İftira suçu, bir kimsenin işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için ona yetkili makamlar önünde veya basın ve yayın yoluyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmektir. İftira suçunun cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir ve suç şikâyete tabi değildir (Türk Ceza Kanunu m.267/1). Bu yazı, hakkında asılsız bir şikâyet yapıldığını düşünen kişi ile yaptığı şikâyet sonuçsuz kaldığı için kendisine iftira suçlaması yöneltilen kişi için hazırlanmıştır; iki taraf da iftira suçunun hangi şartlarla oluştuğunu, cezasını, süreleri ve başvuru yolunu burada bulur.
1. İftira Suçu: Öne Çıkanlar
- İftira suçunun temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir; delil uydurulursa ceza yarı oranında artırılır (TCK m.267/1-2).
- İftira suçu için isnadın yetkili makama ihbar veya şikâyetle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir; komşuya veya iş arkadaşına söylenen suçlama iftira değildir (TCK m.267/1).
- İftira suçu şikâyete tabi değildir, uzlaştırma kapsamında da değildir (TCK m.73/1; CMK m.253/1).
- İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8).
- Madde metnindeki 7. fıkra yürürlükte değildir ve 5. fıkra bugün yalnız mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm olduğu hâli düzenler (TCK m.267/5, m.267/7).
- İftiradan soruşturma başlamadan dönen kişinin cezası beşte dört oranında indirilir (TCK m.269/1).
2. İftira Suçu Nedir?
İftira suçu, işlemediğini bildiği bir kimseye, hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesidir. İsnat yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla yapılır (TCK m.267/1). İftira suçunun sonucu, gerçeğe aykırı isnat nedeniyle masum bir kişi hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım sürecinin başlatılmasıdır; kanun cezayı da bu sürecin mağdur bakımından doğurduğu sonuçlara göre artırır (TCK m.267/3-6).
İftira ne demek sorusunun günlük dildeki cevabı, bir kimseye yapmadığı bir şeyi yüklemektir. “Kuru iftira” ifadesi de hiçbir olguya dayanmayan suçlama için kullanılır. Ceza hukukundaki iftira suçu ise bu anlamın yalnız bir bölümünü kapsar: isnadın muhatabı yetkili makam olmalı, isnat edilen şey hukuka aykırı bir fiil olmalı ve isnadı yapan kişi fiilin işlenmediğini bilmelidir. Maddenin tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde Türk Ceza Kanunu içinde yayımlanır.
2.1. İftira Suçunun Unsurları
İftira suçunun oluşması için kanunun saydığı şu unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekir (TCK m.267/1):
- İsnat yolu: İsnat yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla yapılmalıdır.
- İsnadın konusu: Belirli bir kimseye hukuka aykırı bir fiil yüklenmelidir. Kanun “suç” değil “hukuka aykırı bir fiil” dediği için disiplin veya idari yaptırım gerektiren bir fiilin isnadı da kapsama girer.
- Bilme: İsnatta bulunan kişi, o kimsenin fiili işlemediğini bilmelidir.
- Amaç: İsnat, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için yapılmalıdır.
Bu unsurlardan biri eksikse iftira suçu oluşmaz. Unsurlar eksik olduğunda başka bir suç gündeme gelebilir: isnat yetkili makama değil kişinin çevresine yapılmışsa hakaret, isnat belirli bir kişiyi hedef almıyorsa suç uydurma incelenir (TCK m.125/1, m.271/1).
2.2. İftira Suçunda Yetkili Makam Şartı
İftira suçunda isnadın kime yapıldığı belirleyicidir. Kanun, isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyetle ya da basın ve yayın yoluyla yapılmasını arar (TCK m.267/1). Suça ilişkin ihbar ve şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir; valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan ihbar ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (Ceza Muhakemesi Kanunu m.158/1-2). Bir kamu görevinin yürütülmesiyle bağlantılı suç için kurum idaresine yapılan ihbar da gecikmeksizin savcılığa gönderilir (CMK m.158/4).
Aynı suçlamanın komşuya, iş arkadaşına veya mağdurun ailesine söylenmesi, yetkili makama yapılmış bir ihbar değildir; bu nedenle iftira suçunu oluşturmaz. Böyle bir söz, kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnadı içeriyorsa hakaret suçu bakımından değerlendirilir (TCK m.125/1).
2.3. Sözlü İftira Suçu
Sözlü iftira suçu da iftira suçunun kendisidir; kanun isnadın yazılı yapılmasını şart koşmaz. İhbar veya şikâyet yazılı yapılabileceği gibi, tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak da yapılabilir (CMK m.158/5). Karakolda verilen ve tutanağa geçen sözlü şikâyet ya da savcılıkta alınan ifade, diğer unsurlar varsa iftira suçunun konusu olabilir. Belirleyici olan isnadın yazılı veya sözlü olması değil, yetkili makama yöneltilmiş olmasıdır.
2.4. İftira Suçunda Kast: İşlemediğini Bilmek
İftira suçu ancak kasten işlenir. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır ve taksirle işlenen fiiller yalnız kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m.21/1, m.22/1); iftira maddesi taksirli bir şekil öngörmez. Madde ayrıca iki zihinsel şartı adıyla sayar: isnatta bulunan kişi, isnat ettiği fiilin o kimse tarafından işlenmediğini bilmeli ve soruşturma başlatılmasını veya idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için hareket etmelidir (TCK m.267/1).
Bu lafzın sonucu şudur: şikâyetçi, isnadın doğru olduğuna gerçekten inanıyorsa ya da bildiği olgulara dayanarak şüphelendiği için başvuruyorsa “işlemediğini bildiği hâlde” şartı gerçekleşmez. Şikâyet sonradan doğrulanamasa da sonuç değişmez; iftira suçu yanılmayı değil, bile bile gerçeğe aykırı isnadı cezalandırır.
3. İftira Suçu Cezası Kaç Yıl?
İftira suçunun cezası, temel şeklinde bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.267/1). Madde adli para cezasını seçenek ceza olarak öngörmez. Cezayı artıran hâller ve bugün yürürlükte olan karşılıkları şöyledir:
| Hâl | Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
| Temel şekil | TCK m.267/1 | Bir yıldan dört yıla kadar hapis |
| Fiilin maddi eser ve delillerini uydurarak iftira | TCK m.267/2 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdura, gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanması | TCK m.267/3 | Ceza yarı oranında artırılır |
| Beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanması | TCK m.267/4 | İftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olur |
| Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm olması | TCK m.267/5 | Yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis |
| Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanması | TCK m.267/6 | Beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır |
İftira suçunda artırım sebepleri birlikte uygulanabilir. Örneğin delil uydurularak yapılan iftira sonucunda mağdur tutuklanmışsa, iftira eden hem m.267/2 uyarınca artırılmış cezayla hem de m.267/4 uyarınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sorumlu tutulur.
3.1. İftira Suçunda Mağdurun Tutuklanması
İftira suçu sonucunda mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa ve daha sonra fiili işlemediği için beraat etmiş ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur (TCK m.267/4). Bu sorumluluk iftira suçunun cezasına eklenir (“ayrıca”). Dolaylı fail, suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişidir ve fail olarak sorumlu tutulur (TCK m.37/2); iftira eden mağduru kendisi alıkoymamış olsa da, gerçeğe aykırı isnadıyla mağdurun gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına yol açtığı için bu sorumluluk doğar.
Gözaltı ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa bu hükümle değil, cezanın yarı oranında artırılmasını öngören m.267/3 ile sonuç doğar. Her iki fıkra da mağdur hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasını arar. Bu kararların ne anlama geldiği için: kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve beraat ne demek.
3.2. İftira Suçunda Yürürlükte Olmayan Hükümler
İftira suçunda TCK m.267’nin 7. fıkrası ile 5. fıkradaki süreli hapis ibaresi yürürlükte değildir; iki hüküm de bugün uygulanmaz. Birincisi, mağdura hapis dışında adli veya idari yaptırım uygulanması hâlinde üç yıldan yedi yıla kadar hapis öngören 7. fıkradır; madde metninde bu fıkranın yerinde yalnız iptal kaydı bulunur (TCK m.267/7). İkincisi, mağdurun süreli hapse mahkûm olması hâline ilişkin ibaredir; 5. fıkranın yürürlükteki metni yalnız ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis hâlini düzenler ve süreli hapis için ayrı bir ceza öngörmez (TCK m.267/5).
Bu nedenle “mağdura para cezası verildiyse iftira edene üç ila yedi yıl” ya da “mağdurun cezasının üçte ikisi kadar ceza” biçimindeki anlatımlar yürürlükteki kanunu yansıtmaz. Mağdur süreli hapis veya hapis dışında bir yaptırım almışsa iftira eden, somut olaya göre m.267/1-4 hükümlerinden sorumlu olur.
3.3. İftira Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve HAGB
İftira suçunda hükmedilen hapis cezası bir yıl veya daha azsa kısa süreli hapis cezasıdır ve mahkeme bu cezayı adli para cezasına veya kanunda sayılan diğer seçenek yaptırımlardan birine çevirebilir (TCK m.49/2, m.50/1). Temel cezanın alt sınırı bir yıl olduğu için bu yol, cezanın alt sınırdan belirlendiği ya da indirimlerden sonra bir yıl veya daha az kaldığı hâllerde açılır. Ayrıntı: adli para cezası nedir.
İki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir. Bunun için kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve mahkemede tekrar suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması gerekir (TCK m.51/1). Ayrıntı: hapis cezasının ertelenmesi.
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapisse mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verebilir (CMK m.231/5). Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve suçla mağdura veya kamuya verilen zararın tamamen giderilmesi gerekir; sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur (CMK m.231/6, m.231/8). HAGB verilen hükümdeki hapis cezası ayrıca ertelenemez ve kısa süreliyse seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m.231/7). CMK m.231’in bu fıkraları 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş metniyle yürürlüktedir; ayrıntı: HAGB nedir.
4. İftira Suçu Şikâyete Tabi mi?
İftira suçu şikâyete tabi değildir. TCK m.267, soruşturma ve kovuşturmayı mağdurun şikâyetine bağlayan bir hüküm içermez. Kanun bir suçu şikâyete bağlamak istediğinde bunu açıkça söyler; örneğin hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret hariç, mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.131/1).
İftira suçunun şikâyete tabi olmamasının üç sonucu vardır:
- Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle iftira suçunun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez araştırmaya başlar (CMK m.160/1); mağdurun şikâyeti suçun öğrenilmesini sağlar ama soruşturmanın şartı değildir.
- İftira suçu şikâyet süresi yoktur. Altı aylık şikâyet süresi yalnız soruşturulması şikâyete bağlı suçlarda uygulanır (TCK m.73/1); iftirada süre sınırı dava zamanaşımıdır.
- Mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez. Vazgeçmenin davayı düşürmesi, kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlara özgü bir kuraldır (TCK m.73/4). Vazgeçmenin sonuçları için: şikâyetten vazgeçme.
4.1. İftira Suçunda Uzlaşma
İftira suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Uzlaştırma, soruşturulması şikâyete bağlı suçlarda ve kanunun ayrıca saydığı suçlarda uygulanır; iftira bu listede yer almaz (CMK m.253/1). Aynı fıkrada çocuklar için öngörülen genişletme de üst sınırı üç yılı geçmeyen suçlarla sınırlıdır; iftira suçunun üst sınırı dört yıldır. Uzlaştırmanın genel kuralları için: uzlaşma nedir.
5. İftira Suçunda Zamanaşımı
İftira suçunda dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8). Bu, genel kuraldan farklıdır: tamamlanmış suçlarda zamanaşımı kural olarak suçun işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m.66/6). Mağdur hakkındaki soruşturma veya yargılama sürerken isnadın gerçeğe aykırı olduğu henüz belli olmadığı için kanun, süreyi bu belirsizliğin sona erdiği tarihe bağlar.
İftira suçunun temel şeklinde dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezası gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer ve iftira suçunun üst sınırı dört yıldır (TCK m.66/1-e, m.66/4). Dosyadaki delillere göre delil uydurma gibi daha ağır cezayı gerektiren bir nitelikli hâl varsa, zamanaşımı süresi belirlenirken bu hâl de göz önünde bulundurulur (TCK m.66/3). Zamanaşımının genel kuralları için: dava zamanaşımı.
6. İftira Suçu ile Hakaret Suçu Farkı
İftira suçu ile hakaret suçu arasındaki fark, isnadın kime ve hangi amaçla yapıldığındadır. İftira suçu, soruşturma başlatılmasını sağlamak için yetkili makama yapılan gerçeğe aykırı isnattır (TCK m.267/1). Hakaret suçu ise bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat edilmesi ya da sövülmesidir (TCK m.125/1).
| İftira suçu (TCK m.267) | Hakaret suçu (TCK m.125) | |
|---|---|---|
| İsnadın muhatabı | Yetkili makam veya basın ve yayın | Mağdurun kendisi veya başkaları |
| Amaç | Soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım başlatılması | Amaç şartı yok; onur, şeref ve saygınlığa saldırı yeterli |
| Ceza | Bir yıldan dört yıla kadar hapis | Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası |
| Şikâyet | Şikâyete tabi değil | Şikâyete tabi (kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret hariç, TCK m.131/1) |
| Uzlaşma | Uzlaştırma kapsamında değil | Uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m.253/3) |
Hakaret suçunda şikâyet süresi, fiili ve faili öğrenmeden itibaren altı aydır; ancak bu süre fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her durumda iki yılı geçemez (TCK m.73/1-2). Hakaret suçunun ayrıntısı için: hakaret suçu ve cezası.
6.1. İftira Suçu: Namusa İftira Atmanın Cezası
Namusa iftira atmanın cezası, isnadın nereye yapıldığına göre değişir; kanunda “namusa iftira” adıyla ayrı bir suç yoktur. Birinin aldattığını veya iffetsiz olduğunu çevresine söylemek, yetkili makama yapılmış bir isnat olmadığı için iftira suçunu oluşturmaz; bu söz kişinin onur ve saygınlığını hedef alıyorsa hakaret suçu bakımından değerlendirilir ve cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır (TCK m.125/1).
Aynı kişi hakkında savcılığa veya kolluğa, işlemediği bilinen bir cinsel suç ya da başka bir hukuka aykırı fiil isnat edilirse namusa iftira, iftira suçunun kendisi olur ve cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.267/1). Bu iki suç arasında ceza, şikâyet ve süre bakımından önemli farklar vardır; hangisinin oluştuğunu isnadın muhatabı ve içeriği belirler.
7. İftira Suçu: Cinsel İftira Atmanın Cezası
Cinsel iftira atmanın cezası, iftira suçunun genel cezasıdır: bir yıldan dört yıla kadar hapis (TCK m.267/1). Kanun cinsel saldırı, cinsel taciz veya istismar isnadı için ayrı bir iftira maddesi öngörmez. Cinsel içerikli iftirada cezayı ağırlaştıran hâller de aynı maddeden uygulanır:
- Delil uydurma: Sahte mesaj, kurgulanmış görüntü veya başka bir maddi delil üretilerek iftira edilmişse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.267/2).
- Mağdurun gözaltına alınması veya tutuklanması: İsnat edilen kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmış, sonra beraat etmiş ya da hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişse, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olur (TCK m.267/4).
- Diğer koruma tedbirleri: Gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanmışsa ceza yarı oranında artırılır (TCK m.267/3).
Cinsel suç isnadıyla yargılanıp beraat eden kişi için de iftira suçunun unsurları değişmez: şikâyetçinin, isnat ettiği fiilin işlenmediğini bilerek hareket etmiş olması gerekir (TCK m.267/1). Beraat kararı bu unsuru tek başına kanıtlamaz; bir sonraki bölüm bu ayrımı açıklar.
8. İftira Suçunda Şikâyetin İspatlanamaması
İftira suçunda şikâyetin ispatlanamaması, tek başına iftira sayılmaz. Şikâyet ettiğiniz kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya kişinin beraat etmesi, isnadın doğrulanamadığını gösterir; şikâyetçinin fiilin işlenmediğini bildiğini göstermez. İftira suçu ise isnat edilen fiilin işlenmediğini bilmeyi ve soruşturma başlatılmasını sağlama amacını arar (TCK m.267/1).
Şikâyet, anayasal bir haktır. Anayasa, vatandaşlara ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılara, kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkı tanır; herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanarak yargı mercileri önünde iddia ve savunma hakkı da vardır (Anayasa m.74/1, m.36/1). Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez (TCK m.26/1).
İftira suçu açısından ayrım şöyle yapılır:
- Şikâyet hakkının kullanılması: Kişi gördüğü, yaşadığı veya bildiği olgulara dayanarak ve isnadın doğru olduğuna inanarak başvurmuştur. Şikâyet sonuçsuz kalsa da iftira suçunun “işlemediğini bildiği hâlde” unsuru gerçekleşmez.
- İftira suçu: Kişi, fiilin işlenmediğini bildiği hâlde, o kimse hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak için gerçeğe aykırı isnatta bulunmuştur. Hiçbir olguya dayanmayan, kurgulanmış isnat bu ikinci gruba girer.
Her iki durumda da sonucu belirleyen, dosyadaki delillerin şikâyetçinin bilgisi hakkında ne gösterdiğidir.
9. İftira Davası Nasıl Açılır?
İftira davası, iftiraya uğrayan kişinin şikâyeti veya savcılığın suçu başka bir yoldan öğrenmesi üzerine başlayan soruşturmanın sonunda Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemesiyle açılır. Mağdurun ayrıca “dava açması” gerekmez; ceza davasını açma görevi savcıya aittir (CMK m.170/1-2). İzlenen yol şöyledir:
- İftiraya uğrayan kişi Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa ihbar veya şikâyette bulunur; başvuru yazılı dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü yapılabilir (CMK m.158/1, m.158/5). Kanunun tam metni Mevzuat Bilgi Sistemi’nde Ceza Muhakemesi Kanunu içinde yayımlanır. Metnin nasıl kurulacağı için: şikâyet dilekçesi örneği.
- Cumhuriyet savcısı soruşturmayı yürütür. Toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa iddianame düzenler (CMK m.170/2).
- İddianame görevli mahkemeye verilir. İftira suçunun temel şeklinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir (5235 sayılı Kanun m.11).
- Mağdur, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduğunu bildirerek kamu davasına katılabilir (CMK m.237/1). Katılan sıfatının sonuçları için: müdahil ne demek.
- Maddi ve manevi zararın tazmini ceza davasından ayrı olarak hukuk mahkemesinde istenir (aşağıdaki tazminat bölümü).
İftira suçu şikâyete tabi olmadığı için şikâyet süresi yoktur; ancak dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar (TCK m.267/8).
9.1. İftira Suçu Nasıl İspatlanır?
İftira suçunun ispatı, kanundaki her unsurun dosyadaki delillerle gösterilmesi demektir (TCK m.267/1). Pratikte şu soruların cevabı aranır:
- İsnat yetkili makama yapıldı mı? Şikâyet dilekçesi, ifade veya şikâyet tutanağı ya da yayın içeriği bu unsuru gösterir.
- İsnat edilen fiil işlenmedi mi? Mağdur hakkında verilen beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve o dosyadaki deliller bu unsurla ilgilidir. Kanun zamanaşımını da mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihe bağlar (TCK m.267/8).
- İsnatta bulunan kişi fiilin işlenmediğini biliyor muydu? Şikâyetçinin olay yerinde bulunmaması, anlatımlarının birbiriyle çelişmesi, uydurulmuş belge veya görüntü, taraflar arasındaki önceki uyuşmazlık gibi olgular bu unsurun değerlendirilmesinde kullanılır.
- Amaç soruşturma başlatmak mıydı? İsnadın savcılığa veya kolluğa yöneltilmesi bu amacı gösterebilir; aynı söz yalnız kişiyi küçük düşürmek için çevreye söylenmişse iftira değil hakaret incelenir.
9.2. İftira Suçunda Görevli Mahkeme
İftira suçunun temel şeklinde ve cezası yarı oranında artırılan hâllerinde görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Asliye ceza mahkemesi, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemesinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakar (5235 sayılı Kanun m.11). Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapse mahkûm olduğu hâlde ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis olduğu için görev ağır ceza mahkemesine geçer; ağır ceza mahkemesi on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara bakar (TCK m.267/5; 5235 sayılı Kanun m.12).
10. İftira Suçu Nedeniyle Tazminat
İftira suçu nedeniyle zarar gören kişi, iftira edenden maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür; kişilik hakkı zedelenen kişi de manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir (Türk Borçlar Kanunu m.49/1, m.58/1). Hâkim tazminatın yerine veya yanında başka bir giderim biçimine, özellikle saldırıyı kınayan bir kararın yayımlanmasına da hükmedebilir (TBK m.58/2).
İftira suçu tazminat miktarı için kanunda sabit bir tutar veya hesap tablosu yoktur; manevi tazminatın miktarı her dosyada ayrıca belirlenir. Miktarın belirlenmesinde gözetilen ölçütler için: manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir. Tazminat davası şahıs varlığına ve malvarlığına ilişkin bir dava olduğundan görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2/1).
İftira nedeniyle gözaltına alınan veya tutuklanan ve sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatine karar verilen kişi, maddi ve manevi zararlarını ayrıca Devletten de isteyebilir (CMK m.141/1-e). Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçunda ise mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer basın ve yayın organıyla ilan olunur ve ilan masrafı hükümlüden tahsil edilir (TCK m.267/9).
11. İftira Suçunda Etkin Pişmanlık: İftiradan Dönme
İftira suçunda etkin pişmanlık, iftira edenin iftirasından dönmesi hâlinde cezanın indirilmesidir. İndirim oranı, dönmenin mağdur hakkındaki sürecin hangi aşamasında gerçekleştiğine bağlıdır (TCK m.269):
| İftiradan ne zaman dönüldü? | İndirim | Mahkemenin yetkisi |
|---|---|---|
| Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce | Cezanın beşte dördü | İndirilir (zorunlu), m.269/1 |
| Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce | Cezanın dörtte üçü | İndirilir (zorunlu), m.269/2 |
| Mağdur hakkında hükümden önce | Cezanın üçte ikisi | İndirilebilir, m.269/3-a |
| Mağdurun mahkûmiyetinden sonra | Cezanın yarısı | İndirilebilir, m.269/3-b |
| Hükmolunan cezanın infazına başlanması hâlinde | Cezanın üçte biri | İndirilebilir, m.269/3-c |
İftiranın konusu yalnız idari yaptırım gerektiren bir fiilse, idari yaptırım kararından önce dönülmesi hâlinde cezanın yarısı, yaptırım uygulandıktan sonra dönülmesi hâlinde üçte biri indirilebilir (TCK m.269/4). Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlıktan yararlanmak için dönmenin aynı yöntemle yayınlanması gerekir (TCK m.269/5). Etkin pişmanlığın genel mantığı için: etkin pişmanlık nedir.
12. İftira Suçu ve Kamu Görevlisi: Memura İftira
Kamu görevlisine iftira suçu için ayrı bir madde yoktur; memura veya başka bir kamu görevlisine yapılan iftira da TCK m.267 kapsamındadır. Maddenin “idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için” ibaresi, disiplin soruşturması başlatılması amacıyla kurum idaresine yapılan gerçeğe aykırı isnadı da kapsar (TCK m.267/1). Kamu göreviyle bağlantılı olduğu iddia edilen bir suç için kurum idaresine yapılan ihbar veya şikâyet gecikmeksizin Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (CMK m.158/4).
12.1. İftira Suçu Memuriyete Engel mi?
İftira suçu, Devlet Memurları Kanunu’nun ayrıca saydığı ve cezanın süresine bakılmaksızın memuriyete engel olan suçlar arasında yer almaz. Buna karşılık kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet, memurluğa alınmaya engeldir (657 sayılı Kanun m.48/A-5). İftira suçu kasten işlendiği ve temel cezanın alt sınırı bir yıl olduğu için, belirleyici olan somut dosyada hükmedilen cezanın süresidir. HAGB kararının bu açıdan sonucu için: HAGB memuriyete engel mi.
13. İftira Suçu Sosyal Medyada İşlenir mi?
İftira suçu, yetkili makama başvurmadan basın ve yayın yoluyla da işlenebilir (TCK m.267/1). Kanun basın ve yayın yolunu, her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar olarak tanımlar (TCK m.6/1-g). Herkese açık bir internet yayınında belirli bir kişiye, işlemediği bilinen bir suçun isnat edilmesi bu kapsamda değerlendirilebilir; ancak burada da isnatta bulunanın fiilin işlenmediğini bilmesi ve soruşturma başlatılmasını sağlama amacı aranır.
Sosyal medyadaki paylaşım soruşturma başlatma amacı taşımıyor ve yalnız kişinin onurunu hedef alıyorsa hakaret suçu incelenir (TCK m.125/1). Basın ve yayın yoluyla işlenen iftirada mahkûmiyet kararı aynı veya eşdeğer yayın organıyla ilan edilir, iftiradan dönme de aynı yöntemle yayınlanmalıdır (TCK m.267/9, m.269/5). Sosyal medyadaki hakaret için: sosyal medyada hakaret suçu.
14. İftira Suçu ile Suç Uydurma ve Yalan Tanıklık Farkı
İftira suçu, suç uydurma ve yalan tanıklık adliyeyi yanıltan üç ayrı suçtur; aralarındaki fark isnadın kime yöneldiğinde ve hangi işlemle yapıldığındadır.
| İftira (TCK m.267) | Suç uydurma (TCK m.271) | Yalan tanıklık (TCK m.272) | |
|---|---|---|---|
| Fiil | Belirli bir kimseye işlemediği bilinen hukuka aykırı fiili isnat etmek | İşlenmediği bilinen bir suçu işlenmiş gibi ihbar etmek veya delil uydurmak | Tanık olarak dinlenirken gerçeğe aykırı beyanda bulunmak |
| Belirli bir kişi hedefte mi? | Evet | Hayır | Beyanın içeriğine göre |
| Temel ceza | Bir yıldan dört yıla kadar hapis | Üç yıla kadar hapis | Soruşturmada dört aydan bir yıla, mahkeme huzurunda bir yıldan üç yıla kadar hapis |
Örneğin “evim soyuldu” diyerek gerçekleşmemiş bir hırsızlığı ihbar etmek suç uydurmadır; aynı ihbarda hırsızlığı bilerek belirli bir komşuya yüklemek iftira suçunu oluşturur. Yalan tanıklığın cezası, yalan tanıklık yapılan soruşturma veya kovuşturmanın üç yıldan fazla hapis gerektiren bir suça ilişkin olması hâlinde iki yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.272/3). Yalan tanıklığın ayrıntısı için: yalan tanıklık suçu. Suç uydurma suçunun unsurları, cezası ve asılsız ihbarın sonuçları için: suç uydurma suçu.
14.1. İftira Suçu Hükümleriyle Cezalandırılan Kimlik Kullanma
İşlediği suç nedeniyle hakkında soruşturma yapılmasını engellemek için başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kişi, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır (TCK m.268/1). Yakalanan kişinin kardeşinin veya bir tanıdığının kimlik bilgilerini vermesi bu hükmün tipik örneğidir: kişi o kimseye açıkça bir suç isnat etmese de, bilgileri kullanılan kişi hakkında soruşturma yürütülmesine yol açtığı için iftira suçunun cezasıyla sorumlu olur.
Sıkça Sorulan Sorular
İftira suçu nedir?
İftira suçu, bir kimsenin işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için ona hukuka aykırı bir fiil isnat etmektir. İsnat yetkili makamlara ihbar veya şikâyetle ya da basın ve yayın yoluyla yapılır (TCK m.267/1). Yalnız çevreye söylenen suçlama bu suçu oluşturmaz.
İftira suçunun cezası kaç yıl?
İftira suçunun temel cezası bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.267/1); adli para cezası seçenek olarak öngörülmemiştir. Delil uydurulursa veya mağdura gözaltı ve tutuklama dışında bir koruma tedbiri uygulanırsa ceza yarı oranında artırılır. Mağdur müebbet hapse mahkûm olmuşsa ceza yirmi yıldan otuz yıla kadar hapistir (m.267/2, 3, 5).
İftira suçu şikâyete tabi mi?
Hayır. TCK m.267 iftira suçunun soruşturulmasını şikâyete bağlamaz; savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden soruşturur. Bu nedenle altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz ve mağdurun şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez; bu iki kural yalnız şikâyete bağlı suçlar için geçerlidir (TCK m.73/1, m.73/4). İftira uzlaştırma kapsamında da değildir (CMK m.253/1).
İftira suçunda zamanaşımı ne zaman başlar?
İftira suçunda dava zamanaşımı, iftiranın yapıldığı günden değil, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar (TCK m.267/8). Temel şekil için süre sekiz yıldır, çünkü üst sınır beş yılı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılda düşer (TCK m.66/1-e). Nitelikli hâl varsa süre artırılmış cezaya göre belirlenir.
Şikâyet ettiğim kişi beraat etti; iftiradan ceza alır mıyım?
Şikâyet edilen kişinin beraat etmesi tek başına iftira suçunu oluşturmaz. Kanun, şikâyetçinin isnat ettiği fiilin işlenmediğini bilmesini ve soruşturma başlatılmasını sağlama amacıyla hareket etmesini arar (TCK m.267/1). Olgulara dayanan ve doğru olduğuna inanılan şikâyet, Anayasa'nın tanıdığı şikâyet hakkının kullanılmasıdır (Anayasa m.74; TCK m.26/1).
Namusa iftira atmanın cezası nedir?
Kanunda namusa iftira adıyla ayrı bir suç yoktur. İddia savcılık veya kolluk gibi yetkili makama suç isnadı olarak iletilmişse iftira suçu oluşur ve ceza bir yıldan dört yıla kadar hapistir (TCK m.267/1). İddia yalnız kişinin onurunu hedef alıp çevreye söylenmişse hakaret suçu gündeme gelir: üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası (TCK m.125/1).
Cinsel iftira atmanın cezası nedir?
Cinsel suç isnadı için ayrı bir madde yoktur; ceza TCK m.267/1 uyarınca bir yıldan dört yıla kadar hapistir. Sahte mesaj veya görüntü gibi maddi delil uydurulmuşsa ceza yarı oranında artırılır (m.267/2). İsnat edilen kişi gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa ve sonra beraat etmişse, iftira eden ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu olur (m.267/4).
İftira davası nasıl açılır?
İftiraya uğrayan kişi Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yazılı ya da sözlü şikâyette bulunur (CMK m.158/1, m.158/5). İftira suçunda kamu davasını Cumhuriyet savcısı iddianameyle açar (CMK m.170). Mağdur açılan davaya katılan olarak katılabilir (CMK m.237/1). Maddi ve manevi tazminat ise asliye hukuk mahkemesinde ayrıca istenir (HMK m.2/1).
İftira suçu adli para cezasına çevrilir mi, ertelenir mi?
Hükmedilen ceza bir yıl veya daha azsa kısa süreli hapis sayılır ve adli para cezasına çevrilebilir (TCK m.49/2, m.50/1-a). İki yıl veya daha az hapis cezası, kanundaki şartlarla ertelenebilir ya da hükmün açıklanması geri bırakılabilir (TCK m.51/1; CMK m.231/5). HAGB verilen hükümdeki ceza ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (CMK m.231/7).
İftiradan dönen kişi ceza alır mı?
İftiradan dönen kişi ceza alır, ancak ceza etkin pişmanlık nedeniyle indirilir. Mağdur hakkında soruşturma başlamadan dönülürse cezanın beşte dördü, kovuşturma başlamadan dönülürse dörtte üçü indirilir; bu iki hâlde indirim zorunludur (TCK m.269/1-2). Mağdur hakkında hükümden önce, mahkûmiyetinden sonra veya infaza başlanınca dönülmesi hâlinde ise indirim mahkemenin takdirindedir (m.269/3).
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler