Yan yana asılı iki boş salıncak

Aile Hukuku

Velayet Davası: Velayet Nedir, Kime Verilir, Nasıl Açılır?

17 dk okumaYayımlanma:Son güncelleme:Yazan Av. Halit Süha Bahçeci

Velayet davası, ergin olmayan çocuğun velayetinin anne ile babadan hangisine verileceğinin, sonradan değiştirilmesinin ya da kaldırılmasının aile mahkemesinden istendiği davadır. Velayet davasında belirleyici ölçüt çocuğun menfaatidir: kanunda anneye ya da babaya, çocuğun yaşına veya cinsiyetine bağlı bir öncelik yoktur ve boşanmada velayet, çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir (Türk Medeni Kanunu m.336/3). Bu yazı, boşanma sürecinde ya da boşanmadan sonra çocuğunun velayetini isteyen, değiştirmek isteyen veya velayet kararının uygulanmasıyla uğraşan anne ve baba için velayet davasının dayanağını, açılışını, süresini ve sonuçlarını kanun maddeleriyle anlatır.

1. Velayet Davası: Öne Çıkanlar

  • Velayet davası aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2, m.4).
  • Velayet davasında kanunun ölçütü çocuğun menfaatidir; boşanmada velayet çocuğun bırakıldığı tarafa aittir ve kanunda anne ya da baba önceliği yoktur (TMK m.336/3, m.339/1).
  • Bağımsız velayet davası basit yargılama usulüne tabidir; tahkikat ilk duruşmadan sonra kural olarak iki duruşmada tamamlanır (HMK m.316/1-ç, m.320/3).
  • Velayet, yeniden evlenme, taşınma veya ölüm gibi yeni olgular ya da kişisel ilişki düzenine uyulmaması hâlinde değiştirilebilir (TMK m.183, m.324/3, m.349).
  • Velayet çocuğun ergin olmasıyla, yani kural olarak on sekiz yaşın doldurulmasıyla sona erer (TMK m.11, m.335).
  • Velayet kararına rağmen çocuk teslim edilmezse başvuru icra dairesine değil adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne yapılır (ÇKK m.41/A).

2. Velayet Davası Nedir, Velayet Nedir ve Ne Demek?

Velayet davası, ergin olmayan çocuğun velayetinin anne ile babadan hangisine verileceğinin, değiştirilmesinin ya da kaldırılmasının aile mahkemesinden istendiği davadır (TMK m.182/1, m.183, m.348). Velayet ise ergin olmayan, yani kural olarak on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusunda ana ve babanın hak ve yükümlülüklerinin tamamıdır; yasal sebep olmadıkça velayet ana ve babadan alınamaz (TMK m.11, m.335/1, m.340/1, m.342/1).

“Velayet altındaki çocuk” ifadesi, henüz ergin olmadığı için ana ve babasının velayeti altında bulunan çocuğu anlatır. Kısıtlanan ergin çocuklar da hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m.335/2). Velayet hakkı ebeveynin çocuk üzerinde kişisel bir üstünlüğü değildir; ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusundaki kararları onun menfaatini göz önünde tutarak alır ve uygular (TMK m.339/1).

2.1. Velayetin Kapsamı: Bakım, Eğitim ve Temsil

Velayet; çocuğun bakım ve eğitimini, olgunluğu ölçüsünde görüşünün gözetilmesini ve üçüncü kişilere karşı yasal temsilini kapsar (TMK m.339/3, m.340/1, m.342/1). Bu üç yükümlülük, velayet davasında hangi ebeveynin çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabileceği incelenirken de esas alınır:

  • Bakım ve eğitim: Ana ve baba çocuğu olanaklarına göre eğitir; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişimini sağlar ve korur (TMK m.340/1).
  • Çocuğun görüşünü gözetme: Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanır ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutar (TMK m.339/3).
  • Temsil: Ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidir (TMK m.342/1).

Velayet evlilik sürerken ana ve baba tarafından birlikte kullanılır (TMK m.336/1). Ana ve babaya ait haklar evlat edinme hâlinde evlat edinene geçtiği için, evlat edinilen çocuğun velayeti de evlat edinene aittir.

3. Velayet Davası Hangi Durumlarda Açılır?

Velayet davası; boşanma veya ayrılık davasında velayetin verilmesi, boşanma davası sürerken geçici önlem alınması, evlilik dışı doğan çocukta velayetin babaya verilmesi, yeni olgular nedeniyle velayetin değiştirilmesi ve çocuğun korunması için velayetin kaldırılması durumlarında açılır (TMK m.169, m.182/1, m.183, m.337/2, m.348). Hangi davanın açılacağı, çocuğun anne babasının evli olup olmadığına ve daha önce verilmiş bir velayet kararı bulunup bulunmadığına göre belirlenir:

DurumNe istenirDayanak
Boşanma veya ayrılık davasıVelayetin eşlerden birine verilmesi ve kişisel ilişkinin düzen­len­mesiTMK m.182/1, m.336/3
Boşanma davası sürerkenDava bitene kadar çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemTMK m.169
Evlilik dışı doğan çocukVelayetin anadan alınarak babaya verilmesiTMK m.337/2
Velayet kararı verildikten sonraYeni olgular nedeniyle velayetin değiş­ti­ril­mesiTMK m.183, m.349
Çocuğun korunması gerekirseVelayetin kal­dı­rıl­masıTMK m.348

Velayet davasının hangi durumda açıldığı dilekçenin konusunu belirler. Boşanma davası içinde velayet istemek ayrı bir dava açmayı gerektirmez; hâkim boşanmaya karar verirken ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini zaten düzenler (TMK m.182/1). Boşanmadan sonra velayet değiştirilmek isteniyorsa ya da ana baba hiç evlenmemişse bağımsız bir velayet davası açılır.

3.1. Velayet Davasında Geçici Velayet

Velayet davasında geçici velayet, boşanma davası sürerken çocuğun kimin yanında kalacağının dava bitene kadar belirlenmesidir. Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır (TMK m.169). Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim velayeti eşlerden birine verebilir (TMK m.336/2). Geçici önlem, boşanma kararıyla birlikte verilecek kesin velayet düzenlemesinin yerine geçmez; dava sonunda velayet yeniden değerlendirilir.

4. Boşanmada Velayet Kime Verilir?

Boşanmada velayet, anne veya babadan hangisine bırakılması çocuğun menfaatine uygun düşüyorsa ona verilir; kanunda anneye ya da babaya, çocuğun yaşına veya cinsiyetine bağlı bir öncelik yoktur (TMK m.336/3, m.339/1). Kanun, velayetin boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olduğunu söyler ve bu tercihi anne ya da babaya bağlamaz. Hâkim karar vermeden önce olanak bulundukça ana ve babayı dinler; çocuk vesayet altındaysa vasinin ve vesayet makamının düşüncesini alır (TMK m.182/1).

Hâkimin değerlendirdiği ölçütler kanunun ana babaya yüklediği görevlerden çıkar: çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması (TMK m.340/1), kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları (TMK m.182/3) ve çocuğun olgunluğu ölçüsünde görüşü (TMK m.339/3). Çocuk Koruma Kanunu da çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesini ve çocuğun bilgilendirilerek karar sürecine katılımını genel ilke olarak sayar (ÇKK m.4/1-b, d).

Aile mahkemesi bu incelemeyi tek başına yapmaz. Mahkeme, istediği konularda araştırma ve inceleme yapıp sonucunu bildirmek ve gerektiğinde duruşmada görüş vermek üzere Adalet Bakanlığınca görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan yararlanır (4787 sayılı Kanun m.5). Uzmanların bu inceleme sonucunda hazırladığı belge sosyal inceleme raporu olarak bilinir.

4.1. Velayet Davasında Çocuğun Yaşı Belirleyici mi?

Velayet davasında çocuğun yaşı kanunda bir eşik olarak geçmez. Medeni Kanun “üç yaşındaki çocuk anneye verilir” ya da “yedi yaşından sonra baba alır” gibi yaşa bağlı bir kural koymaz; ölçüt her yaşta çocuğun menfaatidir (TMK m.336/3, m.339/1). Yaşın hukuki etkisi iki noktada ortaya çıkar: çocuğun görüşünün ağırlığı olgunluğuyla birlikte artar (TMK m.339/3) ve velayet çocuk ergin olunca sona erer (TMK m.335/1).

Birden fazla çocuk olduğunda da kanun ayrı bir kural koymaz. Her çocuk için velayet düzenlemesi o çocuğun menfaatine göre yapılır; iki çocuğun velayetinin aynı ebeveyne verilmesi veya ayrılması konusunda Medeni Kanun’da bir hüküm yoktur.

4.2. Velayet Anneye mi Babaya mı Verilir?

Velayet davasında kanun anne ile babayı eşit tutar ve velayet için anne ya da baba önceliği koymaz (TMK m.336/1, m.336/3; Anayasa m.41/1). Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanır (TMK m.336/1) ve Anayasa aileyi eşler arasında eşitliğe dayandırır (Anayasa m.41/1). Babanın velayeti alması için annenin kusurlu olması gerekmez; boşanmada çocuğun baba yanında kalması menfaatine uygunsa velayet babaya verilir. Velayetin anneden alınmasını gerektiren sebepler, iki ebeveyn için aynı olan velayetin kaldırılması ve çocuğun korunması sebepleridir (TMK m.347, m.348).

Boşanma davasındaki kusur ya da gelir farkı kanunda velayet ölçütü olarak sayılmaz. Gelir farkı, velayet kendisine verilmeyen ebeveynin çocuğun giderlerine gücü oranında katılmasıyla dengelenir (TMK m.182/3). Çocukla ilgili düzenlemelerin anlaşmalı boşanmada nasıl yazıldığı anlaşmalı boşanma protokolü örneği yazısında, çekişmeli yargılamanın işleyişi çekişmeli boşanma yazısında anlatılır.

5. Çocuğun Velayeti Hangi Durumlarda Anneye Verilmez?

Velayetin anneden de babadan da alınmasını haklı kılan sebepler aynıdır: velayet görevini deneyimsizlik, hastalık veya başka yerde bulunma gibi sebeplerle yerine getirememe, çocuğa yeterli ilgi göstermeme ya da yükümlülükleri ağır biçimde savsaklama ve çocuğun bedensel veya zihinsel gelişmesinin tehlikede olması (TMK m.347/1, m.348/1). Kanunda “velayet hangi durumlarda anneye verilmez” sorusuna ayrılmış, yalnız anneye özgü bir liste yoktur. Velayet davasında bu sebepler, velayetin karşı tarafa verilmesini ya da daha önce verilmiş velayetin değiştirilmesini isteyen ebeveynin ispat etmesi gereken olgulardır:

  • Velayet görevini yerine getirememe: Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi (TMK m.348/1-1).
  • İlgisizlik ve ağır ihmal: Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması (TMK m.348/1-2).
  • Çocuğun gelişmesinin tehlikede olması: Çocuğun bedensel ve zihinsel gelişmesi tehlikede bulunur veya çocuk manen terk edilmiş hâlde kalırsa hâkim çocuğu ana ve babadan alarak bir aile yanına veya bir kuruma yerleştirebilir (TMK m.347/1).
  • Kişisel ilişki düzenine uymama: Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, diğer ebeveynle kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m.324/3).

Bağımlılık, şiddet veya onur kırıcı davranışlar da bu çerçevede ele alınır. İtiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanımı ya da onur kırıcı tavır ve hareketler sonucu özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, velayet hakları kaldırılmış olsa da hapis cezasıyla cezalandırılır (Türk Ceza Kanunu m.233/3). Ceza boyutu aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali (TCK 233) yazısında ayrıca anlatılır. Aile içi şiddette çocuğun korunması için ayrıca 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı istenebilir.

6. Velayet Kaç Yaşında Çocuğa Sorulur, Görüşü Bağlayıcı mı?

Velayet konusunda çocuğa kaç yaşında sorulacağını kanun belirlemez: velayet davasında çocuğun görüşü, çocuk görüş bildirecek olgunluktaysa alınır ve önemsenir; ancak hâkimi bağlamaz. Kanun ana ve babadan, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanımalarını ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutmalarını ister (TMK m.339/3). Çocuk Koruma Kanunu da çocuğun ve ailesinin bilgilendirilerek karar sürecine katılımının sağlanmasını ilke olarak sayar (ÇKK m.4/1-d).

Ölçüt çocuğun görüş oluşturabilecek olgunluğa ulaşıp ulaşmadığıdır ve bu her çocuk için ayrı değerlendirilir; mahkeme bu değerlendirmede aile mahkemesi uzmanlarından yararlanabilir (4787 sayılı Kanun m.5). Çocuğun bir ebeveyni seçmesi velayetin o ebeveyne verileceği anlamına gelmez: hâkim, çocuğun tercihinin menfaatine aykırı olduğu sonucuna varırsa farklı karar verebilir, çünkü velayette esas ölçüt çocuğun menfaatidir (TMK m.339/1).

7. Ortak Velayet Nedir, Türk Hukukunda Mümkün mü?

Ortak velayet, boşanmadan sonra velayetin anne ve baba tarafından birlikte kullanılması ve çocuğa ilişkin önemli kararların ikisi tarafından alınmasıdır. Medeni Kanun ortak velayeti açıkça düzenlemez: velayet evlilik sürerken birlikte kullanılır, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olur (TMK m.336/1, m.336/3). Kanun metni boşanmadan sonra ortak velayeti ne açıkça öngörür ne de açıkça yasaklar.

Ortak velayet talebinin dayanağı uluslararası bir andlaşmadır. Türkiye’nin onayladığı İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne Ek 7 No’lu Protokol, eşlerin evliliğin bitmesi hâlinde kendi aralarındaki ve çocuklarıyla olan ilişkilerinde özel hukuk niteliği taşıyan hak ve sorumluluklar bakımından eşit olduğunu düzenler; aynı madde devletlerin çocuklar yararına gereken tedbirleri almasına engel olmadığını da belirtir (AİHS 7 No’lu Protokol m.5). Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalarla kanunlar aynı konuda farklı hükümler içerirse andlaşma hükümleri esas alınır (Anayasa m.90/5). Ortak velayet istemi bu dayanakla ileri sürülür; hâkim talebi çocuğun menfaatine göre değerlendirir ve her talepte ortak velayete hükmetmek zorunda değildir.

Ortak velayetin işleyebilmesi için ana babanın çocuğa ilişkin kararları birlikte alabilmesi gerekir. Eğitim, sağlık ve yerleşim yeri gibi konularda sürekli anlaşmazlık yaşayan ebeveynler için ortak velayet, her kararın yeniden uyuşmazlığa dönüşmesi sonucunu doğurabilir; ortak velayetin dezavantajı buradan doğar. Anlaşmalı boşanmada ortak velayet protokole yazılabilir, fakat boşanmanın fer’i sonuçlarına ilişkin anlaşmalar hâkim onaylamadıkça geçerli olmaz (TMK m.184/5). Boşanmadan sonra velayet düzenini anlaşarak ortak velayete çevirmek isteyenler için ayrıntı anlaşmalı velayet değişikliği protokolü yazısındadır.

8. Velayet Davası Nasıl Açılır?

Velayet davası, aile mahkemesine hitaben yazılan bir dava dilekçesiyle açılır; boşanmayla birlikte isteniyorsa ayrı dilekçe gerekmez, talep boşanma dilekçesinde yer alır. Bağımsız velayet davasında izlenecek sıra şudur:

  1. Davanın türü belirlenir. Velayetin verilmesi (evlilik dışı çocukta babaya), değiştirilmesi veya kaldırılması istenir; dilekçenin dayanağı buna göre TMK m.337/2, m.183, m.349 ya da m.348 olur.
  2. Dilekçe görevli ve yetkili aile mahkemesine verilir. Aile mahkemesi, Medeni Kanun’un aile hukukundan doğan dava ve işlerine bakar (4787 sayılı Kanun m.4/1-1).
  3. Harç ve gider avansı yatırılır. Velayet davası maktu harca tabidir; tanık, keşif ve uzman incelemesi için gider avansı ayrıca istenir.
  4. Deliller gösterilir. Yeni olguyu ya da çocuğun menfaatini etkileyen durumu gösteren belgeler, tanıklar ve varsa okul veya sağlık kayıtları dilekçede belirtilir.
  5. Mahkeme uzman incelemesi yaptırır. Aile mahkemesi psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan inceleme ve rapor ister (4787 sayılı Kanun m.5).
  6. Çocuk olgunluğu ölçüsünde dinlenir ve karar verilir. Hâkim çocuğun görüşünü, uzman incelemesini ve diğer delilleri birlikte değerlendirir (TMK m.339/3).

Boşanma başvurusunun genel hazırlığı için boşanma davası nasıl açılır yazısına bakılabilir.

8.1. Velayet Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Velayet davasında görevli mahkeme aile mahkemesi, aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.2, m.4); yetkili mahkeme, boşanmayla birlikte istenen velayette boşanma davasının yetkili mahkemesi, bağımsız velayet davasında davalının yerleşim yeri mahkemesidir (TMK m.168; HMK m.6/1). Aile mahkemeleri her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki ilçelerde asliye mahkemesi derecesinde kurulur; aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu davalara bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.2).

Yetkili mahkeme davanın türüne göre değişir:

  • Boşanmayla birlikte istenen velayet: Boşanma davasının yetkili mahkemesinde görülür; bu mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m.168).
  • Bağımsız velayet davası: Genel yetki kuralı uygulanır; yetkili mahkeme davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6/1).
  • Kişisel ilişkiye dair düzenlemeler: Çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin bütün düzenlemelerde çocuğun oturduğu yer mahkemesi de yetkilidir (TMK m.326/1).

9. Velayet Davası Ne Kadar Sürer, Kaç Celsede Biter?

Kanun velayet davasının kaç ayda biteceğine dair bir süre koymaz; bağımsız velayet davası basit yargılama usulüyle görülür ve tahkikat ilk duruşmadan sonra kural olarak iki duruşmada tamamlanır (HMK m.316/1-ç, m.320/3). Basit yargılama usulü uygulanır, çünkü kanun velayete ilişkin dava ve işleri bu usule bağlar (HMK m.316/1-ç). Basit yargılamada mahkeme, ilk duruşma dışında tahkikatı iki duruşmada tamamlar ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla işlem yapılması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için gün verebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir (HMK m.320/3).

Sürenin uzunluğunu uzman incelemesinin tamamlanması, tebligat ve tanıkların dinlenmesi belirler. Boşanma davası içinde istenen velayet ise boşanma davasıyla birlikte yargılanır ve onunla birlikte sonuçlanır.

10. Velayetin Değiştirilmesi Davası

Velayetin değiştirilmesi davası, daha önce bir ebeveyne verilmiş velayetin yeni olgular nedeniyle diğer ebeveyne verilmesi için açılır. Ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim re’sen ya da ana ve babadan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alır (TMK m.183).

Velayetin değiştirilmesi için üç ayrı dayanak vardır:

  • Yeni olgular: Velayet kararından sonra ortaya çıkan ve çocuğun durumunu değiştiren olaylar (TMK m.183).
  • Velayet sahibinin yeniden evlenmesi: Yeniden evlenme velayetin kaldırılmasını kendiliğinden gerektirmez; ancak çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayet sahibi değiştirilebilir (TMK m.349).
  • Kişisel ilişki düzenine uyulmaması: Velayet kendisine bırakılan ebeveyn kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir (TMK m.324/3).

Kişisel ilişki düzenine uyulmaması hâlinde velayetin değiştirilmesi dayanağı 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la eklendi (TMK m.324/3). Mahkeme boşanma kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini taraflara ihtar eder (TMK m.182/2). “Yeni velayet yasası” diye aranan düzenleme bu değişikliktir; çocuk tesliminin icra dairesinden alınması da aynı Kanun’la yapıldı. Velayet değişikliğinin taraflar anlaştığında nasıl yapıldığı anlaşmalı velayet değişikliği protokolü yazısında anlatılır.

10.1. Velayeti Annede Olan Çocuğun Annesi Evlenirse

Velayeti annede olan çocuğun annesinin yeniden evlenmesi, velayetin babaya geçmesi sonucunu kendiliğinden doğurmaz. Kanun yeniden evlenmenin velayetin kaldırılmasını gerektirmediğini açıkça söyler (TMK m.349). Babanın velayeti alabilmesi için velayetin değiştirilmesi davası açması ve yeni evliliğin çocuğun menfaatini nasıl etkilediğini ortaya koyması gerekir. Aynı kural velayeti babada olan çocuğun babası evlendiğinde de geçerlidir.

11. Velayetin Kaldırılması Davası

Velayetin kaldırılması, velayetin bir ebeveynden alınıp diğerine verilmesinden farklı ve daha ağır bir önlemdir. Hâkim, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa velayetin kaldırılmasına karar verir (TMK m.348/1). Kaldırma sebepleri, velayet görevinin deneyimsizlik, hastalık, başka yerde bulunma veya benzeri sebeplerle yerine getirilememesi ile çocuğa yeterli ilgi gösterilmemesi ya da yükümlülüklerin ağır biçimde savsaklanmasıdır (TMK m.348/1-1, 2).

Velayetin kaldırılmasının üç sonucu vardır:

  • Velayet ana ve babanın ikisinden de kaldırılırsa çocuğa vasi atanır (TMK m.348/2).
  • Kararda aksi belirtilmedikçe velayetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları kapsar (TMK m.348/3).
  • Velayeti kaldırılan ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitim giderlerini karşılama yükümlülüğü devam eder (TMK m.350/1).

Velayetin kaldırılması kalıcı değildir. Velayetin kaldırılmasını gerektiren sebep ortadan kalkmışsa hâkim re’sen ya da ana veya babanın istemi üzerine velayeti geri verir (TMK m.351/2).

12. Evlilik Dışı Doğan Çocuğun Velayeti

Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti kural olarak annededir: ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir (TMK m.337/1). Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hâkim çocuğun menfaatine göre vasi atar veya velayeti babaya verir (TMK m.337/2). Çocuk ile baba arasında soybağı ana ile evlilik, tanıma veya hâkim hükmüyle kurulduğu için (TMK m.282/2), babanın velayet isteyebilmesi için önce soybağının kurulmuş olması gerekir; soybağının tanıma veya babalık davasıyla kurulması babalık davası ve soybağının reddi yazısında anlatılır.

13. Velayet Kaç Yaşına Kadar Sürer?

Velayet çocuk ergin olana kadar sürer, çünkü kanun yalnız ergin olmayan çocuğu ana ve babasının velayeti altında sayar (TMK m.335/1). Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar ve evlenme de kişiyi ergin kılar (TMK m.11). On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir (TMK m.12). Bu üç hâlden biri gerçekleştiğinde velayet sona erer; bunun için ayrıca velayet davası açılmaz.

On sekiz yaşını dolduran engelli çocuk için kural farklıdır. Kısıtlanan ergin çocuklar, hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m.335/2). Kısıtlama kararının etkisi fiil ehliyeti yazısında açıklanır. Velayetin bitmesi bakım yükümlülüğünü de her durumda bitirmez: çocuk ergin olduğu hâlde eğitimi devam ediyorsa ana ve baba, durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür (TMK m.328/2).

14. Velayeti Almayan Ebeveynin Hakları: Kişisel İlişki ve İştirak Nafakası

Velayeti almayan ebeveyn çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir ve çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlüdür (TMK m.182/3, m.323). Ana ve babadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir (TMK m.323). Anayasa da her çocuğun, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkını güvenceye alır (Anayasa m.41/3). Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur (TMK m.182/3).

İki ebeveynin de kişisel ilişkiyi koruma yükümlülüğü vardır. Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesi ile yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür (TMK m.324/1). Kişisel ilişki için mahkeme düzenlemesi yapılıncaya kadar, velayet hakkına sahip veya çocuk kendisine bırakılmış kişinin rızası dışında kişisel ilişki kurulamaz (TMK m.326/3).

Velayet kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK m.182/3). Bu katkı iştirak nafakası olarak adlandırılır ve kural olarak çocuk ergin olana kadar sürer (TMK m.328/1). Hâkim, istem hâlinde bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (TMK m.182/4). İştirak nafakasının hesaplanması ve artırılması iştirak nafakası yazısında, dava süresince ödenen nafaka tedbir nafakası yazısında, nafaka türlerinin tamamı nafaka yazısında anlatılır. Yaklaşık tutar için Nafaka Hesaplama aracı kullanılabilir; kesin tutarı mahkeme belirler.

14.1. Çocuk Diğer Ebeveyne Gitmek İstemezse

Velayeti annede olan çocuğun babaya gitmek istememesi (ya da velayeti babada olan çocuğun anneye gitmek istememesi), kişisel ilişki kararını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kişisel ilişki öncelikle taraflar arasında gönüllülüğe dayalı olarak yerine getirilir ve süreçte zorunlu hâller dışında taraflar yüz yüze getirilmez (Çocuk Teslimi ve Çocukla Kişisel İlişki Kurulmasına İlişkin İlam ve Tedbir Kararlarının Yerine Getirilmesine Dair Yönetmelik m.5/5-6).

Çocuğun isteksizliği ciddi bir sebebe dayanıyorsa kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi istenebilir. Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer, ebeveyn hakkını yükümlülüklerine aykırı kullanır, çocukla ciddi olarak ilgilenmez ya da başka önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya ebeveynden alınabilir (TMK m.324/2). Kişisel ilişki, yalnız çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde mahkemece kısıtlanabilir; doğrudan görüşme çocuğun yararına aykırıysa üçüncü kişi veya uzman gözetimi altında kişisel ilişki kurulmasına karar verilebilir (aynı Yönetmelik m.5/3-4). Buna karşılık velayet sahibi ebeveyn, diğerinin kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınmakla yükümlüdür; kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse velayet değiştirilebilir (TMK m.324/1, m.324/3).

15. Velayet Kararı Uygulanmazsa: Çocuk Teslimi

Velayet veya kişisel ilişki kararına rağmen çocuk teslim edilmiyorsa başvuru icra dairesine değil adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüne yapılır. 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükümlere göre çocuk teslimi veya çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair aile mahkemesi ilam ve tedbir kararları, çocuğun üstün yararı esas alınarak bu müdürlüklerce yerine getirilir (Çocuk Koruma Kanunu m.41/A/1). Müdürlük bulunmayan yerlerde görevi Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğü yürütür ve çocuğun yerleşim yeri müdürlüğü yetkilidir (ÇKK m.41/A/3-4).

Çocuk teslimi süreci üç adımda işler:

  1. Başvuru: Yükümlü kararı rızasıyla yerine getirmezse hak sahibi müdürlüğe başvurur (ÇKK m.41/B/1).
  2. Bildirim: Müdürlük yükümlüyle iletişime geçer, belirlediği gün ve saatte çocuğun belirlenen yere getirilmesini bildirir ve bunu tutanağa bağlar (ÇKK m.41/B/2).
  3. Teslim emri: Yükümlüyle irtibat kurulamaz, yükümlü çocuğu getirmeyeceğini söyler ya da getirmezse müdürlük yükümlüye teslim emri gönderir (ÇKK m.41/B/3).

Teslim emrine aykırılığın yaptırımı disiplin hapsidir ve süreler iki hâl için farklıdır. Çocuk teslimine dair teslim emrine aykırı hareket eden veya emrin yerine getirilmesini engelleyen kişi, bir ay içinde yapılacak şikâyet üzerine üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (ÇKK m.41/F/1). Kişisel ilişki kurulmasına dair teslim emrine aykırılıkta disiplin hapsi üç günden on güne kadardır (ÇKK m.41/F/2). Kişisel ilişki için kendisine çocuk teslim edilen hak sahibi, süre bitiminde çocuğu belirlenen yere getirmezse o da üç aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılır (ÇKK m.41/F/3). Şikâyete, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesi bakar (ÇKK m.41/F/4). Bir aylık şikâyet süresi geçirilirse bu yaptırım uygulanamaz.

16. Velayet Davasında Harç, Masraf ve Avukatlık Ücreti

Velayet davası konusu para ile ölçülemeyen bir dava olduğu için maktu harca tabidir. Aile mahkemesi asliye mahkemesi derecesinde kurulduğundan (4787 sayılı Kanun m.2) 2026 yılında başvurma harcı 732,00 TL, esas hakkındaki karar için maktu karar ve ilam harcı 732,00 TL’dir (Harçlar Kanunu Genel Tebliği Seri No: 98, (1) sayılı tarife). Maktu harç tutarları her yıl yeniden belirlenir. Bunlara tebligat, tanık ve uzman incelemesi için gider avansı eklenir; kalemlerin ayrıntısı mahkeme masrafları, avansın işleyişi gider avansı ve delil avansı yazısında, sayısal hesap dava harcı hesaplama aracındadır.

Velayet davasında uzman incelemesi gideri yatırılmadığı için delil düşmez. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde hâkimin re’sen başvurduğu deliller için gereken gider bir haftalık süre içinde yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenir (HMK m.325).

Avukatlık ücretinde bağlayıcı alt sınır Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir; bu tarifenin altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz (Avukatlık Kanunu m.164/4). Boşanma davasıyla birlikte görülen velayet talebinde masrafların genel çerçevesi boşanma davası ücreti ve masrafları yazısında anlatılır.

Kanun metinlerinin güncel hâline Türk Medeni Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu ve Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Velayet nedir, velayet davası ne demek?

Velayet, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsili konusunda ana ve babanın hak ve yükümlülüklerinin tamamıdır. Velayet davası ise bu hakkın anne ile babadan hangisine verileceğinin, değiştirilmesinin ya da kaldırılmasının aile mahkemesinden istendiği davadır; boşanma davası içinde ya da ayrı dava olarak açılır (TMK m.182/1, m.183, m.335/1).

Boşanmada çocuğun velayeti kime verilir?

Velayet, boşanmada çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir ve hâkim bu tercihi çocuğun menfaatine göre yapar. Kanunda anneye ya da babaya, çocuğun yaşına veya cinsiyetine bağlı bir öncelik yoktur. Hâkim karardan önce olanak bulundukça ana ve babayı dinler; aile mahkemesi uzmanlarının incelemesinden de yararlanır (TMK m.182/1, m.336/3; 4787 sayılı Kanun m.5).

Velayet kaç yaşında çocuğa sorulur?

Kanun sabit bir yaş koymaz. Ana ve babanın, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanıması ve önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini gözetmesi gerekir; bu ölçüt yaşa değil çocuğun olgunluğuna bağlıdır. Çocuğun görüşü önemsenir ama hâkimi bağlamaz; belirleyici olan çocuğun menfaatidir (TMK m.339/3; ÇKK m.4/1-d).

Velayet davası ne kadar sürer, kaç celsede biter?

Bağımsız açılan velayet davası basit yargılama usulüne tabidir. Kanun, ilk duruşmadan sonra tahkikatın iki duruşmada tamamlanmasını ve duruşmalar arasının bir aydan uzun olmamasını öngörür; bilirkişi incelemesinin uzaması gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini göstererek daha fazla duruşma yapabilir. Boşanma içinde istenen velayet ise boşanma davasıyla birlikte sonuçlanır (HMK m.316/1-ç, m.320/3).

Ortak velayet Türk hukukunda mümkün mü?

Medeni Kanun boşanmadan sonra velayeti çocuğun bırakıldığı tarafa bağlar ve ortak velayeti ayrıca düzenlemez. Ortak velayet talebinin dayanağı, eşlerin evliliğin bitmesi hâlinde çocuklarıyla ilişkilerinde eşit olduğunu düzenleyen AİHS 7 No'lu Protokol m.5'tir; temel haklara ilişkin andlaşma kanunla çatışırsa andlaşma esas alınır. Talep çocuğun yararına göre değerlendirilir (TMK m.336/3; Anayasa m.90/5).

Çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilmez?

Kanunda anneye özgü bir liste yoktur; aynı sebepler babaya da uygulanır. Velayet sahibinin deneyimsizlik, hastalık veya başka yerde bulunma gibi sebeplerle velayet görevini yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgi göstermemesi, yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması ya da çocuğun gelişmesinin tehlikede olması, kanunda velayetin kaldırılması ve çocuğun korunması sebebi olarak sayılır (TMK m.347, m.348).

Anne yeniden evlenirse velayet babaya geçer mi?

Kendiliğinden geçmez. Velayet sahibi ana veya babanın yeniden evlenmesi velayetin kaldırılmasını gerektirmez. Ancak çocuğun menfaati gerektiriyorsa velayet sahibi değiştirilebilir; yeniden evlenme hâkimin gerekli önlemleri almasını zorunlu kılabilecek yeni olgular arasında da sayılır. Bunun için velayetin değiştirilmesi davası açılır (TMK m.183, m.349).

Velayet 18 yaşında biter mi?

Evet, velayet çocuğun ergin olmasıyla sona erer. Erginlik on sekiz yaşın doldurulmasıyla başlar; evlenen ya da on beş yaşını doldurup mahkemece ergin kılınan küçük de ergin olur. Kısıtlanan ergin çocuk ise hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe ana ve babanın velayeti altında kalır (TMK m.11, m.12, m.335).

Velayeti almayan ebeveyn çocuğu görebilir mi, nafaka öder mi?

Evet. Velayeti kendisine bırakılmayan ana veya baba çocukla uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir; düzenlemede çocuğun sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas alınır. Aynı ebeveyn çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır; bu katkı iştirak nafakası olarak bilinir (TMK m.182/3, m.323).

Velayet davası açmak için ne gerekli?

Bağımsız velayet davası aile mahkemesine verilen dava dilekçesiyle açılır; boşanmayla birlikte isteniyorsa talep boşanma dilekçesine yazılır. Dilekçede davanın türü (verilme, değiştirme veya kaldırma) ve çocuğun menfaatini etkileyen olguları gösteren deliller belirtilir; maktu harç ve gider avansı yatırılır (TMK m.183, m.348, m.349; 4787 sayılı Kanun m.4/1-1).

Yazar

Av. Halit Süha Bahçeci

Avukat

LinkedIn

Bahçeci Hukuk Bürosu bünyesinde ceza, gayrimenkul, iş, aile, idare, ticaret ve yabancılar hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi yürütür. Çalışmaları sözleşmelerin hazırlanmasını, idari başvuruların yapılmasını ve uyuşmazlıklarda hukuki temsili de kapsar.

Yayın Politikası

İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku

← Tüm makaleler
AraWhatsApp