Çift kanatlı kapıları açık, uzun ve boş bir hastane koridoru

Tazminat Hukuku

Manevi Tazminat Hesaplama: Miktar Nasıl Belirlenir?

11 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Manevi tazminat miktarı bir formülle hesaplanmaz; kanun yalnız “uygun bir miktar” paradan söz eder ve tutarı hâkimin takdirine bırakır (Türk Borçlar Kanunu m.56/1, m.58/1). Hâkim bu takdiri hukuka ve hakkaniyete göre kullanır (Türk Medeni Kanunu m.4). Bu yazı, bedensel zarar, ölüm veya kişilik hakkı ihlali nedeniyle manevi tazminat istemeyi düşünen ya da kendisinden manevi tazminat istenen kişi için manevi tazminat hesaplama ölçütlerini, dava dilekçesine yazılacak tutarı, harcı, faizin başlangıcını ve kanun yolunu madde dayanaklarıyla açıklar.

1. Manevi Tazminat Miktarı: Öne Çıkanlar

  • Manevi tazminat miktarı için kanunda formül, tablo, tarife, alt sınır veya üst sınır yoktur; hâkim uygun bir miktara karar verir (TBK m.56/1, TMK m.4).
  • Hâkim tazminatın kapsamını özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler; zarar görenin kendi katkısı indirim sebebidir (TBK m.51/1, m.52/1).
  • Dava dilekçesinde istenen tutar, hâkimin hükmedebileceği en yüksek tutardır (HMK m.26/1).
  • Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan manevi tazminat davalarında peşin harç, karar ve ilam harcının yirmide biridir (Harçlar Kanunu m.28/a).
  • Haksız fiilden doğan manevi tazminat borcunda temerrüt fiilin işlendiği tarihte başlar (TBK m.117/2).
  • Manevi tazminat kararlarına karşı tutardan bağımsız olarak istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341/2).

2. Manevi Tazminat Hesaplama: Kanunda Formül Var mı?

Manevi tazminat hesaplama için kanunda bir formül yoktur. Bedensel bütünlüğün zedelenmesinde hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir (Türk Borçlar Kanunu m.56/1). Kişilik hakkının zedelenmesinde de zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık “bir miktar para” ödenmesini isteyebilir (TBK m.58/1). İki madde de tutarı belirleyecek bir hesap yöntemi göstermez.

Kanunun takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Manevi tazminat miktarı bu nedenle bir takdir sonucudur. İnternette “manevi tazminat hesaplama” adıyla sunulan araçlar ve olay türüne göre dolaşan tutar aralıkları kanuna dayanmaz; hâkimi bağlamaz.

2.1. Manevi Tazminat ile Maddi Tazminat Hesabı Arasındaki Fark

Manevi tazminat hesabı ile maddi tazminat hesabı kanunda farklı kurulmuştur. Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar Türk Borçlar Kanunu hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre “hesaplanır” ve hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz (TBK m.55). Manevi tazminatta ise kanun hesaplamadan değil, “uygun bir miktar” paradan söz eder (TBK m.56/1).

Bu ayrımın sonucu şudur: tedavi giderleri, kazanç kaybı ve çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar gibi bedensel zarar kalemleri (TBK m.54) hesaba dayanır; manevi tazminat ise uğranılan manevi zarara karşılık hâkimin uygun bulduğu paradır (TBK m.58/1). Aynı olaydan doğan iki talep aynı dilekçede istenebilir, ama tutarları ayrı ayrı gösterilir. Maddi kalemlerin hesabı için maddi ve manevi tazminat davası yazımıza bakabilirsiniz.

3. Manevi Tazminat Miktarı Belirlenirken Hâkim Neye Bakar?

Manevi tazminat miktarı belirlenirken hâkim, kanunun saydığı ölçülere bakar: olayın özellikleri, kusurun ağırlığı ve zarar görenin zarara katkısı (TBK m.56/1, m.51/1, m.52). Bu ölçüler kanunda tek tek adıyla geçer. Sıkça ölçüt olarak anılan “caydırıcılık” veya “paranın satın alma gücü” ifadeleri ise TBK m.51, m.52, m.56 ve m.58’in lafzında yer almaz.

3.1. Manevi Tazminat Miktarında Olayın Özellikleri

Manevi tazminat miktarında ilk ölçü olayın özellikleridir. Hâkim bedensel bütünlüğün zedelenmesinde “olayın özelliklerini göz önünde tutarak” karar verir (TBK m.56/1). Kanun bu özellikleri tek tek saymaz; hangi özelliğin ağır basacağı dosyadaki olgulara göre değişir. Davacı, tutarı etkileyeceğini düşündüğü olguları dilekçede anlatır. Hangi olgunun ileri sürüleceği ve hangi delille ispat edileceği dava dilekçesinde ayrı ayrı gösterilir (HMK m.119/1-e, f).

3.2. Manevi Tazminat Miktarında Kusurun Ağırlığı

Manevi tazminat miktarını etkileyen ikinci ölçü kusurun ağırlığıdır. Haksız fiil hükümleri arasındaki kurala göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK m.51/1). Manevi tazminat da Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümleri içinde düzenlenmiştir ve m.51/1 maddi tazminat ile manevi tazminat arasında ayrım yapmaz.

Madde, tutarı belirlerken gözetilecek ölçüler arasında kusurun ağırlığını özellikle anar. Kusurun kendisi ise dava dilekçesinde olgularla anlatılır: olayın nasıl gerçekleştiği, hangi kuralın ihlal edildiği ve varsa ceza soruşturmasındaki belgeler bu amaçla dosyaya konur.

3.3. Manevi Tazminattan İndirim Sebepleri

Manevi tazminattan indirim, kanunda sayılan sebeplerle yapılır. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Zarara hafif kusuruyla sebep olan yükümlü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim tazminatı yine indirebilir (TBK m.52/2).

İkinci fıkra iki koşulu birlikte arar: yükümlünün kusuru hafif olmalı ve ödeme onu yoksulluğa düşürmelidir. Bu indirim yalnız zarara hafif kusuruyla sebep olan yükümlüye tanınmıştır. Zarar görenin kendi kusurunun tazminata etkisi için müterafik kusur yazımıza bakabilirsiniz.

3.4. Manevi Tazminatta Paraya Ek Giderim Biçimleri

Manevi tazminat her zaman yalnız para ödenmesiyle sonuçlanmaz. Kişilik hakkının zedelenmesinde hâkim, paranın ödenmesi yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bunu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m.58/2). Kişilik hakkı saldırıya uğrayan davacı, düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesini ya da yayımlanmasını da isteyebilir (TMK m.25/2).

Bu seçenek, hakaret veya kişilik hakkına yönelik bir yayın gibi olaylarda zarar görenin itibarının üçüncü kişiler önünde düzeltilmesini sağlar. Hakaret suçunun ceza boyutu için hakaret suçu cezası yazımıza bakabilirsiniz.

4. Manevi Tazminatın Üst Sınırı Var mı?

Manevi tazminatın kanunda bir üst sınırı, alt sınırı veya tarifesi yoktur. TBK m.56 ve m.58 yalnız “uygun bir miktar” ve “bir miktar para” ifadelerini kullanır. “Manevi tazminat en fazla ne kadar” ya da “manevi tazminat ne kadar” sorusunun kanuni cevabı bu nedenle bir rakam değildir.

Uygulamadaki sınırı dava dilekçesi çizer. Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.26/1). Dilekçede istenen tutar, mahkemenin hükmedebileceği en yüksek manevi tazminat miktarıdır. Hâkim daha yüksek bir tutarı yerinde bulsa bile talebin üzerine çıkamaz.

Dolaşan tutar aralıkları belirli dosyalardaki tutarlardan derlenir ve o dosyaların kendine özgü koşullarını taşır. Kanun ölçüyü olayın özelliklerine bağladığı için (TBK m.56/1), başka bir dosyadaki tutar kendi davanızın tutarını göstermez.

5. Manevi Tazminat Miktarı Dava Dilekçesinde Nasıl Gösterilir?

Manevi tazminat miktarı dava dilekçesinde açık bir talep sonucu olarak yazılır. Dava dilekçesinde “açık bir şekilde talep sonucu” bulunmalıdır (HMK m.119/1-ğ). Değer tayini mümkün olan hâllerde dava dilekçesinde değer gösterilmesi zorunludur; gösterilmemişse davacıya tespit ettirilir ve tespitten kaçınılırsa dilekçe işleme konmaz (Harçlar Kanunu m.16).

Aynı olaydan hem maddi hem manevi tazminat isteniyorsa iki talep ayrı tutarlarla yazılır. Ölüm veya ağır bedensel zararda zarar görenin yakınları da davacı olacaksa (TBK m.56/2) her yakın için istenen tutarın ayrı gösterilmesi, hâkimin talep sonucuyla bağlılığı bakımından her talebin sınırını belirler (HMK m.26/1). Dilekçenin genel yapısı için dava dilekçesi yazımıza bakabilirsiniz.

5.1. Manevi Tazminat Harcı ve Peşin Harç Oranı

Manevi tazminat harcı, Harçlar Kanunu’nun nispi harçların ödeme zamanını düzenleyen maddesinde ayrıca anılır (Harçlar Kanunu m.28/a). Yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır (m.15). Karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir (Harçlar Kanunu m.28/a).

Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı dörtte bir değil yirmide birdir (Harçlar Kanunu m.28/a). Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel değildir (m.28/a).

Tarifedeki maktu harçlar ile nispi harçların asgari ve azami hadleri her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılır (Harçlar Kanunu mükerrer m.138); bu nedenle burada rakam verilmez. Dava açılırken ödenecek tutar, o yılın tarifesinden hesaplanır. Ölüm ve cismani zarar davalarındaki peşin harcı dava harcı hesaplama aracıyla hesaplayabilirsiniz. Harç ve gider avansı dahil yargılama giderlerinin tamamı için mahkeme masrafları yazımıza bakabilirsiniz.

6. Manevi Tazminat Islah Edilebilir mi?

Manevi tazminatın ıslahla artırılması konusunda kanunda açık bir hüküm yoktur. Islah genel olarak mümkündür: taraflardan her biri yaptığı usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir, aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurulabilir ve ıslah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir (HMK m.176/1-2, m.177/1). Bu hükümler manevi tazminatı ayrıca anmaz.

Soruyu belirleyen ikinci hüküm kısmi davadır. Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda talebin yalnız bir kısmı dava edilebilir (HMK m.109/1). 7589 sayılı Kanun’la eklenen fıkraya göre alacağın yalnız bir kısmı dava edilmişse talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir ve zamanaşımı artırılan kısım için de dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4).

Manevi tazminatın bu anlamda “bölünebilir” bir talep olup olmadığı ve m.109/4’ün manevi tazminata uygulanıp uygulanmayacağı kanun metninde düzenlenmemiştir. Bu belirsizlik karşısında güvenli yol, manevi tazminat tutarını ilk dava dilekçesinde eksiksiz göstermektir. Düşük bir tutarla dava açıp tutarı sonradan artırmayı planlamak, kanunun açıkça izin vermediği bir yola dayanmak anlamına gelir. Islahın genel işleyişi için davada ıslah yazımıza bakabilirsiniz.

6.1. Manevi Tazminatta Belirsiz Alacak Davası Açılabilir mi?

Manevi tazminat için belirsiz alacak davası yolu artık yoktur: bu dava türünü düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırılmıştır (HMK m.107). Kaldırılan m.107, yürürlükten kaldırılma tarihinden önce açılan davalar bakımından uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10). Bu nedenle değişiklikten önce yazılmış kaynaklardaki manevi tazminatın belirsiz alacak olarak istenip istenemeyeceği tartışması, yalnız o tarihten önce açılmış davalar için anlam taşır; bugün açılacak davalar için güncel değildir. Değişikliğin kapsamı ve geçiş hükümleri için 12. Yargı Paketi yazımıza bakabilirsiniz.

6.2. Manevi Tazminat İstemi Devredilebilir mi?

Kişilik hakkının korunmasına ilişkin manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara da geçmez (TMK m.25/4). Zarar gören bu istemi ileri sürmeden ölürse istem mirasçılara geçmez. Mirasçıların kendi acıları için talebi ise ayrı bir hakka, ölüm hâlinde yakınlara tanınan hakka dayanır (TBK m.56/2).

7. Manevi Tazminata Faiz Ne Zaman Başlar?

Manevi tazminata faizin başlangıcı, borçlunun temerrüde düştüğü tarihe bağlıdır. Manevi tazminat borcu haksız fiilden doğuyorsa borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olur; bunun için ayrıca ihtar gerekmez (TBK m.117/2). Temerrüt faizinin oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir (TBK m.120/1). Faizin türü ve oranı için temerrüt faizi yazımıza bakabilirsiniz.

7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen faiz fıkrası bu kuralı manevi tazminat için değiştirmez. Yeni fıkra, faizin başlangıcını kazancın bilindiği ve bilinemediği dönemlere göre ayırır; ama yalnız “çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” ile “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin” kayıplarını sayar (TBK m.55). Manevi tazminat bu sayımda yer almaz. Yeni fıkra ayrıca yalnız yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen haksız fiiller hakkında uygulanır (7589 sayılı Kanun geçici m.1/9). Destekten yoksun kalma tazminatının hesabı için destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza bakabilirsiniz.

8. Manevi Tazminat Kararına İstinaf: Tutar Sınırı Uygulanmaz

Manevi tazminat kararlarına karşı istinaf yoluna tutardan bağımsız olarak başvurulabilir. Miktarı veya değeri kanunda belirtilen sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir; ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı “miktar veya değere bakılmaksızın” istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341/2). Bu nedenle “manevi tazminat istinaf sınırı” sorusunun cevabı, sınırın manevi tazminat kararlarında uygulanmadığıdır.

Kesinlik sınırındaki parasal tutar her yıl yeniden değerlenir; manevi tazminat davasında bu rakamın bilinmesi gerekmez, çünkü kanun bu davaları sınırın dışında tutar. İstisna cümlesi yalnız manevi tazminat davalarını anar; aynı dilekçedeki maddi tazminat talebi için fıkranın birinci cümlesindeki kesinlik sınırı geçerlidir (HMK m.341/2). İstinaf başvurusunun süresi ve işleyişi için istinaf nedir yazımıza bakabilirsiniz.

9. Yakınların Manevi Tazminatı: Ağır Bedensel Zarar ve Ölüm

Yakınların manevi tazminatı, yalnız ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde istenebilir. Bu iki hâlde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56/2). Hafif bir yaralanmada zarar görenin kendisi manevi tazminat isteyebilir, ama yakınları bu fıkraya dayanamaz.

Kanun “yakın” kavramını tanımlamaz ve “ağır bedensel zarar” için sayısal bir eşik koymaz. Birden fazla yakın davacıysa her birinin istediği tutar dilekçede ayrı gösterilir. Ölüm hâlinde yakınların maddi kaybı ise ayrı bir kalemdir: ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradıkları kayıplar ölüm hâlindeki zararlar arasında sayılır (TBK m.53).

10. Manevi Tazminat Miktarı Olay Türüne Göre Hangi Hükme Dayanır?

Manevi tazminat miktarının dayandığı hüküm olayın türüne göre değişir. Aşağıdaki tablo, yaygın olay türlerinde başvurulacak maddeyi ve ayrıntılı rehberi gösterir:

Olay türüManevi tazminatın dayanağıAyrıntılı rehber
Trafik kazasında yaralanmaBedensel bütünlüğün zedelenmesi (TBK m.56/1)Trafik kazası tazminat davası
İş kazasıBedensel bütünlüğün zedelenmesi (TBK m.56/1)İş kazası tazminat davası
Kasten yaralamaBedensel bütünlüğün zedelenmesi (TBK m.56/1)Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Ölüm veya ağır bedensel zararYakınlara da tazminat (TBK m.56/2)Destekten yoksun kalma tazminatı
Hekim hatası (sözleşmeye aykırılık)Haksız fiil hüküm­le­ri­nin kıyasen uygulanması (TBK m.114/2)Malpraktis davası
Kişilik hakkına saldırı, huzur ve sükunu bozmaKişilik hakkının zedelenmesi (TBK m.58, TMK m.24-25)Kişilerin huzur ve sükununu bozma
BoşanmaKişilik hakkı saldırıya uğrayan eşin talebi (TMK m.174/2)Boşanmada maddi ve manevi tazminat

Sözleşmeye aykırılık hâllerinde de haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır (TBK m.114/2); manevi tazminatı düzenleyen TBK m.56 ve m.58 de bu hükümler arasındadır. Kişilik hakkının korunmasına ilişkin davada davacı, kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir (TMK m.25/5).

10.1. Boşanmada Manevi Tazminat Ayrı Bir Hükme Dayanır

Boşanmada manevi tazminat, TBK m.56 ve m.58’e değil Türk Medeni Kanunu’nun kendi hükmüne dayanır. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir (TMK m.174/2). Bu hükümde karşı tarafın kusurlu olması istemin koşuludur. Miktar yine “uygun miktarda” bir paradır ve hâkimin takdirine bırakılmıştır.

11. Manevi Tazminat Davasında Süre ve Masraf

Manevi tazminat istemi de haksız fiilden doğan diğer tazminat istemleri gibi zamanaşımına tabidir: haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; fiil ceza kanunlarında daha uzun zamanaşımı öngörülen bir suç ise o süre uygulanır (TBK m.72/1). Sürelerin ayrıntısı için haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.

Dava sonunda karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti de manevi tazminat miktarına bağlıdır; ayrıntısı için manevi tazminat vekalet ücreti yazımıza bakabilirsiniz. Kanun metinlerinin tamamı Türk Borçlar Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu metinlerinden okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Manevi tazminat nasıl hesaplanır?

Manevi tazminat için kanunda formül, tablo veya tarife yoktur. Hâkim bedensel zararda olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar paraya karar verir (TBK m.56/1). Takdir yetkisi tanınan konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). İnternetteki hesaplama araçları ve tutar listeleri bu takdirin yerine geçmez.

Manevi tazminat miktarı neye göre belirlenir?

Kanun hâkime üç ölçü verir. Bedensel zararda olayın özellikleri gözetilir (TBK m.56/1). Tazminatın kapsamı özellikle kusurun ağırlığına göre belirlenir (TBK m.51/1). Zarar görenin razı olması, zararın doğmasında veya artmasında etkili olması ya da yükümlünün durumunu ağırlaştırması hâlinde tazminat indirilebilir veya kaldırılabilir (TBK m.52/1).

Manevi tazminatın üst sınırı var mı?

Kanunda manevi tazminat için bir üst sınır, alt sınır veya tarife yoktur; maddeler yalnız uygun bir miktar paradan söz eder (TBK m.56, m.58). Uygulamadaki sınır dava dilekçesindeki taleptir: hâkim talep sonucundan fazlasına karar veremez, daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Bu nedenle istenen tutar dilekçede özenle belirlenmelidir.

Manevi tazminat ıslah edilebilir mi?

Kanunda manevi tazminatı ıslahtan ayrık tutan açık bir hüküm yoktur; ıslah bir defaya mahsus ve tahkikat sonuna kadar yapılır (HMK m.176/2, m.177/1). Ancak kısmi dava yalnız bölünebilir taleplerde açılabilir ve manevi tazminatın bu anlamda bölünebilir olup olmadığı kanunda yazılı değildir (HMK m.109/1). Tutarı ilk dilekçede tam göstermek bu belirsizliği ortadan kaldırır.

Manevi tazminat harcı nasıl hesaplanır?

Yargı harçları değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden alınır ve değer tayini mümkünse dilekçede değer gösterilmesi zorunludur (Harçlar Kanunu m.15, m.16). Karar ve ilam harcının dörtte biri peşin alınır; ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin harcın oranı yirmide birdir (Harçlar Kanunu m.28/a). Maktu harçlar her yıl yeniden değerlendiği için güncel tutar o yılın tarifesinden okunur (Harçlar Kanunu mükerrer m.138).

Manevi tazminata faiz ne zaman başlar?

Manevi tazminat borcu haksız fiilden doğuyorsa borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşer; temerrüt için ayrıca ihtar gerekmez (TBK m.117/2). 7589 sayılı Kanun'la TBK m.55'e eklenen ve faizi dönemlere ayıran fıkra yalnız çalışma gücü kaybı ile destekten yoksun kalma kayıplarını sayar; manevi tazminatı anmaz.

Manevi tazminat kararına karşı istinafa gidilebilir mi?

Evet. Miktarı veya değeri kanunda belirtilen sınırı geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir; ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir (HMK m.341/2). Bu nedenle düşük tutarlı bir manevi tazminat kararı da bölge adliye mahkemesinde incelettirilebilir.

Manevi tazminat istemi başkasına devredilebilir mi?

Kişilik hakkının korunması kapsamındaki manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez. Bu istem, miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara da geçmez (TMK m.25/4). Mirasçıların kendi acıları için ayrıca talepte bulunması ise ölüm hâlinde yakınlara tanınan hakka dayanır (TBK m.56/2).

Ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir (TBK m.56/2). Kanun 'yakın' kavramını tanımlamaz ve bu hakkı yalnız ağır bedensel zarar ile ölüm hâllerine bağlar; hafif yaralanmada yakınlar için bu hüküm uygulanmaz.

Boşanmadaki manevi tazminat aynı kurallara mı tabidir?

Hayır, ayrı bir hükme dayanır. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para isteyebilir (TMK m.174/2). Bu hükümde karşı tarafın kusurlu olması istemin koşuludur; genel haksız fiil hükümleri doğrudan aktarılmaz.

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

← Tüm makaleler
AraWhatsApp