında bir avukattan destek alınabilir.

10. Haksız Rekabet Zamanaşımı

Haksız rekabet zamanaşımı, dava hakkı olan kişinin bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde hakların doğumundan itibaren üç yıldır (TTK m.60/1). Bu süreler TTK m.56’daki tespit, men, maddi durumun ortadan kaldırılması ve tazminat davalarının tamamı için geçerlidir.

Haksız rekabet fiili aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’na göre daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi, cezayı gerektiren bir fiil niteliğindeyse bu uzun süre hukuk davaları için de geçerli olur (TTK m.60/1). Haksız rekabet suçunun cezasının üst sınırı iki yıl hapis olduğundan (m.62/1), bu suç “beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar” grubundadır ve bu grupta dava zamanaşımı sekiz yıldır (TCK m.66/1-e). Süre belirlenirken cezanın üst sınırı esas alınır; seçimlik cezalarda hapis cezası dikkate alınır (TCK m.66/4). Uzun sürenin uygulanması, fiilin TTK m.62’deki suçun unsurlarını, özellikle kastı taşımasına bağlıdır.

Haksız rekabet zamanaşımı, genel haksız fiil süresinden kısadır. Haksız fiilde tazminat istemi, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar (TBK m.72). Genel süreye ilişkin ayrıntı haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazısındadır.

11. Haksız Rekabet Suçu ve Cezası

Haksız rekabet suçu, TTK m.62’de dört ayrı bent hâlinde düzenlenir ve cezası iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa, TTK m.56’ya göre hukuk davası açma hakkı olanlardan birinin şikâyeti üzerine her bir bent kapsamına giren fiiller dolayısıyla şu kişiler cezalandırılır (TTK m.62/1):

  • (a) TTK m.55’teki haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyenler.
  • (b) Kendi icap ve tekliflerinin rakiplerininkine tercih edilmesi için kişisel durumu, ürünleri, ticari faaliyeti ve işleri hakkında kasten yanlış veya yanıltıcı bilgi verenler.
  • (c) Çalışanları, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, çalıştıranın veya müvekkillerinin üretim veya ticaret sırlarını ele geçirmelerini sağlamak için aldatanlar.
  • (d) Çalışanlarının veya vekillerinin, işlerini gördükleri sırada cezayı gerektiren bir haksız rekabet fiilini işlediklerini öğrenip de bu fiili önlemeyen veya gerçeğe aykırı beyanları düzeltmeyen çalıştıranlar ve müvekkiller.

Haksız rekabet suçu bakımından hukuk davasıyla ceza soruşturması arasındaki fark kasttadır. Hukuk davasında tespit ve men talepleri kusur koşuluna bağlanmamışken, ceza sorumluluğu (a) bendinde fiilin kasten işlenmesini gerektirir (TTK m.56/1, m.62/1-a).

Haksız rekabet fiili bir tüzel kişinin işlerinin görülmesi sırasında işlenirse ceza, tüzel kişi adına hareket eden veya etmesi gereken organın üyeleri ya da ortakları hakkında uygulanır. Tüzel kişi hakkında da ona özgü güvenlik tedbirlerine karar verilebilir (TTK m.63/1).

11.1. Haksız Rekabet Suç Duyurusu ve Şikâyet Süresi

Haksız rekabet suç duyurusu, hukuk davası açma hakkı olan kişinin şikâyetiyle yapılır; ceza, dava açma hakkı olanlardan birinin şikâyeti üzerine verilir (TTK m.62/1). Soruşturulması şikâyete bağlı suçta yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1). Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (m.73/2).

Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birinin altı aylık süreyi kaçırması diğerlerinin şikâyet hakkını düşürmez (TCK m.73/3). Kovuşturması şikâyete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür (m.73/4); vazgeçmenin sonuçları şikâyetten vazgeçme yazısında anlatılmıştır.

11.2. Haksız Rekabet Suçunda Uzlaştırma

Haksız rekabet suçu uzlaştırma kapsamındadır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek ya da özel hukuk tüzel kişisi arasında uzlaştırma girişiminde bulunulur (CMK m.253/1-a). TTK m.62’deki suç şikâyete bağlı olduğundan bu hüküm uygulanır. Uzlaştırma sürecinin işleyişi uzlaşma nedir yazısında ayrıca açıklanmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular

Haksız rekabet nedir?

Haksız rekabet, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına başka şekilde aykırı davranışlar ve ticari uygulamalardır (TTK m.54/2). Kuralların amacı, bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır (m.54/1). Başlıca hâller TTK m.55'te sayılır, ancak liste sınırlı değildir.

Haksız rekabet sonrası hangi hukuk davaları açılabilir?

Haksız rekabetten zarar gören ya da zarar tehlikesiyle karşılaşan kişi beş talepte bulunabilir: fiilin haksız olup olmadığının tespiti, haksız rekabetin men'i, maddi durumun ortadan kaldırılması ve yanıltıcı beyanların düzeltilmesi, kusur varsa maddi tazminat, TBK m.58 şartları varsa manevi tazminat (TTK m.56/1). Talepler aynı dilekçede birlikte ileri sürülebilir.

Haksız rekabet davası için karşı tarafın kusurlu olması ve zarar doğması şart mı?

Hayır, her talep için değil. Kanun dava hakkını zarar görene ve böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek kişiye birlikte tanır; kusuru ise yalnız maddi tazminat talebinin koşulu olarak yazar (TTK m.56/1-d). Tespit, men ve maddi durumun ortadan kaldırılması taleplerinde kusur koşulu sayılmamıştır.

Haksız rekabet zamanaşımı ne kadardır?

Haksız rekabet davaları, dava hakkı olan kişinin bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde doğumundan itibaren üç yıl içinde açılmalıdır (TTK m.60/1). Fiil aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'na göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bir suçsa, o uzun süre hukuk davaları için de uygulanır.

Haksız rekabet suçunun cezası nedir?

TTK m.55'teki haksız rekabet fiillerinden birini kasten işleyen kişi, fiil daha ağır cezalı başka bir suç oluşturmuyorsa, dava açma hakkı olanlardan birinin şikâyeti üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılır (TTK m.62/1). Fiil bir tüzel kişinin işlerinde işlenmişse ceza, organ üyeleri veya ortaklar hakkında uygulanır (m.63).

Haksız rekabet suçunda şikâyet süresi ne kadardır?

Haksız rekabet suçu şikâyete bağlıdır (TTK m.62/1). Şikâyet hakkı olan kişi, fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1-2). Suç şikâyete bağlı olduğu için soruşturma aşamasında uzlaştırma girişiminde bulunulur (CMK m.253/1-a).

Haksız rekabet davası hangi mahkemede açılır?

Haksız rekabet davası, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır (TTK m.4/1-a) ve asliye ticaret mahkemesinde açılır (m.5/1). Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerde dava asliye hukuk mahkemesinde görülür (m.5/4). Haksız rekabet suçunun yargılamasını ise asliye ceza mahkemesi yapar (5235 sayılı Kanun m.11).

Haksız rekabet davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Yalnız para talep eden davalar için zorunludur. Ticari davalarda konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A/1). Haksız rekabetten doğan maddi ve manevi tazminat talepleri bu kapsama girer; tespit ve men talepleri bu listede sayılmaz.

Benzer ticaret unvanı kullanılması haksız rekabet sayılır mı?

Sayılabilir. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak haksız rekabet hâlidir (TTK m.55/1-a-4). Ticaret unvanının ticari dürüstlüğe aykırı biçimde başkası tarafından kullanılmasında hak sahibi ayrıca tespit, yasaklama, tescilli unvanın değiştirilmesi veya silinmesi ve tazminat isteyebilir (m.52/1).

Haksız rekabet davası avukatsız açılabilir mi?

Açılabilir. Dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Ancak bir yıllık zamanaşımı, tazminat talebinde arabuluculuk dava şartı ve taleplerin TTK m.56 ile m.52'ye göre ayrı ayrı kurulması gerektiği için dilekçe bu kurallara göre hazırlanmalıdır.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Ticaret Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp