Evliliğin iptali, evlenme anında kanunun saydığı bir sakatlık bulunan evliliğin aile mahkemesi kararıyla sona erdirilmesidir; nikâh 24 saat veya 15 gün içinde kendiliğinden bozulmaz ve evlilik hâkimin kararına kadar geçerli sayılır (Türk Medeni Kanunu m.156). Bu yazı, evliliğinin iptalini istemeyi düşünen eş ile evliliği hakkında iptal davası açılan eş için; evliliğin iptali sebeplerini, kimin hangi sürede dava açabileceğini, görevli mahkemeyi ve iptal kararının nafaka, tazminat, çocuklar, miras ve nüfus kaydı bakımından sonuçlarını madde dayanaklarıyla açıklar.
1. Evliliğin İptali: Öne Çıkanlar
- Evliliğin iptali sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır: dört mutlak butlan sebebi, geçici ayırt etme gücü yokluğu, yanılma, aldatma ve korkutmadan oluşan nispi butlan sebepleri ile yasal temsilcinin izni olmadan evlenme (TMK m.145, m.148-151, m.153).
- Nispi butlanda evliliğin iptali davası, sebebin öğrenilmesinden veya korkunun etkisinin kalkmasından itibaren altı ay ve her hâlde evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m.152).
- Nikâhın belirli bir gün sayısı içinde dilekçeyle bozulduğu bir kural yoktur; batıl evlilik bile ancak hâkim kararıyla sona erer ve o güne kadar geçerli evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m.156).
- Evliliğin iptali davası aile mahkemesinde, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer mahkemesinde açılır (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.160, m.168).
- Evliliğin iptalinde mal rejimi, tazminat, nafaka ve soyadı konusunda boşanma hükümleri uygulanır; çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır (TMK m.157, m.158).
- Evlilik yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan yabancı eş, evlenmede iyiniyetliyse iptal kararından sonra vatandaşlığını korur (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.16/3).
2. Evliliğin İptali Nedir, Boşanmadan Farkı Ne?
Evliliğin iptali, evlenme anında kanunun saydığı bir sakatlık bulunan evliliğin hâkim kararıyla sona erdirilmesidir. Medeni Kanun bu yaptırımı “evlenmenin butlanı” olarak adlandırır ve ikiye ayırır: Cumhuriyet savcısının resen dava açtığı mutlak butlan ve bir eşin iradesinin sakatlandığı hâllerde yalnız o eşin ileri sürebildiği nispi butlan (TMK m.145-146, m.148-151). Halk arasında “nikâh iptali” veya “evlilik iptali” diye aranan işlem budur.
Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki temel fark, sakatlığın ortaya çıktığı andır. Evliliğin iptalinde sebep evlenme sırasında vardır: eşlerden biri o sırada evlidir, yakın hısımdır, ayırt etme gücünden yoksundur ya da aldatılarak veya korkutularak evlenmeye razı edilmiştir. Boşanmada ise geçerli kurulmuş bir evlilik, zina veya evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sonradan doğan bir sebeple sona erdirilir (TMK m.161, m.166).
| Ölçüt | Evliliğin iptali | Boşanma |
|---|---|---|
| Sebebin doğduğu an | Evlenme sırasında (TMK m.145, m.148-151) | Evlilik devam ederken (TMK m.161-166) |
| Sebeplerin niteliği | Kanunda sınırlı sayılmış butlan sebepleri | Kanunda sayılan boşanma sebepleri |
| Davayı kim açar | Mutlak butlanda savcı resen ve her ilgili; nispi butlanda yalnız ilgili eş; izinsiz evlenmede yasal temsilci (TMK m.146, m.148-151, m.153) | Eşlerden biri (TMK m.161, m.166) |
| Süre | Nispi butlanda altı ay ve beş yıl (TMK m.152) | Zina gibi özel sebeplerde ayrı süreler (TMK m.161) |
| Evlilik ne zaman biter | Hâkim kararıyla; karara kadar geçerlidir (TMK m.156) | Hâkim kararıyla |
| Malî sonuçlar | Boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.158) | Boşanma hükümleri |
| Mirasçıların konumu | Açılmış davayı sürdürebilirler; kötüniyetli sağ eş mirasçı olamaz (TMK m.159) | Açılmış davayı sürdürüp diğer eşin kusurunu ispat edebilirler (TMK m.181/2) |
2.1. Evliliğin İptali Kararına Kadar Evlilik Geçerli midir?
Evet. Evliliğin iptali kararı verilinceye kadar evlilik hukuken geçerlidir: batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer ve mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK m.156). Bu yüzden karar kesinleşinceye kadar taraflar evli sayılır, yasal mal rejimi işlemeye devam eder ve eşlerden biri ölürse diğeri kural olarak mirasçı olur.
“İptal kararıyla evlilik hiç yapılmamış sayılır” biçimindeki anlatım, kanunun bu hükmüyle uyuşmaz. Kanun, butlan kararını evliliği baştan yok sayan bir işlem olarak değil, o ana kadar geçerli olan evliliği sona erdiren bir karar olarak düzenler. Çocukların evlilik içinde doğmuş sayılması ve iyiniyetli eşin kazandığı kişisel durumu koruması da bu sistemin sonucudur (TMK m.157, m.158).
3. Evliliğin İptali Sebepleri: Mutlak Butlan
Evliliğin iptali sebeplerinden ilk grup mutlak butlan sebepleridir ve kanunda dört hâl sayılmıştır. Evlenme; eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması veya eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlık bulunması hâllerinde mutlak butlanla batıldır (TMK m.145).
Evlenmeye engel hısımlık kanunda ayrıca sayılmıştır. Üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında; kayın hısımlığını kuran evlilik sona ermiş olsa bile bir eş ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında; evlat edinen ile evlatlık veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır (TMK m.129). Bu yasağa aykırı evlilik m.145/4 kapsamında mutlak butlan sebebidir.
3.1. Evliliğin İptali Sebebi Olarak Önceki Evlilik
Evliliğin iptali sebeplerinden ilki, eşlerden birinin evlenme sırasında hâlâ evli olmasıdır (TMK m.145/1). Kanun bu nedenle yeniden evlenmek isteyen kişiye önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etme yükü getirir (TMK m.130).
Bu sebebin önemli bir istisnası vardır. Evliyken yeniden evlenen bir kişinin önceki evliliği, mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetliyse, ikinci evlenmenin butlanına karar verilemez (TMK m.147/3). İstisna iki koşulun birlikte bulunmasını arar: önceki evliliğin butlan kararından önce boşanma veya ölümle bitmiş olması ve ikinci evlilikteki diğer eşin evlenirken iyiniyetli olması. Koşullardan biri eksikse ikinci evlilik mutlak butlan sebebi taşımaya devam eder.
Resmî evlilik devam ederken kıyılan dinî nikâh ise bu sebebin kapsamında değildir; evlenmenin geçerliliği dinî törene bağlı olmadığı için imam nikâhı ayrı bir evlilik kurmaz (TMK m.143). Bu durumun hukuki sonuçları imam nikâhının hukuki durumu yazısında ayrıca ele alınmıştır.
3.2. Evliliğin İptali ve Akıl Hastalığı
Evliliğin iptali, eşlerden biri evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksunsa veya evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı taşıyorsa istenebilir (TMK m.145/2-3). Akıl hastalarının evlenebilmesi için evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılması gerekir (TMK m.133); iptal davasında ise bu sebebin varlığını, ona dayanan taraf ispat eder (TMK m.6).
Hastalık sonradan iyileşirse dava hakkı daralır. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmesi hâlinde mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü kazanan veya iyileşen eş açabilir (TMK m.147/2). Akıl hastalığı yüzünden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmişse ayrıca bir boşanma yolu vardır; bu yol, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespitine bağlıdır (TMK m.165). İki yol arasındaki ayrım akıl hastalığı nedeniyle boşanma yazısında açıklanmıştır.
4. Evliliğin İptali Sebepleri: Nispi Butlan
Evliliğin iptali sebeplerinden ikinci grup nispi butlan sebepleridir. Bu hâllerde davayı yalnız iradesi sakatlanan eş açabilir; dava açılmaz ve süre geçerse evlilik geçerliliğini korur. Kanun bu sebepleri dört başlıkta sayar ve hepsini m.152’deki altı ay ve beş yıllık süreye bağlar (TMK m.148-152). Bunlardan ayrı olarak yasal temsilcinin izni olmadan evlenme m.153’te düzenlenir; bu hâlde dava hakkı m.153/2’de sayılan durumlarla sona erer.
4.1. Evliliğin İptali: Geçici Ayırt Etme Gücü Yokluğu
Evliliğin iptali, evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş tarafından istenebilir (TMK m.148). Mutlak butlandaki “sürekli” yoksunluktan farkı, durumun geçici olmasıdır; bu hâlde davayı savcı değil yalnız ilgili eş açar.
4.2. Evliliğin İptali: Yanılma
Evliliğin iptali iki tür yanılmada istenebilir. Birincisi, eşin evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmasıdır. İkincisi, eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmesidir (TMK m.149).
İkinci hâlde kanun her yanılmayı yeterli saymaz. Yanılınan nitelik, birlikte yaşamayı davacı için “çekilmez” kılacak ağırlıkta olmalıdır; yanılmanın evlenme sırasında bulunması gerektiği için evlilikten sonra değişen koşullar bu bende dayanak olmaz. Hangi niteliğin bu ağırlıkta olduğu somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.
4.3. Evliliğin İptali: Aldatma ve Hastalığın Gizlenmesi
Evliliğin iptali, eşin namus ve onuru hakkında doğrudan onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olan eş tarafından istenebilir (TMK m.150/1). Aldatmanın ya eşin kendisinden ya da onun bilgisi altında üçüncü kişiden gelmesi gerekir.
Aynı maddenin ikinci bendi hastalığın gizlenmesini düzenler: davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse evlenmenin iptali dava edilebilir (TMK m.150/2). Bu bentte iki koşul birlikte aranır: hastalığın davacı veya çocukları için ağır tehlike oluşturması ve evlenme öncesinde davacıdan gizlenmiş olması. Hastalığın varlığını, tehlikenin ağırlığını ve gizlendiğini davayı açan eş ispat eder (TMK m.6).
4.4. Evliliğin İptali: Korkutma
Evliliğin iptali, kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilen eş tarafından istenebilir (TMK m.151). Kanun tehlikenin hem “pek yakın” hem “ağır” olmasını arar. Bu sebepte altı aylık süre, korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlar (TMK m.152).
4.5. Evliliğin İptali: Yasal Temsilcinin İzni Olmadan Evlenme
Evliliğin iptali, küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin izni olmadan evlenmesi hâlinde de istenebilir; bu durumda davayı izni alınmayan yasal temsilci açar (TMK m.153/1). Kanun küçüğün yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemeyeceğini ve evlenme yaşının kural olarak on yedi olduğunu, hâkimin olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş kişinin evlenmesine izin verebileceğini düzenler (TMK m.124, m.126).
Bu dava hakkı kendiliğinden sona erebilir. İzinsiz evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurarak ergin olur, kısıtlılıktan çıkar veya kadın gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez (TMK m.153/2).
5. Evliliğin İptalini Gerektirmeyen Durumlar
Evliliğin iptali yalnız kanunda sayılan sebeplerle istenebilir; bazı eksiklikler kanunda açıkça butlan sebebi olmaktan çıkarılmıştır.
- Kadının bekleme süresine uyulmaması: Evliliği sona eren kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün geçmeden evlenemez; ancak bu süre bitmeden yapılan evlenme butlanı gerektirmez (TMK m.132, m.154).
- Şekil kurallarına uyulmaması: Evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış bir evliliğin, kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez (TMK m.155).
- Dinî törenin yapılmamış olması: Evlenmenin geçerli olması dinî törenin yapılmasına bağlı değildir; imam nikâhının kıyılmamış olması evliliği sakatlamaz (TMK m.143).
Bu durumlar dışında evliliği sona erdirmek isteyen eşin başvuracağı yol, evliliğin iptali değil boşanma davasıdır. Boşanma sebepleri ve dava aşamaları boşanma davası nasıl açılır yazısında anlatılmıştır.
6. Evliliğin İptali Davasını Kim Açabilir?
Evliliğin iptali davasını kimin açabileceği, sebebin mutlak mı nispi mi olduğuna göre değişir.
- Mutlak butlanda Cumhuriyet savcısı ve her ilgili: Mutlak butlan davası Cumhuriyet savcısı tarafından resen açılır ve ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir (TMK m.146).
- Sona ermiş evlilikte yalnız ilgililer: Evlilik ölüm veya boşanmayla sona ermişse Cumhuriyet savcısı mutlak butlanı resen dava edemez; her ilgili ise mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir (TMK m.147/1).
- İyileşen eş: Ayırt etme gücü sonradan kazanılmış veya akıl hastalığı iyileşmişse mutlak butlan davasını yalnız bu eş açabilir (TMK m.147/2).
- Nispi butlanda iradesi sakatlanan eş: Geçici ayırt etme gücü yokluğu, yanılma, aldatma ve korkutmada davayı yalnız bu sebebe maruz kalan eş açar (TMK m.148-151).
- Yasal temsilci: Küçük veya kısıtlı izinsiz evlenmişse izni alınmayan yasal temsilci dava açabilir (TMK m.153).
6.1. Evliliğin İptali Davası Eşin Ölümünden Sonra Açılabilir mi?
Evliliğin iptali davası açma hakkı mirasçılara geçmez; ancak mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler (TMK m.159). Yani nispi butlan sebebi taşıyan eş dava açmadan ölürse mirasçılar bu sebeple yeni dava açamaz. Mutlak butlanda ise kanun sona ermiş evlilik için ayrı bir kural koyar: her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir (TMK m.147/1). Mirasçıya geçmeyen dava hakkı (m.159) ile ilgililere tanınan bu hakkın birlikte nasıl uygulanacağı, istemde bulunan kişinin sıfatına ve menfaatine göre somut olayda değerlendirilir.
Davanın sonucu miras hakkını doğrudan etkiler. Dava sonunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamaz ve daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder (TMK m.159). Miras paylarının genel kuralları için miras paylaşımı ve miras payları yazısına bakılabilir.
7. Evliliğin İptali Süresi: Altı Ay ve Beş Yıl
Evliliğin iptali süresi nispi butlanda çift eşiklidir: iptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer (TMK m.152). İki süreden hangisi önce dolarsa dava hakkı o tarihte sona erer.
Altı aylık süre evlenme tarihinden değil, sebebin öğrenildiği günden başlar. Örneğin gizlenen hastalığı evlilikten iki yıl sonra öğrenen eş için altı ay öğrenme günüyle işlemeye başlar; ancak beş yıllık üst sınır evlenme tarihinden hesaplandığı için, öğrenme evlenmeden beş yıl sonra gerçekleşmişse dava hakkı artık kullanılamaz. Korkutmada ise başlangıç, korkunun etkisinin ortadan kalktığı gündür.
Mutlak butlan davası için Medeni Kanun’un dava hakkını düzenleyen m.146 ve m.147 hükümlerinde bir süre öngörülmemiştir; m.152, kanunun m.148-151’de “evlenmenin iptali” olarak düzenlediği davaya ilişkindir. Mutlak butlanda dava hakkını sınırlayan unsurlar, sürelerden değil m.147’deki evliliğin sona ermesi, iyileşme ve önceki evliliğin sona ermesi hâllerinden gelir.
Zina nedeniyle boşanmadaki süre de altı ay ve beş yıldır, ancak başlangıçları farklıdır: boşanmada beş yıl zina eyleminden, evliliğin iptalinde evlenmeden işler (TMK m.152, m.161). Aynı olayda iki dava birlikte düşünülüyorsa her sürenin kendi başlangıç günü ayrı hesaplanır.
7.1. Nikâh İptali 24 Saat veya 15 Gün İçinde Olur mu?
Olmaz. Nikâh iptali için Türk Medeni Kanunu’nda resmî nikâhın kıyılmasından sonraki 24 saat, 15 gün, 45 gün veya başka bir gün sayısı içinde evlendirme dairesine başvurularak ya da tek taraflı beyanla iptal edildiği bir kural yoktur. Evlenme, tarafların evlendirme memuru önünde olumlu sözlü cevap verdikleri anda oluşur ve batıl bir evlilik bile ancak hâkimin kararıyla sona erer (TMK m.142, m.156).
Resmî nikâh kıyıldıktan sonra evliliği sona erdirmek isteyen eşin iki yolu vardır. Evlenme anında kanunun saydığı bir sakatlık varsa evliliğin iptali davası açılır ve nispi butlanda m.152’deki altı aylık süre gözetilir. Böyle bir sebep yoksa evlilik geçerlidir ve sona erdirilmesi ancak boşanma davasıyla mümkündür.
8. Evliliğin İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Evliliğin iptali davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemeleri, Türk Medeni Kanunu’nun İkinci Kitabına göre aile hukukundan doğan dava ve işlere bakar; evlenmenin butlanı bu kitabın içindedir (4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4). Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2).
Yetkili mahkeme boşanma hükümlerine göre belirlenir, çünkü evlenmenin butlanı davasında yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.160). Buna göre dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde veya eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesinde açılır (TMK m.168).
9. Evliliğin İptali Davası Nasıl Açılır?
Evliliğin iptali davası, yetkili aile mahkemesine verilen bir dava dilekçesiyle açılır; dilekçede kanunda sayılan butlan sebebi, bu sebebi doğuran olaylar ve deliller gösterilir. İşlem sırası şöyledir:
- Evlenme anındaki sakatlığın kanunda sayılan mutlak butlan, nispi butlan veya izinsiz evlenme sebeplerinden hangisine girdiği belirlenir; sayılmayan bir eksiklik iptal sebebi olmaz (TMK m.145, m.148-151, m.153-155).
- Nispi butlan sebebinde sebebin öğrenildiği veya korkunun kalktığı gün ile evlenme tarihi karşılaştırılarak altı ay ve beş yıllık sürelerin dolmadığı kontrol edilir (TMK m.152).
- Eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer esas alınarak yetkili aile mahkemesi belirlenir (4787 sayılı Kanun m.4, TMK m.168).
- Dava dilekçesinde butlan sebebine dayanan olaylar ve bunları ispat edecek deliller yazılır; sebebe dayanan olguları ispat yükü davacıdadır (TMK m.6).
- İptalle birlikte istenecek nafaka, tazminat, velayet ve mal rejimi talepleri aynı dilekçede açıkça belirtilir; bu talepler boşanma hükümlerine tabidir (TMK m.157, m.158).
- Karar kesinleştikten sonra mahkeme yazı işleri müdürü kararı on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir ve kayıt aile kütüğüne işlenir (5490 sayılı Kanun m.55).
Dilekçenin genel yapısı ve boşanma dilekçesiyle ortak yönleri için boşanma dilekçesi yazısından yararlanılabilir.
9.1. Evliliğin İptali ile Boşanma Aynı Dilekçede İstenebilir mi?
Evliliğin iptali ve boşanma aynı dilekçede, aralarında aslilik ve ferîlik ilişkisi kurularak istenebilir. Davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini hukuki veya ekonomik bağlantı bulunması koşuluyla aynı dava dilekçesinde asli ve fer’î talep olarak ileri sürebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.111/1). Örneğin asli talep evliliğin iptali, fer’î talep boşanma olarak kurulabilir.
Bu sıralamanın sonucu kanunda bellidir: mahkeme asli talebi esastan reddetmedikçe fer’î talebi inceleyemez ve hükme bağlayamaz (HMK m.111/2). Evliliğin iptali talebi kabul edilirse boşanma talebi incelenmez; reddedilirse mahkeme boşanma talebine geçer. Bu yol, iki talebin aynı davada ve belirlenen sırayla incelenmesini sağlar.
9.2. Evliliğin İptali Davası Avukatsız Açılır mı?
Evliliğin iptali davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Ancak bu davada bazı usul kuralları hak kaybına yol açabilir:
- Altı aylık hak düşürücü süre: Nispi butlanda dava, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve evlenmeden itibaren beş yıl içinde açılmazsa dava hakkı düşer (TMK m.152).
- Sınırlı sayılmış sebepler: Kanunda sayılmayan bir eksiklik iptal sebebi olmaz; bekleme süresi ve şekil eksiklikleri butlanı gerektirmez (TMK m.154, m.155).
- Taleplerin sırası: Boşanma talebi fer’î olarak eklenmezse, iptal talebinin reddi hâlinde mahkeme boşanma sebebini incelemez (HMK m.111).
- Yetkili mahkeme: Dava, eşlerden birinin yerleşim yeri veya son altı ay birlikte oturulan yer aile mahkemesinde açılmalıdır (TMK m.168).
Dava dilekçesinin, butlan sebebinin ve sürenin bu kurallara göre hazırlanması gerekir; bu konuda bir avukattan destek alınabilir.
10. Evliliğin İptalinin Sonuçları
Evliliğin iptali kararı, malî sonuçlar ve çocuklar bakımından boşanmaya çok yakın sonuçlar doğurur; iyiniyetli eşin kişisel durumu ve mirasçıların konumu ise iptale özgü kurallarla düzenlenmiştir (TMK m.157-159).
10.1. Evliliğin İptalinde Nafaka, Tazminat ve Mal Paylaşımı
Evliliğin iptalinde eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konusunda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.158/2). Bu nedenle eşler arasındaki mal rejimi boşanmadaki kurallarla tasfiye edilir; ayrıntılar boşanmada mal paylaşımı yazısındadır.
Boşanma hükümlerine yapılan atıf, kusuru da iptal davasına taşır. Evliliğin iptali kararı için m.145-151’de sayılan sebeplerden birinin varlığı yeter; bu maddeler kusur koşulu aramaz. Buna karşılık tazminat isteminde boşanmadaki “kusursuz veya daha az kusurlu taraf” koşulu, yoksulluk nafakası isteminde ise “kusuru daha ağır olmamak” koşulu incelenir (TMK m.158/2, m.174, m.175). Tazminat ve nafaka türleri boşanmada maddi ve manevi tazminat ile nafaka yazılarında ayrıca açıklanmıştır.
10.2. Evliliğin İptalinde Soyadı ve İyiniyetli Eşin Kişisel Durumu
Evliliğin iptalinde evlenirken iyiniyetli bulunan eş, bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur (TMK m.158/1). Soyadı konusunda boşanma hükümleri uygulandığı için kadın kural olarak evlenmeden önceki soyadını yeniden alır; boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispat ederse hâkim bu soyadını taşımasına izin verir (TMK m.158/2, m.173). Evli kadının soyadı kullanımındaki diğer seçenekler için evli kadının bekârlık soyadı yazısına bakılabilir.
10.3. Evliliğin İptalinde Çocukların Durumu
Evliliğin iptali çocukların soybağını ortadan kaldırmaz: mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar (TMK m.157/1). Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.157/2); velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası gibi konular iptal davasında boşanmadaki kurallarla belirlenir. Bu konular velayet davası ve iştirak nafakası yazılarında ele alınmıştır.
10.4. Evliliğin İptalinden Sonra Kadının Yeniden Evlenmesi
Evliliğin iptaliyle sona eren evlilikte kadın için bekleme süresi kuralı da uygulanır, çünkü kanun bu kuralı evliliğin sona ermesine bağlar: evlilik sona ermişse kadın, sona ermeden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; doğurmakla süre biter (TMK m.132). Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâlinde mahkeme bu süreyi kaldırır. Sürenin kaldırılma usulü iddet müddeti ve kaldırılması yazısında anlatılmıştır.
10.5. Evliliğin İptali ve Evlilikle Kazanılan Türk Vatandaşlığı
Evliliğin iptali, yabancı eşin evlilik yoluyla kazandığı Türk vatandaşlığını kendiliğinden kaldırmaz. Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar, evlenmenin butlanına karar verilmesi hâlinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler (5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu m.16/3). Kanunun burada aradığı tek ölçüt, yabancı eşin evlenme sırasındaki iyiniyetidir.
Evlilik yoluyla vatandaşlık başvurusunun kendisi ise en az üç yıllık ve devam eden bir evliliğe bağlıdır ve Türk vatandaşıyla evlenme doğrudan vatandaşlık kazandırmaz (5901 sayılı Kanun m.16/1). Başvuru şartları Türk vatandaşlığı nasıl kazanılır yazısında açıklanmıştır.
10.6. Evliliğin İptali Nüfus Kaydına Nasıl İşlenir?
Evliliğin iptali kararını nüfus müdürlüğüne bildirme görevi mahkemeye aittir. Mahkeme yazı işleri müdürleri, aile kütükleri üzerinde tescil yapılmasını gerektiren bütün karar ve işlemleri kesinleştirme tarihinden itibaren on gün içinde o yerin nüfus müdürlüğüne bildirmekle görevlidir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.55).
Kanun, evliliğin iptaline ilişkin kararda bulunması zorunlu bilgileri de sayar: tarafların T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, baba ve ana adları, kadının evlenmeden önceki soyadı ve aile kütüğünde kayıtlı olduğu yer ile evlilik içinde doğmuş çocukların kimlik bilgileri (5490 sayılı Kanun m.27). Yabancı ülke mahkemesi veya makamınca verilen evliliğin butlanı ya da iptali kararları ise kanunda sayılan şartlarla nüfus kütüğüne tescil edilir; şartlar sağlanmazsa karar tanıma ve tenfiz davası yoluyla tanınır (5490 sayılı Kanun m.27/A).
Kanun metinlerinin güncel hâline Türk Medeni Kanunu ve 4787 sayılı Aile Mahkemeleri Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evliliğin iptali nedir?
Evliliğin iptali, evlenme anında kanunun saydığı bir sakatlık bulunan evliliğin aile mahkemesi kararıyla sona erdirilmesidir. Kanun bunu evlenmenin butlanı olarak adlandırır ve iki gruba ayırır: herkesin ileri sürebildiği mutlak butlan ile yalnız iradesi sakatlanan eşin sınırlı sürede ileri sürebildiği nispi butlan. Evlilik, hâkimin kararına kadar geçerli sayılır (TMK m.145-156).
Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki fark nedir?
Evliliğin iptalinde sakatlık evlenme anında vardır ve sebepler kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; boşanmada ise geçerli kurulmuş bir evlilik, sonradan ortaya çıkan bir sebeple sona erdirilir. Buna karşılık iki davada da evlilik ancak hâkim kararıyla biter ve mal rejimi, tazminat, nafaka ve soyadı konusunda boşanma hükümleri uygulanır (TMK m.156, m.158).
Evliliğin iptali davası kaç ay içinde açılır?
Nispi butlana dayanan iptal davası, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay içinde ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmeden açılmalıdır; süre geçerse dava hakkı düşer (TMK m.152). Mutlak butlan davası için Medeni Kanun'un m.146-147 hükümlerinde bir süre öngörülmemiştir.
Evlilik kaç gün içinde iptal edilir, nikâh 24 saat veya 15 günde bozulur mu?
Hayır. Türk Medeni Kanunu'nda nikâhın kıyıldıktan sonraki 24 saat, 15 gün veya başka bir gün sayısı içinde kendiliğinden ya da dilekçeyle iptal edildiği bir kural yoktur. Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. İptal için kanunda sayılan bir butlan sebebi bulunmalı ve aile mahkemesinde dava açılmalıdır (TMK m.156).
Evliliğin iptali davasını kim açabilir?
Mutlak butlan davasını Cumhuriyet savcısı resen açar ve ilgisi olan herkes de açabilir; evlilik sona ermişse savcı resen dava açamaz, ilgililer yine isteyebilir (TMK m.146-147). Nispi butlanda davayı yalnız iradesi sakatlanan eş açar. İzni alınmadan evlenen küçük veya kısıtlının yasal temsilcisinin de ayrı dava hakkı vardır (TMK m.148-153).
Evliliğin iptali davası hangi mahkemede açılır?
Evliliğin iptali davası aile mahkemesinde açılır; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.2, m.4, TMK m.160, m.168).
Evliliğin iptalinde nafaka ve tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Evlenmenin butlanına karar verilirse eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı konusunda boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.158). Bu atıf nedeniyle tazminat ve yoksulluk nafakası isteminde, boşanmadaki kusur koşulları da incelenir; iptal kararının kendisi için ise kusur aranmaz.
Evliliği iptal edilen eşlerin çocukları ne olur?
Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklarla ana ve baba arasındaki ilişkilere, yani velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakasına boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m.157). İptal kararı çocuğun soybağını ortadan kaldırmaz.
Eşin hastalığını gizlemesi evliliğin iptali sebebi midir?
Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse, eş evlenmenin iptalini dava edebilir (TMK m.150/2). Her hastalık bu kapsamda değildir; hastalığın davacı veya çocukları için ağır tehlike oluşturması ve gizlenmiş olması gerekir. Dava, gizlenen hastalığın öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır (TMK m.152).
Evliliğin iptali nüfus kaydına nasıl işlenir?
Aile mahkemesinin yazı işleri müdürü, aile kütüğünde tescil gerektiren kararı kesinleşme tarihinden itibaren on gün içinde nüfus müdürlüğüne bildirir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.55). İptal kararında tarafların kimlik bilgileri ve evlilik içinde doğmuş çocukların kimlik bilgileri yer almak zorundadır (5490 sayılı Kanun m.27).
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler